Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Ermenistan’da Türk Kuvvetleri Umum-Müfettişi Nogales Bey, Ermenilere verilen acıların birinci derecede sorumlusu olarak Halil Paşayı işaret ediyor; biz Halil Paşa’yı, Kut-al-Amara Kahramanı olarak biliyoruz. Sf. 215

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vladimir Jabotinsky’nin “The Story of the Jewish Legion” nam eseri de, kısmi bir otobiyografi telakki ediliyor;

    İstanbul’da aynı zamanda, 1919 yılıdır, dört Siyonist yayın olduğunu öğrenmekle hayli şaşırıyoruz; Jabotinsky bunların dördünün birden genel yayın yönetmeni idi. Encyclopedia Judaica, bunların, Fransızca, İbrani ve Ladino yayın yaptığı konusunda bizi malumattar yapıyor. Sf. 203

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 203) kitabından birebir alınmıştır.

  • Price’ın anlattıkları arasında başka masallar da var. 1938 yılındaki cenazede bulunmuş, hemen önce de gelmiş, Gazi’de, en kibar sözcükle gerileme teşhis etmektedir. Otuzlu yıllarda önemli hiçbir işle uğraşmadığı ve hep manevi kızlarıyla vakit geçirdiğini haber veriyor. Manevi kızlar ise Paris’ten giyiniyorlar ve Paşa Hazretleri bunlarla oynamayı seviyor; bir Ankara akşamı yüzme havuzunun başında eğlenirlerken birden bire iki manevi kızına öylece havuza atlamalarını emrediyor, kızlar güzel roplarıyla havuza dalıveriyorlar, neşeli oldukları rivayet edilmektedir. Aynı gece Paşa Hazretleri, birden bire kızların annesine de aynı emri veriyor; anne de havuza dalmakta tereddüt göstermiyor, ancak yüzme bilmediği için bir miktar sorun yaşandığı da kayıtlarda var. Sf. 199

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 197 ile 199 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ward Price’ın, İzmir’in kurtarılmasından hemen sonra, Mustafa Kemal Paşa ile İngiliz Komutanlığı arasında aracılık yaptığını da öğreniyoruz; İngilizler, muzaffer orduların, Çanakkale’ye devam edeceğini ve orada İngilizleri söktükten sonra İstanbul üzerine yürüyeceğinden kaygılanıyorlar, heyecanlı birkaç gün var amma, Türk tarafı yanmakta olan İzmir’de durmayı tercih etmiştir. Doğrusu, Türk tarafının, İskenderun ya da Çanakkale yönünde yürümemesi bir muammadır, Bilmiyoruz, Sf. 197, 198

    Ward Price’ın 1957 yılında yayınlanan bu kitabında, resmi tarihi alt üst eden rivayetlerine rastlıyoruz. Her halde Mütareke’nin hemen başındaydık, Price, Pera Palas’ta Liman Paşa ile görüşürken, otel müdürü başka bir Türk Paşa’sının görüşmek istediği haberini getiriyor; kahve içip görüştüğü Mustafa Kemal Paşa idi. Bu görüşme ile ilgili Price’ın yazdıkları, resmi tarihçiler tarafından da kaydediliyor, ancak hepsi, Kemal Paşa’nın müttefikleri şaşırtmak istediğinde ittifak halindedirler. Bu mülakattan net olarak çıkan ise; Kemal Paşa, İngiliz yetkililerle görüşme peşindedir.

    Paşa, savaşta yanlış tarafta cenk eylediklerini söyleyerek mülakata başlıyor. İngilizler’in Anadolu’yu parçalayacağından ve buraya geleceklerinden emin görünüyor, bir itirazı yok ve temenni ettiği izlenimini veriyor ve İngilizler’in deneyimli Türk valilere ihtiyacı olacağını ekliyor. İngiliz valisi olarak hizmet vereceği yeri öğrenmek istiyor, mülakatta meselesi budur. …

    Hem görüşme öncesinde ve hem de sonrasında istihbarattan sorumlu Albay Heywood’a haber veriyor izin alıyor ve rapor veriyor; Heywood, önemsemiyor, görev isteyen Türk generallerin hızla artacağından emin görünüyor, .. Sf. 198

