Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 9 Ekim 1338 (1922) tarihinde İçtima: 115, Celse:3 ve 4 Hafidir, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    3. ve 4. Celse Hafidir (Gizlidir): Mudanya Ateşkes Antlaşması Görüşmeleri.

    Aşağıdaki notlar; TBMM GCZ III – (Sf. 918, 919 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    Mustafa Kemal Paşa: “-Fransızlar şeklen bilmiyorum ama fiilen bizim karşımıza çıkmayacaklardır. .. İtalyanların da aynı biçimde hareket edebileceklerini zannederim.. Fakat İngilizler güçlü oldukları yerde, kendi kuvvetlerini kullanmaya ve daha çok Yunanistan’da bulunan mağlup Yunan kuvvetlerini teşvik (şevklendirme, yüreklendirme) ve tensik (düzenleme) ederek ve belki Balkanlarda diğer kuvvetlerden yararlanarak bize karşı savaş çıkarmasını talep ediyor.”

    Nusret Efendi (Erzurum): “-İngilizler büyük çapta tahşidata (biriktirmeye) yönelmişler mi?” 

    Mustafa Kemal Paşa: “-Hayır Efendim. Büyük çapta birikme yoktur. Harrington’ın mektubunda söylediği gibi önce tertip edilen (düzenlenen) bazı ihtiyat (yedekleme, tedbir) güçleri ve Asya sahillerine çıkartılan iki – iki buçuk taburdan ibarettir. Büyük güçleri yoktur.” “Bizim bildiğimize göre İstanbul’da şurada burada bütün güçleri bir Fırkayı geçmez ve İngilizlerin büyük güç tahşit ederek (biriktirerek) savaşı kabul etmeleri de kolay birşey değildir. Yani elli-yüz bin kişi getirmeleri gerekir. Zannetmem ki bu günkü dâhili koşulları (İngilizlerin iç şartları) böyle yüz binlere varan orduları belirsiz bir zaman için Anadolu’yu işgal edebilsinler. Ve bunun gerektirdiği parayı Meclislerine kabul ettirmek o kadar kolay birşey değildir. Yalnız ne olur? Şeklen yani savaş ilan etmiş olur. Biz de uzun boylu savaş yapmamış oluruz.” 

    1 Ekim1338 (1922) tarihinde düzenlenen 116. İçtima ile ilgili hiçbir bilgi yok.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 115, Celse: 3 ve 4 Hafidir: (TBMM GCZ III – Sf.918-919 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Ekim 1338 (1922) tarihinde İçtima: 113, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    2. Celse Hafidir (Gizlidir): Meclis Bütçesi Görüşmeleri: (Hiçbir Not alınmamış)

    7 Ekim 1338 (1922) tarihinde İçtima: 114, Celse:1.  Reisisani Musa Kâzım Efendi.

    Matbuat (Basın) Bütçesi Görüşmeleri;   

    3. Celse Hafidir (Gizlidir): (Hiçbir bilgi yok) 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 113 ve 114 , Celse: 1, – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Ekim 1338 (1922) tarihinde İçtima: 112, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    Ali Fethi Bey Yeni Kanun Gereği Dâhiliye Vekâletinden İstifa Ediyor. Sf.256 

    Batı Trakya Cemiyetinden Kutlama Telgrafı Var. Sf.257

    Mustafa Kemal Paşa’nın Beyanatı (açıklaması):

    Başkumandan Gâzi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; (Böyle başlıyor beyanat. Bu senenin ortalarında ordumuz hücuma hazırdı Sf. 268, 272 İzmir’de İngiliz Kumandanı ile görüştüm ve “siz bizimle savaş halinde misiniz” dedim. İngiliz Amirali “sizi henüz tanımadık” dedi. Sonra eski konsolos olan bir İngiliz Mustafa Kemal Paşa ile ile görüşmek istiyor onunla biraz sert konuşmalar oluyor, sonra General Pelle ile görüşüyorlar sonra Fransız Mösyo Franklin Buyyon İzmir’e gelip benimle görüştü diyor. Biz askeri hareketi durduracağız, boğazlara yaklaşmayacağız ama onlar da Trakya’yı tahliye edecekler diyor. Bu konuda dünden beri Mudanya’da müzakerat vardır, son günlerde Yunan’da isyan ve ihtilal çıkmıştır diyor. Sf. 276 Tunalı Hilmi yaşa halkçı Fatih diyor.  Hüseyin Avni Bey de Paşa’yı övücü sözler sarf ediyor.)  Sf.278

    2. Celse Hafidir (Gizlidir):

    Aşağıdaki Notlar; TBMM e-Arşivden birebir alınmıştır.

    Düveli Mutelifeye (İtilaf Devletlerine, Birinci Dünya Savaşında Bizi Yenmiş Olan Devletlere) Verilecek Cevabi Nota Hakkında Görüşmeler;

    Hüseyin Rauf Bey (İcra Vekilleri Heyeti Reisi, Başbakan) (Sivas) — Mesele, malumu âliniz (siz yüce insanların bildiği gibi) ehemmiyetli ve müstaceldir (önemli ve aciliyetlidir).

