Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  •   Bu yasa hiç kuşku yok, antidemokratiktir, ancak, topraksız köylüler üzerindeki ağa ve bey baskısını kaldırmayı amaçladığı için devrimci izler taşımaktadır.

    Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2002) Bu yasanın amacı Kürtlerin bir araya toplanmasını engellemek, onları Türklerin içinde eritmek. Bunu da yasanın gerekçesinde zaten açıklamışlar. Bu açıklamada toprak dağıtımı vs. gibi devrimci unsurlar yok.

  • B) Bu kanunun yayınından önce herhangi bir hüküm veya vesika ile veya örf ve adet ile aşiretlerin şahsiyetlerine ve onlara izafetle reis, bey, ağa ve şeyhlerine ait olarak tanınmış, kayıtlı, kayıtsız bütün gayrimenkuller devlete geçer. Bu kanun hükümlerine ve devletçe tutulan usullere göre bu gayrimenkuller, muhacirlere, mültecilere göçebelere, naklolanlara, topraksız ve az topraklı çiftçilere dağıtılıp tapuya bağlanır.

    Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ana dili Türkçe olmayan nüfus birikimlerinin men’i ve mevcutlarını dağıtılması ve bu suretle milli birliğin korunması.” Olarak açıklanıyor.

    Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1932 yılı Nisan ayında Bakanlar Kurulunda görüşülen, 2 Mayıs 1932 günü de TBMM’ne sunulmuştu.

    Yasa’nın TBMM’sinden çıkması için iki yıl beklenmişti.

    Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Temmuz 1927 tarihinde çıkartılan “Bazı Eşhasın Şark Mıntıkasından Garp Vilâyetlerine Nakillerine Dair Kanun” ile Diyarbakır ve Ağrı çevresinden 1.400 kişi Batı İllerine sürülmüştü.

    Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Muhittin-i Arabi büyük sofist, hikmetlerine akıl yoluyla ulaşmadığını, bunların kendisine melekler sayesinde getirildiğini ileri sürüyordu ki bu peygamberlerin yoludur.”

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halkı zincire vurmak için önce uyutmak gerekmektedir. Jean Paul Marat

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 284) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye aydını üç büyük zayıflık ile yüklüdür.

    Türkiye aydınının red geleneği yoktur.

    Kurgu alışkanlığı ise hiç yoktur.

    Türk’te hayal kurma eğilimi son derece zayıftır.

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 279) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eleştiri küçük bir isyandır.

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 278) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrı’nın kendisi eninde sonunda bir bilgidir.

    Tanrı yapmak, eninde sonunda bir bilgi mutlaklaştırma işidir.

    Felsefe kuşku, politika red ile başlar.

    Tanrı, sonsuzlaştırılmış insan yüklemidir.

    Tanrı, insanın üç yüklemi olan sevgi, bilgi ve iradenin sonsuzlaştırılmasıdır.

    Sonsuzlaştırma, mutlaklaştırma demektir.

    Laisizm, bir savaş ve aynı zamanda bir güç süzme sürecidir.

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabiha Sertel, Halide Edip Adıvar Sabatayist. Sf.106

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Şiir) Ekonomik sözde erimiş, müzikli felsefe.

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1626’da İzmir’de doğdu. Soyadı “güzel” anlamındadır.

    Bu sırada bir Yahudi tasavvufu olan Kabala öne çıkıyor. Zohar Kabalanın temel kitabıdır. Sf. 90

    Sabatay manik – depresif bir Haham oluyor. Bu sırada Yahudilikte Mesih beklentisi var.

    1665 yılında Sabatay Sevi Mesih ilan edilmiştir, bu Tanrılık iddiasıdır. Hem de Müslümanları da kurtarmayı da vaat ederek, Sabatay’ın gösterişli bir biçimde zincire vurularak İstanbul’a naklinden sonra burada kontrol altına alınmakla birlikte rahatının sağlanması ve taraftarlarıyla görüşmesine imkân tanınmasıdır. Sabatay’ın Müslüman olması bundan sonraya denk düşüyor ve kendisine maaş bağlandığı gibi hem sinagoglarda ayin yönetmesine ve hem de Bektaşi Tekkelerine gitmesine, bilindiği halde müsamaha ediliyordu.

    Sabatay Müslüman olunca Mehmet adını almıştı. … karısı için seçilen Ayşe ismiyle birlikte Sabatayistlerin seçtikleri “Türk” isimleri listesinde” ön plandadır. Bazen buna bir de Ali ekleniyor ki, İbrani’deki Eli yerine geçiyor ve Tanrı anlamına geliyor; böylece Tanrı Mehmet anlamı çıkmaktadır. Sf. 91

    İzmir ve Selânik yeni dinin merkezi durumundaydı.

    1700 yılında Baruchiah Russo adlı bir lider çıktı, … Russo’ya Osman adı verildi. “Osman Baba” olarak adlandırılıyordu, böylece Osman Sabatayistlerin tercihli isimleri arasına girmiş oluyordu. Sf. 91

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cumhurbaşkanı Sezer de Sabatayist.

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • Encyclopaedia Judaic, Yahudi Ansiklopedisi, Süleyman’ı yere göğe sığdıramıyor. Çok övüyor. 1. Salamon vs. diyor. Süleyman Muhteşem ve Kanunî lakaplarıyla Yahudiler tarafından şişirilmiş.

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din, Türklerde, bir imandan çok bir politika imkânıdır ve bu önerme zaman sınırı tanımamaktadır. Türkler, iktidara gelmek veya hücum ya da savunmada dini, bir öğreti ve bir bayrak olarak kullanıyorlar; çok din değiştirmelerini ve genel olarak bağnazlıktan uzak kalmalarını bu önerme ile açıklayabiliyoruz. Sf. 63

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bayezid; aba yezid demek. Osmanlı Bayezid’den beri Yahudilerin koruyucusudur. Yahudiler çok güçlü.

    Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan kendisinin dışında hedefleri olan yaratıktır.

    Alıntı: Hedef Türkiye – Oktay Sinanoğlu, (Sf. 19) Kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (2002): Nurbanu, Kanuni’nin oğlu Selim’in eşi, Yahudi, Manisa’da uzun yıllar kalıyorlar. Manisa, bu dönemde Yahudilerin olağanüstü geliştikleri yer oluyor. Sonra da İstanbul. Selim ayyaş, Nurbanu devlet işlerine çok karışıyor.

    Alıntı: Nurbanu – Teoman Ergül – (Sf. ?) romanından not alınmıştır.

  • Mezar taşıma: “Aşırı gayretine feda olan Midhat Paşa’nın mezarıdır” diye yazın.

    Oğlum zinhar devlet hizmetine ve kaleme konulmasın.

    Alıntı: Mithat Paşa’nın Hatıraları 2 – Mithat Paşa, (Sf. 411) kitabından birebir alınmıştır.