Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 7 Haziran 1920 tarihinde 25. İçtima 6. Celse,

    Matbuat (basın) ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi Teşkili Hakkında Kanun Görüşülüyor:

    (İftardan sonra Mustafa Kemal Paşa’nın riyasetinde (başkanlığında) tekrar toplanılıyor. Matbuat ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi Teşkili Hakkında Kanun görüşülüyor.)

    (Ali Şükrü Bey, bu genel müdür İcra Vekilleri Reisine yani Başbakan’a direkt bağlı olsun, o seçip onaylasın diye verilen bir teklife karşılık, bu genel müdür yarın bakan olabilir, biz seçmesek te bunu Meclis onaylasın, diyor. İrşat (bilgilendirme) Encümeni (komisyonu) Reisi Yunus Nadi Bey buna karşı çıkıyor.)

    Ali Şükrü Bey (Trabzon); “-… Düşünün bir defa, İcra Reisi hem Heyeti İcraiye hem de heyeti teşriiye (yasama heyetinin) reisidir. Bunun için Riyasete bu kadar şeyler yükletmek doğru değildir. Mesele bir defa yanlış bir çığıra girmiş bulunuyor.”          

    Reis Paşa; (Mustafa Kemal Paşa kızıyor) “-Şükrü Beyefendi tahtı karara (karar altına) alınmış bir şeyin yanlışlığından bahsetmek doğru değildir.” 

    Ali Şükrü Bey; “-Evvelce kabul edilmiş bir şeklin tadilini (değiştirilmesini) veya reddini teklif etmiyorum. .. kanaatim budur ve bunu izah için de bunu söylemek ihtiyacındayım zannediyorum.”

    (Reis Paşa yani Mustafa Kemal müzakerenin kifayetini (görüşmelerin yeterli olduğunu) oylamaya sunar ve kabul edilir ve 3. Madde de kabul ediliyor.)

    7. Celse: 16 Mart 1920 İngilizler Tarafından İstanbul’un İşgali Tarihinden Beri İstanbul’un Yaptığı Bütün Anlaşmaların Yok Farz edilmesine Dair Kanun görüşülüyor:

    Madde 1; İstanbul’un işgali tarihi olan 16 Mart 1920’den itibaren BMM’nin tasvibi (kabulü) haricinde İstanbul’ca akdedilmiş (yapılmış) veya edilecek olan bilumum muahedat (anlaşmalar) ve mukavelat (mukaveleler, sözleşmeler) ve ukudat (akitler) ve mukarreratı resmiye (resmi kararlar) ve verilmiş imtiyazat (ayrıcalık) ve maadin (madenler) ferağ (bağış) ve intikalâtı (devirleri) ve ruhsatnameleri ile mütarekeden (ateşkesten) sonra akdedilmiş muahedatı hafiye (gizli anlaşmalar) ve doğrudan doğruya veya bilvasıta (aracı ile) ecanibe (yabancılara) verilmiş maadin imtiyazatı (maden ayrıcalıkları) ferağ (bağışları) ve intikalâtı (nakilleri) ile ruhsatnameleri keenlemyekûndür. (tamamı yok sayılmaktadır).

    Kanun bu şekliyle kabul edilmiştir.

    (Reis Paşa’nın beyanatına göre Trakya’yı işgale teşebbüs eden Yunan birlikleri henüz hududumuza girmemiştir. Ve Meclis bir aya yakın bir süre ramazan ve bayram nedeni ile tatil ediliyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt:02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;25, Celse; 1’den 7’ye kadar – Sf. 98 ile 144 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Dr. Adnan Bey ve Hüseyin Avni Bey’in 16 Mart 1920 tarihinden beri İstanbul’un yaptığı bütün anlaşmaların yok farz edilmesine dair kanun teklifleri var. Bu kanunun bir adı yok. Mebuslar çok acemiler. 

         

  • 7 Haziran 1920 tarihinde 25. İçtima 1. Celse,

    Seyyar Jandarma Müfrezesi Kurulması Hakkında Kanun görüşülüyor:

    (Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi İsmet Bey, bu yasayı savunuyor. Mevcut bir Jandarma teşkilatı var, kurulması istenen müfrezeler silahlı seyyar müfrezeler olacak. İsyanlarda kullanılacaklar diyor.)   