    Yusuf Kemal Bey (Hariciye Vekili) (Sinop) “ ..  Şimdi arkadaşlar; notayı alalıdan beri epey vakit geçti. Cevabın bu zamana kadar teehhürünün (gecikmesinin) esbabı (sebebi) cümlenizce (hepinizce) malumdur (bilinmektedir). Araya siyasî olmaktan ziyade askerî, daha doğrusu doğrudan doğruya askerî mevzular girdi. Demin Başkumandan Paşa Hazretleri bu ciheti (tarafı) izah buyurdular. Paris’te inikat eden (toplanan) konferansta Düveli müttefika murahhaslarıyla (ittifak devletlerinin delegeleriyle) hem fikir olarak Mösyö Franklen İzmir’e geldi. Kendisi ile görüşüldü. Aynı zamanda demin Paşa Hazretlerinin izah ettikleri veçhile (gibi) ordumuz da Çanakkale’ye dayandı. Binaenaleyh biran evvel Mudanya Konferansı’nı toplamak, davet etmek icabetti. Başkumandanlık Ordunun harekâtının tevkif (tutma, durdurma)  emrini vermekle beraber İzmir’de İcra Vekilleri Riyasetine (Başbakan’a) gönderdiği bir tezkere ile Hükümetçe bu bapta (konuda) yapılması icap eden şeyin yapılmasına lüzum gösterdi.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 112, Celse: 1, – Sf. 257 ile 278 arası) (Celse 2 Hafidir: TBMM e-Arşivden birebir alınmıştır.

  •  28 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 110. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Kurtarılan Yerlere Özel Bir Kanun İle İstiklâl Mahkemesi Gönderilmesi Kanunu Reye Konuldu:

    Bu Kanun 70 oya karşı 82 oyla kabul edildi 11 müstenkif yani çekimser var. Hüseyin Avni Bey bu kanunla memlekette terör estirileceğini fark ediyor ve kanunun değişmesi için mücadeleye başlıyor:

    “Memâlik-i Mustahlasaya(memleketin düşmandan kurtarılmış yerlerine) Gönderilecek İstiklâl Mahkemelerinin Vezâif-i İstisnaiyeleri (Ayrıcalıklı görevleri) Hakkındaki Kanun Teklifi;

    Madde1- Memâlik-i Mustahlasaya gönderilecek İstiklâl Mahkemeleri müddeiumumîlerinin (savcılarının), İstiklâl Mahkemeleri Kanunu’nun altıncı maddesinde muayyen (belirli) hakk-ı itirâzı (itiraz etme hakkı) yalnız idam hükümleri ile vazife noktasına münhasırdır (mahkemelerin görev yerlerine özeldir)

    Madde 2. Bu mahkemeler rüyet ettiği (baktığı) ceraimden müteallik (suçlardan dolayı) hukuk-u şahsiye davalarına hükmedebilirler (kişi hakları davalarında karar verebilirler). 

    Hüseyin Avni Bey: “… Müddeiumumînin kuyudundan azâde (savcıların kayıtlarından soyutlanmış) bir mahkemeye, affınıza mağruren (affedersiniz ama) ben mahkeme diyemem. Medeni bir milletin mahkemeleri daima müddeiumumîlerin (savcıların) murakabe (denetleme) ve kontrol hakkını muhafaza eder (korur).

    Selahattin Bey; “- Bunlar tazyik (baskı) mahkemeleri!” 

    Hüseyin Avni Bey; “- .. Müddeiumumînin (savcının) kaydından azâde (bağımsız) kalarak hüküm verecek hâkim tasavvur (hayal) edemem. Hangi hâkimdir ki; hakk-ı itirazdan masun kalsın (ona itiraz edilemesin).. böyle hakim olur mu? .. O Encümen azası kimse, çıksın da burada bunu ispat etsin. İlmi meseledir bu…

    (Encümenden birisi bir şeyler söylüyor)

    Hüseyin Avni Bey; “-O değil efendim, o değil, bu cümle, ihtilal zihniyetiyle konmuştur. Memlekette ihtilal yoktur.” 

    Selahattin Bey; “-Mehâkim (mahkemeler) teşkil etmiş midir (oluşmuş mudur)? (Etmemiştir sadaları.) .. devletin asıl mahkemelerini teşekkül ettirmesi lâzım değil midir? .. Devletin vazifesini mesul (sorumlu) memuruna gördürmek imkânı varken; böyle gayri mesul (sorumluluğu olmayan) adamlarına nasıl vazifeyi tevdi edebilir (verebilir).” Sf.228  

    Halil İbrahim Bey (Antalya); “- .. Meclis hâkim yapıyor ve diyor ki; bu işi diğerleri yapamıyor, siz gidin yapın!” 

    Selahattin Bey ; “-Zulüm mahkemeleri!” 

    (Hüseyin Avni Bey İlk yaptığımız İstiklâl Mahkemeleri Kanununda savcının görevi yoktu, onu değiştirmek için 2 sene uğraştık, şimdi yine başa dönüyoruz diyor.) Sf.232

    Kurtarılan Yerlere Özel Bir Kanun İle İstiklâl Mahkemesi Gönderilmesi Kanunu

    1. Madde tay’ edilmiştir. (Çıkartılmıştır ) Sf. 233

    2. Celse: Reisisani Musa Kâzım Efendi.

    Memâlik-İ Mustahlasaya (İşgalden Kurtarılmış Yerlere)  Gönderilecek İstiklâl Mahkemelerinin Vazâif-İ İstisnaiyeleri (Ayrıcalıklı Görevleri) Hakkındaki Kanun’un 2. Maddesi Görüşülüyor;

    Hüseyin Avni Bey; “- .. Bu bir kundaktır (yangın odağıdır), İstiklâl Mahkemeleri Kanununu tarumar (darmadağın) ediyor. .. hukuk-u şahsiye (kişisel hukuk) davaları bu gibi fevkalade mahkemelere verilemez.” 

