Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 7 Temmuz 1921 (1337) tarihinde 47. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Askerden Silah ve Mühimmatla Firar Edenlerin Mallarının Müsadere Edilmesi (devlet adına el konulması) Hakkındaki Kanun Kabul Edildi. Sf. 172

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 47, Celse: 1, – Sf. 164 ile 183 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Temmuz 1921 (1337) tarihinde 47. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Kâzım Karabekir’in Erzurum Kadısını Azli İle ilgili Hükümetin Neden Hiçbir İşlem Yapmadığına dair Sözlü Soru Önergesi:

                          “BMM Riyaseti Celile’sine  

    “.. Devletin bilcümle (bütün) idari ve adli işlerine varıncaya kadar vazifeleri haricinde ve salahiyeti fevkinde (üzerinde) olarak Şark Cephesi Kumandanlığınca müdahale edildiği… Hükümetin böyle keyfi ve kanunsuz ve neticesi hayatı millet için pek muzır muamelata (zararlı işlemlere) mani olmak kudretini göstermekte neden tereddüt eylediğini Heyeti Vükeladan (bakanlar kurulundan) müstacelen (acilen) ve şifahen (sözlü olarak) sual ederim. 23 Haziran 1337                                         Erzurum Mebusu

    Hüseyin Avni.”  

    (Adliye Vekili soruyu bana sorsun diyor Hüseyin Avni de; Ben Hükümetin kudretsizliğini sual ediyorum diyor.  Konu tartışılıyor Meclis iç tüzüğüne göre soruyu soran mebus, tek tek vekillere sorar, Hüseyin Avni Bey ise tüm hükümete soruyorum diyor. Heyeti Vekile Reisi Fevzi Paşa da O anda Meclis’te bulunmuyor ama bu istizah, yani soru önergesi kabul edildi. Bu durumda iç tüzük maddelerinin değişmesi gerekir diyen mebuslar var. Ortalık karışınca Mustafa Kemal Paşa söz isteyen Karahisarışarki Mebusu Mustafa Bey’i azarlayarak baskı kurmaya başlıyor.)

    Mustafa Kemal Paşa; “-Susunuz Mustafa Bey! Rica ederim! (İç tüzük gereği bir mebus ancak bir vekile soru sorabilir diyor ve ..) .. beyhude yere bu madde ile iştigal etmeyiniz (meşgul olmayınız)! .. meslekten yetişmemiş olan ve bazı idari ve siyasi suihareketi (kötü hareketi) görülen bir kadı efendiyi Hükümetin heyeti umumiyesi azlettiğinden dolayı, ” 

    Hüseyin Avni; “-Efendiler! Paşa Hazretleri reisi tabii (doğal reis) olmak sıfatıyla sualime cevap vermişlerdir. Takrir kabul edilmiştir. Madde hakkında beyan mütalaa buyurmaları dolayısıyla… Reisi tabii olarak cevap veriyorlar.”

    Mustafa Kemal Paşa; “-Hayır cevap vermiyorum, sözlerimi suitefsir etmeyiniz (kötü yönde açıklamayınız)!” 

    Hüseyin Avni; “-O halde bendeniz buyurdukları nukata (noktalara) cevap vereceğim.” 

    Mustafa Kemal Paşa; “-Ben sizden sual sormadım ki cevap vereceksiniz!”         

    Hüseyin Avni; “-Yalnız bir nokta nazarı itibara alınmak” (gürültüler, ayak patırtıları)

    (Reis oylama yapıyor takrir sahibi takririni izah etmeden takrir reddediliyor.) Sf. 164, 168

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 47, Celse: 1, – Sf. 164 ile 183 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Temmuz 1921 (1337) tarihinde 48. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    2.CELSE; İkinci Reis vekili Faik Beyefendi.

    Edirne Mebusu Şeref Bey’in Yunan Mezalimi Hakkındaki Soru Önergesi Görüşmeleri:

    (Şeref Bey, vahşi teklifler getiriyor, diyor ki; Rum kilisesini yıkalım, halkı galeyana getirelim ve Avrupa’ya, halkı durduramıyoruz diyelim.)

    Rasih Efendi (Antalya); “-…Vahdettin değil, Muzuruddin (din zararlısı) olduğunu duysun. (Bravo sesleri, alkışlar)

    Neşet Bey (İstanbul): “-Bunu yaptıran o domuzdur!”

