Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Sizin istiklâl harbimizdeki kıymetinizi ancak askerlerimiz bilir….  Sizin Mustafa Kemal’den tarihini kıskanacağınızı da aklımızdan geçirmezdik.  Karabekir Paşa! Size samimiyetimle söylemek isterim ki, eğer bir cumhuriyet lisesinde, yeni Türk devletinin kuruluş tarihini böyle anlatmaya kalkışırsanız, sınıfta dönersiniz.  Sizin, Anadolu’nun kurtarıcıları değil, fakat kurtarmışları arasında olduğunuzu da Ankara’ya geldiğim zaman Erzurumlulardan öğrendim.” 

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) V – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 52 ile 54 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Falih Rıfkı, Mustafa Kemal’in tarihini yazıyor.  Karabekir bütün bunlara cevap olarak 7. mektubunu gönderiyor ancak bunu yayınlatmıyorlar ve Falih Rıfkı’yı Karabekir Paşa’ya saldırtıyorlar. Kâzım Paşa nihayet, Feridun Kandemir ile birlikte hatıralarını yazmaya karar veriyor.

  • (Karabekir Paşa bu yazdığı mektuplar kamuoyunun bilgilendirilmesi için birer basın açıklaması gibi:)

    “-Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, Erzurum’a 3 Temmuz 1919’da teşrif ettiler (şereflendirdiler). Yani 1,5 ay sonra Mustafa Kemal Paşa’nın 25.05.1919 tarihli şifresinde;

    “…Samsun ve Trabzon gibi Karadeniz merkezlerimizin de aynı akıbete (İzmir’in işgali akıbetine) uğratılması hazırlıklarına başladıkları anlaşılıyor.  Ermenistan hayalinin gerçekleştirilme sahasına dökülmesi de uzak değildir.  Doğu Vilâyetlerinin yabancı işgalini iki şekilde düşünmekteyim; ya Karadeniz sahilindeki Rum ahali isyan ederek, Cumhuriyet ilan edecek, bir taraftan da güçlü çeteleri illerimizi taraç edecektir. (Düşman işgaline açık hâle getirecek) Buna karşı koymak, Jandarma ve asker müfrezeleri ile ve kemali şiddetle takibat yapacağız. .. sahile küçük veya büyük yabancı güçleri çıkarken .. ve belki de içeriye sarkacaktır. … Bittabi halk ve asker tek vücut olarak fiilen savunmayla uğraşacaktır.    Bu ihtilalle (Sovyet ihtilali) beraber, doğu da Ermenistan ve Gürcistan yönlerinden gelecek saldırıların da göz önüne alınarak, başlıca yönlerin gerilla biçiminde savunulması konularının şimdiden hazırlanması ..  Yalnız gizli olarak, Üçüncü, On beşinci ve Yirminci Kolordular kumandanlıklarına yazılmıştır..” (1) 

    ..”Ben itilaf Devletlerinin, aleyhimizde bu şekilde harekete geçmeyeceğini tahmin ediyordum. Aslı esası olmayan bu gibi haberler üzerine, orduyu çeteler halinde dağıtmak doğru olmazdı.   .. şark saldırısı hazırlığında bulunduğum için, bu emri uygulamaya koymadım.”  diyor.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) V – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): İlginçtir, çete harbini ve şark cephesinden çok, Karadeniz’den gelebilecek bir işgali öne alıyor. Ancak bu konuda Kâzım Paşa’nın tahmini daha akıllıca. 

  • “4 Haziran 1933 gecesi, ..100 polis, Kâzım Karabekir’in Erenköy’deki köşkünü basıyor. .. Ellerinde hiçbir emir ya da belge yok. ..90 klasör yazı ve evrak alıyorlar. ..Paşa’nın kitabının beş nüshasını soruyorlar, Paşa da Eşinin onları ocakta yaktığını söylüyor. .. Ertesi gün Paşa, Savcılığa dilekçe vererek alınan evraklarının geri verilmesini istedi. Feridun Kandemir de Emniyet’e alındı ve Kâzım Karabekir’in kitabının beş nüshasını bulmasını istiyor.”

