Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • (Yalçın Küçük anlatıyor:)

    Tembellik inançsızlıktır. 

    Tembellik, yeni düzene inanmamaktır. 

    Tembellik, eski düzene bağlılıktır. 

    Az çalışkan, ufku dar, sınırlı çalışkan, güvensiz olandır.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 358) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    Hiçbir kişi benim kadar muhalifine, açığa çıkma gücü vermez. Herkesin bir Apocu kesilmesi, herkesin benden daha fazla otorite kesilmesi bu tutumum nedeniyledir. … şu anda herkes benden daha fazla etkili ve yetkili olduğu yorumunu yapıyor. Ben de öyle olmadığını iddia ediyorum. Bu, bizimki açıklık ilkesinin, demokrasi ilkesinin mükemmel uygulanmasıdır.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 349) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan, Sovyet çözülmesini Rus şovenizmine, parti diktasına bağlıyor. Lenin devrimi tamamlayamadı diyor. Stalin üstüne hiçbir şey koymadı diyor. Stalin’in despotluğundan bahsedip o dönemde dalkavuk ve ikiyüzlü insanlar ortaya çıktı diyor:) 

    Aslında Sovyetlerde Marksizm değil kaba materyalizm uygulandı.  Marks kaba materyalizme karşıydı. Bu devir kaba materyalizm devridir. Kapitalizm, kaba materyalizmdir. Kaba materyalizmin en önemli bir yanı da aşırı ekonomist olmasıdır.    

    Benden söylemesi; Sosyalizmin, bir yerde gecikmiş Rus kapitalizmi, Rus milliyetçiliği için bir taktik olduğu bugün ortaya çıkıyor.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.333) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    Türkiye halkı da bana bir temsilcisini, doğru bir talebini yöneltsin; eğer uğruna savaş vererek karşılamazsam, “Apo, şu kadar kötüdür!” desin.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.332) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    .. Çok aşırı tipte şematik bir merkezileşme olursa, PKK’nin böyle gelişmesi mümkün olamazdı. Veya klasik komünist parti tipi bir partileşme olsaydı, PKK gelişemezdi. .. Yirmi ilgisiz adamın her şeye hükmetmesine gerek yok, çünkü gelişmeleri kapatıyorlar.  .. Gerçeği bastırmamak için sakat bir merkezileşmeye tavır alıyorum.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 311 ile 313 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1996): Öcalan’ın iddiasına göre Türkiye Kuzey Irak’ta 7500 kişiyi korucu yapmış ayda 200 dolar maaş verecek. Türkiye Kürt Federe Devletini kurmaya çalışıyor diyor.  20 km derinlikte ve 300 km uzunlukta karakollar kuruyor diyor, bu fikrin mimarı Eşref Bitlis Paşa’dır diyor. Bu politikayı ABD’nin kabul etmesi mümkün değildi hem Eşref Paşa hem de Özal art arda öldürüldüler.

  • (Öcalan anlatıyor:)

    Ben Türkiye’ye de fazla zarar vermek istemiyorum.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 276) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük;)

    “Feodalitede yiğitlenme ile alçaklık yan yanadır.   Kibir ile yaltaklanma, zaman zaman aynı vücuttadır.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 261) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük;)

    Timuçin, bir kurultay seçimi ile İmparator seçilip, Cengiz oluyor. O ölünce oğlu da, Ogedai, Oktay da kurultay tarafından İmparator seçiliyor.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yalçın Küçük; 1924 yılındaki kuruluş yasasında, Türkçenin resmi dil olarak ilan edilmesi ise Kürt üst tabakaları açısından bir şok nedeni olarak ortaya çıkıyor. Bunu, resmi dairelerde kendi dilleriyle konuşamamak biçiminde anlıyorlar.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 258) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük;)

    Bir Kemalist’in devrimi ve tarihi doğruca anlayabilmesi ve bilmesi mümkün olmamaktadır. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 256) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan anlatıyor:)

    “Kemalizm, Türk halkını, aynı anda dev yapan ve aynı anda pire gösteren bir aynadır.”     

    “Türk Halkı her gün, dev’lik ile pirelik arasında gidip gelmede sonsuz yorulan bir halktır.”   

