Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Yunus Emre’nin bir tarikat mensubu olduğu gerçeğinin üstü hep örtülüyordu; bu bir “sol tarikat” marife­tidir öte yamaçta, yirmili yılların başında, Moskova’da Doğu Üniversitesi’nde tahsil görmüş bir Nâzım Hikmet, Hurufî Bedrettin’e materyalizm yükleyebiliyordu,

    Profesör A. Yaşar Ocak, “Geniş çapta eski İran dinlerinin kalıntılarını, Hıris­tiyanlık. Kabbalizm ve Neoplatonizm’e ait inanç ve telakkileri mistik bir karak­terle birleştirerek Esterabad’da onaya çıkan Hurufilik,” demektedir. Bir tarif okuyoruz, bir din veya bir senkretik mezhep sayanlar oluyor;

    “Kabbalistik etkilerle, harflere esrarengiz anlamlar yükleyerek sistemini bu temele dayandırdığı için”, Hurufilik olarak bilindiğini de not ediyor. Harfler mezhebi veya dini diyebiliriz; harflerin dilini aşırı ölçüde ön plana çıkarması nedeniyle Kabbala ve buradan da Judaizm ile özdeşleştirenlere çok rastlıyoruz Kurucusu Fazlullah idi, Esterabad’da gelişti; Timur tarafından idam edildiğini de biliyoruz, 1394 yılındadır, izleyicileri takibata uğradılar, yakalananlar öldürül­düler, kaçanlar, Suriye’den Anadolu’ya ve oradan da Rumeli’ye geçtiler;

    Bedrettin’in Hurufi ol­duğu haberini almış oluyoruz; Bedrettin’in ikliminde Hurufilik yeşermekte­dir. Sf. 215, 216

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 215, 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demek ki Tevrat’a dayanarak Kutsal Kral Sabetay Sevi’nin, bir süre, “İsmail Mehmet Türkî” çağrılacağı bile iddia edilmişti. Sf. 212

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nassi, “Sabbataen Lamb Festival” olarak not ettiği Kuzu Festivallerinin Nevruz ile aynı takvimi izlemesine dikkati çekmektedir. Gerçekten de zaman zaman “Dört Gönül Bayramı” da denilen, çünkü mutlaka evli iki çifti gerektiriyor, Kuzu Bayramı Mart ayında ve yeni yılın başındaki Farisî yeni gün anlamında “Nevruz” diyoruz, yapılmaktadır. Sf. 215

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sevi, bir Kabbalist idi; Yahudi sufîzmi demektir ve Kabbala’nın İspanya’daki İslâmik tarikatlar ve tekkeler içinde geliştiği, ittifakla kabul edilmektedir. Sf. 210

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu tarihten itibaren Türkiye Yahudiliğinin yeraltına geçiş dönemi başla­maktadır. Sf. 195

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 195) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bektaşilerin hâlâ, Mahmut’un türbesinin önünden geçerken tükürdükleri rivayet edilmektedir. Sf. 195

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 195) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeniçerilik bir sermaye sınıfı olmuştu, bütün yeniliklerin karşısına çıkıyordu, silahlı kuvvetlerin sermaye sınıfı olmasının tehlikeleri ve olumsuzluk­ları, belki de yeniçerilik kadar, hiçbir yerde açık ve büyük değildi; bunun altının yeteri kadar çizilmemiş olmasını bir eksiklik sayabiliyoruz. Yeniçerili­ğin iki bağının da üstü örtülmese bile, aydınlatılmadığına tanıklık ediyoruz; tefeciler finanse ediyordu ve tefeciler de Yahudi sarraflarıydı. Mahmut-u Ad­li, bunu ihmâl etmedi; yeniçeriliğin kökünü kazımak istiyordu, pek çok Ya­hudi sarrafını, bu en zengin ve nüfuzluları demektir, idam ettirdi. Ester Kı­ra ve diğer önde gelen Yahudilere karşı katliamdan sonra (1) belki de ilk ve bü­yük Yahudi idamlarıydı, çok ürkütmüş olması mümkündür, bu birinci so­nuçtur ve ikincisi de Yeniçeri Ocağı ile Bektaşilik özdeşleşmişti; Mahmut, ye­niçeriliğin olduğu her yeri kazımak istiyordu, Bektaşi tekke ve zaviyelerini kapattırdı. Sf. 195

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 195) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2014); 1661’de Yeniçerilerin yaptığı katliam.

