Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Ocak 1917’de Nilus, düzeltilmiş ve belgelenmiş olan ikinci baskıyı yayına hazırlamıştı.  Fakat kitap piyasaya çıkmadan, 1917 Martında devrim yapıldı ve Kerenski, Nilus’un kitabının tüm baskılarının imha edilmesini emretti.  1924 yılında Nilus, Kiev’de Çeka tarafından tutuklandı, hapsedildi ve işkenceye maruz kaldı.  Çıkarıldığı mahkemenin Yahudi başkanı ona bu muamelelerinin Protokolleri yayınlayarak, onlara tarif edilemeyecek zararlar verdiği için layık görüldüğünü söyledi.  Tahliye edildikten sonra bu defa Moskova’da yine Çeka ile yüz yüze geldi ve ev hapsinde tutuldu.  1926 Şubatında özgürlüğüne kavuştu ve 13 Ocak 1929’da sürgünde öldü.  Sf. 131

     Bilinen gerçeklerden çıkarılan ağırlıklı sonuç, Protokoller’in ilk kez 1897 yılında Basel’de, Modern Siyonizm’in babası sayılan Theodor Herzl başkanlığında yapılan Birinci Siyonist Kongresi’nde müzakere edildiğidir. Sf.168

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 131, 168) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1492 yılında, İspanya Başhaham’ı Chemor, merkezi İstanbul’da bulunan Grand Sanhedrin’e (Yahudi Parlamentosu) bir İspanyol kanununun kovulma tehdidi altındayken, tavsiye istemek üzere bir mektup yazdı.

     Aldığı cevap şöyleydi: (*)

     “Musa’nın yolundaki aziz kardeşim, katlanmak zorunda kaldığın talihsizlikleri ve endişelerini aktardığın mektubunu aldık.  Bu duyduklarınızın acısı içimize işledi.

     Büyük Baba ve Hahamın tavsiyeleri şunlar:

    1.İspanya Kralının seni Hıristiyan olmaya mecbur ettiğini yazdığına gelince, onun isteğini yap, aksi takdirde daha sonra istesen de yapamazsın.

    2.Mallarını yağma etme emrine gelince: evlatlarını tüccar yap, onlar da küçük küçük, Hıristiyanların mallarını yağmalasın.

    3.Canına kastetmek istemelerine gelince, evlatlarını doktor ve eczacı yap, onlar da Hristiyanların canlarını alsın.

    4. Sinagoglarını tahrip etmek istemelerine gelince, evlatlarını rahip ve kilise üyeleri yap, onlar da Hristiyanların kiliselerini tahrip etsinler.

    5. Şikâyet ettiğin birçok sıkıntı verici olaya gelince, evlatlarını avukat ve hukuk adamı olarak yetiştir ve onların devlet işlerini karıştırdıklarını ve Hristiyanları senin boyunduruğun altına sokarak, dünyaya egemen olmanı ve onlardan intikam almanı sağlamalarını izle.

     (*) Dipnotu:  Cevap, on altıncı yüzyılda yazılmış La Silva Curiosa adlı İspanyolca bir kitabın 156-157. sayfalarında basılı bir fotoğraf olarak ve altında şu açıklamayla bulundu: “Bu mektup Toledo arşivlerinde Salamanca Keşişi tarafından eski çağ İspanyol krallarına ait kayıtların araştırılması sırasında bulundu.”  Anlamlı ve dikkate değer bulduğum için buraya almak istedim. Sf. 128

     6. Sana verdiğimiz bu öğütlerden sapma, çünkü bunları yaparak, senin kadar utanç verici durumlara düştüklerini göreceksin ve gerçek güce ulaşacaksın.”

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 128, 129) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Geri kalanların hepsi aşağılık ve nefret edilenlerken, Yahudi ulusu Tanrı tarafından seçilmiş yegâne ulustur.”

     “Öteki ulusların tüm malları Yahudi halkının olacaktır ki, sonuçta hiçbir vicdan azabı duymadan el koyma yetkisi verilecektir.”

