Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  •   8 Nisan  1338 (1922) tarihinde İçtima: 22. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Dâhiliye Vekâleti 1338 (1922) Bütçesi Görüşmeleri; (Opr. Emin Bey; ben ve Selahattin Bey bir takrir verdik, cezaevlerine bütçeden ayrılan para 700 bin lira, buraları ıslah evi yapalım üretim yapılsın diyor.)  

    Besim Atalay Bey (Kütahya); “- … biraz da irfan, biraz ruh, tiyatro, musiki sokmalı.”  Sf. 49

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 19 (6.04.1922 / 6.05.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 22, Celse: 1, – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  •    13 Nisan 1338 (1922) tarihinde Hafi İçtima: 26, Bütün Celseler Hafidir (Gizlidir):1, Reisisâni Rauf Beyefendi

    Mustafa Kemal Başkumandan olarak hükümete bir tezkere yazıyor ve 12 Nisan’da, ülkenin içinde bulunduğu durumu anlatarak mali kaynaklar bulabilmek için kendisine yetki verilmesini özellikle istiyor.

    Bu not (TBMM GCZ III – Sf. 259 alınmıştır)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 19 (6.04.1922 / 6.05.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, Hafi İçtima; 26, Bütün Celseler Hafidir:  (TBMM GCZ III – Sf. 259 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  8 Nisan  1338 (1922) tarihinde İçtima: 22. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Elaziz Valisi Sabıkı (eskisi) Abdülkadir Hakkında Soru Önergesi Görüşmesi: (Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey; yolsuzluk nedeni ile azl edilen (görevden alınan) Vali Mazhar Müfit Bey ve Harput Kazası Kaymakamı Abdülkadir Bey’in tekrar aynı mahalde istihdam edilmelerinin (aynı yerde çalıştırılması) sebebini Dâhiliye Vekilinden soruyor.)   

    Hasan Hayri Bey (Dersim); “-… geçen sene Palu Kaymakamı bir tahrirat (resmi yazı) yazmış, altı bin lira gönderirseniz ben Dersim Aşâirini (aşiretleri) birbirine vuruştururum, mukâtele (karşılıklı katliam) meydana getiririm diye. Tahsisât-ı mestureden (örtülü ödenekten) 6 bin lira istiyor, aşâiri birbirine vuruşturmak için. Bakınız! .. Mazhar Müfit Bey bunu haber alıyor ve kaymakamı azl ettiriyor (görevden aldırıyor) . … Koçgiri hadisesinden evvel ben birçok telgraflar yazdım. Hangisi ehemmiyete alındı?  Sf. 66 Dersim’de yapılan memur hatalarını anlatmak istiyorum.”      

    (Reis bunu da konuşturmuyor. Kifayet-i müzakere kararı veriyor. Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey de tarihi sözünü söylüyor;)

      Hasan Hayri Bey (Devamla); “-Millet kendi hakkını alacaktır!” Sf. 72

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 19 (6.04.1922 / 6.05.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 22, Celse: 1, – Sf. 66 ile 72 arası) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • 6 Nisan  1338 (1922) tarihinde İçtima: 21. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Hüseyin Avni Bey’in Memur Kadroları İle İlgili Takriri. Reddedildi. Sf. 12         

    2.Celse. Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.  

    Dâhiliye Vekâleti (İçişleri Bakanlığı) Bütçesi Görüşülüyor

    3. Celse. Reisisâni Vekili Hasan Fehmi Efendi.

    Dâhiliye Vekâleti Bütçesi Görüşmeleri

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 19 (6.04.1922 / 6.05.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 21, Celse: 1, – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

     

  •   4 Nisan 1338 (1922) tarihinde İçtima Hafidir (gizlidir): 20. Bütün Celseler Hafidir (gizlidir): Reisisâni Vekili Hasan Fehmi Beyefendi.

    2 Nisan 1338 (1922) tarihinde yapılan Hafi İçtima hakkında hiçbir doküman yok.

    2. Celse Hafidir: Reisisani Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Avrupa’dan Avdet Eden (gelen) Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey’in Ahvali Siyasiye ve İntihabatı (siyasi durum ve seçimler) Hakkında Beyanatı ve Suallere Cevabı ve Mütareke (ateşkes) Teklifine Verilecek Cevabi Nota.

    3. Celse Hafidir: Reisisani Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Avrupa’dan Avdet Eden (gelen) Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey’in Ahvali Siyasiye ve İntihabatı (siyasi durum ve seçimler) Hakkında Beyanatı ve Suallere Cevabı ve Mütareke (ateşkes) Teklifine Verilecek Cevabi Nota.

