Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 1940’da Ruslar tarafından işgal edilen üç Baltık Cumhuriyeti, Litvanya, Latviya ve Estonya’da millî bağımsızlık anıları henüz çok tazeydi. Bu cumhuriyet halkları özgürlüklerine yeniden kavuşabilme umuduyla Alman ordularına yardım teklif ettiler. Ukraynalılar, Kafkasyalılar ve Türk azınlıklar, Stalin’in boyunduruğundan kurtulmaktan başka – şimdi sürgünde olan eski liderlerinin arzuladıkları derecede olmasa bile – milliyetçi hedeflerinin de gerçekleşeceğine inanıyorlardı. Yirmi yıllık bir keyfi yönetim ve dehşet dolu bir hayattan sonra, insanlık onuru, özgürlük, adalet ve mal güvenliği gibi belli başlı insan haklarının yeniden kazanılması fikri, Sovyet İmparatorluğu’nun her ferdini -eğer o zamana kadar doğrudan doğruya Moskova modeli için çalışmıyorsa- Almanları desteklemeye sevk ediyordu. Bu eğilimlerden faydalanmaktan daha doğal ne olabilirdi ki? Sf. 118

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • İşgal edilen her bölgede, örneğin; Rusya’nın orta ve kuzey bölgelerinde, Ukrayna’da, Besarabya’da birliklerimiz sıcak bir ilgi ile karşılandılar, bir kurtarıcı olarak selamlandılar ve çiçek yağmuruna tutuldular. Alay ve tümenlere varana kadar bütün Kızıl Ordu birlikleri silahlarını teslim ettiler. Sf. 118

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Strik-Strikfeld, Stalin’in yakalanan oğlunu sorguya çekerken, Stalin’in oğlu kendisine şu yanıtı vermişti: “Babamı mağlup edebilecek tek hareket, kendisine karşı nasyonalist bir rejimin ortaya çıkarılmasıdır. Lâkin gerçek olan şudur ki; sizler hiçbir zaman böyle bir adım atmayı göze alamayacaksınız.” Sorgulayıcı bunun sebebini sorduğunda, Stalin’in oğlu şöyle yanıtlamıştı: “Çünkü ülkemizi özgürlüğe kavuşturmak için değil, onu ele geçirmek için yola çıktığınızı biliyoruz.” Sf. 117

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2023); Stalin’in küçük oğlu Vasili Yosifoviç Stalin 1958 yılında  8 yıl hapis cezasına çarptırılmış. Stalin’in büyük oğlu Teğmen Yakov Çugaşvili İkinci Dünya Savaşında Almanlara esir düşmüştü. Stalin “bir mareşali bir teğmenle takas etmem” diyerek oğlunun bir Alman Generaliyle takas edilmesini reddetmiş, Çugaşvili 1943 yılında Sachsenhausen kampından kaçmaya çalışırken vurularak öldürülmüştü. Stalin bunu onurlu bir ölüm şekli olarak görmüştü.

  • Clausewitz, savaşın devlet politikasının değişik bir tarzdaki süreci olduğunu belirtir ve: “Savaş… Düşmanımızı, isteklerimizi yerine getirmeye zorlamak için başvuracağımız bir vahşet eylemidir” diyerek, devam eder: “Bir toplumun savaşı daima bir siyasi sonuçtan çıkar ve bir siyasi motifle gelişir. Bundan dolayıdır ki savaş siyasi bir olgudur.” Sf. 114, 115

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 114, 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • İşgal edilen Rus şehirlerinde, özellikle Koch, Sauchel ve Kube gibi şehirlerde Rus halkına uygulanan insanlık duygusundan yoksun hareketler, Ruslarda, Almanlara karşı derin bir nefret duygusunun doğmasına neden oldu. Bu hataların etkisi, birçok stratejik hatadan daha yaygın olmuştu. Çünkü Hitler Rusların moral duygularıyla oynamıştı. Bunun ateşle oynamaktan hiçbir farklı tarafı yoktu. Sf. 114

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • Komünizme ve özellikle Stalinist modele duydukları nefretin dışında, milliyetlerinin korunması içgüdüsünden faydalanarak Rusları kendi tarafımıza çekebilirdik. Lâkin, bu konular kendine anlatıldığında Hitler, bu ihtimallere bir türlü inanmadı ve önerilerimizi geri çevirdi. Sf. 113

    Rus halkının psikolojik potansiyelinden faydalanmamak Hitler’in en büyük hatalarından birisidir. Rusların büyük bir bölümü, harekâtın başlangıç aşamalarında bize büyük ve sıcak bir ilgi göstermişti. Buradan, Hitler’in yaptığı hatanın büyüklüğü daha da iyi görülecektir. Sf. 113

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 113) kitabından birebir alınmıştır.