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar V (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) – Feridun Kandemir (Ekicigil Yayınları 1. Baskı1955 – Sf. 73 ile 75 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2022): Bu kitabın bir baskısını 1963 veya 64 yılında, arkadaşım Cihan Baykara babasının kitaplığından gizlice alıp getirdi ve okudum. Yıllar sonra Karabekir Paşa’nın İstiklal harbimiz kitabını okuduğum zaman bazı bilgilerin bu yeni kitapta bulunmadığını gördüm. Bulunmayan bilgilerin çoğu Kemal Paşa’nın özel hayatındaki aşırılıklarıyla ilgili olduğunu hatırlıyorum.  O zaman Cihan bu kitabın yasak kitap olduğunu söylemişti. Babası Hüseyin Baykara çok önemli bir avukattı ve çok büyük bir kitaplığı vardı.

  • İstanbul’da TBMM Başkanı Kâzım Özalp, Afyon Mebusu Ali Çetinkaya (İstiklâl Mahkemesi Eski Başkanı), Sinop Mebusu Recep Zühtü (Mustafa Kemal’in Yaveri, Tetikçi), Antep Mebusu Ali Kılıç (İstiklâl Mahkemesi Eski Üyesi), toplanarak, Kâzım Karabekir Paşa’nın “istiklâl Harbimizin Esasları”  adlı kitabı dağıtılmadan bir gün önce imhaya (yok etmeye)karar veriyorlar. Önce CHP İstanbul Merkezi memurlarından iki kişi matbaa sahibi Sinan Bey’e, basılan kitap hakkında birisinin görüşmek istediğini söylüyorlar. Sinan Bey… kitabı bastığını kötü bir şey yapmadığını söylüyor. adamlar ertesi günü Sinan Bey’i .. adeta zorla otomobile atıp, Ali Çetinkaya’nın evine götürüyorlar. Salonda Kılıç Ali Bey ile karşılaşıyorlar, Kılıç Ali henüz muhtevası (içeriği) bilinmeyen bu kitap için muzır (zararlı) diyor. Ve ekliyor; “..bu kitabı Gazi Paşa’ya karşı yazmıştır. Biz istiklâl mahkemesinde bu adamı asacaktık, amma yine Gazi Paşa müsaade etmedi….Kılıç Ali Sinan Bey’den bu kitabı satın alıyor. 3.500 TL hemen veriyor, gerisini ödemek üzere Cevdet Kerim Bey’e yüklüyor, o da Sinan Bey’in parasını vermiyor. Heyet Sinan Bey’den bir imzalı kâğıt alıyor, “Tab ettiğim Kâzım Karabekir Paşa’nın istiklâl Harbimizin Esasları adlı eserin 3.000 nüshasını zararlı bulduğum için imha ettim.” .. Kitabın beş tanesi Kâzım Karabekir’e kalıyor.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar II (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) – Feridun Kandemir (Ekicigil Yayınları 1. Baskı1955 – Sf. 70) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kâzım Karabekir, 6 Aralık 1918 günü Padişah Vahdettin’in huzuruna kabul edilmiş. “Ordu’nun zayıflatılmaması, genç Kurmay Subayların Anadolu’ya gönderilmesini söyledim.” diyor.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar V (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) – Feridun Kandemir (Ekicigil Yayınları 1. Baskı1955 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halk Partisi’nin bir numaralı gazetesi durumundaki Siirt Mebusu Mahmut Bey’in Milliyet Gazetesinde 14 Mart 1933 Salı günü, Ankaralının Defteri isimli bir yazı dizisi başladı;

    “-…İstiklâl Harbi’ne ait olayların halâ gerçeğini bilmemekliğin iki önemli sebebi vardır. Biri; yapanların şimdiye kadar bir şey yazmamış olması, ikincisi; yazıcılarımızın da yapanlardan gerçeği öğrenmek için bir şey sormamalarıdır.”          

