Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup)

    Dayı Paşadan mektup aldım. Özeti şu: Biraz daha sabret, oğlum, adalet tecelli edecek, hürriyetine kavuşacaksın. Ben elimden geldiği kadar senin işinle uğraşıyorum.

    Bu mektup tabii durup dururken gelmedi. Bir gün aklıma esti, kendisine oldukça acı bir mektup yazdım. Onun karşılığı. Sf. 263

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 263) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup)

    Kemal, kardeşim, 

    Mektubunu aldım. Beni, çok sevdiğin için gözünde büyütüyorsun. Senin yüreğinde yaşattığın kadar, iyi, büyük bir insan olmanın saadetine, daha elli sene yaşasam da erişemem. Ben sadece seven, anlayan, inanan, dövüşen bir insancağızım. Sf. 262

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup)

    Bizim buraya bir Alman casusu, daha geliyormuş. Alaaddin’i saymazsak — o Romanya casusu — Almanınkiler üçleşecekler. Bakanlığın Alman casuslarını Bursa Cezaevi’ne biriktirmekten çekinmediği halde, seninle benim gibi iki Türk yurt ve halk severini, iki sahici, yüzde yüz ve katıksız demokratı, biraz daha rahat geçinebilmeleri için, bir araya getirmekte mahzur görmesine şaşıyorum, demekten başka yolu yok. Sf. 262

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup)

    Her ne hal ise. Seni Bursa’ya getirmek için elimizden geleni yapacağız. Buraya harıl harıl Alman casuslarını naklediyorlar da — şimdi burda üçleştiler, galiba dördüncüsü de gelecekmiş — bir tek namuslu insanı neden nakletmezler? Elbette edecekler. Sf. 261

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup)

    Sana ara sıra “Tan” gazetelerini yolluyorum. Alıyor musun? İçlerinde gerçekten vatansever, halksever, milletsever ve bir Türkiye gerçek demokratına layık yazılar çıkıyor bazen. Okuyup keyiflenirsin diye düşündüm. Sf. 257

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 257) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Ekim 1949 Çorum Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Sinop’taki kardeşinden mektup almamana şaşmadım. Belki senin mektubun ellerine geçmemiştir. Çünkü benim başıma böyle bir iş geldi. Bilirsin ki ben onlara yıllardan beri hep “Merhaba çocuklar” diye hitap ederek mektup yazarım. Bu sefer son yazdığım mektupta — Sinop’un herhalde değişen müdürü — bu hitabımı beğenmemiş, “Merhaba” ne demek, bundan manalar çıkar filan diye mektubumu bana iade etti ve bundan böyle bu surede hitap etmememi istedi. Ben de hitapsız mektup yazdım. Yaşamak ve hapiste yatmak hakikaten çok meraklı ve faydalı şey. Her ne hal ise. Sf. 256

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 256) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Ekim 1949 Çorum Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Bu tahlil beni kesin olarak hareketten, öyle bir namussuza karşı, mesela, ölüm hükmünü vermekten alıkoymuyor ama onun da bir sosyal düzen verimi olduğunu anlamaktan da geri bırakmıyor. Netice itibarıyla kinim ve garazım ön planda insanlara değil, düzene çevriliyor. Bu işten sanatım kaybediyor. Çünkü sanat ön plana düzenin değil, düzen fonda olmak şartıyla konkre insanın ve macerasının alınmasını istiyor. Her ne hal ise. Sf. 255

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Ekim 1949 Çorum Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Bak sana tuhaf bir hadise anlatayım. Bundan bir ay kadar, hatta bir buçuk ay kadar önce, Manisa Hapishanesinden bir mektup aldım. Tanımadığım bir zat, tevkif edildiğini, 1 Mayıstan beri hapiste bulunduğunu, aç olduğunu yazıyordu. Ve kabilse bana maddi yardımda bulunun, diyordu. O sıralarda da şimdiki gibi biraz darda olduğum için, Samiye’den o ay gelen 10 lirayı kendisine hemen yolladım. Vay sen misin 10 lira yollayan, dün gece bir mektup aldım, hani bir sinsileme sövmediği kalıyor. Sf. 251

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 251) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Hikâyelerin hakkında verdiğin bilanço beni bahtiyar etti. Yaşa, Kemal’ciğim, bu canım Türk halkına en güzel, en gerçek sanat eserlerini vermek bizim, bilhassa bizim boynumuzun borcudur. Şu Malatya romanını da artık bir düzene koy. Sf. 239

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 239) kitabından birebir alınmıştır.

