Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 24 Kanunuevvel (Aralık)  1337 (1921) tarihinde İçtima: 133, Celse: 3 Hafidir (Gizlidir), Reisi Sâni Dr. Adnan Beyefendi

    Gizli Celse: 3:

    Aşağıdaki notlar TBMM (GCZ II – Sf. 523) Kitabından birebir alınmıştır.

    Veliaht Abdülmecit Efendi’nin Meclis Başkanlığına Yazdığı Mektup Görüşülüyor: (Mustafa Kemal Paşa konu hakkında açıklama yapıyor. Abdülmecit Efendi daha önce de benim şahsıma bir iki mektup göndermişti ben de ona, Meclis’i tanımasını, Meclis’e göndermesini söyledim diyor. Muş Mebusu İlyas Sami Bey Meclis’e davet edelim diyor.)     

    Besim Atalay Bey; “-Devamlı şahıslardan medet umduk. Millet yaşamak yollarını, istiklâlini şahıslarda değil, kendi azim ve iradesinde aramalıdır.” Sf. 523

    Mustafa Kemal Paşa; “- .. Efendi Hazretleri’nin beş altı defa kendileri ile görüştüm.  .. Anadolu’ya gelmesini teklif ettim. Bazı siyasi teşebbüslerim var onun sonucunu bekliyorum dedi.  .. bunların mahdumu (kardeşi) Ömer Faruk Efendi İnebolu’ya gelmişti; Ben kendisini iade ettim (geri gönderdim).  .. Şahsen Ömer Faruk Efendiyi tanırım. Bana bazı mektuplar yazmıştı. .. diyor ki; Ben oraya geliyorum. Ben oraya gelir gelmez benim şeraitimi (şatlarımı) şimdiden tespit ediniz ve ben buradan birtakım insanlar getireceğim… Doğrudan doğruya istihdaf ettiği (hedeflediği) gaye Halife ve Padişah olmak. .. En iyi vazifenizi İstanbul’da görürsünüz demiştim. .. Yani caizse Padişah yahut babasının muvafakati ile gelmiştir.” 

    (Bu mektuba cevap verilmemesi kararlaştırıldı.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 133, Celse: 3 Hafidir (TBMM GCZ II – Sf. 523) kitabından birebir alınmıştır.

  • 24 Kanunuevvel (Aralık)  1337 (1921) tarihinde İçtima: 133, Celse:2, Reisi Sâni Dr. Adnan Beyefendi

    Telsiz Telgraf İstasyonu Hakkında Kanun Teklifi: Konya Mebusu Vehbi Efendi 120 bin liraya mal olacak bu projeye, şimdi sırası değildir diye karşı çıkıyor. Dr. Tevfik Rüştü, Tunalı Hilmi lehinde konuşuyor. Sf. 224

    Posta ve Telgraf Müdürü Umumisi (Genel Müdürü) Sabri Bey; “-.. dünyada en büyük muvaffakiyetle telli telgraf işleten Türkiye’dir. .. Sultan Hamit devrinde Trablusgarp ile olan muhaberatı telsiz – telgrafla icra ettik. Ve İngiliz kablolarından muhaberemizi kurtardık. … Türkiye Telsiz Telgraf İşletmeleri rüştünü (büyüklüğünü) daha 1905 senesinde yani bundan 15 sene evvel ispat etmiştir.” 

    (Bütçeye 100 bin lira zam konularak bu kanun kabul edildi.)

    Dr. Rıza Nur Sağlık Bakanı Oldu.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 133, Celse: 1, – Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.

  • 22 Kanunuevvel (Aralık)  1337 (1921) tarihinde İçtima: 132, Celse:1, Reisi Sâni Dr. Adnan Beyefendi

    Adana ve Mersin’den İlginç Bir Kutlama Telgrafı; Türklerin Adana ve Mersin’i teslim almalarında ayrım gözetilmediği için azınlıkların teşekkür telgrafı var. İmzalar çok ilginç.  Arap Reisi Mehmet Kâmil, Rum Vasili, Rum Huri Pulsmatar, Ermeni Artin, Marûnî; Hûri Yusuf, Protestan Hamparsom, Hahambaşı Namına Vetyal, Eşraftan Agop Harcetyan, Zelveyan, Toma.

