Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Çok geçmeden büyük bir tutuklama dalgası İstanbul’u sardı. Yine Talat Paşa’nın emriyle 200 kadar Ermeni aydını ve Taşnak Partisinin ileri gelenleri tutuklandı. Takvimler 24 Nisan 1915’i gösteriyordu. 

    Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bibi Ermenicede büyük hala anlamına geliyor. 

    Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çoğunlukla tarım ve hayvancılıkla uğraşan Müslümanlar, el sanatlarına pek heves etmezlerdi. Birine şaşırıp “Usta”  diye hitap etsen hemen kızar, “Ben neden usta olayım? Hıristiyanlar usta olur, ben Elhamdülillah Müslüman’ım” derdi. 

    Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 24 ile 25 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amca anlamına gelen “amu”  Halep Ermenicesinde yaygın bir sözcük.  Ermenicede Mardig insan, Ahpar ise ağabey anlamına gelir. 

    Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.

  • Büyükbabamın adı da Hazar’mış. Babam oğluna Hazar adını vererek ikisinin de adını yaşatmak istemiş. 

    Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mayrik; Anne. Sf. 18  Şuşan; Suzan Sf. 20  “Ahçik du ayet ?”; Kız sen Ermeni misin? Sf. 20 Ayo; Evet. Sf. 20  

    Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 18 ile 20 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ramazan ayının 17 si Miladi 678 tarihinde Hicri; 78 yılında, vitir namazından sonra, geceleyin dünya hayatına gözlerini yumdu.

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2008); Hicret 622 yılında olmuş, Ayşe hicretten bir yıl sonra evlenmiş ve 74 yaşında öldüğü yazılı.

  • Hz Aişe 2.200 hadis rivayet etmiş.

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cafer Cubbani şöyle bir iddia getiriyor; Aişe’nin Ali’ye olan kızgınlığı şu sebeptendir; Ali Ifk Olayında Aişe’nin helakini istemişti.

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Taberi’ye göre, Hz Aişe, Hz. Osman’ın ölüm haberine öylesine üzüldü ki ..şöyle dedi; “Keşke gökyüzü benim tepeme yıkılsaydı.”  

    Sonra oradan ayrılarak Mekke’ye döndü ve şöyle dedi; “Osman suçsuz yere öldürüldü. Allah şahit olsun ki onun kanı için kıyam edeceğim(ayaklanacağım).”

    Haberi ulaştıran şahıs şöyle der; “Sen daha düne kadar ‘Osman kâfir oldu’ demiyor muydun?”  Bu ifade karşısında müminlerin annesi şöyle der;

    “Evet ama hakkında herkes bir şey söylüyordu, ben de eleştirdim. Onu, tevbe ettikten sonra öldürdüler.” 

    Osman’a yardım için Yemen’in başkenti San’a’daki valilik görevinden ayrılıp Mekke’ye gelen Abdullah ibn Ebi Rabia, Aişe’nin katilleri bulmak için yola çıkacağını duyar duymaz mescide gidip insanlara seslenir; “Osman’ın intikamının alınması için yapılacak bu savaşa katılan herkesin masrafları tarafımdan karşılanacaktır.”

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 132) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mısırlılardan bazıları, Medine’ye gelip şikâyette bulundukları zaman Halife Osman, Sa’d oğlu Abdullah’a uyarı mektupları gönderiyor, adaletli davranmasını emrediyor. Ancak Sa’d oğlu Abdullah… öfkelenerek, şikayetçilerden birini döverek öldürüyor. … Halk çileden çıkıyor, Irak, Mısır gibi pek çok ülkede, insanlar Osman’ı halifelikten indirme kararı alıyor. ….    Bütün mücadelelere rağmen, Osman’ın evinin kuşatılmasına mani olunamıyor.  … Osman evinde bu şekilde kuşatılı olarak uzun müddet kalıyor. …. “Bu adamı istemiyoruz yönetimden çekilsin!” diyorlar. Sf.110   

    Müminlerin annesi Aişe de Osman’a haber gönderiyor; “Ey Osman, … bu adam onlardan birini öldürmüş. Sen de kendi memurundan onların hakkını alıver.”  Ali de Osman’a giderek “Mısırlılar senden kısasa kısas istiyorlar; Bunu yerine getirmelisin!” diyor. … Mervan bu defa da Hz Osman’ın evinin önünde toplananları çok onur kırıcı bir şekilde azarlar. …   Ali, …   Kalkıp Osman’ın yanına tekrar gidiyor. “Ey Osman sen artık akrabana yenildin. Şan ve şerefini çiğnettin. Ben de artık buraya gelmeyeceğim.” diyor. ..

    Asiler Osman’ın evini tam 80 gün kuşatma altında tutuyorlar. Sf.111, 112 

    .. Hz Osman’ın ilk yılları Resulullah’ın dönemi gibi geçer. Daha sonraki yıllarda kapitalist diye tabir edilen dönem başlar…. Öyle ki, pek çoğu servet biriktirme peşine düşer (kaynak Kısas ı Enbiya) Özellikle Şam Valisi Ebu Süfyan’ın oğlu Muaviye, büyük bir servet ve makam elde eder.