    Kırşehir mebusu Yahya Galip Bey de Yunana bir nota verelim, Adam gibi harp etmezseniz, sivillere dokunmaya devam ederseniz, misilleme yaparız diyelim, diyor. Sf;210

    Sırrı Bey (İzmit): “- .. Hakperest olalım. Hakperestlik ve hakikatperestlik her türlü hissiyatın üzerindedir.” Sf. 211

    Ali Şükrü (Trabzon); (Misilleme düşüncesine karşı çıkıyor.) “ .. yapsınlar da ikinci bir ehli salip (haçlı seferi) getirsinler. Burada bizi ezdirsinler. (Şiddetli gürültüler) .. Avrupa’ya telgraflar yağıyor ve deniliyor ki; BMM Hükümetinin memur etmiş olduğu Osman Ağa her kesilen bir Müslümana karşı kendi eliyle 3-5 Hıristiyan kesiyor deniliyor. Bu vaki olmadığı halde bu vadide (şekilde) gösteriyorlar.” (1) Sf. 216

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 48, Celse: 1, – Sf. 188 ile 216 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’N NOTU (1) (1995): Ali Şükrü Bey bu konuşmasını yaparken saldırıya uğruyor. Sanırım tartaklanıyor.

  • 4 Temmuz 1921 (1337) tarihinde 46. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Şurayı Devlet (Danıştay) Teşkili Hakkındaki Kanun Görüşüldü.     

    2. Celse. İkinci Reis vekili Faik Beyefendi

    Şurayı Devlet Teşkili Hakkında Kanunu Kabul Edildi.

    Hükümetin Teklif Ettiği Nüfus Varakalarının (evraklarının ) Altı Ay Affı Hakkındaki Kanun Kabul Edildi.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 46, Celse: 1, – Sf. 128 ile 146 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Temmuz 1921 (1337) tarihinde 46. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Din Görevlilerinin Sayısı:

    (Vakıflardan maaş alan din görevlilerinin sayısı 382 imam, 277 hatip, 130 imam – hatip, 196 müezzin, ferraş (hizmetkâr) vs. Toplam 2.750 kişi. Hazineden değil, vakıflardan maaş alıyorlar) Sf. 128

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 46, Celse: 1, – Sf. 128) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Temmuz 1921 (1337) tarihinde 45. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Şurayı Devlet Teşkili Hakkında Görüşmeler.

    (Görüşüldü, devam edecek.)  Sf. 123

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 45, Celse: 1, – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Haziran 1921 (1337) tarihinde 44. İçtima 2. Celse Hafidir (Gizlidir): Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Dâhiliye Vekili Seçimi; Refet Paşa Dâhiliye Vekili seçildi:

    (Ata Bey’in sağlık durumunu öne sürerek istifa etmesi nedeni ile yerine bir vekil seçilmesi için Mustafa Kemal Paşa’nın bir tezkeresi var Refet Bey ve Mersin Mebusu İsmail Safa Beyleri öneriyor. Seçim sonucunda Refet Paşa Dâhiliye Vekili seçildi.) Sf. 85  

    Hükümetin, Silah ve Teçhizatla Firar Edenlerin Mallarının Müsadere Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi; (İlk görüşmede itirazsız kabul edildi.) Sf. 87  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 44, Celse: 1, – Sf. 85 ile 87 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Haziran 1921 (1337) tarihinde 44. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Mülkiye Tabiplerine (Sivil Tabiplere) de Rütbe İlerlemesi İsteyen Kanun Teklifi;

    (Bu kanun teklifi: Hükümete ait, ordu emrinde görev yapan sivil doktorlar yüzbaşılığa kadar çıkabiliyorlardı, bunu binbaşılığa çıkartmak istiyor, askeri doktorlar şiddetle karşı çıkıyorlar.)

    Hüseyin Avni Bey; “-… Doktorların rütbesi olmaz. .. Askeri tabip at ile gezdiği için bunda bir fark gözetmekte büyük bir adaletsizlik vardır. .. O halde ben de askerlere diyorum ki; siz kanun yapamazsınız. İlmi hukukla ne alakanız var? Divanı Harplerde işiniz nedir?  Bunu diyor muyum? Hayır. … doktorların askeri doktoru, mülki doktoru yoktur. .. bir doktorun ne kadar fenni varsa onun şerefi odur. .. Doktorun hiçbir vakit askerlikle alakası yoktur… (çok yanlış sadaları)  İhtimal ki öyle telakki ediyorsunuz (anlıyorsunuz).” 