    Mustafa Necati Bey (Saruhan): “-.. cephelerde üç yüz tevellütten (1300 yani 1884 doğumludan) üç yüz onaltı (1900) doğumluya kadar çok efrat tahtı silaha (silah altına) alınmıştır.”  Sf.103  

    İsmet Bey; “-… efradımız (askerlerimiz) 1310’dan itibarendir. Üç yüz ondan on altıya kadar olanlardan başkası Kuvayı Milliye dediğimiz teşkilat altındadır.”  Sf.104 

    (İhtilalci Paşalar bu kanun ile kendilerini korumaya yönelik bir paralı muhafız birliği kurmak istiyorlar. Bunu bazı mebuslar iyi görüyorlar. Meclis Başkanvekili Celalettin Arif Bey ise konuyu Meclis denetiminden uzaklaştırmaya çok gayret ediyor, iki kere görüşmelere son vererek oylamaya geçmek istiyor, reddediliyor, tekrar görüşülüyor;)              

    Abidin Bey (Niğde); “-.. yüz elli kuruş maaş alan bir jandarma ile bin beş yüz kuruş maaş alan bir jandarma, cephede ikisi yan yana harp edecekler. Hiçbir fert tabiatın hilafına sevk edilemez (doğaya aykırı olarak yönlendirilemez).” 

    (O sırada otuz bin jandarma var. Mevcut jandarma teşkilatı mahalli idarecilerin emrinde, kurulması istenilen teşkilat ise askerin emrinde olacak, ilginç.) Sf.101,106   

    Ziya Hurşit Bey (Lazistan); “-İsmet Bey burada buyurdular ki; asayişi dâhili vazifeleri (iç güvenlik görevleri) ordunun vazifesi değildir. … Asayiş vazifesi Dâhiliye Vekâletinindir, öyle ise evvela niçin Müdafai Milliye, dâhilde asayişi temin edecek olan bu jandarma müfrezelerini kendi emri altına alıyor? … bir vakit jandarmaya seçme zabitan (subaylar) tayin olunuyordu. … bu sırada da gördük ki asker, vazifesinden kaçıyor, Kuvayı Milliyeye iltihak ediyor. Sebebi nedir? Orada daha fazla para var, biraz serbestlik var.” (1)

    (Üçüncü yoklamada tamamı üzerindeki müzakere kâfi görülüyor, maddelere geçiliyor.)

    4. Celse; Askeri yargı – sivil yargı tartışması var;

    (Kanunun 9. maddesi görüşülüyor sorun çıkıyor. Dokuzuncu Madde; bu birliğin mensuplarının ahaliden parasız ve doğrudan mal almaları halinde zabitan (subaylar) ve efradın (eratın) şiddetle cezalandırılmasını istiyor. Mebuslar bu cezayı sivil savcılar versin diyorlar. İsmet Bey ise Askeri mahkemeler versin diyor. .. Mehmet Şükrü Bey Askeri Ceza Kanunları askerler arasındaki davalara bakar, onun için bu davalara sivil mahkemeler baksın diyor. Ortalık karışıyor. Askeri yargı – sivil yargı tartışması var.) Sf.120,122   

    5. Celse; (Mustafa Kemal Paşa Riyasete oturuyor ve tartışmalar bitiyor maddeler hemen geçiyor. Tamamı onaylanıyor.)

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;25, Celse1, 2, 4, 5 – Sf. 1, 2) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Ziya Hurşit, akıllı ve hırçın bir insan. Yurt dışında mühendislik eğitimi almış olan ilk makine mühendisi. 1926’da İzmir’de Kemal Paşa’ya suikast düzenledi, astılar.

  • 7 Haziran 1920 tarihinde 25. İçtima 1. Celse

    Bir kanun teklifi kabul edildikten beş gün sonra tekrar oylama yapılabiliyor. Bu oylamada da sadece tadil (değişiklik) teklifleri görüşülebiliyor. Muvakkat Temyiz Mahkemesi Heyeti Teşkiline ait kanun daha önce kabul edilmişti ama ikinci kez oylanıp tekrar kabul edildi. Sf. 98

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;25, Celse1 – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Haziran 1920 tarihinde 24. İçtima 1. Celse,

    Memuriyet Ve Mebusluk Sıfatlarının Ayrılması Hakkındaki Kanunun Görüşülmesi;

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “- .. kuvvetin bir tarafta toplanması daima istibdat (baskı rejimi) tevlit eder (doğurur). Efendim kuvvet bir tarafta toplanacak olursa bu sefer hükümet istibdadı, imparator istibdat yerine Meclis istibdadı kaim olur (yerine konur). Millet bilmeyerek istibdada koşar ve istibdat yaptığını da bilmez. .. Memlekette bendeniz her şeyden ziyade (fazla) kanunun nüfuzunu (etkili olmasını) arzu ederim. …. hem mebusluk sıfatını hem de valilik gibi bir memuriyeti nefsinde cem edecek (toplayacak) olursa, istibdada doğru koşacaktır. … Bendeniz arzu ederim ve isterim ki daima ve daima kanunun nüfuzu cari (geçerli) olsun.  ..ve şu zavallı millet, şahsiyetlerin (kişilerin) esaretinden kurtulsun.” (1)

    (Mehmet Şükrü Bey, ayrıca bu durumun Kanunu Esasiye’ye (Anayasa) de aykırı olduğunu söylüyor.) Sf.76, 77      

    Yunus Nadi Bey (İzmir); “-Bu meclis fevkalade bir meclistir.” (Kâzım Karabekir Paşa’yı da örnek vererek bu durumun devamını istiyor.)  

