Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Kongre esnasında birileri, Elaziz Vâlisi Ali Gâlip ve İngiliz is­tihbaratçısı Binbaşı Noel’in, İstanbul Hükümetinin deste­ğiyle Mustafa Kemal’in üzerine asker gönderip Milliyetçi Hare­keti dağıtacağı dedikodusunu yaymıştı. Bunun üzerine Mustafa Kemal, Ali Gâlip ve Binbaşı Noel’in derhal tevkif edilmelerini emredip üzerlerine bir ordu gönderdi. Ali Gâlip Sivas’a gitmesi emredildiği halde oyalanıyordu. Milliyetçiler gelince geride oku­maları için birtakım evrak ve para bırakarak Malatya dağlarına kaçtı. Evrakların arasında Sadrazam Damat Feride çektiği, Mil­liyetçilerden şikâyet eden bir telgraf ve Mustafa Kemal ve arka­daşlarının nakli için gönderilen paranın makbuzu vardı. Lord Allenby’in adamı Binbaşı Noel ise yakalanmıştı ama Irak hudu­duna götürülüp serbest bırakıldı. Sf. 367

    Bu hâdise, kongrenin kapanış günlerine denk getirilmişti. Böylece Mustafa Kemal, artık İstanbul Hükümetini Milliyetçi­lere karşı İngilizlerle işbirliği yaptığı için hıyanetle suçlayabi­lirdi. Sf. 368

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 368) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anadolu artık halaskâr [kurtarıcı] Mustafa Kemal’in ge­lişini bekliyordu. O ise yola çıkmadan önce son hazırlıkları yapı­yordu. İstanbul Harbiye Nezâreti’nde İngiliz İrtibat Subayı olan Yüzbaşı John G. Bennett ile görüşmüş ve ona İngilizlerin kont­rolü altında büyük bir Türk ordusu teşkil etmeyi teklif etmişti. Başka bir gün de İtalyan bir işadamının bürosunda İtalyan Yük­sek Komiseri ve mason Kont Sforza ile buluşmuş ve İtalyanlardan Anadolu Hareketine destek sözü almayı başarmıştı. Sf. 353

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 353) kitabından birebir alınmıştır.

  • Machiavelli, “Kendi kanunları ve hürriyet içinde yaşamaya alışkın devletler ele geçirildiklerinde elde tutmanın üç yolu var­dır: İlki onları ortadan kaldırmak; İkincisi gidip orada yerleşip oturmak; üçüncüsü vergiye bağlamak ve içeride sana yerli halkın dostluğunu sağlayacak az sayıda kişiden oluşmuş bir hükümet ku­rarak kendi kanunlarıyla yaşamalarına izin vermektir.” Sf. 352

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 352) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal, ertesi gün otelde Daily Mail gazetesinin muhabiri ve Aubrey’in arkadaşı George Ward Price ile buluştu. George’a, “Eğer İngilizler Anadolu için mesuliyet kabul edecek olurlarsa, tecrübeli Türk valileri ile işbirliği halinde çalışmak ihtiyacını duyacaklardır. Böyle bir salâhiyet dâhilinde hizmetlerimi arz edebileceğim münâsip bir yerin mevcut olup olmayacağını bilmek isterim” dedi ve kendisini Karadeniz Ordusunun başındaki Korgeneral Harrington ile görüştürmesini istedi. Sf. 346, 347

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 346, 347) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal, Lawrence ile 27 Eylül gecesi tekrar görüştü. Ona, Genç Araplarla, yani Emir Faysal’ın adamlarıyla anlaştığını, Türk­lerin başka milletlere ait toprakları terk etmesi ve Anadolu’ya odak­lanması gerektiğini söyledi. Orduyu bu yüzden geri çekiyordu.

    Türk ordusu ricat ederken İngiliz tayyareleri yukarıdan üzer­lerine aralıksız bomba yağdırıyordu. Askerler panik halindeydi­ler. O kargaşa içinde Şam’a doğru çekilirken Mustafa Kemal’in önü İngiliz birlikleri tarafından kesildi, esir düşmesi an meselesiydi. Yardımına Ürdün Nehrinin öte yanında kamp kuran Fevzi el-Kavukçu yetişti. Fevzi, Trablusşam’da doğmuş ve 1912’de İstan­bul’da Harbiye Mektebinden mezun olmuştu. Mezun olur olmaz İtalyanlar tarafından işgal edilen Libya’ya gönderilmiş ve burada Mustafa Kemal ile tanışmıştı. Kavukçu eski dostunu kurtarmak için kumandanından izin alarak hemen iki birlik gönderdi. Bir­liklerden biri Mustafa Kemal’i ve yanındaki subayları kurtardı. Kendisini kurtaranın Fevzi olduğunu öğrenen Mustafa Kemal ona, “Sadece Osmanlı ordusunun liderlerini değil, ordunun şe­refini de kurtardın. Aslında hareketlerin tüm subaylara numune olmalı” diyerek teşekkür etti. Sf. 341

