Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Bariz problemleri çözmeye çalışırken kısmen irrasyonel davranışlardan kaynaklanan başarısızlıklar da, aynı bireyin kısa vadeli ve uzun vadeli güdüleri arasındaki çatışmalardan doğuyor. Ruanda ve Haiti köylüleri ve bugün dünyadaki milyonlarca insan, inanılmaz seviyede yoksul ve tek düşüncesi ertesi günün yemeğini bulabilmek. Sf. 545

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 545) kitabından birebir alınmıştır.

  • Belki de bir toplum olarak başarı ya da başarısızlığın dönüm noktası, şartlar değiştiğinde hangi temel değerlere bağlı kalınacağını ve hangilerinin yenileriyle değiştirileceğini bilmektir. Son altmış yıl içinde dünyanın en güçlü ülkeleri, eskiden ulusal imajlarının merkezinde yer alan uzun soluklu değerlerini terk edip başka değerlere bağlandılar. Sf. 545

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 545) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kişinin temel değerlerini, hayatta kalmasını engelleyecek derecede dezavantajlı hale geldiklerinde terk etme kararı alması oldukça zor bir davranıştır. Bireyler olarak hangi noktada taviz vermek ve yaşamaktan ziyade ölmeyi tercih ediyoruz? Modern zamanlarda milyonlarca insan gerçek manada, kendi yaşamını kurtarmak için arkadaşları ya da akrabalarına ihanet etmeye, kötü bir diktatöre boyun eğmeye, tam bir köle gibi yaşamaya veya ülkesinden kaçmaya karar verip vermeme noktasına gelmiştir. Uluslar ve toplumlar bazen benzer kararları topluca almak zorunda kalıyorlar. Sf. 544

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 544) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rasyonel davranışlara dayalı problemlere karşıt olarak, bariz problemleri çözememe örnekleri arasında, sosyal bilimcilerin “irrasyonel davranış”, başka bir deyişle herkes için zararlı davranış olarak tanımladığı durumlar vardır. Bu tür irrasyonel davranışlar genelde, her birimizin bireysel olarak değerler çatışması içinde olduğumuz durumlarda ortaya çıkıyor: Bazen kötü bir statükoyu, sırf derinden bağlı olduğumuz bir değer tarafından desteklendiği için göz ardı edebiliyoruz. “Yanlışta ısrar”, “kalın kafalılık”, “olumsuz işaretlerden sonuç çıkarmayı reddetmek” ve “zihinsel işlevsizlik ya da durgunluk”, Barbara Tuchman’ın bu yaygın insan özellikleri için kullandığı terimlerden bazılarıdır. Psikologlar, buna benzer bir özellik için “batık maliyet etkisi” terimini kullanıyorlar: Hâlihazırda fazla yatırım yaptığımız bir politikadan vazgeçmek (ya da bir hisseyi satmak) konusunda isteksiz davranıyoruz.

    Dinî değerler genelde fazla derine yerleşiyor ve bundan dolayı feci davranışların sebepleri arasında yer alıyor. Örneğin Paskalya Adası’ndaki ormansızlaşmanın çoğu, dinî bir motivasyonun sonucuydu: yüceltme nesneleri olan dev taş heykelleri taşımak ve dikmek için kereste toplamak. Sf. 542, 543

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 542, 543) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tuchman’ın çarpıcı bir şekilde ifade ettiği gibi, “Siyasal budalalığa sebep olan güçlerin başında, Tacitus’un ‘tüm hırsların en rezili’ olarak tanımladığı iktidar hırsı gelir.” Bu iktidar hırsının sonucunda Paskalya Adası şefleri ve Maya kralları ormansızlaşmayı önlemek şöyle dursun, onu hızlandırdılar: Sahip oldukları statüyü korumanın yolu rakiplerinden daha büyük heykeller ve anıtlar dikmeleriydi. Öyle bir rekabet sarmalına sıkışmışlardı ki, ormanları kurtarmak için daha küçük heykeller ya da anıtlar diken bir şef ya da kral hor görülecek ve unvanını kaybedecekti. Kısa süreli bir zaman dilimi içinde değerlendirilen prestij rekabetlerinde bu her zaman görülen bir problemdir. Sf. 542

    Bunun aksine, seçkinler ve halk arasındaki menfaat çatışmaları yüzünden ortaya çıkan bariz problemleri çözememe durumları, seçkinlerin kendilerini eylemlerinin sonuçlarından kurtaramadığı toplumlarda daha az görülür. Son bölümde, Hollandalıların yüksek çevre bilincinin (siyasetçiler dâhil), nüfusun büyük çoğunluğunun deniz seviyesinin altında yaşaması olgusuna dayandığını göreceğiz. Kurdukları setler sayesinde batmaktan kurtulan Hollandalılar, siyasetçilerin budalaca planlamalarının kendi hayatlarını tehlikeye atacağını biliyorlar. Sf. 542