  • Adolf Hitler’in engellemeleri olmasaydı, 1941 harekâtındaki hedeflerimizin gerçekleşeceğine bugün de inanıyorum. Hitler’in gayesi Lebensraum’un ele geçirilmesiydi. Bunun için de Rusya’nın kökten yok edilmesi gerekiyordu. Hâlbuki Genelkurmay’da bizler daha ılımlı ve mantıklı bir çözüm, Rusya’nın yaşamaya devam edeceği bir çözüm düşünüyorduk. Genelkurmay olarak biz, bu geniş, insan gücü ve doğal zenginlikleri bol olan ülkenin sadece Rus halkının yardımıyla ele geçirilebileceğini anlamıştık. 1941-1942 kış harekâtındaki başarısızlıklardan sonra bile, bu şekilde zekice yönetilmiş bir savaşla başarıya ulaşmamız mümkün olabilirdi. Sf. 113

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 113) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diğer zamanlarda Türk Dışişleri Bakanlığı Rusya hakkında bize ilginç bilgiler geçmekteydi. Sf. 105

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1945 Ocak ayı sonundaki başarısız Ardennes saldırısından sonra, Gudeiran, Hitler’in karargâhına gitmişti. Döndüğünde, heyecanla bana, Führer’in haritaları ve durum raporlarını nasıl yere fırlatarak, böyle şeyler yazdığım için bir tımarhaneye gönderilmem gerektiğini söylediğini aktarmıştı. Sf. 90

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır. Savaş, Gladio)

  • Hitler ve başdanışmanı arasında oluşan havayı Halder son derece canlı bir şekilde şöyle dile getirmişti: “Hitler benden kurtulana kadar, ona karşı çıkmaya devam edeceğim! Artık ne akıl, ne de mantık dinliyor!” Sf. 77

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1942’de Canaris ile yaptığım uzunca özel görüşmeyi hatırlıyorum: Uzun uzun, ihanet kavramı üzerinde tartışmış, sonuçta Almanya’nın içinde bulunduğu savaşın şartlarının göz önüne alınması durumunda, yapılan ihanetin haklı olabileceği düşüncesini savunmuştu. Canaris, suikastın ancak başarıya ulaşması halinde, suikastçının haklı görülmesinin mümkün olabileceğini, ihanet eden kişinin daha baştan bunu kabullenmesi gerektiğini de savunmuştu. Sf. 73

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizim karargâhta, Dışişleri Bakanlığı irtibat memuru olarak görev yapmış olan diplomat Hasso von Etzdorf, Hitler’in gerçek dışı akıl yürütme yöntemlerini Amaç ve Fikir Yönünden Dünya adlı kitabında acı bir mizahla sembolize etmiş, Hitler’in dünyasını “hayal gücü olmayan bir irade. dünyası” olarak tanımlamıştı. Sf. 72

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fakat Hitler’in yöntemi, doğruluktan uzak kararlarını, düşmanın en düşüncesiz şekilde hareket edeceği olasılığına göre vermekti. Bu davranış, sonunda kaybetmeye mahkûm bir kumarbazın oyun stiliydi. Hitler, atacağı her adımı dikkatle ölçmek yerine, tehlikeli bir kumarbaz gibi davranmayı tercih etmiş, ne yaparsa yapsın kaybedeceği gerçeğine sırt çevirmeye başlamıştı. Bu durumda, 1939’larda dahi kazanmayı haketmemişti. Çünkü kuvvetlerimiz hiçbir yerde savaşa hazır değildi ve müttefikler savaş başladığında siyasî ve askerî eylemlerinde kararlı olmuş olsalardı, Almanya, çok kısa bir savaş sürecinden sonra, sonucu daha baştan belli olan bir yenilgiyle tanışacaktı. Sf. 71

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • Burada, Hitler’in, Joseph Stalin ile sevgi-nefret ilişkisine benzer bir durum paylaştığını sözlerime eklemeliyim. Zor bir durumdayken Hitler bazen kendi kendine soruyormuş: “Stalin böyle bir durumda ne yapardı?” 20 Temmuz 1944 suikastında parmağı olanların, hatta akrabalarının da tutuklanmasında Hitler, Stalin’i örnek almıştı. Ortak yönleri, ikisi de vicdandan yoksun kimselerdi. Sf. 71

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Havaalanından alınarak, tek bir havalandırma deliğinden başka penceresi olmayan bir kamyonete bindirildik. Yol arkadaşlarım da yapılan yolculuktan tedirgin olmuş görünüyorlardı. Havaalanı kapılarından çıkıp anayolda bulunduğumuz kamyonetin yön değiştirmelerinden ve iki yön değiştirme arasında geçen süreyi hesaplayarak gittiğimiz yeri tayin etmeye çalıştım. Aracımız durduğunda, yapmış olduğum hesaplara göre, Washington’un 15 mil kadar güneyindeydik. Burası Virgina eyaletinin Aleksandria kasabasında bir yer olmalıydı. Daha sonra yaptığım tahminimde yanılmadığımı anladım. Sf. 59

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amerika’nın Sovyetler Birliği hakkındaki düşünceleri, 1945 yılı sonlarında Rus ordusunun İran’a girmesiyle sarsıldı. Daha sonraki Kore Savaşı da Amerikan halkının gerçeği görmesini sağladı. Sf. 57

