Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Ne tesadüftür ki, Emine’nin dedeleri arasında Üzeyir, Neneleri arasında Nili, Nasra olmasının yanında kardeşi Eyüp, çocuklarının birinin ismini Şuayb koyarken bir diğerini Şeyma olarak adlandırıyordu.  Emine’nin bir diğer kardeşi Hüseyin ise oğluna Lût ismini veriyordu.

    Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Emine’nin babası Cemal’in babası yani Emine’nin dedesi Hamdi Ali’nin babasının adı Süleyman, annesinin adı ise Nili idi.  Nili’nin baba adı İsmail, anne adı ise Nasra’ydı.  Gülbaran ailesindeki diğer ilginç isimler ise; Üzeyir, Hacer, Fevziye, Yasin, Meho, Şeyma, Şuayb, Lut… 

    Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 43, 44) kitabından birebir alınmıştır.

  • Emin Çölaşan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın nüfus kayıtlarında Havuli, Farfuli ve Fatuli gibi isimlere rastlandığını yazdı.  …  “Türkçe ve Gürcüce‘nin karışımından, araya Ermenice kelimelerin de girmesiyle ortaya çıkan dile bölgede Lazca ismi verilir” dedi.  …  Ağustos 2004 yılında yaptığı Gürcistan gezisinde Gürcistan Devlet Başkanı’nın yanında; “Ben de Gürcü’yüm”  dedi.

    Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tayyip, Başbakan olarak memleketi Rize’nin Güneysu Beldesine gittiğinde hemşerileri kendisini “Potamya’ya hoş geldin”, “Potamya’nın Gururu” pankartlarıyla karşıladı.  Buralar Güneysu olarak bilinirdi.  Potamya ne demekti?  İşin aslı çok geçmeden ortaya çıkıyordu:  Güneysu Beldesi’nin Rumca ismi Potamya’ydı. …  Erdoğan Simitis’le gerçekleştirdiği görüşmelerde iki saati aşkın baş başa kalmıştı.  Bu konuşmalarda konuştukları dil merak konusu olmuştu.  Öyle ya, Tayyip İngilizce bilmiyor, Simitis ise Türkçeden anlamıyordu.

    Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 15, 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir atasözü: “Al turpu vur Türk’e vah yazık o turp’a.” 

    Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 240) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anadolu, Grekçe bir kelime olup “doğu” demektir.

    Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

  • Göriceli Koçi Bey Risalesinden ” Harem-i Humayun’a, hilaf-ı kanun, Türk ve Yörük ve Çingane ve Yahudi ve bidin (dinsiz) ve bimezhep (mezhepsiz) nice kallaş u ayyaş şehir oğlanları girer oldu!” 

    Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 239) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2009); Osmanlı’da Enderun denilen ve devlet görevlisi yetiştiren devşirme ocağa Türkler ve bazı unsurlar alınmazdı. Burada kastedilen o durumdur. Bu ifade Türkleri aşağılamak için değildir.

  • Nuh Tufanı MÖ. 3.352 ve İbrahim Peygamber MÖ. 2.000 yılları.

    Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • Abbasi Halifeleri döneminde Türkler, Araplara kölelik ve paralı askerlik yapmışlar. 

    Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Araştırmacılar iki ana tip kabul ediyorlar, Eurogeoit ve Mongoloit. Türk yine peşin hükümle mongoloit kabul ediliyor..

    Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 50, 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • II. Abdülhamit, saray bahçesinde çalışan insanlara “Eşek Türk” diye bağıran Arnavut subayı “Ben de Türk’üm” diye azarlamış. 

    Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eski Türkçe de Kanun sazına yatugan, Ud’a Şadurgan deniliyormuş. 

    Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir İran atasözü: “Farisi; belagat, Arapça; fasihet, Türkçe; Siyaset, gerisi kabahat.”  

    Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • Glorik kelimesi Ermenice yuvarlak demek. Elâzığ’da gıldırik de deniliyor. Gındırlanmak kelimesinin kökeni de budur. Pizez bir cins sinek adı, Ermenice. Elazığ’da ufak tefek insanlara pizoz deniyor.

    Alıntı; Anneannem – Fethiye Çetin, (Metis Yayınları – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • 11 Kasım 1918 tarihinde Compiegne Ormanı’nda ateşkes anlaşması imzalandı. Bunu kader, insanları mahveden bir adama, Merkez Parti sorumlusu Mathias Erzberger’e (Almanya’da, Merkez Partisi sol kanadının önderi. I. Dünya Savaşı sonunda, Almanya adına ateşkes imzalamıştır. Kara Ormanlar’da tatildeyken milliyetçi bir örgütün üyelerince vurularak öldürüldü. e.n.) -çeşitli iddialara göre bir hizmetçiyle bir Yahudi işverenin gayrimeşru çocuğuydu nasip kıldı. Alman tarafını temsilen anlaşmayı imzaladı. Sf. 129

    Alıntı; Kavgam II – Adolf Hitler, Ç; Orhan Tuncay (Nokta Kitap 1. Baskı Ocak 2004 – Sf. 129) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yalvararak veya kandırarak özgürlük elde edilemez. Sf. 189

    Alıntı; Kavgam II – Adolf Hitler, Ç; Orhan Tuncay (Nokta Kitap 1. Baskı Ocak 2004 – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünyadaki bü­yük devletlerin hiçbiri tarafsız bir politika ilkesiyle değil mücadeleyle bulundukları yere geldiler. Eğer dünyanın önemli güçlü devletleri varsa, ufak devletlerin ya gele­ceklerinden vazgeçmekten veya birleşerek ve güçlenerek savaşmaktan başka şansı kalmaz. Sf. 185

    Alıntı; Kavgam II – Adolf Hitler, Ç; Orhan Tuncay (Nokta Kitap 1. Baskı Ocak 2004 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu, şu an geçerli olan demokratik parlamenter siste­min çifte belasıdır. Yalnızca yaratıcı başarıları engellemez, aynı zamanda ortalamanın üstündeki insanları tehdit altın­da tutarak onların gelişmesini de engeller. Ortalama ap­tallığın, yetersizliğin, korkaklığın ve kibirliliğin üstüne çıkanları çoğunluk tehlikeli bulur. Buna ek olarak demok­rasilerde, yeteneksizlerin lider olmaları yasayla gerçek­leştirilir. Sonuç olarak bu sistem, herhangi bir kuruma sü­rekli olarak uygulanırsa tüm liderliği çökertir. Bu, demok­rasinin temelinde eksik olan sorumluluk duygusu nede­niyle ortaya çıkar. Çoğunluklar güvenilmez bir kavramdır, hem de sorumlulukla bir arada düşünülmeyecek kadar güvenilmez. Sf. 58, 59 

    Alıntı; Kavgam II – Adolf Hitler, Ç; Orhan Tuncay (Nokta Kitap 1. Baskı Ocak 2004 – Sf. 58, 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yoksulluk; ihtiyaç, dini ve­ya politik baskıya bağlı olmaksızın, her zaman en sağlıklı ve sağlam olan en büyük direnci gösterir. İlk önce zayıf­lar teslim olurlar. Sf. 27

    Alıntı; Kavgam II – Adolf Hitler, Ç; Orhan Tuncay (Nokta Kitap 1. Baskı Ocak 2004 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Politika, eylemin tarihidir. Tarihin kendisi, insanların yaşam mücadelesindeki gelişimdir. Sf. 19

    Alıntı; Kavgam II – Adolf Hitler, Ç; Orhan Tuncay (Nokta Kitap 1. Baskı Ocak 2004 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.