Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Suphi ve Komintern üyesi Türkiye Komünist Partisi’nin on beş yöneticisi, Trabzon önünde, Karadeniz’e açılmaya zorlanmış ve sonra boğulmuşlardır; bunun 28 – 19 Ocak 1921 tarihinde olduğunu kabul ediyoruz.

    Burada ilginç nokta, Sovyet yönetiminin kimin kararı ile olursa olsun, bu pek acımasız katliâmı, Mart ayının yarısına kadar gizli tutmasıdır; Lenin yönetimi, Türk – Sovyet ve Sovyet – İngiliz Antlaşmalarını imzalanıncaya kadar, bu katliâmı gizli tutmaya çok özen gösterdiler. 

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.   

          

  • Lenin’in makine benzeri yaşamı olduğu saptamasını, bir izlenim olarak Balabanova‘da da görmek mümkündür. Sf. 59

    Lenin’in “Çarlık Rejimi ve destekleyicilerine karşı söndürülemez bir kin duymasıdır. Birçokları, Lenin’in ağabeyinin Çar’a karşı başarısız bir suikastta asılması ile bu nefreti arasında bağ kurma eğilimindedirler; Balabanova, bunun, sistematik olduğu konusunda kuşku bırakmamaktadır. İkincisi, Roy’un anlatımında da var. Lenin’in kendisi hakkında söylenen ve yazılanlara mutlak ölçüde ilgisiz kalabilmesidir ve üçüncüsü ise; ününden ve otoritesinden sadece rahatsızlık duymasıdır. Sf. 60

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.  

           

  • 1920 Yılında, İstanbul’daki işgal kuvvetleri tarafından yapılan çeşitli hesaplamalar, bu yılın sonuna kadar, İstanbul’a gelen Rus göçmenlerin sayısının 50 bin ile 200 bin civarında olduğu yönündedir.

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 58) kitabından birebir alınmıştır.    

        

  • Kemal Paşa’nın tarihsel misyonuna, başlamış olan mukavemet hareketlerini dağıtmayı görev kabul ederek çıkmış olduğu, tarihsel kayıtlara göre kesindir; kuşkusuz, burada, hırslı ve tarihsel şansını denemek için uzun yıllar beklemiş Paşa’nın, İstanbul’dan Samsun’a üstelik güven verecek geniş bir maiyet ile gelebilmek için, böyle bir hilei şeriye’ye muhtaç olduğunu ileri sürmek mümkündür.

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.    

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (2003): Padişah, Kemal Paşa’yı Anadolu’daki mukavemeti kırmak için göndermiş olabilir mi? Böyle olsaydı; Mustafa Kemal Vahdettin ile özel görüşmelerinde bunun kendisinden istendiğini, kendisinin de Vahdettin’e tamam deyip de bunun aksini yaptığı söylenmez mi?

    BAKKAL’IN NOTU (2022): Ancak Kemal Paşa Samsun’a çıktığı zaman, Kars ve Erzincan’da şuralar hükümeti diye adlandırılan komünist yapılanmalar vardı, Erzurum Kongresi de bu sosyalist yapılanma arzusunu taşıyordu. Kemal Paşa, Rus yayılmacılığını doğuracak bu yapılanmaların ortadan kaldırılmasını istiyordu ve bu sosyalist devletler ortadan kaldırıldı.

    BAKKAL’IN NOTU (2003): Erzincan Şura devleti, Erzincan Sovyet’i de deniliyor, Paris Komününden sonra tarihin ikinci sosyalist devleti. 1916 yılında kuruldu, 1917 yılında Rus askerleri bölgeden çekilince yönetim Ermenilere geçiyor. 1921 yılında Kuvayı Milliye ordusu tarafından ortadan kaldırıldı.

    BAKKAL’IN NOTU (2003): Kars Şuralar Hükümeti; Ocak 1919’da Dr. Esat Oktay Bey başkanlığında toplanan Kongrede Kars Milli İslam Şurası’nın adı Cenubi Garbi Kafkas Hükümeti olarak değiştirilmiş bir sosyalist hükümettir. 

  • Kemal Paşa’yı, Samsun’a çıkıncaya kadar, ülkenin kurtuluşuna ve modernizasyonuna ilgisiz olmakla birlikte, bunu yaşamının en önemli sorunu misyonu hâline getirmeyen, Ordu içinde kendi yükselmesini ön planda tutan, bir kariyer subayı olarak resmetmek gerçeklere daha uygundur. 

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • Roy, (1)… Enver’in İngiliz üniformaları içinde öldüğünü ekliyor, bu, başka hiçbir kaynakta olmayan bir iddiadır.

    Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

     

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2022): Manabendra Nath Roy (1887-1954); bilinen adıyla Roy, Bengal kökenli Hint devrimci, anarşist ve aktivist. Meksika ve Hindistan Komünist Partileri’nin kurucusu.