    (Memurluk ve mebusluk aynı kişide toplanamaz diyen Mehmet Şükrü Bey’e çok büyük tepki doğuyor, konuşturmuyorlar. Gürültü çok, en sonunda meclisi terk ediyorlar. Ara veriliyor.) 

      2. Celse; (Mazbata Encümeninin kararı okunuyor;) 

    “BMM azasının (üyelerinin) herhangi bir memuriyeti uhdesinde (üzerinde) cem edip etmemesi hususunun Heyeti İcraiye’nin teklif ve mütalaası (görüşünü bildirmesi) üzerine, BMM’since takarrür ettirmesi (kararlaştırılması) münasibi mütalaa edilmiş (uygun görülmüş) olmakla….” 

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 24, Celse1 ve 2 – Sf. 76 ile 87 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKALIN YORUMU (1) (1995): Mehmet Şükrü Bey demokrat ve solcu bir insan. 1926’da İzmir suikastı suçlamasıyla idam edildi. 

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Meclis Başkan Vekili ve Osmanlı Döneminin Anayasa Profesörü Celalettin Arif Bey bir punduna getirip, memur mebusların durumunun değerlendirilmesini hükümete bırakan bu mazbatayı kabul ettiriyor. Takrir sahibi Mehmet Şükrü Bey ve Niğde Mebusu Abidin Beylerin, hukuk adına çıkan cılız sesleri bastırılıyor. Meclis’in din adamı olan mebuslarının çoğu müftü, yani hem mebus hem de memur olduklarından çıkarları gereği bu teklife karşı çıkıyorlar.

  • 2 Haziran 1920 tarihinde 22. İçtima 1. Celse, Reis; Celalettin Arif Bey.

    8 Mayıs 1920 tarihli Peyamı Sabah Gazetesinin bir haberi okunuyor;

    Reis Celalettin Arif Bey (Erzurum); “-.. İstanbul Hükümeti, vaziyeti siyasiyei hariciyye (dış siyasi işleri) dolayısıyla Kuvayı Milliye aleyhine yapılacak tedibattan (cezalandırmadan) sarfı nazar edildiği (göz ardı edildiği, vazgeçildiği) ve bu işin sulhun akdinden sonraya bırakıldığı zikredilmekte (belirtilmekte) olduğu… ” 

    (Meclis Başkan Vekili ve Osmanlı Döneminin Anayasa Profesörü Celalettin Arif Bey.)

    Merkezi Sivas’ta Bulunan Bir Muvakkat Temyiz Mahkemeleri Teşkili Hakkında Adliye Encümenindeki mazbata görüşülüyor.

    2. Celse:  

    (Meclis Adliye encümeninin sunduğu Sivas’ta Muvakkat bir Temyiz Mahkemeleri kurulması hakkındaki kanunun maddelerini kabul ediyor. Hüseyin Avni Bey bu görüşmeler sırasında usul hakkında kısa bir konuşma yapıyor. Bu kanunun tamamı 23. İçtimada kabul ediliyor.)   

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;22, Celse1 – Sf. 39 ile 55 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 29 Mayıs 1920 tarihinde 21. İçtima 2, 3 ve 4. Celseler gizli celse, Reis Mustafa Kemal Paşa.

    (Muhtemelen Sevr Antlaşması hükümleri görüşülüyor. Bu celselerin zabıtları da yok. Bu zabıtları 2014’de internette buldum. Gizli Celselerde Sevr, Bolşeviklik ve son durum görüşülüyor;)

    Vaziyeti Askeriye, Siyasiye ve Hariciye Hakkında İstizah Takriri (soru önergesi):  

     İsmet Bey (Erkânı Harbiyei Umumiye Vekili, Genelkurmay Başkanlığı Vekili) (Edirne); Vaziyeti siyasiye itibariyle, içinde bulunduğumuz vaziyeti siyasiyemizin en bariz delili İstanbul’dan istihbar edilen (haber alınan) sulh projesidir. Bu proje uzun müddet ince ince düşünülmüş ve yirminci asırda bir milletin siyaseten ve iktisaden bütün mevcudiyeti ile nasıl imha edilebileceğini gösterir bir vesikadır (belgedir). İngiliz projesi diyebileceğimiz bu vesikada düşmanlarımız evvelâ memleketin hudutlarını her taraftan, bütün memaliki İslâmiyeden tecrit etmişlerdir. Şarktan ilerleyen Ermenistan, garptan Yunanistan, aşağıdan, cenuptan İngiltere ve Fransa gerek Araplarla ve gerek Kafkas ve Rumeli’de kalan milletlerle bütün ittisalimizi (bağlantımızı) siyaseten kesmek istemişlerdir.”

