Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 30 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 38. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Fevzi Paşa’nın İç ve Dış Durum İle İlgili Beyanatı: Sf. 376

    Ramazanda Meclis’in Tatil Edilmesi İle İlgili On Mebusun Verdiği Takrir Görüşülüyor. 14 Gün Tatil Oluyor:

    Hüseyin Avni Bey; “-Efendim elli – altmış kadar mesele vardır bunlar ne vakit müzakere edilecektir?  Tatil ne demektir?  Bayram münasebeti ile üç gün tatil olabilir, o kadar! ” Sf. 377

    Hakkı Hami Bey (Sinop); “-…biz milletin mukadderatını üzerimize aldığımız halde, nasıl olur da mektep talebesi gibi 14 gün tatil yapalım? Mesele bu kadar!”  Sf. 378 

    Riyaset (Meclis Başkanlığı) tatili verdi: 18 Haziran’a kadar tatil. Sf. 378

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 38, Celse: 1, – Sf. 376 ile 378 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 38. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

    Konya İsyanı Görüşülüyor:

    Abdülkadir Kemali Bey; (Adana İstiklâl Mahkemesinde görevli iken başından geçen bir olayı anlatıyor.) “-Her hadisenin bazı esbabı hakikiyesi (gerçek sebebi) vardır. Bunlar bilinmedikçe o hadiseler bastırılamaz. .. O zabıt varakası (tutanak) bütün muamelâtı (işlemleri) devlete teşmil edilmek (devleti içine alması) lâzım gelirse, hükümet cani, ahali mazlum vaziyetinde bulunuyordu. (hangi hükümet sadaları) Hangi hükümet mi? Bu fiili irtikâp eden (bu suçları işleyen) her hükümet, ahaliye gayri kanuni harekette bulunan her hükümet, efendi! (bravo sadaları) (alkışlar) .. Kürdistan’da hükümete isyan eden bir kuvvet yoktu; hükümet isyanı doğurur. Arnavutluk’ta da yoktur, asi Arnavutları hükümet doğurmuştur efendiler! Namütenahi (sınırsız) mezalim (zulümler). (Alkışlar, doğru sadaları patırtılar, devam sadaları)  

    Reis; “Celseyi tatil ediyorum.”

    2. Celse; Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri.

    Konya İsyanı Görüşülmeye Devam Ediyor;

    Reis Paşa; “-Celseyi açıyorum, devam ediniz.”

    Abdülkadir Kemali Bey (Kastamonu); “-..olayı tahkik etim, meğerse bu sekiz kişi asker kaçağı falan değiller, hem de tek kurşun atılmamıştır. .. son söz olarak söylüyorum; hitabım, gürültü eden birkaç efendiye aittir. Ben İngiliz veya Hıristiyan dostu olamam. Abdülkadir Kemali’nin namus ve hayatı buna manidir. … Ben bu memleketin öz evladıyım. Memleketin muhtaç olduğu zamanlarda eline bastonunu alarak Avrupa’ya kaçacaklardan değilim. Ben ancak dedelerimin mezarını sinesinde saklayan bu mübarek Anadolu’da, bu topraklarda kalırım. (alkışlar)”   Sf.367-369   (1)

    3.Celse: İkinci Reis vekili Faik Beyefendi.

    Konya İsyanını İnceleyenlerden Saruhan Mebusu Avni Bey Üç Ay İzin İstiyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 38, Celse: 1, 2, 3 – Sf. 352 ile 369 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Meclis’teki bazı demokrat mebuslar, Konya İsyanı’nda kusurlu olması muhtemel memurlar var, onlar dururken fakir halkı suçlayıp da cezalandırmayalım diyorlar. Hakkı Hami Bey bu konunun araştırılması için hükümet üç mebus görevlendirmiş, oysa bu görevlendirmeyi Meclis yapmalıydı diyor. Hüseyin Avni ve Nafiz Bey bu konularda konuşuyorlar.  Daha söylenecek söz çok iken Reis Mustafa Kemal Paşa kifayeti müzakere (tartışma yeterlidir) diyor ve bunu oyluyor.

  • 28 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 37. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Memurların Atanma Kuralları İle İlgili Tokat Mebusu Rıfat Bey’in Bir Takriri Görüşülüyor: 

    (Her vilâyette bir komisyon kurulsun, bu komisyon o vilâyette yetkili olsun. Memur atamalarını bu komisyon yapsın diyor. Mevcut mevzuat müsait olmadığı için reddedildi.)  Sf.338, 339

    Posta Ücretlerinin Artırılması Hakkında Kanun Teklifi; (Mebuslar, telgraflarının posta ile gönderildiğinden, Van ve Bitlis’e posta hizmeti olmadığından şikâyet ediyorlar.)

