Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Erdoğan iki önemli şey söylemişti. Konuşmasının başında, kalkışma hazırlıklarının saatler öncesinden tespit edildiği anlamına gelen “Bugün bildiğiniz gibi öğleden sonra bir hareketlilik ne yazık ki silahlı kuvvetlerimizin içinde mevcuttu,” cümlesini belki de ağzından kaçırmıştı. Erdoğan’ın ağzından kaçanlar bununla da sınırlı kalmamış, darbeden sonra OHAL ilanıyla ve kanun hükmünde kararnamelerle devletin yeniden inşa sürecinin başlayacağının işaretini de vermişti: “Bu hareket, Allah’ın bize büyük bir lütfudur.” Sf. 62

    Alıntı; İmamın Ordusu – Ahmet Şık,  (Kırmızı kedi Yayınları,  2. Baskı Haziran 2017 – Sf. 62) kitabından birebir alınmıştır.

  • İzmir merkezli soruşturmayı yürüten Sava Okan Bato, eğer 15 Temmuz kalkışması olmasaydı ertesi sabah erken saatlerde TSK içindeki Cemaat örgütlenmesine yönelik büyük bir operasyon karan almıştı. Birkaç yüz subayın bu operasyonlarda gözaltına alınacağı konuşuluyordu. İddia edilen o ki, söz konusu soruşturma ve gözaltılardan haberdar olan Cemaat mensubu askerler başka bir tarihte yapılması planlanan darbeyi öne çekmiş ve 15 Temmuz gecesi kanlı kalkışmayı başlatmıştı. Sf. 19

    Alıntı; İmamın Ordusu – Ahmet Şık,  (Kırmızı kedi Yayınları,  2. Baskı Haziran 2017 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Gülen Cemaati ordu ve bürokrasi içinde gerçekten bu kadar iyi örgütlenmişse, darbe yapmaya ihtiyacı var mıydı?” diye de sorabilirsiniz. Ama daha önemlisi, Cemaat 7 Şubat 2012 tarihli MİT ve 17/25 Aralık 2013 tarihli yolsuzluk soruşturmalarında AKP ve Erdoğan’a yönelik niyetini açık ettiği halde, 248 insanın hayatım kaybetmesine yol açan darbe girişiminin neden önlen(e)mediği en meşru sorudur. Sf. 17

    Alıntı; İmamın Ordusu – Ahmet Şık,  (Kırmızı kedi Yayınları,  2. Baskı Haziran 2017 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım; çünkü komünist değildim. Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim. Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim. Benim için geldiklerinde, sesini çıkartacak kimse kalmamıştı.” Martin Niemöller Sf. 7

    Alıntı; İmamın Ordusu – Ahmet Şık,  (Kırmızı kedi Yayınları,  2. Baskı Haziran 2017 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.

  • Khmer’in düşüşünün nedenlerinden biri, güçlü düşmanların ortaya çıkmasıydı. 1200’lerden itibaren, hem Taylandlılar hem de Vietnamlılar güneye doğru bastırdılar. Sf. 667

    Bir diğer sebep, Khmer ekonomisindeki değişimdi. Artık odak noktası, ilk baştaki gibi iç bölge tarımı değil, Güneydoğu Asya kıyısında Çin, Hindistan ve İslami bölgeler arasında deniz ticaretiydi. Sf. 667

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 667) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir ticari ataşe olarak Zhou, Angkor ile Çin arasındaki ticaret ile özellikle ilgileniyordu. Angkor’dan Çin’e giden ana ürünleri miktar sırasına göre şu şekilde listeliyor: parlak mavi balıkçıl tüyü, fildişi, gergedan boynuzu, balmumu, ahşap tütsü, kakule, reçine, lake, tıbbi yağ ve biber. Çin’den Angkor’a gelen başlıca ithalat ürünleri ise şöyleydi: altın, gümüş, ipek kumaş, konserve ürünler, verniklenmiş tepsiler, seladon porselen, cıva, kâğıt ve barut yapımı için güherçile. Sf. 664

    Bir köle kaçar ve yakalanırsa yüzüne mavi bir işaret dağlanıyor; dahası boynuna demir bir boyunluk veya kollarına ve bacaklarına prangalar takılabiliyor.” Sf. 663

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 538) kitabından birebir alınmıştır.

