Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Altyapı aslında üst yapıyı belirleyen faktör olarak şekilleniyor. Fakat üstyapı meydana geldiği zaman, üstyapı ortaya çıktığı zaman altyapıdaki çekişmeleri de alt yapının ileriye doğru aşamalar yapmasını da önlüyor. 

    Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hilafet, Osmanlı merkezi otoritesinin kendisi, yani siyasi otoritesi anlamında yani hem dini fonksiyonu var hem de siyasi. Hilafetin bu durumu, Osmanlı toplum yapısı ile son derece uyuyor. Son derece tutarlı. 

    Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1997): İsmail Beşikçi’nin aleyhine yalancı şahitlik yapanlardan biri de Yılma Durak, 1970’li yıllarda Erzurum’un Başbuğu dedikleri kişi!.  

    Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 95) kitabından not alınmıştır.

  • Kürt halkı ile birlikte yaşamanın yolu asimilasyon değildir. Modern devletin birkaç ulustan meydana geldiği gerçeğini hiçbir zaman unutmayınız. 

    Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi- (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Toplumsal kanunlar parlamentolarda yapılanlardan daha ağır basar ve önemli olan bu kanunları saptayabilmektir.  Bu sosyal anlaşmazlıklar yani toplumsal kanunların parlamentolarda yapılan kanunlardan daha ağır basması, toplumsal yapının parlamentolarda yapılan kanunlarla bütünleşmesine kadar devam eder. 

    Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi İsmail Beşikçi’yi 25.6.1971’de tevkif etti, karar tarihi 14.08.1972

    Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  •   Ben emniyette, sorguda, işkencede hep Kürt görevlilerle karşılaştım. İşkence yapanların büyük bir çoğunluğu Kürt idi.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ermeniler sanayi ve ticareti ellerinde tuttukları için tehcir edildiler. Yollarda soyuldular, Kürtler ve Türkler tarafından. 1918 Mondros Antlaşmasından sonra dönenler oldu. Dönüp de mallarına sahip çıkmamaları için Kuvayı Milliye kuruldu.  Kuvayı Milliye’nin esas sınıfsal amacı budur.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 33 ile 235 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1919 yılında Heyeti Temsiliye döneminde 20-22 Ekim tarihleri arasında Amasya’da Osmanlı Harbiye Nazırı Salih Paşa ile Heyeti Temsiliye üyeleri Mustafa Kemal Paşa, Rauf ve Bekir Sami Bey aralarında bir protokol imzalanmıştır.  Türk Tarih Kurumu bu belgeyi yayınlıyor ancak 3 sayfası kopuk diyor. Yalan! Kopuk dediği sayfada şunlar varmış;

    “..Kürtler, Türkler ortak mücadele yapmalıdır. Savaştan sonra yeni zafer kazanılınca Kürtlere de milli hakları verilecektir. Bu durum Kürtlere iyice anlatılmalıdır. Böylece onların İngiliz emperyalizminin kışkırtmalarına alet olmaları engellenmektedir.” denilmektedir.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 220) kitabından birebir alınmıştır.

  • Saddam’ın kimyasal silahından kaçan Kürtler, Türkiye’ye zorla alındılar.  Türkiye’deki Kürtler yardım topladılar, devlet müsaade etmedi, ben dağıtırım, dedi. Uluslararası kuruluşlar bunların mülteci olmasını istiyordu. Çünkü rahatlıkla yardım edebilirlerdi. TC bu hakkı da tanımadı. 

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 196) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplumsal ve siyasal süreci, tarihsel geçmişi kavramamızı engelleyen en önemli etken ideolojilerdir.  .. Bilimde doğrunun temel ölçütünün olgular olduğunu belirmiştik. İdeolojilerde ise doğrunun temel ölçütü ileri sürülen düşüncelerin, o ideoloji tarafından ileri sürülen görüşlere uygun olup olmadığıdır.   İnanç, ideolojilerin bir özelliğidir.   İdeolojiler eleştiriden uzak sistemlerdir. Katı donmuş düşüncelerdir.   Bilim ise dinamik bir sistemdir. İdeolojiler tarihsel ve toplumsal gerçeği çarpıtarak aksettirirler. İdeolojiler yanlış bilinçlerdir.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 180, 181) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Güney Kürdistan’da, Süleymaniye’de İngilizlere karşı savaşan Şeyh Mahmut Berefci, Süleymaniye ve Musul taraflarında Kürdistan Hükûmeti kuran, bu yüzden İngilizlere karşı kanlı bir savaşa giren Şeyh Mahmut…”

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1- Mutki’de Aşiret Reisi Hacı Musa Bey’e yazdığı mektup Erzurum Kongresi sırasında yazılmış. Sizin topraklarınız Ermenilere verilecek diyor ve işbirliğine çağırıyor. Sizi Sivas Kongresi Heyeti Temsiliye’sine seçtik diyor. 