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 341) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kesinlikle, ben şahsen bir Siyonist’im. Filistin, bizden çok si­zin toprağınız. Biz sadece sizden epey asır sonra memleke­tin idarecileri olduk. Rıza Tevfik, The London Times, 12 Mart 1909 Sf. 331

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 331) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türk istiklâlinin muhafazası veya Osmanlı İmparatorlu­ğunun muhtemel dağılması halinde Rusya’nın ilhak planı­nın durdurulması çok mühim bir meseledir. Karl Marx Sf. 319

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mütarekeden sonra Aubrey, Türk askerleri arasında oldukça popüler oldu. Bir keresinde çarpışmaların şiddetli bir anında Türk subaylar büyük bir kara tahtaya, “Binbaşı Aubrey Herbert buraya gelip bizimle yemek yiyecek mi?” yazıp siperden havaya kaldırdı­lar. Aubrey de karşı siperden aynı şekilde “Memnuniyetle” diye cevap verdi. Bunun üzerine iki taraf da ateşi kesti ve Türkler, Aubrey’i alması için tarafsız bölgeye asker gönderdiler ve akşam yemeğini beraberce yediler. Sf. 297

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 297) kitabından birebir alınmıştır.

  • İngilizler binlercesini öldürdüğü halde Türkler onlara karşı hâlâ çok kibardı. Türk ve Anzak askerleri, bir yandan birbirlerine sigara ikram ediyor, bir yandan da ölülerini gömüyorlardı. Bir grup Türk, Aubrey’e gelip etrafta hiç subayları olmadığını ve ölülerin ceplerinden para alacaklarını söylediler ve kendisinden şahit olmasını istediler. Saat 16’de Türkler tekrar gelip Aubrey’e bir emri olup olmadığını sordu. Vedalaşma zamanı gelmişti. Aubrey hem kendi askerlerini hem Türkleri toparladı. Ayrılırken, “Beni yarın vurursunuz” dedi. Türkler hep bir ağızdan, “Allah korusun!” derken Arnavutlar gülerek, “Seni asla vurmayız” diye cevap verdiler. Anzaklar “Goodbye” diye vedalaşırken Türkler de onlara “Uğurlar ola, güle güle gidesiniz güle güle gelesiniz” diyordu. Sf. 296

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ölüme gönderdiği Müslüman askerlerin şehit olmak için gözünü kırpmadan can verişini gören Mustafa Kemal, onların bu inanç­larını arkadaşı Madam Corinne’ye şöyle yazıyordu:

    “Askerlerim pek cesur ve düşmandan daha mukavemetlidirler. Bundan başka, hususî inançları, çok defa ölüme sevk eden emir­leri yerine getirmelerini çok kolaylaştırıyor. Filhakika, onlara göre iki semavî netice mümkün. Ya gazi veya şehit olmak! Bu sonun­cusu nedir, bilir misiniz? Dosdoğru Cennete gitmek… Orada Al­lah’ın en güzel kadınları, hurileri onları karşılayacak ve ebediyen onların arzularına tâbi olacaklar. Ne saadet!” Sf. 290

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 290) kitabından birebir alınmıştır.

  • Lawrence, Kahire’den ailesine yazdığı 12 Şubat 1915 tarihli bir mektupta Aubrey’i şöyle tarif edi­yordu; “Sonra Aubrey Herbert var, şaka gibi; fakat çok iyi biri. Okuyamayacak ve birini fark edemeyecek kadar miyop. Türkçeyi iyi konuşuyor, ayrıca Arnavutça, Fransızca, İtalyanca, Arapça ve Almanca biliyor… Bir zamanlar Balkan Birliği’nin, İttihat ve Terakki Komitesi’nin ve Arnavut İhtilâl Komitesi’nin reisiydi. Ye­men ve Balkan Savaşlarında Türklerle dövüştü ve Onların hep­siyle dost. Sf. 282

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 282) kitabından birebir alınmıştır.

  • Herkes büyük bir çatışma bekliyordu, fakat hâdisenin tamamı Komite tarafından tertip edildiğinden, Taksim’de bir iki ufak çatışmadan sonra, Hürriyet Ordusu şehri kolayca kontrol altına aldı.

