Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  •    31 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 94. Celse:1, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi .

    Şer’iye Vekâleti Bütçesi. 

    2 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 945 Celse:1, Birinci Reis Vekili Dr. Adnan Beyefendi. 

    Reis ve Rauf Bey Eskişehir ve Uşak’ın Alındığını Haber Veriyorlar.  Sf.467

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 94, Celse: 1, – Sf. 467) kitabından birebir alınmıştır.

  •    30 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 93, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    İran ve Afganistan Sefirlerinin Tebrik Telgrafları Okundu. Sf.409

    İstiklâl Mahkemesi Üyeleri Aile Harcırahı ve İkâmet Yevmiyesi İstiyorlar. Sf.413

    Şer’iye ve Evkâf Vekâleti Bütçesi Görüşmeleri: (Şeriye ve Vakıflar Bakanlığı Bütçesi)

     Hüseyin Avni; “-..İngilizcede bugün asar-ı islamiye (İslam eserleri) daha çoktur. Efendiler! Türk lisanından da çoktur. .. Cehil âlemiyiz.  .. Şu telifat ve tetkikat-ı mevcude (şu mevcut olan yazılmış eserler ve araştırmalar) ne ise bize onu çıkarın; bize serpin efendiler! Yoksa .. ben irfan alırım efendiler. Ne vakit almam? Şark beni garptan müstağni (doğu, beni batıya eyvallah etmeyen halde) bulundurduğu zaman. (Bravo sesleri) (alma sesleri) .. evet beni garptan kıskanmalı ama ihtiyacımı tatmin etmeli. .. Ben mahdut (sınırlı) bir fikirle hiç bir akideye merbut kalamam. Herkes de namahdut (hudutsuz, sınırsız) felsefe önünde diz çöksün! ”  Sf.418-419  (Telif ve tetkikat yani araştırma bölümüne 8-10 kişi daha alalım ama ciddi çalışsınlar diyor. Dinimiz ile ilgili Türkçemizde bir eser bile yok diyor, hocaların din dışı mektepler istememeleri konusunda konuşuyor.)

    Hüseyin Avni Bey (Devamla); “-Benim bir kardeşim var hafız, ben avukat. Sırt sırta veririz fakat birbirimizin yüzüne bakmayız. .. Bu belâ cehilden (cehaletten) geldi. Bir kere hayat için maddi ihtiyaç, ondan sonra ruhî manevî zevk.   .. Birbirinin zıttı böyle iki ayrı zihniyetler ile açılan mektepler hükümdarlık entrikası ile milleti oynatmak için yapılan tuzaklardır. (Bravo sesleri) Orası (dini mektepler) hükümdarların huzuzat-ı nefsaniyesine (nefsine haz veren şeylere) alet olmak ve câhil insanlar yetiştirmek için bir membadır. .. Böyle nifak tohumu mâhiyetinde (içeriğinde) olan, cehil membaı olan yerlere Dârül Halife nâmını vermişiz efendiler. …Biz dinin kutsiyetine kaniiz (ikna olmuşuz)... Eğer nursa bütün millete niçin yaymıyorsunuz?  Mektebi ayırmak araya ihtilâf sokmak .. günahtır .. Kendisi bu asrın imtihanını vermedikçe onun huzuruna talebe vermem.Sf.425

    Şer’iye Vekili Abdullah Azmi Efendi; “-..Tanzimat’a kadar bütün meslekler bir arada yetişiyordu. Hüseyin Avni’nin söyledikleri haksızdır.”

    (Hüseyin Avni Bey tüm çocuklar aynı okullarda okusun sonra ihtisaslaşsınlar diyor.) Sf. 425 (Besim Atalay Bey ise ikilik meselesi Tanzimat’tan da eski diyor. İmam-ı Gazalinin eserlerini Endülüs’e sokmuyorlarmış.)  Sf. 430

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 93, Celse: 1, – Sf. 409 ile 430 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 28 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 92. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Başkumandanın Telgrafı Var; Afyon Düşmandan Alındı

                “TBMM Riyaset-i Celile’sine;

      ….  TBMM ordularının müstesna kıymet ve kabiliyeti sebebiyle Meclis-i Âli’yi tebrik ederim. 27.8.1338 Başkumandan Mustafa Kemal”  (Şiddetli Alkışlar) Sf.368 

    (İcra Vekilleri Reisi Hüseyin Rauf Bey Rus ve Azerbaycan sefirlerinin Meclisimizi tebrik ettiklerini söylüyor. Bir tebrik telgrafının cepheye çekilmesi kabul edildi. Kırşehir Mebusu Müfit Bey dua okudu.) Sf. 369  

    2. Celse: Reisisani Musa Kâzım Efendi

    Şer’iye ve Evkâf (şeriat ve vakıflar) Bütçesi Görüşmeleri: (Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi Şer’iye Vekâleti Bütçesinin görüşmeleri için çok kaba sözler yazmış.)

    İsmail Şükrü Bey (Karahisarı Sahip); “- .. menfur (nefret) ve kerih (pislik) bir manzara idi diye yazıyor. .. Bu bir avavadır (köpek havlamasıdır) Bunu bir kere hükümetin nim resmi (yarı resmi) denilen bir gazetesi yazmıştır. .. Bu makalede İcra Vekilleri Reisi Beyefendinin dindarâne olan harp beyanâtının yanı başına geçmiştir.” Sf.387  

    .. Hasan Basri Bey (Karesi); “-Bu vahdeti (birliği) ihlâl eden alçaklar artık susmalıdır.” 

    Hamdullah Suphi Bey; “-Alçak sözünü Basri Bey’e iade ederiz. Alçak yoktur ihtilâf-ı efkâr (fikir ayrılığı) vardır.”

