Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Kaç ‘eğitimli’ insanın yaşanan mücadelenin asil idealleri savunma uğruna olduğuna inandırılabileceğini merak ediyordum. E.T.’ler ve medya kodamanları tamah ve hâkimiyet kavramlarını özgürlük ve demokrasi şeklinde tercüme edecek dezenformasyonu geliştirmekte çok başarılı olmuştu, Şirketokrasiye büyüleyici bir Şekilde hizmet etmişlerdi. Sf. 243

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 243) kitabından birebir alınmıştır.

  • Silah şirketlerimiz dünyanın en kârlı kuruluşları arasında yer alıyor. İngiltere, Fransa, Rusya ve Brezilya ile birleşince satışları yılda 900 milyar doları buluyor. Günü’müzün kimyasal, nükleer ve biyolojik silah cephanelikleri daha geleneksel silah yığınaklarıyla birlikte ekonomileri patlatabiliyor; kitle kıyımı tehdidi yaratıyor. Sf. 242

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

  • Saddam ise çakalları (1) ve tekniklerini biliyordu. 1960’larda CIA tarafından Kasım’a yapılacak suikastta yer almak üzere kiralanmıştı ve bizden, yani müttefikinden 1980’li yıllar boyunca çok şey öğrenmişti. Adamlarını özenle sakındı. Ona ikizi kadar benzeyen dublörleri vardı. Korumaları onun mu, yoksa benzerlerinden birinin mi güvenliğini sağladığını asla kesin olarak bilemiyordu.

    Çakallar başarısızlığa uğradı. Washington da bunun üstüne son çareye başvurdu. Baba Bush ordusunu gönderdi. Beyaz Saray o noktada Saddam’ı tamamen devre dışı bırakmak istemiyordu, çünkü onların tipi bir liderdi: Halkını denetimi altında tutan ve İran’a karşı caydırıcı amaçlarla kullanılabilecek güçlü biriydi. Pentagon onu ordusunu yok ederek cezalandıracağını, o şekilde yola getirebileceğini düşündü. 1990’lı yıllarda E.T.’ler (1) Saddam üstünde çalışmak üzere tekrar gönderildi. Ama o sunulan paketleri kabul etmedi. Çakallar bir kez daha başarısız oldu. Oğul Bush plan uyarınca orduyu devreye soktu. Saddam alaşağı edildi ve asıldı. Sf. 241

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 241, 212) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) 2024; ET Ekonomik tetikçi, çakallar ekonomik tetikçilerin ikna edemedikleri yetkilileri tehdit eden, anarşi ve terör yaratan ABD görevlileri.

  • Sekiz yıllık İran-Irak Savaşı modern çağlar tarihinin en uzun, en masraflı ve en kanlı savaşı olmuştur. 1988’de bitene dek bir milyondan fazla insanın ölümüne yol açmıştır. Her iki ülkenin de köyleri, çiftlikleri ve ekonomisi harap olmuştur. Ama şirketokrasi yeni bir zaferin tadını çıkartmaya koyulmuştur. Sf. 240

    Ama Suudiler İmparatorluk’a katılmaya istekliydi; Saddam ise bunu reddediyordu. Suudiler gibi işbirliğine yanaşmış olsa, koruma garantimizin yanı sıra daha öte A.B.D. kimyasal tesis ve silah desteğini de alacaktı. Karşılıklı cephelerdeki siperlere yerleşmekte olduğumuz açıklık kazanınca Washington çakallarını gönderdi. Saddam gibi adamların suikastla ortadan kaldırılması genellikle korumaların ayartılmasıyla olur. Sf. 240

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 240) kitabından birebir alınmıştır.