    Kâzım Karabekir; “-Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey’in tevkifleri (tutuklanmaları) için ısrar eden ve yerel yöneticilere bu konuda emirler veren hükümete yazdığım şifre (gizli yazı) şudur; …mevcut Kuvayı Milliye’yi daha sakin ve müdebbirane (zorlayıcı) bir şekle irca (dönüştürme) ile iyi idare ettikleri açıkça görülmektedir.” 

    Kâzım Karabekir Paşa’dan 3. mektup;

    “6 Aralık 1918’de… Padişah’a … özellikle genç kumandanları iş başından ayırmamasını, … benim tekrar doğuya ve İstanbul’da toplanan genç kumandanların da Anadolu ordularının başına iadeleri (geri verilmeleri),..   Bu konuşma benim ve genç kumandanların iş başına gelmelerini temin eden amillerden (sebeplerden) biri olmuştur.”

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) V – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsmet Paşa dış siyaseti güçlendirmek için Moskovalara Romalara giderek Türk Milletinden dost Rus Milletine ve Kemalist Türkiye’den Faşist İtalya’ya selamlar götürüyor.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) V – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 8, 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halk Partisi, mebuslarını sağ sol ve merkez olmak üzere üç guruba ayırıp, her gurubun başına da İsmet ve Kâzım Paşalarla, Recep Bey gibi kimseleri getirmek ve bu suretle, prensiplerde birlik olmak şartıyla bu gurupların … kontrol ve denetleme yapmasını sağlamak istediler. Danışıklı dövüş.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) V – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kâzım Karabekir “23 Mart 1919 günü,  Ahmet Rıza Paşa ile görüşerek, onun Başkanlığında bir Hükûmet teşkilini (kurulmasını) ve Mustafa Kemal Paşa’nın Harbiye Nazırlığını, benim de Kabinede (Hükümet’te) bir yer almasını İsmet Paşa vasıtası (aracılığı) ile Mustafa Kemal Paşa bana teklif etti. Bunun bir felaket olacağını söyledim.” … “15 Nisan 1919’da Mustafa Kemal Paşa’yı ziyarete gittim, Paşa Anadolu’ya gitme fikrini pek doğru bulmadı.” diyor. Karabekir 19 Nisan 1919’da Trabzon’a çıktı. 

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar V (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) – Feridun Kandemir (Ekicigil Yayınları 1. Baskı1955 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.

  • Serbest Fırkanın kurucusu Ali Fethi Okyar, partisini, Mustafa Kemal’e rakip olmaya başladığı için kapatıyor. 

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar V (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) – Feridun Kandemir (Ekicigil Yayınları 1. Baskı1955 – Sf. 3) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mayıs 1933’de Milliyet Gazetesi Kâzım Karabekir Paşa’ya saldırıyor. Paşa’nın tekzip (yalanlama) için yedi mektubu gidiyor. Altı tanesi yayınlanıyor, son mektup yayınlanmıyor, Paşa’nın savunmadan vazgeçtiği imajı verilmek isteniyor. 18 Mayıs 1933’te Nuri Conker (1) saldırıyor.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar V (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) – Feridun Kandemir (Ekicigil Yayınları 1. Baskı1955 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) 1995; Mustafa Kemal’in Yaveri, Arkadaşı, Selanikli

  • Fesih Kararnamesini okuyan Gazi Paşa, hiç sesini çıkartmadığı halde, ötekiler, önce başlıktaki Büyük Reisimiz, sonra yazıdaki “Gazi’nin ısrar ve teşviki ve tasvibi (onayı) ile kurulmuş olan parti” İbarelerine itiraz ettiler. Fethi Bey, Büyük Reisimiz yerine Reis demeyi ve ısrarı kelimesini de çıkartmayı kabul etti.

    “-Teşvik ve tasvip kelimelerinin çıkartılmasına asla razı olamam!”  Dedi ve çıkarmadı. 

