Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 1878 tarihli Berlin Antlaşmasından sonra, Osmanlıda resmi coğrafyada bir değişiklik yapıldığı ve “Ermenistan” sözcüğünün çıkartılarak yerine Kürdistan sözcüğünün konduğunu belirtiyor.   

    Kürtler ise “Kürdistan Vilâyeti” denildiğinde özellikle Çemişgezek’i anlıyorlar; bugün basit bir ilçe olan Çemişgezek, Kürt tarihinde çok önemli bir yere sahip bulunuyor.

    Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrı’nın cinsiyeti yoktur denilse de eril ve dişil sözcüklerin kullanımından da, kendisini gösteriyor. Müslüman’ın tanrısı Arapçadaki eril sözcüklerle anlatılıyor. Fransızcada da İngilizcede de yine öyle.

    Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rum xayine, baxte wi tune.

    Rum haindir, güven olmaz.

    Bu bir Kürt atasözüdür. Buradaki “Rum” sözcüğü tamı tamına “bizi”, biz Türkleri anlatıyor. Sf.33

    Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Rum”, Arapça Roma’yı gösteriyor. “Rumi” sözcüğü tamı tamına “Romalı” anlamına geliyor; “Musevi” sözcüğünün Musa’ya ait, Musa’ya bağlı anlamına gelmesi türündendir. “Hakkâri” de böyle bir sözcüktür; Hakkar aşiretine ait olduğunu gösteriyor. Hakkarlar, Kürtler arasında en asil aşiretlerden birisi sayılıyor.

    “Bize” Rum derler. Bu topraklarda kötüleme ya da övme anlamında, hangi anlamda olursa olsun, “Rum” sözcüğü kullanıldığında “bizi”, biz Türkleri anlatıyordur; bundan kuşku duyulmaması gerektiğini düşünüyorum. Sf. 33

    Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlığın şimdiye kadar tanıdığı iki uygarlık olmuştur; Birisi Roma ve diğeri de İran uygarlığı oluyor.

    Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tüm halkları seven bir Türkofil olduğumu …

    Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. İttihatçı liderlere, komünistlere ve Kürtlere sürekli yargılanma ve komünistler hariç, diğer iki kategoriye ise önemli ölçüde idam düşüyor. 

    Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu paragrafı, İslam Ansiklopedisinin 1927 tarihli Fransızca edisyonundan aktarıyorum; Profesör V. Minorskiy’in yazdığı maddeden alıyorum. Minorskiy, Kürt çalışmalarında büyük bir otorite sayılıyor; tarihsel açıdan ‘Kürdistan’ sözcüğünün Selçuklular tarafından icat edildiğini kaydediyor. Kimse buna itiraz etmiyor.

    “Kürdistan” sözcüğü, “biz” Türklerin icadıdır. Sf. 32

    Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğru yerde olduğumuzu düşünüyoruz. Washington Kürt gericiliğiyle bağ kurmak planı içindedir. Bizim bağımız Kürt devrimciliği iledir. Sf. 31

    Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zenginler kanunsuz emirlere uyarlar.

    Zenginlik, kanunsuz emirlerin kaynağıdır.

    Biz, Toplumsal Kurtuluş, yoksuluz ve yoksulların sesi olmak istiyoruz. Kanunsuz emirlere uymayız. Sf. 28

    Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • İdeoloji, basitleştirilmiş, karşı ve düzeltici eğilimlerinden arındırılmış, halklaştırılmış anlamında vulgarize edilmiş, bilim olarak ortaya çıkıyor. Kütlenin, en kestirme ve en bulandırılmamış bir biçimde dünyayı görmesini sağlıyor.

    İnsanoğlu ve halk ideolojiye muhtaçtır.

    İnsanlık var oldukça ideolojilerin var olacağı anlaşılıyor. Zaman, tekelli düzenin eline geçirdiği geniş olanaklar, insanların ideolojiye olan bağlılığını azaltmıyor arttırıyor.

    İdeoloji görmek içindir.

    Her ideoloji bir başka dünyayı ve bir başka gerçekliği gösteriyor.

    İdeoloji görmemek içindir.

    Görmek aynı zamanda görmemektir. Bir bütünü görmek anlamında bile “görmek” aynı zamanda görmemek oluyor. Çünkü bir bütünü görmek, varsa bir başka bütüne kapanmaktır.

    Din, insanoğlunun acı gerçekliğini, vulgar bir mekanizma ile bir çözüme, aslında başka bir dünyada çözüm olduğu için çözümsüzlüğe çevirme girişimidir; ideolojinin görme ve görmeme işlevlerinin tümünü üstleniyor. İdeolojiler, dünyasal gerçekliğin, dinler de gerçek acıların, son derece basit çözümlemelerini ve formüllerini içeriyorlar. Sf. 21

    Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amerikan emperyalizmi benim düşmanımdır. Ben yaşamımı Amerikan emperyalizmi ile mücadeleye adıyorum.

    Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilimsel ideolojiyi yerleştirmek için şiddete gerek olduğunu düşünemiyorum.  Fakat bilimsel olmayan ideolojinin ortadan kaldırılması kendiliğinden olmuyor.

    Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2019): Katılmıyorum; ideoloji bilimsel olamaz, bir inançtır! Değişmiyor çünkü eleştiriye kapalı!

  • Bu açıdan bakıldığında ideoloji ile din arasında kurulan paralelliği reddetmemek, tam tersine, kabul etmek gerekiyor.  

    İdeolojiler insanoğluna büyük bir kolaylık ve dinler de sonsuza yakın bir rahatlama sağlıyorlar. 

    Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf.22) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün sonuçlarına razıyım; bu toplumun sorumluluğu da, onuru ve hapisleri de bizimdir.

    Bu yalnızca bir kişisel ve toplumsal sorumluluk sorunu değildir. Bu sadece bir aydın sorumluluğu olmaktan da uzaktır. Bu bir politik görevdir. Sf. 29

    Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • İdeolojiler insanoğluna büyük bir kolaylık ve dinler ise sonsuza yakın bir rahatlama sağlıyorlar.

    Dinler, mücadele etmeyen insanoğlunun ideolojisi oluyor. Sf. 22

    Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din, insanoğlunun kafasının, duyularının prangasıdır. Hem de zincirinden kurtulmuş olanlara saldırtır. En iyi uyuşturucudur, …. İnsanlığın bir şanssızlığıdır.

    Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 76, 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kur’an’da “kadını dövün” diyor. Nisa Süresinin 34. ayetinden alıyorlar bunu.

    Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Ben Atatürkçü değilim.. Hiçbir şeyci değilim ben!

    Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Hıristiyanlık Yahudiliğe karşı bir tepki olarak çıkmış. İsa’nın kendisi de Yahudi’dir.  Esasen İsa yaşamış mı yaşamamış mı belli bile değil.  

    Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.