Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Şihabeddin Fazlullah Hurufi’den önce de İslam âlimleri harflerin kutsallığı üzerinde çok durmuşlardı. Örneğin, Endülüslü düşünür Muhyiddin Arabî, Endülüslü Yahudi Kabalacıların etkisinde kalıp, harflere büyük önem vererek “Fütuhat ül-Mekkiye” adlı kitabını yazmıştı. Sf. 23  

    Diyanet işleri Başkanlığı’nın İslam Ansiklopedisi’ne göre, Fazlullah İran Yahudi’siydi! Doğru mu? Bilmiyoruz. Kuşkularımız var.

    Esterâbadlı Fazlullah ile Sabetay Sevi benzer yolu takip etmişlerdi; önce Mehdî / Mesih olduklarını, sonra peygamber ve sonunda da Tanrı olduklarını açıkladılar!.. Sf. 23

    Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kimi araştırmacılara göre bir din, kimilerine göre bir mezhep, kimilerine göre ise bir tarikat olan Hurufiliği, bir inanç sistemi olarak kuran Esterâbadlı Şihabeddin Fazlullah Hurufi’ydi (1340- 1394). Sf. 22

    Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kabalacı Moşe Şem-Tov de Leon ile “Vahdet-i Vücûd”un piri Şeyh Muhyiddin Arabi’nin çağdaş olması rastlantı mı?

    İki Kurtubalı, ikisi de tıp doktoru, ikisi de filozof ve ikisi de Aristotelesçi öğretiye yakın; Müslüman İbn Rüşd (1126-1198) ile Yahudi İbn Meymun (Moşe ben Maimon) (1135-1204) arasındaki benzerlikler nasıl şaşırtıcı değilse, Kabalacı Moşe Şem-Tov de Leon ile tasavvufçu Arabi’nin benzerlikleri rastlantı değildi.

    Temel daha önce atılmıştı; “felsefi bina” biraz farklı olmuştu o kadar!

    Kabalacı Moşe ve Vahdet-i Vücûd’cu Arabî; her ikisi de -Yahudilerin ilk sürgünde İbraniceyi neredeyse unutup yerine konuştukları- bütün dillerin anası sayılan Aramî dilinde yazmışlardı. Sf. 20

    Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tavşan yemiyorlardı; dolayısıyla tavşan yemeyen Alevilere yakınlık duyacaklardı!

    Pulsuz balık yemiyorlardı; o halde sofralarında balık bulundurmayan Mevlevi dergâhlarına yöneleceklerdi.

    Tanrı’ya ulaşma yollarından biri de musikiydi; o halde zikir yapan tarikatlara bağlanacaklardı!

    Yani Sabetayistlerin, İslâmî bazı tarikatlara gitme nedenleri sadece “kamufle olmak” değildi.

    Zohar ile “Vahdet-i Vücud”un anavatanının Endülüs olması rastlantı mıydı sanıyorsunuz?..

    Kabala’nın en ihtişamlı kitabı olarak kabul gören Sefer Zohar’ı kaleme alan Endülüslü Yahudi Moşe Şem-Tov de Leon’du (1230- 1305).

    Endülüslü Müslüman Muhyiddin Arabî (1166-1239) ise, Vahdet-i Vücûd felsefesini ilk kez sistematik ve ayrıntılı yazıp “kitabî” hale getirdi. Sf.19

    Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Örneğin, Said-i Nursî cemaati içinde dışarıya hiç sızdırmamaya çalıştıkları bir “cifr ilmi” vardı. Söylediklerine göre, bu hesabı yapıp çok önceden Adnan Menderes’in öleceği tarihi bilmişlerdi!

    Bunu, “cifr ilmi” ne göre, Said-i Nursî hesaplamıştı; 1980-1990 yılları arasında Mehdî gelecek, inkârcı felsefeyle mücadele edip, 2001 yılında zafer kazanacak ve İslam’ı yeryüzüne hâkim kılacaktı.

    Olmadı.