    (Bu maddenin de tay edilmesi için takrir var Reis bir takım oyunlarla bu takriri oylamaya koymuyor, Hakkı Hami Bey Reis tarafsız değildir, guruba mensuptur diyor. Sf. 243 Reis bunun üzerine takriri tekrar reye koydu çoğunluk sağlanamadı, oylama sonraya kaldı.)

    30 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 111. Celse:1

    2. ve 3. Celseler Hafidir (Gizlidir) Divan-ı Riyaset (Meclis Başkanlık Divanı) Bütçesi görüşülüyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 110 ve 111 Celse: 1, 2 – Sf. 228 ile 243 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  28 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 110. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Enver Paşa’dan Tebrik Telgrafı Var Galiba: Reis, Buhara sefaretinden (elçiliğinden) gelen imzası belli olmayan bir tebrik telgrafı var diyor Hüseyin Avni Bey Enver Paşa’dan mı diye soruyor, cevap alamıyor. Bayburt halkından Garp Cephesine övgü dolu bir mektup var Selahattin Bey bu mektubu okutmuyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 110, Celse: 1, – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 109. Celse: 3, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.  

    Kurtarılan Yerler İçin Hükûmet İstiklâl Mahkemesi Encümen (Komisyon) İse Seyyar Mahkeme İstiyor

    Hüseyin Avni; “-.. Riyâset (Meclis Başkanlığı) bütçesini tetkik edecek olursanız geçen seneki İstiklâl Mahkemesi masarifi (masrafları, harcamaları) elli bin lira olmuştur. Elli bin lira daha paranız varsa adliye teşkilâtını daha süratli yapıp gönderiniz. Ve icraatınızı daha seri ve daha evvel yaptırınız. (Bravo sesleri) ..İşleri daha seri yapmak için fevkalâde tedhiş (şiddet uygulaması) yapmanın mânâsı yoktur, tedhişe ihtiyaç yoktur!  .. Efendiler! Tedâbir-i fevkalâde (olağanüstü tedbirler) tedhiş (şiddet uygulaması) içindir, bu, budur. Başka birşey değildir.”  Sf.200

    Hakkı Hâmi Bey de karşı çıkıyor Trabzon Mebusu Hafız Mehmet ise dünyada hem hâkim hem de Mebus yoktur bir tek Rusya’nın Çeka’sında vardır diyor.

    …  Veli Bey (Burdur); “-.. düşmanla müştereken (ortaklaşa) icrayı habaset etmiş (pislik yapmış) kimseler olduğunda ısrar etmek vatana hizmet değildir!” (Şiddetli alkışlar)

    Emir Paşa (Sivas); “-İstiklâl Mahkemelerine artık katiyen (kesinlikle) ihtiyaç kalmamıştır.”

    Mehmet Şükrü (Karahisarısahip) (1926 yılında bir İstiklâl Mahkemesi kararı sonucu idam edildi) ; “- Afyonda hainlik etmiş 3-4 kişidir, oysa tutuklu 200 kişidir. Onun için ben İstiklâl Mahkemelerini istiyorum böyle fevkalade (olağanüstü) hal mahkemesi istemiyorum. .. Bugün poliste öyle bir zihniyet vardır ki; memleket dâhilinde kalanların hepsi haindir, cânidir zannediyor. .. fakat eğer İstiklâl Mahkemesi gidip halka zulüm yapacaksa .. böyle tedhiş ve tazyik (şiddet uygulamak ve baskı) yapmak muvâfık (uygun) değildir. Bazı gayri hâkimler (hâkim olmayanlar) Yunandan önce memleketi yakıp yıkmışlardır. Bunları İstiklâl Mahkemesi ile tecziye edelim (cezalandıralım).”  Sf.214-215 

    Durak Bey; “-Mücadeleye başladığımız zaman İstiklâl Mahkemesi gerekir idi. Ama şimdi bunun lüzumu yoktur. İstiklâl Mahkemesi memleketi tedhiş (terörize) ediyor. .. memlekette ne vakit kanun hakim olursa o vakit adalet tesis edilir.” 

    Teklifler hakkında oylama yapıldı sonuç alınamadı. Sf. 219

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 109, Celse: 1, – Sf. 200 ile 219 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 109. Celse: 2 Hafidir (Gizlidir), Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.  

    Başkumandan’ın Ankara’ya Gelişinde Karşılamak İçin Meclisten On Kişilik Bir Karşılama Heyeti Seçiliyor; Sf.194

    Durum Değerlendirmesi Gizli Celse    

    Aşağıdaki Notlar TBMM Arşivi Gizli Celse Notlarından Birebir alınmıştır.  

    İzmir’de Bulunan Başkumandan Mustafa Kemal Paşa ve Orada Bulunan Vekillerin (bakanların) Ankara’ya Avdetleri (dönmeleri) ve Mesaili Siyasiye (siyasi meseleler), İngilizlerin Trakya ve İstanbul’daki Hareketleri ve Üsera (ileri gelenler, reisler) Mübadelesi (karşılıklı değiştirmeler) Hakkında Müzakerat (görüşmeler);

