Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Yaratıcılık hakkında düşündüğümde aklıma hemen Einstein geliyor. Peki, Einstein’ın yaratıcı fikirleri nereden geliyordu? Belki de bu; sezgi, özgünlük ve parlak zekâ gibi niteliklerin bir karışımının sonucuydu. Einstein altta yatan yapıyı ortaya çıkarmak için yüzeyin ötesine bakma kabiliyetine sahipti. Sağduyu, yani şeylerin göründüğü gibi olması gerektiği fikri onu yıldırmazdı. Sf. 179

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fakat bana kalırsa, oldukça karmaşık kimyasal moleküller insanların akıllı varlıklar olmasında iş görebiliyorsa bu durumda eşit ölçüde karmaşık elektronik devreler de bilgisayarların akıllı bir şekilde eylemde bulunmasını aynı şekilde sağlayabilir. Ve akli niteliklere sahip oldukları takdirde büyük ihtimalle daha karmaşık ve daha akıllı bilgisayarları tasarlamaları da mümkün olacak. Sf. 150, 151

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 150, 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Son 10.000 yılda insan DNA’sındaki değişim nispeten azdı. Gelgelelim önümüzdeki bin yılda DNA’yı bütünüyle yeniden düzenleyebilecek olmamız oldukça muhtemel. Sf. 148

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ancak bu dizinin tıpkı Matruşka bebeklerinde olduğu gibi bir sının vardır. Nihayetinde daha küçük parçalarına ayrılamayan en küçük matruşkaya ulaşırsınız. Fizikteki en küçük matruşkaya Planck uzunluğu denilir ki bu uzunluk bir milimetrenin 100.000 milyar milyar milyarda biri kadardır. Sf. 146

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sonuç olarak hızlı uzay seyahati ve zamanda geriye yolculuk mevcut anlayışımıza göre göz ardı edilemez. Ancak bunlar büyük mantıksal problemlere yol açacaktır, dolayısıyla umut edelim ki insanların geçmişe gidip anne ve babalarını öldürmelerine engel olacak bir Kronoloji Koruma Yasası olsun. Fakat bilimkurgu hayranlarının hevesinin kaçmasına gerek yok. Çünkü M-kuramı bize hâlâ bu konuda umut veriyor. Sf. 135

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu, adına Kronolojinin Korunması Varsayımı dediğim şeydir: Bu varsayıma göre fizik yasaları makroskobik bir ölçekte zaman yolculuğunu engellemek için bir arada çalışır. Sf. 133

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • David Deutsch alternatif geçmişler yaklaşımına desteğin fizikçi Richard Feynman’ın ortaya koyduğu geçmişler toplamı anlayışında saklı olduğunu iddia eder. Geçmişler toplamı düşüncesi, kuantum kuramı uyarınca evrenin yalnızca tek bir özgün geçmişe sahip olmadığını söyler. Daha ziyade evren, her biri kendi olasılığını içeren olası tüm geçmişlere sahiptir. Her ne kadar olasılığı düşük olsa da Ortadoğu’da barışın hâkim olduğu olası bir geçmiş de söz konusu olmalıdır. Sf. 133

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu model gelecekten gelen turistlerin akınına uğramamış olmamızın nedenini açıklar. Ancak geriye yine de pek çok paradoks bırakır. Bir rokete atlayıp gittiğiniz yerden daha roket ateşlenmeden önce dönmenizin mümkün olduğunu varsayın. Henüz fırlatma rapmasındayken roketi havaya uçurmanızdan ya da başka bir şekilde ilk başta yola koyulmaya mani olmanızdan sizi ne alıkoyabilir? Sözgelimi geçmişe gidip henüz doğmanızdan önce anne ve babanızı öldürmek gibi bu paradoksun başka versiyonları da mevcuttur, fakat temelde bu paradokslar aynı mantıkla işler. Sf. 132

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 132) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunlardan biri, zaman yolculuğu gelecekte mümkün olacaksa, neden hâlâ gelecekten birisi geri gelip bu yolculuğun nasıl yapılacağını bize söylemedi şeklindeki sorudur. Sf. 130

    Uzay yolculuğunu, gelecekten gelen herhangi bir ziyaretçiyle karşılaşmamış olmamız gerçeğiyle bağdaştırmanın olası bir yolu, böylesi bir yolculuğun yalnızca geleceğe gerçekleştirilebileceğini söylemektir. Bu görüşe göre geçmişimizdeki uzay-zaman değişmezdir; zira onu gözlemlemiş ve geçmişe yolculuğa izin verecek kadar bükülmüş olmadığını görmüşüzdür. Sf. 131

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 130, 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir başla deyişle kuantum kuramı enerji yoğunluğunun bazı yerlerde negatif olmasına, söz konusu yoğunluğun başka yerlerde pozitif olması koşuluyla izin verir.