    (Fransızlarla bir barış antlaşması ortamı oluşmuş onu görüştüler. Fevzi Paşa 3. Celsede ordunun silah eğitim durumunu anlattı, Kemal Paşa da toparladı. Bu arada Bolşeviklerden yardım konusu çıktı ve Kemal Paşa cevabını verdi:)

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “Ancak bu noktada iki ciheti (yönü) bir birinden tefrik etmek (ayırmak) lâzımdır. Biri Bolşevik (kollektivist, ortakçı) olmak, diğeri Bolşeviklik Rusya’sıyla ittifak etmek (anlaşmak). Biz, Heyeti İcrâiye (hükümet), Bolşeviklik Rusya’sıyla ittifak etmekten bahsediyoruz. Yoksa Bolşevik olmaktan bahsetmiyoruz. Bolşevik olmak büsbütün başka bir meseledir. Böyle bir mesele ile iştigale (meşgul olmaya, uğraşmaya) bizim ihtiyacımız yoktur. Fakat ittifak meselesi kemali ciddiyet ve ehemmiyetle takip edilmektedir ve muvaffak olacağımıza ümidimiz berkemaldir (olgunlaşmıştır). Ancak bu noktanın açık, vazıh (ayrıntılı) ve alenî müzakeresini (görüşülmesini) garba karşı fiilen ilânı harp edeceğimiz güne talik etmek (ertelemek) istiyoruz.” 

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;21, Celse Gizli, 2, 3 ve 4 – Sf. 20, 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • 22 Mayıs 1920 tarihinde 19. İçtima 1. Celse

    Eğitim hakkında bir gensoru görüşülüyor. Gensoru sahibi İzmir Mebusu Hacı Süleyman Efendi:            

    Hacı Süleyman Efendi (İzmir); “-.. Bugün köylerde ufak ufak mektep (okul) yapmak, şehirde büyük cami yapmaktan daha hayırlıdır. (Bravo sadaları, alkışlar) … Erkeklerin okuması ne kadar lâzımsa kızların okuması da o nispetle (oranda) mühimdir (önemlidir) ve belki de daha ehemdir (en önemlisidir). … kadınları yüksek mektepte bulunan bir millet dünyanın en necip (asil, soylu) milletidir.  .. O müstebit (despot) erkekler ki kadınların malik oldukları hukuku hiçe sayanlar, onlar, milletin atii (gelecek) hayatını değil, hali hazırı içtimaiyesini (hazır durumun sosyolojisini) bile bilmeyenlerdir.”  

    (Meclis Reisi Celalettin Arif Bey bu konuşmadan hoşlanmıyor:)  

    Reis (Celalettin Arif); “-Maarifin (öğretimin) ehemmiyetini (önemini) herkes bilir. ..sadede (konuya, asıl meseleye) geliniz…  maksat feminizm üzerine konferans vermek değildir.” Sf. 8,9

    Mebus Maaşlarının Arttırılmasına Dair Bir Takrir görüşüldü ve reddedildi.

    Rasih Efendi (Antalya); “-… merkeziyetçilik bu mülkü (ülkeyi, memleketi) yıkmıştır.”

    (Özel İdarelerin güçlendirilmesi görüşüldü:)

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;19, Celse1 – s. 7 ile 19 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 24 Mayıs 1920 tarihinde 20. İçtima 1. Celsede

    Mayıs ayında Ramazan nedeniyle fazla celse yok.  Mebus mazbataları okunuyor. Ali Fuat Paşa’nın Geyve’deki asileri dağıttığına dair telgrafı okunuyor. Kuvveyi İnzibatiye’den çok sayıda ganimet aldık diyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;20, Celse1 – Sf. 16. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • 17 Mayıs 1920 tarihinde 17. İçtima 2. Celsede gizli celse yapılıyor

    Bu gizli celsenin zabıtlarına ulaşılamıyor, Temmuz 1920 deki gizli celselere kadar yapılmış olan gizli celselerin zabıtları İşbankası Yayınında yoktu, 2014’de internette ulaşıldı, sansürlü kırık dökük bir halde. Elviyei Selase’de (üç vilayette, Kars, Batum, Ardahan’da) devlet teşkilatı kurmak için Hükümete tam yetki verildi. Ve Durum değerlendirmesi yapıldı:

    Mustafa Kemal Paşa Hazretleri (Ankara) “.. Arif Bey kumandasında bir müfrezemizin Yabanabad’a geldiğini ve oradaki kuvayı saire ile (diğer kuvvetlerle) birleştiğini arz etmiştim. Bundan dört beş gün evvel Arif Bey bir kazaya uğradı. İhtimal ki işitmişsinizdir. Kendisi Yabanabad’da çadırında yatarken öldürülmüştür. Şimdiye kadar yaptığımız tahkikat neticesinde sarih noktaya iktiran edemedi (açık bir noktaya dayanamadı). Bunun ya dâhilden veya hariçten vukuuna dair kat’î bir emare (kesin belirti) elde edemedik. Bazıları diyorlar ki kendisinin şedidüttabı (şiddete meyilli tabiatı) ve harekât esnasında maiyetine biraz tazyikatta (baskıda) bulunmuş olması gibi sebeplerle, doğrudan doğruya, kendi etrafında bulunanlardan bu kazanın sadır (yapılmış) olabileceğine ihtimal veriyorlar.