     2- Bitlis’te Küfrevizade Şeyh Abdülbaki Efendi Hazretlerine yazılan mektup. Aynı tarihte yazılmış. Yüce Halifelik ve Sultanlığın kurtarılmasından bahsediyor.  

    3- Şırnaklı Abdurrahman Ağa Hazretleri, Berveşli Ömer Ağa Hazretleri, Muşarlı Resul Ağa Hazretleri’ne, yazılmış. Aynı dönemde ve hem Ermeni ve hem de Halifelikten bahis var.  

    4- Eski Mebuslar Sadullah Ağa Efendi Hazretlerine Yüce Halifelik ve Saltanatın korunmasından bahis var. Aynı dönemde yazılmış. Heyeti Temsiliye’ye seçilmiş. 

    5- Şeyh Mahmut Efendi Hazretlerine Hilafet ve Ermeni meselesi, o yöredeki İngiliz propagandasının önüne geçilmesi ifadesi var. Aynı dönemde yazılmış. 

    6- Norşin’li Meşayihi İzamdan Şeyh Ziyaaddin Efendi Hazretlerine Hilafet ve Saltanatı kurtarmak. 

    7- Aşiret reislerinden Garzan’lı Cemal Çeto Bey’e de aynı konularda yazılmış.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 163 ile 170 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anayasa Hazırlık Komisyonu Üyeleri; Yunus Nadi Başkan, Feridun Fikri kâtip – Ali Rıza (Kırşehir), İlyas Sami (Muş), Avni (Bozok), Ebubekir Hazım (Niğde)

    .. Esbabı Mûcibesi (gerekçesi); “Devletimiz milli bir devlettir. Çok milletli bir devlet değildir. Devlet, Türk’ten başka bir millet tanımaz. .. Başka ırktan gelen kimseler de vardır. Fakat bunlara da ırki durumlarına uygun olarak haklar tanımak veya bu anlama gelecek sözler etmek caiz değildir.”

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1997): 1924 Anayasası Irkçı bir Anayasa mı?

  • .. Millet kavramı dinsel içeriğinden dolayı kapsayıcı bir anlama sahiptir.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Her resmi ideoloji kuşkusuz egemen ideolojisidir. Fakat her egemen ideolojinin resmi ideoloji olduğu söylenemez. Bu farklılıktaki en önemli kriter cezai müeyyide kriteridir. Resmi ideoloji cezai müeyyide içerir.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi başkanı, sonra Yargıtay Başkanı, Ahmet Coşar, Atatürk’le ve Atatürkçülükle ilgili görüşlerini açıklamaktadır. … fakat biz Ahmet Coşar’ın ve resmi ideolojinin bu görüşlerine katılmıyoruz. Ve bu görüşleri eleştiriyoruz. Eleştirilerimiz cezai müeyyide ile karşılaşıyor, Ahmet Coşar da bizi yargılayan mevkide yer alıyor. Böylece, Yargıç Ahmet Coşar’la aynı düşünmediğimiz, O’nun Atatürk ve Atatürkçülük görüşüne katılmadığımız için cezalandırılmış oluyoruz. Bu sadece bilimin konusu değildir. Hukukun da konusudur. Aynı zamanda ahlâkın da konusudur.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Aksi konuşulamayan aksinin konuşulması yasak olan önermeler bilimsel olamazlar. … Sadece ideoloji, slogan olurlar. Bütün bunların ötesinde eğer görüşler eleştirilemiyorsa, sizi eleştirenler cezai müeyyide ile karşılaşıyorsa, aslında sizin de özgür olduğunuz söylenemez. Çünkü o zamana kadar söylediklerinizi ve yazdıklarınızı tekrarlamaktan başka bir yolunuz yok demektir.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2009): Resmi ideoloji veya ideoloji savunucuları, karşıtlarına göre daha fazla özgür düşünce problemi olan insanlardır. Sonuçta ideoloji karşıtları bilimsel düşünme yönünde bir çaba ve mesafe içerisindedirler ama diğerlerinde düşünce yapısı dumura uğramış ve beyin bilimden uzaklaşmıştır.

  • Bilim olgulardan hareket eder. Olgular arasındaki ilişkileri açıklayıcı varsayımlar kurar. Bu varsayımları tekrar, olgular aracılığıyla sınar.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eleştirinin olmadığı bir yerde tarafsızlık gerçekleşemez. Tarafsızlığı ancak, eleştiri kurumunun rahat ve sağlıklı işliyor olması doğurabilir.

    Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.