    Price, görüşmede hazır bulunan Rifat (Refet Bele olmalı) adlı bir Türk generalinin yıllar sonra, Mustafa Kemal Paşa’nın samimi olduğunu ve İngilizler’in ciddiye alarak Anadolu’ya gelmemekle büyük hata yaptıklarını kendisine söylediğini de, aktarıyor, General Rifat, İngilizleri Anadolu’da kök salmış görmekten yanadır. Sf. 199

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 197 ile 199 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Peki, neden, başlarken, “ilk hedefiniz Akdeniz’dir” dedik; bir coğrafi yanlışlık sayamayız. Yoksa asıl zor olan hedefe, Akdeniz’de, İskenderun Körfezi’ne mi, dönecektik; bilemiyoruz, sadece çok silik işaretlere sahibiz. Önce öyle düşünmüş olsak da, daha sonra temkinli davranıp, gitmedik; belki de hiç akıl etmedik, sadece fikir yürütüyorum. Sf. 174

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türk tarafından Anzac tarafına bir paket sigara uçuyor ve üzerinde, Türk zabitler, Fransızca “bizim kahraman düşmanlarımıza” yazıp, az sigaralarından bir paket uçuruyorlar, Sf. 197

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaşama düşmanlara tebaa’yız.

    Yaşama düşman yaşayanların, mutlak ölümleri mutlaktır, önceden göremedim. Sf. 187

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.

  • Falih Rıfkı, Hüseyin Cahit için, “Mustafa Kemal ile aynı şeye inanmakla beraber Mustafa Kemal’e inanmıyor” diyordu. Sf. 185

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ali İhsan Paşa, “Musul’dan çıkmam” diyordu, İstanbul’a gelince yakalandı ve Malta’ya sürüldü, bir numaralıdır. Heyecanla geldiğini biliyoruz, çok kısa bir zaman, Batı Cephesi’ndeydi ve “geçimsizlik” bahanesiyle tasfiye edildiğini hatırlıyoruz. Yirmi iki de olabilir, hizmetten dışarı sürülmüştür, sınıf birincisiydi, acı yazıyorum.

    Fahrettin Paşa, “Medine Kahramanı” olarak biliniyor, Medine’de ümitsiz bir direniş sergiledi, sonra İngilizler aldılar ve Mısır’da esir kampında asker tayınına bağladılar. Malta’dan sonra ve büyük heyecanla, Rusya üzerinden Ankara’ya kavuştu. Görev mi, Kabil’e sefir yaptılar, …

    Yakup Şevki Paşa olmasa, kurtuluş savaşı kazanılabilir mi, Erzurum’da ordu komutanıydı, mütareke emirlerini dinlemedi, silahları direnişçilere dağıtıyor ve direniş hazırlıyordu; “Yakup Paşa vermem diyor”, neden böyle bir Türkü yok, bilmiyorum. İngilizler, komutanlığı bırakmazsa, İstanbul’u işgal etmekle tehdit ettiler, orduyu kolordu yapıp Kazım Paşa’ya verdiler. Yakup Paşa, İstanbul’a döndü, kömürlüklerde saklandı, gizli oldu ve yakaladılar ve menfi yaptılar. Malta’dan dönünce kısa bir süre ordu komutanı idi ve yirmi iki yılından sonra, şuraya aldılar ve orada öldüler.

    Rauf, bir süre itibarda oldu ve sonra Londra’ya kaçarak hayatını kurtardı. Yirmi altıda tasfiye edilenler arasındadır. Sf. 182

    İsmail Canpolat, yirmi altıda idam edildi. Kara Kemal idam edilmemek için intihar ettiler, Sf. 183

    Doktor Şimşir, “yedilerin hepsi Malta adaylarıdır” diyordu, İngilizler’in eline geçseler, Malta’ya sürülecekler, İngiliz belgeleri bu yönde ışık saçıyor. Bunlar, Enver, Talat, Cemal Paşalar ve Doktor Nazım, Bedri, Azmi ve Bahattin Şakir Beylerdiler. Doktor Nazım, yirmi altıda asıldı ve Enver, Talat, Cemal, yirmi ikiyi idrak ettiğimizde öldürülmüşlerdi.