    .. Hz Aişe; “.. Osman’ın zamanında mülk ve saltanat yayılmaya başladı.” der. Sf.113 

    İkinci kuşatma daha şiddetli geçer…. Mısırlılar içeriye girerler.  “Biz Mısır’dan seni öldürmek için gelmiştik. .. Halifelikten derhal indirilmelisiniz; bu derece zaaf gösteren bir insanın halifelikte kalması ümmet için şerdir.” Buna benzer sözlerle Hz Osman’a hakaret ederler, tehditler savururlar. Hz Osman …; “Ben Allah’ın giydirdiğini çıkaramam, fakat tövbe ederim.”  der. .. İbn Adis ;”Senin tevbeni de biliyoruz. Tevbe ediyorsun tekrar dönüyorsun. Ya öleceksin ya da makamdan ineceksin.” Der. Sf.119 

    .. Muhammed bin Ebu Bekir, Hz Osman’ın sakalından tutarak “Şimdi seni ne Muaviye ne de Ebu Şerh’in oğlu kurtarabilir, o makamı bırakacaksın.” der.

    … Hz Osman şöyle cevap verir ; “Baban Ebu Bekir senin bu halini görse ne derdi Ey Muhammed?”  … Gafiki ve bir rivayete göre de Bişir oğlu Kinane, Halife Osman’ı acımasızca boğazlar. Sf. 121 

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 110, 121) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2016); Geriye kalan üç suikastçıdan biri kılıcını çekerek Osman’a doğru salladı. Eşinin yanında bulunan Naile Hatun, Osman’ı korumak için kollarını siper etmek isteyince parmakları doğrandı. Bu sefer öbür iki kişi Halife’ye saldırdı. Biri kılıcını Osman’ın göğsüne saplarken, öteki de boğazını kesti. Onu boğazladılar. Akabinde Osman kanlar içinde cansız yerde yatıyordu. Osman’ın kanı, okumakta olduğu Kur’an’ın üzerine sıçramıştı. İsyancılar iki gün Medine’ye egemen oldular. Korkudan kimse sokağa çıkamıyordu. Osman’ın cesedi iki gün olduğu yerde kaldı. Sonunda Hz. Ali, Hz. Osman’ın gömülmesi için harekete geçti. Mevtasını taşlamak isteyen isyancıları dağıttı. Hz. Osman’ın cenazesi, Medinelilerden ancak 20 kişi tarafından kaldırıldı.

  • Hz Aişe Osman’ın intikamını almak ve kargaşaya son vermek için, Talha ve Zübeyir’in de içinde bulunduğu toplulukla birlikte Basra’ya hareket etmek zorunda kalıyor. 

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 127) kitabından birebir alınmıştır.

  • Babası Ebu Bekir, şair. Araplar arasında şiirleri ile anılırdı. Hz Aişe ondan etkilenmiştir. Aişe’nin şiirle olan ilişkisini bilen Arap şairleri gelip şiirlerini ona gösterirler, tasdik ettirirlermiş.

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 90, 91) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yusuf ibn Maher anlatıyor; “Mervan Hicaz Valisi idi. Muaviye tayin etmişti.  Hutbeye çıktı, Yezid’e babası Muaviye’den sonra biat edilmesinden söz ediyordu. Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman karşı çıkınca Mervan onun yakalanmasını emretti.  O da kaçıp kız kardeşi Aişe’nin evine girdi. Yakalamaya muvaffak olamadılar. Bunun üzerine Mervan, “Bu adam o kimsedir ki Allah Onun hakkında  ‘babasına öf bile demeyiniz.’ ayetini indirmiştir.” (İsra Suresi Ayet 23) Dedi.  

    Perdenin arkasında bunları duyan Hz Aişe şöyle cevap verdi; “Cenabı Hak, benim masumiyetimi bildiren ve de şu şu ayetler dışında, hiçbir şey nazil etmemiştir.” demiştir.” (1)

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) 2008; Ayşe’nin inkâr ettiği ayet sonradan Kuranı Kerime girdi.

  • Hz. Aişe’nin kuzeni Talha İbn Ubeyd, daha Resulullah hayatta iken Resulü Ekrem’in vefatının ardından onunla evlenme planları yapar. Bu günlerde sahabenin birbirlerinin bıraktıkları hanımları almaları caiz. (1)

    O’nun (Peygamber’in) eşleriyle evlenmek te caiz sanılır. Talha’nın bu fikri duyulunca, Hz Peygamber’in eşlerinin O’nun ölümünün ardından evlenmelerini yasaklayan şu ayet iner; “Peygamber, müminler için kendi nefislerinden daha evladır. Ve onun zevceleri de onların anneleridir. (33/6) Allah’ın Resulüne eziyet vermeniz, ondan sonra eşlerini nikâhlamanız, Allah katında çok büyük günahtır. (33/53) Bu ayetlerden sonra Talha, müminlerin annesi Hz Aişe ile evlenmekten vazgeçer; onun kız kardeşi ile evlenmiştir. (2)

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (2008); O caiz de daha Peygamber ölmeden onun eşini almak isteği de mi caiz? Bu düpedüz ahlaksızlık.

