Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Ancak doğuda, Orta Asya’nın geniş bozkırları yerleşik tarımdan ziyade göçebe hayvancılık için uygundu. Hint-Avrupalı çiftçiler Avrupa’ya yerleştikten hemen sonra veya aynı zamanda, yine kimisi Anadolu’dan çıkan diğer Hint-Avrupalılar sadece Avrupa’ya değil, Orta Asya’ya da yayıldılar. Orta Asya’ya geldiklerinde hayat tarzlarını değiştirip göçebe çobanlar oldular.

    İki yaşından itibaren gününüzün büyük bir bölümünü koyun ve sığır peşinde at sırtında geçirirseniz, çok tehlikeli bir süvari olmak için temel eğitimi almış olursunuz. Binlerce ve binlerce yıl boyunca Orta Asya’nın göçebe çobanları her yöne saldırıp zayıf şehirlileri yağmaladılar. Çin’e, Hindistan’a, Türkiye’ye, Bereketli Hilal’in diğer bölgelerine ve Avrupa’ya saldırdılar. Sf. XVII

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. XII) kitabından birebir alınmıştır.

  • Antik Avrupa’nın Türkiye’ye olan borcu sadece antik Anadolu dilleri değildir, aynı zamanda çiftçilerin güç öğeleridir. Metal aletler, yazı ve imparatorluklar orijinal olarak Türkiye ve Bereketli Hilal kökenlidir. Tüm bunlar sonrasında çiftçiler tarafından Avrupa’ya, Mısır’a ve Hindistan’a taşınmışlardır. İnsan yaratıcılığının yönü neredeyse 10.000 yıl boyunca Bereketli Hilal’den Avrupa’ya doğrudur. Orta Çağ’da Avrupa’da su değirmenlerinin icadına dek Avrupa dünyadaki teknolojik gelişime esaslı olarak yeni bir katkıda bulunmamıştır. Sf. XVI-XII

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. XVI, XII) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaklaşık 9.000 yıl önce Anadolulu çiftçiler İstanbul Boğazı’nı geçip Yunanistan’daki yerel avcı/ toplayıcılarla evlendiler. Evlatları Avrupa’da İrlanda’nın batı kıyıları ve güney İsveç’e kadar tarıma müsait her yere yayıldılar. Diğer Bereketli Hilal çiftçileri güneybatıya yönelip Kuzey Afrika’ya yayıldılar ve piramitleri ve hiyeroglif yazılarıyla ünlü Mısır Medeniyetini kurdular veya tetiklediler. Yine başka bir grup Bereketli Hilal çiftçisi doğuya, İndus Vadisi’ne yayılarak ve Hindistan’ın en eski medeniyetlerini kurdular. Daha yavaş bir biçimde Bereketli Hilal çiftçileri veya onların ürünleri güneyde Etiyopya’ya, Doğu Afrika Boynuzu’na ve sonunda (bitkileriyle değil ama hayvanlarıyla) Güney Afrika’ya kadar yayıldılar.

    Anadolulu o çiftçiler boğazı geçip Avrupa’yı istila etmeye başladıklarında kendi dillerinden vazgeçip Baskça veya Avrupa’nın başka bir antik dilini konuşmaya başlamadılar. Bunun yerine, yayılan tüm çiftçilerde olduğu gibi dillerini de batıda Avrupa’ya ve doğuda Hindistan’a taşıdılar: Hint-Avrupa dilleri bu şekilde oluştu. Bu yüzden İrlanda’dan Hindistan’a tüm Avrasya’nın baskın dil ailesi Hint-Avrupa dil ailesidir. Bunun sebebi Hint-Avrupa dillerinin kulağa daha iyi gelmesi veya diğer dillere nazaran daha kolay öğrenilebilir olması değildir. Bunun tek sebebi o ilk göç öğelerini taşıyan çiftçilerin dili olmasıdır. Sf. XV, XVI

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. XV ve XVI) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünya üzerinde evcilleştirilmeye müsait, en fazla ve en değerli yabani bitki ve hayvan türünün ana vatanı, günümüzde Türkiye, Irak, İran, Suriye, Lübnan, Ürdün ve İsrail’i kapsayan Güneybatı Asya coğrafyasıdır. Bu bölge eğimli, hilal ay şekline benzediği için, her ne kadar inanılmaz bereketli tarım alanlarına sahip olmasa da Bereketli Hilal olarak bilinir. Sf. XV

    Bereketli Hilal aynı zamanda evcilleştirilmiş “Büyük Beşli”nin – inek, koyun, keçi, domuz ve at – atalarının da ana yurdudur, bunlar da halen dünyanın en değerli evcil hayvanlardır. Sf. XV