    2 Celse: İkinci Reis vekili Dr. Adnan Beyefendi

    Sıhhiye Vekâleti için Aday Gösteriliyor: En başta Rıza Nur Bey var. 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 132, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 20 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 131. Celse:1, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Sıhhiye ve Muaveneti İçtima Vekîli (Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Bakanı) Dr. Refik Bey Sağlık Durumu Nedeni İle İstifa Etti. Sf. 162-163

    Fronze’nin Veda Beyanatı: Ukrayna Orduları Başkumandanı ve Türkiye fevkalâde Sefiri Fronze Meclis’e çok övücü bir beyanname göndermiş. Okundu, derin dostluk bildiriyor. Cevabı verilecek Sf.166

    Askeriyede Bulunan Bakımsız Hayvanların Vatandaşa Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi Görüşmeleri;

    Takrir (kanun teklifi) Sahibi Besim Atalay Bey (Kütahya); “- .. Günlerce bağırdım çağırdım. Nihayet elde öküz kalmadı. Ondan sonra kanunun müzakeresi kabul edildi.  .. (Tekalifi Milliye uygulamasını kastediyor) (1) Köylünün elinden öküzünü aldık, bakamadık, imha ettik. … Gözümüzün önünde ölen öküzleri ölmekten men edemeyen bizler acaba dünyada hangi İnkılâbı yapacağız? .. Çok atmayalım! .. Ben utanıyorum!”  Sf. 174 

    Ragıp Bey (Kütahya); “- ..Tahminime göre yirmi bin çift hayvan fuzûlen (boş yere) öldürülmüştür. .. müsebbiplerinden (sebep olanlarından) hiç değilse birkaç tanesini tâyin ettirilerek Meclis’in kapısı önüne asılmalıdır! (Bravo sadaları)

    Ragıp Bey (Devamla); “-…308 öküz Sivrihisar’a gönderiliyor .. gidinceye kadar 161 hayvan kalıyor. .. Mihalıççık kazasına teslim edilmek üzere 30 hayvan ayırtıyorlar ve Sevkî Hayvanat Riyasetine (hayvanların nakledilmesi ile ilgili başkanlığa).. Malumat (bilgi) veriyorlar. Sevkî Hayvanat Dairesi on bir gün tesellüm (teslim alma) ve sevk memurunu intihap ve tayin etmiyor (seçme ve tayin işini yapamıyor). .. Ve hayvanat (hayvanlar) kâmilen (tamamen) telef oluyor. .. depodan yine 300 hayvan ayrılıyor. Artık o ikinci 300 hayvanın ne olup olmadığını bilmiyorum. . 30 Teşrinisanide burada depoda 405 hayvan mevcuttu. .. 215 hayvan da Çorum’dan ve Kırşehir’den o gün gelmiş, dört beş günden beri bunlar açtır. .. Çünkü bu işin başında bulunan adamlar öküzden daha öküz ve zerre kadar da merhametleri yok. Gözlerinin önünde arabalarda saman geçiyor, bir araba saman alıp ta orada ölmek üzere olan hayvanların önüne dökmüyorlar.”

      Cemil Bey (Kütahya); “-Anana, babana rahmet.” Sf.183

      Ragıp Bey (Kütahya); “- … Müdafai Milliye’nin kafasına vurarak “Al! Böyle tevzi ve teslim ettir.” demelidir.” Sf.184  

    1. Celsenin Sonu Hafidir: Bu celse ile ilgili hiçbir bilgi yok.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 131, Celse: 1, – Sf. 162 ile 184 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) 1996): Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.

  • 19 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 130. Celse:1’in sonu ve 2.Celse Hafidir (Gizlidir), İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Aşağıdaki notlar TBMM GCZ II – Sf. 517 ile 519 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    Konya Mebusu Abdülhalim Çelebinin Evinde Yakalanan Casuslarla İlgili Bir Tezkere; Oğlu Bakır Çelebi’nin ifadesi alınmış, Çelebi de 5. Şubeye davet edilmiş. Bunlar Mevlana Celalettin Rumi’nin torunları.

