Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Alnımızda yazılı” olan şey, yaptığımız şey değildir; onu yapma özgürlüğümüzdür. Sf. 224

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ve iki fizikçi şöyle bir sonuca varıyorlar: “Kozmik mikrodalga arkaplan ışımasının (var olduğunu farz edersek) evrenin yaratıcısına bilinen fiziği kullanarak o evrende yaşayanlara bir mesaj göndermek gibi sıra dışı bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz.” s.223

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 223) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karbon olmasaydı, organik kimya da mümkün olmazdı, dolayısıyla ne hayat ne de çiçekler olurdu. Sf. 221

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • Büyük Patlama anına ilişkin olarak tüm bilim insanları evrenin entropisinin sıfır olduğu konusunda hemfikirdir. Oysa bu entropi kavramının uzmanları şu sonuca varmışlardır: Bir sistemin entropisi ne kadar düşük olursa unsurları da o kadar düzenlidir. Başka bir deyişle bilgi, entropinin tam tersidir: Sıfır entropi sonsuz bir bilgiye eş değerdir. Mademki bilgi Büyük Patlama öncesinde sonsuzdu, rastlantı da o aşamada herhangi bir rol oynayamazdı: En başından beri, kozmolojik ölçeğin tamamen dışında bırakılmıştı. Sf. 220

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 220) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir sistem ne kadar “bilgili” olursa, rastlantı da o kadar az devreye girer. Buna karşın, sistem ne kadar “bilgisiz” olursa (ruletin durumu) rastlantı da o kadar fazla ortaya çıkar. Ve rastlantı ile bilgi arasındaki bu derin bağ, sonsuz küçük seviyesine kadar geçerliliğini koruyabilir. Sf. 219

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.

  • En başından beri evrenin evrimini düzenleyen bağlar rastlantıya hiçbir mahal bırakmaz. Sf. 218

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zamanın ilk türü her an deneyimlediğimiz, kendi yaşadığımız zamandır. Bu zaman, dünyamızdaki enerjinin varlığıyla derinden alakalıdır. Cisimleri hareket ettiren, patlatan, dönüştüren şey budur. Zaman olmadan enerji olmaz!

    Şimdiyse zamanın olası ikinci türünü göreceğiz: Farazi zaman. Daha doğrusu, saf hayalî zaman (Şunu anımsayın: Zaman farazi sayılarla ölçülmektedir). Sürekli hareket halindeki gerçek zamanın aksine, farazi zaman akmaz. Bu biraz hikâyesi donmuş gibi görünen bir film bobinine benzer… Farazi zamanda enerji var olamaz. Peki, onun yerine neyi koyacağız? Uzmanların yıllardır “bilgi” olarak adlandırdığı şeyi.

    Peki, bu nedir? Aslında enerji ama onun farazi zaman içindeki hali. Gramlardan (bir kiraz için) veya saatte yaptığı kilometreden (bir araba için) söz etmek yerine, aynı objeleri içerdikleri bilgi miktarlarıyla betimlemenin yollarını araştıracağız. Sf. 212

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1949 yılı başında yapbozun parçalarını birer birer yerini bulmaya başladı. Gamow son derece basit olan şu fikre erişmişti: Eğer evren rastlantıya dayanıyorsa, ne anlaşılabilir ne de açıklanabilirdi. Daha da beteri: Eğer evren belli bir düzene konmamışsa, hiçbir zaman hayata ve bilince giden yolu açamazdı. Sf. 188

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.

  • Alpher, zamanın başlangıcındaki olayların basit bir kazanın sonucu olamayacağını söylüyordu. Veya diye gülümseyerek ekliyordu, bu kaza önceden tasarlanmıştı. Sf. 186

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gamow, George Washington Üniversitesi’nde vereceği kuramsal fizik konferansları için yeni bir ilginç konu bulmuştu, özellikle de en başından beri evrenin her türlü rastlantıyı saf dışı bırakan, sonsuz derecede kesin fizik yasaları tarafından yapılandırıldığını çarpıcı bir şekilde ortaya koyma fırsatını da elinden kaçıramazdı. Sf. 176

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 176) kitabından birebir alınmıştır.