    Mehmet Şükrü Bey; “-..Telgraflar ne için posta ile gidiyor? Soracağız esbabını (sebeplerini) soracağız! Biz bunun az çok esbabını biliriz! Hükümetin her umuru (işleri) uzun şifrelerle uzun muhaberatla (yazışmalarla) yapılıyor. Posta ile yapılacak şeylerin telgrafla yazılması dolayısı ile telgraflar posta ile gidiyor.”  Sf. 344, 345

    (Bir altın lira 515 kuruşmuş. Yıl 1921)

    Abdülkadir Kemali Bey (Kastamonu); “-..Bizdeki telgraf muamelatı 1271 (1855) tarihinde başlamıştır.. Şimdiye kadar varidat (gelirler) masarifâta (harcamalara) karşılık olmamıştır. .. .bundan sonra da edemeyeceğine kaniim. Çünkü memur düşünülüyor, halkın ihtiyacı düşünülmüyor. … memlekette nuru irfan sönsün istiyorsanız, posta ve telgraf varidatını tezyit ettiğimiz (arttırdığımız) gibi, gazetelere de ve saireye de zammiyat yapınız.

    (Abdülkadir Bey de resmi görüşmelerin çokluğuna dikkati çekiyor.) Sf.347

    Mazhar Müfit Bey (Hakkâri); “-…Bugün ben zannediyorum ki işten çekildikten sonraki rezaleti söyleyebilirim.  Gün geliyor ki bir tel belki 48 saat veyahut 60 saat hususi bir zata (kişiye) tahsis ediliyorsa, rica ederim, varidat (gelirler) nasıl tezayüt eder (artar)?   .. Bir dakika tehiri caiz değildir. Tehir edenler idam olunacaktır diye bilmem filan kumandan yazar. Hiç aslı yoktur. Yine elli günde gelir. Sonra şifre meselesi, evet bu mateessüf (üzülerek belirteyim ki) memurlarda bir hastalıktır. Bendeniz de Bitlis’te Vali iken Harput Valisi ile nasılsın, iyi misin diye biri birimize şifre yazardık. Resmi daireler biraz da özel telgrafa izin versinler.”

    Mehmet Şükrü Bey; “-Hükümetin telgraflarını da ücrete tabi tutalım.” 

    Mazhar Müfit; “-Eskiden bu usul var imiş.” 

    Zam Kanunu kabul ediliyor:  Sf.352  

    Hükümet, Meclis’e Sunduğu Bütçe Kanununu Geri Çekiyor.

    Posta ve Telgraf Ücretlerinin Arttırılması Hakkındaki Kanunun Maddeleri de Görüşülüp Kabul Ediliyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 37, Celse: 1, – Sf. 338 ile 357 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 28 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 37. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Malta’daki Mebuslar Konusu Görüşülüyor;

    Hüseyin Avni Bey: “-..İngilizler bunların hepsini kabahatli diye götürmüşlerdi. Bunları nasıl bıraktılar da diğerlerini bırakmadılar? ..İngilizlerle münasebeti siyasiyemiz (siyasi ilişkilerimiz) ne dereceye kadardır?”  Sf. 331

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 37, Celse: 1, – Sf. 352 ile 357 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 28 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 37. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Başbakan Olan Fevzi Paşa’nın Aynı Zamanda Erkânı Harbiyei Umumiye Vekâletine Vekilliği Konusu Tartışılıyor:    

    Hüseyin Avni; “- Efendim bunlar bizim salahiyetimizdir (yetkimizdir). Her yerde olduğu gibi bunu da gasp etmek istiyorlar. Pek fena alıştırıyoruz. Yarın da öyle bir şey olacak ki (Burası kitapta nokta nokta çıkmış, yani sansüre uğramış) Bizim burada ne manâmız (anlamımız) kalıyor?”  

    Yahya Galip Bey: “-Ne olur efendim?” 

    Hüseyin Avni; “-Efendi! Salahiyetini bil! Kanun böyledir. Rica ederim bizim bir kanunumuz var; Vekili, vekilin vekilini de Meclis intihap eder (seçer).  Heyeti Vekile’ye (hükümete) bu salahiyet verilmemiştir. .. çok mu görüyorlar bize bu salahiyeti? Biz bu salahiyeti onlara vermedik. (doğru, doğru sadaları)  Bu tezkereyi kabul ediyor musunuz? (hayır, sesleri ) kabul edilmiyor. Ret edin. (gürültüler )”

    (Hüseyin Avni Bey, Selahattin Bey ve Karesi Mebusu Vehbi Beylerin baskısı ile bu tezkere geri gönderildi) Sf. 328

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 37, Celse: 1, – Sf. 328) kitabından birebir alınmıştır.

