Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 12 Eylül 1921 (1337) tarihinde İçtima: 74, Celse:1, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Mehmet Şükrü Bey ve Arkadaşlarının Meclise İzinsiz Gelmeyen Mebusların Cezalandırılması Hakkındaki Kanun Teklifi;

    (Yunan’ın Polatlı’ya kadar gelmesinden doğan korku ile bazı mebuslar Ankara’yı terk ediyorlar) 

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip);“- …Biz harbin en buhranlı zamanında Meclis’in buradan kımıldamayarak, ordunun arkasında bulunmasına ve hiçbir kimsenin bizden izin almadan gitmemesine karar verdik. Bunun hilafında maalesef bazı zayıf kalpli arkadaşlarımız zuhur etti (ortaya çıktı). Bunlar Divanı Riyasetten (Meclis Başkanlığından) de Meclisten de izin almayarak gittiler. (doğru sesleri) bu takriri vermekten maksadım .. bilâmezuniyet (izinsiz) gaybubet edenlerin (ortadan kaybolanların) .. İsimlerinin belli olması ve zapta (meclis tutanaklarına) geçmesidir. Tarihi bir karar karşısında vazifesini ifa etmeyenlerin zabıtta gösterilmesinden maksadım budur. (Bravo sesleri)  Sf. 184

    Durak Bey; “-…cepheden bir asker kaçmış olsa derakap idam kararı veriyoruz ve kurşuna diziyoruz. Bizim vazifemiz ondan aşağı mıdır?”

    (Karesi Mebusu Vehbi Bey Bu konunun burada görüşülmesi onlar için en büyük cezadır. Başka şeye gerek yoktur diyor.)

    Tahsin Bey (Aydın); “-..tarih ve millet muvacehesinde (açısından) ve böyle kanlı zamanlarda, tehlikeli günlerde Meclisi terk edip bilâmezuniyet kaybolan arkadaşlar teşhir edilmeli, gazetelerde ilan edilmelidir.”

    Cepheden başarı haberleri geldi. Sf. 186 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 74, Celse: 1, – Sf. 184 ile 186 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 71. İçtima 5 Eylül 1921 hiçbir not almamışım

    72. İçtima 8 Eylül 1921 1.Celse. İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

    Orduya Gazete Gönderilmesi Hakkındaki takrir kabul edildi:  Sf. 165  

    73. İçtima 10 Eylül 1921 İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

    Cepheden İyi haberler geliyor. Sf. 179 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 71, 72, 73 , Celse: ?- Sf. 165 ile 179 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 3 Eylül 1921 (1337) tarihinde İçtima: 70, Celse:1, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Çorum Mebusu Fuat Bey’in Yozgat’ta Vefatı Haberi

    Mustafa Kemal Paşadan, Cephede İşlerin İyi Olduğuna Dair Bir Telgrafı Okundu: Sf. 135

    2. Celse. İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

    Mehmet Şükrü Bey’in Zinanın Men’i Hakkındaki Kanunu Encümene Gitti: Sf. 139  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 70, Celse: 1, – Sf. 135 ile 139 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1 Eylül 1921 (1337) tarihinde İçtima: 69, Celse:1, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Kumarın Men’i Hakkında Kanun Teklifi:

    (Mebusların da kumar oynamamalarını, halka kötü örnek olunmaması gerektiğini söylüyorlar.) Sf. 122, 125 

    2. Celse: İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

    Kumar ile ilgili kanun görüşülüp kabul ediliyor hata iziniz piyango oynatılması da yasaklanıyor. Sf. 128, 130

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 69, Celse: 1, 2- Sf. 122 ile 130 arası) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • 29 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 68. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Hıyaneti Vataniye Kanununun 8. Maddesi’nin Tadili Hakkındaki Kanun Teklifi:

    (Bu teklifle Hıyaneti Vataniye ile suçlananların kararlarının Melis’te değil de Temyiz Mahkemesi’nde görülmesi isteniyor, reddedildi.)

    2. Celse: İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

    Kumarın Men’i Hakkındaki Kanunun Görüşülmesi Sonraya Kaldı

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 68, Celse: 1, – Sf. 106 ile 110 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 67. İçtima 2. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Hıyaneti Vataniye Kanununun 8. Maddesinin Tadili Hakkındaki Kanun Teklifi:

    Mehmet Şükrü Bey; “-…siyasetin mahkemeye girdiği gün, adliyenin öldüğü gündür!” Sf. 98

    Görüşmeler devam edecek.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 67, Celse: 1, – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 66. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Tekâlifi Milliye Emirleri; (1)

    Başkumandan Mustafa Kemal Tarafından Çıkartılmış Olan Tekâlifi Milliye Emirleri; 7 Ağustos 1921’de yayınlanmış olup toplamı on maddedir;

    1.Her ilçede bir tane Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurulacak.

    2.Halk, elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim edecek.

    3.Her aile bir askeri giydirecek.

    4.Yiyecek ve giyecek maddelerinin %40’ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.

    5.Ticaret adamlarının elindeki her türlü giyim eşyasının %40’ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.

    6.Her türlü makineli aracın %40’ına el konacak.

    7.Halkın elindeki binek hayvanlarının ve taşıt araçlarının %20’sine el konacak.

    8.Sahipsiz bütün mallara el konacak.