    Dr. Abidin Bey (Lazistan); “-Teessüf ederim!”

    Hüseyin Avni; “-.. Efendiler! Ordunun içinde ben de çalıştım. …  muallimlik yaptım. .. bu, saltanatı askeriyeye biraz şin (ağır) geliyorsa, bundan rica ederim vazgeçsinler…” Sf. 77

    Opr. Emin Bey (Bursa); (Eski askeri tabiplerden, mülki tabiplere binbaşılığa kadar rütbe verilsin diyor, Askeri tababetin özellikleri vardır diyor ve ekliyor;) “- .. Kırk beş tane askeri tabip burada Cebeci Hastanesinde ve en genç tabipler burada durduğu halde, sivil etıbba (tabipler) .. yakasından tutulmuş askere sevk olunmuş ve bu tabipler on seneden beri mütemadiyen (sürekli olarak) harplerde bulunuyor ve en ileri saflarda çalışıyorlar…” Sf. 78 

    (Konu hakkında görüşmeler devam edecek, sonuç alınamadı)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 44, Celse: 1, – Sf. 77 ile 78 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Haziran 1921 (1337) tarihinde 44. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Malatya Mebusu Lütfi Bey’in İttihat ve Terakkiye Ait Mal ve Eşyaların Maarife Terki Hakkında Kanun Teklifinin Görüşülmesi;

    Lütfi Bey (Malatya); “-…İttihat ve Terakki’nin tüm malları vatandaşların yardımı ve ianesi (bağışı) ile yapılmıştır. … Hükümeti Feridiye (Damat Ferit Hükümeti) tarafından bunların gerek kulüpleri ve gerekse sair mobilyaları tamamen zapt ve müsadere olunmuştur (devlet el koymuştur). .. bunları mektep olarak maarife terk edelim.”

    Mazhar Müfit Bey; “-…Cemiyetler Kanunu diyor ki; bir cemiyet dağıldığını ilan etti mi Hükûmet emvaline (mallarına) vaziyet eder (el koyar)… ” 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 44, Celse: 1, – Sf. 61, 62) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Haziran 1921 (1337) tarihinde 43. İçtima 5. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Hafi Celseden Aleni Celseye Geçildi.

    Hariciye Vekili Yusuf Kemal Beyin Beyanatı Açık Celsede Devam Ediyor;

    Yusuf Kemal Bey (Hariciye Vekili); “- ..Bu arada Zonguldak’taki Fransız askerlerinin kısmı âzâmının (büyük bir kısmının) geriye alındığını öğrendik. … İtalya’nın da memleketimizdeki askerlerini çekeceğine dair son günlerde vermiş olduğu vaadin infazına intizar etmekteyiz (gerçekleşmesini beklemedeyiz). Sf. 61 topraklarımızı kurtardıktan sonra cihanın fenniyatından, sermayesinden elbette istifade edilecektir.”  Sf. 62 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 43, Celse: 5, – Sf. 61, 62) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Haziran 1921 (1337) tarihinde 43. İçtima 2. Celse Hafidir (Gizlidir): Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Hâriciye Vekili Yusuf Kemal Bey ve Rıza Nur Beylerin dış olaylar ile ilgili beyanatları var.

    3. Celse Hafidir (Gizlidir): İkinci Reis vekili Dr. Adnan Beyefendi 

    Bu celsede bir içtima zaptı (tutanağı) okundu.

    4.Celse Hafidir (Gizlidir). İkinci Reis vekili Faik Beyefendi

    Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey İzahatta Bulunuyor:

    Yusuf Kemal Bey; “-..Sonra İnebolu’ya bermutat (alışılmış şekilde) gelen .. esliha (silahlar), cephane ile iki adam gelmiş. O adamlar, biz Ankara’ya gitmek istiyoruz, Mustafa Kemal Paşa Hazretleri ile görüşmek istiyoruz demişler. Eskiden İngiltere ordusunda, harp zamanında binbaşılık etmiş olduklarını söylediler. Ellerinde belge yoktu. …  Bu zevat, .. bizim namımıza kendisiyle temas eden zata, İngiltere’nin bizimle sulha amade (taraftar) olduğunu, Anadolu’yu ve Trakya’yı tahliye edeceklerini (boşaltacaklarını) ve buna mümasil (benzer) bazı sözler söylemişler. Bunlardan biri avdet etti (geri döndü), diğeri kaldı. Avdet eden bir telgraf çekiyor.

