Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Bu aralarda Bonn’da, şimdiye kadar Federal hükümetle birlikte Amerikalılar tarafından yönetilen Gehlen Espiyonaj Örgütü’nün, tamamen Federal denetime, yani Adenauer hükümeti sorumluluğuna geçeceği açıklanmıştır. Sf. 206

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her türlü politik görüşe sahip Batı Almanya’nın en seçkin gazete ve dergi sahipleri ile kurmuş olduğum temaslar sonucunda, bize karşı yürütülen komünist propagandasını sürdürme eğiliminde olan basın kuruluşlarını etkisiz hale getirme fırsatını buldum. Birçok kere, komünistlerden gelen propaganda malzemesini işleme eğilimini gösteren sorumsuz yayın organlarına bir karşılık verebilmek ve ihtarda bulunmak için bize yakın olan gazetelerden faydalandık. Sf. 206

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Burjuva Partileri”, sözde yabancı ülkelerin menfaatleri için, asıl hükümet partisi olan Sosyalist Birlik Partisi yanında bir alternatif görünümü yaratmak maksadıyla, Sovyet yetkilileri tarafından kurulmuştu. Bu eğreti partilerin hükümet delegeleri önceden atanıyordu. Delegelerin SED’ninkileriyle karşılaştırılabilecek bir politik statüleri bulunmuyordu. Sf. 201

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • Örgütü güvenlik açısından bilinçli bir hale getirebilmek için elimden gelen bütün çabayı harcadım. Bir güvenlik önlemi olarak, Almanya içinde ve dışında yapmış olduğum seyahatlerde, değişik adlar kullanıyordum. Batı Almanya’daki her üç tali bölümde başka başka adlarla biliniyordum. Kuzeyde Dr. Schneider’dim; diğer tarafta Garner adına çıkartılmış bir Amerikan pasaportum ve Gross adına düzenlenmiş bir kimliğim vardı. “Doktorluğu seçmemin nedeni, bana genel olarak “Herr Doktor” diye hitap edebilme imkânını vermesiydi; bir isim ne kadar az kullanılırsa o kadar iyiydi. Sf. 193

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • Haziran ayı (1953) ortalarında, Berlin’deki inşaat işçileri, başkent sokaklarında protesto mitingleri gerçekleştirdiler. Ertesi sabah, yani 17 Haziran’da da bu mitingler genel bir grevle sonuçlandı. Ulbricht düşmanlığı dalga dalga büyümeye başladı. Sovyet bölgesindeki halkın çoğu da bu ayaklanmaya katıldı. Gün boyunca, Doğu Berlinli yöneticilerin yazgıları tehlikede kaldı. Sonra, Rus birlikleri imdatlarına yetişti ve bu ulusal ayaklanma gelen birliklerin zoruyla bastırıldı. Sovyet tankları savunmasız sivilleri ezip geçti. Böylece, bölge halkı, komünist diktası altındaki umutsuz ve karamsar bir yaşamın içine itilmiş oldular. Doğu Alman halkı boş yere, dışarıdan yardım geleceğine dair bir umut besleyerek, 17 Haziran’da iki Almanya’nın birleştirilmesi hayalinden tamamen uzaklaştı. Sf. 190

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 190) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Mart 1953’de Stalin’in ölümü, Batı Almanya ile olan sorunları nedeniyle Sovyetler’in işgal bölgelerindeki askerî çalışmalarını doruk noktasına ulaştırdıkları döneme rastlar. Sonradan Moskova’nın bile lanetlediği bu diktatörün ani ölümü, komünist imparatorluk içinde, Sovyetler’in diğer Doğu ülkeleri üzerinde oluşturmuş olduğu baskının kalkacağı şeklinde algılamaya sebep oldu. Stalin’in ölümünü izleyen aylarda, Almanya’nın Sovyet işgali altında bulunan bölümünde, bir liberalizasyon çabası olduğuna ilişkin çeşitli bulgular meydana çıktı. Sf. 189, 190

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 189, 190) kitabından birebir alınmıştır.