    9.Tüm demirci, dökümcü, nalbant, terzi ve marangoz gibi iş sahipleri ordunun emrinde çalışacak.

    10.Halkın elindeki araçlar aylık 100 km. askeri ulaşım yapacaklar.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 66, Celse: 1, – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve işin bitiminde de vatandaşa iade edilme şartı var.

  • 22 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 65. İçtima 2. Celse Hafidir (Gizlidir) , Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Uzun Bir Bayram Tatilinden Dönüldü.

    Meclis’in Kayseri’ye Nakli Konusu Görüşülüyor.

    (Aşağıdaki notlar; TBMM Gizli Celse Zabıtları II (GCZ II – Sf. 220, 224)

    (Kemal Paşa Sakarya’yı kazandık dedi ama durum hâlâ kötü demek ki, Melis’in nakli için karar verilmiş bile) 

    Fevzi Paşa Hazretleri; “-Demin verdiğimiz karar mucibince (gereğince) Meclisi Ali Kayseri’ye naklolacaktır. .. bir hafta içinde ağırlıklar naklolunmalı. … bir kısmı kalmak lâzımdır.” (GCZ II Sf. 221)

    Kayseri’ye nakli için komisyon kuruluyor. (GCZ II Sf. 224)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 65, Celse: 2 Hafidir) (TBMM Gizli Celse Zabıtları II (GCZ II – Sf. 220 -224) kitabından birebir alınmıştır.

  • 11 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 64. İçtima 3. Celse Hafidir (Gizlidir): , Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Jandarma Teşkilatı’nın Durumu Hakkında Görüşmeler:

    Mustafa Durak ve 107 Arkadaşının İmzaladığı Cepheye Yeniden Heyet Gönderilmesi Hakkındaki Takrir Görüşülüyor:

    (Aşağıdaki notlar, TBMM Gizli Celse Zabıtları II (GCZ II – Sf. 203, 213)

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-.. . ikinci maddesi Başkumandanlığa aittir. Böyle bir takrir verebilmek için… evvela Başkumandanlık Kanunu’nun lağvedilmesi (ortadan kaldırılması) lâzım gelir. Bu kanun mevcut iken böyle bir madde okunamaz, böyle bir madde müzakere edilemez. …bu takrir mucibince (gereğince) ordunun sağ cenahına, sol cenahına merkezine, karargâhına üçer kişilik bir heyet, bir teftiş heyeti göndermek lâzımdır. .. Bu ise benim vazifemdir. Bunun manası ben bu vazifemi yapamıyorum veyahut yapamamaktayım.  Evvela benim bu kanunun 3. Maddesinde olan hak ve salahiyetimi nez’ edersiniz (söküp atarsınız) ondan sonra heyeti teftişiye intihap eder (seçer) ve gönderirsiniz. .. Böyle hariçten komiserler sevki doğru değildir. Sovyet ordusu bu suretle inhilal etmiştir (batmıştır). (GCZ II – Sf. 207)

    Mustafa Durak Bey (Erzurum); “-..Paşa Hazretlerinin salahiyetlerini tahdit etmek (sınırlamak) fikrinde değiliz. … Vazifeye tecavüz değil, bilakis vazifeye yardım etmekten ibarettir.” 

    Hüseyin Avni Bey; “-Verilen takrirde benim de imzam vardır. Başkumandanlığa Meclisi Âli salahiyet vermiştir, yoksa hakk’ını vermiş değildir. … Hayır! Paşa Hazretleri’nin buyurduklarına göre BMM Başkumandan demek değildir!

    (Pek çok şey kesilmiş, sansür edilmiş.)  (GCZ II -Sf. 208

      Mustafa Kemal Paşa; “-Asıl takrir sahibi Durak Bey. .. Ben mevcut iken, Meclisi Âli’nin Reisi mevcut iken, bana emniyet etmeyerek ordunun teftişine emniyet edemem. … Siz bu kanun mucibince bana bu salahiyeti (yetkiyi) verdiniz, ben istimal ederim (kullanırım), siz istimal edemezsiniz! Yalnız sizin üzerimde mahfuz (saklı) olan salahiyetinizi suiistimal ediyorsam, istirdat edebilirsiniz (geri alabilirsiniz). (hâşâ sesleri)  Yoksa ben ifayı vazife ederken (görevimi yaparken) şöyle – böyle heyetlerle vazifeme müdahale ettirmem. Efendiler! Bunda ordu için, memleket için fenalıktan başka bir şey yoktur.” Sf; 208         

      İsmail Şükrü Efendi (Karahisarışarki): “-Efendim jandarmalardan ahali (halk kelimesinin çoğulu) nefret etmiştir. … Çünkü jandarmalar şimdiye kadar köylerde birer irtişa (rüşvet) aleti, hırsız ocağı olmaktan başka bir şey değildir. … bir taraftan bir tarafa bir kumandan naklederken yirmi bin lirayla oynuyor… Jandarma hırsız ocağıdır…”

