Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Bir kadın, dünya artık kendisinden hoşlanmadığı zaman, kendisini Tanrı’ya verir. Onun gururu, sofulukta, kendisini ilgilendiren ve cazibesinin yıkıntısını onaran bir rol bulur. Kılı kırk yaran ibadet meşguliyetleri, ona vakit geçirtir. Entrikalar, arabozucu yalan dolanlar, dini konuşmalar, söylevler, kınamalar, din gayretkeşliği, ona, sofular zümresi içinde ün ve saygı kazanma araçları sağlar. Sf. 347

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 347) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çevremizde kimse yoktur ki, Tanrı’nın gazabından korkusu, efendisinin gözün-den düşme korkusu kadar büyük olsun. Bir maaş, bir unvan, bir rütbe, cehennemin azaplarım ve cennetin zevklerini unutturmaya yeter.  Sf. 345

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kültler, ağır ve milletlerin çoğunluğu için yıkımdır.

    Uyruklarının batıl inançlarını sürdürmekte çıkarları olduğunu gören hükümdarlar, istedikleri zaman konuşmak ve milyonlarca uyruğun ihtiras ateşini Tanrı adına alevlendirmek hakkına sahip olan demagogların oluşturduğu ve oluşturabileceği etkiyi iyi düşünmüşler midir? Çoğu kez yaptıkları gibi, bir hükümeti karışıklığa uğratmak konusunda anlaşsalardı, bu kutsal vaizler ne yıkıma sebep olurlardı! Çoğu milletler için Hudalarına ibadet kadar ağır ve yıkıcı hiçbir şey yoktur. Sf. 344

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 344) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir adamın kendisine yararlı ya da zararlı olanı bilmesinin mümkün olması için, öteki adamın da kendisi gibi duygulu bir varlık olduğunu bilmesi yeterlidir. Başka bir insanda, kendisine uygun olmayan duyguları kışkırtmaktan korkması gerektiğini bilmesi için, insanın hemcinsine muhtaç olması yeterlidir. Bu şekilde, hem kendisi hem başkaları için yapması gereken şeyi keşfetmesi için, duygulanan ve düşünen bir varlığın, duygulanmaktan ve düşünmekten başka hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Ben duygulanıyorum, bir başkası da benim gibi duygulanıyor: Bütün ahlakın esası işte budur. Sf. 339

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 339) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kendi kendisine zararlı olmayı bile insana yasaklayan yasa: bu dünyaya ne tarz ve şekilde gelmiş olursa olsun ve gelecek dünyada şansı ne olabilirse olsun; güncel yaratılışı gereği huzur ve refah istemek, dert ve sıkıntıdan sakınmak, hazzı sevmek, acıdan korkmak zorunda olan duygulu bir varlığın yaratılışı üzerine kurulmuştur. İnsanı başkalarına kötülük yapmamak ve onlara iyilik yapmak zorunda bırakan yasa; toplum halinde yaşayan ve yaratılışları gereği kendilerine hiçbir iyilik yapmayanı aşağılamak ve mutluluklarına engel olanlardan tiksinmek zorunda olan duygulu varlıkların üzerine kuruludur. Sf. 338, 339

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 338, 339) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mme Roland siyasetgâha, yani kafası yere düşürülmek üzere “giyotin’e götürülürken, “O Liberte que de crimes out ete conmis â ton nom”, yani, “Ey özgürlük! Senin adına ne kadar cinayet işlendi!” diye bağırmıştı. Din adına işlenen cinayetler ise, özgürlük adına işlenen cinayetlerden yüz binlerce kez çoktur. Engizisyon başkanı Torquemada’nın diri diri ateşe attırıp yaktığı insanların sayısı 80 bini geçmiştir. 1808’de Napolyon Bonaparte tarafından kapatılıncaya kadar, önce bağnazlıkla, sonra mutlak hükümdarlıkların siyasi çıkarları endişesiyle, bu mahkemeler işlemişlerdir. Yüz binlerce insanı inanç zayıflığıyla suçlamış ve diri diri ateşte yakmışlardır. Sf. 337

