Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Evrensel bir dille konuşmamız gerektiğinde bir ışını onun dalga boyu ile evrendeki düşünür tüm varlıklara kolaylıkla anlatabilir, iletebiliriz; ancak bir dalga boyunun hangi renkte göründüğünü (gördüğümüzü) tarif edemeyiz. Çünkü renk de, ses, zaman, hız gibi görece bir kavramdır. Sf. 68

    Alıntı; Çocuklar İçin Evrim – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  2. Baskı Ocak 2019 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ozon tabakasının dışı bilinen canlıların tümü için öldürücüdür. Çünkü güneşin yıkıcı ışınları canlıları oluşturan molekülleri anında parçalar. Sf. 41

    Alıntı; Çocuklar İçin Evrim – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  2. Baskı Ocak 2019 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğitimli insan mucizenin Evren’de yerinin olmadığını, her şeyin bir neden-sonuç ilişkisine dayandığını, kaza diye bize dayatılan öğretinin sadece bir safsata olduğunu bilir. Bilgisizliğin, duyarsızlığın, önemsememenin, ihmalin, öngörüsüzlüğün sonuçlarını kaza hanesine yazarak sorumluluktan kurtulduğunu sanan toplumların başının beladan neden kurtulmadığını öğretir. Sf. 9

    Alıntı; Çocuklar İçin Evrim – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  2. Baskı Ocak 2019 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğal seçme her zaman ve tüm zamanlarda en iyisinin hayatta kalacağı bir seçme ya da seçilme değildir. O günkü koşullarda başarılı olanı seçmedir. Sf. 9

    Alıntı; Çocuklar İçin Evrim – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  2. Baskı Ocak 2019 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilimin ortak bir dili vardır; nereye giderlerse gitsinler bu dili konuşanlar her yerde saygı görerek dünya vatandaşı olurlar.

    Böyle bir eğitim acaba hangi duygularla verilmeye başlanmalı sorusu akla gelebilir. Merak, neden-sonuç ilişkisini en iyi öğreten duygudur. Bu duygunun oluşturulması da en kolay şekilde, belirli konuların eğitimde ağırlıklı olarak verilmesiyle başarılır. Bu eğitim her şeyin bir nedeni olduğunu araştırmayı öğretir. Zaman içinde değişen kurallara uymanın ne kadar önemli olduğunu, Evren’in ve Dünya’nın nereden nereye geldiğini, en önemlisi de Evren’in ve Dünya’nın her mimarisini değiştirdiğini, bir anlamda düzensizlikler içinde görkemli bir düzeni olduğunu öğretir. Sf. 7, 8

    Alıntı; Çocuklar İçin Evrim – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  2. Baskı Ocak 2019 – Sf. 7, 8) kitabından birebir alınmıştır. (475 – Çocuklar İçin Evrim – Prof. Dr. Ali Demirsoy – Sf.7-8)(Evrim – Bilim – Felsefe – Ahlak – Eğitim – Önemli)

  • Eğitimdeki en önemli öğreti, özellikle gençlere değişebilme yetisi kazandırmadır. En önemli amacı; karşılaşılan yeni durumlara doğayı tahrip etmeden, ahlak kurallarını ve evrensel yasaları çiğnemeden, başka birinin emeğini sömürmeden, en başarılı şekilde uyum sağlayan ve kendini yeni koşullar içinde geliştirebilen insan ve toplum oluşturabilmektir. Sf. 7

    Alıntı; Çocuklar İçin Evrim – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  2. Baskı Ocak 2019 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ne yazı ki 2017 yılından sonra evrim dersleri orta eğitimde bir çeşit yasaklandı (müfredattan kaldırıldı). Üniversiteler de siyasi erk tarafından atanan rektörlerden oluştuğu için, evrim dersi yükseköğrenimde birkaç üniversite hariç verilmiyor. Verdik diyenler de çoğunluk evrim karşıtı fikirleri anlatıyorlar. Sf. 470

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 470) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kalvinist Kilisenin Oyunu

    Akıllı tasarım akımı, tarihin en cani ve kanlı katillerinden biri olarak tanımlayabileceğimiz Amerika Başkanı Bush’un müntesip olduğu (bağlı olduğu) Kalvinist Kilisesi’nin öncülüğünde başlatılmıştır ve akıllı tasarım zırvası bizzat Bush tarafından defalarca telaffuz edilmiştir. Kilise, akıllı tasarımın ve yaratılışın okullarda okutulması için defalarca yüksek mahkemeye başvurmuştur. Sf. 466

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 466) kitabından birebir alınmıştır.