    “-Peki, ikinci bir partiyi yaşatıyor musunuz ki, benden, bunun muhâl (hayal ürünü) olmadığını söylememi istiyorsunuz? Gerçek ortada! Bu, ıstırap vermiyor da, bunun ifadesi mi gücünüze gidiyor? Hayır! Bu cümleyi çıkartmam, çünkü gerçeğin ta kendisidir. Tecrübesini yapan ben ve arkadaşlarım bunu (ikinci bir parti kurmayı)  muhâl addediyoruz. İtiraz edenler, buyursunlar, bir de kendileri denesinler!”

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 128) kitabından birebir alınmıştır. 

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Mustafa Kemal bu partiyi kurdurmakla hem İsmet Paşa’nın burnunu biraz sürtmek hem de muhalefeti bu parti etrafında toparlayıp ortadan kaldırmak gibi iki önemli sonucu hedeflemiş olabilir.

  • 15 Kasım 1930 Ali Fethi Bey BMM’de konuşuyor;

      “- .. bu güne kadar hiçbir seçime kadar, hiçbir seçime katılmamış binlerce vatandaş, bu sefer oy verme hakkını kullanmak için, saatlerce, günlerce sandık başına gelmek için fırsatını beklediler. .   

    Fakat oyların arzu edilen tarafa verilmediği görüldükçe, bazı hükûmet memurlarının ve bazı particilerin sinirliliği arttı. İstediği partiye oy vermek gibi en değerli isabetli görevini yapmak için, en güzide şehir ve kasabalarımızın halkına irtica, komünistlik ve anarşi lekeleri sürülmek istenildi. Eğer en ileri gelen şehir ve kasabalarımızda bu kadar geniş ölçüde irtica hareketleri var idiyse, o yerlerin idare amirleri, belediye seçimlerinden önce böyle bir hareketi neden sezemediler?  O zamanlar, hükümetten memnun olan halk, belediye seçimlerinde neden birden bire mürteci (gerici, irticacı) oluverdi?   Halk laik kanunları istemiyoruz, halifeyi istiyoruz mu? Dedi. Hayır, Efendiler!  Serbest Cumhuriyet Fırkası … Büyük Gazi’nin tasvip ve teşvikiyle, Millet Meclisinde denetleme hayatını uyandırmak için ortaya çıkmıştır.”   

    Ali Çetinkaya (İstiklâl Mahkemesi reisliği ve üyeliği yapmış bir kişi.) köpürüyor;

    “-Hayır! Öyle değildir.  Milleti, memleketi karıştırmak istiyorsunuz! .. Sizi Başvekâlete getireceğiz? Ne kerametiniz var ki?”  

    Fethi Bey; “-Bu şartlar altında, bu memlekette, serbest ve hür bir siyasi hayat kurulamaz!” 

    Ali Çetinkaya; “-Ya! … Anarşi mi olsun?”  

    Fethi Bey; “-Anarşi olmaz efendiler! Anarşi, vatandaşların bir kısmını, diğer bir kısmına faik (çok üstün) surette ayrıcalıklı ve hak sahibi yaptığınız zaman olur.”  

    Antalya Mebusu Rasih Hoca; “-Hepinizi vatan haini olarak derhal mahkemeye vermeliyiz!” 

    Fethi Bey: “-Bu memlekette, bu şartlar altında muhalif bir partinin kuruluşuna imkân yoktur arkadaşlar!”

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 127) kitabından birebir alınmıştır. 

  • 1 Kasım 1930 BMM’nin açılış konuşmasında;

    “…yeni seçimlere gireceğiz, gelecek seçimlerde vatandaş oyunun güven ve samimiyetle ortaya çıkmasını temin için kanuni ve idari tedbirlerin geliştirilmesi ve partilerin bizzat ittihaz edecekleri salim ve isabetli hareketleri göstermiş olacaktır.”  

