Dünyadaki bunca kötülüğün gerçekleşmesi sorunu pek çok insanda olduğu gibi Darwin’de de inanç kaybına katkıda bulunmuştu. En sevdiği kızının on yaşındayken muhtemelen tüberküloz nedeniyle ölmesi onu çok üzmüştü. Darwin, sözüm ona gücü her şeye yeten ve her şeyi bilen bir Tanrı’nın “milyonlarca tür hayvanın neredeyse sonsuza kadar acı çekmesine” nasıl izin verebildiğini de sorguladı. Bir arkadaşına şunları yazmıştı: “Etrafımızda tasarıma ve iyiliğe, ihsana dair bir kanıtı başkalarının gördüğü gibi açık bir şekilde göremiyorum ben. Bence dünyada çok fazla sefalet ve acı var.” En nihayetinde Darwin, yaratılış sürecinde de bir tanrısal varlık algılayamaz oldu; ona göre “organik varlıkların çeşitliliğinde ve doğal seçilim eyleminde rüzgârın esme biçiminden daha fazla tasarım yoktu.” Sf. 22
Alıntı; Beynin Evrimi ve Tanrıların Ortaya Çıkışı (İlk İnsanlar ve Dinlerin Kökeni) – E Fuller Torrey, Çeviri; Erkan Aktaş, (Paloma Yayınevi, 3. Baskı Ekim 2019, Sf. 22) birebir alınmıştır.
Yorum bırakın