Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Teşkilatın kod adı; Bozkurt’tu!

    Adaya sivil olarak, illegal yollardan giren Türk subayları, Seferberlik Tetkik Kurulunun elemanlarıydı. Kıbrıslı Türkleri örgütleyip, tıpkı Amerikan Harp Doktrinleri kitabında yazdığı gibi “kontrgerilla” savaş teknikleri öğretiyorlardı. Sf. 52

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pardon Paşam, pek anlayamadım. 6-7 Eylül Olayları mı?

    Tabiî… 6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı. (Paşa bunları söylerken benden de soğuk terler boşandı.) Sorarım size! Bu muhteşem bir örgütlenme değil miydi? Sf. 51

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkler binlerce yıldır birlikte yaşadıkları Rum, Ermeni, Yahudi vatandaşlara ait ev ve işyerlerini birkaç saat içinde yakıp yıktılar, yağma ettiler: Lebon. Markiz. Lion pastaneleri. Banco di Roma, Beyoğlu, Arnavutköy, Bebek, Beşiktaş, İstinye, Yeniköy semtlerini dolaşan öfke Adalar’a kadar ulaşmıştı…

    Göstericiler, “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır, Rumlar ittir it kalacaktır” diye slogan atıyorlardı sürekli.

    6 ve 7 Eylül günlerinde süren olayların bilançosu korkunçtu: 3 kişinin öldürüldüğü, 30 kişinin yaralandığı saldırılarda. 73 kilise, 1 fabrika, 8 ayazma (alt katı kilise üstü cami olan ibadethane), 2 manastır, 3 584’ü Rum vatandaşlara ait olmak üzere 5.538 gayrimenkul tahrip edilip yakılmıştı.

    Hükümet hemen teşhisini koydu: bu olay olsa olsa komünist kışkırtması olabilirdi!

    Zaten Başbakan Adnan Menderes de 12 Eylül günü meclis kürsüsünde, komünistlerin tertibinden söz etmişti.

    “Haberi” yapan Mithat Perin’in kişiliği çok ilginçti. 27 Mayıs 1960’tan sonra, 1962 yılı sonlarında MAH Başkanı Fuat Doğu’ya Kayseri Cezaevi’nden bir mektup geldi. Gönderen Mithat Perin’di. Perin, önce geçmiş yıllarda “servise” (MAH’a) verdiği çeşitli hizmetleri, “25 seneyi bulan gazetecilik hayatımda açık veya gizli hiçbir faaliyetten geri durmadığımı herkesten evvel senin bildiğin kanaatindeyim…” gibi sözlerle uzun uzun anlattıktan sonra baklayı ağzından çıkarıyordu. Hapisten çıkınca gazeteciliğe devam edecekti. Yapacağı yayınlarla komünizme ve Kürtçülüğe karşı cephe oluşturacaktı. Bunun için sahibi olduğu Havadis Matbaası’yla (Güneş Matbaacılık AŞ) İstanbul Ekspres gazetesine malî yardım, resmî ilan ve kredi kolaylığı rica ediyordu! O yıllarda Millî Emniyet Hukuk ve Basın Müşaviri Askerî Yargıç Doğan Tanyer bu mektubu dokuz yıl sonra, Devrim dergisinin 19 Ocak 1971 tarihli sayısında yayımladı. Sf. 45, 50

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 45 ile 50 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Siyasal’da herkesin bir lakabı vardı. Arkadaşları Hiram Abas’a önceleri “Davul” diyorlardı. Çok palavra atanlara böyle denirdi.

    Herkesle şakalaşmayı seven Hiram Abas, çocuksu yüz ifadesiyle arkadaşlarına sevimli ve yumuşak bir insan olarak geliyordu. Hatta sınıf arkadaşlarından Mehmet Ali Kışlalı’nın ona bazen “Lokum” diye hitap ettiği bile oluyordu. Sf. 45

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • MAH (Millî Amele Hizmeti) veya MEH (Millî Emniyet Hizmeti) 6 Ocak 1927 tarihinde kuruldu. Sf.41

    MAH 1953 yılından itibaren dış istihbaratı CIA ya bıraktı kendisi iç istihbarata yöneldi. Sf. 42

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şimdi Amerikan ekolü hâkim olmaya başlamıştı…

    Örneğin Alman ekolünde askerler tüfekleri sağ omuzda, süngülü taşırken, o yıldan sonra Amerikan ekolünün etkisiyle, tüfekler sol omuzda taşınmaya başlandı. Alman ekolünde tüfeğin dipçiği yere değmezken, Amerikan ekolünde dipçiğin yere değmesi şarttı. Alman ekolünde bir manga 14 kişiden oluşuyordu. Amerikan ekolünde ise bu sayı 11 kişiye düştü.

    Alman ekolünde her emir yazılıydı. Amerikan ekolünde ise sözlü.