    3. Celse açık celse:

    Bu celsede Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’in teklif ettiği Meni Müskirat Kanunu görüşülüyor, bunun ekonomik sonuçları da olacağı iddiasıyla hükümete danışılmasına karar veriliyor.

      Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 1 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;17, Celse; 02 Gizlidir – Sf. 310, 311) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2014): Kemal Paşa, Arif Bey’in şiddetli bir yapısı var, astları öldürmüş olabilir diyor.

  • 15 Mayıs 1920 tarihinde 16. İçtima 1. Celse

    İzmir’in işgalinin yıldönümü olması nedeniyle konuşmalar yapılıyor:    

    İsmail Safa Bey (Mersin); “-…Türk gazetelerinden bazıları dediler ki – utanarak söylüyorum – .. Kabahat Türklerdedir, İslamlardadır, Yunanın medeni ordusu hiçbir gün bu faciaya razı değildir. Fakat İslam’ın bozuk kısımları, açık söyleyelim, hatta ittihatçı kısımları buna sebep oldu.  … Beş bin Türk ölmüş, yirmi beş bin kişi hapsedilmiş.

      Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;16, Celse;1 – Sf. 310 , 311) kitabından birebir alınmıştır.

  • 13 Mayıs 1920 tarihinde 15. İçtima 3. Celse

    Yarı Açık Yerlerde Kadın Oynatanların Kürek Cezasına Çarptırılması İle İlgili Kanun Teklifi Görüşülüyor: .. Konya Mebusları Postnişin Cenabı Mevlana Abdülhalim ve Refik Beyler bu kanun teklifini veriyor, adliye encümeni ise reddediyor:    

    Besim Atalay Bey (Kütahya) (Çok İlginç); … Sultan Muradı Râbi (Sultan Dördüncü Murat), sigara içen bir neferi (er’i) astı, omuzlarına mum diktirdi, çarmıha gerdirdi, başına bıraktığı nöbetçi gece omuzlarındaki mumlardan sigarasını yakıyordu.  Sen bunun cebir ile kahır ile önüne geçemezsin. Ancak akıl ile önüne geçilecek. … Hocam bu ilim işidir…. gürültü işi değildir.” 

      Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;15, Celse; 3 ve 4 – Sf. 296 ile 302 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 11 Mayıs 1920 tarihinde 14. İçtima 2. Celse

    Ermeni ve Rumların vakıflarının mallarına el konulması hakkında tebliğ görüşülüyor:

    Reis; “-.. Heyeti İcraiye bir karar verdi ve umumen tebliğ etti (halka bildirdi). Yani tehcir mesailinde (Ermeni, Kürt ve Rumların zorunlu göçürülmesi işleminde) mevkuf (vakfedilmiş) bulunanların gayri mevkuf (vakfedilmemiş gibi) bir surette muhakemesinin icrasını tebliğ buyurdular.”

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;14, Celse; 2 – Sf. 257 ile 273 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2012): Meclisin ilk icraatlarından birisi, terkedilmiş mallara el koymak. Primitif akümülasyon, birinci elden servet aktarımı.

  • 13 Mayıs 1920 tarihinde 15. İçtima 1. Celsede

    Trabzon mebusları İzzet ve Ziya Beylerin yolda öldürüldüklerine dair Trabzon Müdafai Hukuk Reis’inin 8 Mayıs 1920 tarihli telgrafı okundu.

      Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;15, Celse;1 – Sf. 296 ile 302 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 11 Mayıs 1920 tarihinde 14. İçtima 1. Celse

    Karabekir’in gönderdiği Rus Milletler Komiserliğinin şark Müslümanlarına yaptığı tamim ile ilgili görüşme yapılıyor. Bolşeviklik yani sosyalizme sığınma arzusu görüşülüyor: 

