Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Evrim olarak tanımlanan da, organizmaların popülasyonlarının değişimleridir. Dolayısıyla evrim, her popülasyonun bireylerinin nesilden nesle dönüşümüdür. Sf. 116

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf.116) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kordalıların yaklaşık 600 milyon yıl önce ortaya çıkmış olmasına rağmen kara omurgalıları (amfibiler), ilk olarak 460 milyon yıllık tabakada bulunmuşlardır. Kısa süre içinde sürüngenleri ortaya çıkarmışlar, onlar da 200 milyon yıldan daha önce kuşların ve memelilerin doğmasına sebep olmuşlardır. Sf. 88

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • Artık, DNA dünyasından önce bir RNA dünyasının var olduğuna inanılıyor. Bu RNA dünyasında protein sentezinin olduğu zaten bellidir fakat DNA’nın protein sentezi verimliliği RNA’da bulunmaz.

    Yaşamın başlangıcı problemini çözmeye yönelik olarak gerçekleştirilen tüm teorik ilerlemelere rağmen hiç kimsenin laboratuvarda bir yaşam yaratma başarısını gösteremediği de somut bir gerçektir. Bu, yalnızca oksijensiz bir atmosfer değil, muhtemelen kimsenin şimdiye kadar aynısını yapamadığı, bir parça alışılmadık diğer koşulların varlığını da (ısı, ortamın kimyası) gerektirecektir. Muhtemelen okyanus tabanındaki volkanik bacaların sıcak sularına benzer sıvı (sulu) bir ortam olmalıydı. Bir laboratuvarın gerçekten yaşam oluşturmayı başarması için muhtemelen daha yıllarca deney yapılması gerekecektir. Yine de yaşam oluşturmak çok zor olamaz çünkü yaklaşık 3,8 milyar yıl önce Dünya’da şartlar yaşamaya uygun hale gelir gelmez yaşam başlamıştır. Maalesef, 3,8 milyar ile 3,5 milyar yıl öncesi arasındaki 300 milyon yıllık döneme ait fosil mevcut değildir. İlk fosilli kayaçlar, 3,5 milyar yaşındadır ve zaten önemli ölçüde zengin bir bakteri biyotası içermektedir. Sf. 70, 71

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 70, 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Örneğin, erken safhadaki bir insan embriyosu, sadece diğer memelilerin (köpek, inek, fare) embriyolarına değil, daha erken safhalarındayken sürüngenlerin, amfibilerin ve balıkların embriyolarına bile çok benzemektedir. Sf. 52

    Ayrıca, embriyo evrelerinin incelenmesi çoğunlukla, ortak bir atasal evrenin atasal ağaçta nasıl yavaşça farklı dallara ayrıldığım gösterir. Bu, evrimin nasıl bir yol izlediğinin çok daha iyi kavranmasını sağlar. Sf. 52

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunun, ortak köken prensibiyle açıklanabileceğim gösteren kişi Darwin’di. Bir cinsin tüm türlerinin ortak bir atası vardır ve bu durum bir ailenin tüm türleri veya hiyerarşideki herhangi daha üst bir kategorinin tüm türleri için de geçerlidir. Sf. 46

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu çıkarımlar zinciri, Darwin’i dünyadaki tüm organizmaların ortak bir atadan geldiği ve tüm hayatın muhtemelen tek bir kökene dayandığı nihai sonucuna götürmüştü. Sf. 45