    (Telgraflar ve cevapları okunmuş ama maalesef zabıtlara girmemiş, sansüre uğramış. Bu gelenlerden biri Amiral Harrington. Telgrafların içeriği muhakkak ki çok önemliydi:)

    Mustafa Kemal Paşa Hazretleri (Ankara); “-…General Harrington ve diğer amiral ile görüştüm, İngiltere’ye bildirdim. Henüz bir haber yok.” 

    Yusuf Kemal Bey; “-Bulgaristan Çiftliği Fırkalarından bir zat iki arkadaşıyla birlikte hükümetimizle, Reisimiz Paşa Hazretleriyle temasta bulunmak üzere gelmişler. Kendileri ile ilk temasımızda sebebi ziyaretlerini (ziyaret sebeplerini) izah edemediler. Paşa Hazretlerinin aldığı malumata (veriye) göre henüz kati bir şey öğrenememişlerdir. Kendileriyle temaslarımız bu derecede kalmıştır. İkinci temas Paşa Hazretleri ile vaki oldu. Henüz ne yapmak istedikleri anlaşılamamıştır. Yalnız Hâriciye Nezaretini Vekâleten ifa etmekte imiş. Ticaret Nâzırı tarafından bir şey vardı. Mevsuk (belgeli) malumata (bilgiye) göre İstanbulski’nin (Bulgaristan Başbakanı olmalı) emin adamlarından biri olduğu, maiyeti (yanındakiler) bunun sıfatını biraz belli ediyordu.” (1)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 43, Celse: 1, – Sf. 94 ile 97 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Bu casusluk faaliyetleri de böyle karanlıkta kaldı. Yusuf Kemal, Amerikan tüccarları hususi (özel) münasebet (ilişki) izhar etmiş, hükümet buna sıcak yaklaşıyor, sonra bu görüşme resmi bir şekle dönüştürüldü ve dün Amerikalı üç tüccar daha geldi diyor. Sf. 94-95 Ankara casus kaynıyor, olayı aydınlatacak mektup ve telgraflar zabıtlara yazılmamış.

  • 27 Haziran 1921 (1337) tarihinde 43. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Metrenin Kabulü Hakkındaki Takrir Görüşülüyor:

    (Bursa Mebusu Op. Emin Bey’in bu takririne Konya Mebusu Vehbi Efendi muhafazakâr nedenlerle karşı çıkıyor, her işimiz bitti bu mu kaldı diyor. Emin Bey ben bu takrirde sadece uzunluk ölçüsünden bahsetmedim, hacim ve ağırlık ölçülerinin de değişmesini istedim ama şimdilik metre yeter diyor.)

    Opr. Emin Bey ; “-.. memleketimizde ölçüler pek muhteliftir (çeşitlidir) . .. Ne hacim, ne sıklet (ağırlık) ne tul (uzunluk) itibariyle vahidi kıyasilerimiz (standartlarımız, kıyaslama birliğimiz) muayyen (belirgin) değildir. .. Bizde üç tane tul vahidi kıyasisi vardır, metre, arşın, endaze. (bir daha var, yarda sesleri.) .. Bugün umum dünya metre sistemini kullanırken niçin biz kullanmayalım?”

    Hükümetin uzunluk ölçü birimi zaten metre imiş. Encümenlere gönderilmesi kabul edildi. Sf. 58

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 43, Celse: 1, – Sf. 37 ile 58 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Haziran 1921 (1337) tarihinde 42. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Mehmet Şükrü Bey’in Subay – Erat İlişkileri Hakkındaki Kanun Teklifi Reddedildi:                

    “BMM Riyaseti Celile’sine;

    Yunan ordusu gibi kıymeti harbiyesi olmayan palikarya güruhu (topluluğu) karşısında firar eden askerlerimizin esbabı firarı (firar sebepleri) taharri edildiği (araştırıldığı) zaman birçok şeyler meyanında (yanında), zabitanın (subayların) efrada (erlere) suimuamelede (kötü muamelede), ırza ve namusa karşı tecavüzatı lisaniyede (sözlü saldırıda) bulunması ve efrat ile teşriki hayat (yaşama birliği) ederek bir kazandan yemek yememesi gibi ahvalin de (hallerin de) mevcut olduğundan şüphe yoktur. Bu halin izalesi (düzeltilmesi) için berveçhiâti (aşağıdaki) mevaddı kanuniyenin (kanun maddelerinin) kabulünü teklif eylerim.

