Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • .. Sanayileşmiş, şehirleşmiş, ileri teknoloji kullanan, farklılaşmış, sınıflar arasındaki farklılaşma belirginleşmiş, politik bütünleşmelerini gerçekleştirmiş toplumlarda, iç dinamikler belirleyici ve tayin edici bir fonksiyona sahiptirler. Bu özellikleri göstermeyen veya bu özelliklerin aksini gösteren toplumlarda ise, dıştan etkileşimin daha temel, daha belirleyici ve tayin edici bir fonksiyonu vardır.

    Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) – İsmail Beşikçi (Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Doğadaki, tarihteki, toplumdaki bütün olgular ve şeyler biri biriyle ilişki halindedirler. Bu olgu ve şeyler biri birinden bağımsız değildirler.  Geniş, karmaşık ve yoğun bir ilişkiler sistemi içindedirler.      

    Hiçbir olgu ve şey durağan değildir. Değişir. Bu da bilim yöntemi ile ilgili temel bir özelliktir.  Bu özelliğe göre bütün toplumsal bilimlerin tarihsel olma durumu vardır.  Toplumsal bilimler deneysel değil, tarihseldir.    

    Geçmişte cereyan eden olguların nedenlerini ve sonuçlarını, olgulardaki ilişki ve bağlantıları bilmeden, ilişki ve bağlantı biçimlerine nüfuz etmeden bu günü kavramak mümkün değildir. 

    Toplumun geleceğe doğru gelişim doğrultusunu çizebilmek ve gelecek hakkında öngörüde bulunabilmek için ise, bu günü kavramamız şarttır.

    Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) – İsmail Beşikçi (Sf. 30 ile 32 arası) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • Türk halkını, Kürt halkının çok yakın bir dostu, müttefiki gibi görüyoruz. Her zaman söyledik; bir Kürt devrimi Türk devrimidir. Kürdistan diye tabir edilen coğrafyadaki gerçekleşmeler, Türkiye diye tabir edilen coğrafyadaki gerçekleşmelerdir.   Biz de diyoruz ki etle tırnak gibi iç içeyiz. Bizi koparamazlar. Ama tırnak bir yerde ete daha fazla girmiş ve acı veriyor.  Biz tırnağın acı veren bu kısmını çekip çıkartmak istiyoruz.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 309) kitabından birebir alınmıştır.

  • Uçak saldırılarında şimdiye kadar (1995) bizim kayıplarımızın 15’i geçmediğini söyleyebilirim.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 254) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kesinlikle doğru değil PKK bu uyuşturucu kaçakçılığına bulaşmamıştır. Bu kesindir ve ilkeseldir.  

    Kullandıkları tipler hep bu Bingöl’ün Zaralarıdır. Eskiden faşist hareket onları Elazığ’da kullanıyordu. Hepsi Paluludur. Paluluları önce faşist maşa olarak kullandılar, şimdi de esrar taşıyıcısı olarak kullanıyorlar.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 235) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yumuşaklıkta en değme liberallerden daha liberalim. Bu yeteneğim vardır. Şimdi neden bu yeteneği geliştirdim biliyor musunuz?  Bizim toplum çok ikiyüzlü, çok yalancı, çok sahtekâr, çok tembel, çok cüce, fakat fırsat değdi mi kendini birden bire Allah yerine de koyan bir toplumdur. … bu da esnekliği gerektiriyor.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır.

  • … benim gibi bir köylü parçası asla böyle bir gelişme imkânını bulamazdı. Ama böyle bir haksızlığın, büyük bir düzensizliğin olması beni olağanüstü kıldı. Bir adalet insanı güçlü kılar, bir de zulüm insanı güçlü kılar.  Bir eşitlik güçlü kılar, bir de eşitsizlik; bir zorbalık güçlü kılar bir de yiğitlik.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • Biz kaç çocuk ve kadın vurmuşuz? Kontrolümüz dışında, özellikle çok öfkeli bazı gençler bir yerlere bomba bırakıyorsa buna PKK’nın taktiği diyemezsiniz; Biz bunları önlemeye çalışıyoruz. Önlemesek, sokaklar cehenneme çevrilebilir. Son derece insani ve savaş kurallarına bağlı olarak hareket ediyorum. 

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1996); İnsani savaş mı olurmuş. Savaşın her türlüsü insanlık dışıdır.

  • Ermeniler, Kuzey Kürdistan’ın büyük bir kısmını Ermenistan’dan sayıyorlar.  Bu konuda bizim tezler onlar için pek çekici olmuyor. “Ermenistan nerede?” diyorlar, dolayısıyla bizimle ilişkilere girmek istemiyorlar.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplumun kendisi büyükse kişi büyümez, toplumun kendisi çok küçükse ve ancak bir kişi ile büyümek zorundaysa bu kişi kültü dediğimiz olay gelişir. 

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mahir çok gözü kara bir militandı. Anı anına eylem içindeydi, değil mi? Müthiş bir yoğunluk, düşünmek gerekiyor. Düşünün yani, yurt dışına çıkmayı onuruna yediremiyor.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 65) kitabından birebir alınmıştır.

