Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Bana göre Özal da faili meçhul bir cinayetin kurbanıdır. Bir siyasi ölüm, cinayettir.  

    Özal o gün dış geziden döndüğünde “Ben öğleden sonra süreci başlatıyorum.” diyor. Bize de yansıyan bilgiler vardı. Biz böyle bir gelişmeyi bekliyorduk, hatta ben de kendimi biraz hazırlamıştım. Madem devletin en üst düzeyi bu konuda bazı adımlar atacak, biz de ilgilenmemezlik edemezdik.    

     .. Hikmet Çetin’e “Azerbaycan dönüşünde Kürt milletvekillerini toplayacağım, meseleyi onlarla tartışacağız.” diyor.  Hikmet Çetin “Çok ürkütücü bulduğunu” söylüyor. “Yapma! Böyle bir girişimde bulunma!” diyor, yalvarırcasına. 

    Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 10, 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan’ın Kürt çözümlemesi:)

    “Kürtlerin, din, felsefe, sanat gibi çeşitli alanlardaki durumu, hem var hem yok arasıdır. .. Demek ki Kürt gerçekliği kaygandır. Demek ki bir yerden bir başka yere akıyor. Ve henüz oturmamıştır. İşte burada, bu çözümlemede, sınır tanımaz Kürt ihanetinin çıkması kaçınılmaz ve bunu tartışmak mümkündür. Halkım için; “Kendisine en çok ihanet eden halk!” tabirini kullanıyorum. ..   Kendine en çok ihanet eden halktan, ancak kendisini en çok tüketen kişilik çıkar. Çok lanetli bir iştir.  .. Kürt’ün kurtuluşu, insanın kurtuluşudur. … Kürt böyle kaldıkça bu dünya lekelidir, kusurludur.”   

      “Dikkat edilirse Kürt’ü insan çözümlemesi içine oturtmaya çalışıyoruz.    Bunu yüce bir uğraş olarak değerlendiriyorum ve çok insanî, enternasyonalist bir çaba olarak alıyorum. ”   

      “Kürt katliam artığıdır.    Her gün bize terörist diyorlar. Bunlarla bir yere gidilmez.   Evet, savaşı bir günde durdururum. Ama tek yanlı durduramam.  Siz durdurun ben de durdurayım diyorum.    Çözüm iki taraflıdır. Bu nedenle siz konuşun ben de konuşayım diyorum.  Dilimi kesmesinler diyorum.” 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 393) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    Türk sanatı ve edebiyatında Kürtlerin ön planda olduğu görülüyor. Fakat bu Kürtler … devşirme durumundadırlar. .. Bunlar Kürtlüğü değil, Türklüğü geliştirmeye hizmet ediyorlar.   En iyi Türkçüler Kürtçülerden çıkar. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 392) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    “Onu uyardık Kürt müziği de yapması için ama korkuyor.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan anlatıyor:)

    “Yaşar Kemal Van göçmenidir, Kürt’tür ama Kemalist çizginin dışına çıkamıyor. Katliam artığıdır. Yazdığı Türk edebiyatı bile değil Kemalist edebiyattır.  Ahmet Arif Diyarbakırlıdır. Çankaya’ya yerleşmiş orada oturuyor, Kürt edebiyatına ilgisi yok. Cemal Süreyya Dersimlidir, Dersim İsyanı ile ilgili hiçbir şiir yazmamıştır. Yaşar Kemal, Türkçe yazsın, Kürtçe yazması da şart değil ama Kürdün durumunu açığa çıkaracak eserler de yazsın.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 381 ile 390 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    “Politikanın ve savaşın insanı dönüştürmeye yetmediğini gördüm. Sanata eğildim.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.379) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    “Aslında Türk insanının yetenekli olduğunu söyleyeyim. Aslında az çaba sahibi değiller.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    “Şimdi bakın, hiç kimse bana vatan haini diyebiliyor mu? Düşmanlarım bile diyebiliyor mu? Çünkü hiç kimse benim kadar vatanseverleşmedi. Vatanseverliği geliştirmedi. Ve hiçbir kişide benimki kadar büyük bir halk bağlılığı, ülke bağlılığı ortaya çıkmadı.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 373) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    “Nazım, hem Kemalizm’in elinde esirdir hem de Kemalizm’in övgücüsüdür. Ve bu bir dramdır. Nitekim bu dramın sonucunda kaçışı geliyor. Bence Sovyetlere gidişiyle davayı kaybetmiştir.  O yıllarda artık Sovyetlerin bunları bir Sovyet propagandacısı yapmak gibi geleneksel bir yaklaşımı vardır.  .. şöyle bir olay duydum; Bu bir yerde herhalde içki içerken, Nazım da uzakta başka bir yerdeymiş. Mustafa Kemal; “Çağırın, o da masamıza gelsin!” demiş. Nazım da “Gidin ona söyleyin, ben denizkızı Eftelya değilim” diye cevap vermiş.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 372) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük anlatıyor:)

    İnsanın ancak sürekli direndiği zaman güzel ve insan olabilmesi, çağın acımasız cilvelerinden biridir. 