    Abdullah Azmi Efendi (İcra Vekilleri Heyeti Reis Vekili( (Başbakan Vekili)) (Eskişehir): “-Efendim: Rauf Beyefendiden de bir şey vardır. Biz geçen celseden sonra arkadaşlarımızı davet etmiştik. Buna cevap veriyorlar. Diyorlar ki, “mühim kararlar ittihazı (alınması) mecburiyetinde bulunduğumuzu biz de tamamıyla takdir ediyor ve biran evvel avdet etmek (dönmek) istiyoruz. Fakat Puankare’nin malumatı tahtında (bilgisi altında) Franklen Büyyon İzmir’e geliyor. Paşa Hazretlerine çektikleri başka bir telgrafta kendisiyle görüşmeksizin hiç bir karar ittihaz edilmemesini (karar alınmamasını) Başkumandan Paşa Hazretlerinden menafii umumiye namına (genel menfaatlerimiz adına) rica ediliyor. Franklen Büyyon ile vuku bulacak mülakat (gerçekleşecek görüşme) bizi son nota hakkında tenvir edecektir (aydınlatacaktır) ki,. bunun ehemmiyeti (önemi) Heyeti Celile’nizce de takdir buyurulur. Mumaileyh (söz konusu kişi) en seri vasıta ile Perşembe günü gelecek. Muvasalatında (ulaştıktan sonra) en sarih (açık) bir surette görüşülerek o gün akşamı olamazsa Cumartesi sabahı hareket edeceğimizi arz ve bu suretle iki gün daha müsaade buyurulmasını rica ederim.”

    “Bu ana gelinceye kadar biz üç defa telgraf çektik.” En son gelen cevap budur. Bunu Meclisi Âlinize bırakıyoruz. Çünkü başka cevap gelmedi. (Muvafık (uygun) sadaları) Sonra Hariciye Vekili Beyefendiye gelen telgraf da vardır.”

    Rıza Nur Bey (Hariciye Vekâleti Vekili (Dışişleri Bakanı vekili) (Sinop) — İstihbarat olarak şöyle bir haber almıştık. 26.9.1338 (1922) İstanbul’dan bu sabah General Harrington’un Hamit Beye gönderdiği mektubun hülâsasıdır (özetidir). “İki bin Türk süvarisinin Çanakkale civarında ve bitaraf mıntıkada (tarafsız sahada) bulunan Türk süvarisinin Erenköy’üne geldiğini ve Çanakkale’deki İngiliz kumandanı Türk kumandanına bitaraf mıntıkadan (tarafsız bölgeden) çekilmesini teklif ettiği halde henüz çekilmediğini, kezâlik (aynı şekilde) Biga’dan da bin Türk süvarisinin bitaraf hat’a (tarafsız bölge sınır çizgisine) tecavüz eylediğini beyan ile Çanakkale İngiliz kumandanının verdiği notada her türlü vesaite itina ile bitaraf mıntıkanın (her türlü araçla ve özenle tarafsız alanın) gerisine çekilmek ihtimali kalmadığı takdirde: Bahrî (deniz), berri (kara), havaî kuvvetlerden istifade etmek hususunda (yararlanmak konusunda) kendisine salâhiyeti tamme (tam yetki)” verildiğini bildirmiştir.

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 109, Celse: 2 hafidir (Gizlidir): Sf. ?) İnternetteki Meclis arşivinden birebir alınmıştır.

  •  25 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 108. Celse: 2 Hafidir (Gizlidir), Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    İzmir’de Fransızlarla Yapılan Görüşmeler Tartışılıyor. Gizli Celse

    Hüseyin Avni Bey (Devamla) “Franklen Büyyon’un olacak. (21 Eylül’de’ İzmir’e geldiğini gazeteler yazıyor. Bugün 4 gündür İzmir’de olmasına nazaran (olmasına rağmen)… Müsaade buyurun, İzmir’e gelmiştir. Franklen Büyyon. Paris’ten hareket ettiği vakit henüz Paris’te içtima etmiş (toplanmış) olan Düveli Mutelife Konferansı (itilaf devletleri konferansı) hitam (son) bulmamıştı ve mukarreratını ittihaz etmemişti (kararlarını oluşturmamıştı). Bendenizce keenlemyekün (tamamen yok) hükmündedir. Asıl mesele notadır, budur.

    Salâhattin Bey (Mersin) — Rüfekayı muhteremelerini (Kemal Paşayı) bir an evvel davet etsinler. (Celsei aleniyeye geçilsin sesleri).

    Abdullah Azmi Efendi (Eskişehir)Rüfekayı sairemizi (diğer arkadaşlarımızı) davet ettik, tekrar edeceğiz. Çünkü mühim meseledir.”  (TBMM GCZ III – Sf.829)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 108, Celse: 2 Gizlidir: (TBMM GCZ III – Sf.829) kitabından birebir alınmıştır.

  •  25 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 108. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Zaferden Dolayı Tebrikler Var, Sınırsız bir Sevinç Var:

    Hâriciye Vekâleti Vekili Rıza Nur Bey; (Temsilciliklerden gelen tebrikleri sunuyor); “-.. Türk ordusunun dehayı-ı askerisi ile şöhretkâr (askeri dehâsıyla ünlü) bir kumandanı .. Tiflis ahali-i İslamiyesi, önlerinde muzîka ve ellerinde Türk – Sovyet bayrakları olduğu halde Azerbaycan’da bestelenmiş Mustafa Kemal Paşa Marşı’nı terennüm ederek (söyleyerek) .. arz-ı tebrikât eylediler. (tebriklerini sundular) ..Yoldaş Medivani tarafından .. pek dostâne nutuklar ile mukabele olunmuştur (karşılık verilmiştir).” 

    Osman Bey (Kayseri); “-Bu mümessiller (temsilciler) nereden çıktı, makineden mi? Meclis’in bu mümessillerin hiç birinden haberi yok.” Sf.167

    Celalettin Arif Bey Roma’dan telgraf çekiyor; İzmir’de, Yaşasın Venizelos demediği için masası başında kurşunlanarak öldürülen Miralay Fethi Bey’in bir heykelini yapalım diyor.

