Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • At yetiştirmek, bir topluma süratli hareket, organizasyon ve güçlü bir disiplin yeteneği kazandırır. Sf. 152

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hilafetin yanında sultanlık, İslam devletini bağımsız olarak yöneten ve meşruiyeti hilafet çerçevesinde tartışılamayan bir kurum olarak ortaya çıktı. Şu kadarını belirtmek gerekir ki, Selçuklu Devleti bu sayede İslam ülkeleri üzerinde ilk defa gayri-Arap bir imparatorluk mesabesine yükseldi ve Miladî 11. asırdan itibaren İslam tarihi artık Türk dönemi diye nitelendirilir oldu. Sf. 143

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gayri-Türk olan kalabalıkların arasındaki Türk devletlerinde dili yaşatan tek unsur ordudur. Bu durum çok yaygındır. İran’daki Türk monarşilerinde göreceğimiz keyfiyet, Türkçenin saf hâliyle orduda yaşamasıdır. Sf. 128

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 128) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kesin olan şudur ki bize İslam’ı öğretenler İranlılardır, Araplar değil. Kabul ettiğimiz Arap alfabesindeki ek harfler, bazı dinî terimler (peygamber, namaz, oruç) Farsçadan gelir. Sf. 114

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • Medine “şehir” demek ve Arapçaya Aramca ve İbrancadan giren bir kelimedir. Hem Sami kültürünün hem ortak vahyin kelimesi… Aramca ve İbrancada “Medina”, adaletin yeri anlamına geliyor. Bugün dahi İsrail’in unvanı Medinat’tır. Sf. 103

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu unsurlar İslamiyet’e de geçmiştir (Yahudilik insanın bütün gününe karışır; nasıl yiyeceksin, nasıl içeceksin, karı-koca nasıl yatacak… Bu dinin inanılmaz kuralları var) Sf. 101

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 101) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8. ve 14. yüzyıllar arasında yalnızca Uygurlar tarafından değil, Orta Asya’nın diğer Türk toplumları tarafından da kullanılan Uygur alfabesi kültür tarihimizde Göktürk alfabesine oranla daha çok yaygınlık kazanmıştır. Öyle ki bu yazıyı Nasturî Hıristiyanlar ve Budistler de kullanmışlardır. Özellikle Moğol İmparatorluğu döneminde Uygur alfabesi, resmî yazışmalarda daha çok kullanıldı. Bunun nedeni, Türk ve Moğol ses yapısının ifadeye elverişli olmamasına karşın, bürokratik kayıtlarda işlekliğe sahip oluşuydu. Sf. 75

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çölde yaşamak, denizde yaşamak gibi bir şey, yani denizcinin zihniyet ve tutumu gibi ölçülü, cesur, yaşayışını ve tavırlarını ayarlamasını bilen ve oradan çölde de ayrılmayan insanlar, mutlaka oraya dönmek isterlermiş. Meselâ, Türkler de atçıdır. At göçebesi başka türlüdür. Yine bir göçebe vardır, keçi ve koyunla geçinir; o da başka türlü bir göçebedir. Zavallı, fakir ve sınırlı iktidar sahibidir. Sf. 67

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 67) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ecdadımız ticaretten, sanayide anlamaz, bunları hep gayrimüslimlere bırakarak yan gelip yatmışlar; bu söylenir, bu öğretilirdi. Yanlıştır! Türk insanı ticaret ve sanayiden anlamadığını söylemek hatalı bir söylemdir. Aksine müthiş sanayi tutkunu bir millettir, buna başat bir tabir bulamadım, Türkler industriamanisı olan bir millettir, yani hastalık derecesinde endüstri düşkünüdürler. Sf. 65

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 65) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mantalite burada zihniyet ve davranışı birlikte ifade eder. Sf. 65

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 65) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nitekim bu hayal Fatih’in muhteşem zekâsıyla 1453’te gerçekleşti ve 400 sene Müslümanlar tarafından kullanıldı. Bu bakımdan 1934’te Mustafa Kemal Atatürk’ün Ayasofya’yı müze hâline getirmesi çok büyük bir olaydır ve bu durum diğer ülkelerde tekrarlanmadı. Meselâ, İspanya’da Kurtuba Camii katedrale dönüştürülerek büyük tahribat yapıldı, öyle ki yapısı değiştirilerek simetrisi bozuldu. Emevîlerin yaptığı tavandaki Bizans tipi oymalar berbat edildi. Sf. 64

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şunu da söyleyelim; Türkler Hıristiyan oluyorlar ama millî kimliklerini kaybetmiyorlar. Türkler arasında; hem Yahudi olmuş hem de Yahudiliğin iki dalına birden girmiş olanlar var; hâlâ Türkçe konuşuyorlar. Kırım’da Kırımçaklar var, Karayların aksine Talmud’a inanan, Ortodoks Yahudi inançlılar var. Ancak Türk dilinden başka dil bilmezler. Sf. 45

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir yerlerden Bulgar ordusu, Yunan ordusu geliyor, insanlar kaçıyor. Yunanların Selanik’e girdikleri an ilk yaptıkları iş Yahudi mahallesine saldırmak oldu. Sf. 29

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zaten hayvan adını soyadı olarak alanlar pek çoktur. Rusya’nın başbakanı “Medvedev”, yani “ayızade”; bir alay Alman’ın adı “Baer”, yani “ayı”; soyadı “Katz”, yani kedi olanlar; hatta “Hund , yani köpek olanlar da var. Sf. 22

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.