      …..Mustafa Durak Bey (Erzurum); “-….Efendiler hükümet adeta bir hırsız çetesi gibi halkın boğazına sarılmış, her şeyini yağma ediyor, götürüyor, vuruyor, öldürüyor. Soran yok. Rica ederim, bir buçuk yıl içerisinde halkın başına bu kadar kötülük yapılmıştır. .. Acaba kabahatli bir memur yok mudur?  Efendiler memlekete yapılan kötülükler Büyük Millet Meclis’i adına yapılıyor. … Koçgiri olayını, Konya olayını bu ve bunun gibi olayları, bütün bunları doğuran gerçek sebep nedir Efendiler? Hepsine İngiliz parası mı gidiyor? Hayır!  Vallahi hepsi idaresizlik (kötü idare) yüzünden oluyor! …… Tekâlifi Milliye’de (1) birçok yolsuzluklar oluyor. … memleketimizin her tarafında birer prenslikler kuruluyor. Bu milletin prensliklere ihtiyacı yoktur. Cephelerde kendi kendilerine vergi tarh ediyorlar, bizim haberimiz yok. .. Ne hakla, ne salahiyetle yapıyorlar?   Efendiler diyorsunuz ki Heyeti tahkikiye (araştırma heyeti) gönderelim; Koçgiri Hadisesi için… Nurettin Paşa’yı tanımam, Nurettin Paşa orada iken kime gönderiyorsunuz? Nereye gönderiyorsunuz? Kaç para eder sizin Heyeti Tahkikiyeniz?”       

    Mustafa Kemal Paşa; “-Heyeti Âliye’nin gönderdiği Heyeti Teftişiye’ye (denetleme heyeti) herkes boyun eğmeye mecburdur.”

    Mustafa Durak Bey (Devamla);“-Kabine zayıftır! .. Göstersinler Dâhiliye Vekili var mıdır? Yok mudur? Hiç birisi ile şahsi bir işim yoktur. Fakat vatani meselelerde herkese hücum edeceğim! Efendiler, zulümle memleket ayakta duramaz. Adaletle memleket kurtulur….” (2)

    Mustafa Kemal Paşa; “-… memleketin şurasında burasında prenslikler olamaz.”

    Mustafa Bey (Tokat); “-Hırsızlık yapıyor Paşa’m!”

    Mustafa Lütfi Bey (Siverek); “-İşte Nihat Paşa!”

    Mustafa Kemal Paşa; “-Nihat Paşa prenslik mi yapıyor? Efendiler fiil ve vaka söyleyin!”

    Mustafa Lütfi Bey (Siverek); “-Söyleyebiliriz!”

    Mustafa Kemal Paşa; “-Söyleyiniz bir vaka bana. Şimdiye kadar söyleyemedin. Vazifei vataniyeni ifa etmedin (vatani görevini yerine getirmedin).” 

    Mustafa Durak Bey “-Bendeniz söyleyeyim!” 

    Mustafa Kemal Paşa; (Hemen konuyu değiştiriyor ve isyanlarda İngiliz parmağı vardır diyor.) “-Ne yapalım? Bu, milletin taksiratıdır (elinde olmayan bir kusurudur). Saf millet, hakikati güç görür bir millettir. İğfal ve izlâl olunuyor (aldatılıyor ve alçaltılıyor, ayağı kaydırılıyor). (Aleni celse istiyorlar, Paşa çok kızıyor.) Sen israf ediyorsun Mustafa Efendi!” 

    Mustafa Efendi (Tokat); “-Ben israf etmiyorum!”

    Mustafa Kemal Paşa Sakarya’yı kazandık İngiliz, Fransız ve İtalyanlarla görüşmeler yapıyoruz, durum iyidir diyor. (TBMM GC II cilt Sf. 213)

    Vehbi Bey (Karesi); “-.. Güya icrai salahiyetimiz de vardır!  Bendenizce İcrai salahiyetimiz yoktur!”  

    Dâhiliye Vekili Refet Paşa Sorgulanıyor ve İstifa Ediyor. Fakat tekrar göreve devam etti. (TBMM GC II cilt Sf. 218)  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 64, Sadece Gizli Celse notları var.) (TBMM Gizli Celse Zabıtları II (GCZ II – Sf. 203 -213) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.

    BAKKAL’IN YORUMU (2) (1996): Mustafa Durak Bey de cesur ve vatansever insan.

  • 11 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 64. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Topal Osman Ağa’nın Alayı Ankara’ya Çağırıldı ve Karşılanıyor. (1)

      Ali Şükrü Bey (Trabzon), “-.. Dün kıtaata (askeri kıtalara) gittik. Taburlara yegân yegân (tek tek) Meclisi Millinin selamını tebliğ ettik. .. Kıtaat hakikaten birçok meşru şey yapmış olmasına rağmen pek zinde ve kalpleri imanla meşhun (dolu) bir haldedir. Hatta Kırkıncı Alay Kumandanı Binbaşı Osman Ağa’nın bize bir münasebetle söylediği sözler; Ben sağ ayağımı harpte sakat ettim. Bu sefer de her iki ayağımı tamamıyla kesip ve mahvetsem bile sedye üzerinde çalışarak düşmanı denize dökünceye kadar bu arkadaşlarımla beraber çalışmaya ahdettim.” (Allah razı olsun sadaları) Sf. 35 

    Cepheye Yeni Bir Heyet Gönderilmesi Konusu Görüşülüyor:

    Daha önce cepheye giden heyetin gidemedikleri yerleri görmeleri isteniyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 64, Celse: 1, – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Topal Osman Ağa Karadeniz’den Ankara’ya getirildi. Meclis, Polatlı’ya dayanan Yunan’ın korkusundan dolayı çağırdı. Laz Topal Osman Ağa hakkında çok bilgi var. Meclisten bir heyet seçilerek Osman Ağa’nın Laz Alayı karşılandı, karşılayanlardan biri de Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey idi. Topal Osman birçok masum insan gibi Ali Şükrü Bey’i de iki sene sonra katletti. 