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 542) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rasyonel davranışlara sürükleyen bir diğer menfaat çatışması, karar alıcı seçkinlerin menfaatlerinin toplumun geri kalanının menfaatleriyle çatışması sonucunda ortaya çıkıyor. Özellikle seçkinler, kendilerini eylemlerinin sonuçlarına katlanmaktan kurtarabildiklerinde, bu eylemlerin herkese zarar verebileceğini hiç düşünmeden kendi faydalarına bir şeyler yapmaya yatkın oluyorlar. Bariz bir şekilde Dominik Cumhuriyeti’nde diktatör Trujillo ve Haiti’de yönetici seçkinlerin örnek olarak verilebileceği bu tür çatışmalar, zenginlerin kendi korunaklı sitelerinde yaşayıp şişe suyu içtiği modern ABD’de giderek daha fazla görülüyor. Örneğin Enron yetkilileri, şirket kasalarını yağmalayıp tüm hissedarları zarara sokarak kendilerine devasa paralar kalabileceğini ve kumar masasından rahatça kalkabileceklerini hesaplarken haklılardı. Sf. 541

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bariz çözümlerden biri, hükümetin ya da başka bir dış gücün, tüketicilerin davetiyle ya da davet edilmeden adım atıp Tokugavva Japonya’sındaki şogun ve daimyo, Andlar’daki İnka imparatorları, 16. yüzyıl Almanya’sındaki prensler ve zengin toprak sahiplerinin kerestecilik konusunda yaptığı gibi kotalar dayatmasıdır. Ne var ki bu, (açık okyanus gibi) bazı durumlarda imkânsızdır ve bazı durumlarda da aşırı idari ve polisiye tedbirler gerektirir. İkinci bir çözüm, kaynağı özelleştirmek yani her bir mülk sahibinin kaynakları kendi menfaatleri doğrultusunda sağduyulu yönetmeye meyilli olacağı biçimde bölüştürmektir. Sf. 539

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 539) kitabından birebir alınmıştır.

  • “O balığı ben tutmazsam ya da koyunlarımı o çayırlıkta otlatmazsam başka bir balıkçı ya da sürü sahibi bunu yapacak, bu yüzden aşırı balıkçık ya da aşırı otlatmadan kaçınmam için bir sebep yok.” O halde, doğru rasyonel davranış, nihai olarak ortak kaynaklar yıkıma uğrasa ve tüm tüketiciler zarar görse bile, bir sonraki tüketici yapmadan önce kaynakları tüketmektir. Sf. 538, 539

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 538, 539) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok özel bir menfaatler çatışması örneği, “mahkûmun ikilemi” ve “kolektif eylem mantığı” adlı çatışmalarla yakından ilişkili “ortak malların trajedisi”dir. Çok sayıda tüketicinin toplumun sahip olduğu bir kaynaktan faydalanması, örneğin balıkçıların okyanusta balık tutması ya da koyun yetiştiricilerinin topluma ait bir çayırlıkta koyunlarım otlatması gibi bir durum düşünün. Herkes kaynakları aşırı kullandığında, aşırı balıkçılık ya da aşırı otlatma nedeniyle kaynaklar azalır, hatta yok olur ve tüm tüketiciler bunun cezasını çeker. Sf. 538

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal, (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 538) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rasyonel kötü davranışların sık görülen türlerinden biri şudur: “Benim için iyi, senin için kötü, herkes için de kötü.” Açıkça ifade etmek gerekirse “bencil” davranışlar bu türe girer. Sf. 537

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 537) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yol haritasındaki üçüncü durak, en sık görülen, en şaşırtıcı ve çok geniş bir yelpazede görüldüğü için en etraflı tartışmaları gerektiren bir başarısızlık türü. Joseph Tainter ve neredeyse herkesin bekleyeceğinin aksine, toplumlar bir problemi tespit ettikten sonra dahi çözmeye girişmeyebiliyorlar.

    Bu başarısızlığın sebepleri, iktisatçıların ve diğer sosyal bilimcilerin “rasyonel davranış” adını verdikleri, insanlararası menfaat çatışmalarından kaynaklanan bir başlık altında toplanıyor. Yani bazı insanlar, diğerlerine zarar veren davranışlar sergileyerek kendi menfaatlerinin peşinde koşabiliyor. Bilim insanlarının bu davranış türüne rasyonel sıfatını yakıştırmasının nedeni, bazen ahlaken hoş olmasa da mantıken doğru görünmesidir. Sf. 536, 537

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 536, 537) kitabından birebir alınmıştır.

