Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • İsrail Dışişleri Bakanlığının gizli belgelerinde .. “bütünleyen kavim” İsrail ve Türklerin bütünleyen kavimler olduğunu belirtiyor. Sf. 303 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eliyahu Sasson’un renkli yaşamını da buradan öğreniyoruz, Ankara’daki ilk İsrael elçisi idi ve zamanın Türk Başbakanı Menderes, “kardeşim” diyordu; Sf. 294 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal Paşa, düğünler, dernekler kuracağı, şereflendirece­ği Antalya’ya küsmüştü. Çünkü Milli Emniyet görevlileri Antalya’da dönen dedikoduları ona anlatmışlardı. Güya Mustafa Kemal Paşa, Antalya’nın üç gü­zel kızını, Cahit’i, Konya güzelini, bir de Afife’yi alıp götürecekmiş. Sf. 291 Gazi bir an durdu; ‘Efendiler’ dedi ‘Bu kız olsa olsa ancak benim öz kızım olabilirdi.’ Dedi.” Sf. 293 Alıntı;…

  • Gazi’nin kızlarının hiçbirini sevme­diğimi biliyorum. Öğrenci arkadaşlarını da sevmezlerdi; bu bir dönemdir. O zamanlar Cahit Üçok’un anıları yoktu, şimdi, rahatsızlığımızın neden­lerinden birisini bulmuş haldeyiz. Bir yerde şunları, yazıyordu: “Antalya’da he­nüz 14-15 yaşlarında bir kızken Gazi Mustafa Kemal Paşa ile sekiz saat ko­nuşmuş, onunla dans etmiş,., manevi evladı Afet Hanım’a arkadaşlık etmiştim. Hoş olmayan, dedikodular sonucunda,…

  • XIX. yüzyılda dünyanın her yerinde ve Türkiye’de Yahudilerin hep okumuş ve kültürlü, aynı zamanda hep zengin oldukları savı bir illüzyondur; kültürlüleri vardı ve zenginleri çoktu, fakat Türkiye’de cahilleri ve yoksulları yaygındı. Alyans Mektepleri, öncelikle bu cehaleti yok etmek ve Yahudilerin bulundukları devletin yönetim ve iktidarına girmelerini realize etmek amacıyla kuruluyordu. Mustafa Kemal Paşa tarafından asılan…

  • 1875’te Alliance Israelite, İstanbul’da ve daha sonra Türkiye’nin diğer şehirlerinde mektep açmaya başladıkları vakit, Türkiye’nin Musevi cemaatlerinin şiddetle mukavemetine maruz kalmıştı. Hele Kudüs Hahamları Alyans aleyhine kaleme aldıkları bir aforoznameye dini bir renk vermişlerdi. Alyans, di­ni batırmağı istihdaf etmediğini ispat etmek için, açtığı mektepleri aynı za­manda ibadethane ittihaz etmişti. Sf. 286 Alıntı; İsyan I –…

  • Çanakkale’deki ünlü söz, “ölmek var dön­mek yok”, Esat Paşa tarafından telaffuz edilmiştir. Sf. 259 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.

  • Decadans Sendromu, çökme ve köksüzleşmedir. Sf. 242 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu kadar mı, idam edilenlerin bir bölümü yakınıydı ve bir bölümü ise çok yakındır. Albay Arif, “Ayıcı Arif” de derler, belki de ev halkından daha yakın­dı, görenler hep Mustafa Kemal ile kol kola hatırlıyorlar; hiç beklemiyordu, en son ana kadar en yakın arkadaşının bir şakası sayıyordu, çok neşeliydi, asıldı. Yakınlarını ölüme yollamak; sevgi fakültelerini söndürdüğünü…

  • Ateş adeta avuç içinde büyütülmüştür. Sf. 231 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2005); İzmir Suikastı ve Şeyh Sait isyanı söndürülebilir miydi, önlenebilir miydi?

