Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 1095 ile 1291 yılları arasında çok sayıda Haçlı Seferi düzenlenmiştir. Bizanslı Devlet adamı ve tarihçi Khoniates Niketas (1155-1215), 1204’te Haçlıların Ayasofya Kilisesi’nin içine getirdikleri bir orospunun Ortodoks Patriğine özel olan kürsüye oturduğunu, ayinler sırasında kadehlere şarap doldurup içtiklerini, bu orospunun söylediği şarkılar eşliğinde dans ettiklerini yazmıştır.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 201 ile 208 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihçi Dukas, Grandük Notaras’ın şöyle dediğini yazar : “Ayasofya’da bir Kardinal (Katolik Hıristiyan) şapkası görmektense, bir Türk sarığı görmeyi yeğlerim.”

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • Augustina’nın 387’de çıkardığı yasa, Hristiyanlıktan ayrılmış bir mezhep olan manicileri yakılmak suretiyle ölüme mahkûm ediyordu. … 392’de Theodoisius’un çıkardığı İstanbul Fermanıyla İmparatorluktaki Hristiyanlık dışındaki tüm dinler yasaklandı.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsa büyük bir ihtişamla şu emri vermiştir: “Düşmanlarımı yakalayın, hepsini benim gözümün önünde öldürün!” (İncil, Luka 19,27)

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 163) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Machiavelli, 1469-1527)

    “Hıristiyanlık kişileri pısırıklaştırıyor, alıklaştırıyor, kaderci, bir lokma bir hırkacı yapıyor: bu nedenle Osmanlılardan tokat üstüne tokat yiyoruz.”

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 163) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kudüs’te aşırı dincilerin bölgesi olan Mea Şearim’in girişinde duvarın üzerinde bulunan yazıda: “Kadınlar ahlaka uygun giyinmeye mecburdurlar.” Yazılı. …

    Siyonistler Mesih’in gelmesini beklemeden İsrail Devletini kurdukları için, Museviliğin kurallarını çiğnemiş dolayısıyla dinden çıkmış sayılmaktadırlar. ..

    Aşırı dinci Yahudiler gösterilerinde, Siyonist olduğu gerekçesiyle İsrail bayrağını dahi yakmaktadırlar. .. 

    İsrail Devletinin düşman saydığı Yaser Arafat’ın ölümünde yas tutmuş, cenaze törenine topluca katılmış ve tabutu başında saygı duruşunda bulunmuşlardı. …

    Siyonizm’e karşı omuz omuza olduklarını tüm dünyaya göstermek için 6 Mart 2006 günü İran’a resmi bir ziyaret gerçekleştirmişlerdir.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 150, 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • 19. Yüzyılda Doğu Avrupa’daki Yahudilere yönelik saldırılar için kullanılmaktadır.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 150) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarık bin Ziyad 711 yılında Vizigotların yaşamakta oldukları İspanya’ya girdi. Bin Ziyad’ın ele geçirdiği ilk kent Cordoba (Kurtuba) oldu. Burada Hıristiyan zulmü altında yaşamakta olan Yahudiler, Müslümanların gelişini kurtuluş addettiler. Dostane davranışlarına karşılık Müslümanlar Yahudilere kentin muhafızlığını verdiler.

    Yeni hoşgörü dönemi resmen, Endülüs Emevî Devletinin (755-1031) 1. Abdurrahman tarafından kurulmasıyla başladı. Çok geçmeden İspanya Avrupa’nın en uygar ve en zengin ülkesi haline geldi. Kurtuba dört yüz bin el yazması eser içeren kütüphanesi ile yüksek bir kültür ve üniversite merkezi oldu.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 140, 141) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tek tanrıcı dinler, … Anadolu tanrılarının canına kıymak, kanına girmek istediler.”

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 129, 130) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2008); Peygamberlerin Ortadoğu ve Güneydoğu Anadolu’da görülmelerinin sebebi acaba Yunan tanrılarına bir tepki midir?

  • “Ancak putperest hükümdarlar ve putperest insanlar sayesinde dünya oturulmaya değer bir mahiyet almış ve mamur şehirlerle donanmıştır.”

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 129, 130) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Duyabileceğimiz en güzel şey, hayatın esrarlı yanıdır. (Evren nasıl var oldu sorusu vb) .. Hayatın sırları ile karşı karşıya gelmek, korku ile de karışarak dinleri yaratmıştır.”