  • ABD’de yaratılış düşüncesinin, 1987 yılında (Edwards- Aguillard davasında) Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararla devlet okullarında okutulması anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştır.

    Bu dava sürecinde Nobel ödülü kazanmış 72 bilim adamı, 17 eyalet bilim akademisi ve 7 bilimsel organizasyon, yaratılışın dini dogmalardan ve inançlardan oluştuğunu ve bilimsel olmadığını belirten bir yazı yayımladılar. Sf. 465

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 465) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eşrefi mahlûk olarak dünyaya indiği söylenen bu önemli türün, antropolojik açıdan ilk insani özellikler gösterdiği dönemlerde ortalama ömür uzunluğu en fazla 20, taş devrinde ortalama ömür uzunluğu 25, yazıyı bulduğu dönemde ortalama ömür uzunluğu 35, bu satırların yazarının doğduğu yıllarda (1945) yani penisilinin henüz bulunmadığı, bulundu ise de yaygınlaşmadığı yıllarda, doğduğu ülkede ortalama ömür uzunluğu 43 yıldır. Sf. 463

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 463) kitabından birebir alınmıştır.

  • Akıllı tasarım en az malzemeyle en çok üretim yapmanın adıdır. Hâlbuki doğa bu bakımdan inanılmaz derecede savurgandır. İşte bunun neden böyle olması gerektiğini ancak evrim bilimi bize veriyor; çünkü akıllı bir tasarımda, her şey önceden planlanır ve tasarlanır. Sf. 456, 457

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 456, 457) kitabından birebir alınmıştır.

  • Araştırmacılar, insan hastalarında gördükleri değişikliklerin aynısını bakteri genlerinde oluşturdular. Buldukları şey, kendi geçmişimizi anladığımız zaman çok anlam kazanıyor. İnsanlardaki bir mitokondri hastalığını, bir bakteride kısmen oluşturabilmiş, metabolizmada gözlenen değişikliklerin iki türde de neredeyse tümüyle aynı olduğunu ortaya çıkarmışlardı. Sf. 438

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 438) kitabından birebir alınmıştır.

  • Konuşurken, dilimizi hareket ettirerek, ağzımıza değişik şekiller vererek ve bu çeperin esnekliğini kontrol eden pek çok kası, kasarak ses çıkarırız.

    Uyku apnesi, konuşabilmek uğruna verilmiş, tehlikeli olabilecek bir ödünün sonucudur. Uyurken boğazımızdaki kaslar gevşer. Sf. 436

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 436) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrimciye sorarsanız:

    Dört ayak üzerinde gezerken iki ayak üzerine kalkınca ağırlık arka üyelere bindi. Gerekli hizmeti verebilmek için özellikle bacağımızın alt kısmı son derece sık damar ağıyla donatılmıştır. Eğer evrimsel zafiyetimizi göz önüne almadan kullanmışsak, hatta iyi kullansak bile yaşlanmaya paralel olarak, vücudumuzun diğer organlarından çok daha hızlı bir şekilde bozulmalar ortaya çıktığı için, mikrobik hastalıklar ve damar sistemiyle ilişkili bozulmalar ilk olarak burada kendini gösterir. Sf. 433