  • USAID elemanı sözüne devam etmeden önce suyundan bir yudum daha aldı. “O arada Müslüman Kardeşler tekrar oyuna dâhil olmuştu. Nasır’ın ateist komünistlerle olan ortaklığı ve İslami bir yönetim kurmayı reddetmesi kendilerini ihanete uğramış gibi hissetmelerine yol açıyordu. Gündemdeki her şeyin Kral Faruk’u devirmek üzere Hür Subaylar Topluluğu’na dâhil oldukları zaman yapılan anlaşmayla taban tabana zıt olduğun iddiasını öne sürdüler. Başkan’ın anayasanın temeli olarak Kuran’ı benimsemesini istiyorlardı. Nasır bunu reddedince vurucu timlerinden birini ona suikast yapmak üzere gönderdiler. Ama ekip işi beceremeyip püskürtüldü. Nasır’ın popülerliği arttı. Kardeşlik’i yasadışı ilan etti ve dört bin üyesini toplama kamplarına gönderdi, belli başlı önderlerini idam ettirdi. Kurtulanlar da yeraltına indi. Bazıları işçi sendikalarına, okullara, hatta orduya sızma girişiminde bulundu. Çoğuysa ülkeyi terk edip Ürdün, Suudi Arabistan, Sudan, Suriye ve bildiğiniz gibi sizin de önemli bir elektrik tesisi projenizin olduğu Kuveyt’e gitti.” Duralayıp başını Hall’a doğru salladı. “Ve yıllar içinde dünyanın en etkili İslamiyet yanlısı güçlerinden birini oluşturdular. Amaçları bizi, hatta batıya ve Hıristiyan kültürüne dair her ne varsa Orta Doğu’dan çıkartmak, Mısır ve İran’daki gibi laik yönetimleri alaşağı edip yerine mollaları getirmekti.” Sf. 211, 212

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 211, 212) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dinin sömürünün temelini oluşturduğu bir dünyada umuda yer olabilir mi? O kadar çok insana din kavramına o kadar farklı şekillerde yaklaşması nasıl öğretilebilir? Hem Muhammed’in, hem de İsa’nın mesajları nasıl olur da savaşı haklı göstermek için kullanılabilir? Sf. 205, 206

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 205, 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sevilen Irak başkanı Abdülkerim Kasım, 1950’lerin sonunda ve 60’ların başında A.B.D. ile Büyük Britanya’ya gitgide artan bir sertlikte kafa tutuyordu. Yabancı petrol şirketlerinin Irak petrollerinden elde ettiği kârı halkıyla paylaşması gerektiğinde diretiyor ve bu isteğe uyulmazsa şirketleri millileştirmekle tehdit ediyordu. E.T.’lerin Kasım’ı yola getirme çabaları başarısızlıkla sonuçlanınca, CIA bir suikast ekibi kiraladı. Ekipte eğitimini henüz tamamlamamış genç bir adam da vardı: Saddam Hüseyin. Ekip Kasım’ın aracına ateş açtı. Arabayı kurşunlarla delik deşik etti, ama Kasım’ı sadece yaralamayı başarabildi. Ayağından vurulan Saddam ise Suriye’ye kaçtı. Başkan Kennedy 1963’te vahim bir karar alarak CIA’ya suikastçıların başaramadığı işi tamamlamak üzere Britanya haberalma servisi MI6 ile işbirliği yapmasını emretti. Kasım, Irak televizyonundayken bir ekibin açtığı ateşle öldürüldü. Bunun ardından yaklaşık beş bin kadar insan komünist oldukları suçlamasıyla derlenerek idam edildi. Saddam birkaç yıl içinde geri getirildi ve ulusal güvenliğin başına yerleştirildi; uzak kuzenlerinden biri de başkan olmuştu. Sf. 198, 199

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 198, 199) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halkının kendi topraklarından çıkartılan petrol üstündeki hakları için dayatan, demokratik seçimlerle iktidara gelmiş ve çok popüler bir karakter olan İran başbakanı (ve TİME dergisinin 1951’de yılın adamı seçtiği) Muhammed Musaddık, Britanya petrol şirketlerini ulusallaştırdı. Büyük öfkeye kapılan Britanya, yardım için 2. Dünya Savaşı’ndaki müttefiki Birleşik Devletler’e döndü. İki ülke de askeri müdahalenin Sovyetler Birliği’nin nükleer tetiği çekmesine yol açmasından korkuyordu. Washington meselenin halledilmesi için Deniz Piyadeleri yerine bir CIA ajanını, Kermit (Theodore’nin torunu) Roosevelt’i gönderdi. Roosevelt birkaç milyon dolarlık bir bütçeyi kullanarak Musaddık’ın devrilmesiyle sonuçlanacak, şiddet içeren gösteriler düzenledi; CIA bu seçilmiş önderin yerine Büyük Petrol’ün despot ahbabı Şah Muhammed Rıza Pehlevi’yi getirdi. Sf. 186, 187

    Kermit, Roosevelt kadrolu CIA çalışanıydı. Yakalanırsa bunun sonuçları müthiş olabilirdi. Böylece devlet operasyonlarının özel sektörden gelen ajanlar tarafından yapılmasına karar verildi. Bunun için kurulması sağlanan şirketlerden biri de benim çalıştığım MAIN idi. Sf.187