  • Ali İhsan Paşa İtalya’ya çıktı, hızla Ankara’ya geçti, görev aldı ve hızla tasfiye edildi. Sf. 229 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 229) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Dr. Bilal Şimşir’den aktarma;) “İngiltere Savunma Bakanlığı ‘suçlu’ Türkleri yakalatıp cezalandırmak üzere hemen eyleme geçer. 15 Ocak 1919 günü İstanbul, Kahire, Bağdat’taki İngiliz Başkumandanlıklarına şifre telgrafla dokuz Türk komutanın adlanın verir. Cezalandırılmak üzere bunların yaka­lanmasını ister. Bu Türk komutanlarının adları ve sözümona suçları şöyle sıralanmıştır: “Nuri Paşa: Kafkasya’da eski İslam Ordusu Komutanı. Azerbay­can’a asker sokmak,…

  • Ali İhsan Paşa’ya “Musul Komutanı” da diyebiliriz. Musul’u İngilizlere bırakmamak için kıvranmaktadır; bir direniş peşindedir. An­cak sadece Altıncı Ordu ile bu işi yapamayacağını biliyor; yakında, Halep’te, Yedinci Ordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa var, fakat, Mustafa Kemal Paşa, silah bırakma kararı ile birlikte İstanbul’a dönü­vermişti, hiç beklemediğini tespit ediyoruz.. Ali İhsan, Mustafa Ke­mal’in bu aceleciliğini hiç…

  • Çanakkale’de kahraman Esat Paşa’nın da anılarının tamamını yayımlamaya hâlâ cesaret edilemiyor. .. Yakup Şevki’nin anıları da aynı durumdadır. Esat, Gelibolu’da Mustafa Kemal’in komutanı idi, bir zaman “Gelibolu Kahramanı” sayılıyordu. Kemal Paşa’nın önündeki Paşalar, Ankara’ya katılamadılar. Sf. 221 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yakup Şevki Paşa, Hükümeti dinlemiyor, işgalimiz altındaki böl­geden bir tek silah ve mermi ve bir tek buğday tanesi kalmayıncaya kadar, hepsini ’93 hududu gerisine nakil ettiriyor.” Komutan Paşa, Silahları vermemek bir yana, “İngiliz ve Ermenilere karşı mukavemet için, bölgelerde Türk Hükümetleri ve silahlı birlikler kuruyordu.” Sf. 217 “Günün birinde, İstanbul Hükümeti’nden gelen bir emirle, 9.…

  • (Bilal Şimşir’in Malta Sürgünleri adlı kitabından alıntı;) “Yakup Paşa, hükümetin buyru­ğuna karşı gelemez, direnişe karar veremez. Yalnız, yerli Türklerin sa­vunma hazırlıklarına yardımcı olur. Kars’ta, ordunun çekileceği Arda­han, Artvin, Oltu, Kağızman, Sarıkamış gibi yerlerde Milli Şura Hü­kümetleri kurulmasını destekler. Bu minyatür hükümetler, Ermenilere karşı kendi başlarının çaresine bakmaya ve bölgesel kurtuluş sava­şına hazırlanır. Denilebilir ki, ‘Doğuda…

  • Kurtuluş mücadeleleri her zaman halk hareketidir ve hiç kimseyi beklememektedir. Mustafa Kemal’i de beklememiştir; Büyük Kurtarıcı bu mücadeleyi bir savaşa çevirmiş ve zafere götürmüştür. Sf. 209 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 209) kitabından birebir alınmıştır.

  • Resmi Tarihte eksiklik varsa mutlaka fazlalık ta olmalıdır.  Sf. 209 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 209) kitabından birebir alınmıştır.

  • Üniversiter düzende en yüksek derece “doktor” olup, “bilen” demektir, Latince “docore” fiilinden geliyor, “doçent”, bildiren, öğreten veya okutan karşılığıdır ve üniversite için gerekli olan da budur profesör sözcüğünün ise hiçbir önemi yoktur ve sadece bir rütbedir, kıdem de diyebiliriz; hal böyle iken bir tıp profesörünün tıpla ilgili olmayan bir gazete yazısında, adının başına “profesör” yazısını…

  • 24 Kasım 1924 tarihinde kabul edilen 2587 Sayılı Kanunu ve 1. Maddesini hâlâ kaç kişi biliyor, sormak gereğini duyuyorum ve soruda mutlaka “çok az” cevabı gizlidir, var, bu nedenle buraya aktarıyorum; Kemal Öz adlı Cumhur Reisimize Atatürk soyadı verilmiştir. Sf. 202, 203 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 200…