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum) — Mademki sulh (barış) teklifi gelmiştir. Ve orada sarahaten (açıklıkla) diyor ki Edirne Yunan içinde kalacaktır. Bunu bir cümle ile protesto etmeliyiz. Biz şimdi bir vaziyet karşısında bulunuyoruz. Bu teklifte Trakya mevzu bahis (söz konusu) olmamıştır. Bu teklifte bundan bahs (konu) olunmaması bizim bir cümle ile protesto etmemiz lâzımdır.

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum); ”.  Yani bu gün yegâne (tek) yapacağımız şey; önümüzde bir maniamız (engelimiz) var, onu atlamaktır efendiler.. Yunan’ı, karşımızda inhilâl ettirmekten (halletmekten, çözmekten) ve daha salim bir yoldan gayemize doğru gitmekten başka bir şey düşünmeyin.. Yoksa ne Trakya’dan vaz geçiyoruz, ne de diğer haklarımızdan.. Maksat, gayemize vusul (amacımıza ulaşmak) için karşımızdaki kuvveti inhilâl ettirmektir (çökertmektir)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, Hafi İçtima;18, Hafi Celseler: TBMM GCZ III – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  •  1 Nisan 1338 (1922) tarihinde İçtima: 18. Celse:1, Reisisâni Vekili Hasan Fehmi Beyefendi.

    Sulh Tekliflerine Karşılık Telgraflar Var. (Elâziz, Arapkir, Ankara, Niğde bu barış tekliflerinin reddini istiyorlar. Sf.437, 439

    Dâhiliye Vekâleti Bütçesi ve Sansür Görüşmeleri:

    Hüseyin Avni Bey; “-… bu inkılabın (devrimin) amillerinden (yapanlarından) bulunan İrade-i Milliye Gazetesi’nin sansüre tabi tutulmasıydı…. Zannediyorum ki; sansür edilen cümle şudur; Tekâlif-i Milliye (1) iyi tatbik edilmedi. Zenginler himaye edildi, fakirlere daha çok yükletildi. Bu gazetenin böyle bir iddiasından, böyle bir murakabesinden (denetlemesinden) dolayı mükâfat edilmesi lâzım gelirken, her nasılsa TBMM’nin yapmak istediği inkılâbı, memurları kavrayamıyor, zihinlerine sokamıyor. Onlarınki İskender-i Kebir (Büyük İskender) gibi. .. Bir Nâhiye Müdürü bütün kudretini bir hükümdar gibi icra etmek (yürütmek) istiyor. … .. BMM’ni kim tenkit ederse en muhterem adam onlardır.   Efendiler bu, Millet vaveylâsıdır (çığlığıdır). Bu memlekette dört tane gazete çıkıyor. Herkesin savaştan yorulduğu bir dönemde gazeteler milleti ateşledi. Efendiler, revamıdır (uygun olur mu) ki bunlar meydana bembeyaz çıksın? (Albayrak gazetesi sansür’ü protesto etmek için beyaz çıkmış) Bu ne büyük lekedir? .. Geçen sene bu kürsüde bunun bir emsâli (örneği) daha geçti, o da Albayrak gazetesinin sahibi ve muharriri Mithat Bey meselesidir. Burada o mesele okunurken hafi (gizli) celsede alkışlandı. Çok şükür böyle fedakâr evlatlar vardır diye. Gazetenizden meserret (sevinç) gözyaşları akıyordu efendiler. O Gazete hâlâ kapalıdır. Mithat Bey yedi ay hapis yatmıştır. Buraya bile nefyolundu (sürgün edildi), şerefinize buraya bile mahfuzen (tutuklu olarak) geldi. .. bunlar hiçbir zaman memleketin bâis-î felâketi (felaketine sebep) olacak söz yazamazlar. Çünkü memlekette revaç bulamaz (uygun bulunmaz).    … İşte gazetesinin beyaz kısmı. Cürmü meşhut (suçüstü) halinde arz ediyorum. Bunu cevabını BMM verir efendiler.”

    Ali Rıza Bey (Kars); “-Yüzünün akıyla çıkmış!”

    Mustafa Lütfü Bey (Siverek); “-Mürekkebi bitmiş.”