    Koçgiri Hadisesi Görüşmeleri; Gizli Celse

    Hüseyin Avni; “-… İstiklâl Mahkemesi kâfi gelmemiş gibi bir de aile tağrip (sürgün, gurbete gönderme) ediliyor. ..Firar eden neferin çoluk – çocuğu ile … hapishaneler doludur. Hürriyeti şahsiye nerededir? … Ordu mukaddestir; onun kutsiyeti adalet ile olur. Ordu, kendisinin (milletin) ırzının, şerefinin muhafazası için ordudur. (1)  .. BMM şahısların kanaat ve içtihadının (görüşlerinin) arkasından gitmeye mecbur kaldı. .. Her şey kanuna rücu etmeli (dönmeli), herkesin salahiyeti malum (bilinir) olmalıdır. .. BMM’nin iki sene evvelki mevkii (itibarı anlamında yeri) ile şimdiki mevkii arasında fark vardır. Bugün mevkii (BMM’nin yeri) günden güne azalıyor. (gürültüler) .. İtimat cebir götürmez (güven, zor kullanmayla bağdaşmaz)! (Hüseyin Avni Bey yolsuzlukları anlatıyor, cepheden küçük bir subayın gönderdiği mektubu okuyor.) ..Belki de birkaç tanesi geberir diye, kıtaat (Cephedeki birliklerin) maaşatını tehir ediyorlar (maaşlarını erteliyorlar). … hülasa (kısacası); küçük kıta kumandanları ve efrat (askerler) esirdirler..” GCZ II – Sf. 517, 519

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 130, Celse: 1’in sonu ve 2. Celse Hafidir: (TBMM GCZ II – Sf. 517 ile 519 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Hüseyin Avni Bey muhtemeldir ki bu konuşmasında çok önemli, tarihi sözler sarf etmiş. Ama maalesef sansür bunları öğrenmemize engel oluyor. Çok sık kesilmiş cümleler var.

  • 17 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 129. Celse:2, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Hıyaneti Vataniye Mücrimlerinden (suçlularından) Bir Kısmının Aflarına Dair Kanun;  

    Madde 1- Hıyaneti Vataniye cürümlerinden (suçlarından) dolayı İstiklâl Mahkemeleriyle, mehâkimi nizamiye (normal, nizami mahkemeler) ve Divanı Harpler tarafından idama mahkûm edilen eşhasın (şahısların, kişilerin) cezaları müebbet küreğe ve müebbet kürek cezaları onbeş sene muvakkat (geçici) küreğe tahvil (dönüştürülmüş) ve maadası (geriye kalanı) affedilmişlerdir. İşbu ef’alden (fiillerden) maznun (zanlı) bulunanlar dahi evrakına nazaran (belgelerine bakılarak) bu aftan istifade edeceklerdir (yararlanacaklardır). Ancak eczayı vatandan (vatanın cüzünden, bölümlerinden) bir kısmını tefrik (ayırmak) veya ecnebi bir devlete ilhakına (katılmasına) çalışanlar ve casusluk edenler ve halen memaliki ecnebiye (yabancı ülke) ve bilâdı meşgulede (işgal edilmiş yerlerde) bulunanlarla ihtilas (zimmetine para geçiren) ve rüşvet ahz eyleyerek (rüşvet alarak) devletin kuvveyi maddiye ve maneviyesini tenkis etmiş (azaltmış) olanlar işbu aftan müstesnadır (ayrı tutulmuşlardır). 

    Dr. Abidin Bey (Lazistan); “- ..bu güne kadar yapılana ıslah edilmiş nazarıyla bakalım ve onları bir af’u mahsus (özel af) olarak tamamı tamamına affedelim. (alkışlar) Bakınız; gerçi bendeniz esasen daima suriş (kargaşa, anarşi) çıkaran ve en sonra belasını buldukça bulan bir memleketin evladıyım. (Bravo sesleri) Sonra silsilem (sülalem) hiçbir vakit de kasaba yüzü görmemiştir; Daima dağî (dağlı), onun için, doktor da oldum, fakat yine bende de bir parça vardır.” (handeler) (alkışlar)

    Süleyman Sırrı Bey (Yozgat); “-Şecaat (kahramanlık) arz ediyorsunuz!” (1) Sf. 132  

    Kanunun 4 maddesi bu kanunu BMM Reisi, vs. icra eder diyordu. Hüseyin Avni Bey’in takriri ve itirazı ile TBMM icra eder şekline döndü. Af Kanunu kabul edildi. Sf. 136

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 129, Celse: 2, – Sf. 132 ile 136 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Merdi Kıpti (Çingene’nin merdi), şecaat arz ederken (kahramanlığından bahsederken) sirkatini (suçunu) söylermiş sözünü hatırlattı.

  • 14 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde Hafi İçtima: 128. Celse:1 Hafidir (gizlidir): İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Ordunun Durumu Hakkında İstizaha (gensoruya) Devam; Gizli İçtima

    (Aşağıdaki notlar TBMM GCZ II – Sf. 488 ile 491 arasından alınmıştır)

    Mustafa Durak Bey (Erzurum): “-Efendiler Afyon Harbini unutmayınız. O harpten önce yine hükümet adına bu yüce kürsüden Fevzi Paşa Hazretleri: Ordumuz demir gibi duruyor, biz bekliyoruz, eyvah niçin gelmiyorlar, biz hazırız, kafalarını parçalayacağız, diyordu… Biraz sonra da; Efendiler vaktimiz kalmadı, kaçınız, burada ancak sekiz gün durabileceğiz, dedi. .. Efendiler… elde mevcut hesaplara göre bir ceket, bir pantolon, bir kaput, bir çift potin, olmak üzere bir asker takımını 225 kuruşa alıyorlar. Bizim aşağı-yukarı 150 bin mevcudumuz olsun, .. 150 bin takım elbise 900.000 lira eder. Hâlbuki biz efendiler elli milyon lira vermişiz, asker hala çıplaktır. Yazıktır, günahtır, artık bu milletin verecek ne malı nede canı vardır.”…          

    Bir Mebus: “-Memleketin zenginleri de vardır.”

    Mustafa Durak (Erzurum); “-Zenginleri de yoktur. .. İstanbul’a kaçıyorlar yavaş yavaş. Orada askerlik de yoktur. … efendiler size gayet gizli bir gerçek ifşa edeceğim (açıklayacağım): Bizi ne kadar uyutuyorlar efendiler! Bize silah, cephane lâzım mıdır? ..İlkbaharda İtalyan Hükümetinden 40.000 tüfek ve bin mitralyöz (makineli tüfek) ve yeteri kadar fişenk (mermi) alınmıştır. Şimdilik parasız, belki sonra parası verilecektir. Bunlar Pula limanından trene konulmuş ve Triyeste’ye kadar gelmiştir… İtalya’daki temsilcimiz Cami Bey tarafından bir vapur hazırlanmış ve vapura da bir milyon küsur mark verilmiş cephane vapura konulmuş. O sırada Söke ile Kuşadası arasında bir Yunan uçağı düşmüştü. Bu uçağı almak için memurlarımız uğraştılar, alamadılar. O zaman güney cephesinde bulunan Refet Paşa İtalyanlara bir ültimatom verdi ve dedi ki: “Bu uçağı bize vermezseniz, ben bunu savaş sebebi kabul ederim.” Ve İtalyanlar vapurdaki silah ve cephaneyi boşaltıyorlar. Biz köylüden bir tüfenk almak için adam asmaya kadar yürüdük fakat oradan gelen 40.000 tüfenk, top, vs. bir ültimatom keyfine gitti ve bundan kimsenin haberi de yoktur. Bizi uyutuyorlar. …. Ordudaki yolsuzlukların kontrolü size aittir. (Mustafa Kemal’e diyor). Hükûmet üyeleri bunu son derece de dikkate alsın, memlekette de askeri baskısını kessin, herkes görevini yapsın. .. Dünyada, Kürrei arzda (dünyada) böyle millet yoktur, bu millettir ki bizim zulmümüze tahammül ediyor (dayanıyor).” 

    Fevzi Paşa savunma yapıyor, Mebusları korkutucu tablo çiziyor.

    Hüseyin Avni; “-Paşa’m bu da morfin olmasın?” 

    Fevzi Paşa (Başbakan ve Savunma Bakanı) “-.. bugün taarruz (saldırı) harbi için cephanemiz ikmal olmamıştır (tamamlanmamıştır). (On yıllık cephanemiz var demişti. Çok önemli şeyler söylüyor;) Her gün ortalama on’u silahlı 106 neferimiz firar etmiştir. (Ordu için gelen 15 bin Selanik fanilasının askere verilmeyip subaylar tarafından satıldığı dedikodusunu soruyorlar. Sf. 496) ..inkılap yapanlar daima müvesvis (vesveseli) oluyorlar ve her gün memlekette ihtilal çıkarıyorlar. .. zanneder misiniz ki elimizdeki toplar, tüfekler hep Rusya’dan gelmiştir. Hayır! Kısmi küllisi bizimdir. Muharebe yapan (savaşan) toplar Osmanlı toplarıdır.“

    Hüseyin Avni; “-Bundan sonra bütün gelecek muhaberattan (haberleşmelerden), müzakerattan (görüşmelerden) haberdar etsinler.” (TBMM GCZ II – Sf. 508)

    (Meclis Hükümeti sıkıştırıyor. İcrai sorumluluğu eline alıyor. Heyetler oluşturuyor, çok sayıda takrirler var. Komutanlar köşeye sıkışmış vaziyette.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, Hafi İçtima; 128, Celse: 1 Hafidir, – (TBMM GCZ II – Sf. 488 ile 508 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 13 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde Hafi İçtima: 127. Celse:2 Hafidir, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Ordunun Durumu Hakkında İstizaha (gensoruya) Devam; Gizli Celse

    Yunus Nadi Bey (İzmir); “-(Eskişehir -Afyon yenilgisinden önceki durumdan söz ediyor;)  .. Ordumuzun en kuvvetli bulunduğu hakkında teminat almış duruyorduk. .. düşman taarruz etmese çok yazık olur gibi endişede bulunan bir takım salahiyettar kumandanlar vardı ..”