  • 19 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 36. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Meclis İçin On Gün Ramazan Tatili; (Ramazan ayı girmiş 10 gün ara.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 36, Celse: 1, – Sf. 310 ile 321 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 19 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 36. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    İcra Vekilleri Heyeti Namzetleri (Hükümet Adayları)

    (Mustafa Kemal Paşa imzalı tezkere okunuyor:)

                          “BMM Heyeti Umumiyesine:

      Heyeti Vekile’den (hükümetten) istifa edenlerin yerlerine bervechi ati irae edilen (aşağıda gösterilen) namzetler meyanında (adaylar arasında), her Vekâlet için birer zatın intihabını (seçilmesini) arz ve teklif ederim.

                                    TBMM Reisi Mustafa Kemal

    Şer’iye Vekili: Bursa Mebusu Mustafa Fehmi Efendi, Kangırı Mebusu Hacı Tevfik Efendi, İstanbul Mebusu Hüseyin Hüsnü Efendi,

    Müdafai Milliye Vekâleti; Kozan Mebusu Fevzi Paşa, Edirne Mebusu Kâzım Karabekir Paşa, İzmir Mebusu Refet Paşa. 

    Nafıa Vekâleti; Amasya Mebusu Ömer Lütfü Bey, Cebelibereket Mebusu İhsan Bey.

    Adliye Vekâleti; Saruhan Mebusu Refik Şevket Bey, Eskişehir Mebusu Abdullah Azmi Bey, Trabzon Mebusu Hafız Mehmet Bey,

    Maarif Vekâleti; Antalya Mebusu Hamdullah Suphi, Canik Hamdi Bey, Burdur Mebusu Veli Bey.

    Dâhiliye Vekâleti; Niğde Mebusu Ata Bey, Van Mebusu Haydar Bey. 

    Maliye Vekâleti: Trabzon Mebusu Hasan Bey, Çorum Mebusu Ferit Bey.          Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâleti: Bayazit Mebusu Dr. Refik Bey, Kozan Mebusu Fikret Bey, Bursa Mebusu Emin Bey.  

    İktisat Vekâleti; Saruhan Mebusu Mahmut Celal Bey, Çorum Mebusu İsmet Bey.”

    Salih Efendi (Erzurum); “-…Beyefendiler esbabı istifa (istifa sebebi) neydi?  … memlekette mesuliyet (sorumluluk) esasları tespit edilmelidir. Binaenaleyh istifa eden beyefendilerin isimleri yine mevzuu bahistir (söz konusudur). Niçin istifa ediliyor, niçin tekrar isimleri yazılıyor? Türkiye bundan sonra mesullerin (sorumluların) hesabını aramayacak mı?

    Reis; “-Usule dair söylemiyorsunuz beyefendi, men ediyorum (yasaklıyorum).”

    Salih Efendi; “-Emrederseniz salondan da çıkarım!”  Sf.319

    (Seçilenler; Şer’iye Vekili; Mustafa Fehmi Efendi (149 oy)..  Müdafai Milliye Vekili; Fevzi Paşa Hazretleri (156 oy). Adliye Vekili; Refik Şevket Bey (122 oy) . Maliye Vekili Hasan Bey (142 oy), Dâhiliye Vekili; Ata Bey (147 oy), Nafıa Vekili: Ömer Lütfi Bey (149 oy), Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekili Dr. Refik Bey. (152 oy) Sf. 321

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 36, Celse: 1, – Sf. 319 ile 321 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 17 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 35. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Vekili Hasan Fehmi Bey

    Meclis tutanakları özetinde, Hüseyin Avni Bey’in takririnden söz edilmemiş, Hüseyin Avni Bey itiraz ediyor. Sf. 308 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 35, Celse: 1, – Sf. 308) kitabından birebir alınmıştır.

  • 16 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 34. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Reisi Sani (İkinci Başkan) Seçimi: Edirne Mebusu Faik Bey 206 oyun 131 ini alıyor. 

    Hariciye Vekili Seçimi: Yusuf Kemal Bey 174 oyla seçiliyor.   Sf.174

    Muaveneti Millîye Encümeni İstifa Etti: Selahattin Bey Hükümetin ödenek baskısına dayanamadıkları için istifa ettiklerini söylüyor.

    1337 (1921) Bütçesi Görüşmeleri:

    Vehbi Bey (Karesi); “-..Hükûmetin 108 milyon masraf, 58 milyon lira varidatla (gelirle) getirmiş olduğu bütçenin (bu söylenmesin sesleri) birbirimizden saklarız, kainat bilir ve işitir efendiler.” (bravo sesleri)

    Mazhar Müfit Bey (Hakkâri); “-Vehbi bey söyle rica ederim, bütçe meselesi milletten saklanmaz.” 

