Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Yumuşaklıkta en değme liberallerden daha liberalim. Bu yeteneğim vardır. Şimdi neden bu yeteneği geliştirdim biliyor musunuz?  Bizim toplum çok ikiyüzlü, çok yalancı, çok sahtekâr, çok tembel, çok cüce, fakat fırsat değdi mi kendini birden bire Allah yerine de koyan bir toplumdur. … bu da esnekliği gerektiriyor.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır.

  • … benim gibi bir köylü parçası asla böyle bir gelişme imkânını bulamazdı. Ama böyle bir haksızlığın, büyük bir düzensizliğin olması beni olağanüstü kıldı. Bir adalet insanı güçlü kılar, bir de zulüm insanı güçlü kılar.  Bir eşitlik güçlü kılar, bir de eşitsizlik; bir zorbalık güçlü kılar bir de yiğitlik.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • Biz kaç çocuk ve kadın vurmuşuz? Kontrolümüz dışında, özellikle çok öfkeli bazı gençler bir yerlere bomba bırakıyorsa buna PKK’nın taktiği diyemezsiniz; Biz bunları önlemeye çalışıyoruz. Önlemesek, sokaklar cehenneme çevrilebilir. Son derece insani ve savaş kurallarına bağlı olarak hareket ediyorum. 

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1996); İnsani savaş mı olurmuş. Savaşın her türlüsü insanlık dışıdır.

  • Ermeniler, Kuzey Kürdistan’ın büyük bir kısmını Ermenistan’dan sayıyorlar.  Bu konuda bizim tezler onlar için pek çekici olmuyor. “Ermenistan nerede?” diyorlar, dolayısıyla bizimle ilişkilere girmek istemiyorlar.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplumun kendisi büyükse kişi büyümez, toplumun kendisi çok küçükse ve ancak bir kişi ile büyümek zorundaysa bu kişi kültü dediğimiz olay gelişir. 

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mahir çok gözü kara bir militandı. Anı anına eylem içindeydi, değil mi? Müthiş bir yoğunluk, düşünmek gerekiyor. Düşünün yani, yurt dışına çıkmayı onuruna yediremiyor.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 65) kitabından birebir alınmıştır.

  • MİT’in çok ciddi başarısızlığı söz konusu. Düşünün yani, iki yıl biz adeta MİT’in parasıyla politika yaptık.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • … her türlü çözüme varız. Ben burada bunu sizlere taahhüt ediyorum; zor seçeneğini kaldırın, kesinlikle mevcut sınırlar dâhilinde, halkların demokratik tercihlerine göre nasıl istiyorlarsa düzenlemeyi öyle yaparlar.   İlişkilerin yeniden düzenlenmesinin nasıl büyük bir zenginlik sağlayacağını, demokrasinin halkları nasıl yücelteceğini, Kürt halkının kendi kültürünü geliştirmesinin Türkiye’ye ne kadar büyük bir yaşam zenginliği olacağını, insanların karşılıklı olarak yüceleceğini görürüz.  Ben bunu istiyorum. Sen bir tarafı çok cüceleştirirsen, bu senin büyüklüğünü ifade eder mi?  Silahların konuşmadığı bir ortamda siyaset yapmak istiyorum.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 20 ile 30 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürt dili, Kürt kültürü üzerinde Osmanlı baskısı asla yoktur.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • … Öyle kamuoyunda sanıldığı gibi, ben, taktik yapıp ta Kürt bağımsızlığını, Türkiye’den bir kopma biçiminde ele almayı, bunu sağlayacak askeri güce ulaşsak ta, uygun görmüyorum.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bana göre Özal da faili meçhul bir cinayetin kurbanıdır. Bir siyasi ölüm, cinayettir.  

    Özal o gün dış geziden döndüğünde “Ben öğleden sonra süreci başlatıyorum.” diyor. Bize de yansıyan bilgiler vardı. Biz böyle bir gelişmeyi bekliyorduk, hatta ben de kendimi biraz hazırlamıştım. Madem devletin en üst düzeyi bu konuda bazı adımlar atacak, biz de ilgilenmemezlik edemezdik.    

     .. Hikmet Çetin’e “Azerbaycan dönüşünde Kürt milletvekillerini toplayacağım, meseleyi onlarla tartışacağız.” diyor.  Hikmet Çetin “Çok ürkütücü bulduğunu” söylüyor. “Yapma! Böyle bir girişimde bulunma!” diyor, yalvarırcasına. 