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 186, 187) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sol elimi ceketimin cebine atıp, “Burada oyuna uygun şekilde katılırsanız size ve ailenize verilecek birkaç yüz milyon dolarım var dedim. ‘Oyunu biliyorsunuz; petrol şirketlerinin başındaki dostlarıma nazik olacak ve Sam Amca’ya hürmet edeceksiniz.” Sonra yanına yaklaşıp bu kez sağ elimi ceketin cebine attım ve yüzüm onunkine neredeyse değecek kadar eğilerek fısıldadım: ‘Burada da bir tabanca ve üstünde isminizin kanlı olduğu bir kurşun var; seçim kampanyanızda verdiğiniz vaatleri tutmaya kalkışma olasılığına karşı.

    Geri çekildim, yerime oturdum ve ona Sam Amca’ya meydan okudukları için alaşağı edilmiş ya da suikasta uğramış başkanların isimlerini kısaca hatırlattım. Diem’den Noriega’ya kadar olan isimleri yani… Sırayı biliyorsun.

    Mesajı aldı.” Sf. 165

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evo Morales 2005 yılının Aralık ayında oyların büyük bölümünü alarak Bolivya’nın yerli halklardan çıkarttığı ilk başkanı oldu. Ve derhal başkanlık maaşını yarıya indireceğini, kuracağı hükümetteki kimsenin kendisinden fazla maaş almamasını sağlayacağını ve bu kesintilerin daha fazla devlet okulu öğretmenine iş verilmesinde kullanılacağını duyurdu. Sf. 161

    A.B.D. basını kendi izleyicilerim açıktan açığa yanılttı. Medya, ülkesi işgal edilmeden önce Guatemalalı Arbenz’e karşı başlattığı kampanyayı anımsatan bir şekilde Morales’in komünist olduğu, Castro’nun ajanlığını yaptığı ve Birleşik Devletler’e kokain ihracatını desteklediği çığırtkanlığını yapmaya başlamıştı. Sf. 161

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • “O kameralara kimin yakalandığım da biliyor musunuz?” diye sordu Jose.

    “Dedikoduya göre, George W. Bush babasının başkanlığı sırasında kokain kullanır ve normal dışı seks yaparken resimlenmiş.”

    Latin Amerika’da genç Bush ile kafadarlarının bu fotoğraflarının, Noriega tarafından Başkan Bush’u anahtar konumundaki kimi meselelerde Panama yönetimiyle birlikte davranmaya ikna etmek için kullanıldığı yönünde bir kuram vardı. Bunun üstüne H. W. Bush, Panama’yı işgal etmiş ve Noriega’yı Miami’deki bir hapishaneye tıkmıştı. Noriega’nın gizli dosyalarının bulunduğu bina bombalarla dümdüz edilmiş, 1989’da o olay yaşanırken iki bini aşkın sivil de hayatını kaybetmişti. Birçok insan ordusu olmayan ve ABD’ye karşı herhangi bir şekilde tehdit oluşturmayan bir ülkenin işgal edilmesinin tek mantıklı açıklamasının bu kuram olduğunu iddia ediyordu. Sf.152-153

    Uzunca bir duraksamadan sonra Lula’nın da sistemin bir parçası olduğunu kabul etti. “Yoksa öyle bir konuma nasıl yükselebilirdi ki?” Ancak Jose Lula’ya duyduğu hayranlığı da dile getiriyordu. “O realisttir. Halkına yardım etmek için başka seçeneği olmadığını anlamıştır.” Sonra başını hafifçe salladı. “Fazla ileri giderse Washington’un onu devireceğinden korkuyorum.”

    “Bunu sizce nasıl yaparlar.”

    “Siz Amerikalıların deyişiyle herkesin gardırobunda iskeletleri vardır. Her politikacı belli bir şekilde ifade edildiği zaman kulağa kötü gelecek şeyler yapmıştır. Clinton ile Monica örneğin. Mesele kız değildi. Clinton dünya para birimlerini revize etme çabalarında çok ileri gitmişti ve gelecekteki Cumhuriyetçi kampanyaları için büyük bir tehdit oluşturuyordu; çok genç, dinamik ve karizmatikti. Böylece Monica sahne ışıklarının altına itiliverdi. Bush’un geçmişinde de birkaç kadın olmadığına mı inanıyorsunuz? Ama kim onlardan söz etme cesaretini kendinde bulabilir ki? Lula’nın da iskeleleri var. İmparatorluğunuzu yöneten güçler onu devirmek isterse gardırobun kapağını açıverecekler. A.B.D. hegemonyasını tehdit eden bir lideri ortadan kaldırmanın birçok yolu vardır.” Sf. 153, 154

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 153, 154) kitabından birebir alınmıştır.