    Kangırı (Çankırı) Mebusu Tevfik Efendi adlı bir hoca, bunları millet yapsın, zaten darülfünunda (üniversitede) Mustafa Kemal Paşa Hazretleri için bir âbide yapmasına karar verdik diyor. Sf.170

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 108, Celse: 1, – Sf. 167 ile 170 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 23 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 107, Celse:2 ve 3 Hafidir (Gizlidir), Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    Hâriciye Vekâleti Vekili (Dışişleri Bakanı’nın yerine bakan) Dr. Rıza Nur Harici Durum Hakkında Bilgiler Veriyor: (İzmir’de Mustafa Kemal ve General Pelle arasında geçen bir görüşme var, İstanbul’a yazılan bir mektup var ve hükümet ve Meclis ne olup bittiğini bilmiyor. Hüseyin Avni Bey buna itiraz ediyor)

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum): “-.. herkes bu memlekette haddini hududunu bilmezse iş şirazesinden çıkar. Memleketin geleceğini yine zora sokarız…. Avrupa bizimle haberleşiyor biz İzmir’le haberleşemiyoruz.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 107, Celse: 1, – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • 20 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 105, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    Uşak’ta, Kütahya’da Yunan Vahşeti

    “TBMM Riyaset-i Celile’sine Alçak düşman Uşaktan çekilirken vâlidemi ve hemşîremi (kız kardeşimi) kurşunla şehit etmiş, evlerimi, dükkânlarımı yakmıştır. Memleket haraptır. Namussuzlar ancak yerlerde kül, yüreklerde kin bırakmışlardır. 17.9.1338

                                               Kütahya Mebusu Besim Atalay”  Sf. 108

    3. Celse Hafidir (Gizlidir) 

    Dâhiliye Vekili Fethi Bey’in Vekili olan Ata Bey de istifa ediyor.

    21 Eylül 1922 Tarihli 106 İçtimadan hiçbir not yok.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 105, Celse: 1, – Sf. 108 ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 104, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    Rıza Nur, Yeni Kanuna Göre Seçim Yapılabilmesi İçin Sıhhiye Vekâletinden İstifa Ettiğini Söylüyor. 

    Dâhiliye Vekili Ata Bey Sağlık Durumunu Öne Sürerek İstifa Etti. (Bu istifaların gerçek sebebi Mustafa Kemal’in Hükümeti İzmir’e ayağına çağırması olabilir.)

    2. Celse Hafidir (Gizlidir): Başkumandan Hükûmeti İzmir’e Çağırıyor

    Rauf Bey (İcra Vekilleri Reisi) (Başbakan): “-…Bu sırada Paşa Hazretleri ile genel durum hakkında görüşme ihtiyacını yazdım. ..bildirdim. Sonra Paşa Hazretlerinden aldığım telgrafta harp zaruretleri (savaşın zorunlulukları) kendilerini her an bulundukları noktadan ayrılmaya .. kendilerine ulaşmak üzere bizim… hareketimizi arzu ediyorlar.”  

    Selahattin Bey (Mersin): “-Hükûmet burada çalışacaktır. Kalkıp gidemez.”

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum):  “- .. bir hafta önce Avrupa’da bir başvuru üzerine Rauf Beyefendi dediler ki: Bu meseleler için en yetkili olan Başkumandan ile anlaşmak gerekir. .. Avrupalılar merkezi hükümete başvuruyorlar, hükümet Başkumandanlığa bildiriyor. Başkumandanlık ile görüşmenin sağlanamaması nedeniyle fikrini buraya bildiremiyor. Avrupalılar ta Avrupa’dan bizimle haberleşiyor, biz cephedeki Başkumandanla haberleşemiyoruz. Bu acayip bir şeydir. Anadolu’da harp bitmiş. Ordu levâzım ve ihtiyacını hazırlıyor ve tamamlıyor. Başkumandanlığın orada oturmasıyla burada oturmasında bir fark yoktur. Olabilir, Başkumandanlık ile askeri durumlar için temas olabilir. Siyasi durumlar için tabii Başkumandan Paşa Hazretleri cevap veremez! … Arkadaşlarımız ne kadar iyi düşünürlerse düşünsünler, ne kadar vatanperver olurlarsa olsunlar, bizim düşündüğümüz kadar düşünemezler! Meclis’in düşündüğü her halde iyidir, biz kötü düşünemeyiz!… Çünkü hak bizimdir!… Siyasi işlerin halledilebilmesi için Paşa Hazretleri’nin burayı şereflendirmesi lâzımdır.” 

    Birçok mebus gitsinler diyor. Rauf ta heyet olarak gidelim diyor. Rauf Bey ile Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey gidiyorlar. 

    3. Celse: Birinci Reis Vekili Dr. Adnan Beyefendi

    Amasya İstiklal Mahkemesinden Reis Saruhan Mebusu Mustafa Necati Bey ve Âzâlardan Bursa Mebusu Osman Nuri Memleketlerine Gitmek İstedikleri Gerekçesi ile Görevlerinden İstifa Ediyorlar. Sf.99

    İcra Vekiller Heyetinden (hükümetten) Reis Rauf Bey ve Hâriciye Vekili Yusuf Kemal Bey Başkumandan’ın Banına Gidiyorlar. Sf. 102

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 104, Celse: 1, – Sf. 99 ile 102 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  16 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 103. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Bursa Mebusları Muhittin Baha, Şeyh Servet ve Emin Beylerin Telgrafına Göre Yunan Bursa’ya Zarar Vermeye Fırsat Bulamamış. Sf. 54

    2. Celse: Reisisani Musa Kâzım Efendi.

    Matbuat (Basın) Ve İstihbarat-ı Müdüriyet-i Umumiye (İstihbarat Genel Müdürlüğü) Bütçesi.