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 337) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cinayetleri affetmek gücüne sahip olan zâtın, cinayet işlenmesini emretmek hakkına da sahip olması gerekmez mi? Sf. 337

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 337) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tercüman Ahmet Cevdet’in dipnotu;

    Ünlü şaki Çakırcalı, çok mümin ve sofuydu. Yolcuları, köyleri her soydukça ve soyulanlardan direnenleri her katlettikçe, hep yanında bulunan imamının arkasında avanesiyle birlikte namaz kılar ve işlediği cinayetlerin affını Tanrı’dan sağladığına tümüyle inanmış ve rahatlamış olarak, lanetli sanatına devam ederdi.

    Bizim edebiyatı müceddidimiz Şinasi Efendi de,

    “Nuri rahmet neye güldürmeye ruhi siyehim

    Tanrı’nın mağfiretinden de büyük mü günehim?” Sf. 336

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 336) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rahipler için altın madeni olan “günah çıkarma” ayini, ahlakın gerçek ilkelerini yıkmıştır.

    İnsanlara bir kötülük yapıldığında, bu kötülüğü yapanın Tanrı’dan af ve bağışlama istemesi, onu bağışlarla yatıştırması, Tanrı’ya kurbanlar sunması gerektiğini milletlere ilk kez söyleyen kimse, ahlakın gerçek ilkelerini açık olarak yıkmıştır. Bu fikirlere göre, insanlar; haksız olmak, kötü olmak izninin yeryüzünün krallarından alındığı gibi, göklerin Tanrısından da alınabildiğini ve hiç olmazsa, yapılabilen kötülüğün affının sağlanabileceğini sanırlar.

    Ahlak, yeryüzü sakinlerinin ilişkileri, ihtiyaçları, sürekli çıkarları üzerine kurulmuştur, insanlarla Tanrı arasındaki ilişki ya hiç bilinmez ya da hayalidir. Din, Tanrı’yı insanlarla birleştirerek, insanları birbirleriyle birleştiren bağları açık bir şekilde zayıflattı ya da yıktı. Yaratıklarına yapılan bütün tecavüzleri affetmek hakkına sahip olduğu varsayılan, her şeye gücü yeten zata ödenen uygun bir tazminatla, insanlar birbirlerine, cezasız kalarak zarar vereceklerini sanırlar.

    Haksızlıkları, kötülük edenleri, gasp ve yağmacıları, ihanetleri, topluma yapılabilecek saldırı ve tecavüzleri affetmek hakkına sahip bir zatın varlığına ikna etmek kadar, kötü insanları tatmin edecek ve bunlara cinayet işleme cesareti verecek, bu dünyada hiçbir şey var mıdır? Sf. 335, 336

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 335, 336) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dinin en çok önem verdiği yoksulluk, akıl yoksulluğudur. Her dinin esas erdemi, yani din göstericilerinin en çok işlerine yarayan erdem, imandır. İman, Tanrısallığın tercümanlarının yararı olan şeye incelemeden körü körüne inandıran sınırsız bir bönlükten ibarettir. Bu erdemin yardımıyla, rahipler, doğrunun ve batılın, iyiliğin ve kötülüğün hakemi oldular; yarar sağlamak için, gerektiğinde cinayetler işletmek, onlar için çok kolay oldu, örtülü iman (yani, kendiliğinden eylem ve uygulamaya dönüşen iman), yeryüzünde yapılmış en büyük suikastların kaynağı olmuştur. Sf. 334

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 334) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hoşgörü, yani vicdan ve düşünce özgürlüğüne saygı ancak kendileri de saldırıya uğramış olan ve kendileri de iktidara sahip olur olmaz Hıristiyanlığın sevecenliğini de bertaraf ederek, başkalarını ezmeye, başkalarına karşı saldırganlığa başvuracak olan birkaç rahip de bulunabilir. Sf. 331

