Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Günlük kalori alımını azaltma fikri birçok insanın hoşuna gitmez ama bu beyin sağlığı ve genel sağlık açısından son derece olumlu bir adımdır. Oruç yoluyla bunu gerçekleştirebilmek daha kolaydır. Burada yirmi dört veya yetmiş iki saatlik sürelerle tutularak belirli aralıklarla bozulan ve yıl boyunca tekrarlanan bir oruçtan bahsediyorum. Sf. 205, 206

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 205, 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aynı şekilde bir grup İtalyan araştırmacı tarafından yapılan çalışmada da çölyak hastalığının majör depresyon riskini yüzde 270 gibi şok edici bir oranda artırdığı tespit edilmiştir.

    Bugün gluten hassasiyeti olan bireylerin yüzde 52’sinde depresyon görülmektedir. Gluten hassasiyeti olan ergenlerde de depresyon görülme oranı yüksektir. Özellikle de çölyak hastası olan ergenlerin depresyona girme riski yüzde 31 oranında daha yüksektir (sağlıklı ergenlerin yalnızca yüzde 7’si bu riskle karşı karşıyadır) Sf. 185

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ben de muayenehanemde bu duruma bizzat tanık oldum. Depresyonun bu ilaçların kullanımına bağlı olarak mı, yoksa düşük kolesterol seviyelerinin bir sonucu olarak mı geliştiği henüz netlik kazanmadı. Ancak ben ikinci sebebin daha olası olduğunu düşünüyorum. Sf. 183

    2008 yılında Journal of Clinical Psychiatry dergisinde “düşük kolesterol ve intihar eğilimi arasında bir ilişkinin olabileceği” bilgisine yer verilmiştir. Sf. 183

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.

  • Araştırmacılar haftada en az iki kez balık tüketmenin Alzheimer hastalığıyla karşılaşma riskini yarı yarıya azalttığını da tespit ettiler. Sf. 158

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zerdeçal baharatının ana etken maddesi olan kurkumin, günümüzde çok sayıda bilimsel araştırmaya konu olmakta ve beyinle ilişkisi özellikle dikkat çekmektedir. Sf. 157

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kalori kısıtlaması, çeşitli metabolik yolları aktif hale getirerek sadece beynin korunmasını değil, yeni nöron ağlarının oluşturulmasını da sağlar. Aynı metabolik yollar, keton adı verilen özel yağların tüketilmesiyle de aktif hale getirilebilir. Beyinde enerji kullanımı için açık ara en önemli yağ, beta-hidroksi bütirattır (bu benzersiz yağdan bir sonraki bölümde detaylı olarak bahsedeceğim). Bu nedenle ketojenik beslenme 1920’lerden beri epilepsi tedavisinde kullanılmaktadır. Parkinson hastalığı, Alzheimer, ALS ve hatta otizm tedavisinde de güçlü bir seçenek olarak görülmektedir. 2005 yılında yapılan bir çalışmada sadece 28 günlük bir ketojenik diyet uygulamasının sonucunda Parkinson hastalarının semptomlarında ilaçlarla ve hatta beyin ameliyatıyla boy ölçüşebilecek iyileşmeler tespit edilmiştir. Ketojenik yağ tüketiminin (örneğin orta zincirli trigliseritler, diğer adıyla MCT yağı) Alzheimer hastalarının bilişsel fonksiyonlarında gözle görülür bir düzelme sağladığı tespit edilmiştir. Orta zincirli trigliseritlerin elde edildiği Hindistan cevizi yağı, beta-hidroksi bütirat için önem taşıyan bir öncül molekül açısından zengin bir kaynaktır ve Alzheimer hastalığının tedavisine yardımcı olur. Sf. 154, 155

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 154,155) kitabından birebir alınmıştır.

  • Günlük kalori tüketimi en düşük olan bireylerin Alzheimer ve Parkinson hastalığı risklerinin de en düşük seviyede olduğunu göstermektedir. Sf. 151

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha açık bir şekilde ifade edecek olursam, aerobik egzersiz yapmak BDNF üretimini artırır, yaşlılarda görülen hafıza çöküşünü önler ve beynin hafıza merkezindeki yeni beyin hücrelerinin üretimini tetikler. Sf.150

    Bundan milyonlarca yıl önce pek çok hayvandan daha hızlı koşmayı başararak onlardan kaçtık ve hayatta kaldık. Şu anda zeki insanlar oluşumuzu da büyük ölçüde buna borçluyuz. Beynimizin, işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi, zamana ve yaşlanmanın yıpratıcı etkilerine karşı korunabilmesi için hâlâ düzenli fiziksel aktiviteye ihtiyacı vardır. Sf. 150

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 150) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilim insanları nörogenesisi, çeşitli hayvan türlerinde uzun yıllar önce kanıtladı. Fakat insanlarda nörogenesisin varlığını ortaya koymak için yapılan çalışmalar ancak 1990’lı yıllarda başladı. 1998 yılında Nature Medicine dergisinde yayınlanan, İsveçli Nörolog Peter Eriksson imzalı raporda, beynimizde kendini sürekli yenileme özelliğiyle nöronlardan ayrılan kök hücrelerin bulunduğu iddia ediliyordu. Eriksson kesinlikle haklıydı: Hepimiz beyin “kök hücre terapisinden” hayatımızın her saniyesinde faydalanıyoruz. Sf.148

    Bu süreç pek çoğunuzun tahmin edebileceği gibi DNA tarafından kontrol edilir. “Beyin kökenli nörotrofik faktör” ya da BDNF (brain- derived neurotrophic factor) adı verilen proteinin üretim kodunu taşıyan gen, on birinci kromozomda bulunmaktadır. BDNF yeni nöronların üretilmesinde kilit rol oynamaktadır. Nörogenesisteki rolünün dışında mevcut nöronları koruma rolünü de üstlenmektedir. Sf. 149