  • Örneğin, eğer bir bardağın içine bir kaşık süperakışkan helyum koyarsanız, sıvı en dipte sakin bir şekilde durmak yerine bardağın yukarısına doğru tırmanmaya başlar ve bir kez dışarı çıktı mı bardağın durduğu masanın üzerine uzanır. Daha da şaşırtıcı olanı ise, eğer süperakışkan likidi ağzı kapalı bir kabın içine koyarsak ve bu kabı bir tepsinin üzerinde döndürürsek, içindeki sıvı tamamen sabit kalır! Artık tepsinin hareketlerine karşı hassas değildir ve kendi hareketi de evrenin en uzak gezegenleri ve yıldızlarından komut alır. Özetle artık referans olarak aldığı şey, kozmolojik ufuktur! Sf. 170

    Landau’nun büyük bir şaşkınlığa kapılarak gözlemlediği şey, helyum atomlarını oluşturan elektronların ikişer ikişer usulca “sıraya girdikleri” ydi! Özetle parçacıklar, bir odaya doluşmuş kalabalık misali düzensiz bir şekilde gidip gelmek yerine bir geçit törenine katılan askerler gibi “bir düzen içerisinde” duruyorlardı. Peki, bu şaşırtıcı fenomen nasıl anlaşılabilirdi? Bir bilgi kazanımı gibi. Madde soğutulduğunda şekil değiştiriyor ve daha “bilgili” hale geliyordu! Neden? Landau bunun nedenini bilmiyordu. Ona bu soru sorulduğunda ise omuzlarını silkiyor ve yanıtını bilmediğini itiraf ediyordu. Tek bir gözlemi vardı: Enerji düştüğünde bilgi artıyordu. Ve şunu da gülümseyerek ekledi: O an için, bu dönüşümün anahtarı hiçbir kitapta yer almıyordu. Ne Moskova’da ne Sovyetler Birliği’nde ne de yeryüzünün herhangi bir yerinde.. Sf. 170

    Oysa belki de Landau’nun işaret ettiği üçüncü fizik probleminin içinde çözümün bir başlangıcı vardır: “Kozmolojik tekillik”. Sf. 170 

    Ama Landau bu kadarla da yetinmedi. Einstein’ın denklemlerini araştıran Landau, sıfır noktasına yaklaştıkça evrenin madde içeriğinin geometrik içeriğine nazaran daha da küçüldüğünü kanıtlamıştı. Ve sıfır noktasında madde tamamen yok olmuştu! Onun yerine sadece geometri (o dönemde henüz bu isim var olmadığı için), başka bir deyişle “bilgi” kalmıştı. Sf. 171, 172

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 171, 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • Darbeler de gelmekte gecikmedi. 1945 yılında siyasi polis teşkilatının şefi Bakan Beria, eğer atom bombasının üretimi hizmetine canla başla katılmayı kabul etmezse onu zindana atmakla tehdit etti. Bu bakana karşı çıkmak iyi bir fikir değildi. Beria’ya, (onun sınır tanımayan acımasızlığından hoşlanan) Stalin tarafından “Rus Himmler” gibi kulakları tırmalayan bir lakap verilmişti. Beria sürekli olarak şunu yinelemekten hoşlanırdı: “Bana adamı getirin, ben size suçlarını bulurum.” Bu her şeyi açıklıyordu. Sf. 157

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.

  • Var olabilen en düşük ısı: Eksi 273,15 derece! Onun altına inmek ve hatta ulaşmak bile imkânsızdı. Peki neden? Çünkü mutlak sıfır, her zaman olduğu gibi hareket halindeki parçacıkların tamamen hareketsiz olduğu bir aşamaya karşılık gelmekteydi. Tıpkı o aşırı soğuğun kalbinde donmuş gibi. Son derece ilginç bir şekilde, mutlak sıfır noktasında “entropi” olarak adlandırılan ve maddenin düzensizlik derecesini nitelendiren şey, tamamen sıfır olur. Tam tersine, maddenin bu öte boyutunda dizginleri bilgi eline alır. Sf. 155