    Hüseyin Avni Bey (Devamla); “-Rica ederim nasıl nefestir ki milletin sadasını tıkar? Boğazını sıkar? Bu kâfi gelmiyormuş gibi bir de o zatı memuriyetten azl ediyorlar (memuriyetten atılıyorlar); Meclis-i İdare Başkâtibi Selahattin Efendiye; Gazetecilik ve siyasetle iştigal ettiğinizden (uğraştığınızdan) dolayı azl edildiğiniz tebliğ olunur.”  (haklıdır sadaları) 

    Lütfü Bey (Malatya); “- İmza Ferit Paşa mı?!”

    Hüseyin Avni; “-İmza Vâli Ali Haydar Bey. .. Sonra Efendiler elimde Dilek Gazetesi vardır. .. Onun (Valinin) makaleleriyle şu gazete doludur. . İlk evvelâ kendi istifâsını vermesi lâzım gelir.  … Vekiller Meclis’i huzurunda titrediği halde üçüncü, beşinci derecede olan kumandan ve valiler henüz bu azameti takdir etmek istemiyorlar.  .. BMM İdaresi bugün bir takım müstebit (baskıcı) kumandanların, valilerin elindedir.  .. Bu gibi zevat ya istibdatlarından (baskıcılıklarından) ya bizden vazgeçmelidirler.” Sf. 440, 443

    Hasan Basri Bey (Karesi); “-.. Öyle valiler istiyoruz ki .. halkı zorla tiyatrolara sürüklemeye, ihtiyarların sakalı ile, hocaların sarığı ile oynamaya kalkışmaya. (Elaziz Valisi Abdülkadir Beyden bahsediyor)  Efendiler; ben bittabi idare-i müstebidenin (baskıcı idarenin) müthiş bir düşmanıyım.   .. Bu millet o kadar muhterem bir millettir ki, bugün millet adeta hükümet tarafından idare olunmuyor, kendi kendisine idare olunuyor.    .. Halkçılığı lisanınızla değil, ruhunuzla, imanınızla almalısınız.”  Sf. 448

    (Sivas Mebusu Emir Paşa asker değil hukukçu ve çiftçi, Mustafa Kemal’in vekil (bakan) adayı göstermesi idarenin bozulmasının başlangıcıdır diyor.) Sf. 449 

    Şevket Bey (Bayazit); “-Millet battı! Hakk-ı murakabeden (denetleme hakkından) mahrum (yoksun) kalan bu milleti, müstebit kumandanlar, valiler, mutasarrıflar bu mülkü harap ettiler. Yıktılar!” Sf. 452

    Besim Atalay Bey (Kütahya); “- .. en büyük yolsuzluk, memurinin (memurların) bu memlekette kendilerini, âmir ve hakim sıfatıyla tanıması, halkı karıncadan daha aşağı görmesi, bu memleketi kendilerinin ve babalarının çiftliği gibi zannetmesi.”  Sf. 454 

    (Kars Mebusu Ali Rıza Bey, Dâhiliye Vekâletine gerek yok diyor, Dâhiliye Vekillerinin görev yapmalarına askeri idare manidir, o halde bu Vekâleti de Askeriyeye bağlayalım .. millet buna alıştı diyor.) Sf. 455

    Emin Bey (Erzincan); “-Maliye Vekâleti tarafından aşarın (aşar vergisinin) nakden satılması tahakkuk etmiş birçok livaların aşarının satılması tebliğ edildiği halde, Maliye Vekâletinin bu emrini ben tanımam diye mutasarrıfları cebreden (zorlayan) ve muhasebecilerini azlettiren (işten attıran) ve aynen sattıran mevki kumandanları vardır!”

    Şevket Bey (Bayazıt); “-Nefyettiriyor (sürgün ettiriyor)! Nefiyden (sürgünden) bahset!”  Sf. 457  

    Emin Bey (Devamla); “- .. evvelemirde (ilk önce) memurin-i dâhiliyeyi hür ve müstakil (bağımsız) bir hâle ifrağ edecek (dönüştürecek) kavanini tanzim etmeli (yasaları düzenlemeli) ve ondan sonra onları sıkı bir teftişe (denetime) tabi tutmalıdır.” Sf. 458         

    (Dâhiliye Vekili Fethi Bey kendisini savunuyor, askeriyenin etkisini bitirdim, mülkiyeye (sivil idareye) istiklâlini (bağımsızlığını) kazandırdım diyor.)

