Zaman kavramı yalnızca evrenimizin içinde ve onunla birlikte vardır. Sf. 72
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.
Zaman kavramı yalnızca evrenimizin içinde ve onunla birlikte vardır. Sf. 72
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.
Bilim insanları şimdilerde Einstein’ın genel görelilik kuramı ile Feynman’ın çoklu geçmişler fikrini, evrende olup biten her şeyi açıklayacak bütünlüklü bir birleşik kuramda bir araya getirmeye uğraşıyor. Bu birleşik kuram, evrenin -belirli bir andaki halini bilirsek- nasıl everileceğini hesaplamamıza olanak sağlayacak. Sf. 67
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 67) kitabından birebir alınmıştır.
Bu durum 1927 yılında Alman bilim insanı Wemer Heisenberg tarafından ileri sürülen Belirsizlik İlkesiyle özetlenebilir. Bir parçacığın hem konumu hem de hızı aynı anda tutarlı bir şekilde öngörülemez. Konum ne kadar tutarlı bir şekilde öngörülürse, hız o kadar az tutarlılıkla öngörülebilir; aynı durum tersi için de geçerlidir.
Einstein evrene şansın hükmettiği fikrine şiddetle karşı çıkmıştı. Onun bu konuya ilişkin düşünceleri şu ifadesinde toplanır: “Tanrı zar atmaz.” Fakat mevcut tüm kanıtlar Tanrı’nın tam bir kumarbaz olduğunu gösteriyor. Öyle ki evren her durumda zarların atıldığı ya da rulet tekerleğinin döndürüldüğü devasa bir kumarhane gibidir. Bir kumarhane sahibi her zar atıldığında ya da rulet tekerleği döndürüldüğünde para kaybetme riskine sahiptir. Ancak çok sayıda bahisin ardından ihtimaller ortalamaya ulaşır ve kumarhane sahibi bu ortalamanın kendi lehine olduğundan emin olur. Kumarhane sahiplerine karşı kazanma şansınız yalnızca tüm paranızı birkaç zar atışma ya da rulet tahtasındaki tek bir rakama yatırmaktır. Sf. 66
Evren için de aynı durum geçerlidir. Evren büyük olduğu zaman, çok sayıda zar atışı söz konusudur ve sonuçlar öngörülebilir ortalama bir rakama ulaşır. Ancak evren oldukça küçük olduğunda yalnızca az sayıda zar atışı vardır ve bu noktada Belirsizlik İlkesi oldukça önemlidir. Dolayısıyla evrenin başlangıcını anlamak için Belirsizlik İlkesinin, Einstein’ın genel görelilik kuramıyla birleştirilmesi gerekir. Söz konusu birleşme en azından son otuz yıldır kuramsal fizikte üstesinden gelinmeye çalışılan büyük meydan okumalardan biri. Henüz bu problemi çözmüş olmasak da, fazlasıyla ilerleme kaydetmiş durumdayız. Sf. 66
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.
Gelgelelim Sovyet ideolojisi diğer yandan genetik biliminin gerçekliğini reddederek biyolojinin ilerlemesine mani olmuştu. Sf. 64
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.
Anlayabildiğimiz kadarıyla evren, uzayda sonsuza kadar gitmekte ve ne kadar uzağa giderse gitsin büyük oranda aynı kalmakta. Sf. 60
Kendisini de şaşırtacak şekilde Hubble neredeyse galaksilerin tamamının uzaklaştığını bulmuştu. Ayrıca bu galaksiler bizden ne kadar uzaksa, o kadar hızlı uzaklaşıyorlardı. Başka bir deyişle evren genişliyor. Galaksiler birbirlerinden uzaklaşıyor. Sf. 61
Dolayısıyla evren, her şeyin uzaydaki aynı noktada bulunduğu söz konusu zamanda başlamış gibi görünüyor. Sf. 61, 62
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 60 ile 62 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Gelgelelim 1915 yılında Einstein devrim niteliğindeki genel görelilik kuramını ileri sürdü. Bu kurama göre uzay ve zaman artık mutlak değildi, yani artık olaylara sabit bir arka plan oluşturmuyordu. Uzay ve zaman, bunun yerine, evrendeki madde ve enerji tarafından şekil verilen dinamik niteliklerdi. Bu nitelikler yalnızca evrenin içinde tanımlanıyordu, dolayısıyla evrenin başlangıcından önce bir zamandan söz etmek hiçbir anlam ifade etmiyordu. Sf. 59
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.
Yoksa böylesi sorulan soranlar için Cehennemi mi hazırlamaktaydı? Evrenin bir başlangıcının olup olmadığı problemi Alman filozof Immanuel Kant’ın önemli ölçüde üstüne düştüğü bir konuydu. Ona göre bu konuda iki yönlü çalışan mantıksal çelişkiler ya da antinomiler mevcuttu. Eğer evren bir başlangıca sahipse başlamak için neden sonsuz bir zaman beklemişti? Kant argümanın bu kısmına tez adını vermişti. Diğer yandan evren hep var olageldiyse, o halde mevcut aşamasına ulaşması neden sonsuz bir zaman almıştı? Argümanın bu kısınmaysa anti-tez adını vermişti. Sf. 58, 59
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 58, 59) kitabından birebir alınmıştır.
Evrenin bir başlangıcı olduğuna inananlar kaçınılmaz olarak şu soruları sormaktaydı: “Başlangıçtan önce ne oldu? Tanrı dünyayı yaratmadan önce ne yapmaktaydı?