    Hamdullah Suphi Bey (Antalya); “-.. Memleket Bolşevizmi (sosyalizmi) bilmiyor, memleket Bolşeviklik hakkında irşad edilmemiştir(bilgilendirilmemiştir). İğva (tahrik) edilmiştir. İdlâl edilmiştir (saptırmalar yapılmıştır). Ben, Rusya’nın içinden gelmiş en yakından tanıdığım ve namuslarına itimat ettiğim zabitlere (subaylara) istinat ederek (dayanarak) söylüyorum ki Bolşevizm, İslam memleketlerinde dine karşı tecavüzkâr (saldırgan) olmadı. …Meclisin vazifesi… ya lehinde veya aleyhinde noktai nazarını (bakış açısını, görüşünü) vakit geçirmeden tespit etmektir (saptamaktır).  . .. iman ediyorum ki memleketimizdeki müstevli (istilacı, işgalci) hain kuvvetleri kovmak için bizim en tabii müzahirimiz (destekçimiz) Bolşevik kuvvetleridir.” (Alkışlar)      

    Besim Atalay Bey (Kütahya); Biz Bolşeviklere mumaşat etmekle (onların suyundan gitmekle) bilakis şeriata daha fazla yaklaşıyoruz.”    

    Ali Şükrü Bey (Trabzon); “-Heyeti İcraiye (yürütme kurulu, hükümet) onların programını anlar, tanışır ve Meclise bildirir ve biz millete karşı bilerekten .. icap edeni söyleriz, prensipleri müdafaa ederiz (savunuruz).  Yoksa öyle ezberden olmaz.”

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;14, Celse; 1 – Sf. 257 ile 273 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Mayıs 1920 tarihinde 13. İçtima 1. Celsede

    Maarif Vekili Dr. Rıza Nur Hükûmet Programını Okuyor.

    2. ve 3. Celseler hafidir (Gizlidir): Sâni; Celalettin Arif Bey. 

    (Ankara’ya Gelmeyen Mebusların Durumu; görüşülüyor (Bu gizli celselerin zabıtları yok. İş bankası yayınlarında da yoktu Bu zabıtların sansürlü hâlini 2014’de internetten buldum: Dâvet edildikleri halde Ankara’ya gelmeyen mebusların durumu görüşülüyor;)       

    “Davete İcabetle Büyük Millet Meclisine İltihak Etmemiş Bulunan Mebusan’ın Sureti Kabullerine Dair Kanun;

     1. İstanbul’un işgali üzerine daveti vakıaya icabete Ankara’da Büyük Millet Meclisine iltihak etmemiş (katılmamış) bulunan mebuslar, badema (sonradan), Meclisin sülüsanı, ekseriyeti ârâsı (üçte birinin oyu ile) ile kabul olunurlar.

    2. Bu kanun tarihi neşrinden itibaren mer’idir. (geçerlidir)”

    (Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’dan BMM’ne katılmayanların fesat çıkardıklarını söylüyor.)

    (Türkiye ve diğer İslam ülkeleri için beyanname (yazılı bilgi notu) hazırlanıyor)

      Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;13, Celse; 2, 3 ve 4 Gizli – Sf. 250,251) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Mayıs 1920 tarihinde 12. İçtima 1. Celse

    İstanbul’da Alınacak Kararların Yok Sayılması ve Rıza Nur’un tekrar seçilmesi görüşülüyor:  

    (Dr. Adnan ve Hüseyin Avni Beylerin bir takriri var: Meclisin Açılışından Sonra İstanbul Hükümetinin Alacağı Mukavelâtın Yok Sayılması.)  

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-İstanbul’un işgalinden bu yana alınan kararları yok sayalım.”

      Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;9, Celse;1 – Sf. 217 ile 223 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Maarif Vekili Rıza Nur, üçüncü oylamada 65 oyla seçilmiş olmayı kendisine yediremiyor ve istifa ediyor. Meclis oy çokluğu ile onu seçip onore ediyor.

  • 4 Mayıs 1920 tarihinde 11. İçtima 1. Celse

    Meclis yoklaması yapıldı:

    1- ANKARA; Mustafa Kemal Paşa, Şakir Efendi, Ali Fuat Paşa, Beğnamlı Mustafa Efendi, Kınacızade Şakir Bey, Şemsettin Efendi.  

    2-NİĞDE; Hakkı Paşa, Mustafa Hilmi Efendi, Mustafa Efendi.  

    3- AMASYA; Bekir Sami Bey, Mehmet Ragıp Bey, Hamdi Bey, Dr. Asım Bey, Müftü Rıza Efendi, Ali Bey. 

    4- BOLU; Tunalı Hilmi Bey, Dr. Fuat Bey, Şükrü Bey, Abdullah Efendi, Nuri Efendi. 

    5- AYDIN; Cami Bey, Sadık Efendi, Hasan Efendi, Celal Bey, Refet Bey, Tahsin Bey, Dr. Mazhar Bey.  

    6- ERZURUM; Hüseyin Avni Bey, Celalettin Arif Bey, Zihni Bey, Necati Efendi, Mehmet Salih Efendi, Ziya Bey, Asım Bey.  

    7- İSTANBUL; Dr. Adnan Bey. 

