Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • 1591 yılı, Hicri millenium’a denk düşüyordu ki, kıyamet beklentisinin çok yükselmiş olduğunu anlıyoruz, iki uzun ve maliyeti çok yüksek savaşın enflasyonu körüklemiş olması doğaldır. Bunlar bir yana; 1592 yılında, İstanbul, çok büyük bir veba salgını yaşamıştı, yüksek oranda ölüm­ler, yıkım ve yoksulluk, her zaman ahlaksızlığı da beraberinde taşımaktadır; bu ve hemen izleyen dönemde “ahlak” kitaplarının…

  • Hem Bulgar ve hem de Irak tarihi, bizim boğduğumuz Mithat Paşa’yı asimile etme eğilimindeler. Mithat, bugünkü Bulgaristan ve Irak’ta valilik yapmış ve gittiği her yere yeni­lik götürmüştü, bizim bütün yenilikleri, 19 Mayıs 1919 ile başlayan tarihi­miz, hepsini minimize etme eğilimindedir; hâlbuki pek çok ülkede yenilikçi­leri çoğaltmak ve benimsemek kuraldır. Bizde hâlâ tek tanrılı panteon var,…

  • Mehmet Ali (1) reformlarının zenginleri gelinceye kadar erkekler sadece erkeklere âşık oluyorlardı. Sf. 68 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2005); Mısır’da reformlar yapan Kavalalı Mehmet Ali Paşa

  • Gibbons, Osmanlı Devletinin, tümüyle yeni bir halk, an entirely new people, tarafından kurulduğunu ileri sürmekte­dir. Daha net olarak da Osmanlı’yı Türk saymanın, calling the Osmanlı Turks, bir tarih hatası, historical error, olduğu düşüncesindedir. Sf. 54 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.

  • Resmi tarihlerde kanlı diktatoryalara “reform” demek usuldendir. Sf. 38 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı soyunun kendilerini Türk olarak çağırdıklarını gösteren kaynaklardan da yoksunuz. Sf. 44 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her “karşı tarih” arayışında, öncesinde ve sonrasında isyan var. Sf. 36 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlkokullardaki yurttaşlık ve üniversitelerdeki tarih dersleri de hutbe okumaktır; bu nedenle cami ve üniversite, resmi tarihi kurumsallaştırma mekanizmalarıdır, bir ve aynı idiler, Arap dünyasında “üniversite” hâlâ ‘cami” sözcüğünden gelmektedir, ayrıştılar ve şimdilerde tekrar birleşmelerine tanıklık ediyoruz. Şart değil, ancak Cuma camilerinde nümayişleri, aslında ve Arabide “cami”. Cuma mescidi demektir, “cem” ile ilgilidir, “nümayiş” de numune…

  • İsrael’in kurucularından Ben Gurion’un Türkler ile Yahudileri “Tamamlayan Kavimler” olarak tarif ettiğini okuyoruz. Sf. 19 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Resmi tarih din’dir. Üniversite kürsülerinde ve cami minberlerinde okunuyor ve okutuluyor, hutbedir. Sf. 15 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Düzen, artık ancak sürüleştirebilirse ve o ölçüde ayakta kalabileceğini anlamıştır. Sf.10 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • Marx, din’i, tersine çevrili bir dünyanın, “popüler biçimde mantığı” olarak anlatıyor. Din’e maddi dünyanın vulgar mantığı gözüyle de bakmak mümkün; “din, kendisini henüz bulamamış veya yeniden kaybetmiş insanın kendi bilinci ve kendisine saygısıdır.” Diyor. Sf. 283, 284 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 283,…

  • Mehmet Roma tarihini iyi biliyor; Roma tarihinde karadan gemi taşımanın örnekleri var. Sf. 271 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 271) kitabından not alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (2005); İstanbul savunmasında, Bizans tarafında, Süleyman Çelebinin oğlu veya torunu olan Prens Orhan ve kendisine bağlı askerleri var. Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 267) kitabından not alınmıştır.

  • Eyüp Sultan, askerlerin batıl inanışlarından yararlanmak için yaptığı uydurma bir şey. Sf. 264 Eyüp’ün ölüm yerine, bir savaş sırasında bir de yüzlerce yıl sonra inanılıyor. Sf. 265 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 264, 265) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mehmet, Doğu Roma’nın zenginliğini Türklere vaat ediyor.. Fakat Mehmet heyecanlandırmayı arttırmak istiyor ve kendisini çok heyecanlandıran noktaya geliyor; “Sonra, oğlan çocuklarına da sahip olacaksınız; çok sayıda, çok güzel ve asil ailelerin oğlanları sizin olacak.” Sf. 262, 263 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 262,…

  • Yeniçeri güruhu başından itibaren beceriksiz, savaşmaktan çok kaçmayı düşünen bir sürü olduğu izlenimini veriyor. Sf. 249 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkler diğer ırklar arasında, en iyi köle asker olmalarıyla derhal sivriliyorlar ve bu o kadar net bir duruma yol açıyor ki, “Türk ve Memlûk” adları aynı anlama geliyor. Sf. 248 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 248) kitabından birebir alınmıştır.

  • İstanbul’un fethinden dört yıl sonra Yeniçeri Ordusu Belgrad önlerinde büyük bir moralsizlik ve beceriksizlik sergiliyor… Fatih 1475 yılında Boğdan’da büyük bir yenilgi tadıyor; .. Yeniçeriler, tüm Batılı kaynaklarda birleşildiği türden, ilk güçlükler karşısında kaçmayı seviyorlar. Rakovitza yenilgisi şöyle oluyor; “Padişah, Yeniçerilerin ilerlemesini emretti. Yeniçeriler aldıkları emre uyarak top ateşine rağmen saldırdılar. .. Ancak bazı kaynaklara…

  • Konstantinapol, 29 Mayıs 1453 tarihinde Salı günü zapt ediliyor; Türklerin yaptığı büyük ve acımasız katliamın üzüntüsü ile olmalı; yıllar yılı İstanbullu Grek kadınlar, Salı gününü uğursuz sayarlar, çamaşır yıkamazlar, makas kullanmazlar.. Bâtıl inancı bile, kültür türünden, yabancılardan alırız; Türk İstanbullular da Salı gününü uğursuz sayıyorlar. Sf. 242 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk)…