  • Emekleyen normallik ya da coğrafya amnezisi, koşulların ellilerde nasıl olduğunu hatırlamalarını zorlaştırmıştı. Bu tür deneyimler, insanların neden büyümekte olan bir problemi artık çok geç olana kadar fark edememelerinin başlıca sebeplerinden biridir. Sf. 535

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 535) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplumların bir problemi algılayamamasına neden olan en yaygın koşul belki de, yukarıdan aşağıya geniş dalgalanmalarla gizlenen yavaş bir trendin oluştuğu durumdur. Modern zamanların bu konudaki en birincil örneği, küresel ısınmadır. Bugün, dünya çapında sıcaklıkların, büyük oranda insanların yol açtığı atmosfer değişiklikleri sebebiyle son birkaç on yıldır yavaş yavaş arttığını biliyoruz. Öte yandan iklim her yıl, bir önceki yıla göre tam olarak 0,01 derece sıcak olmuyor. Sf. 534

    Orta Çağ Grönlandlıları da iklimlerinin giderek daha soğuduğunu anlamakta benzer zorluklar yaşamışlardı ve Maya ve Anasazi toplumları kendi iklimlerinin kuraklaştığını anlayamamışlardı. Sf. 534

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 534) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir problemi, oluştuktan sonra hâlâ algılayamamanın bir diğer yaygın sebebi, büyük toplumlar ya da işletmelerde sıkça görülebilen uzak yöneticilerdir. Örneğin bugün Montana’nın en büyük özel arazi sahibi ve kereste şirketi eyalet içinde değil dört yüz mil ötedeki Seatde’da bulunmaktadır. Sf. 533, 534

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 533, 534) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir toplumun bir problemi gerçekleşmeden önce öngörmesi ya da öngörmemesinin ardından, yol haritamdaki ikinci durakta, gerçek manada oluşmuş bir problemi algılama ya da algılayamama konusu var. Bu tür başarısızlıkların en az üç sebebi bulunuyor ve bunların tümü iş dünyasında ve akademide yaygın olarak görülüyor.

    Birincisi, bazı problemlerin kökenleri gerçek anlamda fark edilemez oluyor. Örneğin toprak verimliliğini sağlayan besleyiciler gözle görülmez ve ancak modern zamanlarda kimyasal analiz yoluyla ölçülebilir hale gelmiştir. Sf. 533

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 533) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yanlış analoji yoluyla mantık üretmeye verilebilecek trajik ve meşhur bir modern vaka, II. Dünya Savaşı için hazırlık yapan Fransız ordusuna aittir. I. Dünya Savaşı’nın dehşetli katliamlarının ardından, Fransa, kendisini bir başka Alman işgali olasılığına karşı koruma ihtiyacı hissediyordu. Sf. 532

    Ne var ki I. Dünya Savaşı’nda yenilen Alman ordu subayları farklı bir stratejinin gerekli olduğunu görmüşlerdi. Alman ordusu, saldırıların ön hattına piyadeleri değil tankları yerleştirdi, tanklar ayrı zırhlı birliklere yerleştirdi, önceden tanklar için uygun olmadığı düşünülen ormanlık alandan geçerek Maginot Hattı’nı aştı ve Fransa’yı sadece altı hafta içinde yenilgiye uğrattı. Sf. 532, 533

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 532, 533) kitabından birebir alınmıştır.

  • O örnekte Mayalar, yazı kullanıyorlardı ancak hava raporlarından ziyade kralların yaptıkları işleri ve astronomik olayları kaydettikleri için 3. yüzyılda yaşanan kuraklık, Mayaların 9. yüzyıldaki kuraklığı tahmin etmelerine yardımcı olamamıştı. Sf. 531

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 531) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ayrıca şu soruyu da yönelttiler: insanlar ne sıklıkla kasten ya da en azından olası sonuçlarını bilerek ekolojik zararlara yol açıyorlar? İnsanlar ne sıklıkla bunu hiç istemeden ya da cehaletten yapıyorlar? Sf. 528

    Toplumların feci kararlar aracılığıyla kendilerini neden yok ettiği sorusu, yalnızca benim UCLA’daki lisans öğrencilerimi değil, profesyonel tarihçileri ve arkeologları da şaşırtıyor. Sf. 528

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 528) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğitim, farklı roller oynadıkları düşünülen iki tür katılımcıyı içeren bir süreçtir: öğrencilere bilgi aktaran öğretmenler ve öğretmenlerden bilgi edinen öğrenciler. Aslında her açık fikirli öğretmen, eğitimin aynı zamanda, öğretmenlerin varsayımlarına meydan okuyarak ve öğretmenlerin daha önce aklına gelmeyen soruları sorarak öğretmenlere bilgi aktaran öğrencileri de içerdiğini keşfeder. Sf. 527

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 527) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birçok Avustralyalı, ülkelerinin Asyalı komşularına kıyasla çok az nüfusa sahip olması dolayısıyla tehlike altında olduğu ve bütün boş arazileri hızla doldurmadıkları takdirde olası bir Endonezya işgali için cazip bir hedefe dönüşebileceği sonucuna vardı. Bu nedenle, 1950’ler ve 1960’larda bir kamu politikası olarak göçmenleri ülkeye davet etme programı başlatıldı.

    Bu program, ülkenin eski Beyaz Avustralya politikasının terk edilmesini gerektiriyordu. Bu politikaya göre (1901’de oluşturulan Avustralya devletinin ilk yasalarından biri) göç, Avrupa kökenli olmak şöyle dursun, sadece Britanya ve İrlanda kökenli insanlara açıktı. Resmî hükümet yıllığına göre, “Anglo-Kelt kökenli olmayan insanları düzeltmek mümkün olmayabilirdi.” Sf. 498, 499

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 498, 499) kitabından birebir alınmıştır.