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 331) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrı fikri, Tanrı’yı kime kabul ettirir? Güçsüzlüğe uğramış, tasalı, bıkkınlık geçirmiş, ümitsiz ve bu dünyadan usanmış kimselere; gerek yaşın etkisiyle, gerek maluliyet eseri olarak ruhlarındaki güçlü şevk ve duyguları sönmüş bazı kimselere. Din, ancak huylarını ya da zamanla kendilerini uslandırmış olanlar için bir dizgin, bir engel, bir zabıtadır. Tanrı korkusu ancak günah işlemeyi çok güçlü olarak istemeyen ya da artık günah işleyecek bir durumda bulunmayan kimseleri günah işlemekten alıkoyar. Sf. 325

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 325) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiçbir insan, yaratılışının, yani eylem ve davranışlarının kendisini mahkûm edeceğine ve cehennem azabına neden olacağına ciddi olarak inanmaz. Çoğu kez kendisini titreten müthiş bir Tanrı’dan her ne kadar korksa da, insan, şiddetli bir şekilde ihtiras eğilimi ortaya çıktığında, inancını terk eder ve hemen, kendisini güvenceye alacak ve rahatlatacak “bağışlayan Tanrı” fikrinden başka bir şey görmez olur. Kötülük mü yapıyor? Bu kötülüğü onarmak için zamanı olacağını ümit eder ve bir gün bundan pişman olup Tanrı’dan suçunun bağışlanmasını dileyeceğini kendi kendine vaat eder. Din eczanesinde, vicdanların acısını dindirmeye yarayan şaşmaz reçeteler, ilaçlar vardır. Sf. 323

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 323) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın doğası bozuk değildir, bunun tersini iddia eden bir ahlak insan için değildir. Sf. 319

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evet, kendi yalnızlık köşesinde yaşayan azizler yararsızdır. Azizlerin âlem içinde, halk arasında yaşayanlarıysa, çoğunlukla tehlikelidir. Sf. 318

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hıristiyan, imana zarar veren bir şey olması itibariyle, bilimden, bilgiden sakınmak zorundadır. Sf. 317

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 317) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din, kan dökücülüğü meşrulaştırarak acımasızlık dizginini gevşetir ve ilahi amaçlar için gerekli olabileceğini öğreterek cinayeti mubah kılar.

    Pascal der ki, “İnsan, kötülüğü, yanlış bir vicdan ilkesiyle yaptığı zaman olduğu kadar, hiçbir zaman tam bir zevkle yapmaz.”

    Halkın kan dökücülük dizginini gevşeten ve en kara cinayetlerini gözünde haklı gösteren bir din kadar tehlikeli bir şey yoktur. Sf. 308

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 308) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün dinler hoşgörüsüzdür, vicdan özgürlüğünü kabul etmez ve dolayısıyla iyiliğin ve güzelliğin yıkıcısıdır.

    Hiçbir sofu yoktur ki, kendisinin bağlı bulunduğu mezhepten aşka mezhebe girenleri, yaratılışına göre, ya düşmanlık, nefret ve tiksintiyle ya aşağılayıcı gözle görmesin ya da durumuna acımasın. Sf. 305

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 305) kitabından birebir alınmıştır.

  • İçtenlikle sofu olan bir hükümdar, devlet için çok tehlikeli bir başkandır. Çok çabuk inanma yeteneği, daralmış bir zekâyı gösterir. Sf. 293

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şeref ve haysiyet duygusu, ihtirasları zapt etmek ve kısıtlamak için, dinden daha sağlam ve daha güçlü bir dizgindir.

    Toplumun hoşuna gitmek arzusu, gelenek ve göreneklerin baskısı, gülünç olma korkusu, “Âlem ne der?” endişesi, bütün dini fikirlerden daha güçlüdür. Sf. 280

    En dindar kimseler, bazen bir uşağa, Tanrı’dan daha çok uyarlar. Sf. 280

    Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 280) kitabından birebir alınmıştır.