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birleşik Devletler hesabına yapacağımız istihbarat çalışmalarının, Amerikan Askerî İstihbarat Örgütü ile eşgüdümlü olması, lâkin bağımsız bir şekilde yapılması konusunda Boker’e teklif sundum. O sıralarda, Amerikan Askerî İstihbarat Örgütü subayları ile yaptığımız konuşmalardan çıkan sonuca göre G-2 Servisi (Askerî İstihbarat Servisi), “Joe Amca” adını koydukları Stalin ve büyük imparatorluğu hakkında çok fazla bir şey bilmiyorlardı. Daha da enteresan yönü bu bilgisizliklerini gizlemeyi de gerekli görmüyorlardı. Mevcut durum, onları teklifimizi kabul etmeye yönlendiriyordu. Zira teklifimizi kabul ettikleri zaman, yoğun bir çalışmadan kurtulacakları gibi kendi imkânları ile elde etmeleri yıllar sürecek bilgi ve yeteneğe de çok kısa sürede kavuşacaklardı. Kazanacakları bilgiler içinde Sovyet askerî el kitapları, Kızıl Ordu’nun savaş taktikleri ile ilgili bilgilerin tamamı, Rusların sınaî ve ekonomik gücü hakkında özet bilgiler bulunmaktaydı. Tüm bunlara ek olarak, Demirperde gerisinde halen faaliyet gösteren bir casusluk örgütümüz de mevcuttu. Sf. 57

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • Talat Turhan’ın önsözü;

    “Hitler karargâhının istihbarat başkanı General Gehlen’in bu cephedeki -doğu- Rus yığınağı konusundaki değerlendirmelerini de elinin tersiyle iter: ‘Bunlar, korkudan şaşırmış bir insanın abartmalarıdır’…

    General Guderian, Hitler’e Rus taarruzunun yakın olduğunu bildirir…

    Hitler küplere binmiştir ‘Hayal görüyorsunuz’ diye bağırmaya başlar. ‘Hiç duraksamaksızın General Gehlen’i tımarhaneye kapatmak lazım, der Guderian da gerilememiştir. ‘Öyleyse beni de tımarhaneye kapatın. Çünkü ben de öyle düşünüyorum’ der.

    Aslında İkinci Dünya Savaşı içinde Hitler Almanya’sını irdeleyip Gehlen’i bu çerçevenin içerisine oturtmanın meraklıları için en sağlıklı yol olduğunu düşünüyorum.

    Genellikle tüm istihbarat örgütleri yasalara uymaktan hoşlanmazlar. Özel savaş kuramında yasa tanımazlık kurala bağlanmıştır. FM 31-15 Resmi talimnamesinin 9. maddesi”:

    Bir gayrinizami kuvvetin yeraltı unsurları kaide olarak kanuni statüye sahip değillerdir.

    Yukarıdaki kuram Made in USA kaynaklıdır. Bu ülke mi dünyayı demokratikleştirecektir?” Sf. 20

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2023); 1970’li yıllarda aktif olarak Özel Harp unsuruna dönen MHP de yasa tanımayan bir tavır sergiliyordu. MHP yönetimi ülkenin içinde bulunduğu durumu özel savaş hâli olarak kabul etmişti.

  • Talat Turhan’ın önsözü; MİT hakkında bir anekdot

    “Turan Deniz ailesini 1937 yılından bu yana tanıyorum. O yıllarda babam Diyarbakır’da yargıçtı. Turan Deniz’in babası Korgeneral Galip Deniz ise Umumi Vali idi. Ve de günün koşullarında olağanüstü yetkilerle donatılmıştı. Sur dışında bulunan birkaç yapıdan biri Umumi Valilik Konağıydı ve de 93 odası bulunduğu dillerde dolaşırdı. Galip Deniz ailesi halk arasında at gezisi yaparlardı… 13 yaşında olmama karşın, Deniz’in kızıl saçlı kızının at üzerinde duruşunu hala anımsarım. Açlık, yokluk ve yoksunluk içinde halkla alay edercesine Arap, İngiliz atlarıyla dolaşan yöneticiler bir anlamda bugünkü sorunların da müsebbibi oldular… Galip Deniz dünyalığını yaptı. Oğlu ise bir paşazade olarak kapitalist düzenin tüm nimetlerinden yararlanarak terki dünya etti…

    MİT yeni binasına taşınmadan önce Ankara’nın değişik bölgelerinde kirayla oturuyordu. İlginç değil mi? Etlik’te MİT’in kiraladığı binanın sahibi Turan Deniz’di… Deniz o tarihte MIT görevlisiydi…” Sf. 19

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Talat Turhan’ın önsözü;

    1965 yılında Genelkurmay Başkanlığı’nca yayınlanan aslı CIA basımevlerinden birinde basılan “Counter-Incurgency Warfare” adlı kitap Türkçeye “Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri” diye tercüme edilmiştir”.

    Bu kitapta özellikle askerin siyasetle uğraşması önerilmektedir….. Sf. 12

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.