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • Geriye zavallı Bronstein kalmıştı. Kısa süren yaşamı boyunca bu sıra dışı beyin, modern kozmolojinin öncülerinden biri oldu. 1937 Ağustos’unun sıcağında tutuklanıp aylar boyunca işkenceye maruz kaldı. Ardından da göstermelik bir davaya hak kazandı. Beklenen olmuştu: 18 Şubat 1938 tarihinde, hâkimleri (aslında siyasi polis teşkilatının üyeleri) ona idam cezası verdiler. Peki, suçu neydi? Maddenin sonsuzluğunu inkâr etmek ve evrenin sözüm ona başlangıcına ilişkin, düzeni yıkmaya çalışan fikirleri yaymak. Asla geri adım atmadı. Yüzü kanlar içinde kalmış halde işkencecilerine şunu tekrar etmekten vazgeçmedi: Büyük fizik yasalarının düzenlenmesi, evren düzeyinde her türlü rastlantıyı saf dışı bırakmaktadır. Aynı gün içerisinde ensesinden bir kurşunla infaz edildi. Sf. 150

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 150) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sovyet imparatorluğunda dehşete kapılan Ruslar, Stalin’in tüyler ürpertici parolasına maruz kalacaklardı: “Bir ölüm, bir trajedidir. Milyonlarca ölüm ise bir istatistik.” Ama halkın canı cehenneme! Sf. 148

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.

  • Stalin, Yahudileri, entelektüelleri ve “sisteme karşı çıkan bilim insanlarını” ortadan kaldırmak üzere ant içmişti. Çevresindekiler, özellikle de Molotov, dört silahşorun maddenin güya “kökeni” üzerinde savunulması mümkün olmayan fikirlerden bahsettiklerini işitmişlerdi. Daha da kötüsü: Bu dört delikanlı, maddenin rastlantı sonucu ortaya çıkmadığını ortalık yerde söylemekten çekinmiyorlardı! Ama bu kabul edilemezdi! Bunun üzerine Molotov güçlü bir etki yaratmaya karar verdi ve duygusuz Dzerjinski ve onun milislerini silahşorların peşine taktı. Sf. 146

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsmi John Bell. 1980’lerin başında kendisinden aldığımız o ilgi çekici mektubu asla unutmadık. CERN antetli, onun rastlantıya dair bakışını, kendine özgü zarif ama konformist olmayan bir tarzda anlattığı mektup. Sf. 134

    Her şey ortada: Görünürde parçacıklar birbirlerine oldukça uzak olsalar da aslında onları nitelendiren (ve ne olduklarını belirleyen) bilgi, uzay ve zamanın ötesinde onları anında birbirlerine bağlıyor. Sf. 134

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bize rastlantısal görünen olayların büyük kısmı, aslında, deterministtir: O kadar karmaşıktırlar ki öngörülmeleri imkânsızlaşır (ortaya çıkma olasılıkları sıfır olmasa da). Örneğin, bir rulet tekerleğinin üzerindeki bilyenin hareketlerinin, bilyeyi fırlatmak için krupiyenin sarf ettiği enerji miktarı ve tekerleğin dönüş hızıyla doğrudan bağlantılı olduğu bariz olsa da uygulamada bilyenin hangi sayıda duracağını öngörmek imkânsızdır. Sf. 109

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • En sıra dışı olanı, dumanın oluşturduğu ince hattın hareketini betimleyen şeklin “fraktal” oluşuydu: Lorenz’in grafiği incelediği ölçek ne olursa olsun, her zaman orada aynı yapıyı, aynı şekli görüyordu. Meşhur şeklin bir kısmını ortamdan uzaklaştırdığında bile yine tamamen aynı geometrik şekli buluyordu: Ne tuhaftır ki iç içe geçen Rus Matruşka bebekleri gibi, parça da bütünün tamamen aynısıydı. Sf. 92

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fizikçi David Ruelle, ki kendisi aynı zamanda kaos kuramı uzmanı ve Bilimler Akademisi üyesidir, şunu net bir şekilde ortaya koymuştur: On beş günün ötesinde, hava durumunu güvenilir bir şekilde tahmin edebilmek için, diğer etmenlerin yanı sıra yeryüzünden on üssü on ışık yılı uzaklıktaki bir elektronun uyguladığı yer çekimi etkisini de dikkate almak gerekir! Böylesi bir şeyi yapmak mümkün olmadığı için meteoroloji hesaplamalarında, aslında yeryüzündeki bir hava kütlesi kadar karmaşık bir sistemin gelişiminin bağlı olduğu tüm parametreleri değil, sadece kısmi verileri kullanmakla yetinmek gerekir. Sf. 85

    Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır.