Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • İnsanlar yalan söyledikleri zaman en başarılı şekilde kontrol ettikleri yüz ifadeleridir.  Bir kişinin yalanını yüzüne ve gözüne bakarak anlamak pek kolay değildir.  Ama   

    1- Yalan söyleyen kişilerin elleriyle yaptıkları jestler azalmaktadır. 

    2- Yalan söyleyen kişinin elini yüzüne götürme ve yüz çevresine değdirme sayısı artmaktadır. . Ağzı örtmek ve buruna değmek jestlerinde de adeta patlama olur.  Burunda bir kaşınma duygusu yaşanır.   

    3- Konuşurken beden hareketlerinde bir artış olmaktadır.  

    4- Yalan söyleyen bir kişinin el jestleri azalırken, el sallama hareketi artmaktadır. 

    5- En önemli ipucu, kişinin gözlerini sık sık konuştuğu kişiden kaçırmasıdır.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Yapılan araştırmalar âşık olan kişilerin, saçlarının ve gözlerinin parlaklığının arttığını ortaya koymuştur.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birbirini dinlemeye istekli olanlar çoğunlukla birbirlerine 90 derecelik açıyla dururlar.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sıcakkanlı ve memeli bütün canlılarda dokunma rahatlık verir. Yalnız yaşayan kalp hastalarının evlerinde köpek besledikleri takdirde yeni bir kalp krizi riskinin azaldığı görülmüştür.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aşırı kalabalık, saldırganlığa ve üreme hızında düşüşe sebep olmaktadır.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Yuvarlak masa, çevresinde oturanların kendilerini rahat, güvende ve sakin hissetmelerine imkân verir ve tartışmalar için elverişli bir atmosfer yaratır.   Gücü temsil eden kişi kapıya yüzü dönük olarak ve masanın başına oturur.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • Odaya girdiklerinde kapıya yakın koltuk veya sandalyede oturanların özgüvenleri düşük kimseler olduğu, girdikleri odada ev sahibine veya merkeze yakın yer seçenlerin özgüvenleri yüksektir.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiç kimse gözlerini görmediği bir insanla olumlu bir ilişki kuramaz.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan dinlediğiyle aynı fikirde değilse kollarını kavuşturur.  İnsan diliyle çok kolay, bedeniyle çok zor yalan söyler.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • Üstünlük belirten el sıkışı, karşıdaki kişiye göre avuç içinin hafif yere dönük olması demektir.   Güvenli ve dengeli bir el sıkışma ellerin dik olarak ve avuçların birbirlerini bütünüyle kavramasıyla gerçekleşir. 

    El sıkışma işlemini kimin başlattığının da ayrı bir önemi vardır. .. elini önce ev sahibi durumunda olanın uzatması gerekir. Parmaklarının ucunu veren insanlar mutsuz, güvensiz ve endişeli insanlardır.

    Alıntı: Bedenin Dili – Zühal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 83, 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kulak memesiyle oynamak, dikkati yoğunlaştırma isteğinden kaynaklanır.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.

  • Enseyi ve ensedeki saçları okşamak ise kişinin sıkıntılı bir durumda sevilme ihtiyacını karşılamak amacını taşıyan narsistik bir jesttir.

    Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın kendi bedenine teması, gerginliğin yaşandığı durumlarda kişiye rahatlık verir.

    Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • Özellikle özgüvenleri düşük kimselerde; bir şeyleri veya bir yerleri tutma ve kavrama ihtiyacı çok fazladır.

    Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karnı ve göğsü gibi bütün zayıf noktalarını açıkta bıraktığından kendisini çok güçlü ve güven içinde hissediyordur.

    Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.

  • Konuşmacı son derece yumuşak bir biçimde, dinleyicinin kendi fikrine katılmasını istiyor.

    Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kişinin hassas tarafını dış dünyaya kapadığını gösterir. Bu şekilde konuşan insanlara uyum sağlamak zordur.

    Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 62) kitabından birebir alınmıştır.

  • Açık duran bir el karşıdaki kişiye içini gösterir. Güven ve dostluk sunar, uyum ve uzlaşmaya davet eder.

    Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın elinin becerisinin gelişmesi, beyinin biyolojik gelişmesine paraleldir.

    El ve beyin arasındaki karşılıklı bağlantıları zenginliğinden kaynaklanmaktadır.

    Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir kişiyi dinlerken başımızı hafifçe yukarı kaldırmamız, konuşan kişide büyük rahatsızlık yaratır. Başımızı hafifçe sallamamız ise karşımızdaki kişide “anlaşıldım” duygusu yaratır, rahatlık verir.

    Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.