    Tunalı Hilmi Bey (Bolu); “- Burada söylenmez!” 

    Vehbi Bey (Karesi); “-Hilmi Bey elinize bir kırbaç alınız da buraya geliniz. Böyle bir bütçe Heyeti Umumiyeye sevk edilmek üzere olduğundan tabii memleketin vaziyetini, halini düşünen bütün arkadaşlar, bu işin çıkmaz yol olduğunu gördüler. Bittabi Muvazenei Milliye (milli denge yani bütçe) Encümeni (komisyonu) arkadaşlarımız da böyle bildikleri için istifa ettiler. .. Bu işten Heyeti Vekile Reisi (Başbakan yani Fevzi Paşa) Paşa Hazretleri müteessir oldular ve çektiler gittiler. Fakat ölü ortadadır, bütçe meydandadır ve teehhüre (ertelemeye) tahammülü yoktur….”

    Abdülkadir Kemali Bey (Kastamonu); “-Bendenize öyle geliyor ki Muaveneti Milliye Encümenini teşkil eden (oluşturan) arkadaşlarım kapıyı açtılar ve Heyeti Vekile’ye buyurun efendiler dediler. .. böyle memlekete taalluk eden (ilgisi olan) mesele mevzu bahis edilirken Fevzi Paşanın çıkıp gitmesinden dolayı beyanı teessüf ederim (üzüntülerimi bildiririm). Gidemezler çünkü kendisinden hesap istiyoruz.”

    Mehmet Şükrü Bey: “-Heyeti Vekile getirdiği bütçeyi geri çekti ve tıpkı 1336 (1920) bütçesi gibi toptan ve yekûn itibariyle bütçe isteriz dediler. Bu durumda Heyeti Vekile’ye istizah (gensoru) kullanmalıyız.”

    Emin Bey (Erzincan): “- Önce Maliye Vekiline bir âdemi itimat (güvensizlik) verelim sonra bütçeyi konuşuruz.” Sf.;305

    Mustafa Kemal Paşa: “-Efendiler Heyeti Vekile Reisi ve diğer rüfekası (arkadaşları, yani bakanlar) burada cereyan eden münakaşa neticesinde Makamı Riyasete istifasını vermişlerdir. Binaenaleyh yeni Heyeti Vekile tarafınızdan intihâb edilinceye (seçilinceye) kadar vekâleten ifayı vazife edeceklerdir (görevlerini yürüteceklerdir).” Sf.306

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16. 4.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 34, Celse: 1, – Sf. 174 ile 306 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 16 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 34. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Mustafa Kemal Paşa’nın Kurdurduğu Müdafai Hukuk Gurubu İle İlgili Olarak Hüseyin Avni Bey’in Verdiği Bir Takrir Saklanmış

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “-…Efendim! Geçen gün bir meseleden dolayı bir takrir tertip ettim (önerge düzenledim). Bu takririn maalesef hıfzedildiğini (saklandığını) işittim. Bir Mebusun, her ne suretle olursa olsun, vermiş olduğu takrir ne suretle sansüre tabi tutuluyor? Bir azanın (üyenin) verdiği takririn (önergenin) mevzu bahis (söz konusu) olmamasına Meclisi Ali de razı oluyor mu? Efendim! Takrir yine Meclisi Ali’nin şerefine tallûk eder (ilgili olan) bir mesele idi.”

    Hüseyin Avni Bey bu takririni okuyor: Sf.216

                “BMM Riyaseti Celile’sine

      … 11 Mayıs 1337 tarihinde intişar eden (yayımlanan) Hâkimiyeti Milliye Gazetesinde BMM azasından mühim (önemli) bir kısmının Anadolu ve Rumeli Müdafai Hukuk unvanı altında yeni bir gurup teşkil ederek zirde (aşağıda) muharrer (yazılı) maddei esasiye (ana madde) program olarak kabul edildiği muharrerdir (yazılıdır), hâlbuki bu madde hepimizin asıl gayesidir. Buna rağmen bazı arkadaşlarımız bu desatiri (düsturları, kuralları) yalnız bir zümrenin (bir gurubun) gayesi olarak ilan eylemişlerdir ki, bununla Meclisi Ali’de bu gayei mukaddeseye (kutsal amaca) muhalif efkâr (karşıt fikirler) mevcut olduğu zehabı (yanlış düşüncesi) ve binnetice (sonucunda) aramızda teşettütü efkâr (dağınık fikirler) bulunduğu zumuru (görüntüleri) yar ve ağyara (tanıdık ve yabancıya) verilebilecek bir şekil meydana gelmiştir. O bakımdan bu maddei esasiyenin Mecliste okunarak kabul edilmesi ve bu zaptın da gazetelerde yayınlanmasını ….