  • (8.08.1944 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Onları en büyük yurt haini olarak Cumhurreisi resmen ilan etti. Bu böyle olduğu halde, demek oluyor ki bu yurt hainlerinin yalnız Maarif’teki unsurlarının bir kısmı ortaya çıkarılmış ve bunların daha birçok hempaları başka vekâlet ve makamlarda el altından Ve komünistlere eziyet bahanesiyle Cumhuriyet ve demokrasi düşmanlıklarını devam ettirmektedirler.

    Bu böyle, Kemal’ciğim. Ve bir kere daha yaşasın hayat, yaşasın Türkiye ve yaşasın namuslu Türk milleti, büyük Türkiyeli halk. Sf. 238

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 238) kitabından birebir alınmıştır.

  • Velhasıl bu mesele etrafında bana tafsilat ver. İsmet Paşa’nın nutkuyla Turancıların, faşistlerin, Türkiye Cumhuriyetinin baş düşmanlarının, şifa bulmaz yurt ve halk düşmanlarının Maarifte çocuklarımızı nasıl zehirlediklerini resmen öğrendik. Sf. 238

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 238) kitabından birebir alınmıştır.

  • (8.08.1944 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Vekil benim portreleri pek beğendi. Yani demek istediğim, evvela, sana gönderdiğim o resim bir vatandaşın bir vatandaşa gönderdiği fotoğrafıdır. Hangi kuvvet, bir Türk vatandaşını başka bir Türk vatandaşına kendi resmini göndermekten alıkoyabilir ve hangi kuvvet bir Türk vatandaşından arkadaşının resmini müsadere edebilir? Şaştım. Sf. 237

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.

  • (8.08.1944 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Sinop’taki arkadaşların uğradıkları gadre sebep olanlar Türk milletinin, Türkiye’nin namuslu halkının kanı ve alın teri pahasına kazanılan ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında en iyi ne varsa, en ileri ne varsa, en adaletli ne varsa onları çiğnemiş, vatan ve millet hainliğinin bir örneğini daha vermiş oluyorlar. Arkadaşların Adliye Vekâlet’ine başvurmaları nasıl bir netice vermiş? Sf. 237

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Benim söylediğim manada Anadolu’yu, yahut dünyayı, Anadolu’nun ve dünyanın insanlarını tüketmek için onların gelişme değil, hareket değil, sükûn halinde olmaları lazımdır. Sf. 234, 235

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 234, 235) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Tabii bütün söylediklerim sınıflı cemiyetlere ait. Yoksa sınıfsız bir cemiyette ne kadar insan varsa o kadar ayrı karakter olacaktır. Sınıflı kapitalist cemiyeti, bilhassa, insanları standartlaştırıyor, ferdi öldürüyor ve ancak sınıfsız bir cemiyette insan tam, ferdi hususiyetini belirtebilecektir. Sf. 232

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 232) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Evvela seni birinci derecede bir aktüalite olarak ilgilendirecek bir haber vereyim: Benim istidaya red cevabı geldi. Bu cevap beni pek de şaşırtmadı, seni de şaşırtmaz elbette. Sf. 230

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Mesela, Müddeiumumi’ye (savcıya) bizim halk ya müddeim, diyor, yahut müddeymun. Halk için müddeiumumi sözünün Arapça babaları falan filanla ilgisi yok, bu müddeymun yahut müddeim olunca Türkçeleşiyor, oluyor Türkçe kelime. Müddeim’e ille de yeni bir şey uyduracağımıza ya müddeim’i yahut müddeymun’u kabul etmeliyiz. Sf. 226

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 226) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Derler ki Baudelaire Edgar Po’nun hikâyelerini o kadar güzel tercüme etmiş, öyle Fransızlaştırmış ki, aslından güzel olmuş. Sf. 222

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    Kaymakçıköy Kumaşı dediğim bir çeşit ve emsali piyasada mevcut olmayan yarı ipek, yarı iplik ince bir gömleklik de bu vesileyle dünya yüzü görecek. Burda daha dokunurken kapış kapış aldılar. Ve ipek memleketi Bursa’nın ipekçi ustaları hayrette kaldılar. Şakayı bırak ama, hakikaten harcıâlem bir ipekli icat ettim. Halis ipeği halis pamukla karıştırıp, ter çekmesi bakımından da faydalı, demokrat bir ipekli çıkardım. Şu prensip daima doğrudur : Yapılanı iyice bildikten sonra, ona yeni bir şey katmalı, bunun için de bilgi, zevk ve kafa el ele çalışmalı. Yeni icadımdan, yeni bir şiir yazmış kadar memnunum, İbrahim Balaban da — köylü ressam — dokumacılar isimli bir tabloyla sergiye iştirak ediyor. Sf. 216

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup)

    İnsan ihtiyarladıkça, meğerse, kendisi değil, sevdikleri hastalanırmış. Aman Kemal kendine iyi bak hasta olma. Sf. 215

    Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.