    Hasan Basri; “-O halde sensin alçak!”

    Hüseyin Avni Bey; “- .. Bu kürsüde herkes söz söylemekte hür ve serbest olduğu gibi matbuat ta (basın da) hemen o nispette hürdür. Bunu yazan eğer bir cürüm yapmış ise onu yeri burası değildir, mahkemedir. .. Herkes dine karşı bir cürüm yapabilir!  ..O işle uğraşacak mahkemedir. Ve arkadaşlar hiç kimsenin kanaatine veya izzet-i nefsine dokunacak söz söylememelidir.”  (Hüseyin Avni Bey çok büyük bir patırtıyı bu şekilde konuşarak engelliyor.) Sf. 388, 405

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 92, Celse: 1, – Sf. 368 ile 405 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •     26 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 91. Celse:1, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi

    Ankara’da İstiklâl Mahkemesi Kurulması Hakkında Heyet-i Vekile’nin Takriri (Hükümetin önergesi) Gündeme Alındı. Sf.363

    2. Celse Hafidir:

    Aşağıdaki Notlar; TBMM GCZ III – (Sf. 711, 731 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    Pontus Tehciri Hakkında Görüşmeler

    Hakkı Hami Bey (Sinop): “-.. eğer tehcir (zorunlu göç ettirme) cana kastetmek için yapılacak olursa işte efendiler o çok çirkin bir meseledir. … Öyle kötülükler yapılmıştır ki bugün memurlarımızın yaptığı kötülüğü emin olunuz İngilizler yapmaz. ..Emin olunuz onlar soyulacaktır, dövülecektir, her şey yapılacaktır. Irzlarına tecavüz edilecektir, öldürüleceklerdir.

    Mustafa Sabri Efendi (Siirt); “-Öldüreceğiz ya tohumluk diye mi besleyeceğiz?” (1)

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip): “-Pontus meselesini tenkil (tepelemek, ezmek) için giden adamlar, tenkili şöyle şöyle bir tarafa bırakıyor evvelemirde kesesini dolduruyor, yağma yapıyor sonra yaptığı suçun delillerini ortadan kaldırmak için memlekette yangınlar yapıyor.”... 

    Selahattin Bey (Mersin): “-Bir Türkiye Hükümeti kendisinin emri altında bulunanları ayırt etmeksizin, din ve cins, mezhep ve bütün tebaanın (bağlı olanların, tabi olanların) hükümetidir.… Biz niçin yok etmek siyaseti ortaya koyuyoruz… Yağma siyasetidir, imha (ortadan kaldırma)  siyaseti değil!” (TBMM GCZ III – Sf.711-731 arası)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 91, Celse: 1, – Sf. 363 – Celse 2 Hafidir: (TBMM GCZ III – Sf.711-731 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Bu Mustafa Sabri bir hoca! Bu sözü Kenan Evren 12 Eylül’den sonra idam edilen gençler için söylemişti.  

  • 21 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 89. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Harp Kazançları Vergisi Kabul Edildi. Sf.293  

    24 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 90. Celse:1, Birinci Reis Vekili Dr. Adnan Beyefendi  

    2. Celse: Reisisani Mehmet Vehbi Efendi Hazretleri

    Şer’iye Vekâleti Bütçesi. Sf.359 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 89 ve 90 Celse: 1, – Sf. 293 ile 359 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 21 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 88. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Sıhhiye Vekâleti Bütçesi

    Jandarma Bütçesi Görüşmeleri 

    2. ve 3. Celseler Hafidir:

    Aşağıdaki Notlar; TBMM GCZ III – (Sf. 684, 689 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    Jandarma Bütçesi; Gizli Celse; Gizli Celse  

    Müfit Efendi (Kırşehir); “-Karahisar Mebusu Ali Bey kardeşimiz.. Eşkıyalığı ilmi bir şekilde bölümlere ayırarak.. Dediler ki; Şekavet (eşkıyalık, suç işlemek) üç türlüdür: birisi adi suçlar, bir de şekavet-i müstemirre (örgütlü suçlar), birisi de şekavet-i siyasiye. Bendeniz bir şey daha ilave edeceğim ki onun adına maalesef şekavet-i resmiye (devlet eşkıyalığı) diyeceğim. Asıl milletin bugün kurtulmak istediği mesele o resmi eşkıyalık meselesidir.”   

    Mazhar Müfit Efendi (Kırşehir): “-.. Eşkıya bir tarafa gidiyor jandarma öbür tarafa gidiyor. Jandarma bu işi halledemez. Halkı tamamen silahlandırıp ta bu işi gördürmek imkânı yoktur. .. Halk ile iş gördürecek dereceye kadar inmiş isek o zaman Hükümete gerek yoktur. .. Suçlu ile suç söndürülmez Efendi!”        

    Mustafa Durak Bey (Erzurum): “-Efendiler buradan kalkıyorum Memaliki Osmaniye’nin yani bugün işgalimizde olan memleketimizin yarısını geçerek ta öbür tarafa gidiyorum. Halk bizden zarar görmüştür. Bir saat önce ölüp gitmemizi istiyor. Çünkü işe sahip değiliz..” (TBMM GCZ III – Sf.684-689 arası)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 88, Celse: 2 ve 3 Hafidir: (TBMM GCZ III – Sf.684-689 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    19 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 87, Celse:1 Gizli, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    Aşağıdaki Notlar; TBMM GCZ III – (Sf. 657-673 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    Jandarmanın Yaptıkları Hakkında Gizli Celse;

    ..  Rifat Bey (Tokat): “- Eğer bu jandarmanın da şimdiki jandarmalar gibi 600 kuruş maaşı 6 ay verilmese, bu yapacağınız jandarmalar da milletin başına bela olur. Nitekim şimdi olduğu gibi. .. Jandarma bir köye gitti mi bunu bir nimet biliyor. Şunu getir, bunu getir diyor. Eşkıyadan fazla zulüm ediyor..   Önce ver parayı, sonra eline silahı ver..”

