Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 7-  Sonradan verilen icâzet, başlangıçta verilen vekâlet gibidir  (inne’l-icâzete’l-lâhikati ke’l-vekâleti’s-sâbıka) Bir kimse bir başkası nam ve hesabına bir akid yapsa, sonradan o kimse bunu işitip icâzet verse (kabul etse), sanki başlangıçta onu vekil etmiş sayılır.  Buna fuzûlî denir. Günümüzde buna vekâletsiz iş görme adı verilmektedir.  Aynı şekilde bir kimse vekâleti yokken, hatta haberi bile olmadan bir başkasını evlendirse, nikâhını yapsa, sonradan o kimse bu nikâhı işittiği zaman karşı çıkmayıp kabul etse nikâh geçerlidir.  Bu madde, Mecelle’nin 56.  maddesine benzemektedir. 

    8 – Sui emsal misal olmaz  (lâ misâle bi-sui’l-emsâl)  Yani bir kimsenin hukuka aykırı hareketi, başkalarına da örnek ve o işi yapmak hususunda izin teşkil etmez. Meselâ, park edilmesi yasak olan bir yere bazı arabalar park etmiş olsa, bu, başka arabaların da oraya park edebilecekleri ma’nâsına gelmez.

    9 – Bir şeyin hepsi ele geçmezse, tamamı da terkedilmez  (mâ lâ yüdrek külluhu, lâ yütrek külluhu)

    Hukukun bir takım emirlerini, bilerek veya bilmeyerek terk etmek, yerine getirmemek, başka emirlerini de terk etmeyi gerektirmez. Meselâ, namaz kılmayan bir kimsenin tuttuğu oruç geçerlidir, “nasıl olsa namaz kılmıyor, oruç da tutmasın” denmez.  Fakat akidler böyle değildir.  Bir akdin in’ikad şartlarını yerine getirip diğer meselâ sıhhat, şekil şartlarını yerine getirmemek o akdi fâsid yapar, bozar.  

    10 – Bir işi terk etmek ancak niyet ile olur  (lâ terke illâ bi’n-niyyât)  Nitekim ticaret niyetiyle alınan malların zekâtı verilir.  Ticareti terk ettiği andan itibaren bunlar artık zekâta tâbi olmaktan çıkarlar.  Ticarete başlamak fiil ile olur, sadece niyet ile olmaz.  Ancak ticareti terk etmek niyet ile olur.  Bunun gibi seferde mukim olmaya niyet eden kimse derhal mukim hale gelir.  Dinden çıkmaya niyet eden de böyledir.  Ancak bir işi terk etmek ancak bir başka işin yapılmasıyla oluyorsa, bu takdirde yalnız niyet yetmez.  Meselâ, namazdan çıkmak yalnız niyet ile olmaz, namazı bozacak bir işin yapılması gerekir.  Orucu bozmak, seferî olmak da böyledir

    11- Bir işin karşılığı, aynı cinsten olur.  (el-cezâu min cinsi’l-amel)  Meselâ, kısasa kısas prensibi buna misaldir. Yani kasten adam öldürmenin karşılığı idamdır.  Halk arasında “iyilik yapan iyilik, kötülük yapan kötülük bulur” derler. 

    12- İki zıt şeyin aynı anda bir araya gelmesi mümkün değildir (Cem’uz-zıddeyni muhal)  Meselâ, iman ile imansızlığın aynı anda bir insanda bulunması mümkün değildir.  Dolayısıyla bir insan hem Müslüman, hem de gayrımüslim olarak kabul edilemez.  Yine bir kişi aynı akidde hem alıcı, hem de satıcı olamaz.  Bunun gibi bir kişi aynı da’vâda hem da’vâcı, hem de da’vâlı olamaz. 

    Alıntı; Mecelle 1868 – 1876 – Ahmet Cevdet Paşa, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 4) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • 1-  Hüküm işin başlangıcına izâfe olunur  (yüdâfü’l-hükmü hasbe’l-evâhir) Yani bir işin hükmü, o işin başından itibaren geçerlidir.  Dolayısıyla ölümünden geriye doğru bir sene içinde ölüm hastalığı denilen durumdaki bir kimsenin yaptığı malî tasarruflar vasiyet hükmünde olup borçlu değilse mal varlığının üçte birinden yerine getirilir  

    2-  Hüküm zâhire (açık olana, görünür olana) göre verilir  (el-hükmü li’z-zevâhir)  mahkemede hâkim da’vâcının haklı olduğunu bilse bile delillere göre hükmeder, bilgisine göre değil. Eğer delil yoksa da’vâyı reddedecektir 

    3-  Hüküm neticeye göre verilir  (el-ibretü li’l-havâtîm) Bir işin, bir sözün ne ma’nâya geldiği ancak sonunda, yani o iş veya söz tamamlanınca anlaşılır 

    4-  Rızâya ilm, hürmeti nefy eder  (tenfi’l-hürmetü’r-rızâ li’l-ilmi)   Dolayısıyla bir kimse dostunun haberi olmaksızın bahçesine girip meyvelerinden yediği takdirde dostunun memnun olacağını bilir veya çok zannederse yemesinde mahzur yoktur.  Misafirlikte de herkes önüne konulan şeyi yer, başkasına veremeyeceği gibi evine de götüremez, çünki ibâhe edilmiştir.  Ancak ev sahibinin buna râzı olduğu bilinirse artık mahzuru olmaz  

    5- Şart-ı vâkıf, nass-ı şâri’ gibidir  (en-nass’ul-vâkıf ke-nassı’ş-şâri’) Yani vakıf yapanın koyduğu şarta, kitab ve sünnet hükmü gibi uyulması gerekir.  Tabiî bunun için şartın meşru, yani naslara uygun olması aranır. Bu prensibi Hanefîler kabul eder 

    6-  Kesret-i ilel ile tercih vâki’ olmaz  (lâ yeka’u’t-tercihü bi- kesreti’l-ilel)  Sebeplerin çokluğu o işin önemli olduğunu göstermez, yapılması hususunda da bir öncelik tanımaz.  Tercihe esas olan sebeplerin çokluğu değil, kuvvetidir.  Bir başka deyişle kemmiyete değil, keyfiyete bakılır.  Bir meselede birden çok delilin olması hükmü etkilemez.  Bazen birkaç hadîs söz konusu olduğu halde o iş müstehab kabul edilebildiği gibi, tek bir hadîsin işaret ettiği işe farz da denilebilir.  Halîfe seçiminde halkın çoğunun değil, muayyen meziyetleri taşıyan birkaç kişinin tercihi önem taşır.  Bu kâideyi Hanefîler kabul ederken, Şâfi’îler etmezler.

    Alıntı; Mecelle 1868 – 1876 – Ahmet Cevdet Paşa, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 3) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Mecelle’nin İlk 99 Hükmünden Bazıları;

    Beraat-ı zimmet asıldır. Borçlu olmamak asıldır. Borç ileri süren, ispatla mükelleftir.

    Def’-i mefasid celb-i menafiden evladır. Zararın defi, faydanın davetinden evladır.

    Ezmanın tağayyürü ile ahkâm tağayyür eder. Zaman değişince hükümler de değişir.

    Ukudda itibar makasıt ve maaniyedir, elfaz ve mebaniye değildir. Sözleşmenin amaç ve anlamı göz önüne alınır, söz ve yazılışı değil.

    Şekk ile yakin zail olmaz. Kuşku, kesin bilgiyi gidermez.

    Kadim kıdemi üzere terk olunur. Eskiden varolanın (yeni bir etken ortaya çıkmamışsa) aynen devam ettiği varsayılır.

    İçtihat ile içtihat nakzolunmaz. İçtihat içtihatla bozulmaz.

    Zarar-ı ammı def için zarar-ı hass ihtiyar olunur. Özel zarar, genel zarara tercih edilir.

    Alması memnu olan şeyin vermesi dahi memnu olur. Alması hukuka aykırı olanın vermesi de hukuka aykırıdır.

    Beynel tüccar maruf olan şey beynlerinde meşrut gibidir. Ticari örf ve adetler ticari sözleşmelerin şartı gibidir.

    Kelamın i’mali ihmalinden evladır. Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.

    Beyyine hüccet-i müteaddiye ve ikrar hüccet-i kasıradır. Kanıt herkesi, ikrar ise sadece ikrar edeni bağlar.