  • Böylece, Doğu sessizliğini korurken, örgütün durumunu ortaya atan, Batılı bir gazeteci oldu. 17 Mart 1952’de, tanınmış gazeteci Sefton Delmer, Londra’da yayımlanan Daily Express gazetesinde Hitler’in Generali Şimdi Dolar Uğruna Casusluk Yapıyor başlıklı bir makale kaleme aldı. Sf. 188

    Örgütümüzün durumunu ortaya çıkarırken, 1952 antlaşmasından bu yana özgür bir dünyanın menfaatleri için çalışan birkaç kuruluştan birine saldırdığının farkında bile değildi. Delmer, kaleme aldığı yazısında, örgütü Avrupa’nın geleceği için tehlikeli olarak nitelendiriyor ve böylece Doğu ve Batılı basında bazılarının beklediği sloganı bilinçsizce ortaya atmış oluyordu. Delmer, daha da ileri giderek, denetimim altındaki örgütün, bütün hükümet organları içine sızdığını, bu sızmanın daha da büyüyeceğini ve sonuçta hükümetin politikasının etki altına alınacağını öne sürüyordu. Sf. 188

    Delmer’in örgütle ilgili haberi patlatma zamanının iyi seçilmiş olması, başkalarının emirleriyle hareket ettiğini ortaya çıkarıyordu. Karşı propaganda servislerinin geleneği, üçüncü bir ülkede, zararsız muhaliflerden faydalanarak, sahte ya da bir ölçüde gerçek iddialar ortaya sürmek ve görüşte ilgi çekici açıklamalara dayanarak ortalığı karıştırmaktır. Delmer’in davranışları da bu tip komünist taktiklerine benziyordu. Sf. 189

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1950 yılı sonundan itibaren, her iki haftada bir, Başbakanlık’ta Dr. Globke’ye brifing vermeye başladım. Artık fiilen, biri Bonn’da, diğeri de Washington’da oturan iki patrona hizmet ediyorduk. Sf. 183

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.

  • Personelimin çok azı beni şahsen tanırdı. Benimle, bir iş için görüşseler dahi, gerçekte kiminle görüştüklerini bilmezlerdi. Güvenliğe önem veren zihniyeti geliştirmek amacıyla, personelin birbirlerine yalnızca takma isimleri ile hitap etmeleri şartını koymuştum.

    Zaman zaman, güvenliğe verdiğim önem olağanüstü sonuçlar doğuruyordu. Bir defasında, Vüzberg istasyonunda bir ekspres trene binmiştim. Aynı kompartmanda iki gazeteci ve bir diğer yolcu ile birlikte seyahat ediyorduk. Bir süre sonra gazetecilerden biri Gehlen Örgütü’nden söz etmeye başladı. Gazeteci, örgütün başında bulunan kişinin tren veya uçakla seyahat etmesinin mümkün olabileceğini, bu nedenle günün birinde onunla yüz yüze gelmesinin olasılık dahilinde olduğunu söyledi. İki gün sonra, masamda, bu konuşmayı olduğu gibi yazan bir rapor buldum. Üçüncü yolcu, bölge birimlerinden birinin müdürüymüş. Bu tip personelin Pullach yakınlarına bile gelmelerine izin verilmediğinden, gazeteciler gibi o da beni tanıyamamıştı. Ben de kendisini hiç tanımıyordum. Sf. 182

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır.

  • En büyük güvenlik ilkemiz “Su geçmeyecek derecede kompartmantasyon”du. Yani, bir grup veya birimin elemanları, kendi birimleri dışında kimseyi tanımıyordu. Sf. 181

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 181) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her an tetikte olan bir güven…” Bu benim çok hoşuma gitmişti. Sf. 175

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bavyeralı yetkililer ve özellikle Başbakan ve İçişleri Bakanı ile görüşmelerimi geliştirme olanağını sağladı. 12 Ekim 1949’da Ritter von Lex’i ziyaret ederek (kendisi o sıralarda Federal İçişleri Bakanı olmuştu), Bonn hükümeti ile kişisel olarak temas kurdum. Daha sonra, dönemin bakanlarından Rr. Güstav Heinemann (bu anıların kaleme alındığı sırada cumhurbaşkanı)’la görüştüm. Sf. 174

    Arkadaşlarım, karşılık beklemeden yapmış oldukları fedakârlıkların boşuna gitmediğini hissediyorlardı. Artık, Alman hükümeti bizimle ilgilenmeye başlamıştı. Bonn’la olan temaslarımı gayet özenle yürüttüğüm halde, Amerikalı dostlarımızın bazı yanlış anlamalarına neden olmuştu. Albay M., Alman yetkilileriyle görüşmelerimi yasaklayacak kadar ileri gitti. 21 Aralık 1949’da, tahminimce Washington’un emirleriyle, yayımlanan bir yazı ile bu durum bana bildirildi. Bu emirde, örgütün geleceğinin sadece Amerikalıları ilgilendiren bir konu olduğu öne sürülüyordu. Yaptığımız anlaşmaya tamamen ters düşen bu Amerikan vetosunu hiç düşünmeden geri çevirdim. Sf. 174, 175

