Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Nogales Bey’den söz ediyorum, İspanyol ve yerli karışımı olarak Venezüella’da doğmuştu, “Hilal Altında Dört Yıl” nam hatıratı İspanyolca olarak, 1924 yılında yayınlanmıştı,

    Bizde subay ve “Nogales Bey” oldu.

    Hatıratı’nda, Ermeni Kırım’ını bizzat gören tek Hıristiyan olmakla da övünmektedir, Hıristiyan idi. Büyük komutanlarımızı yakından tanıdı ve dört cephede, bizim safımızda savaşmıştı.

    Mr Mears, “Erzurum Valisi” ve Nogales Bey ise, “Anadolu Kuvvetleri Genel Komutanı” tabirini kullanıyor, Sf. 95

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı Sultanı, Şark’taki bir mukavemetin, pazarlık imkânını artıracağını düşünecek tarih bilincine sahip olmalıdır dolayısıyla Kemal Paşa’ya, Vahidettin veya Ferit’in verdikleri sözlü direktiflerde bu noktanın da yer aldığını kabul etmemiz yerindedir. Sf. 94, 95

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 94, 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toynbee ne güzel söylüyor, büyük hırsızı, hırsızlık ortaklarının payından çalan olarak, tarif ediyor. Lloyd George ile birlikte, Londra, ortakları Fransa ve İtalya’nın hırsızlık torbasına el atan bir büyük hırsızdır. Sf. 94

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 94) kitabından birebir alınmıştır.

  • Almanlardan, diplomatik mahfilde, bir diplomattan üstün sayılan gazeteciler vardı; bir membaa da, “belki de Sami ırkına mensup olan bu muhabir” denilen Frankfurter Zeitung muhabiri Paul Wertz, bunlardan birisidir. Mütareke’de İngiliz Gazeteci Ward Price’ın da İngiliz servisleriyle irtibatı olduğunu, hatıratından, çıkarabiliyoruz, Mr. Price, Mustafa Kemal’in, İngilizlere hizmet arz ettiğini yazıyor; muktedir vali olarak düşünülebilir ve Price’ın bunu yetkili İngiliz Albaya intikal ettirdiğini de okuyoruz. İngiliz Albay’ın mukabelesi şayan-ı dikkattir, “Türk paşaları arasında hizmet isteyenler çoktur” dudak büktüğü de yazılıdır. Sf. 93

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mr. Mears şöyle demektedir:

    İkinci husus, “Erzurum Valisi” olarak tayin edildiği iddiasıdır. Şüphesiz, tayin kararnamesinde bu ifade yer almıyor, amma, çok geniş bir erkân ile yola çıkması ve tadat edilen (bir araya getirilen) vazifeler, böyle bir enterpretasyonun (yorumlamanın) çok da yanlış olduğu intibaını vermemektedir. Bu durum ise, Kemal Paşa Hazretleri’nin, Erzurum’da toplanan kongre azaları tarafından kabul edilmemesini ve hatta reddedilmesini daha da manidar yapmaktadır.

    Burada, üçüncü hususa geliyoruz, kelamı dikkate alacak olursak, Kemal Paşa, “hem müttefiklerin ve hem de Osmanlı Hükümeti’nin temsilcisi”

    Heyet, Paşa’nın müstevlilerin (işgalcilerin) adamı olmasından ciddi mertebede şüphe ediyordu; maalesef, bu netice önümüzdedir. Sf. 92

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer o tarihte yaşayanlar arasında birisine “efsanevi ihtilalci” dememiz gerekiyorsa, Doktor Nazım, buna en layık olanıdır. Vladimidir Jabotinsky, ol zamanda, dünya Siyonist Teşkilatı’nın üst memuru olarak İstanbul’da bulundu, teşkilat yaptı,

    Bu çok malumattar Siyonist dirijana göre, 1908 İhtilalini kuran ve başlatan Nazım idi ve Osmanlı devletinin sonunu hızlandırdı; nakletmek mecburiyetim var.

    Bir güzel Ankara gecesinde, Ağustos 1926, asıldığında, çok yakında bir yerde balo vardı ve Dışişleri Nazırı Doktor Tevfik Rüştü’nün de orada olduğunu tahmin edebiliriz; Doktor Tevfik Rüştü, İbrani asıllıdır ve Doktor Nazım’ın eşleri kız kardeştiler, biri asılıyor ve diğeri dans ediyordu. Belki ikisi de dans ediyorlardı; belki asılmak da dans etmektir. Sf. 81

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrı’yı, güvensizler yarattılar.

    Peygamberler de güvensizdiler.

    İleriye atılmadılar. Hepsinde bir hicret var. Sf. 79

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır.

  • Enver’in “alamancı” olduğu sadece iftiradır. Yahudi ve Siyonist Liman Paşa ile hep çatıştığını biliyoruz. Nitekim Leman Paşa, anılarında, “Enver’in bu isabetsiz ve zararlı emirleri beni rahatsız ediyordu” demekten geri kalmamaktadır. Sf. 75

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tekrar devamla, Osmanlı’nın Arabize olması ve Ortodoks İslam’a sıkıca sarılması işte bu dönemdedir. Taassubun, Osmanlı mülkünü tarif etmesi de, bu tarihten başlamaktadır. Sf. 72

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.