    Alıntı; Mecelle 1868 – 1876 – Ahmet Cevdet Paşa, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 1) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • 7 Zilhicce 1293 Tarihli Kanûn-U Esâsî’nin 102’nci Maddesi İle 2 Recep 1332 Tarihli 7’nci Ve 43’üncü Mevaddı Muaddelesini Muaddil Kanun; 26 Rebiülevvel 1333 – 29 Kânunusâni 1330 (1914) (Dil içi çevirme yapılmadı) 

    Madde 7 – Meclisi Umuminin miadında açılıp kapatılması, gerek vaktinden evvel gerek sureti fevkalâdede içtimaa daveti temdidi müddeti, üç ayı tecavüz ve tekerrür etmemek üzere tecili ve senei içtimaiyesi zarfında müddetini ikmal eylemek üzere Meclisin muayyen bir zaman için tadili, otuz beşinci madde mucibince Heyeti Mebusanın ledeliktiza feshi, alelumum muahedat akti hukuku mukaddesi Padişahîdendir…

    Madde 43 – Meclisi Umuminin iki heyeti beher sene teşrinisanî iptidasında ve tecil vuku bulmuş ise müddeti teciliyenin inkızasında bilâ dâvetin içtima ve ba iradei seniye küşat edilir. Müddeti içtima dört aydır ve bu müddetin hitamında…

    Madde 102 – Muvazene kanununun hükmü bir seneye mahsustur. O senenin haricinde hükmü cari olamaz ve bu hüküm tecil ve tatil ile ihlâl edilemez. Ancak, Meclisi Mebusan muvazeneyi kararlaştırmaksızın fesholunduğu halde… Meclisi Âyan ve Mebusan’ca kabul olunan işbu lâyıha veçhile Kanunu Esasinin tadilini irade eyledim.

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 29) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • 7 Zilhicce 1293 Tarihli Kanûn-u Esâsî’nin 102’nci Maddesi İle 2 Recep 1332 Tarihli 7’nci ee 43’üncü Mevaddı Muaddelesini Muaddil Kanun; 2 Recep 1332 (1916) – 15 Mayıs 1330 (1914) (Dil içi çevirme yapılmadı)

    7’nci Maddenin Fıkrai Muaddelesi  “… Otuzbeşinci madde mucibinde Heyeti Mebusanın ledeliktiza feshi ve müddeti teciliye ve tatiliyenin mecmuu müddeti içtimaiyel seneviyenin nısfını tecavüz etmemek ve o senei içtimaiye zarfında müddetini ikmal eylemek üzere tecil ve tatili hukuku mukaddesei Padişahidendir.” 

    35’inci Maddei Muaddele  “Vükelâ ile Heyeti Mebusan arasında ihtilâf olunan maddelerden birinin kabulünde Vükelâ tarafından ısrar olunup da Mebusan canibinden ekseriyeti arâ ile ve mükerreren red edildiği halde Vükelânın tebdili veyahut müceddeden ve dört ay zarfında intihap ve içtima olunmak üzere Heyeti Mebusan’ın feshi hukuku Padişahi cümlesindendir. Fakat Heyeti cedidei Mebusan evvelki heyetin reyinde sebat ve ısrar ederse Meclisi Mebusan’ın rey ve kararının kabulü mecburi olacaktır.”  43’üncü Maddei Muaddele  “Meclisi Umuminin iki heyeti beher sene teşrinisanî ibtidasında ve tecil vuku bulmuş ise müddeti teciliyenin inkizasında bilâ davetin içtima eder ve ba iradei seniye küşad edilir. Müddeti içtima altı aydır ve bu müddetin hitamında Meclis yine ba iradei seniye kapanır. Bu Heyetlerden biri diğerinin bulunmadığı zamanlarda münakit olamaz. Meclisi Mebusan fesh edildiği halde dört ay sonra içtima edecek olan heyeti cedidenin içtimaı bir içtimaı fevkalâde hükmünde olup müddeti iki aydır ve kabili temdit olup tecile tabi değildir ve altmış dokuzuncu maddede muharrer olan dört seneden ibaret müddeti memuriyeti teşrinisani ibtidasında başlar.” Kanunu Esasinin yetmiş üçüncü maddesi mülgadır. Meclisi Mebusan ve Âyanda kabul olunan işbu layihanın kanuniyetini ve ona göre Kanunu Esasiye ilâvesini irade eyledim.

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 28) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Mevaddı Muaddele; (Tadil Edilmiş Yani Değiştirilmiş Maddeler)

    Madde 120 – Kanunu mahsusuna tebaiyet şartı ile Osmanlılar hakkı içtimaa mâliktir. Devleti Osmaniyenin temamiyeti mülkiyesini ihlâl ve şekli meşrutiyet ve hükûmeti tagyir ve Kanunu Esasî ahkâmı hilâfına hareket ve anasırı Osmaniyeyi siyaseten tefrik etmek maksatlarından birine hadim veya ahlâk ve adabı umumiyeye mugayır cemiyetler teşkili memnu olduğu gibi alelıtlâk hafi cemiyetler teşkili de memnudur.

    Madde 121 – Heyeti Âyan müzakeratı alenidir, fakat bir maddei mühimmeden dolayı müzakerat hafi tutulmak Vükelâ canibinden veya Heyeti Âyan azasından beş zat tarafından teklif olundukta heyetin içtima ettiği mahal azanın maadasından tahliye edilerek teklifi red veya kabul için ekseriyeti âraya müracaat olunur.

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 28) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Mevaddı Muaddele; (Tadil Edilmiş Yani Değiştirilmiş Maddeler)

    Madde 54 – Tanzim olunacak kavanin lâyıhaları Meclisi Mebusan ve Ayanca tetkik ve kabul olunarak ledelarz tasdik ile icrayı ahkâmına iradei seniyei Hazireti Padişahi taallûk ederse düsturül amel olur. Arz olunan kanunlar iki mah zarfında ya tasdik olunur yahut tekrar tetkik edilmek üzere bir kerre iade edilir. İade olunan kanunun tekrar müzakeresinde ekseriyeti sülüsan ile kabulü şarttır. Müstaceliyetine karar verilmiş olan kanunlar on gün zarfında ya tasdik veya iade olunur.

    Madde 76 – Mebuslardan her birine beher sene içtimaı için Hazineden otuz bin kuruş verilecek ve şehrî beş bin kuruş maaş itibariyle memurini mülkiye nizamına tevfikan azimet ve avdet harcirahı ita kılınacaktır. Müddeti kanuniyeden fazla içtima vuku bulduğu suretde şehrî beşbin kuruş itibarile tahsisatı munzama verilecektir.

    Madde 77 – Heyeti Mebusan Riyaseti ile birinci ve ikinci reis vekâletlerine Heyet tarafından her sene içtimaında ekseriyetle birer zat intihab ve intihabı vaki huzuru Padişahiye arz olunur.

    Madde 80 – Masarifatı umumiye muvazene kanununda gösterildiği veçhile Heyeti Mebusan’da tafsilâtı ile tetkik olunduktan sonra miktarına Vükelâ hazır olduğu halde Mebusan’ca karar verilir. Buna karşılık olacak varidatın keyfiyet ve kemiyeti ve sureti tevzii ve tedariki Vükelâ huzuru ile tâyin edilir.

    Madde 113 – Mülkün bir cihetinde ihtilâl zuhur edeceğini müeyyit asar ve emarat görüldüğü halde Hükûmeti seniyenin o mahalle mahsus olmak üzere muvakkaten idarei örfiye ilânına hakkı vardır. İdarei örfiye, kavanin ve nizamatı mülkiyenin muvakkaten tatilinden ibaret olup idarei örfiye tahtında bulunan mahallin sureti idaresi nizamı mahsus ile tâyin olunacaktır.

    Madde 118 – Elyevm düsturülamel bulunan nizamat ve teamül ve adât ileride vazolunacak kavanin ve nizamat ile tâdil veya ilga olunmadıkça meriyül icra olacaktır. Kavanin ve nizamatın tanziminde muamelâtı nasa erfak ve ihtiyacatı zamana evfak ahkâmı fıkhiye ve hukukiye ile adab ve muamelât esas ittihaz kılınacaktır.

    119’uncu madde tay olunmuştur. (Yeniden üç maddî ilâve olunup Kanunu Esasinin tetkikat ve tadilâtı ikbal olundukta faslı mahsuslarına nakli ve derç olunmak üzere mevaddı selâsei mezkure şimdilik yüz on dokuz ve yüz yirmi ve yüz yirmi bir rakamı ile berveçhi ati tahrir edilmiştir): 

    Madde 119 – Postahanelerde mevdu evrak ve mekâtip müstantik veya mahkeme kararı olmayınca açılamaz. 

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 28) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Mevaddı Muaddele; (Tadil Edilmiş Yani Değiştirilmiş Maddeler)

    Madde 36 – Meclisi Umumî münakit (toplantı halinde) olmadığı zamanlarda Devleti bir muhataradan veyahut emniyeti umumiyeyi halelden vikâye (korumak) için bir zarureti mübreme zuhur ettiği ve bu babda vazına lüzum görünecek kanunun müzakeresi için Meclisin celp ve cemine vakit müsait olmadığı halde Kanunu Esasi ahkâmına mugayir olmamak üzere Heyeti Vükelâ tarafından verilen kararlar Heyeti Mebusan’ın içtimaiyle verilecek karara kadar ba iradei seniye muvakkaten kanun hüküm ve kuvvetinde olup ilk içtimada Heyeti Mebusan’a tevdî edilmek lâzımdır.

    Madde 38 – İstizahı madde için Vükelâdan birinin huzuruna Meclisi Mebusan’da ekseriyetle karar verilerek davet olundukta ya bizzat bulunarak yahut maiyetindeki rüesayı memurinden birini göndererek irad olunacak suallere cevap verecek yahut lüzum görür ise mesuliyeti üzerine alarak cevabının tehirini talep etmek hakkını haiz olacaktır. Neticei istizahta Heyeti Mebusanın ekseriyeti arası ile hakkında âdemi itimat beyan olunan nazır sakıt olur. Reisi vükelâ hakkında âdemi itimat beyan olunduğu halde Heyeti Vükelâ hep birden sukut eder.