    Ancak Nur cemaati “cifr ilmine inanmayı sürdürüyor, onlara göre, kıyametin tarihi, 2056! Sf. 18

    Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2006); Nur Cemaati ve Nakşibendiler Arabik cemaatler değiller, Suudi’ye ve İran’a uzak, İsrail’e yakınlar.

  • Kabala’nın “altın çağı” XIII. yüzyıl oldu. Bunun kaynağı ise, Müslümanların egemenliğindeki Endülüs’tü.

    Endülüs’te birkaç Kabala Okulu vardı, örneğin haham Abulafia (1240-1292) tarafından yönetilen “Segovia Okulu”.

    Kabalanın başyapıtı, İspanyol/Endülüs Yahudi’si Madrid’in kuzey doğusunda, Guadateyara’daki “Guadalajara Okulu lideri Moşe Şem-Tov de Leon (1230-1306) tarafından derlenen Zohar’dı.

    “Derlenen” diyoruz, çünkü kitabı kendisinin yazmadığını, Talmud bilgini Şimon bar Yohay’ın yazıları arasında bulduğunu iddia etmişti.”

    “Zohar Tanrı, evren ve gizli bilimler üzerine metafizik varsayımlar ansiklopedisi olarak nitelendirilebilir.” (Burhan Oğuz, Türk ve Yahudi Kültürlerine Bir Mukayeseli Bakış, 2003, s. 253.)

    Kabalacı Sabetay Sevi’nin kutsal kitabı doğal olarak Zohar’dı.

    Zohar’ın Türkçe karşılığı “ışık” demekti.

    Sabatayistlerin kurduğu Işık Lisesi ve Işık Üniversitesi adlarının kökeninin buradan geldiği iddia ediliyor. Bir diğer iddia ise, Sabetayist / Karakaşî “cemaatinde” çok görülen “Feyziye” ismiyle ilgili. Sf.14

    Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2006); Türkeş yani Hüseyin Feyzullah ve daha birçok ünlünün okuduğu, Fevziye Mekteplerinin adı Işık Üniversitesi oldu. Erbil’deki Cemaat okulunun adı da Işık Koleji. Bir de Gülen Cemaati’nin ışık evleri var?

  • Tevrat, beş kitaptan oluşuyor: Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye. Hz. Musa’dan sonra gelen kitaplarla Yahudilerin Tanah adını verdikleri Eski Ahit meydana geliyor. Yani Eski Ahit, Tevrat’ın yazıtı kurallarını içeriyor. Tevrat’ın bir de gelenek halini almış, hahamların yorumlarını içeren sözlü kuralları vardı; bunlar MS 200-500 arasında kâğıda döküldü: buna Talmud deniyor. Tevrat denilince, Eski Ahit ve Talmud birlikte düşünülmelidir. Sf. 13

    Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.

  • Abdullah Öcalan’ı, Öcalan yapan Diyarbakır hapishaneleridir. Abdullah Öcalan’ı o hapishanelerdeki insanlık dışı olaylar yarattı. Ve İmralı’da yeniden diriltti. Sf. 402

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 402) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabetayistler olmasaydı, bu cumhuriyeti kuramazdık. Sf. 392

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 392) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ancak Öcalan’ın Barzani devleti ve liderliğini ve Musul’un, bazılarının sözüyle, “ikinci İsrael” olmasını kabul etmeyeceğini tahmin ediyordum. Etmemektedir. Sf. 400

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir de yeni bakanlardan birisinin, Faruk Özak’ın Trabzonlu olduğunu görüyoruz. Ak’ın öz’ü bende hep ilgi yaratıyor. Karısının adının da “Verda” olduğunu öğreniyoruz. Biraz tebessüm edebiliyorum. Sf. 377

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tek mezarlı ulular mezarlığı, panteon diyoruz, sadece bizde var; bu yoksulluktur. Sf. 381

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 381) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öte yandan Kürt meselesini söylediğinizde de, şunu çok açık söylüyorum; mesele Kandil Dağı’ndaki silahları susturmak değil, onun yönünü değiştirmektir. Bu kadar basit. Eğer sizin formülünüzle ve sözünüzle, orada gerilla savaşı yapacaksak, Kürtler olmadan biz o işi yapamayız. Amerika, orada, emperyalist savaşını Kürtler ile yapıyor ve anti-emperyalist savaşı da Kürtler ile yapmak zorunluluğu var. Sf. 390

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 390) kitabından birebir alınmıştır.