      .. Şevket Bey (Bayazıt); “- Emir buyurdunuz ki, hükümet üzerindeki tesirat-ı askeriye (askerlerin etkisi) tamamen ref edilmiş (ortadan kaldırılmış) katiyen müdahale yoktur. Bendeniz bunun aksini iddia ediyorum. Efendiler Şarkta hâkimiyet-i mülkiye (sivil idare egemenliği) yoktur! Hâkim-i mutlak askeri kumandandır. Mülkiye mefluçtur (felç olmuştur). Sesini çıkartamıyor, milleti emmekten başka bir şey yapmıyorlar. .. Bir fırka-i askeriye kumandanı vasıtasıyla yirmi beş bin lira aşardan cebren tazmin ettiriliyor (zorla para aldırıyor).” Sf. 466             

    (Dâhiliye Vekili kendisine vekil tayin etmesinin kanunsuz bir şey olduğunu bilmediğini söylüyor, Hüseyin Avni de tekerrür etmemesi koşulu ile affediyor.) Sf. 474

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima;18, Celse: 1, – Sf. 437 ile 474 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var. Başkumandanlık emri ile halktan Tekâlifi Milliye alındı ama iade edilmedi.

  •    30 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 17, Celse:1, Reisisâni Rauf Beyefendi

    2. İnönü Muzafferiyetinin 1. Yıldönümü: (Mustafa Kemal imzalı bir tebrik geldi, İsmet Paşa’nın adı yok, kutlama da yapılmadı.)

    2. Celse Hafidir. Hiçbir not yok.

    3. Celse. Reisisâni Hasan Fehmi Efendi.

    Rusya Mümessili Aralof ve Azerbaycan Mümessili İbrahim Abilof’dan İnönü Zaferi Tebriki Var. Sf. 431

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 17, Celse: 1, (Celse 2 Hafidir) – Sf. 431) kitabından birebir alınmıştır.

  •     28 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 16. Celse:1, Reisisâni Vekili Hasan Fehmi Beyefendi.

    2.Celse. Reisisâni Hasan Fehmi Efendi.

    Nevâhi Kanunu Görüşmelerine Devam Edildi: (Seçimin nasıl yapılacağını düzenleyen 31. madde encümenden geldi. Yuvarlak Usulü dedikleri Tunalı Hilmi’nin önerdiği güzel ve ilginç bir sistem var. İki tane yuvarlak taş var beyaz ve siyah, seçmen, adayları tek tek oyluyor, meselâ Ahmet için bu taşlardan birini gizlice kullanıyor. Evet ve hayırlar toplanıyor, her aday için bu yapılıyor. Madde tekrar encümene gitti.) Sf. 404

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima;16, Celse: 1, – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.

  •    27 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 15, Celse:1 Hafidir, Reisisâni Rauf Beyefendi

    1. Celse Hafidir (Gizlidir): (Hiçbir Not yok) 

    2. Celse; Reisisâni Rauf Beyefendi.

    Adliye Vekiline Güvenoyu Veriliyor. Sf. 384

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 15, Celse: 1 Gizlidir, Celse 2, – Sf. 384 ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 14. Celse:1, Reisisâni Vekili Hasan Fehmi Beyefendi.

    Murakabe (Denetleme) Encümeninin Vekâletlere Tefriki Yani Bakanlıklara Ayrılması:

    Sivas; Mehmet Vasıf Bey ve Selahattin Bey Müdafa-i Milliye Vekâleti. 

    Hüseyin Avni; İktisat Vekâleti. 

    Kayseri Mehmet Rıfat Bey; Maliye, Rüsumat, Reji ve Muhassesat-ı Zatiye. 

    Elaziz Mehmet Naci Bey; Maliye. 

    Bursa, M. Osman Nuri Bey; Adliye. 

    Ali Şükrü Bey; Hâriciye. 

    Çorum M. Ferit Bey; Maliye.

    Karesi M. Abdülgaffur Efendi; Şer-iye ve Evkaf.

    Çorum M. İsmet Bey; Müdafa-i Milliye.

    Lazistan Necati; Maarif.  

    Karahisarısahip M. Ali; Müdafa-i Milliye.

    Genç M. Celal Bey; Dâhiliye, Emniyet-i Umumiye, Posta ve Telgraf, Jandarma. 

    Kozan Dr. Fikret; Sıhhiye. 