    Madde 43 – Meclisi Umuminin iki heyeti beher sene teşrinisani iptidasında bilâ davet tecemmu eder ve ba iradei seniye açılır ve mayıs iptidasında yine ba iradei seniye kapanır. Bu heyetlerden biri diğerinin müçtemi bulunmadığı zamanlarda münakit olamaz.

    Madde 44 – Zatı Hazreti Padişahi görülecek lüzum üzerine re’sen yahut mebusanın ekseriyeti mutlakası tarafından vuku bulacak talebi tahririye binaen Meclisi Umumiyi vaktinden evvel açar ve Heyeti Umumiyenin kararı ile veya re’sen müddeti muayenei içtimaı temdit edebilir.

    Madde 53 – Müceddeden (yeniden) kanun tanzimini veya kavanini mevcudeden birinin tadilini teklife Vükelâ ve Âyan ve Mebusan’dan her birinin hakkı vardır. İki Meclisten her biri müceddeden veya tadilen kaleme aldığı kanun lâyıhalarını diğer heyete gönderir. Orada dahi kabul olunduktan sonra tasdiki Hazreti Padişahiye arzolunur.  

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 27) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Mevaddı Muaddele; (Tadil Edilmiş Yani Değiştirilmiş Maddeler)

    Madde 28 – Meclisi Vükelâ Sadrıazam’ın riyaseti tahdında olarak aktolunup dâhili ve harici umuru mühimmenin merciidir. Müzakeratından muhtacı tasdik olan kararları ledelarz (sunularak) idarei seniye (padişah emri) ile icra olunur.

    Madde 29 – Vükelâdan her biri dairesine ait olan umurdan mezuniyeti tahtında (görevi altındaki işlerden) bulunanları usule tevfikan icra ve icrası mezuniyeti tahtında olmıyanları Sadrıazam inha eder (üstlenir). Sadrıazam dahi o makule mevaddan müzakereye muhtaç olmıyanları doğrudan doğruya ve muhtacı müzakere bulunanları Meclisi Vükelâda badel müzakere (görüşmeden sonra) muhtacı tasdik olduğu takdirde arz eder ve muhtacı tasdik olmıyanlar hakkındaki Heyeti Vükelâ kararını tebliğ eyler. Bu mesalihin envağ ve derecatı kanunu mahsusla tâyin olunacaktır. Şeyhülislâm muhtacı müzakere olmıyan mevaddı doğrudan doğruya arz eder. 

    Madde 30 – Vükelâ, (vekiller yani bakanlar) Hükûmetin siyaseti umumiyesinden müştereken ve daireyi nezaretlerine ait muamelattan dolayı münferiden Meclisi Mebusan’a karşı mesuldürler. Tarafı Hazireti Padişahiden tasdike muhtaç olan mukarreratın mamulünbiha (kararların çıkması) olması için Sadrıazam ile dairei müteallikası nazırı tarafından kararnamelere vazı imza edilerek kararın mesuliyeti deruhte olunmak ve anların imzası balâsına tarafı Hazireti Padişahiden dahi vazı imza buyrulmak şarttır. Heyeti Vükelâca ittihaz olunan kararlar umum Vükelânın imzalarını havi olacak ve o imzaların balâsına (altına) muhtacı tasdik olduğu takdirde kezalik tarafı Hazireti Pahişahiden vazı imza buyrulacaktır.

    Madde 35 – Vükelâ ile Heyeti Mebusan arasında ihtilaf vukuunda Vükelâ reyinde ısrar edüp te mebusan canibinden katiyen ve mükerren (tekrar) red edildiği halde Vükelâ ya mebusanın kararını kabule veya istifaya mecburdur. İstifa takdirinde yeni gelen heyeti Vükelâ heyeti sabıkanın fikrinde ısrar eder ve Meclis esbabı mucibe beyanı ile yine red ederse yedinci madde mucibince intihabata başlanılmak üzere zatı Hazireti Padişahi Meclisi feshedebilir; fakat heyeti cedidei mebusan evvelki heyetin reyinde sebat ve ısrar ederse Meclisi Mebusan’ın rey ve kararının kabulü mecburî olacaktır.

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 24) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Mevaddı Muaddele; Tadil Edilmiş Yani Değiştirilmiş Maddeler

    Madde 3 – Saltanatı Seniyei Osmaniye, Hilâfeti Kübrâyı İslamiyeti haiz olarak (bulundurarak) Sülalei Âli Osmandan usulü kadimesi veçhile (eski usulü gereği) ekber (büyük) evlada aittir. Zatı Hazreti Padişahi hini cüluslarında (tahta çıkışlarında) Meclisi Umumide ve Meclis müçtemi (içtima etmiş, toplanmış) değilse ilk içtimaında Şer’i Şerif (dini hükümler) ve Kanunu Esasi ahkâmına riayet (hükümlerine uymak) ve vatan ve millete sadakat edeceğine yemin eder.

    Madde 6 – Sülalei Âli Osmanın hukuku hürriye (kişisel hakları) ve emval (mallar) ve emlâki zatiye (kişisel mülkleri) ve kanunu mahsus mucibince (ilgili kanun gereğince) madâmelhayat tahsisatı maliyeleri (hayatboyu mali ödenekleri) tekâfülü umumi tahdındadır (kamunun kefaleti altındadır).

    Madde 7 – Vükelânın azil ve nasbı (Bakanların görevden alınması ve atanması) ve rütbe ve menasıp tevcihi (kişilere rütbeler ve terfiler verilmesi) ve nişan itası (madalya verilmesi) eyalâtı mümtazenin şeraiti imtiyazilerine tevfikan icrayı tevcihatı (muhtar idarelerin ayrıcalıklı şartlarına göre yönetilmesi) ve meskûkât darbı (para basılması) ve hutbelerde nâmının zikri (hutbelerede adının söylenmesi) ve düveli ecnebiye ile muahedat akdi (yabancı devletlerle antlaşma imzalanması) ve harb ve sulh ilânı ve kuvvei berriye ve bahriyenin kumandası (kara ve deniz kuvvetlerine kumanda edilmesi) ve harekâtı askeriye ve ahkâmı şeriye ve kanuniyenin icrası (askeri hareketlerin, dini ve yasal hükümlerin yürütülmesi) ve devairi idarenin muamelâtına müteallik nizamnamelerin tanzimi (devlet dairelerinin işleyişine yönelik yönetmeliklerin düzenlenmesi) ve mücazatı kanuniyenin tahfifi (yasal cezaların hafifletilmesi) veya affı ve Meclisi Umuminin akt (toplanma) ve tatili ve ledeliktiza (icap ettiğinde) Heyeti Mebusan’ın azası yeniden intihap olunmak (seçilmek) şartile feshî (azasının yeniden seçilmesi şartı ile Meclisin feshi) hukuku mukaddesi Padişahi cümlesindendir (padişahın kutsal hukuku içerisindedir).

    Madde 7 – Hutbelerde namının zikri (hutbelerede adının söylenmesi) ve meskûkât darbı (para basılması), kanunu mahsusuna tevfikan rütbe ve menasıp tevcihi (ilgili kanuna dayanarak kişilere rütbeler ve terfiler verilmesi), nişan itası (madalya verilmesi),  Sadrıazam ve Şeyhülislâmın intihap ve tâyin (başbakan ve şeyhülislâmın seçilmesi ve göreve tayin edilmesi) ile Sadrıazamın teşkil ve arz edeceği Vükelânın tasdiki memuriyetleri (Başbakan’ın oluşturup padişaha sunacağı hükümetin görevlendirmelerinin onaylanması), icabında Vükelânın alelusul azl ve tebdili (gerektiğinde Hükümetin usulünce görevden alınması veya değiştirilmesi), kavanini umumiyenin tasdiki ile ilânı meriyeti (umumi kanunları, sanırım anayasa hükümlerinin onaylanması ve ilan edilerek başlatılması), devairi hükûmetin muamelâtına ve kavaninin suveri icraiyesine müteallik nizamnameler tanzimi, (devlet dairelerinin işleyişine ve kanunların uygulanmasına yönelik yönetmeliklerin düzenlenmesi) her nevi kavanin teklifi, ahkâmı şeriye ve kanuniyenin muhafaza ve icrası, eyalâtı mümtazenin şeraiti imtiyaziyelerine tevkifat icrayı tevcihatı, kuvayyı berriye ve bahriyenin kumandası, harp ilânı, musalâha akdi, mücazatı kanuniyenin tahfif veya affı, Meclisi Umuminin tasvibi ile affı umumî ilânı, Meclisi Umuminin miadında küşat ve tatili, Meclisi Umuminin ahvali fevkalâdede vaktinden evvel içtimaa daveti, otuz beşinci madde mucibince Meclisi Mebusan’ın üç ay zarfında intihap olunup içtima etmek şartı ve Heyeti Âyanın muvafakatı ile ledeliktiza feshi, alelumum muahedat akdi hukuku mukaddesi Padişahidendir. Ancak sulhe ve ticarete ve terk ve ilhakı araziye ve tebai Osmaniyenin hukuku asliye ve şahsiyesine taallûk eden ve Devletçe masarifi mucip olan muahedatın akdinde (antlaşmaların yapılmasında) Meclisi Umuminin tasdiki şarttır. Meclisi Umuminin münakit olmadığı zamanda Heyeti Vükelânın tebeddülü vukuunda (Hükümetin değişmesi durumunda) keyfiyeti tebeddüleden mütevellit mesuliyet, heyeti lâhiyaka (encümene) ait olacaktır.

    Madde 10 – Hürriyeti şahsiye her türlü taarruzdan masundur. Hiç kimse şer’ ve kanunun tâyin ettiği sebep ve suretten maada bir bahane ile tevkif ve mücazat olunamaz.

    Madde 12 – Matbuat kanun dairesinde serbesttir. Hiç bir veçhile kableltab (tab etmeden önce) teftiş ve muayeneye tâbi tutulamaz.

    Madde 27 – Mesnedi Sadaret ve Meşihatı İslamiye emniyet buyrulan zevata ihale buyrulduğu misillu teşkili Vükelâya memur olan Sadrazamın tensip ve arzı ile sair Vükelânın memuriyetleri dahi ba iradei şahane icra olunur. (Sadrazam, şeyhülislam ve hükümet üyelerini padişah onaylar)

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 24) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Zilhicce 1293 Tarihli Kanûn-u Esâsî’nin Bazı Mevaddı Muaddelesine (Tadil Edilmiş Yani Değiştirilmiş Maddelere) Dair Kanun;

    5 Şaban 1327 – 3 Ağustos 1325 (1909)  Heyeti Âyân Kararnamesi Kanunu Esasi’nin lüzumu tadiline (Kanunu Esasi’nin değiştirilmesi gereğine) Meclisi Mebusan’ca sülüsan ekseriyetle (üçte bir çoğunlukla) karar verilip ve mevaddı muaddelesi (tadil edilmiş maddeleri) bend bend yine sülüsan ekseriyetle kabul olunup lâyihayı kanuniye (kanun tasarısı) şeklinde Meclisi Âyana tevdi kılınmış (gönderilmiş, sunulmuş) ve Meclisi Âyanca dahî Kanunu Esasinin lüzumu tadiline sülüsan ekseriyetle karar verilerek lâyihayı kanuniyesi encümeni mahsusuna (ilgili komisyonuna) havale olunmuş idi. Ancak devrei içtimaiyenin ahiri (toplanma devresinin sonu) olmak ve Meclisi Mebusan’dan tevdi olunan levayıhı kanuniye tekessür etmek (kanun tekliflerinin yoğunlaşması) sebebiyle Kanunu Esasinin baştan başa tetkikatına vakit müsait olamamış ve meşrutiyeti idare ve hâkimiyeti milliyenin teeyyüdü (pekişmesi, doğrulanması) için kanunu mezkûr mevaddının (söz konusu kanun maddelerinin) en mühim ve müstacel (aciliyetli) olanlarının tetkiki ve müphem ve nakıs görünenlerin (şüpheli ve eksik görünenlerin) tavzih ve ikmali (açıklanması ve tamamlanması) ile işbu devrei içtimaiyeye (bu toplantı devresine) ait kavanin (kanunlar) sırasında ilân olunması kavaidi meşrutiyetin (meşrutiyet kanunlarının) cidden ve fiilen teessüs ettiğini (kuruluşunu yaptığını) enzarı âmmede (kamuoyunda, kamunun gözünde) isbat etmek için elzem görülmüş ve mevaddı sairenin tetkikatı devrei içtimaiyei âtiyeye (diğer maddelerinin araştırılması diğer içtima devresine) bırakılmıştır. Her iki heyetde tadilen kabulüne karar verilen üçüncü, altıncı, yedinci, onuncu, on ikinci, yirmi yedince yirmi sekizinci, yirmi dokuzuncu, otuzuncu, otuz beşinci, otuz altıncı, otuz sekizinci, kırk üçüncü, kırk dördüncü, elli üçüncü, elli dördüncü, yetmiş altıncı, yetmiş yedinci, sekseninci, yüz on üçüncü ve yüz on sekizinci maddeleri asılları ile sureti muaddelerini havi layıhayı kanuniye leffen takdim kılınmış (değiştirilmiş kısımlarının kopyasını içeren kanun tasarısı ilişikte sunulmuş) ve yüz on dokuzuncu madde tay edilmiş (çıkartılmış) ve yeniden üç madde ilâve olunup Kanunu Esasinin tetkikat ve tadilâtı ikmal olundukta (inceleme ve değişikliği tamamlanarak) faslı mahsuslarına nakl ve derç olunmak (kendi fasıllarına yani değiştirilen maddelerin yerlerine taşınmak) üzere mevaddı selâsei mezkûre (söz konusu üçüncü maddeler) şimdilik yüz on dokuzuncu ve yüz yirminci ve yüz yirmi birinci madde olarak kabul olunmuş ve lâyıhayı mezkûrenin bilistizan tasdiki âliye iktiran ettikten (Söz konusu tasarının izin alınarak Padişaha onaylatıldıktan) sonra ceridei resmiye (resmi gazete) ile ilân olunarak mevki tatbika vaz edilmek üzere Kuvvei İcraiyeye tebliği (uygulanması için hükümete bildirilmesi) kararlaştırılmıştır.

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 23) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Mevaddı Şetta; (Çeşitli Hükümler)

    Madde 113 – Mülkün bir cihetinde ihtilâl zuhur edeceğini müeyyid asar ve emarat (sağlam eser ve belirti) görüldüğü halde Hükûmeti seniyenin o mahalle mahsus olmak üzere muvakkaten (geçici olarak) (idarei örfiye) ilânına hakkı vardır. (İdarei örfiye) kavanin ve nizamatı mülkiyenin (kanunlar ve mülki düzenlemelerin) muvakkaten (geçici olarak) tatilinden ibaret olup (idarei örfiye) tahtında (altında) bulunan mahallin sureti idaresi nizamı mahsus ile tâyin olunacaktır (özel düzenleme ile belirlenecektir). Hükûmetin emniyetini ihlâl ettikleri idarei zabıtanın tahkikatı mevsukası üzerine sabit olanların (Hükümetin, güvenliği tehdit ettikleri güvenlik birimlerinin araştırması ile belgelenmiş olanların)  memâliki mahrusai şahaneden ihraç ve teb’id etmek (memleketin büyükşehirlerinden çıkartmak ve cezalandırmak) münhasıran (özellikle) Zatı Hazreti Padişahinin yedi iktidarındadır (padişahın elindedir).

    Madde 114 – Osmanlı efradının kâffesince tahsili maarifin birinci mertebesi mecburi (Osmanı fertlerinin tamamınca ilköğretimin ilk seviyesi mecburi) olacak ve bunun derecat ve teferrüatı nizamı mahsus ile tâyin kılınacaktır. (bunun derece ve ayrıntısı özel düzenleme ile belirlenecektir.)

    Madde 115 – Kanunu Esasinin bir maddesi bile hiçbir sebep ve bahane ile tatil veya icradan iskat edilemez (yürürlükten kaldırılamaz).

    Madde 116 – Kanunu Esasinin mevaddı mündericesinden (maddelerinin içeriğinin) bazılarının icabı hale ve vakte göre tagyir ve tadiline lüzumu salih ve kat’i göründüğü halde zikri ati şerait ile tadili caiz olabilir. Şöyle ki, ya Heyeti Vükelâ veya Heyeti Âyan veya Heyeti Mebusan tarafından işbu tadile dair bir teklif vuku bulduğu halde evvelâ Meclisi Mebusan’da âzayı mürettebenin sülüsan ekseriyetile kabul olunur ve kabul Meclisi Âyanın kezalik sülüsan ekseriyetile tastik edildikten sonra iradei seniye dahi sudur eder ise tadilâtı meşruha düstürulamel olur ve Kanunu Esasinin tadili teklif olunan bir maddesi berveçhi meşruh müzakeratı lâzimesinin icrasile iradei seniyesinin suduruna kadar hüküm ve kuvvetini gaip etmeksizin meriyülicra tutulur.

    Madde 117 – Bir maddei kanuniyenin tefsiri (açıklaması) lâzım geldikte umuru adliyeye müteallik (adli işlere yönelik) ise tâyini manâsı (anlamının belirlenmesi işi) Mahkemei Temyize (Yargıtay’a) ve idarei mülkiyeye dair ise Şûrayı Devlete (Danıştay’a) ve işbu Kanunu Esasiden ise Heyeti Âyana aittir.

    Madde 118 – Elyevm düsturülamel (bugün esas alınması gerekli) bulunan nizamat ve teamül ve âdet (düzenleme, eğilim ve adet) ileride vazolunacak (konulacak) kavanin ve nizamat ile tadil veya ilga olunmadıkça meriyülicra (kanun, düzenleme ile değişiklik ve kaldırılması söz konusu olmayınca yürürlükte) olacaktır. Madde 119- Meclisi Umumiye dair olan fi 10 Şevval sene 93 tarihli Talimatı Muvakkate’nin cereyanı ahkâmı yalınız birinci defa içtima edecek Meclisi Umuminin müddeti inikadiyesi hitamına(Meclisin toplanma süresinin sonuna kadar) kadar olup ondan sonra hükmü cari değildir.

     Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 21) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Vilâyat; Vilâyetler

    Madde 108 – Vilâyetin usulü idaresi, tevsii mezuniyet ve tefriki vezayif kaidesi üzerine müesses olup derecatı nizamı mahsus ile tâyin kılınacaktır. (Vilâyetlerin idare yöntemi; geniş yetki vermek ve görevlerin ayrılması üzerine kurulmuş olup, kademeleri, dereceleri özel yönetmelik ile belirlenir.)   

    Madde 109 – Vilâyet ve leva ve kaza merkezlerinde olan idare meclislerile senede bir defa merkezi vilâyette içtima eden (vilâyet merkezinde toplanan)  Meclisi Umumî âzasının sureti intihabı (seçim şekli) bir kanunu mahsus ile tevsi olunacaktır (bir özel kanun ile düzenlenecektir).

    Madde 110 – Vilâyet Mecalisi Umumiyesinin vezayifi (görevleri) yapılacak kanunu mahsusunda beyan olunacağı veçhile (özel kanunu ile açıklanacağı üzere) turuku meabir tanzimi (yol ve inşaat düzenlemesi) ve itibar sandıklarının teşkili (kredi sandıklarının oluşturulması) ve sanayi ve ticaret ve felahatın (ziraatin, ekinciliğin) teshili (kolaylaştırılması) gibi umuru nafiaya müteallik mevad (nafıa işlerine yönelik hususlar, işler) hakkında ve umuma ait maarif ve terbiyenin intişarı (yayılması) yolunda müzakerata şâmil olmakla beraber, tekâlif (vergiler) ve mürettebatı miriyenin (devlet mallarının düzenlenmesi) sureti tevzi ve istihsalinde (dağıtım ve üretiminde) ve muamelâtı sairede (diğer işlemlerde) kavanin ve nizamatı mevzua ahkâmına muhalif (kanunlar ve yönetmeliklerin hükümlerine muhalif) gördükleri ahvalin müteallik (ilgili) olduğu makam ve mevkilere tebliğ ile tashih ve ıslahı (bildirmek, düzeltmek ve islah etmek) zımnında (dolayısı ile) arzı iştikâ (şikâyet) etmek selâhiyetini dâhil muhtevi olacaktır.

    Madde 111- Müsakkafat ve müstagallat ve nukudu mevkufe hasılatının şurutu vakfiyesi ve teamülü kadimi veçhile meşrutun lehine ve hayrat ve müberrata sarfolunmak üzere vasiyet edilen emvalin vasiyetnamelerde muharrer olduğu üzere musalehine sarfına ve emvali eytamın nizamnamei mahsusu veçhile sureti idaresine nezaret etmek üzere her kazada her milletin bir cemaat meclisi bulunacak ve bu meclisler tanzim edilecek nizamatı mahsusası veçhile her milletin müntehap efradından mürekkep olacaktır. Ve mecalisi mezkûre mahalleri hükümetlerini ve Vilâyet Mecalis’i Umumiyesini kendilerine merci bilecektir.

    Madde 112- Umuru belediye (belediye işleri) Dersaadet (İstanbul) ve taşralarda bilintihap teşkil olunacak (seçimsiz oluşturulacak) Devairi Belediye Meclisleriyle idare olunacak ve bu dairelerin sureti teşkili ve vezaifi ve âzasının sureti intihabı kanunu mahsus ile tâyin kılınacaktır (oluşma şekli ve görevleri ve üyelerinin seçilme şekli özel kanunu ile belirlenecektir).

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 21) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Umuru Mâliye; Mâli İşler

    Madde 96- Tekâlifi Devletin (vergilerin) hiçbiri bir kanun ile tâyin olunmadıkça vaz’ ve tevzi istihsal (konulması ve dağıtımının yapılması) olunamaz.

    Madde 97- Devletin bütçesi varidat ve mesarifatı takribiyesini mübeyyin (gelir ve giderleri arasındaki tahmin) kanundur. Tekâlifi Devletin vaz’ ve tevzi ve tahsil emrinde (devletin vergi koyma, dağıtma ve tahsil etme işinde) müstenit olacağı (dayanacağı) kanun budur.

    Madde 98 – Büdçe yani Muvazenei Umumiye Kanunu Meclisi Umumide madde be madde tetkik ve kabul olunur. Varidat ve mesarifatı muhammenin müfredatını cami olmak üzere ana merbut olan cedveller nizamen tâyin olunan numunesine tevfikan aksam ve fusul ve mevaddı müteaddideye münkasem olarak bunların müzakeresi dahi fasıl icra edilir.

    Madde 99 – Muvazenei Umumiye Kanunu mütealilk olduğu senenin dühulünde mevkii icraya konulabilmek için lâyihası Hey’eti Mebusan’a Meclisi Umuminin küşadı akabinde ita olunur.

    Madde 100 – Bir kanunu mahsus ile muayyen olmadıkça (bir özel kanunla belirlenmedikçe) emvâli Devletten muvazene (bütçe) haricinde sarfiyat caiz olamaz.

    Madde 101- Meclisi Umuminin münakit bulunmadığı esnada esbabı mücbireyi fevkalâdeden dolayı muvazene haricinde masraf ihtiyarına lüzumu kavi tahakkuk eder ise mesuliyeti Heyeti Vükelâya ait olmak ve Meclisi Umuminin küşadı akabinde ana dair kanun lâyıhası Meclisi Umumiye verilmek üzere o masrafın tesviyesi için iktiza eden mebaliğin tarafı Hazreti Padişahiye arz ve istizan ile sadır olacak iradei seniye üzerine tedarik ve sarfı caiz olur.

    Madde 102 – Muvazene Kanununun hükmü bir seneye mahsustur. O senenin haricinde hükmü cari olamaz ancak bazı ahvali fevkalâdeden dolayı Meclisi Mebusan muvazeneyi kararlaştırmaksızın fesih olunduğu halde hükmü bir seneyi tecavüz etmemek üzere bir kararname ile Vükelâyı Devlet ba iradei seniye senei sabıka muvazenesinin cereyanı ahkâmını Meclisi Mebusan’ın gelecek içtimaına kadar temdit ederler.

    Madde 103 – Muhasebei Kat’iye Kanunu müteallik olduğu senenin varidatında istihsal olunan mebaliğ ile yine o senenin mesarifatına vuku bulan sarfiyatın miktarı hakikisini mübeyyin olarak bunun şekil ve taksimatı dahi Muvazenei Umumiye tamamile mutabık olacaktır.

    Madde 104 – Muhasebei Kat’iye Kanununun lâyihası müteallik olduğu senenin hitamından itibaren nihayet dört sene sonra Meclisi Umumiye ita olunur.

    Madde 105 – Emevali Devletin kabız ve sarfına memur olanların muhasebelerini rüiyet ve devairden tanzim olunan sâi muhasebelerini tetkik ederek hulâsai tetkikat ve neticei mütalâatını her sene bir takriri mahsus ile Heyeti Mebusan’a arzeylmek üzere bir Divanı Muhasebat teşkil olunacaktır. Bu divan her üç ayda bir kerre ahvali maliyeyi Riyaseti Vükelâ vasıtasile ba takrir tarafı Hazreti Padişahiye dahi arzeder.

    Madde 106 – Divanı Muhasebatın (Sayıştay’ın) azası on iki kişiden mürettep olacak ve her biri Heyeti Mebusan’dan ekseriyetle azlinin lüzumu tastik olunmadıkça memuriyetinde kaydı hayat ile kalmak üzere ba iradei seniye nasbolunacaktır.

    Madde 107 – Divanı Muhasebet âzasının evsaf ve vezayifinin tafsilatı ve sureti istifade ve tebdil ve terakki ve tekaüdü ve ahkâmının keyfiyeti teşkili bir nizamı mahsus ile tâyin olunacaktır.

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 20) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Divânı Âli; (Yüce Divan. Şimdiki Anayasa Mahkemesi ve Danıştay gibi)

    Madde 92- Divanı Âli otuz âzadan mürekkeptir (Yüce Divan otuz üyeden oluşmuştur). Bunların onu Heyeti Âyan ve onu Şûrayı Devlet ve onu Mahkemeyi Temyiz ve İstinaf rüesa ve âzasından (Temyiz Mahkemesi yani Yargıtay reisi ve üyelerinden) kur’a ile tefrik ve tâyin olunarak (kura ile ayrılıp tayin olunarak) Heyeti Âyan dairesinde lüzum göründükçe ba iradei seniye akdolunur (Padişah emriyle onaylanır). Vazifesi (görevi); Vükelâ ile Mahkemei Temyiz rüesa ve âzasının ve zat ve hukuk şahane aleyhinde harekete ve Devleti bir hali muhataraya ilkaya tasaddi eyliyenlerin muhakemesidir (Hükümet ile Yargıtay ve üyelerinin ve padişahın aleyhinde hareket ve devleti zarara düşürmeye girişenlerin mahkemesidir).