  • Teorik bakmak nedir? Darbe’nin başında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç vardı, İbrani asıllıdır. Bir darbe, bir Yahudi’yi başbakan yapar mı? “Naim”, Naomi, “hoş” demek olup, İbraniler tarafından da taşınıyor. Talu’dan ise, son sinegog baskınında ölenler vardı. Sf. 374

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudiliğin Filistin’e yerleşmesinde “Mikve Israel” çok çok önemlidir. “Mikve” İspanyolcada, “umut” demektir, İbrani “Tikve İsrael” diyorlar; o zamanki Osmanlı memaliki ve bugünkü İsrael’de kurulan tarım okulu ve çiftliğidir. Benzeri Aydın’da da kurulmuştur. Hepsi, Hamid zamanındadır. Sf. 373

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 373) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kürdistan’ın ikinci Fatihi” de deniyordu, Kürt feodallerini kırıyordu. Üçüncüsü, Bedirhan İsyanıdır, ilk büyük Kürt Kalkışması sayıyoruz.

    “Kürt İsyanı” olarak da görülse, Bedirhan, Yahudi mi idi, bu soruyu formüle edebiliyoruz ve güçlük buradadır. Çünkü bazı kaynaklara göre kırk bin Süryani’yi üç günde yok etti, on bin de olabilir, bunu “Yahudi – Hristiyan Harpleri” manzumesine dâhil edebilir miyiz, soru ortadadır.

    Tartışmak zorundayız,

    a- Bu bilgin kavmi, Süryanileri, kahretmek için, İbranîyet bir gerekçe olabilir mi? Yoksa ciddi neden bulmak zorundayız

    b- Bedirhan’ın birinci kuşak ahfadının İsrael casusu olduklarını İsrael kaynaklarına dayanarak, İsyan’da, göstermiş, bulunuyorum.

    c- Vasıf Çınar ve Cemal Kutay da ahfadındandır, aşırı Kemalist Cemal Kutay’ın, Yahudi damat meyli gösterdiğini biliyoruz,

    d- Sabetayist tesmiye edilen dışişleri eski bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Emre Gönensay da, şecere itibariyle, Bedirhan içindedir. Sf. 369

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kemal Paşa Hazretleri 1919’dan sonra annesini bir daha hiç görmemiş. Sf. 364

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 364) kitabından birebir alınmıştır.

  • Önemli olan Kandil Dağındaki silahı susturmak değil yönünü çevirmektir. Türkiye Apo’yu bir şekilde kullanmalıdır. Sf. 342

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 342) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evet, Marshall Yardımı, ilkokullar, süt tozunu öğrendiler, Amerikan tarımcılarının satamadıkları Cheddar peynirini tattılar. Daha önce Missuri Donanması gelmişti nasıl geldiği Tezlerde var, Truman Doktrini izledi ve Türkiye, Amerikan himayesine girdi, bir tür manda olduk. 1947 yılındadır. 1948 yılında ise Truman, İngiltere’nin muhalefetine rağmen, İsrael Devleti’ni ilan etti. Türkiye’yi himaye etti ve İsrail’de devlet kurdu. Sf. 336

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 336) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Değerli Yargıç, Turgut Beyefendi, Kürtler, benim gibi Türkler olduğu için bu topraklarda birlikte yaşayacaklar” diyordum. Beş taş oynamıyoruz Ne yaptığımızı biliyoruz. Sf. 340

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 340) kitabından birebir alınmıştır.