  • 8 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 63. İçtima 3. Celse Hafidi (Gizlidir) İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Vaziyeti Askeriye Ve Tekâlifi Milliye Hakkında Görüşmeler.

    Aşağıdaki notlar; TBMM Gizli Celse Zabıtları ll (GCZ II- Sf. 197) alındı.

    Hüsrev Bey (Trabzon); (Başkumandan’ın faaliyetleri hakkında Meclis’e bilgi veriyor. Tekâlifi Milliye için komisyon kurulmuş. 301- 302-303-304 tevellütlüler, yani 1885 – 1886- 1887- 1888 doğumlular askere alınıyor. İstanbul’dan getirtilmiş 10 kadar subay İnebolu’dan acilen cepheye getiriliyor. Mersin Mebusu Selahattin Bey, Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey ve Hulusi Bey tekâlifi Milliye komisyonunu teftiş edecekler.) (Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.) “-… sonra Efendim, Başkumandanlıkla Müdafai Milliye Encümeni arasındaki irtibatı tesis (bağlantıyı kurmak) için her gün buraya gelip azayı kiramla (siz büyük  üyelerle) temasta bulunacağım…. Bundan başka Paşa Hazretleri rica ediyorlar, hatırlarına gelen tedbirler ve tasavvur bulunan kusurlar bildirilmelidir.”

    (Daha sonra Mustafa Kemal Paşa konuşuyor ama zabıtlar çok kötü, anlaşılmıyor.) (GCZ II Sf. 197)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (23.6.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 63, Celse: Gizlidir. (GCZ II- Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 62. İçtima 3. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Mustafa Kemal Paşa Başkumandanlık Kanununun Kabulü İle İlgili Bir Teşekkür Konuşması Yapıyor: (1)

    Muhittin Baha Bey (Bursa); “-…ümidimiz sizin mazide parlayan yüksek dehanıza merbuttur (bağlanmıştır, raptedilmiştir).”  Sf.20  

    İsmet Paşa, Erkânı Harbiyei Umumiye Reisliği Yani Genelkurmay Başkanlığı Görevinden İstifa Etti.

    (Mustafa Kemal Paşa İsmet Paşa’nın yerine iki aday gösterdi Fevzi Paşa ve Yusuf İzzet Paşa. Seçime katılan 184 kişiden 183’ü Fevzi Paşa’ya oy verdi. Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi olan Fevzi Paşa’nın Başbakanlık da uhdesinde (üzerinde) kaldı ama Müdafai Milliye Vekâleti için, bu sefer Kemal Paşa iki isim daha önerdi; Refet Paşa ve Miralay Fahrettin Paşa. Refet Paşa 175 oyun 167 sini alarak seçildi. Refet Paşa Dâhiliye Vekâletini de idare edecek.) Sf. 21

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 62, Celse: 1, – Sf. 18 ile 21 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Bu kanunun oylamasına katılmayanlar var. Demokrat ve solcu Mebusların çoğu Meclis’te yok. Erzurum Mebusları Salih Efendi, Durak Bey Hüseyin Avni Bey, Aydın Mebusu Tahsin Bey, Mehmet Akif, Canik Mebusu Nafiz Bey, Sinop Mebusu Hakkı Hami Bey, Karesi Mebusu Vehbi Bey ve Hasan Basri Bey, Mehmet Şükrü ve Ali Şükrü Beyler. Bunlar oylamaya katılmamışlar.

  • 5 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 62. İçtima 2. Celse Hafidir (Gizlidir) Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Başkumandanlık Kanununun Görüşülmesine Devam Ediliyor.

    Mustafa Kemal Paşa ben bir kanun hazırladım diyor ve sunuyor:

    (Aşağıdaki notlar: TBMM Gizli Celse Zabıtları II (GCZ II Sf. 164-172)   

    “Madde 1- Millet ve memleketin mukadderatına bilfiil vazıulyedi yegâne kuvveti âliye (bilfiil el koyan tek yüce kuvvet) olan ve azasından (üyelerinden) her birinin Kanunu Esasî ve Teşkilatı Esasiye Kanunu ile hukuk ve masuniyeti teşriiyei tabiatıyla (doğal yasama dokunulmazlığına) mahfuz (hıfzedilmiş, korunmuş, saklanmış) ve şahsiyeti maneviyesi Başkumandanlığı haiz bulunan TBMM kuyudu atiye (aşağıda gelecek olan şartlar) ile Başkumandanlık vazifei fiiliyesine kendi Reisi Mustafa Kemal Paşa’yı memur eylemiştir.”

    Emin Bey (Eskişehir); “Memleketi Yunandan, düşmandan kurtarıp da böyle bir müddet için kendisi diktatör olarak iş yaparsa ben bunda memleket için fayda görürüm. Hatta bendeniz, padişahlıktan yüksek bir makam olsa dahi veririm.