  • Antik Maya yaşamı hakkında kim bilir neler öğrenebilirdik! Zhou’nun neler gördüğünü birazcık olsun aktarmak istiyorum. ‘Kamboçya’nın Adetlerine İlişkin Anılar’ adlı kitabından birkaç alıntı yapacağım.

    Aşırı gösterişli lüks mimari üzerine: “Başkentin merkezinde altın bir kule (Bayon) var… Bunun doğusunda iki altın aslanla desteklenmiş altın bir köprü var… Sf. 662

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 662) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aramızda çok yaygın bir söz var: ‘Tanrı yeryüzünü yarattı, Hollandalılar ise Hollanda’yı’ Bu topraklara ‘polder’ diyoruz. Bunları binyıl kadar önce kazmaya başladık. Bugün, hâlâ sızmaya devam eden suyu sürekli pompalamak zorunda kalıyoruz. Eskiden polderlerdeki suyu dışarı atan pompaları çalıştırmak için rüzgâr değirmeleri kullanırdık. Şimdi, onun yerine buharlı, dizel ve elektrikli pompalar kullanıyoruz. Her polderde, ayrı pompa hatları var. Önce denize en uzak pompadan başlıyor, nihayetinde en son pompa suyu nehre ya da okyanusa boşaltıyor. Hollanda’da, bir başka söz daha var: ‘Düşmanınla iyi geçinmek zorundasın çünkü o kişi senin polderindeki pompayı işleten kişi olabilir.’ Sf. 646, 647

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 646, 647) kitabından birebir alınmıştır.

  • Teröristler konusunda, pek çok siyasal suikastçının, intihar bombacısının ve 11 Eylül teröristlerinin cahil ve çaresiz değil, eğitimli ve zengin olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu doğru ancak yine de destek ve hoşgörü talebi içindeki çaresiz bir toplumdan geliyorlardı. Sf. 644

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 644) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nüfusun dikkatini iç sorunlardan uzaklaştırmaya çalışan otoriter rejimlerin komşu uluslara saldırması sonucunda ülkeler arasında savaşlar da çıkabiliyor. Sf. 643

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 643) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çevresel tahribatlar bize hem kısa hem de uzun vadede büyük maliyetler çıkarıyor. O kirlilikleri temizlemek veya önlemek uzun vadede ve çoğunlukla kısa vadede de dev miktarlara mal oluyor. Aynen bedenimiz gibi, çevremizi de korurken, hastalığı en baştan önlemek sonradan ortaya çıkan hastalıkları iyileştirmekten daha ucuz ve avantajlı. Sf. 628

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 628) kitabından birebir alınmıştır.

  • Akuakültürle yetiştirilen balıklar düzenli olarak kaçıyor, yabanıl balıklarla çiftleşiyor ve yabanıl balık stokuna zarar veriyor çünkü çiftlikte yetiştirilen balık türleri yaban hayatında yaşama şansı düşük olan hızlı büyüyenler arasından seçiliyor. Çiftlik somonlarının yaşama şansı yabanıl somonlara göre elli kat düşük. Sf. 610

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 610) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ormansızlaşma, bu kitapta işlenen geçmiş toplumların çöküşündeki başlıca faktördü. Sf. 608

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 608) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kamu, farklı davranış biçimleri beklediğinde ve buna zorladığında, işletmeleri kamunun istediği davranışları karşılığında ödüllendirdiğinde ve kamunun istemediği davranışları sergileyen işletmeler için ise işleri zorlaştırdığında, işletmeler değişiyor. Aynen geçmişte olduğu gibi, gelecekte de kamu yaklaşımlarındaki değişimlerin işletmelerin çevre uygulamalarındaki değişimler için vazgeçilmez olacağını tahmin ediyorum. Sf. 606

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 606) kitabından birebir alınmıştır.