  • İngiliz emperyalizminin, tampon ihtiyacını karşılayan yeni devlete razı olduğu bir tarih olmalıdır; belki Ağustos 1921, amma Ağustos 1922 kesindir. Sf. 70

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 70) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiç kimsenin zor’u, her yere işlemiyordu, boşluklar vardı; zor’un işlemesinde boşluk haline “iç savaş” diyoruz.

    İç savaş, anarşi’ye yakın bir hal’dir.

    Bu demokrasi’ye çok yakın olduğu, anlamındadır.

    Demokrasi ile anarşi aynı eşiktedirler. Sf. 64

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Savcılar, Türkçe “peygamber” demektir, Tanrı’ya neden muhtaçtırlar; Tanrıları hep peygamberlerin kelamından tanıyoruz. Şüphesiz, bu kelamın, Tanrı katından indiğini, bizzat peygamberler söylüyorlar; müminler de hep “peygamberimiz efendimiz buyurdular ki” demektedirler. Kaldı ki, İslam’daki ünlü kelam gerçekten önemlidir; “la ilahe illallah” sözünde, ilk bölüm, “Allah yoktur” anlamındadır. İkinci bölüm ise “benimkinden gayri” demek oluyor ki, biz yine de, Allah’ı, peygamberden öğrenmiş oluyoruz. Sf. 61

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • Otuzlu yıllarda gülen hiçbir resmine rastlamıyoruz. Kemal Paşa’nın pek çok sırrını görünmez mürekkeple yazmaktan geri kalmamış olan Falih Rıfkı, her okuyuşta satırların arasına sıkıştırdığı bir sırrı daha buluyoruz, Paşa Hazretleri’nin kurulu Cumhuriyet’e artık çok uzaktan baktığını da not ediyordu. Paşa, müstağni (doygun, gönlü tok) idi ve heyecan duymuyordu; bunu da, öğreniyoruz. Sf. 60

    Güneş dil teorisi ve tarih tezi ile uğraşıyordu. Diğer işlere ise İsmet Paşa bakıyordu; o zamana ait her türlü işaretten, Büyük Kurtarıcı’nın, İsmet Paşa Hazretlerinden çok çekindiğini çıkarabiliyoruz; bu noktada hiçbir kuşkumuz yoktur. Sf. 61

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • İktidar oyunu, eninde-sonunda bir korkutma sanatı’dır, bir daha temaşa ediyoruz. Sf. 59

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Orta Doğu’ya giriş, bir elde İbranîyet ve diğer elde İslamiyet tutmayı zorlamaktadır, Truman Doktrini ve baba-oğul Bush operasyonu da budur. Sf. 55

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • İçerde düzleyici olmaya çalışıyordu. Dışarıda en muktedir emperyalizmin yeni lideri, Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlanmaya çalışıyordu. İçerde acımasız ve dışarıda etekleyen bir ahlak uyguluyordu; “ahlak” demek hayli zordur, biliyorum. Sf. 55

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demek ki, Türkler, Gelibolu’da sadece Anzaklar ile değil bir de Yahudiler ile savaştılar. Hoş, Türk tarafına bir Alman Yahudi’si komuta ediyordu ve diğer taraftan, Sion Katır Birliği eratının büyük çoğunluğunun ise Rusya Yahudi’si olduklarını tahmin edebiliyoruz. Sf. 45

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu alanda örneklerimizi hep Cengiz sürülerinin yayılmasından çıkarıyoruz. Bu sürülerden birisi, bir yerde, muhtemelen Kürt ikliminde, bazı yerlileri yakalamış ve tam boğazlayacağı zaman, birden yanında elverişli bir bıçağı olmadığını fark etmiş, yatırmış, “kımıldamayın ha, ben bıçak alıp geleyim” demiş, döndüğünde hiç birisinin kımıldamadığı rivayet ediliyor. Hepsini doğradığı eklenmektedir; Cengiz’in bu müthiş silahına, “atom bombasından önceki atom bombası” adını verebiliyoruz.

    Her yere, Cengiz’den ve sürülerinden önce, dehşeti geliyordu. Korku, aklı darmadağın ediyordu. Halkların paralize oldukları bir ara dönemdir. Sf. 38

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrılar mı peygamberleri, yoksa peygamberler mi Tanrıları seçtiler; İnönü, Atatürk’e ve Lenin Marx’a ne kadar muhtaçtılar, sorabiliyorlar. Belki de peygamberler, Tanrısız, kendilerini güvende hissetmiyorlar. Sf. 23

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu uyarılarla, bir birlikte çıkışı tespit edebiliyorum; Siyonizm ile Turanizm çıkışları, nerde ise, aynı on yıldadır. İkisinde de bir “ana” yurt tarifi ve tespiti var; bizde “Turanizm” tespiti Ziya Bey’e bağlanıyor ki, en yakın çalışma arkadaşının Moiz Kohen olduğunu biliyoruz. Daha sonraki yıllarda Munis Tekinalp adıyla Kemalizm’i kodifiye eden Kohen’in, Siyonist kongrelere katıldığını ve Osmanlı topraklanın “vaad edilmiş ülke” ilan ettiğini biliyoruz. O halde Siyonizm ile Turanizm’i simetrik iki program olarak düşünebiliriz ve her halde Siyonizm etkileyen rolündedir. Sf. 14

    Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.