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu olay belki de, insanoğlunun gördüğü en büyük düşünsel devrimdi. Sadece dünyanın değişmezliği ve yeniliğine olan inanca değil, organizmaların dikkate değer uyarlanma sebeplerine ve en şaşırtıcısı da, insanın canlılar dünyasındaki benzersizliğine meydan okuyordu. Darwin, evrimi varsaymakla ve meydana gelişiyle ilgili ezici kanıtlar sunmakla kalmamış, evrim için herhangi bir doğaüstü güce bağlı olmayan bir açıklama da getirmişti. Evrimi doğal olarak, yani herkesin doğada günlük olarak gözlemleyebileceği doğal olaylar ve süreçleri kullanarak açıklamıştı. Aslında Darwin, evrim kuramına ek olarak, evrimin niçin ve nasıl olduğuna dair dört teoriyi daha bu itibarla öne sürmüştü. Türlerin Kökeni, tabii ki karmaşaya sebep olmuştu. Neredeyse kendi başına, bilimin laikleşmesinde etkili olmuştu. Sf. 29

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Lamarck, Evrimin, basitten karmaşığa, alttakinden üsttekine giden bir değişimden ibaret olduğunu söylemiştir. Aslında evrim, değişimdi ama yönelimli bir değişim, mükemmeliyete doğru giden bir değişimdi, o zamanlarda söylendiği şekilde mevsimler gibi döngüsel olmayan ya da buzul çağı veya hava koşulları gibi düzensiz olmayan bir değişimdi.

    “Evrim, organizma popülasyonlarının özelliklerinde zaman içinde meydana gelen değişimdir.” Diğer bir deyişle, popülasyon evrimin birimidir. Genlerin, bireylerin ve türlerin de rolü olmakla birlikte organik evrimi niteleyen, popülasyonlardaki değişimdir. Sf. 29

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu üçüncü görüşe göre, dünya uzun ömürlüdür ve daima değişmekte, evrilmektedir. Bu, biz modern insanlara bile garip görünebilir; evrim kavramı Batılı düşünceye ilk önceleri yabancı gelmiştir. Sf. 26

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yunan düşünürü Aristoteles, dünyanın daima var olduğuna inanıyordu. Bazı düşünürler, bu ezeli ve ebedi dünyanın hiç değişmediği, hep sabit kaldığı kanısındaydılar; diğerleri ise, dünyanın farklı aşamalardan (“döngülerden”) geçtiğine ama nihayetinde daima önceki aşamaya geri döndüğüne inanıyorlardı. Bununla birlikte, ezeli ve ebedi bir dünya inancı hiçbir zaman pek de popüler olmamıştır. Sf. 23, 24

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 23, 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrim, bireylerin fenotipleriyle, popülasyonlarla, türlerle ilgilenir; “gen sıklıklarındaki bir değişim” değildir. Evrimin en önemli iki birimi şunlardır: birey (yani seçilimin esas hedefi) ve popülasyon (yani çeşitlendirici evrim aşaması). Benim incelememin esas konulan bunlar olacaktır. Sf. 17

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tüfek, Çelik ve Mikrop yazarı Jared M. Diamond’un önsözünden;

     “Yine de evrimin, sadece bilim insanları tarafından değil, halk tarafından da anlaşılması gereklidir. Evrim hakkında biraz olsun bilgi sahibi olmadan, etrafımızdaki canlıları, insanın eşsizliğini, genetik hastalıklar ile bunların muhtemel tedavilerini, genetiğiyle oynanmış ürünlerle bunların olası tehlikelerini anlama şansı yoktur.” Sf. 10

    Sonunda Darwin, yaşamın büyülü dünyasının, en basit bakteri benzeri organizmalardan doğal süreçler yoluyla evrildiğini öne sürmüş ve bu iddiasını, üzerinde çok kafa yorarak oluşturduğu evrim kuramını sunarak desteklemiştir. En önemlisi, aynı zamanda nedensellik kuramını ve doğal seçilim kuramını da ortaya koymuş olmasıdır. Sf. 11

    Evrim üzerine daha iyi bir kitap yok. Bunun gibi bir kitap da asla olamayacak. Sf. 13

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 10 ile 13 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlığın hatırı sayılır bir bölümünü ötekileştirmekle çok büyük bir yaratıcı sermayeyi ziyan ediyoruz. Hangi keşifleri elimizden kaçırdığımızı, hangi içgörü ve kavrayışlara teğet geçtiğimizi ya da bunca insanın doğal yaratıcılığını görmezden gelerek hangi problemleri çözümsüz bıraktığımızı bilmemiz imkânsız. Sf. 236

    Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 236) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dweck, başarıya övgü yağdıran öğretmenlerin, bilmeden de olsa öğrencilerin risk alma cesaretlerini kırdığı sonucuna vardı. Kıssadan hisse: Sonucu değil, çabayı övün. Sf. 225

    Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.