    “Kemalist formülasyonların motoru korkudur.  .. Bir şahsı bu kadar abartacaksın, ondan sonra Türk insanının büyüklüğünden bahsedeceksin. Bu, büyük bir çelişkidir. … Eğer kurtarılacak bir Türklük varsa, ancak Kemalizm’den kurtarılmak şartıyla kurtulur, gelişir.  Kemal’i çok büyüterek, Türklüğü çok küçülttünüz.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 160 ile 163 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan anlatıyor:)

    (1) “Onu altı ay boyunca, bilinçli olarak yanıltıyorum; 1977’nin 3 Haziranı’ndan sonra Pilot’u bilerek yanlış yönlendirdim.”   

    “Kesire, Dersimliydi,  Çok güçlü, oldukça zekiydi.  .. Önderlikten anlayan birisi.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 140) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Pilot Necati MİT elemanı. Öcalan Türkiye’de iken yani 1979’a kadar Pilot Necati ile uzun süre birlikteler. Ajan olduğu söyleniyor. Öcalan onu kullandığını söylüyor. Uğur Mumcu bunu farklı yorumluyor. Kesire, CHP’li bir ailenin kızı, Öcalan ile evleniyor, aile devletle içi içe, Öcalan Kesire’yi de amacı doğrultusunda kullandığını söylüyor.

  • (Yalçın Küçük:)

    Uğur Mumcu’yu Genelkurmay yükselen Refah Partisi için bir açılım olarak değerlendiriyor. Karşı gurup işini bitiriyor.   Ne yazık ki Uğur, devletin bir kalemi ve devletin dış stratejik elemanı olmuştur.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan:)

    ..Peygamber gibi konuşmak, peygamber gibi hitap etmek, nazarımda çok değerlidir. .. Bana göre mevcut dindarlar, dinden en çok uzak olan kesimlerdir. Bunlar Hz. Muhammet’i hiç tanımazlar, sevgili peygamberin kim olduğunu hiç bilmezler.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mülkiyetin tabanında korku vardır. 

    Korkunun  kaldırıldığı toplumda cimri de özel mülkiyet de olmaz.  Korkak mutlaka cimridir.    

    Özel mülkiyet, biriktirilmiş cimriliktir.      

    Evlilik, en gizli özel mülkiyettir.    

    İki cinsin bir olması ancak, yaklaşımda sonsuzluk varsa, insana layıktır.   

    Güvenli olmayanın sevme gücü yoktur.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 92 ile 94 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük:)

    Hegel’de maddenin saflaşması ancak kavrama dönüşmesiyle mümkündür.   İnsan aklının algılama, anlama ve kavramlaştırma süreci, aslında, somutun çözümlemesi demektir. Kavram, bu çözümleme sürecinin en üst aşamasıdır.    

    Bilimsel bilginin hareketi, Hegel’de en az diyalektik olandır.  

    Marks düşüncesinin en zayıf yanı, Hegel’in hiç te diyalektik olmayan anlayışına tümüyle bağlı olmasıdır.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan;)

    Kemal gerçekten Türkiye Halkının kurtuluşunu Kürt Halkının kurtuluşunda gören biriydi.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan:)

    “Ben milliyetçi değilim, bu çok açıktır. Eğer Kürt halkının mücadelesine bu kadar tutkuyla yaklaşıyorsam, dünyada en ezilen halk olduğu içindir.

    “…  Yani ben, milliyetçilik için hayatımı ortaya koyacak adam değilim. Ben bu yaşamı, bunun için vermem.   Zaten şu ilkel Kürt milliyetçiliği en büyük düşmanımdır.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2012): Öcalan’ın Kürt milliyetçiliğine karşı oluşu, örgütünün ırkçılıktan uzak durmasına yaradı, hem Kürt halkı ırkçı olmadı hem de Türk düşmanlığı doğmadı. Bu anlayış, Öcalan’ın önceliğinin bölünme olmadığını da gösteriyor.

  • (Öcalan;)

    Köylüler benim için karıncaezmez derler. Ben, bir tek damla kanın bile boş yere akıtılmasından korkunç hesap sorarım. Kesinlikle yeşil tutkunuyum. 

      .. Dünyada ölmekten ve öldürmekten en çok çekinen insanım. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 74 ile 76 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2022): Hekimlerin bileceği bir konu ama hem karıncaezmez olduğunu düşünüyor, olabilir ama hem de öldürtmeyi bir metot olarak seçiyor ve gerilla savaşı veriyor. Bipolar veya şizofrenik bir durum bence.

  • (Öcalan:)

    Benim o zaman (gençlik yılları) sevgi meselemde çelişkilerimin olduğunu şimdi anlıyorum. Ne seviyorum, ne seviliyorum, ne sevebiliyorum, ne kendimi sevdirebiliyorum.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.