    Artık DNA’mızın BDNF üretimini etkileyen etkenlerin neler olduğunu gayet iyi biliyoruz ve ne şanslıyız ki bu etkenlerin çoğu doğrudan bizim kontrolümüzde. BDNF üretimini başlatan gen, yaşam tarzında yapılacak çeşitli değişikliklerle aktif hale getirilebilir. Bunlar arasında egzersiz, kalori kısıtlaması, ketojenik diyet uygulamaları ve zerdeçal ve omega-3 yağ asidi (DHA) takviyelerinin alınması sayılabilir. Sf. 149

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kişi hem şeker hastası hem de hareketsizse sadece beyninde değil, diğer doku ve organlarında da tahribat meydana gelmesi kaçınılmazdır. Dahası beyin dejenerasyonu başladığında ve beyin fiziksel olarak da küçüldüğünde normal fonksiyonlarını yerine getiremez hale gelir. Bu da beynin iştah ve kilo kontrol merkezlerinin görevlerini yapamayarak ya da yanlış yaparak bu kısır döngüyü daha da kuvvetlendirmesine neden olacaktır. Sf. 137

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birçok şeker hastasının beyni besleyen damarlarında ciddi hasarlar oluşur ve bu kişiler Alzheimer hastası olmasalar da beyindeki beslenme eksikliğinden dolayı bunama sorunuyla karşılaşabilirler. Sf. 129

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 129) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu nedenle kan şekerini en hızlı yükselten karbonhidratlar, en şişmanlatıcı olanlardır. Aralarında rafine unla yapılan her türlü hamur işinin (ekmekler, tahıl gevrekleri, makarnalar); pirinç, patates ve mısır gibi nişastalı besinlerin; meşrubat, bira ve meyve suyu gibi sıvı karbonhidratların da bulunduğu bu ürünler çok hızlı sindirilir. Kanı âdeta şeker yağmuruna tutarak insülin salgılanmasına neden olurlar, sonrasında da fazla kaloriler vücutta yağ olarak depolanır. Sf. 120, 121

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 120, 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fruktoz karaciğerin sorumluluğundadır, karbonhidratlarda ve nişastalı ürünlerde bulunan glikozsa vücuttaki bütün hücreler tarafından işlenir. Yani aynı anda hem glikoz hem de fruktoz tükettiğinizde karaciğeriniz aynı miktarda kaloriyi glikozdan aldığı zamankinden daha fazla çalışacaktır. Sf. 118

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrim boyunca, atalarımız şekere sadece iki yoldan ulaşabiliyordu: yılın sadece birkaç ayı bulabildikleri meyvelerden ve arıların koruması altındaki baldan. Ama son yıllarda şeker neredeyse tüm işlenmiş gıdalara ekleniyor ve tüketicinin seçenekleri sınırlı. Doğada şekere erişmek çok zordur ama insanoğlu bunu kolaylaştırdı. Sf. 117

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer sağlıklı bir testosteron düzeyine sahip değilseniz (bu hem kadınlar hem de erkekler için geçerli) renkli ve hareketli bir seks hayatınızın olması imkânsızdır. Testosteronu üreten kim? Kolesterol. Peki, milyonlarca Amerikalı bugün ne yapıyor? Statin içeren ilaçlar ve yağsız diyetle kolesterol düzeylerini düşürüyor. Bu sırada libidoları ve cinsel güçleri de düşüyor. Günümüzde bir cinsel işlev bozukluğu salgınının olması ve cinsel gücü artıran ilaçlara olan talebin artması hiç de şaşırtıcı değil. Bu durumun testosteron takviyesiyle tedavi edilmesi de tam bir ironidir. Sf. 115

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kolesterol üretimi karaciğeri yoran, çok basamaklı ve karmaşık bir biyolojik süreçtir. Vücut kolesterolünü kendisi üretmektense “dışarıdan almayı” tercih eder. Vücudumuzun ihtiyacı olan kolesterolü mümkün olduğunca besinlerden alması çok önemlidir. Sf. 112

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 112) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kolesterol, proteinlerin şeklini değiştirerek düşünmeyi ve hatırlamayı desteklemektedir. Sf.109

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kolesterolün beyin sağlığı açısından öneminin net bir biçimde anlaşılması, beni ve birçok meslektaşımı statinlerin (milyonlarca insanın kullandığı kolesterol düşürücü ilaçlar) beyin hastalıklarına neden olduğunu ya da mevcut hastalıkların belirtilerini şiddetlendirdiğini düşünmeye itmiştir. Sf. 106

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizler iki milyon yılı aşkın süredir kolesterol oranı yüksek besinler tüketiyoruz. Beynin işlevselliğini sekteye uğratan ve sağlığımızı bozan gerçek suçluların neler olduğunu artık biliyorsunuz: glisemik indeksi, yani karbonhidrat oranı yüksek yiyecekler. Sf. 106

    Sürekli çürütmek zorunda kaldığım en saçma şehir efsanelerinden biri de beynin yakıt olarak glikozu tercih ettiği iddiasıdır. Bu iddianın gerçekle zerre kadar ilgisi yoktur. Yağ, beyin tarafından etkili bir biçimde kullanılabilen bir “süper yakıt”tır. Bu nedenle yağ temelli diyetleri tüm nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanıyoruz.

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bize yıllardır “düşük kolesterollü” yiyecekler tüketmemiz söyleniyor ama yumurta gibi kolesterol açısından zengin yiyecekler aslında çok faydalı ve onları “beyin besinleri” olarak kabul etmek gerekiyor. Sf. 106

    Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.