    Karahisarısahip M. Hulusi Bey; Nafıa, Şimendifer..  Sf. 373 

    2. ve 3.Celseler Hafidi (Not Yok.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima;14, Celse: 1, (Celse 2 ve 3 Hafidir)- Sf. 373 ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •   24 Nisan 1338 (1922) tarihinde İçtima: 33, Celse:1, Reisisâni Rauf Beyefendi

    23 Nisan Tebriki               

    Afgan Sefiri Sultan Ahmet Han

      “Kardeş TBMM Hükümeti Riyaset-i Aliye ve Âzây-ı Kiramı’na; .. Siz İslâm’ın hâdisi ve her hususta rehberisiniz. .. Ey büyük milletin büyük mümessilleri; Siz yalnız Anadolu Müslümanlarını değil, 350 milyon Müslüman âlemini temsil ediyorsunuz. Emir Emanullah Han Hazretleri İngiliz heyet-i murahhasasına (delege heyetine) karşı irat buyurdukları nutukta, “Türkiye’ye karşı ne kadar riâyetkâr (uyumlu) bulunursanız Afgan milletinin kalbini de o nispetle (oranda) kendi lehinize celp etmiş (yönlendirmiş) olursunuz. Türkiye’yi ve âlemi İslam’ı rencide eden bir devletin Afganistan’dan dostluk beklemesini, kemal-i celadet ve ehemmiyetle (önemle) ihtar etmişlerdir (uyarmışlardır)…. 23.4.1338.”  (Sürekli, şiddetli alkışlar)

    Esir Subaylarımız Sibirya’da Bir Dergi Çıkartmışlar:

    (Burdur Mebusu İsmail Suphi Soysallı Bey, Rusya seyahatinden dönüşte üç sandık kitap ve bir koleksiyon getirmiş bunları BMM Kütüphanesine bağışlıyor. Koleksiyonun içinde Vaveylâ adlı dergi, Kafkas cephesinde esir düşüp de Sibirya’ya gönderilen subaylarımız tarafından çıkartılmış.) Sf. 360

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 19 (6.04.1922 / 6.05.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 33, Celse: 1, – Sf. 360) kitabından birebir alınmıştır.

  •     23 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 12. Celse:1, Reisisâni Vekili Hasan Fehmi Beyefendi.

    Kayseri İstiklâl Mahkemesinden heyet nâmına (adına) Mazhar Müfit imzalı bir telgraf geliyor.

    Hüseyin Avni; “-…  TBMM’nin Mazhar Müfit Bey nâmında İstiklâl Mahkemelerinde bir hâkimi yoktur. (gürültüler) … Başkumandanlığa biz böyle bir salahiyet (yetki) vermemişizdir.”

    (Hüseyin Avni Bey’in bu konuda verdiği takriri Meclis Başkan’ı yok sayıyor.) Sf. 308

    Nevâhi Kanunu Görüşmeleri; 52 Maddenin bentleri görüşülüyor. 16 Bendi Nahiyeye memur istihdam etmek hakkı veriyor. Sf; 311 53. Madde tay edildi yani çıkartıldı, 54. madde 53 oldu. Sf. 313

    2.Celse: Reisisâni Musa Kâzım Efendi.  

    Nevâhi Kanunu’na Devam; (55. Madde ile 74. maddeler arasındaki maddeler görüşüldü. 57. 58. 59. 60, 62. 63. 64, 65, 66, 68, 69, 70, 71 73 maddeler kabul edildi, 67. madde tayy’ edildi diğerleri encümene geri gitti.) Sf. 329

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima;12, Celse: 1, – Sf. 308 ile 329 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 23 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 13, Celse:1, Reisisâni Rauf Beyefendi

    Hüseyin Avni Bey Başkumandanın Kayseri İstiklâl Mahkemesine Hâkim Atamasının Yasal Olmadığı Yönünde Tekrar Bir Takrir Veriyor.

    Meclis Başkanı Rauf Bey Hüseyin Avni Bey’in Önergesini örtbas ediyor. Sf. 334

    Ziya Hurşit Bey’in Elaziz ve Ergani Civarındaki Memur Atamalarından Dolayı Adliye Vekili hakkındaki İstizahı Yani Sorusu. Sf.340

    2.Celse: Reisisâni Rauf Beyefendi.

    Ziya Hurşit Bey’in İstizahı (Soru Önergesi) Görüşülüyor:

    Adliye Vekili Refik Şevket Bey; “- … Muhtar Bey’in hayat-ı vekâleti (bakanlık hayatı) 155 gündür. Muhtar Bey 202 tayin yapmış. Hesap ettim 18 saatte bir tayin yapmış. .. Hafız Mehmet Bey ise 102 günde 175 memur tayin etmiş yani 14 saatte bir memur tayin etmiş. Bendeniz ise 305 günde 365 memur tayin etmişim 20 saatte bir memur tayin etmişim. (kadroya almış)  .. Muhtar bey 105 günde 143 kişi tahvil etmiş (yer değiştirmiş) .. Hafız Mehmet Bey 7 saatte bir adam bendeniz 347 memur tahvil ettim, 22,5 saatte bir .. … Hükkâmın (hâkimlerin) hukuk-u şahsiyesini (özlük haklarını, kişilik haklarını), maaşatını (maaşlarını), usul-ü terfiini (görevde yükselme usullerini) müdeyyin, mazbut bir kanun yapmadıkça bu hatalar devam edip gidecektir.” Sf. 353           