  • Katılımcıların çoğundan daha şık giyimli bir adam bana kendisini Brezilya Başkanı Lula’nın en üst düzey danışmanlarından biri olarak tanıtan kartvizitini verdi. Benimle otelimin yakınındaki küçük bir parkta buluşmak istiyordu. “Lütfen bunun sadece sizinle benim aramda kalmasına özen gösterin,” demeyi ihmal etmedi. Sf. 150

    Adını yazmadığım sürece not almamı kabul etti. Sf. 151

    Vurguladığı çok önemli bir şey daha vardı: “Yazdıklarınız sadece buzdağının görünen kısmı. Bunu bildiğinizden eminim, ama ben söyleme gereği duydum. Sizin kitabınızda bile gerçek öykü gözden kaçıyor.”

    Jose bana patronu Lula’ya uygulanan muazzam baskıyı anlattı. “Mesele sadece rüşvet teklifleri ve darbe tehditleri; gizli pazarlıklar ve ekonomik öngörülerin tahrif edilmesi; bizi asla ödeyemeyeceğimiz borçlar altına sokarak köleleştirmek değil. Çok daha derinlere giden bir şey bu.”

    Şirketokrasinin Brezilya ve başka birçok ülkede aslında siyasi partilerin hepsini denetimi altında tuttuğunu anlattı. “A.B.D. karşıtı gibi görünen radikal komünist adaylar bile Washington ile uzlaşım içindedir.” Sf. 152

    Jose öğrencilerin etkilere en açık ve nahif oldukları zamanlarda nasıl ayartıldığını anlattı. Kendi gençlik deneyimlerinden, içkinin, kadınların ve uyuşturucunun nasıl kullanıldığından söz etti. “Yani anlayacağınız gibi, radikal bir A.B.D. muhalifi seçilip göreve geldiği ve hayatı boyunca yapmayı içtenlikle arzu ettiği şekilde Washington’un karşısına dikilmeyi başaracak konuma ulaştığı anda, sizin CIA elinde onunla ilgili bir şeylerle ortaya çıkar.”

    “Şantaj.”

    Güldü. “İster öyle deyin, ister ‘modern diplomasi’. Bunu yapan elbette ki sadece A.B.D. değildir. Noriega’nın neden alaşağı edildiği ve şimdi bir A.B.D. zindanında çürüdüğüne dair söylentileri mutlaka işitmişsinizdir.”

    “Contadora Adası’ndaki kameralardan söz edildiğini duydum.”

    Cantadora, Panama kıyılarında, adı kötüye çıkmış Amerikalı işadamlarının politikacılara akla gelebilecek her türlü ahlakdışı şeyi sunulabildiği bir tatil yeriydi. E.T.’lik zamanlarında ben de oraya birkaç kez gitmiş (ve amaçlarım doğrultusunda kullanmıştım).

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 150, 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • E.T.’lik zamanlarımda Endonezya, Mısır ve Kolombiya devlet memurlarından farklı zamanlarda işittiğim bir öğüt vardı: “Bechtel işi istiyorsa, ihaleye girmeye zahmet bile etme.” Sf. 141

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ekvator ve Venezuela’nın tersine, Bolivya’daki huzursuzluğun kaynağı petrol değil suydu. Suyun çok da uzak olmayan bir gelecekte gezegendeki en değerli kaynak olacağı 1990’larda açıkça anlaşılmıştı. Şirketokrasi de su kaynaklarına hâkim olarak ekonomileri ve hükümetleri manipüle edebileceğini kavramıştı. Sf. 138