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. XV) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunun yerine İngilizce konuşuyorum. Çünkü İngilizcenin atası, günümüz Türkiye’sinde yaşamış ve Avrupa’yı istila etmiş çiftçilerin dilidir! Sadece İngilizce de değil, Bask ve diğer dört dil haricinde modern Avrupa’daki dillerin tamamı Anadolu’da yaşamış antik çiftçilerin dillerinden gelir. Aynı zamanda İran, Pakistan, Hindistan, Bangladeş ve Sri Lanka’da konuşulan diller de. Nasıl oldu da Anadolu’da yaşayan çiftçiler dillerini modern dünyanın bu kadar büyük bir kısmına yayılabilirler. Sf. XI, XII

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. XI ve XII) kitabından birebir alınmıştır.

  • Başka bir gezgende kolonileşmek için diğer bir nedense nükleer savaş ihtimali. Dünya dışı varlıkların bizimle bugüne kadar iletişime geçmemiş olmasının nedeninin, bir medeniyetin bizim gelişmişlik seviyemize ulaştığında düzensiz hale gelip kendi kendini yok etmesi olduğunu söyleyen bir kuram var. Sf. 182, 184 

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 182 ve 184) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu noktada öğretmenim Dikran Tahta’ya geri dönmem gerek. Zira eğitimin geleceğinin temeli okullarda ve ilham verici öğretmenlerde olmalıdır. Ancak okullar zaman zaman ezbere dayalı öğrenmenin, denklemlerin ve sınavların çocukları bilimden soğutabildiği temel bir çerçeveden fazlasını sunamaz. Sf. 181 

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 181) kitabından birebir alınmıştır.

  • İşim hâlâ şeylerin nasıl çalıştığını anlamak, tek değişen yalnızca bu işin ölçeği. Artık oyuncak trenleri parçalamıyorum. Bunun yerine fizik yasalarını kullanarak evrenin nasıl çalıştığını anlamaya uğraşıyorum. Bir şeyin nasıl çalıştığını biliyorsanız onu kontrol etmeniz mümkündür. Sf. 180 

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaratıcılık hakkında düşündüğümde aklıma hemen Einstein geliyor. Peki, Einstein’ın yaratıcı fikirleri nereden geliyordu? Belki de bu; sezgi, özgünlük ve parlak zekâ gibi niteliklerin bir karışımının sonucuydu. Einstein altta yatan yapıyı ortaya çıkarmak için yüzeyin ötesine bakma kabiliyetine sahipti. Sağduyu, yani şeylerin göründüğü gibi olması gerektiği fikri onu yıldırmazdı. Sf. 179

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fakat bana kalırsa, oldukça karmaşık kimyasal moleküller insanların akıllı varlıklar olmasında iş görebiliyorsa bu durumda eşit ölçüde karmaşık elektronik devreler de bilgisayarların akıllı bir şekilde eylemde bulunmasını aynı şekilde sağlayabilir. Ve akli niteliklere sahip oldukları takdirde büyük ihtimalle daha karmaşık ve daha akıllı bilgisayarları tasarlamaları da mümkün olacak. Sf. 150, 151

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 150, 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Son 10.000 yılda insan DNA’sındaki değişim nispeten azdı. Gelgelelim önümüzdeki bin yılda DNA’yı bütünüyle yeniden düzenleyebilecek olmamız oldukça muhtemel. Sf. 148

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ancak bu dizinin tıpkı Matruşka bebeklerinde olduğu gibi bir sının vardır. Nihayetinde daha küçük parçalarına ayrılamayan en küçük matruşkaya ulaşırsınız. Fizikteki en küçük matruşkaya Planck uzunluğu denilir ki bu uzunluk bir milimetrenin 100.000 milyar milyar milyarda biri kadardır. Sf. 146

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sonuç olarak hızlı uzay seyahati ve zamanda geriye yolculuk mevcut anlayışımıza göre göz ardı edilemez. Ancak bunlar büyük mantıksal problemlere yol açacaktır, dolayısıyla umut edelim ki insanların geçmişe gidip anne ve babalarını öldürmelerine engel olacak bir Kronoloji Koruma Yasası olsun. Fakat bilimkurgu hayranlarının hevesinin kaçmasına gerek yok. Çünkü M-kuramı bize hâlâ bu konuda umut veriyor. Sf. 135

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu, adına Kronolojinin Korunması Varsayımı dediğim şeydir: Bu varsayıma göre fizik yasaları makroskobik bir ölçekte zaman yolculuğunu engellemek için bir arada çalışır. Sf. 133