    Madde 93- Divanı Âli (Yüce Divan) ikiye münkasem (iki parçalı) olup biri Dairei İthamiye ve biri Divanı Hükümdür. Daireyi İthamiye dokuz âzadan ibaret olup bunun üçü Heyeti Âyan ve üçü Divanı Temyiz ve İstinaf (Yargıtay) ve üçü Şûrayı Devlet (Danıştay) âzasından Divanı Âliye alınacak âza içinden kur’a ile intihap olunur (seçilir).

    Madde 94- Bu daire, şikâyet olunan zevatın müttehem olup olmadığına sülüsan ekseriyetile (şikâyet edilen kişilerin itham edilip edilmediğine üçte bir çoğunlukla) karar verir ve Dairei İthamiyede bulunanlar Divanı Hükümde bulunamaz. Madde 95- Divanı Hüküm, yedisi Heyeti Âyan ve yedisi Divanı Temyiz ve İstinaf (Yargıtay) ve yedisi Şûrayı Devlet(Danıştay)rüesa ve âzasından(başkan ve üyelerinden) olmak üzere Divanı Âli âzasının yirmi bir neferinden mürekkep olarak Dairei İthamiye tarafından muhakemesi lâzım olduğuna karar verilmiş dâvalar hakkında âzayı murettebenin sülüsan ekseriyetile kat’iyen ve kavanini mevzuasına tatbikan hükmeder ve hükümleri kabili istinaf ve temyiz değildir. (üst mahkemeye gönderilemez)

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 18) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Mehakim; Mahkemeler

    Madde 81 – Kanunu mahsusuna tevfikan (özel kanununa uygun olarak) tarafı Devletten nasbolunan (devlet tarafından atanan) ve yedlerine (kendilerine) beratı şerif (şerefli görev belgesi) verilen hâkimler layenazildir (görevinden alınamaz). Fakat istifaları kabul olunur. Hâkimlerin terekkiyatı ve meslekleri ve tebdili memuriyetleri ve tekaüdleri ve bir cürüm ile mahkûmiyet üzerine azil olunmaları dahi kanunu mahsusu hükmüne tabidir ve hâkimlerin ve mehakim memurlarının matlup olan evsafını işbu kanun irae eder (hâkimlerin ve mahkeme memurlarının kabul edilebilir vasıflarını bu kanun belirler).

    Madde 82 – Mahkemelerde her nevi muhakeme alenen cereyan eder ve ilâmatın neşrine mezuniyet (mahkeme kararının yazımlanmasına izin) verir. Ancak kanunda musarrah esbaba mebni mahkeme muhakemeyi hafi (açıkça sebeplerine dayanarak mahkemece muhakeme gizli) tutulabilir.

    Madde 83 – Herkes huzuru mahkemede hukukunu muhafaza için lüzum gördüğü vesaiti meşruayı istimal edebilir (yasal araçları kullanabilir).

    Madde 84 – Bir mahkeme vazifesi dâhilinde olan dâvanın her ne vesile ile olursa olsun rüiyetinden imtina edemez (görüşülmesinden kaçınamaz) ve bir kerre rüyetine veyahut rüiyeti için iktiza eden tahkikatı evvileyeye (görüşülmesine veya görüşülmesi için ortaya çıkan araştırmaya) başlandıktan sonra tatil veya tâviki dahi caiz olamaz (bırakılması veya geciktirilmesi uygun olamaz); meğerki müddei dâvadan keffiyed etmiş ola (meğerki savcı davaya kâfi demiş olsun). Şu kadar ki cezaya müteallik deavide (cezaya dayalı davalarda) Hükümete ait olan, hukuk nizamı vechile (hukuk düzeni gereği) yine icra olunur.

    Madde 85- Her dâva ait olduğu mahkemede rüyet olunur (görülür). Eşhas ile hükümet beynindeki dâvalar dâhi mehakimi umumiyeye (şahıslarla hükümet arasındaki davalar bile genel mahkemelere) aittir.

    Madde 86 – Mahkemeler her türlü müdehelâttan azadedir.

    Madde 87- Deavii şer’iye (dini davalar) mehakimi şer’iyede ve deavii nizamiye (nizami davalar, din dışı davalar) mehakimi nizamiyede rüyet olunur. (görülür)

    Madde 88- Mahkemelerin sunuf (sınıflar) ve vezaif (görevler) ve selâhiyetinin derecat ve taksimatı ve hükkâmın tavzifi (hâkimlerin görevlendirmesi) kavanine müstenittir (kanuna dayalıdır).

    Madde 89- Her ne nam (ad) ile olur ise olsun bazı mevaddı mahsusayı rüiyet ve hükmetmek  (bazı özel maddeleri görüşmek ve karar vermek) için mehakimi muayyene haricinde fevkalâde bir mahkeme (belirlenmiş hâkimler dışında olağanüstü bir mahkeme) veyahut hüküm vermek selâhiyetini haiz komisyon teşkili kat’a caiz (kesinlikle uygun) değildir. Fakat kanunen muayyen olduğu veçhile tâyini mevla ve tahkim caizdir.

    Madde 90- Hiçbir hâkim hâkimlik sıfatiyle Devletin maaşlı bir başka memuriyetini uhdesinde cemedemez.

    Madde 91 – Umuru cezaiyede (ceza işlerinde) hukuku âmmeyi vikayeye (kamu hukukunu korumaya) memur müddeî umumiler (savcılar) bulunacak ve bunların vezaif ve derecatı (görev ve dereceleri) kanun ile tâyin kılınacaktır.

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 16) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Heyeti Mebusan; (Millet Meclisi)

    Madde 65 – Heyeti Mebusan’ın miktarı âzâsı, tebaai Osmaniyeden her ellibin nüfus zükûrda (erkekte) bir nefer (kişi) olmak itibariyle tertip olunur.

    Madde 66 – Emri intihap reyi hafi kaidesi üzerine müessestir (oy verme işi gizli oy kuralına göre kurulmuştur). Sureti icrası kanunu mahsus ile tâyin olunacaktır. (uygulama şekli özel kanunu ile belirlenecektir)

    Madde 67 – Heyeti Mebusan âzalığı ile Hükümet memuriyeti bir zat uhdesinde içtima edemez (bir kişi aynı zamanda hem mebus hem de memur olamaz). Fakat Vükelâdan intihap olunanların (hükümete seçilenlerin) âzalığı mücazdır. (Meclis üyesi olmaları uygundur). Vesair memurinden biri mebusluğa intihap olunur ise (diğer memurlardan birisi mebus seçilirse)  kabul edip etmemek yedi ihtiyarındandır (kendi seçimindedir). Fakat kabul ettiği halde memuriyetinden infisal eder (ayrılır).

    Madde 68 – Heyeti Mebusan için azalığa intihabı caiz (üyeliğe seçilmesi uygun) olmayanlar şunlardır: Evvelâ tebeai Devleti Âliyeden olmıyan (Devletin vatandaşı olmayan) saniyen nizamı mahsusu mucibince muvakkaten hizmeti ecnebiye imtiyazını haiz olan (ikincisi, özel yönetmeliği gereğince geçici olarak yabancı ayrıcalıklarına sahip olan)  salisen (üçüncüsü) Türkçe bilmiyen rabian (dördüncüsü) otuz yaşını ikmal etmiyen hamisen (beşincisi) hini intihabta (seçim sırasında) bir kimsenin hizmetkârlığında bulunan sadisen (altıncısı) iflâs ile mahkûm olup da iadei itibar etmemiş olan sabian (yedincisi) sui ahval ile müştehir olan (kötü hallerden şöhret olan) saminen (sekizincisi) mahcuriyetine hüküm lâhik olup ta fekki hacir edilmeyen (kendi başın iş yapmama kararı olup da bu kararı kalkmamış olan kişi) tasian (dokuzuncu) hukuku medeniyeden sakıt olmuş (medeni haklarından mahrum olmuş), aşiren (onuncu) tabiiyeti ecnebiye iddiasında bulunan kimselerdir. (hakkında yabancı ülke vatandaşı iddiası bulunan kişi) Bunlar mebus olamaz. Dört seneden sonra icra olunacak intihaplarda (seçimlerde) mebus olmak için  Türkçe okumak ve mümkün mertebe yazmak dahi şart olacaktır.

    Madde 69 – Mebusan intihabı umumisi (genel seçimi) dört senede bir kerre icra olunur ve her mebusun müddeti memuriyeti dört seneden ibaret olup fakat tekrar intihap olunmak caizdir (uygundur).

    Madde 70- Mebusların intihabı umumisine (genel seçimine) Heyetin mebdei içtimaı olan teşrini saniden lâakal dört mah mukaddem (Meclis’in başlangıcı olan ekim ayından dört ay önce) başlanılır.

    Madde 71 – Heyeti Mebusan âzasının herbiri kendini intihap eden dairenin (seçim bölgesinin) ayrıca vekili olmayıp umum Osmanlıların vekili hükmündedir.

    Madde 72 – Müntehipler intihap edecekleri (seçmenler, seçecekleri) mebusları mensup oldukları dairei vilâyet ahalisinden intihap (vilâyet civarından seçmeye) etmeğe mecburdur.