    Emin Bey (Erzincan): ” Bizim Hükümetimizin bir şiarı (kuralı) var o da, halka karşı zulüm ile muamele yapmak, zalimlere karşı yumuşakça davranmaktır…” (TBMM GCZ III – Sf. 657-673)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 87, Celse: 1 Hafidir (Gizlidir): (TBMM GCZ III – Sf. 657-673 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    19 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 87, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    2. 3. ve 4. Celseler Hafidir (Gizlidir):

    Aşağıdaki Notlar TBMM Gizli Celse zabıtlarının internet sayfasından birebir alınmıştır.

    İşgal Sırasında Fransız Generalin Tercümanlığını Yapan Maraşlı İstepanoğlu Emil Peteryan Adlı Ermeni’nin Mahkemesi Sürerken Hükûmet Ertelenmesini İstiyor.

    (Hüseyin Avni de ders veriyor.)

    Rauf Bey (Başbakan): “-Bu kişi hakkında Papa tarafından da Milli Hükümetimize rica yolunda başvurular vardır…”

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “-Efendiler düşününüz ki Fransız mahkemesinde bir Fransız bu şekilde mahkeme olunuyor. Osmanlı Devletinden 30 Milyon imza ile bu adamı çıkarınız diye bir talep olsa, mahkemenin bağımsızlığına karşı Fransa bunu kabul eder mi? Bugün, adli gücümüzün ellerinde oyuncak olduğunu gösterir ve yarın memlekette adalet vardır dediğimiz zaman da susun efendiler, bir rica ile sizin mahkemenizden adam aldık demezler mi? .. Mahkememize kadar siyaset sokmak nedir? .. Böyle gelecek siyasi menfaati reddederim. … Bir selamla hapishanenizden adam çıkardınız ve evrakını mahkemeden aldınız dedirtmemek için… Adliyeye bu şekilde siyaset sokmayınız. “...

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 87, Celse: 2, 3, ve 4 Hafidir: Sf.?) kitabından birebir alınmıştır.

  •    14 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 84, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    Celalettin Arif Bey Roma’dan Bir Telgraf Çekerek Sağlık Durumu Nedeni İle Adliye Bakanlığını Kabul Etmediğini Bildiriyor.  Sf.113  

    Celse:2, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi Hazretleri.

    Amasya ve Havalisine Bir İstiklâl Mahkemesi Gönderilmesi Hakkında; (Amasya, Tokat, Sivas, Samsun Yöresi.) Kabul Edildi. Sf.119

    Maliye Vekâleti 1338 (1922) Bütçesi.  

    Karahisarısahip Mebusu İsmail Şükrü Bey’in Takriri; (Muallim ve muallimeler (Erkek ve kadın öğretmenler) derneği bir bildiri yayınlamış bu bildiri 26 Haziran 1338 (1922) tarihli Hâkimiyet-i Milliye Gazetesinde yayımlanmış. Bildiride Rusya ve Almanya’daki sosyalizm methediliyor Türkiye’deki tüm muallim ve muallimeleri ayaklanmaya davet ediyor, İsmail Şükrü Bey önergesinde, hükümet acaba böyle bir inkılâba taraftar mıdır diye soruyor. Dâhiliye Vekili Mehmet Ata Bey, bir takibat için kanunda açıklık yoktur diyor. Günümüzde olsa bu dernek yöneticileri tek tek toplanırlardı.)  Sf.162-163.

    16 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 85, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    Ali Fuat Paşa Kurban Bayramında Cephede Yaptığı Seyahat Hakkında Bilgi Verdi. Sf.170  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 84 ve 85 Celse: 1, – Sf. 162 ile 170 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  17 Ağustos 1338 (1922) tarihinde İçtima: 86. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    İstiklâl Mahkemeleri Evraklarının Tasnifi (sınıflandırılması) İçin Divan-ı Riyaset Kararı; (Meclis mahzenine atılan evraklar düzenlenecek.)  Sf.209  

    2. Celse: Reisisani Musa Kâzım Efendi.

    Maliye Vekâleti Bütçesi Görüşülüyor.

    Amasya İstiklâl Mahkemesi Üyelerinin Seçimi;

    Reis Saruhan Mebusu Necati Bey, Müddeiumumi Bursa Mebusu Osman Nuri Bey, Aza Diyarbakır Mebusu Hamdi Bey, Aza Niğde Mebusu Hakkı Bey Ve bir gün önce seçilen Hamdi Bey. Sf. 242

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 86, Celse: 1, – Sf. 209 ile 242 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    31 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 83, Celse:4, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    İstiklâl Mahkemesi Kanununun Görüşülmesine Devam;

    Madde 8- (Hüseyin Avni Beyin isteği doğrultusunda encümende değiştirilerek geldi.)  Müddeiumumîler (savcılar) işbu kanun ahkâmına (hükümlerine) tevfikan (dayanarak) muttali olacakları (haber alacakları, öğrenecekleri) cerâim (suçlar) hakkında takibat-ı kanuniyede bulunurlar, tevkif (tutuklama) ve tahliye (serbest bırakma) kararlarında müddeiumumîlerin (savcıların) mütalaası (görüşü) alınmadıkça tevkif ve tahliye yapılamaz. İstiklâl Mahkemelerinin vasıta-i muhabere ve tebliği ve tebellüğü (haberleşme, yazı verme ve alma araçları) müddeiumumîlerdir. Sf.97

    Kabul Edildi.