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • David Deutsch alternatif geçmişler yaklaşımına desteğin fizikçi Richard Feynman’ın ortaya koyduğu geçmişler toplamı anlayışında saklı olduğunu iddia eder. Geçmişler toplamı düşüncesi, kuantum kuramı uyarınca evrenin yalnızca tek bir özgün geçmişe sahip olmadığını söyler. Daha ziyade evren, her biri kendi olasılığını içeren olası tüm geçmişlere sahiptir. Her ne kadar olasılığı düşük olsa da Ortadoğu’da barışın hâkim olduğu olası bir geçmiş de söz konusu olmalıdır. Sf. 133

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu model gelecekten gelen turistlerin akınına uğramamış olmamızın nedenini açıklar. Ancak geriye yine de pek çok paradoks bırakır. Bir rokete atlayıp gittiğiniz yerden daha roket ateşlenmeden önce dönmenizin mümkün olduğunu varsayın. Henüz fırlatma rapmasındayken roketi havaya uçurmanızdan ya da başka bir şekilde ilk başta yola koyulmaya mani olmanızdan sizi ne alıkoyabilir? Sözgelimi geçmişe gidip henüz doğmanızdan önce anne ve babanızı öldürmek gibi bu paradoksun başka versiyonları da mevcuttur, fakat temelde bu paradokslar aynı mantıkla işler. Sf. 132

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 132) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunlardan biri, zaman yolculuğu gelecekte mümkün olacaksa, neden hâlâ gelecekten birisi geri gelip bu yolculuğun nasıl yapılacağını bize söylemedi şeklindeki sorudur. Sf. 130

    Uzay yolculuğunu, gelecekten gelen herhangi bir ziyaretçiyle karşılaşmamış olmamız gerçeğiyle bağdaştırmanın olası bir yolu, böylesi bir yolculuğun yalnızca geleceğe gerçekleştirilebileceğini söylemektir. Bu görüşe göre geçmişimizdeki uzay-zaman değişmezdir; zira onu gözlemlemiş ve geçmişe yolculuğa izin verecek kadar bükülmüş olmadığını görmüşüzdür. Sf. 131

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 130, 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir başla deyişle kuantum kuramı enerji yoğunluğunun bazı yerlerde negatif olmasına, söz konusu yoğunluğun başka yerlerde pozitif olması koşuluyla izin verir.

    Kuantum kuramının enerji yoğunluğunun negatif olmasına izin verebilmesinin nedeni Belirsizlik İlkesine dayanıyor olmasıdır. Belirsizlik İlkesi belirli niceliklerin, sözgelimi bir parçacığın konumu ve hızının aynı anda iyi tanımlanmış değerlere sahip olamayacağını söyler. Bir parçacığın konumu ne kadar tutarlı şekilde tanımlanırsa parçacığın hızındaki belirsizlik o kadar büyük olur; bu, tersi için de böyledir. Belirsizlik İlkesi aynı zamanda elektromanyetik alan ya da kütleçekim alanı gibi alanlar için de geçerlidir. Buna göre boş uzay olarak düşündüğümüz şeyin içinde bile söz konusu alanlar tam olarak sıfır olamaz. Çünkü bunlar tam olarak sıfır olsalardı, değerleri hem sıfır noktasında iyi tanımlanmış bir konuma hem de yine sıfır noktasında iyi tanımlanmış bir hıza sahip olurdu. Nitekim bu da Belirsizlik İlkesini ihlal ederdi. Bunun yerine bu alanların belirli bir minimum dalgalanma miktarına sahip olması gerekir. Boşluk (vakum) dalgalanmaları denilen bu dalgalanmalar birdenbire ortaya çıkan, birbirlerinden ayrılan ve ardından tekrar bir araya gelip birbirlerini ortadan kaldıran parçacık ve karşı-parçacık çiftleri olarak düşünülebilir. Sf. 129

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 129) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dolayısıyla zaman yolculuğu için ihtiyaç duyduğumuz tek şey ışıktan daha hızlı gidecek bir uzay gemisidir. Ne var ki Einstein aynı makalesinde bir uzay gemisini hızlandırmak için ihtiyaç duyulan roket enerjisinin ışık hızına yaklaştıkça gitgide büyüdüğünü göstermişti. Dolayısıyla ışık hızını geçecek kadar hızlanmak sonsuz büyüklükte bir enerji gerektirecektir. Sf. 124

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pek çok bilim insanı bilginin kaybolmaması gerektiğini düşünmekteydi, ancak yıllar boyunca hiç kimse sürdürülebilir bir mekanizma ileri sürmedi. Bilgi paradoksu olarak bilinen söz konusu görünür bilgi kaybı, bilim insanlarını geçtiğimiz kırk yıl boyunca meşgul etti ve hâlâ kuramsal fiziğin çözülmemiş en büyük problemlerinden biri olmaya devam etmekte. Sf. 117

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.