    Ziya Hurşit Bey (Lazistan); (Adliye Vekili kanunla mukayyet (yasalarla sınırlı) değil keyfi idare yapıyor diyor ve;) “-Efendiler, adliyemizi ıslah ettikten sonra cihana meydan okumalıyız. Sf. 360 Alman İmparatoru Sedan Muharebesini kazandıktan sonra demiştir ki; şimdi askerlik bitti, bundan sonra adaleti tasdikle dünyaya biz de böyle numune (örnek) olacağız.” Sf. 360

    Mehmet Şükrü Bey; “-.. her vekil (bakan) daima hükkâmın (hakimlerin) izzet-i nefsiyle (onuru ile, kişiliği ile), memuriyetiyle istediği gibi oynamıştır. (Bu muamele İstanbul’da olmuş sadaları) İstanbul’da olmuşsa burada daha çok olmuştur. Çünkü İstanbul’da mahâkimlerin (hekimlerin) tayin, terfii (göreve başlaması ve atanması) nizamnameye merbuttur (yönetmeliğine bağlıdır). Orada Mahkeme-i Temyiz Rüesası (temyiz üst mahkeme başkanları), istinaf Reisi (ilk temyiz mahkemesi Başkanı), Baş müddeiumumîsi (başsavcısı), sicil müdürü, müsteşar, hazır bulunarak tahkikat yapılır, hükkâmı (hakimleri) onlar tayin ve tevil ederlerdi.” Sf. 365

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 13, Celse: 1, – Sf. 334 ile 365 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    20 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 11, Celse:1, Reisisâni Rauf Beyefendi

    Isparta Yolsuzluğu Hakkında Görüşmeler: Maraş Mebusu Tahsin Bey’in Gensorusu;

    “1- Isparta’da saklanan koyunlardan birkaç bin adedini menfaati nâmına (kişisel yararı adına) aşırıp mevcudunu 4 bin küsur göstererek mahkemeyi iğfal (kandırıp) ve Demir Alay mensubiyle (Demirci Efe’nin alayının elemanları ile) sirkate isticar (hırsızlığa iştirak) etmiş olduğu mülkiye müfettişlerinin tahkikatıyla sabit olarak azl edildiği (görevden alındığı) halde azlinden bir mah (ay) sonra Maraş’a tayin olunmasının esbabı (sebepleri) nedir?

    2- Isparta’da Müdafa-i Hukuk Cemiyeti nâmına ashabı (sahipleri) tarafından teberru edilmiş (bağışlanmış) olan 40 bin kilo tütünü adamları marifetiyle sattırarak…         

    3– Bu kere Maraş’tan hicret (göç) eden Ermenilerin her birinden 30 mâdeni liraya yakın vesika (belge) bedeli olarak seyahat vesikası verildiği ve Maraş Şark Halı Kumpanyası Müdürü Rum Aşil’den aldığı zikıymet (çok pahalı) halı mukabilinde (karşılığında) merkumu (adı geçeni) muhafızlarla (korumalarla) Halep’e gönderip intifa eylediği (ondan faydalandığı)

    4- Hususat-ı şahsiyesi için (kendisine özel olarak) rakı imal ve füruht ettirdiği (ürettiği ve sattığı) …” istizah (gensoru) kabul edildi. Sf. 292

    3. Celse Hafidir (Hiçbir not yok.)  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 11, Celse: 1, (Celse 3 Hafidir (Gizlidir). – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 10. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    1. Celse Hafidir. (Hiçbir Not yok) 

    3.Celse: Reisisâni Musa Kâzım Efendi.  

    Mükellefiyet-i Nakliye-i Askeriye Kanun’u Görüşmeleri.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 10, Celse: 1, (Celse 3 hafidir) – Sf. ? ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  16 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 9. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey’in Bir Takriri Kabul Ediliyor: (Takrirde, Elâziz Valisi Abdülkadir Bey ve Jandarma Alay Komutanı Hamdi Bey’in bazı yolsuzluklarını Dâhiliye Vekilinden soruyor.) Sf. 238

    Türkiye – Ukrayna Muhadenet (yardımlaşma) ve Uhuvvet (dayanışma) Ahitnâmesi: Bu anlaşma Ankara’da 2 Ocak 1922’de Yusuf Kemal ve Fronze tarafından imzalanmıştır. Sf. 245 

    İsmail Suphi Bey (Burdur); “-..Ben Rusya’nın dostluğuna şiddetle taraftarım.” 