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 138) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şirketokrasi, Châvez’i büyük tehdit kabul etti. Sadece petrol ve öteki sektörlerdeki uluslararası şirketlere meydan okumakla kalmıyor, başka önderleri de kendi modelinin benzerlerini izlemeye teşvik ediyordu. Bush yönetiminin perspektifinden, uzlaşılması imkânsız iki devlet başkanı, yani Châvez ve Saddam Hüseyin sona erdirilmesi gereken kâbuslar haline dönüşmüştü. Irak’ta (hem E.T.’lerin, hem de çakalların) incelikli çabaları sonuç vermemiş ve nihai sonuca yönelik çalışmalar gizlice başlatılmıştı: İşgal. Venezuela’da ise E.T.’ler yerini çakallara bırakmıştı ve Washington sorunu hiç değilse orada o şekilde çözeceğini umuyordu. İran, Şili ve Kolombiya’da geliştirilip kusursuz hale koyulan taktikleri uygulamaya başlayan çakallar, Nisan 2002 günü binlerce insanı Caracas sokaklarına döktü ve kalabalık, Venezuela’nın devlet petrol kuruluşunun yönetim binasıyla başkanlık sarayı Miraflores’e doğru yürüyüşe geçirdi. Sf. 127

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 127) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu durum kamuoyu tarafından Arjantinli Doktor Che Guevera’nın baskı rejimlerine karşı mücadele etmek için Bolivya’yı savaş cephesi olarak seçmesiyle duyulmuştu. Ülkenin egemen sınıfı Washington’un yardımını istedi. Che insanlık dışı bir yaratık ya da terörist ilan edildi; Küba tarafından desteklenmesi nedeniyle fanatik komünist kategorisine sokuldu. Washington onun peşine en yetenekli çakallarından birini saldı. CIA ajanı Felix Rodriguez, 1967 yılı Ekim ayında Che’yi Bolivya’daki La Higuera ormanı yakınlarında yakaladı. Rodriguez saatler süren bir sorgulamadan sonra Bolivyalıların baskısıyla ölüm emrini verdi. Sf. 107

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 107) kitabından birebir alınmıştır.

  • United Fruit böylece Birleşik Devletler’de büyük bir halkla ilişkiler kampanyası başlattı; Amerikan kamuoyunu ve Kongre’yi, Arbenz’in Guatemala’yı bir Sovyetler uydusuna dönüştürdüğü ve toprak reformu programının Latin Amerika’da kapitalizmi yok etmeye yönelik bir Rus komplosu olduğuna inandırdı. CIA sonunda, 1954 yılında bir darbe düzenledi. Amerikan uçakları başkenti bombaladı, demokratik yollarla seçilmiş olan başkan alaşağı edildi ve yerine acımasız sağcı askeri diktatör Albay Carlos Castillo Armas getirildi. Sf. 95

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dr. Judith Hand’ın Kadın, Güç ve Barışın Biyolojisi adlı kitabını anımsadım. Kitapta savaş kavramı tarihsel olarak erkeğe biyolojik anlamda sperm saçma üstünlüğünü uygulama aracı sağlarken; doğurma, emzirme, yetiştirmekle görevli kadının toplumsal istikrarı yeğlediği vurgulanır. Dr. Hand daha barışçıl toplumların idrak edilmesi için kadınların karar verme süreçlerinde daha geniş rolü olması gerektiğini ileri sürer. Sf. 78

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu konuşma bana Amazon’daki Shuar’ları anımsatmıştı. Orada erkekle kadının eşit, ama rollerinin farklı olduğuna inanırlar. Erkekler besin için hayvan öldürür, ateş için ağaç keser ve başka erkeklerle savaşır. Kadınlarsa çocuk yetiştirir, tarla ekip hasat kaldırır, evin ateşini canlı tutar ve erkeklere ne zaman durmaları gerektiğini söylemek gibi önemli bir görevi üstlenir. Shuarlar bana kadınlar onları dizginlemese, erkeklerin yeterli yiyecek ve odun varken de hayvanları avlamayı ve ağaçları kesmeyi sürdürdüğünü anlatmıştı. Shuarlar Birleşik Devletleri ziyaret ettiklerinde doğanın o şekilde yok edilmesi, üstünün otoyollar, kentler ve alışveriş merkezleriyle örtülmesi karşısında dehşete düşmüştü. “Kadınlara ne oldu?” diye sormuşlardı. “Erkekleri bunları yaparken neden durdurmadılar? Kadınlarınız neden sürekli daha fazla şey satın almak istiyor?”  Sf. 77

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dalai Lama grubumuzu Hindistan’ın Dharmasala kentindeki evine davet etti. Orada candan bir selamlaşmanın ardından ruhani bir hareketin liderinden hiç beklemeyeceğimiz bir şey söyledi bize. “Budist olmayın. Dünyanın daha fazla Budist’e ihtiyacı yok. Sevgiyi yaymak için çalışın. Dünyanın daha fazla sevgiye ihtiyacı var.” Sf. 72

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.