    Madde1- Zabitan, efradı askeriye ile teşriki hayat ederek bir kazandan yemek yemeye ve efrada peder ve kardeş muamelesi yapmaya mecburdur….”  13.9.1337                       

    Karahisarısahip Mebusu Mehmet Şükrü.” 

    Bu üç Maddelik kanun teklifi reddedildi. Sf. 49

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 42, Celse: 1, – Sf. 37 ile 49 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Haziran 1921 (1337) tarihinde 42. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Şark Muhacirlerinin Kürtlerin Yerlerine Gönderilmesi Hakkında Takririn Görüşülmesine Devam:

    (Birinci Dünya Savaşı sırasında Erzurum civarındaki Kürtler batı vilayetlerine tehcir edilmiş, durumları çok kötü köylerine dönmeleri isteniyor. Erzurum Mebusu Durak Bey bu konuyu takip ediyor.)

    Emin Bey (Eskişehir) (1): “- ..Eylül nihayetine kadar istifade etmeleri (yararlanmaları), tecil olmaları (gidişlerinin ertelenmesi) lâzımdır ki bu memleketin hasat noktai nazarından ve kışlık zahire noktai nazarından lâzımdır.”

    Salih Efendi (Erzurum); “-Onlar, size çalışmak için gelmemişlerdir.” 

    Emin Bey; “- ..Şu an mültecilerin (sığınmacı Kürtlerin) sevki gayet muzırdır (zararlıdır). Evvelemirde (öncelikle) ahalinin maişetini (geçimini) tazyik eder (zorlar). .. burada mahallin hasadına (yerel tarım üretimine) gayet büyük tesiri vardır. Burada üç vilâyet bunu çekemez. Muhacirini besleyen bu üç vilâyet ahalisine askerliği de büsbütün hasredersek ne olacak? .. Şubata bırakalım o zaman gitsinler..”

    Durak Bey (Erzurum): “-Emin Beyefendi rica ederim, mülteciler, demin söylediğiniz gibi buraya senin harmanını dövmek (buğdayının tanesini samanından ayırmak) ve keseni doldurmak için gelmemiştir!”

    Bir Mebus Bey; “-Buradaki vatandaşlarımız garp (batı) hudutlarını muhafaza etmek için çarpışıyorlar, onlar da bizimle beraber öleceklerdir.” 

    Durak Bey; “-Efendim, hep beraber ölüyoruz, ayrımız gayrımız yoktur.  … Şarkta mehip (heybetli) bir ordu vücuda getirmişledir ki; bunlar koca Ermenistan’ın altını üstüne getirmiş ve vazifelerini bihakkın (hakkıyla) yapmışlardır..  o cephede 1300 (1874) tevellütlülere (doğumlulara) varıncaya kadar askere alınmıştır. Buralarda 1300 tevellütlüler askere alınmış mıdır? .. Siz yok, biz yok, Anadolu hep birdir. Çıkarmayın böyle şeyleri!  Ne siz bizsiz yapabiliriz nede biz sizsiz yapabiliriz!”      

    Başbakan Fevzi Paşa; Hükûmet bunlara üç ay zaman tanımıştı üç ay daha uzatıyor, gitsin memleketlerine yerleşsinler, Ağustos’tan itibaren de askere alacağız diyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 42, Celse: 1, – Sf. 37 ile 49 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Emin Sazak, işadamı, büyük çiftçi, Yüksel inşaatın sahiplerinin dedesi, MHP’nin suikasta kurban giden 1976’daki Gümrük Bakanı Gün Sazak’ın babası. Bu Kürtler giderse bizim ekinleri kim biçecek diyor.