    Apo’yu sevginin kaynağını aramaya çıkmış olarak gördüm. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 362) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük anlatıyor:)

    Tembellik inançsızlıktır. 

    Tembellik, yeni düzene inanmamaktır. 

    Tembellik, eski düzene bağlılıktır. 

    Az çalışkan, ufku dar, sınırlı çalışkan, güvensiz olandır.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 358) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    Hiçbir kişi benim kadar muhalifine, açığa çıkma gücü vermez. Herkesin bir Apocu kesilmesi, herkesin benden daha fazla otorite kesilmesi bu tutumum nedeniyledir. … şu anda herkes benden daha fazla etkili ve yetkili olduğu yorumunu yapıyor. Ben de öyle olmadığını iddia ediyorum. Bu, bizimki açıklık ilkesinin, demokrasi ilkesinin mükemmel uygulanmasıdır.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 349) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan, Sovyet çözülmesini Rus şovenizmine, parti diktasına bağlıyor. Lenin devrimi tamamlayamadı diyor. Stalin üstüne hiçbir şey koymadı diyor. Stalin’in despotluğundan bahsedip o dönemde dalkavuk ve ikiyüzlü insanlar ortaya çıktı diyor:) 

    Aslında Sovyetlerde Marksizm değil kaba materyalizm uygulandı.  Marks kaba materyalizme karşıydı. Bu devir kaba materyalizm devridir. Kapitalizm, kaba materyalizmdir. Kaba materyalizmin en önemli bir yanı da aşırı ekonomist olmasıdır.    

    Benden söylemesi; Sosyalizmin, bir yerde gecikmiş Rus kapitalizmi, Rus milliyetçiliği için bir taktik olduğu bugün ortaya çıkıyor.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.333) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    Türkiye halkı da bana bir temsilcisini, doğru bir talebini yöneltsin; eğer uğruna savaş vererek karşılamazsam, “Apo, şu kadar kötüdür!” desin.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.332) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:)

    .. Çok aşırı tipte şematik bir merkezileşme olursa, PKK’nin böyle gelişmesi mümkün olamazdı. Veya klasik komünist parti tipi bir partileşme olsaydı, PKK gelişemezdi. .. Yirmi ilgisiz adamın her şeye hükmetmesine gerek yok, çünkü gelişmeleri kapatıyorlar.  .. Gerçeği bastırmamak için sakat bir merkezileşmeye tavır alıyorum.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 311 ile 313 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1996): Öcalan’ın iddiasına göre Türkiye Kuzey Irak’ta 7500 kişiyi korucu yapmış ayda 200 dolar maaş verecek. Türkiye Kürt Federe Devletini kurmaya çalışıyor diyor.  20 km derinlikte ve 300 km uzunlukta karakollar kuruyor diyor, bu fikrin mimarı Eşref Bitlis Paşa’dır diyor. Bu politikayı ABD’nin kabul etmesi mümkün değildi hem Eşref Paşa hem de Özal art arda öldürüldüler.

  • (Öcalan anlatıyor:)

    Ben Türkiye’ye de fazla zarar vermek istemiyorum.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 276) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük;)

    “Feodalitede yiğitlenme ile alçaklık yan yanadır.   Kibir ile yaltaklanma, zaman zaman aynı vücuttadır.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 261) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük;)

    Timuçin, bir kurultay seçimi ile İmparator seçilip, Cengiz oluyor. O ölünce oğlu da, Ogedai, Oktay da kurultay tarafından İmparator seçiliyor.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yalçın Küçük; 1924 yılındaki kuruluş yasasında, Türkçenin resmi dil olarak ilan edilmesi ise Kürt üst tabakaları açısından bir şok nedeni olarak ortaya çıkıyor. Bunu, resmi dairelerde kendi dilleriyle konuşamamak biçiminde anlıyorlar.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 258) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük;)

    Bir Kemalist’in devrimi ve tarihi doğruca anlayabilmesi ve bilmesi mümkün olmamaktadır. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 256) kitabından birebir alınmıştır.