    … Mustafa Bey (Tokat); “- Aldandın!”

    ….Rıza Nur Bey (Sinop); “-… Biz adeta bir padişah seçiyoruz. … Hâlbuki efendiler, tarihi meşruiyetimizi (haklılığımızı) düşünürsek, bu millet kan dökerek, inkılâp yaparak, isyan çıkararak, hukukunu bir padişahın elinden almıştır ve bu kadar kıymetlidir ve o takrirdeki (önergedeki) şey genel takrirler (kararlar) ile takdir edilmiştir. .. Bendeniz Paşa Hazretlerinin bu salahiyeti (yetkiyi) istemesindeki hikmeti bir türlü derk (idrak) ve izah (açıklama) edemiyorum. .. teşrii salahiyete (yasama, kanun yapma yetkisine) dokunmak doğru değildir. Bendeniz arzu ederdim ki salahiyet ve hukuku teşriiyeden (yasama hakkından) hiçbir şey talep edilmesin.”

    3.Celse. İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

    Başkumandanlık Kanunu Kabul Ediliyor.

    Rıza Nur’un son konuşmalarının anlaşılamadığı notu var. Başkumandanlık Kanunu 13 red ve 1 çekimsere karşılık 169 kabul oyu ile kabul edilmiş.

    Meclis’in Kayseri’ye Nakli Konusu Görüşüldü

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 62, (Celse: 3 (Sf. 18 ile 21 arası) ve (TBMM Gizli Celse Zabıtları II (GCZ II Sf. 164-172)  kitaplarından birebir alınmıştır.

  • 5 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 62. İçtima 1. Celse Hafidir (Gizlidir), Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Başkumandanlık Görüşmeleri:

    (Aşağıdaki notlar (TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (GCZ II Sf. 164-172)

    Mustafa Kemal Paşa; “-Bir teklifte bulunacağım;

                             TBMM Riyaseti Celile’sine

    Meclis Azayı kiramının umumi suretle tezahür eden (genel olarak ortaya çıkan) arzu ve talebi üzerine Başkumandanlığı kabul ediyorum. … Ordunun maddi ve manevi kudretini azami suretle tezyit (arttırılması) ve ikmal ve sevkü idaresini bir kat daha tarsin (güçlendirmek) için TBMM’nin haiz (sahip) olduğu salahiyeti meşruayı (yasal yetkiyi) fiilen istimal etmek (kullanmak) şartiyle bu vazifeyi deruhte ediyorum (üstleniyorum). Müddeti ömrümde Hâkimiyeti milliyenin ve meşrutiyetin en sadık bir hizmetkârı olduğumu nazarı millette (milletin gözünde) bir defa daha teyit (pekiştirmek) için bu salahiyetin üç ay gibi kısa bir müddetle takyit edilmesini (sınırlandırılmasını) talep ederim.  4.8.1337 (1921)

                                           TBMM Reisi Mustafa Kemal”  (teşekkür ederiz sadaları) (GCZ II Sf. 164)   

    Selahattin Bey; “-… Başkumandan Vekilliği olsun.”

    Hakkı Hami Bey (Sinop); “- .. Meclisin bütün salahiyetinden maksat nedir? … bendeniz ondan bunu anlıyorum ki bu üç ay zarfında Meclis yoktur!”

    Mustafa Kemal Paşa; “- Salahiyeti ordu için istiyorum. … Yoksa Meclisin vaz’ı kanunisini (kanun koyma yetkisini), salahiyeti umumiyesini (genel yetkisini), mevcudiyetini zerre kadar atalete duçar edecek (yavaşlatmaya uğratacak) taraf hayalime gelmemiştir.”  (GCZ II Sf. 176) 

    (Edirne Mebusu Şeref Bey Paşa’yı övücü bir konuşma yapıyor.) (GCZ II Sf.166-167)

    Mustafa Kemal Paşa; “- .. Reisinize emnü itimadınız (güveniniz) yoksa hakikaten böyle bir salahiyet muzırdır (zararlıdır). Ordunun sevkü idaresine şamil olmak (kapsamında olmak) üzere istiyorum. Fakat vasi (geniş) ve şamildir (kapsamlıdır). İstiklâl Mahkemesi azalığı için, icap ederse, karara mahal bırakmadan, ben lüzum görürsem derhal üç arkadaşı göndereceğim.Mesele düşünmeye değer, çok düşününüz!”

    (Tunalı Hilmi Bey de konuşuyor.)  (GCZ II Sf. 168

    Veliddin Bey (Burdur); “-..Paşa Hazretleri bizim tabiaten (doğal olarak) Başkumandanımızdır. … Başkumandan İmparator manasını ifade eder.”

    Hasan Basri Bey (Karesi): “- .. biz ne Reisin ne de Hükümetin işini zorlaştırmıyorduk zaten.”

    Selahattin Bey (Mersin): (Zabıtlardaki yazılım, Selahattin Bey’in söylediklerini anlaşılmaz kılıyor. Selahattin Bey, açıkça Başkumandanlığa karşı çıkıyor. Bu zabıtları düzenleyenler, hakikatlerin üzerini örtmek için çok çaba sarf etmişler) “- .. Kendim, hakkım olmak üzere bir kısmını vermiyorum! (anlaşılmayan bir bölüm) .. iki şık kalıyor; Birisi bunu kafi görmesi, ikincisi; nakâfi (yetersiz) görürse, ad buyurursa o vakit Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi (Genelkurmay Başkanı) Vekili bulunan Paşa Hazretleri; Erkânı Harbiyei Umumiye Vekili (…. ….)  (Bu boşlukta Fevzi Çakmak yazılı olmalı) ve ahval de (şartlar da) daha müsaittir (uygundur). Onun için bu iki şıkkı Heyeti Aliyenize arz ediyorum. Ve dünkü meşrudatım da (söylediklerim de) daha iyi daha kuvvetli cereyan eder. Bu babda yazılan bir takriri da takdim ediyorum. Hatta Başkumandanlık tabirini de yazmakta mazurum. … Başkumandan, dün de arz etmiştim; Meclisin şahsiyeti maneviyesidir. Bu namı bir arkadaşımıza bizzat vermek istiyorum. Ne için ben bütün hukukumu feda edeyim?” 

    Sırrı Bey; “-Başkumandan demekte ne mahzur görürsünüz?”

    Selahattin Bey (Devamla); “-.. Hâkimiyeti milliyeyi, kudreti milliyeyi, efradı millette (milletin fertlerinde) saklamak istiyorum. O’nun Başkumandanlığı altında millet işini gördürmek istiyorum.”  (gürültüler) (silintiler var) 

    Mustafa Kemal Paşa; “-.. Ben Başkumandan Vekili Mustafa Kemal Paşa diye bir imza atarsam, zannediyorum ki pek fena tesir hâsıl edecektir.” (GCZ II Sf. 171-172)   

    “TBMM Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Başkumandanlık Tevcihi Hakkındaki Kanun;

    Madde 1- Millete ve memleketin mukadderatına bilfiil vazıulyedi yegâne kuvveti âliye (bilfiil el koyan tek yüce kuvvet) olan ve azasından her birinin Kanunu Esasî ve Teşkilâtıesasiye Kanunu ile hukuk ve masuniyeti teşriiyei tabiatıyla (doğal yasama dokunulmazlığına) haiz bulunan TBMM, kuyutu atiye (aşağıda gelecek olan şartlar) ile Başkumandanlık vazifei fiiliyesine (fiili görevine) kendi Reisi Mustafa Kemal Paşa’yı memur eylemiştir.

    Madde 2- Başkumandan ordunun maddi ve manevi kuvvetini azami suretle tensid (tensik: düzenleme olmalı) ve sevk ve idaresini bir kat daha tarsin (güçlendirme) hususunda TBMM buna müteallik (yönelik, taalluk eden) salahiyetini Meclis namına bilfiil istimale mezundur (kullanmaya yetkilidir). 

    Madde 3- Müşarünileyhe (adı geçene) baladaki (aşağıdaki) mevad (maddeler) ile mevdu (emanet edilmiş) sıfat ve salahiyet üç ay müddetle muteberdir (geçerlidir). Meclis lüzum gördüğü takdirde bu müddetin inkırazından (sona ermesinden) evvel dahi bu sıfat ve salahiyeti refedebilir (ortadan kaldırabilir)

    Madde 4-  İşbu kanunun,… 

    Madde 5- İşbu kanunun icrasına TBMM memurdur.”    

    Bu kanun lâyihasına İmza atanlar; Rıza Nur, Ankara Mebusu Şemsettin, Ankara Mebusu Hilmi, Yozgat Mebusu Ahmet, Eskişehir Mebusu Hüsrev Sami, Biga Mebusu Hamdi, Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü, Bursa Mebusu Muhittin, Trabzon Mebusu Hamdi. (GCZ II Sf. 174,175)

    (Bu içtimada Hüseyin Avni Bey ve Ali Şükrü Bey yok. Birçok takrir verildi, bu takrirler okunmadan okundu denilip geçildi. Erzurum Mebusu Salih Efendi, takririm hakkında bilgi vereceğim deyince Mecliste kıyamet koptu. Ve bu arada ne olduğu anlaşılamayan bir takrir kabul edildi.) (GCZ II Sf.176)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 62, Sadece Gizli Celse Notları var.) (TBMM Gizli Celse Zabıtları II – Sf. 164-172) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 61. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    2. Celse Hafidir (Gizlidir) Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    İstiklal Mahkemesi Üyelerinin Tahsisatı Görüşülüyor.

    Daha Sonra da Ordunun Durumu ve İhtiyaçları Görüşülüyor.

    3. Celse Hafidir: İkinci Reis vekili Dr. Adnan Beyefendi

    İstiklal Mahkemelerinin Tahsisatı (Ödenekleri) Hakkında ve Başkumandanlık Hakkında Görüşmeler

    (Aşağıdaki notlar, TBMM Gizli Celse Zabıtları II 3. Celse: Sf. 141- 171 )

    Selahattin Bey (Çolak Selahattin) (Mersin): (Mustafa Kemal’in, başkumandan değil de başkumandan vekili olmasını uygun buluyor.) “- .. bir Başkumandan Vekili istiyoruz ve bu olmalıdır. Yani milletin hâkimiyetini, milletin kudretini, milletin kendisinde saklamak istiyorum. O’nun başkumandanlığı altında milletin işini gördürmek istiyorum. (Büyük gürültüler çıkıyor.)