    8- ESKİŞEHİR; Abdullah Azmi Bey, Eyüp Sabri Bey, Hüsrev Sami Bey, İbrahim Halil Efendi, Hüseyin Hüsnü Efendi.   

    9- ANTALYA; Hamdullah Suphi Bey,   

    10- İZMİT; Sırrı Bey.  

    11- İZMİR; Yunus Nadi Bey, Hacı Süleyman Efendi, Hakkı Behiç Bey, Sabri Bey, Cevdet Bey, Müfid Efendi, Bekir Efendi, Abdülkadir Kemali Bey, Reşit Bey.  

    12- TRABZON; Hüsrev Bey, İhsan Bey, Seyfi Bey, Recai Bey, Ali Şükrü Bey.           

    13- SİNOP; Dr. Rıza Nur Bey, Hamdi Namık Bey, Şerif Bey, Şevket Bey, Hakkı Hami Bey, Abdullah Efendi, Rıza Namık Bey.     

    14- SARUHAN (Manisa havalisi); Süreyya Bey, Reşit Bey, Ömer Bey, Refik Şevket Bey,   

    15- KIRŞEHİR; Rıza Bey.   

    16- KARAHİSARISAHİP (Afyon); Ömer Lütfi Bey, Halil Hilmi Efendi, Nebil Efendi, İsmail Şükrü Efendi, Mehmet Şükrü Bey, Hulusi Bey.   

    17- KARESİ (Balıkesir); Hacim Muhittin Bey. 

    18- KASTAMONU; Yusuf Kemal Bey, Dr. Suat Bey, Besim Bey, Hulusi Bey, Murat Bey.  

    19- LAZİSTAN (Rize); Osman Bey, Esad Bey, Dr. Abidin Bey, Necati Bey, Ziya Hurşit Bey. 

    20- YOZGAT; İsmail Fazıl Paşa, Ahmet Efendi, M. Hulusi Efendi, Rıza Bey, Süleyman Sırrı Bey, Feyyaz Bey. 

    21- MALATYA; Fevzi Efendi.   

    22- HAKKÂRİ; Mazhar Müfit Bey.   

    23- KONYA; Çelebi Efendi, Rıfat Bey, Refik Bey.    

    24- KÜTAHYA; Seyfi Efendi, Cemil Bey, Cevdet Bey, Haydar Bey, Ragıp Bey, Besim Bey.     

    25- GÜMÜŞHANE; Mustafa Efendi.   

    26- KANGIRI (Çankırı); Müştak Bey, Said Bey, Neşet Bey, Tahir Efendi.   

    27- MARAŞ; Refet Efendi, Paşa Ağa, Rüştü Efendi, Arif Bey.    

    28- MENTEŞE (Muğla); Müfit Rıfat Efendi.  

    29- KOZAN (Adana); Dr. Mustafa Bey.    

    30- SİVAS; Emir Paşa, Mustafa Taki Efendi, Rasim Bey.   

    31- TOKAT; Nazım Bey, Kâzım Bey, Hamdi Bey, Sabri Bey, Ziya Efendi, Rifat Bey, İzzet Bey, Mustafa Vasfi Bey.   

    32- EDİRNE; İsmet Bey, Kâzım Karabekir Paşa.  

    33- İÇEL; Şevki Bey, Hacı Ali Efendi, Naim Efendi.   

    34- ERZİNCAN; Hacı Fevzi Efendi, Tevfik Efendi, Emin Bey, Hasan Bey, Fevzi Paşa.   

    35- ERTUĞRUL (Bilecik); Mustafa Kemal Bey, Necip Bey, Halil Efendi, Ahmet Bey.   

    36- ISPARTA; Mehmet Ragıp Efendi, Hacı Tahir Efendi, Hafız İbrahim Efendi, İsmail Remzi Efendi.  

    37- BURSA; Mustafa Fehmi Efendi, Seyfi Servet Efendi, Muhittin Baha Bey, Operatör Emin Bey, Necati Bey.  

    38- ÇORUM; Fuat Bey, Şevket Bey Ferid Bey, Haşim Bey, Sıddık Bey, Dursun Bey.   

    39- DENİZLİ; Mustafa Bey, Yusuf Bey, Necip Bey, Mazlum Baba Efendi.  

    40- DİYARBEKİR; Hacı Şükrü Bey.   

    41- KAYSERİ; Alim Efendi, Remzi Efendi, Sabit Efendi, Osman Efendi, Atıf Bey. 

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;11, Celse;1 – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • 3 Mayıs 1920 tarihinde 10. İçtima 1. Celse

    İcra Vekilleri heyeti yani hükümet Meclis tarafından tek tek seçiliyor. İcra Vekilleri Reisi yani Başbakan Meclis Başkanı olan Mustafa Kemal Paşa’dır.