  • Bir nokta var, ümmi olması ayrı, Yunus açıkça cahilleşmeyi savunuyordu, yeni bir düzen, “Cumhuriyet” kurulmuştu, okumayı ve öğrenmeyi reddeden bir köylü âşığın doktrin haline getirilmesi, bir “yol”  olarak empoze edilmesi bir paradokstur ,.. Sf. 192

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 192) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1-Talat Paşa 1909-1910

    2-Faik Süleyman Paşa 1910-1912

    3-Miralay Doktor Mehmet Ali Baba 1912~1913

    4-Faik Süleyman Paşa 1915 – 1916

    5-Maliye Nazırı Cavit Bey 1916-1918

    6-Doktor Rıza Tevfik Bölükbaşı 1918 -1920

    7-Fuat Hulusi Demirelli 1920-1921

    8-Doktor Besim Ömer Paşa 1921 – 1924

    9-Servet Yesari 1924-1925

    10-Doktor Fikret Takıyettin 1925-1927

    11-Edip Servet 1927-1930

    12-Servet Yesari 1930-1930

    13-Prof. Dr. Mim Kemal Öke 1930-1933

    14-Prof. Mustafa Hakkı Nalçacı 1933-1933

    15-Muhittin Osman Omay 1933-1936 Sf. 177

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • İttihat ve Terakki Cemiyeti demek, mason locası demek oldu. Sf. 175

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Rıza Nur’dan alıntıdır)

    “Moiz evliydi, iyi drahoma almıştı; fakat çirkin bir kız almış. Bu Yahudi çirkini, çirkinlikte eş­sizdi. Sanki bir cadıydı!. Zaten Türkiye Yahudileri pek çirkin, ekseriya kırmızı saçlı, kel, pis in­sanlardı Yirmi yıldır, aralarında fuhuş artıp diğer millet erkekleriyle temasları dolayısıyla güzelleştiler. Şimdi gerek Türkiye, gerek Mısır ve Avrupa’da Yahudiler pek güzel oldular.” (Hayat ve Hatıratım, Cilt l. s. 167) Sf. 174

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’de Judaizmden söz etmeden Masonizm’i ön plana çı­karmanın bir açıklama değil karartma olduğunu ortaya çıkarmıştır. Sf. 174

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Rıza Nur yazıyor;)

    “Galata’da, Kuledibi’nde Fransızca konuşan bir Yahudi aileye pansiyoner girdim.” Selanik’te ise bir ev tutmak gerekince bunu Moiz’le yapıyor ve “Odaya iki karyola koyduk, birinde Moiz, birinde ben ka­lıyordum,” demektedir.

    Ankara’da, kışlaya benzer hayat­tan kurtulmak için bir ev aradığında, kiralayacağı evde hata yapmadığını gö­rüyoruz Hatıratından yine şunları öğreniyoruz; “Kış münasebetiyle bağdan indîm. Havranın karşısında bir Yahudi evinin üst katını tutmuştum.” Sf. 172

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • Görülüyor, Doktor Nur, kendisine karşı da acımasız ölçüde dürüst olabi­liyor, yaşamının insanlık dışı dönemeçlerini de yazabilmektedir. Sf. 153

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Az sonra, isminin Rasim Ferit olduğunu öğrendiğim şaşı gözlü bir dok­tor gelerek, Atatürk’ün elini öptü ve işaret edilen yere oturdu, konuşmaya başladı. Kendisi mason imiş, sözleri de masonluk hikâyeleri. Atatürk, bir za­manlar kendisini de mason yapmak istediklerini, fakat kabul etmediğini söy­ledi. İstanbul’da da, mason üstadı azami, temyiz azasından Servet Bey ismin­de bir zatmış, istifa ettirmiş.” Sf.135

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Fahrettin Altay Paşa’nın anılarından alıntı;)