  • Enver Başbakanlığı birkaç arkadaşı ile bastığı zaman, Başbakan yapacağı Paşa’yı yanlışlıkla öldürdüğü zaman bile, yolunda tereddüt etmeyen bir revolüsyoner – nasyonalisttir.

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2022): Manabendra Nath Roy (1887-1954); bilinen adıyla Roy, Bengal kökenli Hint devrimci, anarşist ve aktivist. Meksika ve Hindistan Komünist Partileri’nin kurucusu.

  • Roy, Enver’in, ikâmetine verilen eski köşkte, normal zamanlarda da şık ünifor­masını çıkarmadığını, çevresiyle pek konuşmadığını, hâlâ eski görkemli dünyasında yaşar göründüğünü kaydediyor.

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2022): Manabendra Nath Roy (1887-1954); bilinen adıyla Roy, Bengal kökenli Hint devrimci, anarşist ve aktivist. Meksika ve Hindistan Komünist Partileri’nin kurucusu.

  • 1921 Mart ayına geldiğinde, (Rusya) İran, Türkiye ve Londra ile ticaret ve dostluk anlaşmaları yapmış durumdadır; metinlere yansımasa bile, özellikle Londra’da imzalanan imzalaşma ile birlikte, Sovyet iktidarının Afganistan ve Hindistan dâhil pek çok coğrafyada, devrimci ideolojik mücadeleden vazgeçmeyi taahhüt ettiği hep ileri sürülmüştür ve sürülmektedir.

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zafer tacı da zaman zaman korku kadar aklın yürüyüşünü durdurabilmektedir.

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.

  • Darwin; “Halkın sesi hakkın sesi değildir.”

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Roy’un, anılarında, “devrimci anti – emperyalist nasyonalizm ile komünizm arasındaki mesafe kısadır.” Sözüyle çok güzel anlattığı üzere, komünizme geçişi çok çabuk oluyor. Sf. 14 

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bugün toplum bilimlerinde doğru düşünmenin yeni yolları, arkeoloji ve tarih araştırmalarında gömülüdür.

    Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudiler çocuklarını ilk hafta sünnet ettiriyorlar.

    Alıntı: Nefes Nefese – Ayşe Kulin, ( Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kendisi de bir muhafazakâr olan Disraeli; “Muhafazakâr bir hükümet teşkilatlanmış bir riyakârlıktır.”

    Alıntı: Söz Meclisten İçeri – Uğur Mumcu, (Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir gazeteci olarak Hamid’in saltanatını izlemiş olan Gaulis, Hamid’in, saltanatının ilk yir­mi yılında, bütün dünyada, “çok asil ancak kendisini biraz nankör bir hizmete hasretmiş, ilerle­meden yana, liberal bir hükümdar” olarak kabul edildiğini kaydediyor. Gaulis, 1882 yılında, Fransız Meclisi’nde bir milletvekilinin, “aydınlanmacı prens, çalışkan, halkı tarafından sevilen, bugün imparatorluğu büyük bir bilgi, fedakârlık ve yüksek dirayetle yöneten Sultan Abdul Ha­mid” diye övgüler düzdüğünü ve pas une voix ne s’éleva pour protestor, bir tek protesto sesinin bile yükselmediğini de yazıyor; üslûbu oldukça tepkilidir.” Sf. 28

     Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük – (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2022): Manabendra Nath Roy (1887-1954); bilinen adıyla Roy, Bengal kökenli Hint devrimci, terörist ve aktivist. Meksika ve Hindistan Komünist Partileri’nin kurucusu.

  • Eleştiri anlamaktır ve yorum, anlamanın ifadesi olmaktadır.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 588) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çetin Altan, insanımızın uyanmasına çalıştı, şimdi çok uyandılar, ürktü ve artık uyutuyor.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 562 ile 568 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • En büyük acımasızlıkla zindana kapatanlar, iktidarda olan Kemalistlerdi ve büyük bir yüreklilikle yeniden canlandıranlar ise yine, bu kez muhalefette, Kemalistler oluyordu. Sf. 562

    Nazım’ımız düz yazıda olağanüstü başarısızdır. Sf. 568

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 562 ile 568 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bölünmekten korktuğumuz için hiç “bâtınî” (derinlikli) olamıyoruz ve hep sathiyat (yüzeysellik) ile yetiniyoruz. Bizde “bölünme” içgüdüsü çok güçlü ve “red” refleksi ise olağanüstü zayıftır; red’den korkumuz, sadece yüzeye bakmakla kendisini belli etmekte ve aynı anlama gelmek üzere gizlemektedir. Bu gerçekten korku anlamındadır ve olgulara yiğitçe bakamadığımız için hep yüzeyde kalıyoruz; derin, bizim ürperti alanımız olmaktadır.

    Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 561) kitabından birebir alınmıştır.