Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Taşınacaksa, cam kaplar tercih edilmeli; eğer bu süreçte klor eklenmiş ise, küpe boşaltılarak birkaç gün dinlendikten sonra kullanmadır. Her aşamada plastik kaplar kural olarak tercih edilmemelidir. Cam kaplar alg üremesini önlemek için kesinlikle renkli olmalıdır. Sf. 104

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 104) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demir mineralleri HEM olan ve HEM olmayan demir şeklinde 2’ye ayrılıyor. İçerisindeki enzim ve yapıdan dolayı kullanılabilirliği daha fazla olan HEM demir, daha çok yumurta ve ette bulunuyor.

    HEM olmayan demir içeren pekmez, tahıl, kuru meyveler, yeşillik gibi besinler, demir eksikliğini tamamen gidermiyor, yalnızca katkıda bulunuyor. Bu nedenle demir eksikliğini yalnızca yeşillik ya da pekmezle gidermek mümkün olmuyor. Sf. 103

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu nedenle tam buğday olarak bilinen ekmeği yemeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Sf. 100

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlar kural olarak günde kendi ağırlığı kadar gram protein almak zorundadır. Yani 60 kg iseniz günde 60 gr protein almalısınız. Sf. 95

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sadece bitkisel beslenme ile insanlar yeterince sağlıklı bir vücut edinemezler. En azından hastalıklara karşı daha zayıftırlar. Sf. 95

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dolayısıyla sağlıklı beslenebilmek için fasulye ile pilavı aynı zamanda yemek gerekir. Sf. 95

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sağlıklı yaşamak için sofranızdan yayık tereyağını ve zeytinyağını eksik etmeyin. Yemeklerinize en az yarım yemek kaşığı yayık tereyağı ekleyiniz. Yağı, yemeklerinizin üzerine mümkünse ocaktan çıkarmaya yakın ekleyiniz. Hiçbir zaman doğrudan hava ile temas ettirmeyiniz. Sf. 92

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tereyağı en güçlü antioksidanlardandır. Yaşlanmayı geciktiren en önemli moleküllerden biridir. Ancak yayık tereyağı küçük moleküllüdür, kolay erir (hatta deriye sürülünce bile erir), kolay acılaşır; hayvansal yağların en sağlıklı formudur. Yüksek devirli ve darbeli makinelerde elde edilen çok daha uzun zincirli yağ molekülleri damar sertliğini hızlandırır. Ancak daha geç bayatlar; deriye sürüldüğünde daha geç erir; ısıtılan soğutulan tavadan kolay akmaz; daha erken donar. Bayatlamayı geciktirmek için tuz eklenerek kaynatılması yağ molekül zincirinin uzatılmasını sağlamak içindir. Yayık tereyağını hiçbir işleme tabi tutmadan, ısıtmadan, tuzlamadan, eritmeden, havaya ve ışığa maruz bırakmadan, yemek en sağlıklı yağla beslenme şeklidir. Sf. 92

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu açıdan baktığımızda yüksek dağlarda ve soğuk ortamlarda yaşayan hayvanların yağları daha değerlidir. Sf. 91

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu nedenle henüz polimerize olmamış tohumları yemek yani taze fındık, ceviz, yer fıstığı, damar sertliğini artırma yerine hala küçük moleküller halinde oldukları için damar çeperine birikmiş olan yağlan da söküp uzaklaştırmanın iyi bir yoludur. Yani taze yağlı tohumların yenmesi, kurutulmuşların aksine damar sertliğini önleyici etkisi vardır. Sf. 90

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hangi yağın damar sertliği için daha az zararlı olduğunu anlamanın en kolay yolu, onu bir tavada ısıttıktan sonra tavayı lavaboda çevirerek içindeki yağı akıtmadır. Eğer yağ tavadan çok kolay sıyrılarak akıyorsa bu demektir ki damar çeperine yapışma oranı da azdır; eğer yapışıp kalıyorsa damarın çeperine de aynen yapışacak demektir. Sf. 89

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • En değerli yağ olarak bildiğimiz zeytinyağı omega-9 yağıdır. Tekli doymamış yağdır ve omega-3’ün emilimine hiçbir zararı yoktur. Sf. 87

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doymuş hayvansal yağlar, besi hayvanlarında, hareketsiz hayvanlarda, suni yem yiyen hayvanlarda çok yüksek; doğada yaşayanların hem sütünde hem yağında doymuş yağ oranı özellikle yayık yağlarında yok gibidir.