    Gazi Paşa özellikle yeni yapılacak seçimlerde, partilerin durumları hakkında düşündüğü bir formülü şu şekilde ifade ediyor; “-Bir blok yapmak, … her iki partinin (CHP ve Serbest Cumhuriyet Partisinin) başına geçmek, yani seçimlerde de her iki partinin adaylarını bizzat tayin ile (1), seçimleri tamamen serbest ve tek dereceli yaptırmak.”  Fakat iki gün sonra .. blok fikrinden vazgeçtiğini, sebep olarak da kırklar gurubunun bunu kabul etmediğini ifade ediyor; “-Şimdi durum şudur; Siz yine işinize devam edeceksiniz. Ben de seçimde serbest kalarak CHP’nin başında mücadeleye mecburum.” 

    Fethi Bey bir anda beyninden vurulmuşa dönüyor;

      “-Aman Paşa’m! Bu nasıl Şeydir? Amaç bu muydu?”  

      “-A canım … karşı karşıya gelir, mücadele ederiz. Kim bilir belki de siz yenersiniz!”  

      “-Biz? Yani kim Paşa’m? Biz sizinle mücadele için parti kurmadık. Amaç bambaşka idi. Şimdi arzu ediyorsanız partiyi dağıtalım!” 

      “-Hayır dağıtmayacaksın! Devam edeceksin. Mücadele meydanına atılalım. Karşı karşıya gelelim, kim bilir belki de siz başarılı olursunuz!” 

      “-Fakat güçler denk değil Paşa’m!”  

      “-Neden? Halk sizin tarafta! …”   

      “-… karşı tarafta 300 mebus, bir devlet, bir hükûmet ve bunların bütün kuvvetleri var!” Ali Fethi Bey arkadaşlarını topluyor;

      “-Bu durumda dağılmaktan başka çare kalmamıştır. Arkadaşlarımın hepsini serbest bırakıyorum. Fakat kendim, tek başıma muhalefete devam edeceğim!”  diyor. Gözler yaşarıyor.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 112) kitabından birebir alınmıştır. 

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Bunlar İsmet Paşa’nın has adamları, Partiye ait önemli meseleleri halletmekle görevliler.

  • Ahmet Ağaoğlu anılarında;

    “Gazi, sofrasında bana hitaben;

    “-Seçimleri kazanıyorsunuz, değil mi?” 

    “-Hem yenilmek, hem de alay edilmek çok acı Paşa’m!” dedim. 

    “-Ama bakınız Samsun’da kazandınız!”  

    “-Paşa’m eğer bütün memlekette Samsun valisi gibi bir kanunşinas (Kanuna önem veren) bir idareci de bulunmazsa, artık bizlere ağlamak düşerdi. Eğer her tarafta yöneticiler bunun gibi insanlar olsaydılar, seçimlerin dörtte üçünü biz kazanırdık.”  

    “-Efendi! Her yerde anarşi beliriyor. Antalya’da Kumandanın kafasını iskemle ile kırmışlardır. Bu kumandan çok büyük ve sabırlı adammış. Ben olsaydım sabredemezdim.”  

    “-Paşa’m, Kumandanın seçim yerinde ne işi var?” 

    “-Anarşiye engel olmak için gelmiş” 

    “-Hayır, anarşi tam onun oraya gelmesinden çıkar.”   

    “-Efendi! Anarşi var, anarşi. Sizin haberiniz yok! Gafilsiniz! … Ve bununla beraber de benden tarafsız kalmaklığımı istiyorsunuz.” ….Ağaoğlu;

      “-…siyasi hayattan çekilirim, mebusluktan istifa ederim. Sırf muallimlikle meşgul olurum.”   Gazi;

      “-Anlaşılıyor ki, sen, benim verdiğim sözlerden şüphe ediyorsun! İşte bu oturanlar şahit olsunlar. … Bütün arkadaşlarınıza karşı namus borcum vardır. Dinliyor musunuz? Namus borcum vardır!” dedi.”

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır. 

