Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • Din ve ideoloji de huzur vericisidirler; doğayı ve toplumu sistematize et­mek, elemanlar arasında bir mantıklı uyum kurabilmek, huzur vermektedir, ideolojinin rahatlatıcı ilacını buradan çıkarıyoruz. İdeoloji sahibi olan insan, iç huzuru olandır; yüzünü gördüğümüzde hemen huzurunu görüyoruz, çünkü iç huzur, dışa varabilendir ve dışa vurmasıyla fark ediyoruz. Şöyle de söyleyebiliriz. Huzur, hazır olanlarla uyum içinde olmaktır;…

  • Irza geçmek, karın yarmak veya canlı canlı uçurumdan atmak veya canlı canlı yakmak Timur’un savaş teknikleri arasındadır. Sf. 197 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nişapur’un zaptında 1220 yılında, bir milyon 747 bin adem katledilmiştir. Merv’in alınmasında İbn el Esir 700 bin ve Cuveyni ise 1 milyon 300 bin rakamını veriyorlar; bu miktar adem öldürülmüştür. Herat’ın ikinci zaptı: 1 milyon 600 bin cana mil olmuş görünüyor. Bu sayılar bugün için çok büyüktür. Sf. 197 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük,…

  • Moğol yayılmacılığının da Amerikan emperyalizminin genişlemesinin de temelinde korkuyu silah yapma var. Şimdi Amerikanların bu Mongoloid silahını öğrenenler çıkmaktadır… Anlatılan o ki, “bunlardan sadece biri, bir köye ya da mahalleye girmişti ve orada pek çok insan yaşıyordu”, arka arkaya kesmeye başlamışa, “bir teki bile bu atlıya karşı elini kaldırmamıştı”; korku’nun insanların iradesini felç ettiğini okuyoruz.…

  • İbn Fadlan, Oğuzlar için “bir dine inanmazlar” ve “hiçbir şeye ibadet etmezler” notlarını düşüyordu ve yine göç edenler içinde Müslüman olmayan Oğuzlardan kesin­likle söz ediyordu; demek ki yurtlarında ayıramıyoruz. Sf. 193 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din planında da benzer bir “özgürlük” görüyoruz, hiç önemsemedikleri kesindir. Olcaytu, çok öğretici bir vaka olarak karşımızda duruyor, vaftiz edildiğini ve Nikola adı verildiğini biliyoruz, sonra Budist ve daha sonra da Müslüman oluyor, aslında hangisi oluyor, pek de söyleyemiyoruz. Dine, bir­leştiren ya da bağlayan bir ideoloji olarak hiç bakmıyorlar, hâlbuki din budur ve bu yoksa…

  • Cengiz’den hemen sonra, iyi kalpti ancak hedonist ve sarhoş, dolayısıyla iradesiz Oktay’ın arkasından Turakina’nın “Büyük Han” olması, çok dikkate değer bir karaktere işaret olmalıdır; Vladimırtsov, pederşahi ancak maderşa­hi etkiler de taşıyorlardı, diyor, belki de böyle bir ikilemin dışına düşüyor.” Der. Kadının böylesine güçlü olması, cinsel tabuların zayıflığı ile paralel git­mektedir. Sf. 191 Alıntı; İsyan I…

  • Cengiz köpekten korkuyor. Sf. 161 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cengizliler, Alan – Goa’yı ailelerinin kurucusu sayıyorlar. Alan – Goa’nın dikkat çekici bir özelliği var, kocası öldükten sonra da çocuk doğurmaya devam ediyor, bilinmeyen koca veya kocalardan üç oğlu daha olduğu bilinmektedir. Çok yadırganmıyor. Cengiz’in karısı Börte’nin kaçırıldığı, esir edildiği ve kahramanca yollarla kurtarıldığını, Moğol tarihinin tüm öğrencileri, neredeyse ezbere, biliyorlar. Buna ek olarak Börte’nin…

  • Dolayısıyla, Türkoloji çıkışında ve bugünkü halinde, bir Yahudi kökenli araştırmacıların tımarı say­mak durumundayız. Bu da bir tespittir, yalnız, tespit, aynı zamanda bir so­rudur dolayısıyla, bu tımarın oluşmasında, Türkoloji’nin doğup serpilmesin­de, Yahudilere bir yurt bulma kaygısının ağırlığını da araştırmak yerindedir. Daha açık ifade edersek, Türklere “anayurt” tarifinin bir genel yurt ara­yışının içine girmesi ihtimalini düşünebiliyoruz. Sf.…

  • Latife, Sabatayist – modernist bir hanımdı, kişilikli idi, kadın olmak istiyordu, Mustafa Kemal’e isyan etti ve diri diri gömüldü Latife Kadın onuru için mezarı, saraya tercih eden bir yiğit insandır. Bir inşaat dönemidir Yüksek binalar ve fabrikalar yükseliyordu, yüksek insanlar istenmiyordu. Sf. 179, 180 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 –…

  • Cami–üt Tevarih’in yazarı Reşidettin Fazlallah bir Yahudi. Sf. 177 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Procoplus’un Gizli Tarih’inde yazıldığına göre, o tarihlerde İstanbul’da, en azından yüksek kamu görevlilerinin karıları hep kocalarını aldatıyorlardı; aslında buna pek “aldatma” da diyemeyiz, herhalde aldanmıyor ve biliyorlardı. Sf. 141 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.

  • Moğolların gizli tarihi 1240 yılında yazılmış olduğu kabul ediliyor, yazarı bilinmiyor. Sf. 161 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı münevveri ve yüksek bürokratının “Türk” sözünü bilse de telaffuz etmeye değer bulmadığını da görüyoruz. Ali’nin “Vilayet-i Rum” dediğinde Türk illerini, “Rumi” dediğinde, muhtemelen Türkleri, “Rumzade” ile Türk delikanlılarını ve “Rumiye” ile de Türk kadınlarını kastettiğini anlıyoruz. Bu Rumileri sevmediği anlamına gelmemektedir; tam tersine, Kahire’de yakışıklı birisi varsa, he is Rumi or the son of…

  • Cengiz işgalinin getirdiği yoksulluk, dinsel mistik halk isyanlarını getiriyor. Yunus, Mevlana bu zamana denk geliyor. Sf. 105 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatay Sevi’den önce Deli İbrahim dönemini ve Dördüncü Murat despo­tizmini görüyoruz; Dördüncü Murat’ı, kan dökmede, bizim tarihlerimizde, reformatör sayılan Köprülü Ailesi tiranlığı ile mukayese edebiliriz. Tarihimizin belki de hiçbir döneminde bu karanlık yüzyılda olduğu kadar, keyfi olarak, kelle uçurulmamıştır; Murat mı Köprülüler mi öndedir, bunun için ayrı etüt­leri bekliyoruz. Sf. 96 Alıntı; İsyan I –…

  • Araplar, tüccar bir kavimdir. Sf. 93 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çöküş varsa övgüler ölçüsüzdür, bunun tersi de anlamlıdır, övgüler ölçüsüz ise, çöküş var demektir. Sf. 95 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • İbn Haldun, büyük tarih çalışmasının kapsamına, El-İbar, pek çok kavmi almakla birlikte Türkleri incelemeye değer bulmamıştır. Mukaddime’de ise, Türklerin lehine değil aleyhine pek çok cümleyle karşılaşıyoruz ve okuyoruz, iln n’ont pas honte d’etre esclave, önermesi hem Türkler hakkındadır ve hem Mukaddime‘de yer almaktadır, “esir olmaktan utanmazlar” anlamındadır, İbn Haldun’a göre Türkler, esir olunca yükseldiklerine inanan,…