    Madde 12 (İstiklâl Mahkemelerinin kâtip ve memurlarının maaşları hakkında madde) 

    Madde 13- Her istiklâl Mahkemesi ayda bir defa Heyet-i Umumiye’ye (Meclis Genel Kurulu’na) hulasa-i hüküm ve mesai (kararların toplamı ve çalışma) cetveli gönderir. 

    Kabul Edildi. Sf.100 

    Madde 14 (Firarlar hakkındaki daha özel kanunlar hükümsüzdür.)

    İyd-i Adha, Kurban Bayram Nedeniyle Meclis 14 Ağustos’a Kadar Tatil Edildi. Sf.104.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 83, Celse: 1, – Sf. 97 ile 104 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    31 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 83, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    3. Celse Hafidir: İngiliz Generali Tavsend’ın Ankara’ya Gelişi Hakkında Gizli Celse:

    (General Tavsend birinci dünya savaşında bize esir düşmüş, iyi muamele görmüş, bize ilgisi var. Aynı zamanda Başbakan Llyod George’un rakibi olan partiden bir mebus. Ağustos’ta yapılacak son savaş öncesi geliyor. Hatta Parlamentosuna bir telgraf çekerek sanki bir antlaşma yapmış gibi  “Eğer Yunanlılar Anadolu’yu tamamen boşaltırlarsa bu savaş bitecektir.” gibi büyük laflar ediyor. Rauf Bey bu açıklamayı İngiliz kamuoyu için yaptığını söylüyor. İngiltere hesabına gelmiş olması muhtemeldir. Zaten son üç yıldır Ankara casus kaynıyor.) (TBMM GCZ III – Sf.640-641)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 83, Celse: 3 Hafidir: (TBMM GCZ III – Sf.640-641 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    31 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 83, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    23 Temmuz 1913 Milli Bayram Kutlamaları Var: (İttihat ve Terakki liderlerinden Enver Paşa ve silahlı adamlarının Hükümet toplantısını kanlı bir şekilde basıp Osmanlı yönetimini ele geçirdiği gün 23 Temmuz 1913 Bayramı)

    İstiklâl Mahkemeleri Kanununun Görüşülmesine Devam;

    Madde 4- BMM’nin lüzûm gördüğü İstiklâl Mahkemeleri için üçüncü maddede muharrer (yazılı) vazaiften (görevlerden) bir kısmının istisnasına (ayrı tutulmasına) karar verebilir.

    Kabul edildi. Sf.77

    Madde 5- İstiklâl Mahkemelerinin idamdan gayri hükümleri kat’i (kesin) olup infazına (yerine getirilmesine) bilumum (bütün) kuvay-ı müsellaha ve gayri müsellehai devlet memurdur (silahlı ve silahsız devlet güçleri görevlidir).  İdam hükümleri BMM’ince badettasdik (onaylandıktan sonra) infaz olunur (yerine getirilir). Şu kadar ki müstacel (acele) ve müstesna (olağanüstü) hal ve zamanda idam hükümlerinin dahi Meclisçe tasdik edilmeksizin infazına Meclis kararıyla mezuniyet (izin) verilebilir. Sf.77

    Ek Madde; İdam hükümleri BMM’nin tüm işlerine tercihan (bütün işlerinden önce) görüşülür. Sf. 85

    Kabul edildi.

    Hüseyin Avni; “-… Hıyanet-i Vataniye (vatan hainliği) Kanunu yapılırken bendeniz bir teklifte bulundum. İdamdan maada (başka) diğer mukarrerâtında (kararların da) Heyet-i Umumiyece (meclis genel kurulunca) tasdiklerini teklif etmiştim ve kabul buyurulmuştu. Bunun azim (büyük) faidelerini (yararlarını) gördük. .. Bidayet (başlangıç) Mahkemelerinde verilen hükümlerin % de 60 Heyet-i Celile’ce ref’ edildi (ortadan kaldırıldı). İstiklâl Mahkemesinin her ay gönderecekleri cetvelleri tetkik için bir uzman hâkimler encümeni (komisyonu) oluşturmayı teklif ediyorum.”

    Madde 6- İstiklâl Mahkemeleri kararlarına bu mahkeme müddeiumumîsinin (savcısının) hakk-ı itirâzı (itiraz yani karşı çıkma hakkı) vardır. Müddet-i itiraz (itiraz süresi) yevm-i tefhimin ferdasından (kararın yüzüne karşı okunmasının sabahından)  itibaren üç gündür ve itirazı vâki BMM’ince katiyen hallolur. Sf. 90

    Kabul edildi. 

    .. Ali Şükrü Bey (Trabzon); “-… Eğer buna, alelâde mehâkim (sıradan hakimler) bulunan müddeiumumîlerin (savcıların) salahiyetini (yetkisini) verecek olursak İstiklâl Mahkemelerini kaldırır ve diğer mahakime (mahkemelere) bu vazifeyi verir ve çıkar gideriz.” (Bravo sadaları) Sf.87   

    Hüseyin Avni; “-Efendiler, İstiklâl Mahkemesi deyince onu memleketin içinde bir cellât mı yapmak istiyoruz? .. Biz tevzi-i adalet (adaletin dağıtılması) için mahkeme teşkil ediyoruz, yoksa engizisyon mezalimi icrası için (engizisyon zulümlerinin gerçekleştirilmesi için) heyetler göndermeyeceğiz. .. hangi kuvvet vardır ki, müddeiumuminin (savcıların) hukukunu tahdit etsin (sınırlasın)? .. Müddeiumumîlerin hakk-ı şikâyeti (şikâyet etme hakkı) hiçbir zaman, dünyanın hiçbir yerinde ref’ olunamaz (ortadan kaldırılamaz). .. Şimdiye kadar İstiklâl mahkemelerimiz yokken altı yüz seneden beri kendi tabiiyetlerini terk ederek tabiiyetimize girmiş olan milletleri unutmayınız. Bu, ancak adaletimiz sayesindedir.” Sf. 88 

