Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 1848 burjuva demokrat devriminde yenik düşerek Türkiye’ye sığınan ve daha sonra hem Paşa ve hem de Türklük tarihi yazarı olan Konstantin Borjenski’nin torunudur.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 410) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2023); Mehmet Nazım Paşa, şair, devlet adamı (Ö. 1840, İstanbul – Ö. 1926, İstanbul). Şair Nâzım Hikmet’in baba tarafından dedesidir. Rüştiyeyi (ortaokulu) bitirdikten sonra bir süre Adana, Konya, Bitlis, Halep, Kastamonu ve Mersin’de mektupçuluk (genel sekreterlik) yaptı. 1898 yılında Kayseri mutasarrıflığına atandı. Kayseri’de dört yıllık süre içerisinde görev yaptığı Hunat Camii ile Seyyid Burhaneddin ve Zeynel Abidin türbelerinin kubbelerini tamir ettirdi ve önemli hizmetlerde bulundu. Kayseri’den sonra Diyarbakır, Halep, Konya, Sivas ve Selanik valisi olarak hizmet verdi. Mevlevi tarikatına bağlı idi. Abdülhamid dönemindeki eğitim gelişimini anlatan Ahd-i Şehriyari adlı eserinin dışında tasavvufla ilgili şiirleri ve yayımlanmış başka eserleri de vardır. Konstantin Borjenski ise anne tarafından dedesidir.

  • Sevmek bir başkasını geliştirmektir.  

    Güvenli olmayanın âşık olması ve sevişmesi mümkün olmuyor.

    İnsanın gelişimi, Tanrı’nın yerine kendisini koyabilmek çizgisindedir.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 406, 407) kitabından birebir alınmıştır.

  • Chaplin şunu anlatıyor; bir insanda, hep akıl var ve hiç duygu yoksa bu, en büyük caninin özelliğidir. 

    Hep duygu var ve hiç akıl yoksa kendi halinde bir budala demektir.

    Akıl ve duygunun mükemmel bir dengelenmesi, bize, harikulade aktörü çıkarıyor. 

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 306) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dilini sevmeyenin halkını sevebileceğini hiç sanmıyorum.

    Dili katledenlerin halkını sevdiğine inanmam mümkün değildir.  

    Felsefesi ve insan içini çözümleyen romanı olmayan hiçbir dilin gelişmesini mümkün ve muhtemel göremiyorum.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 394) kitabından birebir alınmıştır.

  • Solculuktan kapitalizme geçenler daha sömürücü oluyorlar.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 392) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tekeller, insanlarına çok küçük işler veriyorlar; insanlar sürüye dönüyor.   İnsan görevini büyük tutmak zorundadır; büyümenin anahtarı burada yatıyor.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 388) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cumhuriyet Gazetesi, bir devlet kuruluşudur. Artık Cumhuriyet gazetesinin TÜSİAD gazetesi olduğundan hiç kuşku duymuyorum.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 379) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsmail’den (Beşikçi) aktarma; “Türk basını dördüncü kuvvet falan değildir. Türk basını Türk Milli İstihbarat Teşkilatının bir şubesi gibi çalışmaktadır. Türk basını, Türk polisinin itibarsız bir yardımcısıdır.”

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 377) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • İsmail, … biz Türklerin onurudur.   Bir toplum ve bu arada biz Türkler, İsmail Beşikçi türünden insanlarla zenginleşiyoruz.   İsmail ile biz Türkler, Kürt kardeşlerimize borcumuzu ödüyoruz. 

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 376) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük Hoca basın’a sesleniyor:)

    Neden etkisizsiniz, biliyor musunuz?  Artık basın olmaktan çıktınız. Artık devletleştiniz. Artık resmi gazetesiniz.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 373) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mütareke (1918, 1919 ateşkes yıllarında), Yeni Gün Gazetesi Başyazarı Yunus Nadi, Vakit Başyazarı Ahmet Emin (Yalman), Sabah Başyazarı Ali Kemal, Akşam Başyazarı Necmettin Sadak, İkdam Başyazarı Celal Nuri (İleri), Tasviri Efkâr Başyazarı Velid Ebuzziya (Tevfik) bir araya geldiler ve ABD Başkanı Wilson’dan manda istediler.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 370) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1996): Manda, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş kabul edilen ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen yetkidir.

  • Yıkılış sonuçları ortadan kaldırıyor. Fakat başlangıcı etkilemiyor.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 353) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Halk Kurtuluş Partisi ve Mahir Çayan, Necip Fazıl Kısakürek Kemalist’ti.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kemal Paşa en çok Sultan Hamit’in izleyicisi ve sürdürücüsüdür. Sultan Hamit, aydınlanmacı despot idi. Kemalizm’in özünde Hamidizm’in yattığını açıklıkla söyleyebiliyorum.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 344) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sınav, öğrenmenin düşmanıdır.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeni insan ateist olmak durumundadır. İnsanın yücelmesi içindeki Tanrı düşüncesini dışarı atmasıyla mümkündür.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeni insan, yeni tarih demektir. Ben insanın geleceğini değiştirmek için tarihini değiştiriyorum.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 329) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kütle ne kahraman ne de korkaktır. Kütle içgüdüseldir.  

    Kütle, kendisini çelikleştirmek isteyenlere karşı düşman tutum alır. Kütle kendisini köleleştirmek isteyenlere yaltakçı bir davranışa girer.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 329) kitabından birebir alınmıştır.

  • Batı insanı sürüleşti; batı insanına insan demekte güçlükler çekiyorum.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 323) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yazı, sıcaklıktan yoksundur ve güven vermiyor; dil güven veriyor, güven kaynağıdır. Politika dille yapılır.

    Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 311) kitabından birebir alınmıştır.