     “Bir Ortodoks Yahudi hiçbir zaman diğer uluslarla ya da insanlara karşı ahlaki prensipler içerisinde davranmak zorunda değildir.  Hatta tam tersi, genel olarak Yahudilere ya da kendisine bir menfaat sağlayacaksa daima ahlaka aykırı davranmalıdır.”

     “Bir Yahudi bir Goy’u (Goy murdar, ahlâksız, günahkâr demektir ve bu aşağılayıcı sıfat Yahudi olmayanlar için kullanılmıştır.) soymalıdır., hesap yaparken kandırmalıdır –ki o bunu anlamayacaktır- aksi taktirde Tanrı’yı utandırmış olur.”  (Schulchan Aruch: Chozsen Hamiszpat. 348.)

     “Yahudi’nin borçlu olduğu bir Goy ölürse ve varisleri bu borçtan haberdar değillerse, Yahudi borcu ödemek zorunda değildir.”  (Schulchan Aruch: Chozsen Hamiszpat.283,1.)

    “Nuh’un oğullarından birisi çeyrek lira dahi çalarsa ölümle cezalandırılmalıdır, fakat İsrailoğulları’na Goy’a zarar verme izni verilmelidir.  Kitapta yazan ‘Komşuna zarar vermemelisin’ Goy’a zarar vermemelisin anlamına gelmez.”  (Miszna, Sanhedryn, 57.)  Sf.119

     “Eğer birisinin, Yahudi’ye üç defa ihanet ettiğine şüphe yoksa ya da Yahudi’nin parasının Goylar’a geçmesine sebep olmuşsa yok edilmelidir.” Sf. 120

     “Eğer bir Goy bir başka Goy’u ya da bir Yahudi’yi öldürmüşse sorumludur, Fakat bir Yahudi bir Goy’u öldürmüşse sorumluluğu yoktur.  (Ibid,. VIII, 5.)

     Talmud’un yazarı bu iğrenç şekildeki ahlaksızca şifreleri yayınlayarak, kendi ulusunun yabancılarla mücadelesini daha da kolaylaştırmak için her türlü cürümü meşru kılıyor ve bunları, içeriğinin gizli kalması gerektiğini anlatarak kanunlaştırıyor.  Sf. 121

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 119 ile 121 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kol Nidre” bir Yahudi duasıdır ve ismini, bu ismi oluşturan kelimelerin açılımı olan “tüm yeminler” den alır.  Kaynağı Talmud’un tebliğleridir.  “Her kim ki, ettiği bütün yeminlerin ve içtiği bütün antların geçersiz olmasını dilerse, yılın başlangıcında şunu söylesin: Yıl boyunca edeceğim yeminler ve içeceğim antlar geçersiz olacaktır.” 

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dr. Levi; “Savaşlar, Yahudiler’in hasat zamanıdır.” diyen bir Yahudi’ydi.  Fakat hiçbir hasat sivil savaş kadar bereketli değildir.”  …  Ricardo; on dokuzuncu yüzyılda sisteme göre insanların eşit olduğu idealini ortaya koyan adam.  O da bir Yahudi’ydi.  Ve Ricardian, evrensel kapitalizmin müjdecisi.  …  Birçok Yahudi’nin neden doğal olarak komünist olduğunu açıklayan Weininger de -Yahudilerden nefret eden- bir Yahudi’ydi.  Komünizm yalnızca evrensel bir inanç değil, aynı zamanda gayrimenkul sahibi olmayı yadsıyan bir görüştür.  Özellikle toprak sahibi olmayı ve Yahudiler, evrensel olmaları nedeniyle, asla böyle bir şeye heves etmediler.  Onlar parayı tercih ederler.  Para güç sağlayan bir araçtır.  Komünistler güçleri, para olmaksızın yönetebilecekleri ve despotluklarının uygulayabilecekleri, yeterli seviyeye gelince parayı ortadan kaldıracaklarını iddia ediyorlar.  Nitekim Yahudi komünisti ve açık düşmanı sermayedar Yahudi’yi aynı dürtü kışkırtıyor. Sf. 67, 68  