    Kuantum kuramının enerji yoğunluğunun negatif olmasına izin verebilmesinin nedeni Belirsizlik İlkesine dayanıyor olmasıdır. Belirsizlik İlkesi belirli niceliklerin, sözgelimi bir parçacığın konumu ve hızının aynı anda iyi tanımlanmış değerlere sahip olamayacağını söyler. Bir parçacığın konumu ne kadar tutarlı şekilde tanımlanırsa parçacığın hızındaki belirsizlik o kadar büyük olur; bu, tersi için de böyledir. Belirsizlik İlkesi aynı zamanda elektromanyetik alan ya da kütleçekim alanı gibi alanlar için de geçerlidir. Buna göre boş uzay olarak düşündüğümüz şeyin içinde bile söz konusu alanlar tam olarak sıfır olamaz. Çünkü bunlar tam olarak sıfır olsalardı, değerleri hem sıfır noktasında iyi tanımlanmış bir konuma hem de yine sıfır noktasında iyi tanımlanmış bir hıza sahip olurdu. Nitekim bu da Belirsizlik İlkesini ihlal ederdi. Bunun yerine bu alanların belirli bir minimum dalgalanma miktarına sahip olması gerekir. Boşluk (vakum) dalgalanmaları denilen bu dalgalanmalar birdenbire ortaya çıkan, birbirlerinden ayrılan ve ardından tekrar bir araya gelip birbirlerini ortadan kaldıran parçacık ve karşı-parçacık çiftleri olarak düşünülebilir. Sf. 129

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 129) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dolayısıyla zaman yolculuğu için ihtiyaç duyduğumuz tek şey ışıktan daha hızlı gidecek bir uzay gemisidir. Ne var ki Einstein aynı makalesinde bir uzay gemisini hızlandırmak için ihtiyaç duyulan roket enerjisinin ışık hızına yaklaştıkça gitgide büyüdüğünü göstermişti. Dolayısıyla ışık hızını geçecek kadar hızlanmak sonsuz büyüklükte bir enerji gerektirecektir. Sf. 124

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pek çok bilim insanı bilginin kaybolmaması gerektiğini düşünmekteydi, ancak yıllar boyunca hiç kimse sürdürülebilir bir mekanizma ileri sürmedi. Bilgi paradoksu olarak bilinen söz konusu görünür bilgi kaybı, bilim insanlarını geçtiğimiz kırk yıl boyunca meşgul etti ve hâlâ kuramsal fiziğin çözülmemiş en büyük problemlerinden biri olmaya devam etmekte. Sf. 117

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kuantum mekaniği bilindiği gibi Belirsizlik İlkesini içerir. Bu ilke, herhangi bir nesnenin hem konumunu hem de hızını aynı anda ölçmenin imkânsız olduğunu ifade eder. Bir cismin tam olarak nerede olduğu ölçülürse, bu durumda söz konusu cismin hızı belirsizdir. Aynı şekilde bir cismin hızı ölçüldüğünde de, cismin konumu belirsizdir. Pratikte bu, herhangi bir şeyin yerini tayin etmenin imkânsız olduğu anlamına gelir. Bir şeyin büyüklüğünü ölçmek istediğinizi varsayın, bu durumda hareket eden bu nesnenin uçlarının nerede olduğunu çözmeniz gerekir. Ancak bunu asla tutarlı bir şekilde yapamazsınız, zira bu cismin bulunduğu konumları ve onun hızını aynı anda ölçmeyi gerektirecektir. Dolayısıyla bir nesnenin büyüklüğünü belirlemek imkânsızdır. Yapabileceğiniz tek şey Belirsizlik İlkesinin bir şeyin büyüklüğünün gerçekte tam olarak ne olduğunu ifade etmeyi imkânsız kıldığını söylemektir. Böylece Belirsizlik İlkesinin herhangi bir şeyin büyüklüğüne bir sınırlama getirdiği görülür. Küçük bir hesaplamanın ardından bir nesnenin kütlesi için minimum bir büyüklük olduğu fark edilir. Bu minimum büyüklük ağır nesneler için küçüktür; fakat nesne ne kadar hafifleşirse minimum büyüklüğü o kadar büyür. Söz konusu minimum büyüklük kuantum mekaniğinde nesnelerin dalga ya da parçacık olarak düşünülebileceği gerçeğinin bir sonucu olarak ele alınabilir. Nesne ne kadar hafifse dalga boyu bir o kadar uzun olur; dolayısıyla daha fazla yayılır. Diğer yandan bir nesne ağırlaştıkça dalga boyu kısalır ve daha kompakt görünür. Sf. 110

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.