    (Maliye ve Maarif vekilleri yeterli oyu alamıyorlar. Maarif Vekâletine Hamdullah Suphi Bey 60 rey, Rıza Nur Bey ise 43 rey alıyor.  Dâhiliye Umuruna; 96 rey ile Cami Bey. Adliye Vekâletine 83 rey ile Celalettin Arif Bey, Nafıa Vekâletine 79 rey ile İsmail Fazıl Paşa, Hâriciye Vekâletine 121 rey ile Bekir Sami Bey,   Sıhhiye Vekâletine 127 rey ile Dr. Adnan Bey, İktisat Vekâletine 99 rey ile Yusuf Kemal Bey,   Müdafai Milliye Vekâletine 118 rey ile Fevzi Paşa,  Erkânı Harbiyei Umumiye’ye; 129 rey ile İsmet Bey, Şeriye Vekâletine Bursa Mebusu Mustafa Fehmi Efendi.) 

      Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;10, Celse;1 – Sf. 1, 2) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Mayıs 1920 tarihinde 9. İçtima 1. Celse

    İcra Vekilleri Teşkili (Hükümet oluşturulması) hakkındaki kanun kabul ediliyor:

    Bu Celsede Dört maddelik İcra Vekilleri seçimi biçimine ait kanun kabul ediliyor.

      Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;9, Celse;1 – Sf. 185, 186) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Meclisin mevcudu, ismi okunanlar itibarı ile 161 kişi. Bunun altı kişisi Paşa; Mustafa Kemal, Ali Fuat Cebesoy, Ali Fuat Paşa’nın babası olan Yozgat Mebusu İsmail Fazıl Paşa, Sivas Mebusu Emir Paşa, Maraş Mebusu Yakup Paşa ve Niğde Mebusu Hakkı Paşa.  Mebuslardan Bey diye anılanlar 104 kişi, Efendi diye anılan ulemalar ise % 31 oranında olup 51 kişi. İllere göre Efendi olarak anılan mebus sayıları; Ankara 3, Aydın 2, Erzurum 2, Erzincan 2, Kayseri 3, Karahisarısahip 3, Konya 1, Kütahya 1, Eskişehir 3, Kangırı 1, Isparta 4, Niğde 4, Maraş 1, İzmit 1, Menteşe 1, Bursa 2, Yozgat 3, Bolu 1, Amasya 1, Çorum1, Sivas 1, Denizli 2, Tokat 1, Sinop 1, İzmir 1, Kırşehir, Malatya 1.

  • 1 Mayıs 1920 tarihinde 8. İçtima gizli yapılan 4. Celse

    Mustafa Kemal Paşa İsyanlarla İlgili Bilgi Veriyor:

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); Efendim, vaziyeti dâhiliyemiz hakkında arzı malûmat etmemi (bilgi vermemi) emir buyurmuşsunuz. Malûmu Âliniz, nisanın on üçüncü günü Düzce’de bir isyan zuhur etmiştir (ortaya çıkmıştır). Orada bulunan askeri müfrezeye ve jandarmaya tecavüz edildi. Zaten az, olan bu efradın (askerlerin) silâhları ellerinden alındı. Üç mitralyözümüz vardı, bir zabit (subay) şehit edildi, bir kaç kişi mecruh (yaralandı) oldu. Aldığımız malûmata göre, Gerede’de bu heyet fevkalâde bir istikbale (karşılamaya) mazhar olmuş, fakat içeri alındıktan sonra hepsi tevkif edilmiş ve bu suretle Gerede de isyan etmiş oluyordu. Ayın 21’inde, yani bir gün sonra, Düzce’nin cenubunda (güneyinde) Düzce ile Nallıhan arasında bulunan Mudurnu aynı suretle isyan etti. Ayın 22 ve 23’ünde Nallıhan isyan etti. Ayaş’ta da isyan temayülâtı (eğilimi) görüldü. Aynı günlerde Ankara’nın 10, 12 saat şimalinde (kuzeyinde) bulunan Yabanabat isyan etti. Oraya da Düzce beylerinden biri gelmiş ve bir arkadaş ile gizli çalıştıktan sonra halkı muhtelif suretlerle iğfal ederek (aldatarak) toplamış, Hükümete hücum etmiş, kaymakam ve jandarma kumandanını almışlar. Hulâsa orası da isyan etti.

    Ayın 25’nci günü Mihalıççık’ta da hariçten gelen kuvvetlerin tesiri ile isyan alâimi (alametleri) görülüyor. Ayni günde Geyve’nin garbında (batısında) bulunan Taraklıyı telgrafla isyana teşvik ediyorlar. Şarka doğru Safranbolu’da bir hassasiyet görülüyor. Gerede’nin şarkında Mecidiye isyan ediyor.“ 

      Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 8, Celse; 4 (Gizlidir) – Sf. 172 ile 179 arası) kitabından birebir alınmıştır.