     “Bir ara Tevfik Rüştünün küçük yaştaki kızı Emel gözüne ilişti. O’nu ok­şadı. Fakat uzun saçlarını beğenmedi, bunun modası geçti, diyerek, berberi Sabri’yi çağırttı ve orada saçları, modaya uyar şekilde kestirtti. ‘Bak, şimdi da­ha güzel oldun, modayı ihmal etmemeli’ diyerek, taltifte bulundu.” Sf. 131

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Fahrettin Altay Paşa’nın anılarından alıntıdır;)

    “1882 yılında, Rusya’da, Yahudiler aleyhinde meydana gelen hare­kette kovulan, kaçan kültürlü ve zengin Yahudiler, barınacak bir yer aramışlar. İngilizlerin ricası üzerine Sultan Hamit bunların, Filistin’de boş yerleri satın alarak yerleşmelerine müsaade etmiştir.” Sf. 121

    “Özellikle sahile yakın yerleri satın alarak kendilerine yurt edinen ve ziraatla uğraşmaya başlayan Yahudiler, ektiklerinden hiçbir şey el­de edemeyince, istikballerinden korkmaya başlamışlar ve bu zor du­rumda Paris’te bulunan zengin Yahudilere başvurmuşlar. Topraklar­dan alınan numuneler tahlil edilince buralarda hububat yetişmeyeceği, ancak bağcılık yapılabileceği öğrenilmiş ne var ki bunun için de bir beş yıl beklemek meselesi ortaya çıkmış, bu beşleyiş için de mali imkânların zayıf olduğunu görmüşler. İşte bu sırada karşılarına zengin bir Yahudi olan Roçild çıkmış ve onlara az faizle para vermeyi, kendi tavsiyelerine riayet etmelerini teklif etmiştir. Yahudiler, Roçild’in tekliflerini teşekkür ile karşılamış, bağcılığa başlamışlar. Roçild de bunları beş yıl beslemiş, köylerini yaptırmış, herkesin arazisine mütehassıslar göndermiş ve sistemli bir çalışmaya önayak olmuş. Hatta bizim ko­nakladığımız Uyunkara köyünde, bir de güzel likör ve şarap fabrikası yaptırmıştı.”

    “Zamanın Kudüs Mutasarrıfı, Yahudilerin bu şekilde çoğalıp kökleşmelerinden ürkmüş ve durumu bir raporla İstanbul’a bildirmişti, iş­te bundan sonradır ki Sultan Hamit, bunların buralarda arazi alması­nı yasak etmişti.” Sf. 121, 122

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 121, 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Saygı’da uzaklaştırma ve sevgi’de ortaklık var; bazen, fark etmeden, “saygı ve sevgi” duymaktan söz ediliyor, imkânsızdır. Saygı, fazla olursa, “korku” ile beraberdir, her zaman sevgiyi yok et­mektedir ve ancak, sevgiyi disipline edebilmek için, bozmayacak ölçüde, saygı gereklidir. Çün­kü ortaklık, yakınlaşma yüklüdür. Sf. 109

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • Selanik Yahudi komünitesinden gelen Mehmet Cavit de İttihat ve Terakki’nin Maliye Nazırı olduğu zamandan beri, Londra finans çevrelerine ve Londra siyasetine bağlı birisi kabul edilmektedir. Yaklaştığı ülkelerin siyasetini izleyenleri tasfiye etmekse Kemal Paşa’nın siyasetteki üsluplarından biridir. Sf. 87

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şeyh Sait’in adına bağlanan başkaldırı ne ölçüde önceden biliniyorsa, İz­mir suikastı hazırlığı, çok daha fazla, güvenlik güçlerinin avucunun içinde gelişmiştir; sanıkların, kamu görevlilerinin, idamdan kurtulan Kazım Karabekir Paşa’nınki dâhil her türlü açıklaması bu yöndedir. Bu, böyle bir hazır­lığın olmadığı anlamında değil, hazırlık var; ancak, hazırlığın bir bölümü iç­ki masalarında yapılıyor ve diğerlerini de polis biliyordu. Sf. 86

    Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.