Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Princeton Üniversitesi psikologlarından Emily Pronin ve meslektaşlarının yürüttüğü bir çalışmada, deneklere bir “sosyal zekâ” testinde rastgele yüksek ya da düşük puanlar verildi. Şaşırtıcı olmayan bir sonuçla, yüksek puan verilenler testi düşük puan verilenlere oranla daha adil ve daha yararlı buldular. Sf. 347

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 347) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yakınlık etkisi: Yakın dönemdeki olaylar önceki olaylardan daha fazla fark etme, hatırlama ve daha değerli sayma eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sürü eğilimi: Çatışmadan kaçınmak amacıyla bir gruptaki çoğunluğun inançlarını benimseme ve davranışlarına uyma eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öykü uydurma eğilimi: Anılan hayal gücüyle birleştirme ve başka kişilerin anlattıklarını kendi başından geçmiş gibi aktarma eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öncelik etkisi: İlk baştaki olayları sonraki olaylardan daha fazla fark etme, hatırlama ve daha değerli sayma eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • Olumsuzluk eğilimi: Olumsuz olaylara, inançlara ve bilgilere olumlu olanlara oranla daha yakın ilgi gösterme ve daha fazla ağırlık verme eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • Normallik eğilimi: Daha önce olmamış bir felaketin yaşanma olasılığını yok sayma eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnanılırlık eğilimi: Bir savın geçerliliğini sonucunun inanılır oluşu temelinde değerlendirme eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hale etkisi: Bir kişinin tek bir olumlu özelliğini bütün diğer özelliklerini de kapsayacak şekilde genelleştirme eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Grup kimliği eğilimi: Gruba mensupmuş gibi algılanan kişilerin inançlarına ve tutumlarına değer verme, buna karşılık farklı bir gruba mensupmuş gibi algılanan kişilerin inançlarına ve tutumlarına itibar etmeme eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Geçmişe pembe bakış eğilimi: Geçmişteki olayları gerçekte olduğundan daha olumlu hatırlama eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizden olmayan eğilimi: İçeriden gelmeyen bir inancın ya da bilgi kaynağının değerini yok sayma eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beklenti eğilimi / deneyci eğilimi: Gözlemcilerin ve özellikle bilimsel deney yürütenlerin bir deneyin sonucuyla ilgili beklentilerine uyan verileri görme, seçme ve bildirme, buna karşılık aynı beklentilerle çatışıyor görünen verileri görmeme, yok sayma ya da inanılır bulmama eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Adil dünya eğilimi: Talihsiz bir olayın mağdurunun bunu hak etmiş olmasına sebep olabilecek şeyleri arama eğilimi.

    Barnum etkisi: Belirsiz ve genel kişilik tariflerini son derece kesin ve özgül sayma eğilimi.

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Algı sistemi ve onun verilerini analiz eden beyin, daha önce benimsenmiş inançlardan derin biçimde etkilenir. Bunun bir sonucu olarak, gözlerimizin önünden geçen şeylerin birçoğu başka bir şeye odaklı beyne görünmeyebilir. Sf. 344

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 344) kitabından birebir alınmıştır.

  • Deneklere böyle seçeneklerin sunulduğu araştırmalarda, tasarruf edilecek miktarın aynı olmasına karşın, çoğu kimse birinci senaryoda yolculuğu göze alırken, ikinci senaryoda buna kalkışmaz! Niçin? Çerçeveleme, tercihin algılanan değerini değiştirir. Sf. 338, 339

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 338, 339) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrim bizi elimizde olan şeyi elde edebileceğimiz şeyden daha fazla gözetme duyusuyla donatmıştır. Burada özel mülkiyet kavramına dayanak oluşturan ahlaki duygu karşımıza çıkar.

    İnançlar herkese açıklanmış özel düşünceler biçimine bürünen bir tür özel mülkiyettir; dolayısıyla sahiplenme etkisi inanç sistemleri için de geçerlidir. Bir inancı ne kadar uzun süre benimsersek, ona verdiğimiz emek o ölçüde artar; ona bağlılığımızı ne kadar açık gösterirsek, o ölçüde ona değer verir ve ondan vazgeçmeye daha az yanaşırız. Sf. 338

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mülkiyet başlı başına eşyaya değer katar. Doğa, bizi, sahip olduğumuz şeye düşkün olma yetisiyle donatmıştır. Niçin? Evrimden dolayı. Sahiplenme etkisi hayvanların kendi alanlarını işaretle belirleme, gerektiğinde tehdit jestleriyle ve hatta fiziksel saldırganlıkla savunma, böylece eskiden kamusal olan bir şey üzerinde özel mülkiyete denk bir hak ilan etme yönündeki doğal yatkınlığıyla başlar. Evrim mantığı şöyle işler: Bir hayvan bir alanı ele geçirdiğini ilan edince, içeriye izinsiz girmeye kalkışanların epeyce gayret göstermeleri ve mülkiyeti ele geçirme girişimlerinde ciddi bedensel yaralanma riskini göze almaları gerekir. Böylece bir sahiplenme etkisi ortaya çıkar. Başka birine ait olanı ele geçirmeye oranla, bize ait olanı savunmak için uğraş vermeye daha yatkın oluruz. Sf. 337

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 337) kitabından birebir alınmıştır.

  • Statüko eğilimi niçin vardır? Statüko hâlihazırda sahip olduğumuz (ve değişim halinde vazgeçmemiz gerekecek) şeyi temsil eder; buna karşılık tercih değişikliğiyle elde edebileceğimiz şey çok daha risklidir. Bizi böyle düşünmeye yönelten şey ise sahiplenme etkisidir. Sf. 337

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 337) kitabından birebir alınmıştır.

  • Upton Sinclair aynı şeyi daha özlü biçimde dile getirir: “İşi, bir şeyi anlamamaya bağlı olan bir adamın o şeyi anlamasını sağlamak zordur.” Sf. 335

    Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 335) kitabından birebir alınmıştır.