                                    12 Mayıs 1337 (1921)       Hüseyin Avni ”  Sf. 296 

    Maddei Esasiye (esas madde, ana madde) okundu, Erzurum, Sivas Kongreleri kararları, Misakı Millî’den bahseden ve ilk defa guruptan söz eden bir metin:

    Hüseyin Avni Bey; “-Müdafai Milliye Gurubunun umdei esasiyesi (esas ilkesi); yediden yetmişe kadar, dul kadınların bile umdei esasiyesidir (esas ilkesidir). Bu guruba bütün millet dâhildir efendiler! .. Meclis’te buna muhalif bir kimse yoktur.” Sf.297 

    Şeref Bey (Edirne); “-….Mustafa Kemal Paşa bugün hiçbir kimsenin malı değildir. Tarihin malıdır. … Onu tutan millettir, yoksa şahıs değildir. Efendiler yanlış anlıyorsunuz, Mustafa Kemal Paşa’nın vaz’ı şahsiyetinde (kişiliğinin duruşunda) hiçbir şey yok. Yalnız Türk milleti onun etrafında toplandı ve işte şu vaziyet meydana geldi. … Hiçbir zaman şahsım için yaşamadım, memleketim için yaşadım ve onun için yaşayacağım. Avni Bey kardeşime gelince; ben onun her şeyini takdir ederim. Davet edilmemiş arkadaşlar varsa gücenmesinler onlar da buyursunlar. …. gurubun bidayeti teşekkülünde (kuruluşunun başlangıcında) Paşa Hazretleri, benim unuttuğum zat varsa bana ihtar ediniz (hatırlatınız), ihtarında bulundular.” (1)

    Vehbi Bey (Karesi); “-..Paşa Hazretleri .. vaziyeti ile diğerlerinin ve milletin vaziyetini, bunu lütfen anlatınız.” 

    Şeref Bey (Edirne): “-..Bu gurup siyasi bir fırka olmak üzere teşekkül etmemiştir.”

    (Reis, Hüseyin Avni Bey’in bu önergesini gargaraya getiriyor, Hüseyin Avni Bey’e söz hakkı vermiyor.) Sf. 299  

    Hüseyin Avni; “-Makamı Riyaset bitaraf (tarafsız) olamaz, çünkü makamı riyaset mensubunun (Meclis Başkanlığı üyelerinin) hepsi bu guruba dâhildir.” 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 34, Celse: 1, – Sf. 174 ile 306 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Bu gurup muhalefeti ötekileştirmek ve açık hedef hâline getirmek için toplanmış.

  • 14 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 33. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Vekili Hasan Fehmi Bey

    Emeklilerle İlgili Bir Takrir:

    (Besim Atalay Bey bu takrirden sonra konuşuyor, bu kadar adama emekli maaşı vermeyelim arazi verelim gitsinler Konya Ovasında çalışsınlar diyor.) Sf.292

    2. Celse Hafidir (Gizlidir): Reisi Sâni Dr. Adnan Bey.

    (Aşağıdaki notlar TBMM Gizli Celse Zabıtları Cilt 2. Sf. 85’ten alınmıştır)

    1337 (1921) Bütçesi Görüşmeleri

    Maliye Bakanı Ahmet Ferit Bey’in izahatı;

    Gelirler 108 milyon bunun 67,5 milyonu Milli Savunmaya. 

    (Hüseyin Avni Bey bu celse aleni olsun diyor, halktan neyi gizliyoruz? Diyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 33, Celse: 1, 2. Celse Gizli – Sf. 292 ve Gizli Celse Zabıtları Cilt 2 Sf. 85) kitaplarından birebir alınmıştır.

  • 14 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 33. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Vekili Hasan Fehmi Bey

    Meclis’e Bir Tayyare Daha Bağışlıyorlar.

    (Erzurumlu Tüccar Nafiz Bey 2. tayyaresini de almış ve Ankara’dan geçerken Meclis’e saygı bildiren bir not atıyor.) Sf. 288

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 33, Celse: 1, – Sf. 288 ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 12 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 32. İçtima 2. Celse Hafidir (Gizlidir:, Reisi Sâni Vekili Hasan Fehmi Bey

    (Aşağıdaki Notlar TBMM Gizli Celse Zabıtları 2.Cilt. Sf.74, 76 alınmıştır.) 

