Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Aslında her şey, Utrecht Üniversitesi’nce yapılan bir araştırmayla ve bu araştırmanın The Independent gibi ciddi bir gazetede yayımlanmasıyla başladı. Araştırma sonuçlarına göre; Türk erkeklerinin sevişme süresi sadece ve sadece 3 dakika 7 saniye idi! İngilizlerin bu araştırmayı tüm dünyaya duyurmak için niye acele ettiklerini de anlamakta gecikmedik; çünkü İngilizler 7 dakika 36 saniye ile araştırmaya katılan ülkeler arasında başı çekiyorlardı. Araştırmanın diğer sonuçlarına göre, Amerikalı erkekler sevişmeye başladıktan 7 dakika, İspanyollar 5 dakika 8 saniye, Hollandalılar ise 5 dakika sonra boşalıyor! En çarpıcı olan ise gazetenin Türklerin boşalma süresiyle ilgili yaptığı kıyaslamaydı: “Yumurta haşlamaktan daha kısa bir süre!” Sf. 414

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 414) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrimci ve bilim adamları devam ediyor:

    Sünnet derisi denilen ve penisin etrafını tamamen saran deri penisin sıcak durmasını sağlıyor. Bu deri sünnet yoluyla kesilince penis, artık deri olmadığı için sıcak bir ortamda bulunmuyor ve dış ortama kendini alıştırıyor. Daha soma vajinal birleşme olduğunda, penis sıcak ve kaygan bir ortama alışkın olmadığından erken boşalma yaşanıyor. (Sünnet ve erken boşalma Sünnet.wetpaint.com. Erişim: 28 Nisan 2009)

    Sünnetsiz erkeklerdeyse böyle bir sorun yaşanmıyor; çünkü sünnet derisi kesilmediği için penis o deriyle korunuyor ve sürekli sıcak bir ortamda bulunuyor. Vajinal birleşme olduğunda da erken boşalmayı gerektirecek bir durum söz konusu olmuyor. Sünnetli erkekler cinselliklerini daha sönük yaşarken, sünnetsiz erkeğin cinsel gücü daha fazla oluyor. (Trakya Üniversitesi Edime Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başkam Prof. Dr. Osman İnci: Sünnet ve Erken Boşalma) Sf. 413  

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 413) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünyada dogma’yı yönetimine esas alan hiçbir huzurlu ve ahlaki değerleri yüksek ülke bilinmemektedir. Dogma sizin dışınızda başka varlıklara sorumlu olduğunuzu, bilimse insanın kendi vicdanına karşı sorumlu olduğunu öğretir. Dolayısıyla vicdanınızla sürekli baş başa olmanız nedeniyle ahlaksızlıklardan olabildiğince uzak kalmayı başarabilirsiniz. Dogma dışı öğretide günahın sevapla değişimi yoktur. s. 403

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – s. 378) kitabından birebir alınmıştır.

  • İkinci en büyük aykırılık, doğada hiçbir zaman mevcut olmayan ilişkilerin ya da davranışların insan türünde görünür olmasıdır. Doğada, insaf, acıma, empati, merak, geleceği tahmin ederek plan yapma, ahlak, şeref, utanma, namus, sadakat gibi sosyalleşmeyi sağlayan ve sosyal düzenin kurulmasına ilişkin kuralların ya da davranışların bulunmayışıdır. Sf. 397

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 397) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her şeye kadir, bu dünyadaki her varlığı ayrı ayrı kendi iradesi ve tasarrufuyla yarattığına inandığınız bir gücü kabul ettiğiniz an, bu adaletin mantığını açıklayamazdır. Böyle bir varsayımla yola çıkarsanız, kutsanan gücün gaddar ve sadist bir yanı olduğunu peşinen kabul etmiş olursunuz. Sf. 395

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vücudu arızalı olanlardan başarılı insanlar çıkmış mıdır? Çıkmıştır. Birçok kitapta bunlar örnek olarak verilir; çünkü oranları ilgi çekecek kadar düşüktür. Bu nedenle düşük olasılığı sığ mantıkları için çıkış noktası olarak görenler hem kendilerini hem de çevrelerini yanıltır. Sf. 394

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 394) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sanki güzel olanın huyu kötü olurmuş gibi ön bir fikirle yargılamaya başlarlar.

    Hâlbuki bir insanın maraz olması ya da olmaması yarı yarıya bir şanstır ve onu önceden kestirmek de zordur. Güzellikse anında saptanabilen bir olgudur. O zaman akıllı bir insan ilk olarak kendince güzel olanı alıp cebine koyan, gerisini de şanstan bekleyen insandır. Sf. 393, 394

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 393, 394) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunu takdiri ilahi ve basit bir ihmal olarak geçiştiremeyiz diyemiyor; çünkü bunu dedikleri an, merak duygusu yeşermeye başlıyor, geçmişi ve sıkı sıkı sarıldıkları öğretinin masanın üzerine yatırılmak zorunluluğu doğuyor. O zaman egemen güçler için tehlike çanları çalmaya başlıyor. Bir defa merak duygusu bir toplumda yeşermeye başlarsa, akılcı düşünce de filizlenmeye başlayacak demektir. Bu ise dogmanın öldürücü ilacıdır. İşte bu nedenle belirli çevreler dinleri ve onların geçmişteki büyüklerini yasal ya da toplumsal koruma altına almışlardır. Çoğu ölümlü cezalandırmalarla sonuçlandırılır. Hiçbir eleştiriye tahammül gösterilmez. Hatta bu öğretinin herkesin kendi anadilinde verilmesini; kutsal kitapların herkesin anlayabileceği şekilde yazılmasını ve öğretilmesini dini duyguların zayıflatılması olarak görürler. Sf. 390

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 390) kitabından birebir alınmıştır.