    Anlaşma kabul edildi. Sf. 247

    2.Celse. Reisisâni Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan Muahedenamesi Yani Antlaşması: 13 Teşrinievvel 1337’de (Ekim 1921) imzalandı. Türk tarafı; Kâzım Karabekir, Vali Muhtar, Memduh Şevket Sf. 254

    Hüseyin Avni; “-…Kapitalistler kendi muvazenelerini (dengelerini) temin etmek için paralarıyla milletleri birbirlerine sürü sürü çarptırdılar; öldürdüler.  .. İşte o zihniyetlere en hakiki bir şekilde isyan eden Rus milleti oldu.   .. Efendiler, onlar mukaddes bir fikir ortaya atıyorlardı. Herkes düşünmesinde, akidesinde serbest, kazancında serbest, yemesinde serbest olacaktır. … o sayede ve o tazyikin tesiriyle bu iki millet el ele verdiler ve cihâna büyük bir inkılâp kapısı açtılar.  .. İşte bugün o düğünü yapıyoruz efendiler. (alkışlar)” Sf. 255

    İstanbul’un işgalinin yıl dönümü

    3. Celse Hafidir. Hiçbir not yok. Sf. 258

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima;9, Celse: 1, (3. Celse Hafidir.) – Sf. 238 ile 258 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    6 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 3, Celse:1, Reisisâni Rauf Beyefendi

    Buhara Halk Şûralar Cumhuriyetinin Türkiye Fevkalâde Siyasi Kaasıtlığından Meclis’e Gönderilen Tebrik Telgrafı Okundu Alkışlarla Karşılandı. Sf. 51 

    Piyer Loti’den Gelen Cevap Okundu; Mösyö Piyer Loti’nin kâtibi Mösyö G. Camirje imzasıyla ve 12 Kasım 1922 tarihiyle BMM Reisi Paşa Hazretlerine gelen mektup.  Sf. 51, 52  

    2. ve 3. Celseler hafidir (Gizlidir)

    Aşağıdaki notlar; TBMM GCZ III – (Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

     Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “-Efendiler Paşa Hazretlerini (Mustafa Kemal’i) severiz, fakat emrimize uyduğu için severiz, aksi halde parçalarız. (bravo sedaları) O da iftihar etsin. ..

    (Mustafa Kemal Paşa’nın Hilafet ve saltanata bağlılığı sorgulanıyor. Verdiği cevap çok önemli ve ilginçtir.)

      Mustafa Kemal Paşa (Ankara)(Başkumandan); “-… Evet bağlıyız çünkü Hilafet Makamı ve Saltanat herhangi bir şahsın değildir. Doğrudan doğruya bütün İslam âleminin müzaheretiyle (yardımlarıyla, arka çıkmalarıyla) beraber Türkiye halkında olan o makam bizimdir. Koruduk ve sonuna kadar koruyacağız.” (TBMM GCZ III – Sf.40)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 3, Celse: 1, – Sf. 51, 52) Celse 2 Hafidir: (TBMM GCZ III – Sf.40) kitaplarından birebir alınmıştır.

  •    2 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 2, Celse:1, Reisisâni Rauf Beyefendi

    Afgan Sefiri Sultan Ahmet Han Tarafından Gönderilen Tebriknâme okundu;

    1 Mart Afganistan’ın kurtuluş günü. Sf. 37, 38  

    2.Celse. Reisisani Rauf Beyefendi

    Meclis Çalışmaları Hakkında Görüşme;

    (Hüseyin Avni Bey ve diğerleri Meclis’in gündemine sahip çıkamadığını belirtiyorlar. Meclis ehemmi (çok önemliyi) mühimme (önemliye) tercih edip ruznâmesine (gündemine) hâkim olsun diyorlar. Ve bu itirazlar sonucunda Meclisin gündemini kendisinin belirlemesi kararlaştırılıyor.) Sf. 46 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 2, Celse: 1, 2 – Sf. 37 ile 46 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    14 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 8. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

    Reis eski celse zabıtlarını okuyor, Hüseyin Avni Bey zabıtların iyi tutulmadığına dair itirazda bulunuyor. sonuç alamadılar. Sf. 204

    Zabitana Elbise parası verildi.