  • Onların “Rum-Roma” dedikleri yere, İtalyanlar “Turchia” veya “Turcmenia” derlerdi. Bütün orta zaman Alman seyyahları “Turkei, Türkenland” veya Fransızlar “Turquie” derlerdi. 16. asırda İngilizce seyahatname kaleme alan Nicolas de Nicolay ise “Turkie” diyor, dikkat ederseniz bizim bugünkü söyleyişimize oldukça yakın… Sf. 21

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bismarck: “Balkanlar, Pomeranyalı başıbozuk bir askerin kemiklerine değmeyecek bir yer.” Sf. 16

    Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı, (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • Söz, her sorunu asker göndererek çözmekten zevk alan, sivillere işkence eden ve onları katleden eli kanlı eşkıyalarındır. Modern siyasal dilde “muhafazakârlık” denen şey işte budur. Sf. 324 

    Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 324) kitabından birebir alınmıştır.

  • Basın, soykırımı “Yahudi olmayan bütün insanların kurtuluşu” ve “Alman halkının bedenine yerleşen basili bertaraf etmesi” gibi ifadelerle sunuyor, toplumu ve böylelikle dünyayı “bakteriden, parazitten ve böcekten” kurtardıklarını yazıyordu. Liderlik bu işleri yürütürken halk “edilgen itaat modunda” olsa yeterdi. Duyarsız, kafasını öteki yöne çevirmeye meyilli, şahsi kazanca odaklanmış ve kuşku duymadan şanlı tarih simgeselliğine kapılmış bir halk, biraz da kırbaç korkusu her şeyi mümkün kılıyordu. Nazi mezalimleri, hiç şüphesiz, burada anlattıklarımızın çok daha ötesine geçen ve kıyas kabul etmeyen mezalimlerdir. Buna karşın Almanya halkının sergilediği edilgen itaat modundan çok farklı bir kafada olduğumuzu sanıyorsak yanılıyoruz.

    Biz çok daha şanslıyız; devlet kendi halkını kaba kuvvetle ve şiddetle yönetme kapasitesi bakımından bizde nispeten daha sınırlıdır. Fakat tam da bu yüzden devlet beyin yıkama aygıtlarına daha da abanmaktadır. Sf. 318

    Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihe baktığımızda akla hayale sığmayan dehşetli olaylara sürüklenmenin ne kadar kolay olduğunu görüyoruz. Nitekim Hitler başa geldiğinde Almanya medeniyetin, bilimin ve yüksek kültürün şahikasıydı. “Duayen İletişimci” diye bilinen Hitler, ülke dışında kazandığı ucuz zaferlerle ve ülke içinde yaptığı “Hitler devrimiyle” Almanya tarihinde halkın muhtemelen en çok desteklediği siyasi şahsiyet haline gelmişti. Geleneksel aile değerlerine bağlılığı yeniden gündeme getirmiş, askeri üretim yoluyla ekonomiyi canlandırmış, bu yolla ulusun şanlı geçmişine olan inancını tazelemiştir. Fakat Hitler’in şahsi karizmasına rağmen halkın soykırımcı projesine verdiği doğrudan destek hiçbir zaman yüksek olmamıştır. Bu alanda araştırma yapan Norman Cohn, Yahudilere yapılan “zorbalıklara karşı”, Nazi parti üyeleri arasında bile yüzde altmıştan fazla oranda “memnuniyetsizlik” hâkim olduğunu, “Teröre terörle mukabele etmek gerekir” diye düşünen ve “Yahudilere fiziksel şiddet uygulamayı meşru gören” kesimin ise yalnızca yüzde beş oranında olduğunu tespit etmiştir. Sf. 317, 318

    Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 317, 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hitler’in gözü dönmüş biçimde “Polonya’yı topraklarına katma” arzusunu hatırlayacak yaştayım. Hitler, Almanya’yı Çeklerin “teröründen” ve Polonyalıların “saldırganlığından” korumak, “kanserli doku” olan Yahudileri ortadan kaldırmak, pazarlık masasında güce boyun eğdirmek, boyun eğmeyenleri ise barış isteyemeyecek hale getirmekten söz ediyordu. Sf. 316

    Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 316) kitabından birebir alınmıştır.