    Fransa İle Anlaşma

    Bekir Sami Bey’in İstifası

    (İlk sözü Mustafa Kemal Paşa alıyor; Denebilir ki siyasetimiz müstakil yani bağımsız olmakla birlikte şark siyasetine yani Rusya’ya meyilli bir siyasettir diyor. Bekir Sami Bey’i muhalefetin önüne atıyor ve Meclis’te tutmayıp da yurtdışına gönderelim diyor.  Amasya Mebusu ve Çerkez milliyetçisi Bekir Sami Bey konuşmasında; savaş esnasındayız fazla detaya inmeyeceğim diyor. İstifa ediyorum diyor ve eğer sorumluluğumu gerektiren bir şey varsa İstiklâl Mahkemesine veya nereye isteseniz varım diyor. Vehbi Efendi, Bekir Sami Beyi destekler içerikte konuşuyor. Sf. 76)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 32, Celse: 2 Hafidir (Gizlidir), – (Gizli Celse Zabıtları 2.Cilt. Sf.74-76) kitabından birebir alınmıştır.

  • 12 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 32. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Vekili Hasan Fehmi Bey

    İstiklal Mahkemeleri Kararı Gereği Komünist Tasfiyesi:

                “BMM Riyaseti Celile’sine; 

    BMM’nin 21.03.1337 tarihinde münakit (toplanan) celsei hafiyesinde (gizli oturumunda) taklibi hükümet (hükümet değişikliği) cürmünde alakadar olmaları maznuniyetiyle (suçuyla ilgili olmaları zannı ile) mahkememize tevdileri (gönderilmeleri)  Heyeti Umumiyece iktiran ettiği 82 No 22.3.1337 tarihli tezkerei Riyasetpenahileriyle (Meclis Başkanlığının yazısı ile) işar buyurulan (yazı ile bildirilen); Tokat Mebusu Nazım, Bursa Mebusu Şeyh Servet, Afyonkarahisar Mebusu Mehmet Şükrü Beylerden, Nazım Bey’in fiili mezkûre içtisarı (Söz Konusu fiile yeltendiği) sabit olduğundan, Kanunu Cezatı Umuminin (genel ceza kanununun) 46 maddesi delaleti (dayanağı) ile ve Hıyaneti Vataniye Kanununun 2. Maddesi mucibince (gereğince) on beş sene müddetle küreğe vaz’ına (kürek cezasına gönderilmesine) ve diğer Bursa Mebusu Şeyh Servet ve Şükrü Beylerin âdemi mesuliyetlerine (sorumsuzluklarına) Mayıs 1337 (1921) tarihinde münakit (toplanan) mahkemei aleniyede (açık mahkemede) müttefikan (oybirliği ile) karar verildiği…  10 Mayıs 1337 Ankara

                                               İstiklâl Mahkemesi Heyeti Namına İhsan. ” 

    Reis; “Nazım Bey defterden silindi.” Sf. 286

    Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü Bey’in Ethem Bey Meselesinde Kusuru Olmadığına Karar Verildi:

    (Celse sonunda Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü Bey’in Ethem Bey meselesinde kusuru olmadığı kararı verildi. Mustafa Kemal Paşa onun hakkında ağır ithamlarda bulunmuştu.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 32, Celse: 1, – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 31. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Besim Atalay Bey’in İrşat Yani Halka Doğru Yolun Gösterilmesi İle İlgili Takriri.

    (Besim Atalay Bey, Köy Hocası Mecmuası ve Sebilürreşat Dergileri Hükûmet tarafından köylere gönderilsin, köylünün dini duyguları pekişsin diyor. Uzun tartışmalardan sonra reddedildi.) Sf. 266

    Besim Atalay Bey’in Şehir Adlarının Türkçeleştirilmesi Hakkındaki Kanun Teklifi:

    (Bu isim değişiklikleri Vilâyet Umumi Meclisleri Kanununda olacağı için Kanun olarak değil de uyarı olarak kabul edildi.) Sf.270, 271

    Kırşehir Mebusu Sadık Bey’in Memurin Muhâkemat Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi.

    (Teklifin Esbabı Mucibesi’nde,(gerekçesinde) “Kapitülasyonları kaldırmak için bu kadar uğraşıyoruz ama memurlara ayrı bir yargı sistemi uygulayarak onlara da bir nevi kapitülasyon vermiş oluyoruz.”  diyor.)

    Vehbi Efendi (Konya); “- ..milletin bir kısım mahkemesi adliyeye, diğer bir kısmı başka bir mahkemeye gitmek, rica ederim muvafık mıdır (uygun mudur)? (değildir sedaları)

    (Bu takrir Adliye Encümenine geri gitti.) Sf. 277  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 31, Celse: 1, – Sf. 266 ile 277 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2012): Bu Memurin Muhâkemat Kanunu 1913 yılında İttihat ve Terakki Hükümeti tarafından çıkartıldı. Memurin Muhâkemat Kanunu’na göre bir memurun yargılanabilmesi için yönetiminin izini gerekiyordu. Darbe hükümetinin despot anlayışına uygun bir yasaydı. Arkasından Rum ve Ermeni tehcirleri geldi. Sivil ve askeri bürokrasi zırh altına alınmış olduğu için, rahatlıkla katliamlar yapıldı. Bu kanun 2.12.1999 tarih ve 4483 sayılı yasa ile değiştirildi, memurun yargılanması daha kolay hâle geldi.