    Yasalar bile değişmeye başlamıştı; Astsubay Kanunu’yla gedikli erbaşlar, astsubay yapılmıştı. Sf. 39

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cumhuriyet gazetesi Washington kaynaklarına dayanarak verdiği haberde; Türkiye’de 320’si Dışişleri Bakanlığında, 144’ü güvenlik teşkilatlarında ve 42’si de Ticaret Bakanlığında olmak üzere 507 Amerikalının çalıştığını belirtiyordu. Amerikalılar, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kaç Amerikalının çalıştığını sır gibi saklıyorlardı. Sf. 38, 39

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 38, 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sınavdan geçirilerek seçilmiş Türk subayları Amerika’ya davet ediliyor, Özel Harp kurslarından geçiriliyordu.

    İlk giden 16 subay arasında ileri tarihlerde kamuoyunun yakından tanıyacağı bir isim de vardı: Yüzbaşı Alparslan Türkeş! Kansas Eyaleti’ndeki Amerikan Kara Harp Akademisi’nde eğitim görüyorlardı. Yalnız değillerdi; orada, Bolivya, Şili, Brezilya ve Arjantin’den gelen subaylar da eğitilmekteydi. Kursun geri kalanını Georgia’daki Amerikan Piyade Okulu’nda görüp, ülkelerine dönüyorlardı.

    Yüzbaşı Türkeş, yurda döner dönmez gerilla eğitimi vermeye başladı: “Amerika’daki staj dönemim bittikten sonra Türkiye’ye döndüm, Gelibolu’daki birliğime intikal ettim. Kısa bir süre sonra Çankırı Gerilla Okulu’na ‘gerilla öğretmeni’ olarak tayinim çıktı.” Sf. 38

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ve Türkiye’de Özel Harp Dairesi, Seferberlik Tetkik Kurulu adıyla, 27 Eylül 1952 tarihinde kuruldu.

    Düşünceyi, finansmanı ve teçhizatı Amerikalılar verdi.

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 31, 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • 19 Eylül 1949 CHP Milletvekili Nihat Erim;.. “Türkiye küçük bir Amerika olacak.” Müjdesini verdi. 10 yıl sonra da Celal Bayar söyledi. Sf. 31, 32

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 31, 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Temmuz 1948’de Ankara’da yapılan anlaşmayla Amerika’nın “Marshall Planı” yürürlüğe girdi. Türkiye 1948-1952 yılları arasında Marshall Planı çerçevesinde 700.000 dolar dış yardım aldı.

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiram adını Dede Elden koydu, Mason’du.

    Hiram adı masonluğun kurucusu olan duvarcı ustasından alınma. Sf. 25

    Kudüs’te Süleyman Tapınağı ustası; Hiram Abiff usta. Sf. 26

    Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 25, 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diğer yandan, Washington’daki gizli servislerle çalıştığını kuvvetle tahmin ettiğimiz Mehrdad Izady’ın “The Kurds” çalışması yeni yayımlanmıştı. Izady, burada, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı illerin Türkiye’ye bir yük olduğunu ve bu bölgenin Türkiye’den ayrılması halinde geriye kalan coğrafyada Türklerin daha müreffeh olacağını ileri sürüyordu. Sf. 606

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 606) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eşref Paşa, Türkiye Kürtlerini incitmek ve başka­larının kucağına itmek istemiyordu. Paşa, silahlı Kürtler ile mücadeleyi Tür­kiye sınırlarının tümüyle dışında yapmak istiyordu ve bununla, özellikle İsrael’e ters düşüyordu. Eşref Paşayı düşürdüler. Sf. 605

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 605) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aydınları kırmak, halkı korkutmak içindir. Dönemeçlerde, korkuya ihtiyaç var.

    Korkmuş halk, halk değil, sürüdür. Sivas Katliamı ve tıpkı, Eylülist darbeden hemen önce Maraş Katliamı misali, sürüleştirme operasyonları meyanındadır. Tekeliyet, sadece sürülerle ayakta durabilmektedir. Maraş ve Sivas Katliamları, tekeliyeti kurma, operasyonları oldular. Sf. 604

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 604) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlhami Soysal, Süleyman Demirel’in asıl ad ve soyadını ise, “Süleyman Sami Gündoğdu” olarak vermektedir. Sf. 597

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 597) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tekeliyet ise, bir komplolar düzenidir. Çünkü halk’sızdır ve çünkü taban’sızdır. Komplo, az sayıların oyunudur ve geniş kütlelerin oyun dışı kalmaları şarttır, ilaveten, komünikasyon alanındaki bütün teknolojik yeniliklere karşın, bir Orta Çağ karanlığını gerekli kılmaktadır. Şimdi bu karanlık caddelerde değil sürülerdedir. Şimdi karanlık beyinlerdedir. Sf. 592

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 592) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatayizm’de beşik “kertmesi”, Osmanî’de “beşik uleması” meşhur idi. Osmanî’de, seçilmiş ailelerin mahdumları (çocukları), daha beşikte iken müderris (profesör) tayin ile bunlar, Sf. 585

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 585) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gözün, beynin yerine geçtiği bir Türkiye’deyiz. Sf. 576

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 576) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demek ki, camilerin, devlet eliyle, politize edilmeleri, Komünizmle Mücadele Dernekleri ile başlıyordu; Sf. 542

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 542) kitabından birebir alınmıştır.