    Yusuf Ziya Bey (Bitlis) (Şeyh Sait İsyanında idam edildi); “-… idaremizin şekli yine eski şekil, yine eski idare, eski tahakkümdür (baskıdır, hükmetmedir). Bizde idare dendi mi mutlaka hatıra şiddet, tahakküm (baskıyla hükmetme) gelir. Zannederiz ki idareyi temin etmek için şiddet lâzımdır. Tahakkümle (hükmetmeyle, baskıyla), şiddetle temin edilen idarenin sonu yoktur. Efendiler, yalnız, Kürtler iyi idare edilmiyor. Kürtlerin başlarında istibdat vardır.” (TBMM GCZII – Sf. 477, 478)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, Hafi (gizli) İçtima; 127, Celse: 2 Hafidir (Gizlidir) ,(TBMM GCZII – Sf. 477-478)) kitabından birebir alınmıştır.

  • 13 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde Hafi İçtima: 127. Celse:1 Hafidir (Gizlidir), İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    (Aşağıdaki Notlar TBMM Gizli Celse Zabıtları (GCZ II – Sf.469) kitabından birebir alınmıştır.)

    Ordumuzun Durumu Görüşülüyor:

    Mazhar Bey (Aydın); (Bekir Sami Bey İngiltere’de gittiği her yerde Rusya aleyhinde sözler söylemiş. İngilizler bunları Ruslara söyleyince ilişkilerimiz bozuldu. Yoksa ki bu bozukluk Fransa ile yaptığımız itilafnâmeden (anlaşmadan) kaynaklanıyormuş diyor ve devam ediyor;) “.. bu Bekir Sami Bey’in yaptığı fenalıktır. Zaman zaman hududa kadar gelen paralar geri dönmüştür. .. Bekir Sami Bey ..orada Lloyd George ve Lord Curzon la iki buçuk saat kadar devam eden hafi mülakatta (gizli görüşmede) bulunmuştur. O müzakerat (görüşmeler) esnasında; siz Yunanlıların yerine bizi tutarsanız, biz silahlarımızı Şark’a tevcih ederiz (doğuya yani Rusya’ya yönlendiririz) demiştir. Resmi şekilde cereyan etmeyen bu sözü İngilizlerin kâtipleri tarafından Bekir Sami Bey’in malûmatı (bilgisi) olmaksızın tamamen not edilmiş ve kâtip tarafından ilan edilmiştir.” Sf. 469

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, Hafi İçtima; 127, Celse: 1 Hafidir, – (GCZ II – Sf.469) kitabından birebir alınmıştır.

  • 12 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 126. Celse:1’in sonu ve 2. Celse Hafidir (Gizlidir), İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    1. Celsenin sonu ve 2. Celse Hafidir (Gizlidir)

    (Aşağıdaki notlar; TBMM Gizli Celse Zabıtları II (GCZ II – Sf. 464-465 sayfalardan alınmıştır;)

    (Tutanaklarda Reis ve kâtip belirsiz, bu zabıtlar çok fazla sansürlenmiş. Lazistan Mebusu Ziya Hurşit Bey’in kâtip olarak görev yaptığı celseler daha fazla sansür edilmiş.)

    Ordunun Durumu Hakkında İstizah (Soru Önergesi); Gizli Celse 2:

    (Heyeti Vekile Reisi ve Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Fevzi Paşa, muhalefeti sindirmek için karanlık bir tablo çiziyor, birlik ve beraberlik öneriyor. Rusya bize gönderdiği silahları, biz Fransızlarla anlaşma yaptık diye Batum’da tutuyor diyor.) Sf. 456, 457

    Şeref Bey (Edirne); “-.. Harici siyasetimiz dürüst olmalı. .. Fransa ile bir anlaşma yaptık ve Rusya düşündü, yaptığımız mukavelede (sözleşmede) bittabi şimendifer imtiyazı (tabii ki demiryolu işletmesi ayrıcalığı), maden imtiyazı (maden kullanma ayrıcalığı), mektep imtiyazı gibi para getirecek işleri vermeye başladık. Rusya bizden uzaklaştı… “

    (Konya Mebusu Vehbi Efendi Almanya ve İtalya’ya giden paralara ne oldu? Diyor.) 