  • 7 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 30. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    İthal Edilen Ziynet Eşyaları Yasaklayan Kanun Tekrar Görüşüldü.

    (4. Madde encümenden geldi, uzun tartışmalardan sonra kabul edildi.) Sf.225

    2. Celse Hafidir (Gizlidir):

    (Aşağıdaki not TBMM Gizli Celse Zabıtları Cilt.2 Sf.66 alınmıştır)

    1921 Bütçesine devam edildi. İlk sözü Fevzi Paşa aldı, Bütçeyi geri alıp kısıntı yapalım diyor, ama sıradakiler konuşmaya devam ediyor. Hükûmet vazgeçti.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 30, Celse: 1, – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 29. İçtima 2. Celse, Reisi Sâni Vekili Hasan Fehmi Bey

    Cephe Zammının Kesilmesi Konusu Görüşülüyor:

    Vehbi Efendi (Konya): “-Cephe zammını kim zammetti? Biz zammettik. O gün zammettik bugün kesiyoruz. O gün zammettiğimizin yüzde yirmisini bugün kesmek bizim için ar ve hicap değil midir Efendiler?”

    Tepkiler çok yoğun.    

    3. Celse: Reisi Sâni Hasan Fehmi Bey.

    1337 (1921) Bütçe Görüşmelerine Devam Edildi.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 29, Celse: 1, – Sf. 225 ile 226 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 29. İçtima 2. Celse Hafidir (Gizlidir): Reisi Sâni Vekili Hasan Fehmi Bey

    (Aşağıdaki notlar; TBMM Gizli Celse Zabıtları 2. Cilt. Sf. 59-64 alınmıştır)

    1337 (1921) Bütçe Görüşmeleri

    Maliye Vekili Ahmet Ferit Bey (İstanbul); “-Bütçemiz 108.088.625 liradır. Müdafai Milliye 67.505.978 lira. ..Rus Sovyet Cumhuriyeti tarafından murahhaslarımıza senevi (yıllık) ita edilen (verilen) on milyon ruble, dört milyon rublesi heyeti murahhasa ile beraber Kars’a vasıl olmuştur (ulaşmıştır). Şark vilâyetlerinde Rus altınları 610 kuruştur.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 29, Celse: 1, – Sf. 225 ile 226 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 28. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Reis; “-Bugün Ankara’daki Mebus sayısı 280’dir.”  Sf. 197

    Maden Ameleleri Hukukuna Ait Kanun

    İşçi Haklarını Düzenleyen Bu İlk Kanun Kabul Edildi:

    (Sermayedarların (kapitalistlerin) ezdiği maden amelesine (işçisine) yardım açısından bu kanun tanzim edilmiş. Kanun teklifini yapan Hükümet, İşçi Haklarını Düzenleyen ilk kanunumuz. bazı mebuslar bu kanunun Ereğli’ye şamil olmasını (kapsamasını) istiyorlar, bazıları da tüm ülkeye. Kanunun maddelerinin görüşülmesine başlanıyor.)  Sf.;200

    Maden Ameleleri Hakkında Kanun

    “Madde 1- Maden ocaklarında müstahdem (istihdam edilmiş, işe yerleşmiş) amelenin (beden işçisinin) beytutetleri (gecelemeleri) ve temini istirahatleri (dinlenmelerinin sağlanması) için her vakit ocak civarında İktisat Vekâletince tanzim edilen (düzenlenen) numunelerine (örneklerine) tevfikan (uygun olarak) amele koğuşları ile hamam inşasına ocak amilleri (yapanlar) mecburdur.”

    Madde Kabul ediliyor. Sf.205 

    Madde 2- Maden işlerinde amelenin cebren istihdamı (zorla işe yerleştirilmeleri) ve angarya suretiyle (zorla çalıştırmak amacı ile) herhangi bir işe sevki ve onsekiz yaşından dun (küçük) olanların maden ocakları dâhilinde istihdamı memnudur (yasaktır).”

