Varolma mücadelesi, kaçınılmaz olarak, canlıların hızlı üreme eğiliminin sonucu oluyor. Doğal yaşamı boyunca birçok yumurta veya tohum üreten her canlı, yaşamının bazı bölümlerinde, bazı mevsimlerde veya bazı yıllarda yok olma ile karşılaşır, aksi halde geometrik büyüme kuralına göre, sayıları o kadar büyür ki, hiçbir ülke yeterli besini sağlayamaz. Böylece yaşayabilecek miktardan çok canlı ürerse, her seferinde aynı türün veya başka türlerin bireyleri arasında veya yaşam koşullarına karşı, varolma mücadelesi olacaktır. Bu, tüm hayvan ve bitki âlemine çok yönlü uygulanan Malthus doktrinidir; burada yapay besin artışı ve akıllı bir biçimde birleşmenin engellenmesi yoktur. Bu gün bazı türler az veya çok hızla artıyorlarsa da, dünyada yeterli yer olmadığı için, hepsi bunu yapamamaktadır.
Her organik varlığın doğal olarak çok hızlı büyümesi sonucu, eğer yok olmazsa, yeryüzünün sonunda bir çiftin nesli ile kaplanacağı konusuna bir istisna yoktur. Yavaş üreyen insan bile 25 yılda iki misli artmıştır ve bu hızda birkaç bin yılda bu nesil için oturacak yer kalmayacaktır. Sf. 89
Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.