    Madde 73 – Ba iradei seniye Heyeti Mebusan feshile dağıtıldığı halde (Meclis padişah emri ile fesholursa) nihayet altı ayda müçtemi olmak (toplanmak) üzere umum mebusanının müceddeden intihabına (yeniden seçilmesine) başlanılacaktır.

    Madde 74- Heyeti Mebusan âzasından biri vefat eder veya eshabı hacriyei meşruadan birine duçar olur (kısıtlılık durumlarından birisine yakalanır) veya bir uzun müddette meclise devam etmez veyahut istifa eder veya mahkûmiyet veya kabulü memuriyet cihetile âzalıktan sakıt olursa yerine nihayet gelecek içtimaa yetiştirmek üzere usulü veçhile diğeri tâyin olunur.

    Madde 75 – Münhal (boş) olan mebusluk makamlarına intihap olunacak âzanın memuriyeti gelecek intihabı umumî zamanına kadardır.

    Madde 76 – Mebuslardan herbirine beher sene içtimai için Hazineden yirmibin kuruş verilecek ve şehrî (aylık) beşbin kuruş maaş itibarile memurini mülkiye nizamına tevfikan (yönetmeliğine uyarak) azimet ve avdet (gidiş ve dönüş) harcırahı ita kılınacaktır (verilecektir).

    Madde 77 – Heyeti Mebusan Riyasetine Heyet tarafından ekseriyetle üç ve ikinci ve üçüncü riyasetlere üçer nefes ki cem’an dokuz zat intihap olunarak (seçilerek) huzuru şahaneye arzile (padişaha sunularak) bunlardan birisi riyasete ve ikisi reis vekâletlerine ba idarei seniye tercih ve memuriyetleri icra kılınır (padişahın tercihi ile görevlerine başlarlar).

    Madde 78 – Heyeti Mebusan’ın müzakeratı alenidir (görüşmeleri açık yapılır). Fakat bir maddei mühimmeden (önemli bir madde nedeni ile) dolayı müzakeratı hafi tutulmak (gizli oturum ile) Vükelâ canibinden (hükümet tarafından) veyahut Heyeti Mebusan’ın âzasından onbeş zat tarafından teklif olundukta Heyetin içtima ettiği mahal âzanın maadasından tahliye edilerek (mebusların toplandığı alan üyelerden başkaları dışarıya çıkartılarak) teklifin red veya kabulü için ekseriyeti arâya (oy çokluğuna) müracaat edilir.

    Madde 79- Heyeti Mebusan’ın müddeti içtimaiyesinde (toplanma süresince) âzadan hiç biri Heyet tarafından ithama sebebi kâfi bulunduğuna ekseriyetle karar verilmedikçe (Meclis tarafından itham edilmek için yeterli sebep olduğuna dair karar verilmedikçe)  veyahut bir cünha veya cinayet icra ederken veya icrayı müteakip tutulmadıkça tevkif ve muhakeme olunamaz (yaralama veya cinayet işlerken veya bunları yaptıktan sonra takip edilerek tutulmadıkları müddetçe tutuklanamaz ve mahkeme olunamazlar).

    Madde 80 – Heyeti Mebusan kendisine havale olunacak kavanin lâyihalarını müzakere ile (kanun tekliflerini görüşerek) bunlardan umuru maliyeye (mali işlere) ve Kanunu Esasiye taalûk eder (anayasayla ilgisi olan) maddeleri red veya kabul veyahut tâdil eder ve mesarifi umumiye muvazene (genel harcama bütçesi) kanununda gösterildiği veçhile Heyeti Mebusan’da tafsilâtile tetkik olunduktan (ayrıntısıyla incelendikten) sonra miktarına Vükelâ (hükümet) ile birlikte karar verilir ve buna karşılık olacak varidatın keyfiyeti (gelirlerin durumu) ve kemmiyeti (miktarı) ve sureti tevzi ve tedariki (dağıtımı ve temini) kezalik (yine) Vükelâ (hükümet) ile birlikte tâyin edilir.

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 14) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Heyeti Âyan; (Padişahın seçtiği kişilerden oluşur)

    Madde 60 – Heyeti Âyanın reisi (başkanı) ve âzası nihayet miktarı Heyeti Mebusan âzasının sülüsü miktarını tecavüz etmemek (üye sayısının üçte birini geçmemek) üzere doğrudan doğruya tarafı Hazreti Padişahiden nasbolunur (tayin edilir).

    Madde 61 – Heyeti Âyana âza tâyin olunabilmek için asar (eserleri) ve efali (fiilleri, yaptığı işler) umumun vüsuk ve itimadına şayan (halkın sağlamlık ve güvenilirliğine lâyık) ve umuru Devlette (devlet hizmetinde) hidematı memduhesi mesbuk (geride övülen hizmetleri) ve mütearif zevattan (bilgili kişilerden) olmak ve kırk yaşından aşağı bulunmamak lâzımdır.

    Madde 62 – Heyeti Âyan âzalığı kaydı hayat iledir (ömür boyudur). Bu memuriyetlere vükelâlık (bakanlık) ve valilik ve ordu müşirliği (paşalığı) ve kazaskerlik ve elçilik ve patriklik ve hahambaşılık memuriyetinde bulunmuş olan mazulinden (azledilmiş olanlardan) ve berri ve bahri ferikândan (kara ve deniz feriklerinden, paşalarından) ve sıfatı lâzimeyi cami sair zevattan (gerekli sıfatları kapsayan diğer kişilerden) münasipleri (uygun olanları) tâyin olunur. Kendü talepleri Devletçe sair (diğer) memuriyete tâyin olunanlar azalık memuriyetinden sakıt olur (düşer)

    Madde 63 – Heyeti Âyanın azalık maaşı şehrî (ayda) onbin kuruştur. Başka bir nam ile Hazineden muvazzaf (görevli) olan azanın maaş ve tâyini eğer onbin kuruştan dûn (az) ise ol miktara iblâğ olunur (o miktara getirilir) ve eğer onbin kuruş veya ziyade ise ibka olunur (eksiltilir).

    Madde 64- Heyeti Âyan Heyeti Mebusan’dan verilen kavanin ve muvazene lâyihalarını (kanun ve bütçe kanunu tasarılarını) tetkik (araştırma) ile eğer bunlarda esası umuru diniyeye (dini işler esasına) ve Zatı Padişahinin hukuku seniyesine (padişahın kişisel hukukuna) ve hürriyete ve Kanunu Esasi ahkâmına ve Devletin tamamiyeti mülkiyesinde ve memleketin emniyeti dâhiliyesine ve vatanın eshabı müdafaa ve muhafazasına (vatanın korunması ve savunmasının sahiplerine) ve adabı umumiyeye (genel ahlaka) halel (zarar) verir bir şey görür ise, mütalâasını ilâvesile (görüşlerini ekleyerek) ya kat’iyen red veyahut tâdil ve tashih olunmak (değiştirilme ve düzeltilmek) üzere Heyeti Mebusan’a iade eder ve kabul ettiği lâyihaları tasdik ile Makamı Sadarete arzeyler ve Heyete takdim olunan arzuhalları bittetkik lüzum görür ise (araştırarak gerekli görürse) ilâvei mütalâa (ekli görüşleriyle) ile beraber Makamı Sadarete takdim eder.

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 13) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Meclisi Umumi;

    Madde 42 – Meclisi Umumî; Heyeti Âyan (Padişah tarafından seçilen, memleketin ileri gelenlerinden oluşan meclis) ve Heyeti Mebusan nâmlarile başka başka iki heyeti muhtevidir (çerir).

    Madde 43 – Meclisi Umumînin iki heyeti beher (her) sene teşrisani (Ekim) iptidasında tecemmu eder (Ekim ayı başında toplanır) ve ba iradei seniye (padişah iradesi, emri ile) açılır ve mart iptidasında yine ba iradei seniye kapanır ve bu heyetlerden biri diğerinin müctemi (toplantı hâlinde) bulunmadığı zamanda mün’akid olamaz (toplanmış olamaz). 

    Madde 44 – Zati Hazreti Padişahi, Devletçe görülecek lüzum üzerine Meclisi Umumîyi vaktinde dahi açar ve müddeti muayyenei içtimaını da tenkis veya temdit eder (meclisin toplanmasını kısabilir veya uzatabilir).

    Madde 45 – Meclisi Umumînin yevmi küşadında (açılış gününde) Zatı Hazreti Padişahi veyahut taraflarından bilvekâle (kendisinin vekil ettiği) Sadrıazam hazır olduğu ve Vükelâyı Devlete iki heyetin (ayan ve mebusan meclisleri) âzayı mevcudesi birlikte bulundukları halde resmi küşat icra olunup (resmi açılış yapılıp) seneî cariye zarfında (gelecek sene içerisinde) Devletin ahvali dâhiliye (iç işleri) ve münasebatı hariciyesine (dış ilişkileri) ve senei atiyede ittihazına lüzum (gelecek yılda alınmasına gerek) görülecek tedabir ve teşebbüsata (tedbirler ve girişimlere) dair bir nutku hümayun kıraat olunur (padişah nutku okunur).