    Kabul edildi. Sf. 207

    İktisat Vekili Mahmut Celal Bey: (Amele arasında sendika gibi bir teşkilat yaptıklarından bahsediyor.) “-..Bu işe nezaret (gözlemcilik) ediyorum. Amelenin teşkilâta merbut (bağlı) olmasını arzu ediyorum, ameleyi memleketin istikbâli (geleceği) ile alakadar (ilgili) telakki ediyorum (düşünüyorum). … ve ameleyi teşvik ediyorum. Bir teşkilat (örgüt) halinde mevcudiyet (varlık) göstersinler ve amele bununla yani müfettişleri dolayısı ile ve bu teşekkülle kendi hukukunu binniyabe (işçinin yerine) müdafaa edebileceklerdir. Elimizdeki cemiyetler kanunu da buna müsaittir.” Sf.209

    (Ali Şükrü Bey amele örgütlenmesi için henüz erken diyor. Tunalı Hilmi, Ali Şükrü’ye karşı çıkıyor.) Sf.210  

    Besim Atalay Bey (Kütahya); “-Bu hakkı ameleye verelim. Halkımız zaten her şeyi, büyüklerden, münevverlerden, hükümetten beklemeye alışmış. Halk bir defa alıştırılmış.” Sf.212    

    Madde 3- Her madenci istihdam ettiği (çalıştırdığı) amelenin miktarı ücretiyle künyesini (ücretini gösteren künyeyi) mübeyyin (ortaya koyan, beyan eden) numunesine tevfikan (örneğine uygun) defter tutmaya ve bu defteri amele birliği müfettişine ve iktisat Vekâleti memurlarına berayı tetkik (incelenmek üzere) ibraza (göstermeye) mecburdur.”

    Kabul edildi. Sf. 213

    (Ali Şükrü Bey 4. Madde için tenkitte bulunuyor, zaten madenler zor durumda daha beter olabilir diyor. İktisat Vekili Celal Bey ise havzanın 3/4 ü yabancı sermayenin elindedir. Ameleler ise Türk’tür diyor.) 

    Madde 4- Alelumum madenciler Nizamnâmei Mahsusuna (özel yönetmeliğine) tevfikan (uyarak) amele tarafından teşkil olunacak ihtiyat (tedbir veya yedek) ve tezvün (para dağıtım) sandıklarına beher mah (her ay) zarfında (periyodunda) istihdam edecekleri amele ücüratı umumiyesinin (çalıştıracakları işçilerin toplam ücretinin) yüzde birinden dun olmamak (az olmamak) üzere muaveneti nakdiye de (para yardımında) bulunmaya mecburdurlar. 

    Kabul edildi, Ali Şükrü aleyhinde. Sf.216  

    Madde 5-  Amelenin zatına (şahsına) ait olup esnayı ameliyatta (çalışma sırasında) kırılan alât ve edevatıyla nakliyat esnasında telef olan hayvanatı, madenci tarafından tamir ve tanzim olunur.   Sf. 216 

    Madde 6- (Maden sahipleri işçilerin hastalık ve kaza halinde parasız tedavi ettirmelerini mecbur tutuyor, işyeri hekimliğini de mecbur tutuyor.) Sf. 216         

    2.Celse: Reisi Sâni Dr. Adnan Bey.

    Maden Ameleleri Hukukuna Ait Kanunun Görüşülmesine Devam Edildi: (İş kazaları ile ilgili olan 7 madde encümene iade edildi.) 

    Madde 8- Mesaii yevmiye (günlük çalışma saati) alelıtlak (genellikle) sekiz saattir. Bu müddetten fazla çalışmaya hiçbir işçi icbar edilemez (zorlanamaz). Fazla mesai karşılıklı anlaşma şartıyla, iki kat ücrete tabidir. Yer altında geçen zaman sekiz saate dâhildir. 

    Madde 9- Bu kanunun gereğini yapmayan madenci ve mültezimlerin ruhsat, şartname ve imtiyazatı (ayrıcalıkları) fesh olunur. Sf. 222

    Madde 11- Maden ocaklarında çalışan amelenin haddi asgari ücreti (asgari ücretinin sınırı) ocak amil (sahibi) ve mültezimleriyle (taşeronlarıyla olmalı) Amele Birliği ve İktisat Vekâleti tarafından müntehap (seçilmiş) üç aza marifetiyle tayin olunur. 

    Madde 12- Bu kanunla uyuşmayan diğer maddeler mülgadır (hükümsüzdür).

    Madde 13- (Besim Atalay Bey’in bu ek maddesi kabul edildi.) Maden ocağı amilleri bir mescit ve genç ameleye gece dersleri verilmek üzere mektep yapmaya ve muallim tutmaya mecburdurlar.”  Sf. 223 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 28, Celse: 1, – Sf. 28 ile 223 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Nisan 1921 (1337) tarihinde 27. İçtima 3. Celse, Reisi Sâni Vekili Hasan Fehmi Bey

    Bozkırdaki koyun meselesi görüşüldü, mal sahiplerinin paralarının verilmesi karara bağlandı: Sf. 186 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 27, Celse: 3, – Sf. 150) kitabından birebir alınmıştır.