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 10, 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan’ın Kürt çözümlemesi:)

    “Kürtlerin, din, felsefe, sanat gibi çeşitli alanlardaki durumu, hem var hem yok arasıdır. .. Demek ki Kürt gerçekliği kaygandır. Demek ki bir yerden bir başka yere akıyor. Ve henüz oturmamıştır. İşte burada, bu çözümlemede, sınır tanımaz Kürt ihanetinin çıkması kaçınılmaz ve bunu tartışmak mümkündür. Halkım için; “Kendisine en çok ihanet eden halk!” tabirini kullanıyorum. ..   Kendine en çok ihanet eden halktan, ancak kendisini en çok tüketen kişilik çıkar. Çok lanetli bir iştir.  .. Kürt’ün kurtuluşu, insanın kurtuluşudur.Kürt böyle kaldıkça bu dünya lekelidir, kusurludur.”   

      “Dikkat edilirse Kürt’ü insan çözümlemesi içine oturtmaya çalışıyoruz.    Bunu yüce bir uğraş olarak değerlendiriyorum ve çok insanî, enternasyonalist bir çaba olarak alıyorum. ”   

      “Kürt katliam artığıdır.    Her gün bize terörist diyorlar. Bunlarla bir yere gidilmez.   Evet, savaşı bir günde durdururum. Ama tek yanlı durduramam.  Siz durdurun ben de durdurayım diyorum.    Çözüm iki taraflıdır. Bu nedenle siz konuşun ben de konuşayım diyorum.  Dilimi kesmesinler diyorum.” 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 393) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    Türk sanatı ve edebiyatında Kürtlerin ön planda olduğu görülüyor. Fakat bu Kürtler … devşirme durumundadırlar. .. Bunlar Kürtlüğü değil, Türklüğü geliştirmeye hizmet ediyorlar.   En iyi Türkçüler Kürtçülerden çıkar. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 392) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    “Onu uyardık Kürt müziği de yapması için ama korkuyor.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan anlatıyor:)

    “Yaşar Kemal Van göçmenidir, Kürt’tür ama Kemalist çizginin dışına çıkamıyor. Katliam artığıdır. Yazdığı Türk edebiyatı bile değil Kemalist edebiyattır.  Ahmet Arif Diyarbakırlıdır. Çankaya’ya yerleşmiş orada oturuyor, Kürt edebiyatına ilgisi yok. Cemal Süreyya Dersimlidir, Dersim İsyanı ile ilgili hiçbir şiir yazmamıştır. Yaşar Kemal, Türkçe yazsın, Kürtçe yazması da şart değil ama Kürdün durumunu açığa çıkaracak eserler de yazsın.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 381 ile 390 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    “Politikanın ve savaşın insanı dönüştürmeye yetmediğini gördüm. Sanata eğildim.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.379) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    “Aslında Türk insanının yetenekli olduğunu söyleyeyim. Aslında az çaba sahibi değiller.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    “Şimdi bakın, hiç kimse bana vatan haini diyebiliyor mu? Düşmanlarım bile diyebiliyor mu? Çünkü hiç kimse benim kadar vatanseverleşmedi. Vatanseverliği geliştirmedi. Ve hiçbir kişide benimki kadar büyük bir halk bağlılığı, ülke bağlılığı ortaya çıkmadı.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 373) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    Nazım, hem Kemalizm’in elinde esirdir hem de Kemalizm’in övgücüsüdür. Ve bu bir dramdır. Nitekim bu dramın sonucunda kaçışı geliyor. Bence Sovyetlere gidişiyle davayı kaybetmiştir.  O yıllarda artık Sovyetlerin bunları bir Sovyet propagandacısı yapmak gibi geleneksel bir yaklaşımı vardır.  .. şöyle bir olay duydum; Bu bir yerde herhalde içki içerken, Nazım da uzakta başka bir yerdeymiş. Mustafa Kemal; “Çağırın, o da masamıza gelsin!” demiş. Nazım da “Gidin ona söyleyin, ben denizkızı Eftelya değilim” diye cevap vermiş.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 372) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük anlatıyor:)

    İnsanın ancak sürekli direndiği zaman güzel ve insan olabilmesi, çağın acımasız cilvelerinden biridir. 

    Apo’yu sevginin kaynağını aramaya çıkmış olarak gördüm. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 362) kitabından birebir alınmıştır.