    Etten gelen yağı azaltmanın yolu, baklagil (fasulye, bezelye, mercimek, nohut vs) ve tahıl (pirinç, buğday) yemeklerini birlikte “aynı zamanda” yemedir. Böylece temel aminoasitleri alabiliriz. Bu açıdan baktığımızda eti protein kaynağından ziyade demir kaynağı olarak görmemiz gerekir (özellikle sığır ve dana etlerinde). Sf. 85

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu nedenle çimlenmiş patates, soğan ve benzeri şeyleri yemekten kaçınmalı, çimlenmiş buğday salatasını yemek için de dikkatli olmak gerekir. Sf. 77

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ancak küflenme belirli bir aşamayı geçmiş mantarlaşmada ya da bazı mantar çeşitlerinde görülebilir. Başlangıç aşamasında ise görülmez. Alfatoksin dediğimiz, başta karaciğer ve böbrek hasarlarına neden olan zehri üreten de bir mantar çeşididir ve hemen hemen gözle fark edilmez. Kural olarak naylon poşetler içinde nemli saklanan gıdalarda, nemli ve özellikle sıcak yerlerde bulunan ekmek başta olmak üzere kuruyemiş çeşitlerinin tümünde gelişir. Piyasada göze çarpacak kadar ucuz satılan bu tip gıda maddeleri çoğunluk alfatoksinli ve yine çoğunluk ihracatta geri dönen gıda maddeleridir. Bu nedenle evlerimizde belirli süre bulundurmak zorunda kaldığımız bu tip gıdaları ya derin dondurucularda ya içindeki nemi tümüyle alınmış olarak kuru yerlerde tercihan bez ya da kâğıt torbalarda saklamalıyız. Görünüşü ya da tadı değişmiş olanları asla kullanmamalıyız. Bu besinleri bize gıda olarak dönecek hayvanlara, bu cümleden tavuk, sığır, koyun ve keçi gibi hayvanlara yedirdiğimizde etleri ya da ürünleri ile zehrin bize geçmesine neden oluruz.

    Kural olarak hiçbir yiyecek açık olarak tutulmamalıdır. Ya kabın kapağı kapatılmalıdır ya kâğıda ya da streç filme sarılmalıdır. Kahvaltılıklar, peynir, yağ ve benzeri şeyler kaplara büyük miktarlarda konmamalı; birden fazla gün açıkta bekletilmemelidir. En iyisi sofrada bitince yeniden servis edilmelidir. Sf. 76, 77

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 76, 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Örneğin bebeği dondurmamak kaydıyla, ilk günlerde serin hatta biraz soğuk bir odada yatırıp kaldırırsak, ileri yaşlarda üşüme duygusunu önemli ölçüde törpüleyebiliriz denmektedir. Birçok fiziki etki için bu tip formatlamanın yararı olduğu belirtilmektedir. Bu formatlama, doğum ile başlıyor ve bebeklik çağının sonuna kadar sürüyor. Omurilik soğanı (bizim otomatik tepkilerimizden sorumlu beyin kısmı) başlangıçta bir defa belirli koşullara göre formatlanırsa ömür boyunca bu özelliğin (yerine göre direncini) koruyormuş. Sf. 63

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Özellikle çocukluk çağlarında dogma ile (yasaklar ve korkular, sınırlayıcı tehditler ile) büyütülen çocuklarda, sorgusuz inanmayı esas tutan din eğitimi, ezbere dayalı eğitim verilen çocuklarda birçok sinapsın işlevsiz kaldığını ve yaratıcı gücünü yitirdiği bilinmektedir. Sinapsların işler tutulması ucu açık sorular ve bilmeceli sorular ile güçlendirilebilir. Sf. 62

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 62) kitabından birebir alınmıştır.

  • DNA mutasyonlarının yaşam uzunluğu üzerindeki etkisi: DNA bir evin mimar ve mühendisi olduğuna göre, tüm bölmelerin yapı talimatı ve bakım talimatı buradan alındığına göre, tüm bölmelerin ya da bazı bölmelerin arızalı olmasından birinci dereceden sorumlusu DNA’dır. Sf. 52

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer atalarınız (ana ve baba) doğal bir yaşam sürecinin sonunda uzun yaşamış iseler, sizin de uzun telomer tekrarı alma şansınız yüksek demektir. Kaderiniz telomerlerinizde yazılıdır. Uzun bir telomere sahip olmak kural olarak uzun yaşamanın önemli bir anahtarıdır. Önümüzdeki yıllarda kim bilir belki bizleri telomer uzunluğumuza göre değerlendireceklerdir. Uzun telomerliler şansı olacaklardır. Sf. 48

    Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.

  • Glüten ayrıca hafıza kaybı ve kafa karışıklığının yanı sıra multipl skleroz hastalarında görülen hasara benzeyen, beyindeki beyaz lezyonlar da dâhil olmak üzere önemli nörolojik sorunlara neden olabilir. s.274

    Bana kalırsa, glütenin gıda tedarikinde her yerde bulunması göz önüne alındığında, herkesin doktorlarından bu testi yapmalarını istemeleri gerekir, böylece daha belirtiler gelişmeden önce beslenme biçimlerini değiştirebilirler. s.276

    Alıntı; Daha İyi Bir Beyin – Dr. David Perlmutter ve Carol Colman, Çeviri; E. Meriç ve Selvi Hoşafçı, (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Haziran 2019 – s.276) kitabından birebir alınmıştır.