    BAKKAL’IN YORUMU (2) (2008); Bu Talha denen sahabe yine de aileye girmiş. Tanrı’nın peygamber kadınlarının cinsel yaşamı ile ilgilenmesi de çok ilginç!

  • Resulü Ekrem, Ali İbn Ebi Talip ve Usame bin Zeyd’i istişare etmek için çağırtmıştı. (1)  Ali; “Allah dünyayı dar etmedi ya, sana kadın çoktur, cariyesine sor o seni bilgilendirir.” demiş.

    Daha sonra Peygamber kalkıp minbere çıkarak Abdullah İbn Ubey b. Selul’den şikayet etmiş; “Ehli Beytim (aile fertlerim) hakkında bana üzüntü veren adamdan beni kim kurtarır? …”

    Sa’d İbn Muaz ” Ey Allah’ın Resulü, ondan seni ben kurtarırım. Eğer o Evs’ten ise boynunu vururuz. Hazreç’ten ise emredersin gereğini yaparız.” demiş.  Bu sözleri duyan Hazreç’ten İbn Ubade  “sen onu öldüremezsin, çünkü buna gücün yetmez!” diye bağırmış. … Evs ve Hazrec tarafları birbirine girer. ..

    Aişe anlatıyor; ” .. babamın evindeydim.    Nebi geldi yanıma oturdu .. ve şöyle dedi; “hakkında bana böyle böyle bir söz ulaştı. Şayet masum isen Allah seni temize çıkaracaktır….”  Durumumu herkesin okuyacağı bir vahiy’e konu olacak kadar önemli sanmıyordum. … Peygamber yerinden kıpırdamamış ve ehli beytten de kimse dışarı çıkmamış iken Allah cc Resulüne inzal buyurdu (ayet indirdi) … Bana ilk söylediği şey şu oldu; “Müjde sana; Allah’a hamd et, seni temize çıkardı.”  Allahü Teâlâ “Muhammed’in eşine o yalanı uyduranlar içinizden bir güruhtur. (Nur 11) ”

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 72, 73) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2008); Savaş dönüşü gece kafile harekete hazırlanırken Ayşe’nin haceti gelmiş, yapmış, kafileye dönerken gerdanlığının olmadığını fark etmiş. Gerdanlığı aramak için geri dönünce ve gecikince, köleler boş hevdecini alıp götürmüşler. Kendisi de konaklama yerine gelip beklemiş. Saffan İbni Muattal ordunun arkasından gelirmiş onu görüp devesine bindirmiş, bu olay dedikoduya sebep olmuş.   

  • Nabia Abbout; “Kimi kadınların peş peşe üç veya dört kere evlendiği bilinmektedir. Cinsellik, tüm ahalide takıntı halindeydi”

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mağrur ve güzelliği ile dillere destan olan Ümmü Seleme’nin kocası Ebu Selem, Uhud Savaşı’nda yaralanmıştı. Tedavilere cevap vermedi, hayatını yitirdi. Ümmü Seleme kocasına kocası da Ümmü Seleme’ye çok düşkün idi. Bu çiftin aşkları dillere destan idi. Eşi Ebu Seleme ile Ümmü Seleme, birinin ölmesi halinde diğerinin kesinlikle evlenmemesi üzerine anlaşma yaparlar.  .. Ebu Seleme öleceği zaman benden sonra mutlaka evlenmelisin dedi.    Ve art arda evlenme teklifleri alır. Bunların içinde Ebu Bekir ve Ömer gibi büyük sahabeler de vardı. .. reddeder. (Hz Muhammet de ona evlenme teklifi götürür.) “Fakat ben aşırı derecede kıskanç huylu bir kadınım ve senin de çok eşin var.” diyerek direnmeyi sürdürür. .. daha fazla direnemez.

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 67) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hz Ömer, Bedir savaşında kocasını yitiren Kızı Hafsa için çok üzülür. … Hz Osman’a teklif götürür, Osman bir eşe ihtiyacı olmadığını söyler. Bunun üzerine Ebubekir’e teklif götürerek kızı Hafsa ile evlenmesini ister. Hz Ebu Bekir teklifi reddeder. Ömer son derece rencide olmuş hisseder kendisini ve Hz Muhammed’e giderek şikâyet eder. .. Peygamber, müjdeyi verir ve “kızın Hafsa ile ben evleneyim.” diyerek büyük sahabenin yaralı yüreğini onarır.  

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ebu Süfyan’ın kızı Habibe de peygamber eşi oluyor.

    Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 65) kitabından birebir alınmıştır.