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 58, 59) kitabından birebir alınmıştır.
Bana Tanrı’nın evreni yaratıp yaratmadığını sorduklarında, bu insanlara sorunun kendisinin bir anlam ifade etmediğini söylüyorum. Zaman, Büyük Patlamadan önce var değildi, dolayısıyla Tanrı’nın evreni meydana getirmesi için mevcut olan bir zaman da yoktu. Sf. 56
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.
Benim için bu, bir yaratıcı ihtimalinin ortadan kalkması anlamına gelir, çünkü söz konusu yaratıcının var olması adına mevcut bir zaman bulunmaz. Sf. 54
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
Nasıl olduğunu görmek için kara deliğin içine çekilen bir saat hayal edin. Saat kara deliğe yaklaştıkça gitgide yavaşlamaya başlayacaktır. Bu noktada zamanın kendisi yavaşlamaya başlar. Şimdi saatin kara deliğe girdiği anı -tabii saatin kara deliğin olağanüstü kütleçekimsel kuvvetine dayanabileceğini varsayıyoruz- düşünün; saat duracaktır. Saatin durma sebebi bozulmasından ötürü değil, daha ziyade kara deliğin içinde zamanın kendisinin var olmamasındandır. Evrenin başlangıcında olan şey de tam olarak budur. Sf. 54
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.
Büyük Patlama anında son derece müthiş bir şey gerçekleşmiştir. Zamanın kendisi başlamıştır. Sf. 53
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.
Bunun sebebi, bu ölçekte proton gibi parçacıkların kuantum mekaniği dediğimiz doğa yasaları uyarınca hareket ediyor olmasıdır. Bu parçacıklar gerçekten de rastgele beliriverip bir süre etrafta kalabilir, ardından tekrar yok olup bir başka yerde yeniden ortaya çıkabilir. Sf. 52
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.
Einstein’ın meşhur E=mc2 denklemi en yalın ifadesiyle kütlenin enerji, enerjinin de kütle olarak düşünülebileceği anlamına gelir. Dolayısıyla üç malzeme yerine, evrenin yalnızca iki malzemeye, eşdeyişle enerjiye ve uzaya sahip olduğunu artık söyleyebiliriz. Sf. 49
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
Peki, tüm bu madde, enerji ve uzay nereden geliyor? Buna ilişkin yirminci yüzyıla gelinceye dek hiçbir fikrimiz yoktu. Sf. 49
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
Evrenin kendiliğinden, bilim yasaları uyarınca, hiçlikten yaratıldığını düşünüyorum. Bilimin temel varsayımı bilimsel belirlenimciliktir. Bilim yasaları evrenin evrimini, belirli bir andaki halini ortaya koyarak belirler. Bu yasalara Tanrı tarafından karar kılınmış ya da kılınmamış olabilir, fakat Tanrı söz konusu yasaları ihlal etmek üzere müdahalede bulunamaz, zira böyle olsaydı bunlara yasa demezdik. Bu durum Tanrı’ya evrenin başlangıç durumunu seçme özgürlüğü tanır, fakat bu noktada bile öyle görünüyor ki belirli yasalar mevcut olabilir. Durum buysa o halde Tanrı hiç de özgür olmayacaktır. Sf. 48
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 47, 48) kitabından birebir alınmıştır.
“Tanrı” sözcüğünü, Einstein gibi, kişi-dışı anlamda doğa yasaları için kullanıyorum; dolayısıyla Tanrı’nın zihnini bilmek benim için doğa yasalarını bilmektir, öngörüm Tanrı’nın zihnini bu yüzyılın sonunda bileceğimiz yönünde. Sf. 47, 48
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 47, 48) kitabından birebir alınmıştır.
Benim gibi, doğa yasalarının değişmez olduğunu kabul ettiğiniz takdirde şu soru kaçınılmaz olarak arkasından gelecektir: O halde Tanrı için geriye kalan rol nedir? Bu, bilim ile din arasındaki zıtlığın büyük bir parçasıdır ve her ne kadar benim görüşlerim manşetlere taşınmış olsa da, esasında oldukça eski bir anlaşmazlıktır. Tanrı doğa yasalarının ete kemiğe bürünmesi olarak tanımlanabilir. Ancak bu pek çok kişinin Tanrı olarak düşündüğü şey değildir. Onların Tanrı’yla kastettikleri kişisel bir ilişki kurulabilecek insan-benzeri bir varlıktır. Ancak evrenin muazzam büyüklüğüne baktığınızda ve insan yaşantısının ne kadar kırılgan ve rastlantısal olduğunu düşündüğünüzde bu çıkarım en olanaksız şey gibi görünüyor.
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 47, 48) kitabından birebir alınmıştır.
Evren, ilkeler ya da yasalar -insan zihni tarafından kavranabilen yasalar- tarafından işletilen bir makinedir. Sf. 46
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.
Hiçbir zaman sınıf ortalamasının üstünde değildim -zira oldukça parlak öğrencilerin bulunduğu bir sınıftı-, ancak sınıf arkadaşlarım bana, muhtemelen bende iyiye işaret bir şeyler görmüş olacaklar ki, Einstein lakabını takmışlardı. 12 yaşındayken arkadaşlarımdan biri, hiçbir şey başaramayacağıma bir diğer arkadaşımla bir torba şekerine bahse girmişti. Sf. 29
Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.