  • Otomobil üreticisi Henry Ford, 1919’da işçilerinin günlük asgari yevmiyelerini beş dolar artırdığında hissedarları tarafından mahkemeye verilmişti. Mahkeme, Ford’un çalışanlarına yönelik insani duygularının hoş olduğuna ama işletmesinin hissedarlar için kâr üretmeye devam etmesi gerektiğine karar vermişti. Sf. 604, 605

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 604. 605) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tüm yenilenebilir biyolojik kaynakların yönetimi zordur ancak deniz balıkçılığının yönetimi özellikle zordur. Tek bir ülkenin kontrolü altındaki sularda yapılan balıkçılık dahi zorken, birkaç ülkenin sularına yayılmış balık sahaları daha da büyük problemlere gebedir ve ilk önce çökmeye meyillidir zira hiçbir ülke tek başına kendi iradesini dayatamamaktadır. Sf. 599

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 599) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ele alacağım son iki kaynak çıkarma sektörü, kerestecilik ve balıkçılık. Bunlar iki sebeple, sert damar madenciliği ve petrol sektörlerinden ayrılıyorlar. Birincisi, ağaçlar ve balıklar kendi kendini yenileyen kaynaklar. Dolayısıyla, bunları yenilenme hızlarından daha yavaş bir şekilde hasat ederseniz hasadınız sonsuza değin sürdürülebilir. Sf. 586

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 586) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tutum araştırmacıları, barajın aşağısında yaşayan insanlara barajın yıkılma ihtimalinden ne kadar kaygı duyduklarını sorsa, barajın yıkılması korkusunun uzak yerlerde en düşük, baraja yakın yerlerde ise en yüksek olması şaşırtıcı olmaz. Ne var ki barajdan sadece birkaç mil aşağıya indiğinizde barajın yıkılması korkusu en yükseklere çıkıyor, baraja yaklaştıkça ise sıfıra doğru iniyor! Yani, barajın hemen altında yaşayan insanlar, barajın yıkılması durumunda boğulma ihtimali en yüksek olanlar, kaygısız yaşıyorlar. Bunun nedeni psikolojik inkârdır: Her gün baraja bakarak yaşayan birinin akıl sağlığını korumasının tek yolu barajın yıkılma olasılığını inkâr etmesidir. Her ne kadar psikolojik inkâr, bireysel psikolojide iyi tanımlanmış bir olgu olsa da, gurup psikolojisinde de geçerliymiş gibi görünüyor. Sf. 547, 548

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 538) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bariz bir problemi çözmeye çalışırken görülen irrasyonel başarısızlığa ilişkin son değineceğim spekülatif sebep, psikolojik inkârdır. Bu terim, bireysel psikolojide tam olarak tanımlanmış bir anlamı olan teknik bir terimdir ve popüler kültürde hayli yaygındır. Algıladığınız bir şey sizde acı dolu bir duyguya yol açarsa, katlanamayacağınız acıyı önlemek için algılarınızı bilinçdışı bir şekilde bastırıyor ya da inkâr ediyorsunuz. Üstelik inkârınızın pratik sonuçları nihayetinde felakete yol açabiliyor. Genelde bu inkârdan sorumlu olan duygular, korku, endişe ve keder. Tipik örnekler arasında, korkutucu bir deneyimi unutmak ya da düşüncesi bile çok üzücü olduğu için kocanızın, karınızın, çocuğunuzun veya en iyi arkadaşınızın ölebileceği düşüncesini reddetmek yer alıyor. Sf. 547

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 547) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bariz bir problemi çözmeyi irrasyonel bir şekilde reddetmenin diğer olası sebepleri, daha spekülatiftir. Biri, “sürü psikolojisi” adıyla bilinen kısa vadeli bir karar alma olgusudur. Geniş bir bütüncül grubun ya da kalabalığın, özellikle de duygusal açıdan heyecanlı bir grubun üyesi olan bireyler, normalde tek başlarına düşünme şansı verilse karşı çıkacakları bir grup kararını desteklemeye meyilli olabiliyor. Alman oyun yazarı Schiller’in yazdığı gibi, “Birey olarak görülen herkes, oldukça duyarlı ve mantıklıdır. Bir grup üyesi olarak ise, bir anda ahmaklara dönüşürler.” Sürü psikolojisinin tarihsel örnekleri arasında, Geç Orta Çağ Avrupası’nın Haçlı Seferleri çılgınlığı, Hollanda’nın özellikle 1634 ile 1636 arasındaki süslü lale yatırımları (“Tulipomani”), gösterilebilir. Sf. 546

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 546) kitabından birebir alınmıştır.