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 174, 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizi, içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntıdan kurtaracak bir tek yol vardı: Gehlen Örgütü, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolünden derhal alınmalı ve 1947’de kurulan CIA’in yönetimine katılmalıydı. Biz; CIA’in politik, ekonomik ve askerî istihbarat toplama yönünden etkin bir güce sahip olduğuna inanıyorduk. Bunun uygulanması halinde, istihbarat çalışmalarındaki Alman-Amerikan işbirliği, çok daha uyumlu bir duruma gelecekti. Sf. 169, 170

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 169, 170) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir önlem olarak, fonları artırmak amacıyla, özel bir birim oluşturdum. Bize ayrılan 125 bin dolar ile Amerikalılardan alabildiğimiz kadar kakao aldık ve bunları Mknih bölgesinde -genellikle karaborsa bölgesi olan Möhlstrasse’de- sattık. Böylece, ödeneğimizi üç katına çıkarmış olduk! Karaborsacılık yapan personelimiz yakayı ele verdiğinde, Amerikalıların kendilerine verdiği kimlikleri gösteriyor ve böylece hemen serbest bırakılıyorlardı. Amerikalılar ise, bizim bu hareketlerimizi büyük bir hoşgörü ile karşılıyorlardı. Sf. 169

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha sonra, komünist ekonomi ve silah endüstrisindeki gelişmeleri takip edebilmek için espiyonaj çalışmalarına başladık. Amerikan istihbarat servisleri bu alana (ekonomik istihbarata) daha yeni yeni giriyorlardı. Onlara bu konuda oldukça sağlıklı ve verimli bilgiler sağladık. Sf. 164

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.

  • Wessel ile benim tek bir hedefimiz vardı; savaş sırasında ve savaş sonrasında öğrettiklerimizden faydalanacak ve ileride kurulacak tek bir Alma istihbarat servisinin nüvesini gerçekleştirecektik. Sf. 161

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Komünizme karşı kendini savunmak için, Avrupa’nın yeniden güçlenmiş bir Almanya’ya ihtiyacı olacağını düşünüyordum. Bu durumda Batılı güçlere önem vermeli ve kendimize iki hedef koymalıydık: Komünist yayılmasına karşın Batı’yı savunmak ve Almanya’nın kaybettiği yerleri yeniden kazanabilmek (Tabiî ki, bu iki hedeften sonuncusu zaferi kazanan devletler tarafından kabul edilmeyecekti) Sf. 142, 143

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 142, 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • Artık, Rus gaddarlığını anlatan dehşet verici haberler gelmeye başlamıştı. Aralık ayında ele geçirilen Ukraynalı bir kaçak, Varşova’da Kızıl Ordu Karargâhı’nda yapılan brifing sırasında “İşgal edilen Polonya topraklarında, Stalin’in emriyle, hırsızlık ve yağmanın yasaklandığı, Polonya halkına dostça davranılmasının gerektiği, ancak ele geçirilen Alman topraklarında Sovyet askerlerinin istedikleri şekilde davranış göstermelerinin serbest olduğu”nun söylendiğini açıklamıştı. Benim ailem de dâhil olmak üzere, birçok Alman subay ailesi, artık Rus zulmünün yolu üzerinde bulunuyordu. Sf. 137

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu nedenle, savaşın sonunda, Vlasov‍la adamları Ruslara teslim edildi, böylece, bu macera da hapis veya darağacı ile sonuçlanmış oldu. Sf. 127

    Modern savaşlarda psiko-politik öge baskı altına alınamaz. Eğer buna dikkat edilmezse, bir ülkenin silahlı kuvvetlerine sağladığı imkânlar ne denli büyük olursa olsun, o ülkenin silahlı kuvvetleri harcanmaya mahkûmdur ve böylece yapılan fedakârlıklar da boşa gider. Clausewitz savaşı; “politikanın başka yollarla devamı” şeklinde tanımlanmıştı. Lenin de bu sözlerin altına kendi notunu eklemişti: “Barış, savaşın başka yollarla devam etmesinden başka bir şey değildir.” Sf. 127, 128

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hitler, bize teslim olsalar dahi, partizanların insafsızca öldürülmeleri konusunda bizzat emir verdi. Bu emirler, partizan sorununun yeniden ortaya çıkmasına ve Rus halkının, Alman olan her şeye karşı yeniden büyük tepkiler doğurmasına neden oldu. Sf. 122

    Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.