    Osman Bey (Lazistan); “-.. bendeniz bir buçuk sene evvel silah sevk ederken, Ferit Paşa’nın sukutu ile (görevden alınmasıyla) İstanbul’da Tevfik Paşa kabinesinin iktidara gelmesi üzerine, Ruslar kuşkulanmışlardı. İstanbul ile Anadolu uzlaşıyor diye korktular. Emrime vermiş oldukları 34 vagon mermi ve topları bir bahane ile Tuvaliye’den aldılar başka bir tarafa sevk ettiler. .. Halbuki bütün konşimentolar benim namıma idi.  .. biz bir vakitler bilmeyerek hepimiz komünist olduk, sonra bundan ürkerek o kadar anti komünist olduk ki komünistler bundan korkmaya başladı. Rusya’ya karşı iyi münasebetler lâzımdır, halkımız Bolşevikliği istemez bundan korkmamak lazım.”

    Hüseyin Avni; “-Cephedeki nefer çıplaktır!” Sf. 462

    Salih Efendi (Erzurum); “- … yevmiye (günde, günlük) 30-40-50 nefer firar ediyor. Hatta Ankara’da gözümün önünde geziyorlar. … 200 küsur bin Mehmet vardır cephede. Halkın itimadını (güvenini) meclis, ayaklarıyla çiğnemiştir. … Ankara Kumandanının manası nedir? Merkez Kumandanı, Mevki Kumandanı bilmem ne kumandanı diye Ankara’da gözümün önünde bin tane kumandan var. … Demek ki sistem bozuktur. 70 bin askerimiz var 50 bini firar etmiş. Efendiler, memleket 80 milyon ordu bütçesi veriyor. Öyle olduğu halde neferi cephede açtır. Hiçbir millette böyle bir şey yoktur. Beş milyon ahali iki milyon vergi veremezken, biz bu kadar (80 milyon) vergi alıyoruz milletten. Demek ki sistem bozuktur. …Evet, bu millet bütün geleneğinden, tarihinden vazgeçti, bize güvendi. Biz de İmparatorluktan farklı bir şey yapmadık. Köylere giderseniz, yine o aşar, yine o rüsum, yine o köhne iş.” (GCZ. Sf. 464, 465)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 126, Celse: 1sonu ve Celse 2 Hafidir: (TBMM Gizli Celse Zabıtları II – Sf. 464-465  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 12 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 126. Celse:1, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Hıyaneti Vataniye Kanun’u Gereği Verilen Cezaların Affı Hakkında Kanun Teklifi.

    (Uzun tartışmalar oluyor. Hüseyin Avni Bey, İstiklâl Mahkemeleri kararları Meclis’e gelseydi %80’i red olunurdu. Diyor.)

    Adana Anavatana İltihak Etti. Sf.115

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 126, Celse: 1, – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • 10 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 125. Celse:1, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Hıyaneti Vataniye (vatan hainliği) Suçlularına Af Kanunu Görüşmeleri;

    (İstiklâl Mahkemelerinin hüküm verdiği Hıyaneti Vataniye Kanunu gereği ceza almış olanlara af çıkartmak istiyorlar.)

    Salih Efendi (Erzurum); “-… hadisei isyaniyede 30.000 adam dolaşıyor .. bunlardan iki bin adam idam edildi. Birkaç bin tane müebbet kürek cezası ile mahkûm edildi.” Sf. 94

    Çok uzun süre tartışıldı bir karara varılamadı. Sf. 107

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 125, Celse: 1, – Sf. 94 ile 107 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 124. Celse:1, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    2.Celse Hafidir (Gizlidir):

    (Aşağıdaki notlar; TBMM Gizli Celse Zabıtları (GCZ II – Sf. 447, 451 Sayfalardan alınmıştır)

    Eskişehir’deki Tren ve Vagonlar, Fahişeler Mevzusu; Gizli Celse.

    Mehmet Salih Bey (Erzurum); “-Eskişehir’in boşaltılmasına 13 Temmuz 1921’de başlanmış 19 Temmuz 1921’de sona ermiştir. Yani 7 gün yani 168 saat devam etmiştir. Resmi evrakla sabittir ki Eskişehir’de 13 lokomotif, 550 adet açık-kapalı vagon… mevcut idi…. Ankara’ya iki yüz, Polatlı’ya 130 km mesafede olan Eskişehir’de her şey terk edilmiş ve yalnız iki vagon Rum fahişesi Ankara’ya nakledilebilmiştir. Bunu kimse inkâr edemez, bir suçüstüdür!” 