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara): “-… Ben Başkumandan Vekili Mustafa Kemal Paşa diye bir imza atarsam zannediyorum ki çok kötü bir etki hâsıl edecektir. … Onun için bendeniz vekil sıfatını uygun görmüyorum.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 60, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) ve (TBMM Gizli Celse Zabıtları II 3. Celse: Sf. 141, 171 ) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 61. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Müfettişi Umumilik (Genel Müfettişlik) Kurulması Hakkında Kanun Teklifi Görüşülüyor: (Cepheye incelemeye giden Mebuslar bu kanunu teklif ediyorlar.)

    Madde 1- Memleketin menabii maddiye ve maneviyesini (memleketin maddi ve manevi kaynaklarını) müdafai vatan icabatına (vatan savunması gereklerine) hüsnü surette tevcih esbabını (güzel bir şekilde yönlendirmenin sebeplerini) temin etmek üzere ikinci maddede muharrer menatıkla (yazılı mantıkla) muvakkaten (geçici olarak) BMM’ince, azası meyanından müntehap (üyeleri arasından seçilmiş) birer müfettiş izam olunur (gönderilir).

    (Sinop Mebusu Hakkı Hami Bey Meclisin yaptığı Teşkilatı Esasiye Kanunu’nda zaten vardı, o anayasayı yaşatalım yeter diyor. Ayrıca Besim Atalay Bey ve Maraş Mebusu Hasip Bey İstiklâl Mahkemeleri ve Müfettişliklerin Doğuya da gönderilmesini, orada da ihtiyaç olduğunu söylüyorlar.) Sf. 11

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 60, Celse: 1, – Sf. 6 ile 12 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 19 Eylül 1921 (1337) tarihinde İçtima: 79, Celse:1, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    BMM Reisi ve Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin Beyanatı;

     Mustafa Kemal Paşa; (Kemal Paşa, Medit (sürekli) alkışlar arasında kürsüye gelerek Eskişehir – Kütahya savaşı meydan muharebesi değil küçük muharebedir dedi ve devam etti; 1-2-3 Eylül’den itibaren Yunan her gün taarruz etti, biz savunmada kaldık, 3 Eylül’de Yunan taarruzu toparlandı ve 4 Eylül’de tekrar taarruza başladı fakat yenildi. 5 Eylül’de son bir taarruz yaptı 6 -7 ve 8 Eylül’de de biz saldırıya geçtik, başarılı olduk 9 Eylülde hazırlık yaptık, 10 Eylül’de tekrar saldırdık ve Yunan kaçmaya başladı, 11 Eylül’de karşı saldırıda bulundu, 12 Eylül’de tekrar biz saldırdık diyor. Fevzi Paşa’ya büyük övgülerde bulundu ve İsmet Paşa’yı de övdü. Refet Paşa’ya teşekkür ediyor.) “-….Bu muharebe zabit (subay) muharebesi olmuştur.”

    Tunalı Hilmi; “-Yaşa Paşa, Yaşasın Büyük Kahraman!”

    Mustafa Kemal Paşa (Devamla); “-..Kral Konstantin’in arzusu Ehli Salip (Haçlı Ordusu) kahramanlarının arasına geçmek ve eski müstevli (istilacı) zalimleri taklit etmek idi. Avrupa bu serserilikleri uzaktan seyretti. … Biz cenk değil sulh (barış) istiyoruz. …”  Sf. 262

    Mustafa Kemal Paşa’ya Mareşallik Unvanı Verilmesi: (Fevzi Paşa ve İsmet Paşa’ya bir takdir, Mustafa Kemal Paşa’ya Müşirlik unvanı verilmesi isteniyor. Üç maddelik kanun teklifi alkışlarla kabul ediliyor.) Sf. 264

    Fethi (Okyar) ve Rıza Bey İstanbul Mebusu Olarak Kabul Ediliyorlar.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 79, Celse: 1, – Sf. 262 ile 264 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 3 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 60. İçtima 2. Celse: İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

    Gizli Celseye geçildi , aşağıdaki notlar; Gizli Celse Zabıtları II 3. Celse: Sf. 154

    Mustafa Kemal Paşa’nın Hazırlattığı İstiklal Mahkemeleri Talimatnamesi;

    Mehmet Şükrü Bey; “- ..İstiklâl Mahkemelerinin müdafii (savunucusu) olduğumu bilirsiniz. İstiklâl Mahkemelerinin memleketimize çok faydası olmuştu. Hükümet onları geri çağırdı. Neden? Bize artık asayişi sağladık gelebilirler dediler. Peki 1 Nolu mahkeme Ankara’da niye kaldı?…İstiklâl Mahkemeleri hakkında, taşrada bulunan arkadaşlarımız memurin ve sairenin suiistimalini gördükçe ve ellerini, kahir darbelerini onların üzerine saldıkça ve üzerlerine gelmek istedikçe Hükümetin zihniyeti bunları (istiklâl mahkemelerini) buraya celp ettirmemeye sebep teşkil etmiştir. … eğer siz memurlarımıza ilişirseniz sizi geri getiririz gibi bir tehdit mahiyetinden başka bir şey değildir.”