  • Merak insanı insan yapan en önemli duygudur. Onu gidermediği sürece rahat edemez. Sf. 389

    Merak duygusunun giderildiğini sananlar çoğunlukla kendilerini kandırmaya çabalayanlardır.

    Merak duygusunun giderilmesi, önce belirli koşulları yerine getiren sonuçlara ulaşmakla olur. Bunlar nedir sorusu, aslında bilimsel yöntemin kendisinde saklıdır. Yani bir şeyi tekrarlayabiliyorsanız, aynı koşullarda yeniden yapabiliyorsanız, farklı coğrafyalarda farklı insanlar tarafından aynısı ya da benzeri yapılabiliyorsa, en önemlisi varılan sonuç, evrensel mantık açısından bir doğruya oturtulabiliyorsa bu yöntem, bulgu ya da sonuç güvenilirdir ve merak duygusunu da giderebilir niteliktedir.

    Rahatlayabilmek için, bu durumda ya merak duygunuzu bilimsel sonuçlara ulaşmayla gidereceksiniz ya da onu dogmayla bastıracaksınız. Sf. 389

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 389) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ezcümle: Dünyanın bir yerlerindeki bir insan ya da geçmişteki bir insan ya da gelecekteki bir insan, bu kültürde yetişmiş bir insanın sanata, bilime, mimariye, insan haklarına, aydınlanmaya, insanı insan yapan değerlere yapmış olduğu katkılardan dolayı şükran duyarak “Allah razı olsun” sözcüğünü kullanmalı. Başka ülkeleri silah yoluyla işgal eden ve oraları kendi dinine çevirmek için baskı uygulayan; kelle alan, şehirleri yıkan, sefer ve cihatları gerçekleştiren insanları överek bir yerlere gidemeyeceğimiz anlaşıldı. Sizin önem verdiğiniz bir büyüğünüz ya da ünlü komutanınız, sultanınız, kralınız, unutmayın ki bir başkasının, celladı olmuştur. Sf. 386

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 386) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaratıcılığa inanmak dünyanın düzenini anlamayı önler. Sf. 389

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 389) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkan el Farabi (874-950) ve Farabi’den ders alan İbni Sina ve İbni Rüşt gibi büyük filozoflar daha önceki dini metinleri değil Aristo’nun eserlerini kitaplarına referans olarak göstermiştir. Farabi’den 300 yıl soma, Hıristiyanlığın en büyük teorisyeni Thomas d’Aquinas, onun fikirlerim hemen hemen aynen tekrarlayarak otorite olmuştur. Sf. 378

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 378) kitabından birebir alınmıştır.

  • Batı’nın bilimde atılımı ve aydınlanmaya başlaması, unutulmamalıdır ki bazı düşünürlerin (başta Luther) dogmaya karşı çıkmasıyla başlamıştır. Sf. 373

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 373) kitabından birebir alınmıştır.

  • Burada ateist olmak değil her bilim adamının olması gereken agnostik olmak durumu hâsıl olur. Agnostik, sayılabilir, ölçülebilir, tartılabilir, sınanabilir, tekrarlanabilir, fizik, kimya ve biyoloji yasalarına aykırı olmayan kurallarla ve olaylarla ilgilenir ve onların -aksi kanıtlanmadıkça- doğruluğundan kuşku duymaz. Sf. 371

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 371) kitabından birebir alınmıştır.

  • Defalarca söylediğimiz gibi bilim, yaşayarak öğrenmenin adı değil, olayları önceden sezinleyip ya da hesap edip, gerekli önlemleri almanın adıdır. Sf. 359

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 359) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her zaman yaptığın şeyleri yapmaya devam ettiğin sürece, her zaman elde ettiğin şeyleri elde edeceksin. H. Jackson Brown. Sf. 359

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 359) kitabından birebir alınmıştır.

  • Üniversitedeki 43 yıllık gözlemim, ne yaparsanız yapın, dogmaya genç yaşta saplanmış bir insanın değişme gücünü yitirdiği yönündedir. Sf. 358

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 358) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Düşünceleriniz ne ise, hayatınız da odur. Hayatınızın gidişini değiştirmek istiyorsanız, düşüncelerinizi değiştirin.” Marcus Aurelius Sf. 356

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 356) kitabından birebir alınmıştır.

  • Papa John Paul II, The Quarter R.of Biology’de bir yazı yayımlayarak “Evrimle çatışma, uyuşmazlık yoktur” diyor. Teistik evrimi ortaya koyuyor. Yani Tanrı doğal yasaları ortaya koymuş; bundan böyle evrim kendiliğinden yürümüştür, yürümektedir. Sf. 356

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 356) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiç kimse kalkıp da demiyor ki, neden yüce Allah, eşrefi mahlûkat olarak sıfat verdiği bu ve belgeselde anlatılan diğer üstün özellikleri (yön bulma, koku alma, hissetme vs.) insana vermemiş. Eğer biz kolumuzu ya da bacağımızı arıkuşunun hızında hareket ettirmiş olsaydık, işlerimizi 20 kat daha hızlı bitirir, geri kalan zamanda da namaz kılardık… O halde büyük bir tasarım hatası var. Sf. 346

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.