    “Yahudi” Dr. Levy’nin verdiği yanıt şöyle:  …  Ulusal milliyetçi fanatizm de, en az Bolşevik coşku ve finansal zulüm kadar Yahudi kaynaklıdır. Sf. 70  …  Sadece bir şaka gibi görünüyor, fakat arkasında çok önemli bir gerçek gizleniyor.  Bu da, günümüzdeki her türlü fikir ve hareketin Yahudi kökenli olduğu…

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 67 ile 71 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi kendisi istediği sürece, kralları elinin altında tutacaktır.  Muhtemelen terk edilen en son taht, İngiltere tahtı olacaktır. Sf. 55

    Protokoller’in planladığı, Yahudiler tarafından yönetilen, Yahudilerin efendi, Yahudi olmayanların da hizmetliler olduğu bir dünyadır.  “Toprak sahipleri sahip oldukları kaynaklar sayesinde kendi kendilerine yettikleri için, bize zarar verebilirler.Sf. 56

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 55, 56) kitabından birebir alınmıştır.

  • Protokollerin bir kopyası British Museum’da, 10 Ağustos 1906 tarihinde kayıt altına alındı.  Notlar muhtemelen 1896 yılından ya da Dr. Herltz’in notları ilk defa okuduğu I. Siyonist Kongresi’nin yapıldığı yıl olan 1897 yılından geliyor.

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi doğası otokratiktir.  Demokrasi tüm dünya için en uygun yöntemdir, fakat Yahudi, olduğu her yerde şu veya bu şekilde otokrasiyi kullanır.  Demokrasi sadece Yahudi tahrikçilerin baskı altında kaldıkları zaman, eski serbestliklerine kavuşmak için kullandıkları bir sözcükten ibarettir. 

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Canadian Jewish Chronicle”da  “… Tamamen bağımsız uluslar tarafından paylaşılmış olan dünya topraklarından oluşan bir dünyada, Yahudi’nin iki seçeneği var: ya tüm ulusal sistemleri yıkmak ya da kendi bağımsız topraklarını yaratmak.  Yahudi Bolşevizm’inin ya da Yahudi Sosyalizminin açıklaması bunun içinde yatıyor olabilir.

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Herzl, 1902 Ağustos’unda İngiltere, “…  Benim aklımdaki ulus kavramı, ortak düşmanlarına karşı birbirlerine kenetlenen tarihsel bir insan topluluğu olarak ifade edilebilir.” 

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.

  • ..tüm dünyanın finansmanı Yahudiler’in kontrolündedir.  Onların verdikleri kararlar, düzenledikleri oyunlar bizim ekonomik kurallarımızı oluşturur.

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eski İngiltere’de… Reklam yapmak öyle utanmazca ve küstahça bir şeydi ki, kamuoyu reklam yapanı derhal dışlardı.  Bir esnaf için en uygun davranış malını satmaya gönülsüzmüş gibi görünmekti.  Sf.18

    Yahudiler’in dükkânları bugünkü süper marketlerin atası olan, her türlü malın satıldığı mağazalara dönüştü ve eski İngiliz geleneği “Bir dükkân bir çeşit mal satar” düşüncesi zayıfladı. 

    Yahudi hızlı satış, az kâr yönteminin ve taksitli satış sisteminin yaratıcısıydı.  …  İlk reklam veren Yahudi’ydi.   

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 18, 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Şaşırtıcı olan, dünyayı yönetenlerin tamamının Yahudi olmasıdır.”  Sf.12

    “Dünyayı yöneten Yahudilerin zengin oldukları bir gerçektir, fakat aynı zamanda paradan çok daha güçlü şeylere sahip oldukları da bir gerçektir.  Sadece zengin oldukları için değil, aynı zamanda ırkının üstün ticari ve idari dehasına sahip olduğu ve diğer insan topluluklarında bir eşi dahi görülmeyen ırksal dayanışma ve sadakat duyguları kendisine çok büyük yarar sağladığı içindir.”  Sf. 13

    “..dünyayı yöneten Yahudiler dikkati çekecek kadar dindar değildirler..”  