    Madde 46- Meclisi Umumî âzalığına intihap (üyeliğine seçilen) veya nasbolunan (tayin olunan, padişahın ayan meclisine atadıkları) zevat Meclisin yevmi küşadında (açılış gününde) Sadrazam huzurunda ve o gün hazır bulunmıyan olur ise mensup olduğu heyet müçtemi olduğu halde (toplandığı zaman) reisleri huzurunda Zatı Hazreti Padişahiye ve vatanına sadakat ve Kanunu Esasî ahkâmına (hükümlerine) ve uhdesine tevdi olunan vazifeye riayetle (kendisine verilen göreve uyarak) hilâfından mücanebet eyliyeceğine tahlif edilir (aksini yapmaktan çekineceğine dair yemin ettirilir).

    Madde 47 – Meclisi Umumî âzası rey ve mütalea beyanında (oy’unu ve görüşünü açıklamada) muhtar (bağımsız) olarak bunlardan hiçbiri bir gûna vaad ve vaid (geleceğe yönelik korku vermek) ve talimat kaydı altında bulunamaz ve gerek verdiği reylerden ve gerek Meclisin müzakeratı esnasında beyan ettiği mütalealardan (görüşlerinden) dolayı bir veçhile ithal olunamaz (bir sebeple içeri alınamaz); meğerki Meclisin Nizamnamei Dâhilîsi hilâfına hareket etmiş ola. Bu takdirde nizamnamei mezkûr hükmünce muamele (gerekli hükmüne göre işlem) görür.

    Madde 48 – Meclisi Umumî âzasından birinin hıyanet ve Kanunu Esasiyi nakız (yok saymak veya bozmak) ve ilgaya tasaddi (ortadan kaldırmaya yönelmek) ve irtikâp (yolsuzluk, görevi kötüye kullanmak) töhmetlerinden biri ile müttehem (itham altında, zanlı) olduğuna mensup olduğu Heyet azayı mevcudesinin sülüsan ekseriyeti mutlakasile (heyetin mevcudunun üçte birinin mutlak çoğunluğuyla) karar verilir veyahut kanunen hapis ve nefyi mucib (sürgün gerektiren) bir ceza ile mahkûm olur ise azalık sıfatı zail (yok) olur ve bu ef’alin (fiillerin) muhakemesile mücazatı (cezalandırılması) ait olduğu mahkeme tarafından rüyet (görülür) ve hükmolunur.

    Madde 49 – Meclisi Umumî âzasından her biri reyini bizzat ita eder (kullanır) ve her birinin müzakerede bulunan bir maddenin red ve kabulüne dair rey vermekten içtinaba (çekimser davranmaya) hakkı vardır.

    Madde 50 – Bir kimse zikrolunan iki heyetin ikisine birden âza olamaz.

    Madde 51- Meclisi Umumî Heyetlerinden ikisinde dahi mürettep (oluşturmuş) olan azânın nıfsından bir ziyade (yarısından bir fazla) hazır bulunmadıkça müzakereye mubaderet olunamaz (başlanamaz) ve kâffei müzakerat sülüsan ekseriyetile meşrut olmayan hususatta (bütün görüşmelerin üçte bir çoğunluk gerektirmeyen hususlarda) hazır bulunan azanın ekseriyeti mutlakası (mutlak çoğunluğu) ile karargir olur ve tesavii âra vukuunda (oyların eşit çıkması halinde) reisin reyi iki addedilir.

    Madde 52- Bir kimse şahsına müteallik (şahsına yönelik) dâvasından dolayı Meclisi Umuminin iki Heyetinden birine arzuhal (başvuru dilekçesi) verdiği halde eğer evvelâ ait olduğu memurini Devlete veyahut o memurların tabi bulundukları mercie (yetkiliye) müracaat etmediği tebeyyün ederse (anlaşılırsa) arzuhali red olunur.

    Madde 53 – Müceddeden (yeniden) kanun tanzimi (düzenlenmemiş) veya kavanini mevcudeden (mevcut kanunlardan) birinin tadili (değişikliği) teklifi Vükelâya (hükümete) ait olduğu gibi Heyeti Ayan ve Heyeti Mebusan’ın dahi kendi vazifei muayyeneleri dairesinde (belirli görevleri içerisinde) bulunan mevad (maddeler) için kanun tanzimini (düzenlenmesi) veyahut kavanini mevcudeden (mevcut kanunlardan) birinin tadilini istidaya salâhiyetleri olmakla (değiştirilmesini istemeye yetkileri olduğu gibi) evvelce Makamı Sadaret vasıtası ile tarafı Şahaneden istizan olunarak (izin alınarak) iradei seniye müteallik buyrulur ise (padişah uygun bulur ise) ait olduğu dairelerden verilecek izahat ve tafsilat üzerine layihalarının tanzimi Şûrayı Devlete (danıştaya) havale olunur.

    Madde 54- Şûrayı Devlet’te (danıştay’da) bilmüzakere (görüşülmeden) tanzim olunacak kavanin layihaları (düzenlenecek kanun teklifleri) Heyeti Mebusan’da badehu (sonra da)  Heyeti Ayan’da tetkik ve kabul olunduktan sonra icrayı ahkâmına iradei seniyei Hazreti Padişahi müteallik buyrulur (icra edilebilmesi için Padişah emri iliştirilirse) ise düstürel amel olur (doğrusu yapılmış olur) ve işbu heyetlerin birinden katiyen reddolunan kanun layihası o senenin müddeti içtimaiyesinde tekrar mevkii müzakereye konulamaz.

    Madde 55 – Bir kanun layihası evvelâ Heyeti Mebusan’da badehu Heyeti Ayanda bend bend okunup ve her bendine rey verilüp ekseriyeti ara  (oy çokluğu) ile karar verilmedikçe ve bedel karar heyeti mecmuası (kanunun tamamı) için dahi be tekrar ekseriyetle karar hâsıl olmadıkça kabul olunmuş olmaz. 

    Madde 56 – Bu Heyetler, Vükelâdan (hükümetten) veya onların göndereceği vekillerden veya kendi azalarından olmayan veyahut resmen davet olunmuş memurinden bulunmayan, hiç kimseyi gerek asaleten ve gerek bir cemaat tarafından vekâleten bir madde ifadesi için gelmiş olduğu halde asla kabul edemez ve ifadelerini istima eyliyemez (dinleyemez)

    Madde 57 – Heyetlerin müzakeratı (görüşme) lisanı Türkî üzere cereyan eder ve müzakere olunacak layihaların (kanun tekliflerinin) suretleri tab ile yevmi müzakereden evvel azaya tevzi olunur (basılarak üyelere dağıtılır).

    Madde 58 – Heyetlerde verilecek reyler ya tâyini esamî (isim okuyarak) veyahut işaratı mahsusa (işaretle, el kaldırarak) veyahut reyi hafi (gizli oy) ile olur. Reyi hafi usulünün icrası âzayı mevcudenin ekseriyeti ârâsı (oy çokluğu) ile karar verilmeğe mütevakkıftır (uygundur).

    Madde 59 – Her Heyetin inzibatı dâhilîsini (iç güvenliğini) münhasıran (kendi içinde) kendi reisi icra eder.

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 10, 11) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Memurin (Memurlar);

    Madde 39 – Bilcümle memurin (bütün memurlar) nizamen tâyin olunacak şerait üzere (yönetmelikle belirlenecek şartlar üzerine) ehil ve müstahak (hak ettikleri) oldukları memuriyetlere intihap olunacaktır (seçilecektir) ve bu veçhile intihap olunan (bu biçimde seçilen) memurlar kanunen mucibi azil hareketi tahakkuk etmedikçe (yasal olarak görevden alınmaları gerçekleşmedikçe) veya kendisi istifa eylemedikçe veyahut Devletçe bir sebebi zaruri (zorunlu bir sebep) görülmedikçe azl ve tebdil olunamaz (görevden alınamaz, görevi değiştirilemez) ve hüsnü hareket ve istikamet eshabından (güzel huylu ve gidişatı düzgün) olanlar ve Devletçe bir sebebi zaruriye mebni infisal edenler (devlet tarafından zaruri bir nedenle işten ayrılanlar) nizamı mahsusunda tâyin olunacağı veçhile (özel yönetmeliğinde belirleneceği üzere) terakkiyata (derece-kademe ilerlemesine) ve tekaüt ve mazuliyet (emeklilik ve azledilmişlik) maaşlarına nail olacaklardır.

    Madde 40 – Her memuriyetin vezayifi (görevleri) nizamı mahsus (özel yönetmelik) ile tâyin olunacağından her memur kendi vazifesi dairesinde mes’uldür (görevi sınırları içinde sorumludur)

    Madde 41 – Memurun âmirine hürmet ve riayeti lâzımeden ise de itaati kanunun tâyin ettiği daireye mahsustur (memurun amirine hürmet ve etmesi ve uyması gereklilik ise de memurun itaati yasal çerçeveyle sınırlıdır). Hilâfı kanun (kanuna aykırı) olan umurda (işlerde) âmire itaat mes’uliyetten kurtulmağa medar (neden) olamaz. 

    Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 8) internet sayfasından birebir alınmıştır.