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 433) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toprağa yakın oturarak yaşadığımız dönemlerde vajina, anüs ve penis yoluyla vücuda girecek mikroorganizmaların ya da toz toprağın önlenmesi için daha sıkı dokulu bir kıllanmanın buralarda olması (arta kalması) kaçınılmazdı. Oransal olarak kılların buralarda ve koltuk altında daha sık görülmesinin nedeni; büyük bir olasılıkla hareket sırasında sürtünmeyi azaltma ve özellikle koltuk altında, akciğere en yakın ve korumasız olan koltuk altımızdan akciğerin üşümesini önleme olarak açıklayabilir. Ancak Güneş ışınlarının yıkıcı etkisinden özellikle damar genişletme özelliği olan (dolayısıyla beyin kanamalarına neden olan) morötesi ışınların etkisinden vücudumuzu koruyan baş kıllarının yitirilmesini kesin bir tasarım hatası olarak anlatacaktır. Sf. 432

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 432) kitabından birebir alınmıştır.

  • Üreme gücünü yitirmiş yaşlısını koruyan tek canlı insandır; çünkü ayakta kalmak için daha önemli bir güç (bilgi ve deneyim) yaşlıda mevcuttur. Bu nedenle insan soyunda yaşlılar korunmuştur. Sf. 420

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 420) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osteoporoz bir sosyalleşme hastalığıdır. Doğada serbest yaşayan insanın sorunu değildir. Evrim; gerçekler üzerinden işlev yapar, acımasızdır, tarafsızdır, duygular ve sevgiler üzerinden değil… Sf. 418  

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 418) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrimci ne diyor?

    Evrimciye sorarsanız, doğa kimseye öncelik ve farklı bir statü tanımamıştır, diyecektir. Her canlı gibi bizim de parazitlerimiz olacak. Doğada bulunan canlılar hiçbir canlının gözünün yaşına bakmaz, hele hele eşrefi mahlûk gibi bir özel durumu hiç tanımaz, insanı diğer canlılardan kesinlikle ayırmaz, ona özel bir imtiyaz taramaz. Doğanın işletim sisteminde “boş bulduğun yere yerleşeceksin, seni sınırlayan bir etken ortaya çıkıncaya değin sonuna kadar kullanacaksın” ilkesi insan için de geçerlidir. Sf. 417

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 417) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hatta bu erken boşalmanın bir yetersizlik duygusu yaratarak suçu dişiye atmak amacıyla eşlerine kaba davranışı ortaya çıkardığını savunanlar da bulunmaktadır. Sf. 415

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 415) kitabından birebir alınmıştır.

  • Haydar Bey yapılan çalışmanın tamamen doğru olduğunu ve Türk erkeklerinin pek çoğunun, hatta yüzde 50’sinin, beklenenden daha erken sürede boşaldığını söyleyince çalışmanın doğruluğu daha da inandırıcı oluyor. Sayın Dümen’e nedeni sorulunca, aynı yanıt alındı: “Sünnet!” Meğer sünnet olan erkeklerde penis açıkta olduğundan soğuk bir odadan sıcak bir odaya girmiş gibi oluyormuş. Bu da fazla uyarılmayı artıran nedenmiş! Oysa sünnetsiz erkeklerde penisin başı sünnet derisinin içinde olduğu için penisin başı kapalı bir kutuda duruyor gibi oluyormuş. Birleşme olduğunda o kutudan çıkıp başka bir kutuya giriyormuş. Tıpkı bir odadan çıkıp başka bir odaya girmek gibi! Dümen, sünnet konusunun ne kadar önemli olduğunu şu sözleriyle anlatmaya devam ediyor: “Sünnet sırasında penis ucundaki çok ince sinirler de kesiliyor. Kesilen sinir uçlarında nodül oluşabiliyor. Bunlar da duyarlılığı artırıyor. Yani penisin kesilmesi doğru bir hareket değil” diyor.

    Erkeğin ve kadının fizyolojisinin çok farklı olduğunu belirten uzman psikolog Meliha Karayay da, bunu “kadın bir fırın gibidir, yavaş yavaş ısınan ve soğuyan; erkek ise çakmak gibidir; birden alev alan ve birden sönen” benzetmesiyle anlatıyor. Sf. 414, 415

    Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 414,415) kitabından birebir alınmıştır.