    (Kemal Paşa’nın bu teklifi reddedildi.) Sf. 413

    3. Celse Hafidir (gizlidir). İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

    Mali Durum Hakkında Görüşmeler

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 60, Celse: 1, 2. Celse Hafidir. – Sf. 415) kitabından birebir alınmıştır. (Gizli Celse Zabıtları II 3. Celse: Sf. 154)

  • 2 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 59. İçtima 1. Celse Gizlidir, Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri

    Aşağıdaki notlar TBMM Gizli Celse Zabıtları II – Sf.132, 143 arası.

    Başkumandanlık Görüşmeleri;  

    Mustafa Durak Bey (Erzurum); “-.. Zatı âliniz bu hususta biraz fedakârlık gösterir misiniz?”

    Mustafa Kemal Paşa;“-.. beni Başkumandan yaptıktan sonra, ki Meclislerin zihniyeti pek tuhaftır, kumandan böyle yapmış, haydi çağırın! Denecektir.” 

    (İzmir Mebusu Mahmut Esat Bey zabitler % 30 telefat vermişler diyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 59, Celse: 1, – Sf. 410) kitabından birebir alınmıştır. (TBMM Gizli Celse Zabıtları II – Sayfa; 132-143 arası)

     

  • 2 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 59. İçtima 1. Celse, Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri

    Cephede İnceleme Yapan Heyetin Beyanatı;

    (Konya Mebusu Vehbi Efendi ve karesi Mebusu Vehbi Bey ayrıca Mersin Mebusu Selahattin Beyler Ordunun durumu iyi vs. gibi laflar ettiler.)  

    2. Celse Hafidir: Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri

    Bir inceleme heyeti Eskişehir’e inceleme için gitmiş, sonuçlar görüşülüyor, Rıza Nur da bu heyette:) (Rıza Nur çok önemli bilgiler veriyor.)

    Gizli Celseye geçildi, Gizli Celse Zabıtları II Cilt 132 il 140 arasından alıntı.

      Rıza Nur Bey (Sinop) “-…hakikaten zapturaptı yerinde mükemmel bir ordu bulduk. .. Maalesef ordu ricat esbabında bazı aksamını (kısımlarını) zayi eylemiştir. .. Kıtaat vardır ki 24 saat zarfında 84 km yol yürümüş, şayanı takdirdir. (Buna iyi kaçmışlar da denilebilir.) Subay zayiatı nefer zayiatından % 10 fazladır. Sf. 133 Müdafai Milliye uyku uyumuştur! Erkânı Harbiyei Umumiye de bu asara (sonuçlara) göre âdemi kifaye (yetersizlik) göstermiştir. Sf; 134 Ordunun nevakısını (eksiklerini) acilen ikmal dersek (tamamlarsak), bu ordu düşmanı Sakarya vadisinde parça parça yapar. .. İstanbul’dan gelen zabitler hemen ekseriyeti azamisi (büyük bir kısmı) pek iyi harp etmiştir. Şimdiye kadar, taarruzun iptidasına (başlangıcına) kadar İstanbul’dan 3.500 zabit celbedilmiş (getirilmiş) bu 3.500 zabitten 25 zabit mahkemeye tevdi edilmiştir. .. Diğerleri pek güzel harp etmişlerdir.    … Bu parayı Müdafai Milliye ne yapmıştır? Biz gezdik ordunun bütün levazımı eksiktir, vesaiti nakliyesi eksiktir.  Vesaiti nakleden bir şey varsa halktan cebren toplanmıştır. .. Müdafai Milliye bu paraları suiistimal mi etti?  Sf. 135 Cephane ve silah temininde bir aciz (çaresizlik) düşünülemez. .. Diğer taraftan da satın almak için kaynak ta vardır. İngiliz karargâhının kumandanının yaverleri, bilmem neleri, bol bol silah satıyorlar. Kumandan da demek müşterektir.  .. İşittim ki yüzlerce mitralyöz, binlerce silah satıyorlar. Ben Müdafai Milliye Vekili olsaydım her şeyden evvel bunu satın alırdım. .. Şimdi o adamlar teklif ediyorlar, parayı veriniz size istediğiniz noktada teslim edelim. Meselâ İnebolu’ya güzelce İngiliz gemisiyle almışlar, çok zaman bunlarla uğraşıyorlar. Son zamanlarda almışlar. Son zamanlarda sıkışınca yine alıyorlar.” Sf;136

    3. Celse Hafidir (Gizlidir) Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri

    Vehbi Bey (Karesi); “-…Cephede dört aydır maaş alamamışlar...  Tütün yoktur, neferat (askerler) ot içiyor. Mektuplar gidip gelmiyor, yüzde sekseninde elbise yoktur.” Sf. 140

    (Zabıtlar çok saçma sapan. Çok büyük eksiklikler ve sansür var. Birden bire başkumandanlık meselesi gündeme geliyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 59, Celse: 2. ve 3. Celseler Hafidir (Gizli Celse Zabıtları II Cilt 132 ile 140 arasından) Celse 1: Sf. 410) kitaplarından birebir ve notlar hâlinde alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1996): Rıza Nur’un konuşmasında İngilizlerden silah ve cephane alımları açıkça anlatılıyor. İtiraz eden yok. Emperyalist İngiltere’den silah alıp da emperyalizmle savaş yapmışız demek ki.