    Yıllık 48 lira yardım yapıldı. Sf. 214

    2. Celse. Reisisâni Musa Kâzım Efendi.

    Mükellefiyet-i Nakliye-i Askeriye Kanunu Görüşmeleri: (Askeri Malzemelerin Nakli Mecburiyeti Hakkında Kanun)

    2. Celsenin mabadı Hafidir, Hiçbir veri yok.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 8, Celse: 1, 2. Celsenin Mabadı Hafidir. Sf. 204 ile 214 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    6 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 3, Celse:1, Reisisâni Rauf Beyefendi

    4. Celse: Reisisâni Rauf Beyefendi.

    İstanbul’dan Gelen Salih ve İzzet Paşalar İle İlgili Görüşmeler;

    (Hâriciye Vekili Mahmut Celal Bey Anlatıyor; Bilecik’te Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa ve kendisi Salih ve İzzet Paşalarla buluşmuşlar. Onlara alıkonulduklarını söylüyorlar. Ancak bir yazılı belge imzalayıp görevlerini bırakacaklarını, evlerine çekileceklerini taahhüt ettikten sonra serbest bırakıldılar diyor. Göstermelik bir istifadan sonra yeni kabinede tekrar görev alıyorlar. Ayrıca, Mustafa Kemal Paşa’nın bunlara kızdığını, kızgınlığını da 29.6.1337 tarihli şifre ile bildirdiğini söyleyip konuşmasına devam ediyor.) Sf. 60-62

    Mahmut Celal Bey (Hariciye Vekili)(Saruhan); “-Avrupa’ya giden Yusuf Kemal Beyefendiye İstanbul üzerinden geçerek .. makam-ı hilafetle temasa geçmesi salahiyeti (yetkisi) verildi. Çünkü Efendiler biz makam-ı hilafeti tanıyoruz. .. tanımakta da devam edeceğiz. İzzet Paşa, Yusuf Kemal Bey’i Padişah ile görüştürmüş. Yusuf Kemal Bey TBMM’nin kendisini tanıdığını, kendisinin de TBMM’ni tanımasını talep etmiş. Halife müphem (belirsiz) ve menfi (olumsuz) cevap vermiş.” Sf. 64-65

      (Selahattin Bey ve Aydın Mebusu Tahsin Bey, Yusuf Kemal Bey’in Vahdettin ile görüşme ve anlaşma zemini aramasına çok kızdılar.)

    Tahsin Bey (Aydın); “-.. Sultan Mehmet orada bir esirdir. Kabul ettiğiniz kaide budur. Bir esir alınmak istendiği zaman onunla mı pazarlık edilir yoksa efendisi ile mi? Onun efendisi Harrington, onun efendisi Lloyd George. .. Hâriciye Vekili’nin hem geriye davet edilmesini ve hem de Heyet-i Vekile’nin (hükümetin) artık devrilmesini talep ediyorum.”  Sf. 66  

    Şeref Bey (Edirne); (Hilafet makamı kutsaldır ama halife on para etmez diyor. Ve;) “-İngilizlerin İstanbul’u işgal ettikleri zaman .. o gün bir faciaya rast geldim. Defter-i Hakanî’ye (tapu ve kadastro müdürlüğüne) giderken kendi emlak-i hususiyesini (özel emlakını), onun senedini taharri (yazdırmak) için Refik Bey’i göndermişti. .. Rıza Nur Beyefendinin “Servet-i Şahane (padişahın serveti) ve Hakk-ı Millet (milletin hakkı)” diye yazmış olduğu bir kitap üzerine, millet hakkını aramış, emlâki almış ve milletin hazinesine teslim etmiş iken, şimdiki şahsiyet-i sefile (sefil kişi, Vahdettin’den bahsediyor) bundan istifade ederek emlâki kendi üzerine çevirmiştir.” 

    (Mehmet Şükrü Bey Hükümet neden Yusuf Kemal Beyi böyle bir pozisyona soktu diyor. Bu hükümeti bundan dolayı İstiklâl Mahkemesine verelim, diyor. Sf. 71  

    Mustafa Kemal Paşa; “- .. Makam-ı Hilâfet ve saltanat, herhangi bir şahsın değildir. … O makam bizimdir. Muhafaza ettik (koruduk) ve nihayete kadar muhafaza edeceğiz (alkışlar) .. Efendiler İstanbul’da bir takım adamlar vardır ki zevahir halleri ile müraidirler (göründükleri kadarı ile ikiyüzlüdürler), dünyayı aldatagelmiştirler.” Sf. 72

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 3, Celse: 4, – Sf. 60 ile 79 arası) kitabından birebir alınmıştır.