    Dipnot: Unitaryen:  Tanrı’nın üç ayrı kişiden oluştuğunu ileri süren Teslis kuramına karşı çıkan inanca dayanan bir Hıristiyan mezhebi üyesi.  Sf.15

    Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 12 ile 15 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarındaki hareketlerin, isyanların merkezinin Selânik olması ve Abdülhamid yönetimine karşı başkaldıranların arasında çok sayıda dönmenin bulunması; Dönmeler’in mahiyetinin araştırılmasına yol açmıştır. Bizzat Sultan Abdülhamid, bunların mahiyetleri ve bağlı oldukları Sabatay Sevi hakkında Başhaham Moşe Levi’den bilgi istemiş ve bu vesileyle Dönmeler’in kimliklerini öğrenmiştir. Sf. 478

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 478) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudilerin kendilerini Yahudi olarak isimlendirmeleri Hz. Yakup’un Yuda ve Yahuda adındaki oğluna nispetledir. Hz. Yakup’un on iki oğlundan dördüncüsünün adı olan Yahuda (Yuda), on iki oğlun soyuna ad olmuş ve onlar Yahudi olarak adlandırılmıştır. Böylece onlar, hem Hz. Ya’kub’a Tanrı tarafından verildiği kabul edilen “İsrail” lakabından meydana gelen “Beni İsrail” (İsrailoğulları) hem de Yahudi olarak isimlendirilmiştir. Bu isimler, hep aynı kavmin insanlarını belirtmektedir. Türkiye’de kullanılan “Musevi” adı, Türkiye dışında Türkçe bilmeyen Yahudilerce pek bilinmemekte ve kullanılmamaktadır.

    İslâmî ilimlerde, Tefsir’de “İsrailiyat” kelimesi kullanılmaktadır. Bu kelime İsrailiyye’nin çoğuludur ve Yahudi kelimesine oranla daha hususî bir anlam ifade etmektedir. “Her İsrailî Yahudi olduğu halde, her Yahudi İsrailî nesep sayılmaz”. Sf. 19

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudiler, Tora’nın (Ahdi Atik) bu rivayetini şu şekilde tefsir etmektedir: “İsmail ve İshak kardeştirler. Babaları İbrahim’dir. İsmail, Arap kabilelerinin babasıdır. İslâm Peygamberi, İsmail gibi Arap olduğundan, ona mensup olduğu gibi, İslâm’ı kabul etmiş Arap olmayan milletler de İsmail’e mensup addolunur. İshak’ın oğlu Yakub’a Tanrı (Yahve) tarafından ‘İsrail’  lakabı verilmiştir. Bundan sonra ‘Beni İsrail’ namıyla anılan Yahudiler, İshak ve İsmail dolayısıyla, bütün Müslümanlar ve İslâm ailesine mensup olan Türkler ile kardeştirler. Sf.15

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kur’an’ı Kerim’de 25 defa Yahudi (9 Yahud, 10 Hadu, 6 Huden), 41 defa Beni İsrail (İsrailoğulları) ve 1 defa da İsrail sözü geçmektedir. Bu terimlerle; hep aynı kavmin insanları olan Yahudiler kastedilmektedir. Sf. 14

    Bundan dolayı Yahudiler, Kutsal Kitaplarına uymak kendilerinin İbrahim oğlu İshak’tan (Avraham oğlu Yitshak) türediklerine inanmaktadır. Bu İshak, İbrahim’in karısı Sara’n in oğludur. Sf. 14

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sultan Abdülhamid, bunların mahiyetleri ve bağlı oldukları Sabatay Sevi hakkında Başhaham Moşe Lévi’den bilgi istemiş ve bu vesileyle Dönmelerin kimliklerini öğrenmiştir. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 478) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hz. Muhammed, “Bana Yahudilerden on kişi iman etseydi, bütün Yahudiler iman ederdi” Sf. 477

    Alıntı; Dönmeler Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 477) kitabından birebir alınmıştır.

  • MÖ 586’daki Babil Sürgünü, … bir fikir sistemi, bir ideoloji ve bir hayat şekli olarak Yahudiliğin Babil’de doğduğu kabul edilmektedir.  Sf. 475

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 475) kitabından birebir alınmıştır.