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 126, 127) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bütün tek tanrılı dinler, kurulu düzene karşı oluştu, örgütlendi, gelişti. Arabistan çöllerinde inanılmaz bir yokluk, yoksulluk, yozluk vardı. Müslümanlık bir isyan bayrağı olarak doğdu. Murabaha sermayesi her yere, her şeye hâkimdi. Tefeciler ülkenin insanını soyuyor soğana çeviriyordu. Ama fakirin, fukaranın, yoksulun, göçebenin ideolojisi yoktu. .. Müslümanlık onu sağladı..”

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 115, ile 117 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2016); (Sami ırkının türevleri olan Arap, Yahudi ve Ermenilerin, acımasız tefeciler ve tüccarları vardı. Peygamberler ve dinler Samilerden çıkıyor.

  • Sartre tanrıtanımaz varoluşçuluk akımının öncü düşünürü. … Varoluşçuluk Tanrının yokluğunu ispata çalışmaz. … O daha çok şuna bakar: Tanrı var olsaydı yine bir şey değişmeyecekti.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kendisini “ilk töresizci”, bir anlamda “ilk dinsiz” olarak niteleyen Alman düşünür…. “Tanrı biz düşünürlere karşı üstünkörü bir cevap, bir kabalıktır….. Luther – bu akıl almaz keşiş- kiliseye saldırdı ve böyle yapmakla onu yeniden ayağa kaldırdı…” 

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 115,116) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Dinsizlik bir sapıklık değil, insanlığın gelişmiş, derinleşmiş bir biçimidir. .. Mekke’deki putlar sanat ürünüydü, simgeydi. Tanrı diye düşünülmemiştir. Araplar o sıralarda ilkellik dönemini çoktan gerilerde bırakmışlardı; İslam döneminden daha ileri bir uygarlığa sahiptiler.”

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 113 ile 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1689’da köy papazlığı görevine başlayan Jean Meslier… düşüncelerini Vasiyetname başlıklı bir yazıda topladı;

    “Her din yığınlar üzerinde egemenlik kurma isteğinden doğmuştur. .. Her din Tanrı’dan alçakça ve akıldışı bir biçimde korkma duygusu aşılamaya çalışır. … Ölümden sonra dirilme inancı, ancak yığınların cahilliği aracılığıyla onları sömürenler için yararlıdır.   … Doğruluk ve erdem için din hiç gerekli değildir. .. Bencillerin çıkarcılıklarına karşın din, olabilecek en cılız engeldir…

    Onur ve utanma duygusu, kişilerin bencil çıkarcılıklarını gemlemek için dinden daha sağlam ve daha güçlü bir dizgindir…. 

    Bütün dinler hoşgörüsüzdür…

    Bütün dinler iyiliğin ve güzelliğin yıkıcısıdır…..

    Erdemli olmak için Tanrı’ya inanmak gerekmez.

    Dinin yerine felsefe geçseydi, evrende çok mutlu ve çok büyük devrimler gerçekleşirdi…

    Tarih bize öğretir ki bütün dinler toplumların bilgisizliklerinden yararlanarak, utanmazca Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen kimselerce kurulmuştur. …           Güneşe tapmak bile tanrıya tapmaktan daha akla uygundur…

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 108 ile 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplum içinde adı Hüccet ül-Mülk’e (yöneticilerin kılavuzu) çıkmış saygın bir bilgindi.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 108) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Hz. Muhammed’in Medine Yahudileri ile yaptığı 47 maddeli çok önemli bir sözleşme;)

    Madde 25: Benu Avf Yahudileri, Müminlerle birlikte bir ümmet (camia) teşkil ederler. Yahudilerin dinleri kendilerine, müminlerin dinleri kendilerinedir. Buna gerek Mevlaları ve gerekse bizzat kendileri dâhildirler. Burada Mevla’dan kasıt nedir? 26,27,28,29,30,31 Maddelerde Yahudi kabileleri olan Benu’l – Haris, Benun Neccar, Benu Saide, Benu Cuşem, Benu’l – Evs Benu Sa’lebe kabileleri de bu haklara sahiptirler denilmektedir.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 444 ile 449 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 627 yılında ise Hendek Savaşı sonrası Kurayza (Yahudi) kabilesinden 700 kadar erkek bir hendeğe dizilip başları kesilerek öldürülmüş, Yahudi kadın ve çocuklar esir olarak satılmış, Medine Yahudilerden temizlenmişti.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2022); İşid kelle kesme işini bu hendek vakasından ilham almış.

  • Bir aralık tekkelerde zikir ve ibadetin yasaklanması bile söz konusu oluyordu.

    Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.