  • 25 Haziran 1921 (1337) tarihinde 42. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Konya İsyanı Hakkında;

    (Kangırı (Çankırı) Mebusu Neşet Bey, Konya İsyanını idare edenlerin mahalli mahkemelerce değil de Ankara İstiklâl mahkemesi tarafından yürütülmesini teklif ediyor. Bu takrir reddedildi.)  Sf; 37

    Memurin Muhâkemat Kanunu’nun Tadili (değiştirilmesi) Hakkında Görüşme:

    (Ali Şükrü Bey bir kanun değişikliği teklifi veriyor; Danıştay kurulamadığından memurların idari sorunları ortada kaldı, memura itiraz hakkı vermiyor, amirinin mahkemeye sevk etmesi hakkını veriyor.) Sf. 39

    2. Celse: İkinci Reis vekili Faik Beyefendi.

    (Müteveffa (vefat etmiş olan) Selahattin Bey yerine Hacı Arif Efendi İstanbul Üsküdar Mebusu oldu.) Sf;41

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 42, Celse: 1, 2 – Sf. 37 ile 41 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1996): Mebus seçimle olunur bu atamayla olmuş.

  • 23 Haziran 1921 (1337) tarihinde 41. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Kumaş İthalinin Men’i ve Memurların Yerli Kumaş Giyme Zorunluluğu Hakkındaki Kanun Görüşülüyor:

    Besim Atalay Bey (Kütahya); “-..Hükümetler herhangi bir işe karışırsa mutlaka o iş karma karışık olur. Men’i ihtikâr (karaborsanın men edilmesi) dedik, bilmem ne dedik, halka ait işlere Hükümeti karıştırdık, ne oldu rica ederim?”

    Ali Şükrü (Trabzon): “-..Hükûmet himaye usulüyle mensucat sahiplerini himaye ediyor .. hiçbir kontrol, hiçbir kuvvei teyidiye (sağlama yapma kuvveti) yoktur. .. Yarın bu adamlar ihtikâra (karaborsaya) kıyam edeceklerdir (kalkışacaklardır).” Sf. 19, 20

    Mersin Mebusu Selahattin Bey 2 Ay izinli. Muhacirlerin askere alınması konusu konuşuldu, bu görüşme ertelendi.  Sf. 32   

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 41, Celse: 1, – Sf. 5 ile 20 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 20 Haziran 1921 (1337) tarihinde 40. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Yerli Kumaş Kullanımı Hakkında Hükümetin Kanun Layihası Görüşülüyor:

    Ragıp Bey (Kütahya): “-Önce büyük tezgâh ve dokuma sahiplerini teşvik edelim sonra ithalatı yasaklayalım, aksi halde yerli mensucat (dokuma sektörü) hem çok kalitesiz hem de çok pahalı olur.”  

    Besim Atalay Bey (Kütahya); “-Kesinlikle kumaş ithalini yasaklayalım, hatta herkesi yerli kumaş giymeye mecbur edelim. .. eğer Avrupalılar birisi başımızdan fesimizi, öbürküsü cübbemizi alsa, çırılçıplak dikilip kalacağız efendiler.”

    Daha önce yabancı kumaş girişi yasaklanmıştı şimdi de giyilmesinin yasaklanması için kanun teklifi verdiler:  

    Kanun:

    Madde 1- Mebuslar, memurlar, polis, jandarma, Belediye rüesası ve azası, bay ve bayan muallimler (öğretmenler), yatılı talebeler, yerli kumaştan elbise giymeye mecburdurlar. (1) Sf. 432-433  

    Ali Şükrü Bey (Trabzon); “-Bu hususta Hükümetin siyaseti iktisadiyesi nedir? Avrupa kumaşını mı men edeceğiz (yasaklayacağız), yerli kumaşın istihsali (Üretimi) için hükümet monopol mü (tekel mi) yapmak istiyor? Eşhas (şahıslar) eline mi bırakıyor ne yapacak bunu anlamıyorum? …. Memleketin içinde bugün görüyorsunuz ki birçok ihtikâr (aşırı kar, karaborsa) var. .. yasakla olmaz. .. Bu, milletin ruhundan doğmalıdır. .. Hindistan’da bugün İngiliz Hükümetine karşı boykot yapıyorlar, boykotun birinci şartı İngiliz emtiasını (mallarını) kimse giymeyecektir. Gandi denilen o Hint mütefekkiri (düşünürü) bu işe rehberlik ediyor. Ve ileri gidiyor. Bugün İngiltere’de bu yüzden ankşayr ve mançister de fabrikaların yüzde kırkı kapanmıştır. Bu iş böyle propaganda ile olur. Almayalım, giymeyelim diye, cebirle tazyikle (baskı ile) bu iş olmaz.”

    Tunalı Hilmi “-Men’i müskirat nasıl oldu? (Ali Şükrü Bey’in alkollü içki yasağı kanunun teklifinden bahsediyor.)