  • Serbest Cumhuriyet Fırkası İstanbul İl Başkanı Prof. İsmail Hakkı Baltacıoğlu 12.10.1930 tarihli Yarın gazetesindeki bir yazısında;

    “-…Bizim taptığımız Mustafa Kemal, CHP’nin Genel Başkanı değildir!” diyor.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 107) kitabından birebir alınmıştır. 

  • 20-21 Eylül günleri Meclis’te bir görüşme yapılıyor, Şükrü (Saracoğlu) Bey;

    “-Ahmet Bey’e soruyorum, kendisi Müllerci midir?” deyince, Ağaoğlu Ahmet Bey;

    “- …Müller’i yirmi bin lira vererek buraya davet eden ben miyim? Onun önüne devletin bütün dairelerini açarak, bütün resmi belgelerini veren ben miyim?”  Ali Fethi Bey de kürsüye gelerek;

    “- … Efendiler! Eğer bir siyasi parti, iktidar mevkiine geçmek istemiyormuş, yalnız uzaktan, eğlence tarzında Hükûmetin icraatını tenkit etmekle kalacağım derse, böylesine, bir siyasi parti denebilir mi?”

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 3, 4) kitabından birebir alınmıştır. 

  • “Yakup Kadri’ye (Karaosmanoğlu) verdiğim cevapta; “Aramızdaki fark şudur; Ben inandım, sen inanmadın. Ben inandığımın cezasını çekiyorum, sen de küfürün ödülünü alıyorsun!” demiştim. … 8 Eylül 1930 akşamı Gazi Paşa etrafında toplanan Halkçı Parti (CHP) ileri gelenleri, Halk Partisi’nin çok tehlikeli bir duruma düştüğünü, bunu önlemek için hiç olmazsa kamuoyuna, CHP’ye bağlılıklarını açık bir biçimde ilan etmeleri gerektiğini … anlatarak, Gazi Paşa’yı bu yolda ikna ettiler.

    … 11 Eylül 1930 günkü Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan mektubunda, Gazi Paşa;

    “-..Ben CHP’nin Genel Başkanıyım. .. İzmir’de bir gazete idarehanesine ve CHP merkezine her ne sebep ve suretle olursa olsun, oluşmuş saldırılardan ve hükûmet ileri gelenlerine ve otoritelerine karşı bazı idraksizler tarafından yapılan çirkin saldırılardan çok üzülmüş olduğumu tahmin etmek güç değildir.  ..Bu gibi saldırganlar ve tahrikçiler Cumhuriyet kanunlarının takibinden kurtulamazlar.” diyor.  

    Bu mektup Fethi Bey ve arkadaşlarını çok etkiledi. Hemen Gazi’ye gidip durumu anlamaya çalıştılar. Gazi; “-Görüyorum ki, siz benim yardımıma muhtaç değilsiniz. Halk hep size doğru akıyor. Bu durumda desteğe ihtiyacı olan öbür partidir.”  diyor.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 98, 99) kitabından birebir alınmıştır. 

  • Ağaoğlu Ahmet Bey Hatıralarında, İstanbul CHP İl Başkanı, Cevdet Kerim İncedayı, Serbest Partiyi irtica ile ihanetle itham ediyordu.  Necmettin Sadak Bey ise gazetesinde, Fethi Bey’e hitaben;

    “-Muhalefet yapmak için kaç para aldın?” diye yazıyordu. Bakanlıklar ve resmi daireler; onlar artık kelimenin tam anlamıyla, seferber hale getirilmiş ve yapılan seçimlerde her türlü ölçü ve kanun sınırını aşarak halkı ve kamuoyunu zorluyorlardı.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 94) kitabından birebir alınmıştır. 

  • İzmir olayları üzerine Başbakan İsmet Paşa Gazi Paşa’ya gitmiş; “-Aziz Paşa’m! Şeref ve haysiyetim söz konusudur. İzmir’de fotoğraflarıma tabanca atıyorlar. Fethi Bey’i tutuklamaya mecbur kalacağım!” diye dert yanmıştı.

    Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 94) kitabından birebir alınmıştır.