  • Entropi bir sistemdeki düzensizlik ölçüsü ya da aynı şekilde kesin durumu hakkındaki bilgi eksikliği olarak ele alınabilir. Termodinamiğin meşhur ikinci yasası entropinin sürekli olarak arttığını söyler. Bu keşif söz konusu bağlantıya dair ilk ipucunu sağlayan şey oldu.

    Kara deliklerin özellikleri ile termodinamiğin yasaları arasındaki analoji genişletilebilir. Termodinamiğin birinci yasası bir sistemin entropisindeki küçük bir değişikliğe, söz konusu sistemdeki enerjinin doğru orantılı bir değişiminin eşlik ettiğini söyler. Sf. 108, 109

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 108, 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kara delik, kütleçekiminin ışığın bile kaçamayacağı kadar büyük olduğu bir bölgedir. Sf. 106

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her ne kadar kütleçekim doğanın bilinen kuvvetleri arasında açık ara en zayıfı olsa da diğer kuvvetlere nazaran iki hayati avantaja sahiptir. Bu avantajlardan ilki uzun mesafelerde etkili olmasıdır. Dünya, Güneş tarafından yaklaşık yüz elli milyon kilometre, Güneşse galaksinin merkezinden aşağı yukarı 10.000 ışık yılı uzaklıkta yörüngede tutulur. İkinci avantajsa çekici ya da itici olabilen elektrik kuvvetlerinin aksine kütleçekimin her daim çekim uyguluyor olmasıdır. Sf. 104

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 104) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nihayetindeyse parçacık yukarı doğru hareketine son verip aşağı düşmeye başlayacaktır. Ancak başlangıçtaki yukarı doğru hız, kaçış hızı adı verilen belirli bir kritik değerden büyükse kütleçekim hiçbir zaman parçacığı durduracak yeğinlikte olmayacak ve böylece söz konusu parçacık kütleçekim etkisinden kaçmayı başaracaktır. Kaçış hızı Dünya için saniyede 11 kilometreden biraz fazla ve Güneş içinse saniyede yaklaşık 617 kilometredir. Her iki hız da gerçek top mermilerinin hızından çok daha büyüktür. Fakat söz konusu kaçış hızları saniyede 300.000 kilometre olan ışık hızıyla kıyaslandığında oldukça yavaştır. Dolayısıyla ışık, Dünyadan ya da Güneşten pek güçlük çekmeden kaçmayı başarabilir. Gelgelelim Michell kaçış hızının, ışık hızından daha büyük olduğu Güneşten çok daha büyük kütleye sahip yıldızlar olabileceğini ileri sürdü. Dışarı yolladıkları ışık kütleçekim tarafından geri çekileceği için bu yıldızları görmemiz mümkün olmayacaktır. Sf. 103

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dolayısıyla Tanrı bile bu noktada Belirsizlik İlkesine bağlı görünür ve bir parçacığın konumunu ve hızını aynı anda bilemez. Tüm kanıtlar Tanrı’nın olası her durumda zar atan müzmin bir kumarbaz olduğunu gösteriyor. Sf. 98

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • Avustralya’da kanatlarını çırpan bir kelebek, New York Central Park’ta yağmura neden olabilir. Ancak buradaki sorun bunun tekrar edilebilir olmamasıdır. Kelebek kanatlarını bir dahaki sefere çırptığında çok sayıda şey farklı olacaktır ki bu da hava durumunu etkileyecektir. Sf. 94

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 94) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gelgelelim pratikteyse geleceği öngörebilme kabiliyetimiz denklemlerin karmaşıklığı ve bunların genellikle kaos adı verilen bir özelliğe sahip olması dolayısıyla oldukça sınırlıdır. Sf. 94

    Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 94) kitabından birebir alınmıştır.