    Malta sürgünlerinden sadece Fethi ve Ali Çetinkaya yükseldiler. Ali Fethi Okyar, yükselebileceği en yüksek yere kadar çıktı ve Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ne yaver oldu. Çetinkaya’ya, “Kel Ali” de deniyor, İstiklal Mahkemesi reisi olarak, eski arkadaşları için, sürekli, idam kararları veriyordu.

    Öyleyse Malta sürgünlerinden geriye bir yaver ile bir giyotinin kaldığı kesindir.

    Bütün kabiliyetler, tüm gözü pekler, hep ufku genişler, kırıldılar. Sf.183

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 182, 183) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şimdi Lloyd George, çok kısa zaman içinde mandater olacağı Filistin’de, İsrael oğullarına bir “ev” vadetmekle, Yahudilerin İttihat ve Terakki iktidarına desteğini söndürebileceğini hesaplıyordu. Demek ki Balfour Deklarasyonu, esasta, İttihat ve Terakki’nin ayağının altındaki toprağı kaydırmak için bulunmuştu. İkincisi, Kayzer, yirminci yüz yılın başlarında, Siyonizm’in koruyucusu rolündeydi, Hitler’e bakıp yanılmamayı ve Hitler’de bir tepki görmeyi de öneriyorum, Almanya Siyonist politika izleyen tek büyük devletti ve Londra, Almanya’nın elinden bu silahı da almak istiyordu. Sf. 180

    Yirminci yüz yılın başında, Siyonizm’in savunucusu Almanya ve en güçlü olduğu yer ise Türkiye’dir. Sf. 180

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kafkasya’yı Kemalistler Sovyetize ettiler. Sf. 155

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.

  • Manda’sızlığı, Kemal Paşa Hazretlerine değil General Harbord’a borçluyuz. Sf. 176

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 176) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kurtuluş Hareketi, en son çözümlemede, Teşkilat-ı Mahsusa’nın bir hizmet ve başarısı olmuştur. Sf. 169

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu zamanda, “Küçük Ermenistan”, İskenderun, Adana, Antep ve çevresine deniyordu, Sf. 175

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halil Paşa’ya güvenecek olursak, Kazım Paşa, Sovyetlerin açıkça Türk sınırına uzatılmasını istiyordu; bunu gerçekten şifreye döktü mü, bilemiyorum. Amma icraat bu merkezdedir ve Şark’ta Sovyetler ile komşuluk realize edilmişti. Cenup’ta ise, Musul’un hediye edilmesine razı olmakla Büyük Britanya ile komşuluk perçinleşmişdir. Bu, sınırları, Düvel-i Muazzama’ya (Büyük Devletlere) dayadığımız anlamındadır. Sf. 157

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir küçük nokta daha var, Mustafa Kemal başta hepimizin manda davetçisi olduğumuz zamanda, aslında yalnızca kendi kendimize “gelin-güvey” oluyorduk. Kimse bize manda olmayı bile layık görmüyordu; Sf. 175

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çerkez Ethem’i de kripto-komünist telakki etmeyi münasip buluyorum. Çerkez Ethem, Ankara’nın Sovyetler ile bir antlaşma ve Sovyetlerin de Londra ile uzlaşma görüşmeleri sırasında tasfiye edilmişti. Sf. 157

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.

  • İzmir’in işgalinden üç gün sonra, 18 Mayıs 1919 tarihinde, İstanbul’dan, Amerikan komiseri, Washington’daki Dışişleri Bakanlığına bir rapor çekiyor ve bir gün sonrası için, Darülfünun gençliğinin bir miting düzenlediğini haber vermekle, “onlar açıkça Amerikan mandasından yana” diyordu, sokaktaki insan, gençlik ve seçkinler, hep manda peşindeler. Aynı yılın sonuna doğru Sivas Kongresi, ittifakla, manda kararı verdi ve manda çağırdılar.

    O tarihte başta Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, adını bildiğimiz herkes, manda istiyordu. Sf. 174

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsyancılar, iktidarı görünce, en çok, yoldaş isyancılardan korkarlar.

    Ve korktular. Sf. 149

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır.

  • Resmi tarihin uyuşturucu yanını şimdi daha iyi kavrıyoruz.

    Ve resmi tarihi dahi halkların afyonu sayıyoruz. Sf. 146

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.