    Ali Şükrü; “-..mateessüf (üzülerek belirteyim ki) yaptığın kanuna tabi olmadın efendi. … yarın ihtiyacımızı tedarik (bulup ta alma) bakımından aciz kalacağız, yarın belki affedersiniz donsuz kalacağız. (yapacağız sadası) Yap efendi! Çıkarır giyersin. Yalnız bunun için kanuna lüzum yok… Sanayii dâhilîyi (yerli sanayiyi) teşvik ederiz ..”

    Dr. Abidin Bey (Lazistan); “-Kaba falan demeyip, önce biz yerli kumaşları giyinelim. (kravatı çıkart sesleri) .. İşte kravatımı çıkartıyorum (yaşa sesleri, alkışlar) Bir daha giymeyeceğimi namusumla temin ediyorum.”  Sf.437

    Hüseyin Avni Bey; “- … teşkilatı muntazam (düzgün) olmayan milletlerde böyle kanunlar, kanunsuzluk tevlit eder (doğurur).” Sf. 447

    Kanun kabul edildi. Sf.447  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 40, Celse: 1, – Sf. 432 ile 447 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Çok ilginç, bu maddede eski Avrupa kumaş ve elbiselerinin de yetkililere götürüp mühürletilecek hükmü de var. 

  • 20 Haziran 1921 (1337) tarihinde 40. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Şark Muhacirleri Hakkında Erzurum Mebusu Durak Bey’in Takriri Görüşülüyor. 20.5.1921

    (Harbi Umumide (Birinci Dünya Savaşında), içeriye göçen şark mültecilerinin (sığınmacılarının) durumu hakkında seksen imzalı bir takrir var. Durak Bey, altı yıldır bu insanlar perişan diyor, bir kısmı memleketlerine gidecek hükümet izin vermiyor, bir kısmı için para bulup bu insanlar kendi topraklarına yollanıyor diyor. Erzurum Mebusu Salih Efendi bu durumda olan elli bin mülteci var diyor. Sorun yine çözülemiyor.) Sf. 425  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 40, Celse: 1, – Sf. 425 ile 447 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Haziran 1921 (1337) tarihinde 39. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Metrenin Uzunluk Ölçü Birimi Olması Hakkında Opr. Emin Bey’in Bir Takriri (önergesi): (Takrir Yani Önerge Encümene gidiyor.)

    Üçüncü Tayyare Bağışı: (Erzurumlu işadamının iki tayyare bağışından sonra bir tayyare de Sivrihisarlı işadamından.) Sf.387  

    Kamyonların İthali İle İlgili Bir Takrir (Önerge) Görüşülüyor:

    (İçel Mebusu Ali Sabri Efendi ve arkadaşları, nakliyemizin gelişmesi için yük otomobilleri ve kamyonlara gümrük almayalım ya da az alalım diyor. Aydın Mebusu Dr. Mazhar Bey çok iyi olur diyor, Maliye Vekili Hasan Bey olmaz, vergiler azalır diyor. İktisat Vekili Celal Bey hatta bunları getirene pirim verelim diyor, Yahya Galip Bey otomobilin fiyatı 1000 lira 500 de gümrük var diyor. Takrir encümene havale ediliyor.) Sf.391

    Hekimhan Akçadağ’a bağlı bir nahiye, İpek yolu üzerinde ve bol miktarda eşkıyalık var. Burayı kaza yapalım deniyor, Meclis kabul ediyor: Sf.414  

    Hakkı Hami Bey  (Sinop); ” .. İki veya üç ay evvel bu Meclisi Ali’nin kemali hararet (tam bir hararetle) ve müstaceliyetle (acele ile) kabul etmiş olduğu Teşkilatı Esasiye Kanunu var, rica ederim bunu niye tatbik etmiyoruz (uygulamıyoruz). Rica ederiz hükümetten bunu tatbik etsin..”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 39, Celse: 1, – Sf. 387 ile 414 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Haziran 1921 (1337) tarihinde 39. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Hüseyin Avni Bey’in Uzun Ramazan Tatili Aleyhindeki Takriri Okunuyor:

    (Hüseyin Avni Bey bu 20 günlük tatili veren Meclis Başkanvekili Faik Bey’in böyle bir şey için hakkının olmadığını söylüyor.)  Sf.384

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 39, Celse: 1, – Sf. 384) kitabından birebir alınmıştır.