    (Nafıa Vekili Rauf (Orbay Paşa) Bey; Eskişehir’de 3 lokomotif, 50-60 vagon terk edildi. Recep isminde bir adam Yunan tarafına geçiyor ve bu vagonları tahrip ediyor diyor. Takrir sahibi Salih Efendi konuşuyor.)

    Salih Efendi (Erzurum); “-Ordu Kumandanı, Vekil, hatta birkaç Mebus da asmak icap ederdi ki şu memlekette adalet teessüs etsin. (senden başlamalı sesleri) Benden başlayınız. Sf. 447  ..Şu Recep’i de size arz edeyim. ..birinci defa kerhaneci, ikinci defa dolandırıcı, üçüncü defa hırsız, dördüncü defa şuna buna böyle yapan, oğlan ve erkek getiren bir teres ki (Bir mebus; Efendi Hazretleri bir parça nezahet!) bundan iki ay önce 65 kalem eşya çaldı, azledildi sonra işe geri alındı. .. İki vagon orospu getirildi. Ben utanıyorum. .. Eskişehir kadınları İstasyona geldi, hüngür hüngür ağladılar, rica ettiler, sızlandılar, bunlar reddedildi. Bililtizam (düzenli olarak) iki tane muntazam vagonla Rum orospusu getirildi. Yenişehirli Mehmet Efendi adında bir adam, 15 bin liralık malım var yarısını hükümete bağışlayayım beni de götürün diyor, trene almıyorlar. … bunda bir hınzırlık mevcut. ..bu bir cürümdür.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 124, Celse: 2 Hafidir. TBMM Gizli Celse Zabıtları II (GCZ II – Sf. 447-451) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 124. Celse:1, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Heyeti Vekile Kanunu Hakkında Görüşmeleri; (Hükümetin görev ve yetkileri ile ilgili kanun)

    Hüseyin Avni; “-Mustafa Kemal Paşa Heyeti Vekile Kanunu’nun görüşüldüğü sırada heyeti umumiyesi (kanunun tamamı) görüşülürken maddeleri açıklamıştı. Reis Bey, beş buçuk saat Heyeti Umumiye’de (Meclis Genel Kurulunda) maddelerden bahis açıldı, tefsir edildi ve tefsir ayrıca şerh edildi (yorumlama ayrıca açıklandı). Yanlış mana verildi. O zaman madde hakkında müzakeratın cereyanını (madde üzerindeki görüşmelerin yapıldığını) ihtar etmediniz. Şimdi buna riayet etmenizin (uymanızın) sebebini anlayamadım.”

    Reis; “-Kürsüden indiğim zaman mebus sıfatıyla cevap vereceğim.”

    Hüseyin Avni; “-Cevap veremezsiniz!” Sf. 79

    Af kanunu teklifi encümene geri gitti.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 124, Celse: 1, – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 124. Celse:1, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

    Hıyaneti Vataniye Cezalarına Af Teklifi;

    (Canik; Nafiz, Karahisarısahip; Mehmet Şükrü, Erzurum; Hüseyin Avni, Bursa; Şeyh Servet, Bitlis; Mehmet Vehbi, Niğde; Mustafa Hilmi, Kastamonu; Besim, Genç; Fikri Faik Beyler verdikleri bir takrirle 2. derecede Hıyaneti vataniye suçlularını af edelim diyorlar.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 124, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Kanunuevvel (Aralık)  1337 (1921) tarihinde İçtima: 123, Celse:1, Reisi Sâni Dr. Adnan Beyefendi

    Hıyaneti Vataniye Kanunu Hakkında

    Hüseyin Avni; “-… Hıyaneti Vataniye Kanunu’nun da artık lağvını (ortadan kaldırılmasını) istirham ediyorum. .. Bu kanunun yapılması Meclis’in meşruiyetini (haklılığını) tanıtmak için idi. Şimdi BMM’nin meşruiyetini tanımadık hiçbir yer yoktur.”  Sf. 47

    2.Celse Hafidir (Gizlidir): Hiçbir not yok. Sadece Kemal Paşa’nın bir gizli celse talep ettiğini biliyoruz.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 123, Celse: 1, 2. Celse Hafidi. – Sf. 47) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Kanunuevvel (Aralık)  1337 (1921) tarihinde İçtima: 123, Celse:1, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Halka Kötü Muamele Eden Memurlar Hakkında Takrir Var;

                “-Riyaseti Celile’ye;

      ..Halkı köle bilen memurlar bu milletin memurları değildir. Vatandaşa kötü davrananların derhal azil ve teşhir edileceklerinin (görevden alınıp teşhir edileceklerinin).. vilâyet memurlarına tamim buyurulmasını .. temenni ederim.       