    …..Hüseyin Avni Bey; “-…Efendiler! Gazeteler memur vaziyetine düşmemelidir…    Muharrire (yazara) para verirseniz muharrir ne olursa olsun her halde bir tesir altına kalır ve bu da memleketteki istiklâl-i efkârı (fikir hürriyetini) darbeler.Hakimiyet-i Milliye Gazetesi 17 bin lira alıyor.. 17 bini bir gazeteye verilecek geriye kalan 13 bini de 100 veya 50 gazeteye verilecek. ..  Bugün kanunlarımızı neşrettirecek (yayımlatacak) bir gazeteye mâlik (sahip) değiliz. .. Millete ilân ediyorum ki yazdıkları hep şahsidir, şahsına aittir. .. başka para alan yok. Yalnız Hakimiyet-i Milliye alıyor .. bunlara on para vermem.” Sf.78  

    Selahattin Bey; -Artık matbuata (basına) yardımı kaldırabiliriz. … Kanun-u Esasi’nin 1876 Anayasası’nın) en asıl nukatından (noktasından) biri de hürriyet-i matbuattır. (basın hürriyetidir) Matbuata bir kayıt koymamak, memlekette serbesti-i efkâr (fikir hürriyeti) için ve milletin terakki ve tealisi (gelişme ve ilerlemesi) için serbest neşriyat (özgür yayın) asıldır. Efendiler efkâr-ı umumiyeyi (kamuoyunu) milletin sinesinde sun’i surette (yapay olarak) yetiştirmek hatadır.”

    Vehbi Efendi (Konya); “-Ağaoğlu Ahmet Bey’e soruyorum, dışarıdan gelen hurufattan (Matbaa da baskı için kullanılan harflerden) bin tanesi muhtelif matbuata (çeşitli basın kuruluşlarına) dağıtıldı, onlar da dışarıya sattılar, doğru mu?”

    Ağaoğlu Ahmet Bey (Matbuat Ve İstihbarat Müdür-ü Umumisi); “-Matbaa 7-8 bin liraya Mehmet Şükrü Bey’den alınmıştır. Sebilürreşat’ı matbaada basıyorlar. Ayrıca da haftada 4-5 top kâğıt yardımında bulunuyorlar. Altı bin lira da para verilmiş.”  Sf. 85-86 

    Hâkimiyet-İ Milliye Hakkında Görüşmeler Devam Ediyor; (Yolsuzluk iddiaları var)

    Hasan Basri Bey; “-..Maliyenin elindeki on bin liralık bir matbaa, kira bedeli 40 lira da dâhil beş para ödemeksizin Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’ne verilmiş ve askerler çalışmışlar. Maliye bu matbaadan ne beş para almış nede matbaaya vaziyet etmiştir (nede bu matbaayı idare etmiştir). .. mütehassısların (uzmanların) ifadesine göre yalnız .. ücreti ile tab ettiği evrak ve defâtir (ücret karşılığı bastığı belge ve defterler) ile idare olunabilir hatta bir de gazete çıkartılabilir. Hazır edevâta (aletlere), hazır hurufata (matbaa harflerine) konmuştur. Matbuat Müdüriyeti’nin (basın Müdürlüğü’nün) bütün memurini (memurlar) bu gazetede çalıştığı gibi .. son zamanlarda her ay dört yüz liraya kadar para da vermiştir. Ayrıca hükümet bu gazetenin satışı için her tarafa avamir-i resmiye (resmi emirler) vermiştir. .. buna nakit olarak ta muavenet edilmiş (yardım edilmiş) … Telgraftan istifade ediyor, resmi ilanlardan istifade ediyor. Ahmet Ağaoğlu fiilen bu gazetede çalışıyor. Bu zat Meclis’e bile hakaret etti.”

    Şer’iye Vekâleti hakkında yazdıklarını hatırlatıyor. 92 İçtimada bu konu görüşülmüştü. Celse sona erdi. Sf. 92

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 103, Celse: 1, – Sf. 78 ile 92 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 14 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 102, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    Ukrayna ve Diğer Yerlerden Tebrik Telgrafları Sf.46

    2. Celse Hafidir: Sürgün Edilmiş Olan Gayrimüslimlerin Mallarının Verilmemesi Konusu Görüşülüyor; Tehcir edilmiş olanların mallarının iadesi ile ilgili bir kararname çıkmıştı savaş kazanıldığına göre onu iptal edelim, kimse hak talep etmesin diyorlar.

    8.1.1920 Tarihli Kararnamenin Ref’i (Kaldırılması) Hakkında Lâyihai Kanuniye (Kanun Teklifi);

      Hasan Fehmi Bey (Maliye Vekili) (Gümüşhane); Ekalliyetler (azınlıklar) meselesi mevzuubahis olduğu zaman; bu mesele hakkında kabul ettiğiniz ve bugüne kadar tatbik ettiğiniz ahkâmı (hükümleri) yine tatbik edin, başka bir şey istemiyoruz derlerse, buna karşı zannederim ki vereceğimiz hiç bir cevap kalmaz. Çünkü bu, bütün kavanin (kanunlar) ve ahkâmı esasiyemizi (ana hükümlerimizi) çiğneyerek, tehcir edilen eşhasa (yerleri değiştirilen kişilere) yeni bir takım hukuk bahşediyor (bağışlıyor). Meselâ her hangi bir suretle Müslümanların uhdesine (üzerine) geçmiş olan emval (mallar) ve emlâki (mülkleri) derhal, bilâmuhâkeme (mahkeme etmeksizin) sahip olana veriyor ve bu kanun mucibince (gereğince) bundan tevellüt edecek (doğacak) maddi ve manevî bütün mesuliyeti maliyeyi de (maddi sorumluluğu da) hazine ödemek mecburiyetinde kalıyor. Bunun ahkâmı (hükümleri) kısmen tatbik edildi (uygulandı), kısmen de tatbik edilmedi. Fakat kanunun hükmü bakidir (kalıcıdır). Yine bu kanun mucibince (gereğince) mahlulat (Mirasçısı olmadığı için evkafa veya hükümete kalan mirasları düzenleyen kanun)  esası dahi kabul olunmayarak tehcir edilenlerden nesli munkati (soyu tükenmiş) olanların emval ve emlâki, cemaate veriliyor (mal ve mülkleri kendi cemaatlerine veriliyor). Gerçi bu kararname Meclis’in tasdikine iktiran etmiş (sunulmuş, dayandırılmış) bir kanun değildir. Fakat mevcut kararnamelerin ahkâmı fesih ve reddedilinceye (hükümleri ortadan kaldırılıncaya) kadar, bu da kanun hüküm ve kuvvetini haizdir ve kanunlarımız meyanında mevkii meriyette (yanında yürürlükte) bulunuyor ve bu bapta (konuda) müracaat edenlere de kanunun bazı mevaddı (bazı maddeleri) üzerinden muamele (işlem) yapıyoruz. Bunun için 23 Nisan 1336 (1920) tarihinden itibaren bu kanunun ahkâmı mevkii meriyetten ref’ olunmuştur (bu kanunun hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır)  demek pek doğru değildir. Bunun hükmünün ilgasını (kaldırılmasını) üç sene evveline tevcih etmek (üç yıl öncesine yönlendirmek) belki bazı teşevvüşatı (karışıklığa) mucip (sebep) olur. Onun için şimdiye kadar ne olmuşsa olmuştur. Fakat hiç olmazsa hakkımızda sulh (barış) ciddiyetiyle mevzuubahis olmazdan evvel bu kanunu özümüzden atalım ve müdafaatı kanuniyemiz meyanından (yasal savunmamız içerisinden) çıkaralım. Ondan sonra tasfiye (temize çıkartma) kanunu üzerinde ne yapacağımızı düşünürüz. Bu kanun ahkâmının ref’i hakkındaki hüküm de şu olabilir: «Ahar (diğer, başka bir yere) mahalle nakledilen eşhasın (kişilerin) tasfiyeye tabi tutulan emvali (düzeltilmeye tabi tutulan malları) hakkında 11 Rebiyülâhır 1338 (1922) ve 8 Kânunusani 1336 (1920) tarihli kararname mevkii meriyetten refedilmiştir. (yürürlükten kaldırılmıştır)”

    Başka bir takrir sunuldu kabul edildi. 

                          Riyaseti Celile’ye

    Ahar (harici) mahallere nakledilmiş eşhasın (kişilerin) tasfiyeye tabi tutulan emvali hakkındaki 16 Rebiyülâhır 1338 ve 8 Kânunusani 1336 tarihli kararname reddedilmiştir. Bâlâda (aşağıda) muharrer (yazılı) kararnamenin kabulünü teklif ederim.

    Gazi Ayıntap Mebusu Ali Cenani

    Reis; Efendim; kabul edenler lütfen el kaldırsın. Takrir ekseriyeti azîme ile (büyük bir çoğunlukla) kabul edilmiştir.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 102, Celse: 1, – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • 13 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 101. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Tebrik Telgrafları ve Bağış Mesajları Var: Ahmet El Sunusi El Şerif, Afgan Sefiri Sultan Ahmet Han, Buhara Heyet-i İlmiyesi Adına Reis İsmail Sadri, Rus Sefiri Aralof, Darülfünun Emini (Üniversite rektörü) Dr. Besim Ömer, Mülkiye Mektebi (Siyasal Bilgiler) talebelerinden K. Kander, Elcezire Cephesi Kumandanı Cevat Paşa, Irak Şeyhülmeşâyihi Üceymi, tebrik telgrafı gönderenler.  Samsunlular 300 bin paket sigarayı ordu için bağışlıyorlar. Sf. 5, 9   

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 101, Celse: 1, – Sf. 5 ile 9 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 11 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 100. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Bursa İstirdat Edildi (Düşmandan Kurtarıldı).

    2.Celse Hafidir (Gizlidir): Subaylara zam konusu görüşülmüş. Başka ayrıntı yok. 

    3. Celse: Reisisani Musa Kâzım Efendi.

    Ali Şükrü ve Hüseyin Avni Beylerin Verdiği Takrirle Subaylara Seyyanen (Bir sefere Mahsus) Zam Yapılması kabul Edildi. Sf. 621

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 100, Celse: 1, – Sf. 621 ile 625 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •   9 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 99. Celse:2, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi .

    Matbuat (Basın) ve İstihbarat-ı Müdüriye-i Umumiye (İstihbarat Genel Müdürlüğü) Bütçesi.

    Ziya Hurşit Bey (Lazistan); “-..Osmanlı ahaliyi Türkleştirmeliydi. . Arabistan’dan çıktık. Peygamberimizin torunu olan adam; nahnu evvelan Arabin, sümme müslimin diyor. Biz evvelâ Arap’ız sonra Müslümanız diyoruz.” 

    Hasan Basri Bey (Karesi); “-Matbuat ve İstihbarat Dairesi ..memlekette birçok inkılabı yapacakmış! … Bir milletin istihbaratı o kadar kolay değişmez. ..eğer temsil etmek istiyorsanız, evvelâ temessül edeceksiniz (temsil edilene benzeyeceksiniz) ..”   Sf. 600

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 99, Celse: 1, – Sf. 600 ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  7 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 98. Celse:1, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi

    Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekâleti Bütçesi 1338;  

    2. Celse Hafidir: Reisisani Mehmet Vehbi Efendi

    Yunandan Kurtarılan Yerler Yanıyor: (Muhittin Baha Bey Yunan’ı protesto edelim, bizim tarihi eserlerimizi yakıyorlar diyor Basri Bey de misillemede bulunalım diyor.)

    Hüseyin Avni Bey; “-Biz zalime karşı zalim olamayız, bahusus hiçbir zaman bedayiin de (güzel sanatların da) düşmanı olamayız.” (TBMM GCZ III – Sf.554)

    İcra Vekilleri Heyeti Riyaseti 1338 Bütçesi.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 98, Celse: 1, – Sf. 362) (Celse 2 Hafidir: (TBMM GCZ III – Sf.554) kitaplarından birebir alınmıştır.

  •    6 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 97. Celse:1, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi .

    Rusya İle Bir Ticaret Antlaşması Yapmak İçin Heyet Seçimi; (Rauf Bey imzalı tezkere ile Trabzon Mebusu Hasan Hüsnü Bey başkanlığında Tevfik Rüştü ve Hâriciye Müsteşarı Suat Beylerden oluşan bir Heyet Rusya ile ticaret antlaşması yapmaya gidecek.) Sf.511

    İstanbul Mebusu Mazhar Bey’in Takriri İle Meclis Kürsüsünün Üzerindeki Siyah Masa Örtüsü Kaldırılıp Yerine Yeşil Örtü Örtüldü. Sf.513

    3. Celse Hafidir (Gizlidir)

    Garp Cephesindeki muharebâtın (savaşın) kemali muvaffakiyetle devam ettiğini bildiren Erkânı Harbiyei Umumiye Riyasetinden mevrut şifre (çıkmış telgraf) ve buna dair İcra Vekilleri Heyeti Riyaseti tezkeresi.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 97, Celse: 1, – Sf. 511 ile 513 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    4 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 96. Celse:1, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi

    Mustafa Kemal Paşa’nın Teklif Ettiği Terfiler Görüşülüyor: Nurettin ve Yakup Şevki Paşalar Ferikliğe (orgeneralliğe), İzzettin, Kemalettin, Asım Kâzım, Kâzım, Mürsel Paşalar Mirlivalığa, Nâci, Halis, Salih, Halit, Derviş, Zeki, Suphi, Kemal Naci, Zihni, Ahmet Hulusi beyler Miralaylığa (albaylığa), Fevzi Paşa Müşirliğe (Mareşalliğe), İsmet Bey Ferikliğe.

    Hüseyin Avni Bey; “-Ne versek ki azdır… Dün Hâkimiyet-i Milliye Gazetesinde, filan ve filan zevatın terfileri hakkında irade-i milliye sâdır olmuştur (milli irade, milletin buyruğu ortaya çıkmıştır), kaydını gördüm ve hayretle okudum ve teessüfle münfeil oldum (üzüntü ile gücendim). .. Bu hakkı millet ancak bizlere vermiştir. .. Bizim hakkımıza riayetkâr olmayanlar (uymayanlar) hâkimiyet-i milliyenin tecelliğâhına (ortaya çıktığı yere, Meclisimize) tecâvüz etmiş olurlar. Bunlar nazarımda Yunan’dan başka birşey değildir. Milletin irade-i milliye kanununa hürmetkâr olmayanlar en büyük düşmanımdır ve millet düşmanıdır.  .. heyet-i celileniz irade-i seniyeyi (padişah buyruğunu) reddetmiştir. Bu reddinizden dönerseniz ben dönmem efendiler!”

    Hüseyin Avni Bey Terfilerle İlgili Olarak Bir Takrir Veriyor;         

    “Riyaset-i Celile’ye yapılan terfiat (terfiler, atamalar) hilâf-ı kanun (kanun hilafına, kanuna aykırı) olarak icra edilmiştir. İrade-i milliye (milli irade) yegâne Meclis’in şahsiyet-i maneviyesinden (sadece Meclisin tüzel kişiliğinden, manevi kişiliğinden) kopan iradeye tabir olunacaktır (yorumlanacaktır). Binaenaleyh (bundan dolayıdır ki) yeniden reye vaz’iyle (oylama yaparak) iradesinin istihsâlini (milli iradenin elde edilmesini) teklif ederim.

                                                                   Erzurum Mebusu Hüseyin Avni.” 

    Reis; “-(oylama yapıyor) kabul edilmemiştir.”

    Hüseyin Avni; “-Bundan sonra, bu, kanun olmuştur. Diyeceğim yoktur.” Sf.481

    Celse 2, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi

    Nafıa Vekili Diyarbekir Mebusu Fevzi Bey istifa etti.  Sf.497

    Sıhhiye Vekâleti Bütçesi Görüşüldü. .

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 96, Celse: 1, – Sf. 497) kitabından birebir alınmıştır.