    Madde 7– İstiklâl Mahkemesi heyetleri her altı ayda bir intihap olur (seçilir). Bu müddetin (sürenin) hitamından (bitiminden) evvel heyet tamamen veya kısmen Meclis kararıyla tebdil edilebileceği (değiştirilebileceği) gibi esbab-ı teşkilin zevaliyle (oluşturma sebebinin sona ermesi ile) faaliyeti dahi tatil olunur.  Sf.90 

    Madde 8- İstiklâl Mahkemelerinde vasıta-i muhabere (haberleşme aracı) ve tebliğ (bildirme) ve tebellüğ (bildiri alma aracı) müddeiumumîdir (savcıdır).

    Bu madde encümene geri alınıyor.

    Madde 9- İstiklâl Mahkemelerinin evâmir (emirlerini) ve mukarrerâtını (kararlarını) infaz etmeyenler (yerine getirmeyenler) veya infazda taallûl gösterenler (yerine getirmekten kaçınanlar) müddeiumumilerin (savcıların) talep ve sevki üzerine aynı mahkemeler tarafından taht-ı mahkemeye (mahkeme altına) alınırlar. Sf.90

    Kabul edildi. 

    Madde 10-  İstiklâl Mahkemeleri Askeri ceza Kanununun 7. faslındaki hukuk-u emiriyeden (emirler hukukundan, disiplin hükümlerinden) maada (başka) hukuk-u askeriyeye hükmedemezler.

    Madde 11- İstiklâl mehâkimiyle (mahkemeleriyle) bilumum mehâkim arasında tahaddüs edecek (ortaya çıkacak) ihtilaf mercii (anlaşmazlıkların başvuru yeri) TBMM Adliye Encümenince bilcümle umura takdimen (bütün işlere bakılarak) hallolunur. Sf.94      

    Hüseyin Avni Bey’in Bir Madde Teklifi Var 12. Madde

    Madde 12- İstiklâl Mahkemeleri diğer mehâkim gibi dava vekili kabul eder. Bu takriri geri aldı

    Hüseyin Avni; “-Vekil (avukat) hakkını hiç kimse nez’ edemez (elden alamaz). .. Bendeniz zaten böyle bir maddenin konmasını hükümet için mucib-i ar (utanma sebebi) telâkki ederim, fakat beni sevk eden sebep; İstiklâl Mahkemelerinin milleti bu haktan mahrum etmesi hasebiyledir (sebebiyledir). Hukuku tabiiyenin (doğal hukukun) mahfuziyetini (korunmasını) ilan buyurursanız ben takririmi geri alırım. Ve benim takririmin geri alınması BMM’nin şerefini yükseltir.”

    (Meclis Avukat hakkını tabii bir hak olarak kabul edip Reis de onaylayınca Hüseyin Avni Bey de 12 maddeyi ihtiva eden takririni geri alıyor. Fakat İstiklâl Mahkemelerinde genellikle dava vekili yani avukat bulundurmuyorlar.) Sf. 98

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 83, Celse: 1, – Sf. 77 ile 98 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •   29 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 82. Celse:1, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi Hazretleri.

    Hıyanet-İ Vataniye Kanunu’nun 3. Maddesini Değiştiren Kanun Görüşülüyor; “Vaiz (propaganda, anlatım) ve hitabet (konuşma) sûretiyle alenen veya ezmine-i muhtelifede (çeşitli yerlerde) eşhas-ı muhtelifeyi (çeşitli kişileri) sırren (gizlice) ve kavlen (sözlü olarak) hıyanet-i vataniye (vatan hainliği) cürmüne (suçuna) tahrik ve teşvik edenlerle, iş bu tahrik ve teşviki suver (bu tahrik ve teşviki tavır ve tarzları) ve vasıta-i muhtelife (çeşitli araçlar) ile tahriren (yazılı) ve tersimen (resimli olarak) irtikâp eyleyenler (yapanlar) ve BMM’nin âmâl (emelleri) ve mekasıdına (maksatlarına) muhalif olarak, düşman maksut (maksat, amaç) ve menfaatini terviç yollu (yayma amaçlı) teşvikât ve tahrikât ve ifsadatta (teşvikler, tahrikler ve fesatlıklarda) bulunanlar muvakkat küreğe (geçici kürek cezasına) konulurlar. Tahrikat ve teşvikat (tahrikler ve teşvikler) sebebiyle maddei fesat (maddi fesatlık) meydana çıkarsa muharrik ve müşevvikler (tahrik ve teşvik edenler) idam olunurlar.” 

    İzmir Mebusu Tahsin, Ali Şükrü, Sivas Mebusu Vasıf (kısmen mütearız), (bir kısmına katılmıyor, şerh koymuş), Canik Mebusu Emin, Mehmet Şükrü (Muhâlif), Ertuğrul Mebusu Mustafa Kemal (kısmen muhalif), Selahattin (Kısmen Muhalif), Ömer Lütfü, Atıf Kayseri, Kırşehir Sadi, Mustafa Durak (Erzurum).”  Sf. 36 

    2. Celse: Reisisani Mehmet Vehbi Efendi Hazretleri.

    Hıyanet-İ Vataniye Kanununun 3. Maddesini Değiştiren Kanunun Görüşülmesine devam.

    Madde 3– İstiklâl Mahkemeleri Vezâifi (görevleri) Bervechiâtidir (aşağıdaki gibidir)

    a) Asker kaçakları hakkında.

    b) 29 Nisan 1336 tarihli Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nun muhtevi olduğu ceraimi (içerdiği suçları)

    c) Devletin emniyet-i dâhiliye ve hâriciyesini ihlâl edenler hakkındaki Mülkî Ceza kanununun birinci maddesini ve ikinci fasıllardaki muharrer ceraimi (yazılmış cürümleri, suçları)     

    d) Askerî ve siyasi casusluk ve suikasd-î siyasî icrası (siyasi suikastlar yapılması) ve asker ailelerine tecavüz ve taarruz cerâimi (saldırı suçları),

    h) Nakliye ihalelerindeki suiistimaller (yolsuzlukla) Sf.48

    k) İhtilâtta bulunan, rüşvet alan, bilumum memurin-i mülkiye ve askeriyeyi (bütün sivil ve askeri memurları) ve bunlara hangi sınıfta olursa olsun iştirak ve muavenet eyleyenleri (katılan ve yardım edenleri),

    s)Nüfuz-u memuriyetinden (memuriyetinin etkisinden) istifade ederek (yararlanarak) halka zulüm ve işkencede bulunan memurin-i mülkiye ve askeriyeyi muhakeme etmek..

    Kabul edildi. Sf.63

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 82, Celse: 1, – Sf. 36 ile 63 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 29 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 82. Celse:1, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi Hazretleri.

    İstiklâl Mehâkimi Kânunu: Bu kanunun tamamı gizli celsede görüşülmüştü. Şimdi maddelere geçildi.

    Encümen-i Mahsus (Özel komisyon) Mazbata Muharriri (tutanak yazanı, kâtibi) Mehmet Şükrü Bey;

    “İstiklâl Mehâkimi Kânunu Sf. 34 

    Madde 1– İcra Vekilleri Heyetince (bakanlar kurulunca) gösterilecek lüzûm ve BMM’ince ekseriyet-i mutlaka (mutlak çoğunluğu) ile verilecek karar üzerine icap eden mahallere İstiklâl Mahkemeleri teşkil olunur (kurulur).” Sf.38 

    Madde 2– Bu mahkemeler BMM’nin ekseriyet-i mutlakası (mutlak çoğunluğu) ve rey-i hâfi (gizli oyu)  ile kendi âzâsı meyânından (üyeleri arasından) müntehip (seçilmiş) bir reis ve iki âzâ ve bir müddeiumumîden (umumun veya toplumu iddiacısından, iddia makamından yani savcıdan) teşekkül eder. Ancak Heyet-i hakimeye tari olan noksanın (ani eksilmenin) ikmalini teminen bir aza daha intihâb olunur.” Sf. 47

    (Kanun kabul edildi. Salih Efendi ve Selahattin Beyler bu mahkemelere mebusları hiç bulaştırmayalım, dışarıdan hâkim atayalım diyorlar. Mazbata Muharriri Mehmet Şükrü Bey ise dışarıdan atanacak hâkime Meclis bu yetkiyi vermek istemeyebilir diyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 82, Celse: 1, – Sf. 34 ile 47 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 81, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    2.Celse Hafidir: (Yeni İstiklâl Mahkemesi Kurulmasına İlişkin Hükümet Tezkeresi Tartışmaları.)

      4. Celse: Reisisani Mehmet Vehbi Efendi Hazretleri.

      1338 (1922) Muvazene-i Umumiye (Bütçe) Kanunu Lâyihası. Sf. 9

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 81, Celse: 1, – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

     

  •    26 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 80, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi 

    2, 3, v 4. Celseler Hafidir:

    Aşağıdaki Notlar; TBMM GCZ III – (Sf. 607 ile 632 arası) kitabından birebir alınmıştır

    Yeni Bir İstiklâl Mahkemesi Kurulması Hakkında Kanun:

    Hakkı Hami Bey (Sinop); (Amasya İstiklâl Mahkemesi üyelerinden.) “-Başlangıçta İstiklâl Mahkemeleri ilk faaliyete geçtikleri zaman asker firarlarına, bulundukları yörelerde oldukça engel olmuş ve yararları da görülmüştür. Fakat sonradan sonraya itiraf etmek gerekir ki onlarda maalesef hiçbir şey yapamamışlardır…. İstiklâl Mahkemesine .. zannederim 26 Ağustos tarihli bir zeyl (ilave açıklama) ile bir görev daha verilmiş ve üzülerek belirteyim ki mahkemeyi en çok başarısızlığa sevk eden sebep bu ilave olmuştur. .. Kanun (İstiklâl Mahkemeleri kanunu) o kadar hukuka aykırı biçimde düzenlenmiş ki; Bir hareket olduğunda, o hareketi yapana “Senin yaptığın hareket bir suçtur.” “Canım efendim Kanunda bunun suç olduğuna dair bir şey yoktur.” “Ben orayı bilmem, işte yetki” diyor… Sen dediğin halde ben yaparsam cezalandırabilirsin, sen yap-yapma diye bir şey dememelisin. Böyle verilen bir zeyl (ilave yetki) ile İstiklâl Mahkemeleri maalesef tavuk hırsızlarına kadar el uzatmış. ….  Suçlu ele geçerse anasının babasının adını sormadan. Amaç ipe çekmekse İstiklâl Mahkemesine gerek yoktur. Dört beş manga asker gönderirsiniz rastgeleni vururlar, mahkemeye gerek yoktur. Gerek varsa, adaletli bakış açısından bunu gösteriyorsanız, .. Dünyanın nazarında adli teşkilattan olan mahkeme gönderilir. .. Efendiler İstiklâl Mahkemeleri memleketimizde baki kaldıkça bizimle kimse ticari ilişkilere girişmez. İtiraf etmek gerekir ki adeta Rusya’daki Çeka’lara benziyor. ..Rusya’da biliyorsunuz ki herhangi bir yerde bir mahkeme suç olmadığına kanaat ediyor, diğer bir yerde idam ediyor. ..Çok rica ediyorum İstiklâl Mahkemelerini geçici olarak görevden alalım .. “

      Hüseyin Avni Bey  (Erzurum); (Hukuk dersi gibi); “-Efendim birinci günden beri İstiklâl Mahkemelerinin karşısındayım. Bir kere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Allah’ın vermediği yetkiyi kendisi başkasına verdiğine hayretteyim! …Hiç kimsenin reyi hudiyle (kişisel kanaatiyle) bir kimseyi asmak ve kişisel kanaatiyle asmak ve öldürmek için o yetkiyi peygamberlerine bile vermemiştir. ..Fakat TBMM bunun ötesinde her yetkiyi vermiştir. Binaenaleyh (bundan dolayıdır ki) aslen batıl (temelsiz, geçersiz) olduğunu iddia ederim.  .. Biz her türlü harekâtı yatıştırdıktan sonra, her türlü galeyanı yatıştırdıktan sonra, asker kaçakları dolayısıyla bir mahkeme kurduk. … Bütün sadakatiyle bize itaat eden, bağlı kalan halkımıza karşı güvensizlik edip de, … daha doğrusu iş edinmek, iş görüyorum diye görünmek tarihte gülünç bir sayfa oluşturacaktır. Ve gelecekte bize, ne iş gördünüz diye hesap sorarlarsa cevap vermekten aciz kalacağımıza inanıyorum. .. Memleketin bir tarafında vicdani kanaatiyle üç adamı idam eder, diğer tarafta hayatını bağışlar. Ne güzel eşitlik, ne güzel adalet… Adaleti uygulayacaksanız böyle mahkemeleri kaldıralım. .. Pontuscular hain imiş! İdare edin efendiler. Siz kelle-i beyinle idare edemediniz. Demek kabiliyet yok.” 

    Ragıp Bey (Kütahya): “-Avrupa da böyle sizin gibi söylüyor.”

    Hüseyin Avni Bey: “-Evet ben Yunanlıyım, teşekkür ederim  … Jandarmanı tesis et (kuruluşunu yap), Hükümetini tesis et. Daha kendimize güvensizlik yapıyoruz. Adliyeye güvenim yok diyen bir millet (konuşma gürültülerle kesiliyor)”  devamla “Nasıl üç kişi ile bu memleketi idare edersiniz? Rastgele üç kişiye kişisel kanaatinizle siz hüküm verin deyip yetki veren millet, ilmi inkâr edip hukukunu çiğniyor demektir. İhtilâlin de bir hukuku vardır.. Hüner isyan ettirmemektedir… Kars’tan Ermenistan’a göç ediyorlar Beyefendi. Yarayı tedavi edin.. Avrupalılara dedirtmemek (onları konuşturmamak) hünerdir. ..Efendiler kanun hakimdir. B.M.M. Ordusunun gücünü kötüye kullanmamalı. Kanun hâkim olmalı. Kişilerin hâkimiyeti payidar (sürekli, kalıcı) olamaz. Yarın gelirler üzerimize kül ekerler. “

    (Hüseyin Avni Bey’in neredeyse tek başına verdiği büyük mücadele sonucunda mevcut İstiklâl Mahkemeleri Kanunu’nun iptali noktasına gelindi.) (TBMM GCZ III – Sf. 607 ile 632 arası)

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 21 (24.06.1922 / 26.07.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 80, Celse: 2, 3, ve 4 Hafidir: (TBMM GCZ III – Sf. 607 ile 632 arası) kitabından birebir alınmıştır

  •     24 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 79. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

      İzmit Mebusu Fuat Bey Mebusluktan İstifa Etti. Sf.484

    Nihat Paşa İçin Herhangi Bir Muamele Yapılmasına Gerek Olmadığına Karar Verildi. Sf. 487

    2. Celse Hafidir:

    Kâzım Paşa (Milli Savunma Bakanı)(Kozan): “-Kaymakam Cemal ve Refet Bey’ler doğrudan doğruya Fransa’ya gitmişlerdi. Bunların alacağı şeyler makineli tüfenk, kısacası büyük çapta harp malzemesi…. İstenilen malzemeyi getirdiler. Bugün en son fişekleri İskenderun limanına çıkmıştır.”

    3. Celse: Birinci Reis vekili Dr. Adnan Beyefendi

    İktisat Vekâleti Bütçesine Zam Talebi:    

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 21 (24.06.1922 / 26.07.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 79, Celse: 1, – Sf. 484) kitabından birebir alınmıştır.

  •    22 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 78, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    2. ve 3. Celseler Hafidir (Gizlidir):

    Aşağıdaki notlar: TBMM GCZ III – (Sf. 566-572) kitabından birebir alınmıştır.

    Eski Elcezire Kumandanı Nihat Paşa Hakkında Görüşmeler:  

    Lütfi Bey (Siverek): “-… efendiler bugün bendeniz Kürdistan mebusuyumFransız ordusunu Urfa’da mağlup eden, gerçekte, asi dediği Kürt askerleridir. .. Nihat Paşa’nın askerleri sayesinde değildir. … Büyük Millet Meclisi bütün Müslümanlardan Bedeli Nakdi (Askerlik yerine bedel ödemek) alınmasını reddettiği bir sırada Nihat Paşa hangi yetkiyle Müslümanlardan Bedeli Nakdi alıyor? Ve aldığı paraları mal sandıklarına (Devlet kasasına) yatırmış mıdır? Hayır!”

    (Nihat Paşa, Malatya Hasançelebi ve Hekimhan tarafında halka büyük bir baskı ve zor kullandığı iddia ediliyor. Meclis Başkanı Malatya Mebusu Feyzi Efendi’ye söz hakkı vermiyor.)

    Feyzi Efendi (Malatya): “-… Cinayetler bizim memlekette olmuştur.. Ben söz söyleyeceğim, dinleseniz de söyleyeceğim, dinlemeseniz de söyleyeceğim. Beni burada öldürün!”

    (Yine de konuşturmuyorlar. O da önerge veriyor;)

    “Nihat Paşa Hasançelebi’de eşkıyalar tarafından soyulur. Eşkıyaların üçü ölü dördü de sağ tutuldukları, aldıkları paraları da aynen iade ettikleri halde, Nihat Paşa Akçadağ Kaymakamı Emin Bey ile bir subay gönderir, bunlar eşkıyaları bırakarak etraftaki zengin çiftçileri toplarlar. Dayakla 2.500 kırmızı lira zorla tahsil edilmiştir. Bu konular hiç araştırılmamıştır. Araştırılmasını teklif ederim.” (TBMM GCZ III – Sf. 566-572 arası)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 21 (24.06.1922 / 26.07.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 78, Celse: 1, 2 ve 3 Hafidir: (TBMM GCZ III – Sf. 566-572 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    20 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 77, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi

    Başkumandanlığın Temdidi (Görev Süresinin Uzatılması) Hakkındaki Kanun Görüşmeleri;

    Başkumandan Gâzi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri (Ankara); “-…ordumuzun kuvvei maddiyesi (maddi kuvveti) dahi fevkalâde, hiçbir tedbire ihtiyaç massetmeksizin (ihtiyaç çekmemeksizin, emmemeksizin) âmâl-i milliyeyi (milli gayeyi) kemâl-i emniyetle (tam bir güvenle) istihsâl edecek (üretecek) mertebeye vâsıl olmuştur (seviyeye ulaşmıştır). Bu sebeple artık böyle bir salâhiyeti idame etmeye lüzûm ve ihtiyaç kalmadığı kanaatindeyim. (Bravo sadaları) O mesut günün hulûlünde (gelip çattığında) bütün milletle beraber Heyet-i Celile ve ben de Heyet-i Âliye’niz içinde bir fert ve bir âzâ (üye) olarak bizzat en büyük saadetleri idrâkle müşerref (yaşayarak şeref sahibi) olacağız.  Sf. 431 .. o gün iki kere mes’ud olacağım. İkinci saadetimi temin edecek olan husus, benim burada üç sene evvel davâ-yı mukadderemize (kaderimizin davasına) başladığımız gün bulunduğum mevkiye rücû edebilmekliğim (daha önce bulunduğum mevkiye geri dönebilmemin) imkânı olacaktır. (alkışlar)  Hakikatte sine-i millette serbest bir ferd-i millet (milletin sinesinde hür bir ferdi) olmak kadar dünyada bahtiyarlık yoktur. Vâkıf-ı hakâyık olan (hakkı bilen) kalp ve vicdanla manevi ve mukaddes hazlardan başka zevk tanımayan insanlar için ne kadar yüksek olursa olsun maddi makamatın (makamların) hiçbir kıymeti yoktur. …müzakere edilen kanunda bir salahiyetin merfu’ olmasını (ref edilmiş, yükseltilmiş olmasını) nazarı dikkatte bulundurmanızı rica ederim. (sürekli alkışlar)”  Sf. 431

    Yeni Başkumandanlık Kanunu;

    TBMM Reisi Gâzi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Başkumandanlık Tevcihi (yönlendirilmesi) Hakkında Kanun;

    Madde 1– Millet ve memleketin mukadderâtına bilfiil vazıülyed (kaderine fiilen el koymuş olan) yegâne kuvvet-i âliye (tek yüce kuvvet) olan ve azasından her birinin Kanun-u Esasi ve Teşkilât-ı Esasiye Kanunuyla (bu iki anayasayla) hukuk ve masuniyet-i teşriiyesi tabiatıyla (yasama dokunulmazlığı tabiatıyla) mahfuz (korunmuş) ve şahsiyet-i mâneviyesi Başkumandanlığı hâiz bulunan (manevi kişiliğinde Başkumandanlığı bulunduran) TBMM, Başkumandanlık vazife-i fiiliyesine (fiili görevine) muvakkaten (geçici olarak) kendi Reisi Müşir Gâzi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerini memur etmiştir. (Tartışmasız kabul edildi.

    Madde 2- Meclis lüzûm gördüğü takdirde bu sınıf ve salahiyeti ref’ eder (yetkiyi yükseltir)

    (Kanunun 3, 4 ve 5. maddeleri rutin şeyler.)

    2.Celse. Reisisani Musa Kâzım Efendi.

    Askerliğin Tecili (geciktirilmesi) Hakkındaki Kanun; (Kanun hükümleri hafifletildi.)

    Yeni Başkumandanlık Kanunu Gereği Daha Önce Başkumandanlık Emri İle Görevlendirilmiş Olan İstiklâl Mahkemeleri Geri Çağırıldı.  Sf. 455

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 21 (24.06.1922 / 26.07.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 77, Celse: 1, 2 – Sf. 431 ile 455 arası) kitabından birebir alınmıştır.