                      Hasan Basri Karesi.” Sf. 42

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 123, Celse: 1, – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Kanunuevvel (Aralık)  1337 (1921) tarihinde İçtima: 122, Celse:1, Reisi Sâni Dr. Adnan Beyefendi

    Heyeti Vekile Kanunu;

    (Hüseyin Avni Bey gündem dışı söz alarak, Heyeti Vekile Kanunu’nun red edildiğinin gazetelerde yazdığını söylüyor. Oysa Hükümetin yetkilerini belirleyen bu kanun halen Özel Komisyonunda diyor.)  Sf.15

    Fransızlara Verilen Söz Gereği, Adana Civarına Genel Af İlan Edildi;

    (Fransa ile yapılan 20 Teşrinievvel (Eylül) 1337 (1921) tarihli anlaşma gereği Adana Yöresine genel af getirildi.) 

    2.Celse. İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

    İlkokul Vergisinin Kaldırılmasına Dair Takrir

    Şevki Bey (İçel); “-.. On haneye inhisar eden (dayanan) bir köyden bin beş yüz lira tekâlif (vergi) tahsiline kalkışılırsa o köyden 1.500 lirayı almak için ne yapmalı?” 

    Vehbi Efendi (Konya); “-Köyü satmalı!”

    Şevki Bey; “-Evet köyü satmak lâzım geliyor. Yani bu dereceye kadar ileri varılıyor.”

    Besim Atalay Bey (Kütahya); “-..Her köy, mektebinin ve mualliminin (öğretmeninin) masrafını verecektir.”  Sf. 29 

    Maarif Vekili Vehbi Bey (Karesi); “-Tedrisatı İptidaiye (ilköğretim) Kanunu esasında bir kanun değil kararnamedir. Bir kanun hazırlığımız var. Muallimlik (öğretmenlik) mesleği maalesef en aşağı derecede kalmıştır ve layık olduğu mevkii muhteremi (saygın yeri) hiçbir zaman alamamıştır.” Sf.32

    (Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 122, Celse: 1, – Sf. 15 ile 32 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 3 Kanunuevvel (Aralık)  1337 (1921) tarihinde İçtima: 121, Celse:1, Reisi Sâni Dr. Adnan Beyefendi

    Memur Harcırahı, Memur tayinleri

    Hüseyin Avni; “- .. ..Şimdi böyle emrivakiler (oldu-bittiler) üzerine, ölüler üzerine ağar gibi arkadan söylüyorsunuz. .. Bazı kumandanlarla geçinilmez diye valiler arasında tayinler ve tebdiller oluyor. .. Meselâ Erzurum Valisi Kars Kağızman’dan böyle geldi. ..” Sf. 10 

    2. Celse Hafidir (Gizlidir):  (Bu gizli celse hakkında hiçbir bilgi ve doküman yok.       

    3.Celse. İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi Sf. 12

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 121, Celse: 1, 3, 2 Celse Hafidir – Sf. 3 ile 12 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 3 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 121. Celse:1, İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

    Heyeti Vekile Kanunu Görüşmelerine Devam;

    Reis, Selahattin Bey’in takririni oyluyor ve Lâyiha (kanun tasarısı) encümene geri gidiyor.

    Mustafa Kemal Paşa ve Arkadaşlarının Encümeni Mahsusa’nın (Özel Encümenin) Kanunu Esasi Encümeni İle Birleşmesini İsteyen Takrirleri;

    (Bu takrir ile Heyeti Vekîle’nin görev ve yetkilerini kanunlaştıran Encümeni Mahsusa’nın Kanunu Esasî Encümeni ile birleşmesini istediler.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 121, Celse: 1, – Sf. 3 ile 12 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1996): Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları; Sivas; Ahmet Hamdi, Gelibolu; Celal Nuri, Dersim; Ramiz, Siirt; Halil Hulki, Siirt; Necmettin, Van; Hasan Sıddık, Malatya; Lütfi, Antep; Kılınç Ali, Van; Hakkı, Elazığ; Feyzi, Bitlis; Yusuf Ziya, Lazistan; Osman, Bolu; Nuri, Bursa; Şeyh Servet, Siirt; Salih, Yozgat; Süleyman Sırrı. Bu mebuslar Türkiye’nin Meşruti idaresinin yıkılmasına katkı koydular.