  • MİT’in çok ciddi başarısızlığı söz konusu. Düşünün yani, iki yıl biz adeta MİT’in parasıyla politika yaptık.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • … her türlü çözüme varız. Ben burada bunu sizlere taahhüt ediyorum; zor seçeneğini kaldırın, kesinlikle mevcut sınırlar dâhilinde, halkların demokratik tercihlerine göre nasıl istiyorlarsa düzenlemeyi öyle yaparlar.   İlişkilerin yeniden düzenlenmesinin nasıl büyük bir zenginlik sağlayacağını, demokrasinin halkları nasıl yücelteceğini, Kürt halkının kendi kültürünü geliştirmesinin Türkiye’ye ne kadar büyük bir yaşam zenginliği olacağını, insanların karşılıklı olarak yüceleceğini görürüz.  Ben bunu istiyorum. Sen bir tarafı çok cüceleştirirsen, bu senin büyüklüğünü ifade eder mi?  Silahların konuşmadığı bir ortamda siyaset yapmak istiyorum.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 20 ile 30 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürt dili, Kürt kültürü üzerinde Osmanlı baskısı asla yoktur.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • … Öyle kamuoyunda sanıldığı gibi, ben, taktik yapıp ta Kürt bağımsızlığını, Türkiye’den bir kopma biçiminde ele almayı, bunu sağlayacak askeri güce ulaşsak ta, uygun görmüyorum.

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bana göre Özal da faili meçhul bir cinayetin kurbanıdır. Bir siyasi ölüm, cinayettir.  

    Özal o gün dış geziden döndüğünde “Ben öğleden sonra süreci başlatıyorum.” diyor. Bize de yansıyan bilgiler vardı. Biz böyle bir gelişmeyi bekliyorduk, hatta ben de kendimi biraz hazırlamıştım. Madem devletin en üst düzeyi bu konuda bazı adımlar atacak, biz de ilgilenmemezlik edemezdik.    

     .. Hikmet Çetin’e “Azerbaycan dönüşünde Kürt milletvekillerini toplayacağım, meseleyi onlarla tartışacağız.” diyor.  Hikmet Çetin “Çok ürkütücü bulduğunu” söylüyor. “Yapma! Böyle bir girişimde bulunma!” diyor, yalvarırcasına. 

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 10, 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan’ın Kürt çözümlemesi:)

    “Kürtlerin, din, felsefe, sanat gibi çeşitli alanlardaki durumu, hem var hem yok arasıdır. .. Demek ki Kürt gerçekliği kaygandır. Demek ki bir yerden bir başka yere akıyor. Ve henüz oturmamıştır. İşte burada, bu çözümlemede, sınır tanımaz Kürt ihanetinin çıkması kaçınılmaz ve bunu tartışmak mümkündür. Halkım için; “Kendisine en çok ihanet eden halk!” tabirini kullanıyorum. ..   Kendine en çok ihanet eden halktan, ancak kendisini en çok tüketen kişilik çıkar. Çok lanetli bir iştir.  .. Kürt’ün kurtuluşu, insanın kurtuluşudur. … Kürt böyle kaldıkça bu dünya lekelidir, kusurludur.”   

      “Dikkat edilirse Kürt’ü insan çözümlemesi içine oturtmaya çalışıyoruz.    Bunu yüce bir uğraş olarak değerlendiriyorum ve çok insanî, enternasyonalist bir çaba olarak alıyorum. ”   

      “Kürt katliam artığıdır.    Her gün bize terörist diyorlar. Bunlarla bir yere gidilmez.   Evet, savaşı bir günde durdururum. Ama tek yanlı durduramam.  Siz durdurun ben de durdurayım diyorum.    Çözüm iki taraflıdır. Bu nedenle siz konuşun ben de konuşayım diyorum.  Dilimi kesmesinler diyorum.” 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 393) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    Türk sanatı ve edebiyatında Kürtlerin ön planda olduğu görülüyor. Fakat bu Kürtler … devşirme durumundadırlar. .. Bunlar Kürtlüğü değil, Türklüğü geliştirmeye hizmet ediyorlar.   En iyi Türkçüler Kürtçülerden çıkar. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 392) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    “Onu uyardık Kürt müziği de yapması için ama korkuyor.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan anlatıyor:)

    “Yaşar Kemal Van göçmenidir, Kürt’tür ama Kemalist çizginin dışına çıkamıyor. Katliam artığıdır. Yazdığı Türk edebiyatı bile değil Kemalist edebiyattır.  Ahmet Arif Diyarbakırlıdır. Çankaya’ya yerleşmiş orada oturuyor, Kürt edebiyatına ilgisi yok. Cemal Süreyya Dersimlidir, Dersim İsyanı ile ilgili hiçbir şiir yazmamıştır. Yaşar Kemal, Türkçe yazsın, Kürtçe yazması da şart değil ama Kürdün durumunu açığa çıkaracak eserler de yazsın.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 381 ile 390 arası) kitabından birebir alınmıştır.