    Hürriyet Ordusunun Bulgar Komitacıları, câmilere sığınan masum hocaları ve talebeleri vurdular. Daha sonra Düyûn-u Umumiye’nin Türkiye temsilcisi olacak olan gazeteci Hüseyin Cahit,  Avrupalı bir gazeteciye, “Hristiyanları orduya almanın çok lazım olduğu bize öğretildi. Müslümanlar isyân ettiğinde hocaları vurmak için kullanılabiliyorlar” diyerek câmilerdeki masum hocaların nasıl öldürüldüğünü izah etti. Sf. 196

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 196) kitabından birebir alınmıştır.

  • Genç Türkler, iktidara gelir gelmez hükümete çok sayıda İngiliz mü­şavir aldılar ve Osmanlı donanmasını İngiltere’ye, orduyu Alman­ya’ya ve mâliyeyi de Fransa’ya emanet ettiler. Sf. 179

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mehmed Cavit (1875-1926): Dönmelere ait Feyziyye Mektebinin müdürüydü. Hem Talât’ın komitesine hem de Macedonia Risorta Locasına kayıtlıydı. Meşrutiyetten sonra Selânik ve Çanakkale mebusu oldu. 1909-1918 arası çeşitli defalar Mâliye Nâzırı oldu. Mütareke esnasında yurtdışına kaçtıysa da 1921de Ankara Hükümeti adına Londra Konferansına katıldıktan sonra Türkiye’ye döndü. Düyûn-u Umumiye’nin Türk vekillerinden oldu. Rothshildlerin itimat ettiği biriydi. Lozan’a katıldı. Baron Rothshild’in Mustafa Kemal’den ricâcı olmasına rağmen, İzmir Suikastı bahane edilerek, muhalif olduğu için Ankara’da asılarak idâm edildi. Sf. 169

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aubrey, tanıdığı İttihatçıları ise şöyle tarif ediyordu;

    “Talât güce, sertliğe ve hemen hemen gaddar bir kişiliğe sa­hipti. Gözlerinde insanlarda nadiren, fakat alacakaranlıktaki hayvanlarda sık sık görülen bir ışıltı vardı.” Sf. 168

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.

  • O yabancı, o top­raklarda yaşayan, korkudan ya da ölçüsüz ihtiraslarından dolayı mutlu olmayan insanların desteğiyle oraya gelip yerleşecektir; Etolyalıların Romalıları Yunanistan’a çağırdıkları gibi. Romalı­lar, her girdikleri eyalete yerli halk tarafından çağrılmışlardır. İn­sanın tabiatında var: Güçlü bir yabancı bir eyalete girer girmez oradaki daha güçsüzler, kendilerinden üstün olana duydukları kin sebebiyle hemen o yabancıya katılıp bir bütün oluşturmakta gecikmezler. Sf. 113

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 113) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1868’de Edirne’de açılan Alyans kız mektebi, Osmanlı İmparatorluğundaki ilk kız mektebiydi ve kız mekteplerinin sayısı zaman içerisinde hızla artacaktı. Sf. 72

    Böylece, 19. yüzyılın sonuna gelindiğinde Selânik’te yedi tane Alyans mek­tebi açılmıştı. Sf. 73

     Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 72, 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sultan Abdülhamid, Mısır’da ‘Caisse de la dette publique’ mi­salinde olduğu gibi, devlet tahvillerini ellerinde bulunduranların 1881’de Düyûn-u Umumiye İdaresi’ni kurmasına müsaade etti.

    İdarenin müdürü, İstanbul İngi­liz Sefâretinin eski tercümanı Adam Block’tu. İdâre, Mısır’da olduğu gibi, vergi ve gümrük gelirlerine doğrudan el koyabiliyordu. Sf.66

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kimin kime ne borç verdiğini bilene kadar politika, tarih ve milletlerarası kavgalar hakkında hiçbir şey bilmiyorsun demektir. Ezra Pound Sf. 61

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ekim 1846’da Disraeli, Osmanlı’nın diğer hâriciye nâzırı mason M. Emin Ali Paşa ile bu meseleyi görüştü. Paşa bu kararı destekle­yince, 1848’deki Viyana Yahudi Kongresinde, Filistin’de yeni bir vatan kurulacağı Yahudilere ilân edildi. 1855’de Montefiore ta­rafından Filistin’de ilk toprak satın alındı ve bu tarihten itibaren kolonileşme hızla arttı. Sf. 59

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.