  • Richard Feynman o sıralar geçerli olan ve öğretmenlerin, problemleri çözmek için öğrencileri tek bir yol kullanmaya ittikleri matematik öğretim yönteminin yanlış olduğunu düşünüyordu. Sf. 222

    “Aritmetik ders kitaplarından beklediğimiz, her problemi çözmek için belirli bir yol öğretmeleri değil, problemin kendisini öğretmek ve yanıtın bulunması için öğrenciye çok daha büyük bir özgürlük tanımalarıdır. (…) Esnek olmayan düşünme biçimini ortadan kaldırmamız (…) problemi çözmeye çalışan zihne özgürce dolaşabileceği bir alan bırakmamız gerekir. (…) Matematiği başarılı biçimde kullanan biri, belirlenmiş koşullarda yanıt elde etmenin yeni yollarını bulabilen bir mucittir de aynı zamanda. Sf. 222

    Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öğrencilerin, tarih kavrayışlarını sergilemede başvuracakları en yaratıcı yollardan biri, olayların farklı biçimde akması durumunda olacakları açıklamaktır. Sf. 218

    Sınıfta yapılabilecek en iyi şey, öğrencilerden yaratıcı bir soruya yalnızca bir değil, birçok yanıt üretmelerini istemektir. Sf. 220

    Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 218, 220) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aynı şekilde Google’ın X birimi de, çalışanlarını başarısız olan büyük projeleri için ödüllendirmektedir. “Hata yapılmadığı bir öğrenme ortamı olduğuna inanmıyorum,” diyor X’ten Astro Teller. “Başarısızlık, başta olursa ucuza, sonda olursa pahalıya mal olur.” Sf. 204, 205

    Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 204, 205) kitabından birebir alınmıştır.

  • Seçenekleri çeşitlendirmek hikâyenin bir yarısıysa çoğunu çöpe atmak da diğer yarısıdır. Francis Crick’in bir zamanlar dediği gibi: “Tehlikeli bir adam varsa o da tek kuramı olan bir adamdır çünkü o kuram için ölümüne savaşacaktır.” Sf. 201

    Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaratıcılık ve yenilik için alınacak derslerin ne olduğuna gelince: Bulunan ilk çözüme adanmamak, iyi bir yaklaşımdır. Beyin bir ara bağlantılar ormanı bile olsa verimlilik ilkesiyle çalıştığından, en çok denenmiş olan yanıtta karar kılmak gibi bir eğilimi vardır. Bu nedenle doğrudan en beklenmedik fikre atış yapmak zordur. Leonardo da Vinci, hangi problem için olursa olsun ilk bulduğu çözüme güvenmemeyi âdet haline getirmişti. Bunun fazlaca pekişmiş bilginin bir sonucu olduğundan kuşkulanarak, daha iyi bir çözümün arayışına girerdi. Kendisine en az direnen yoldan çıkarak, nöral ağlarının zenginliği içinde gizli kalmış başka yollar bulmak için çabalardı. Sf. 184

    Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hatalara çarpa çarpa yolunu bulma süreci, James Dyson’ın ilk toz torbasız elektrik süpürgesini icat ederken girdiği sürecin ta kendisiydi. Piyasaya sürülecek modeli tutturması için 5.127 prototip ve on beş yıl geçmesi gerekecekti. Sf. 176

    Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 176) kitabından birebir alınmıştır.